Buca Cezaevi
Resmi adıyla İzmir Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu olan eski Buca Cezaevi, 1959’dan 2021 yılına kadar faaliyet gösteren ve Türkiye’nin yakın siyasi ve kültürel tarihinde derin izler bırakan önemli ceza infaz kurumlarından biridir. Cezaevinin yapımına 1956 yılında başlanmış ve 1959 yılında tamamlanarak hizmete açılmıştır. Buca’daki üzüm bağları ve tarım arazilerinin ortasındaki 80 dönümlük geniş bir alanda kurulmuştur. İlk açıldığında 1.300 kişilik olan kapasitesi, yıllar içinde yapılan eklemelerle 16 blok halinde 3.200 kişiye kadar çıkarılmıştır. Faaliyete geçtiği dönemde, İstanbul’daki Bayrampaşa Cezaevi ile birlikte Türkiye’nin en büyük iki ceza infaz kurumundan biri olarak bilinmiştir. Cezaevi, Türk sinemasının kült yapımlarından biri olan Susuz Yaz ve Ben Doğarken Ölmüşüm gibi birçok Yeşilçam filmine ev sahipliği yapmıştır. 62 yıllık tarihi boyunca yaklaşık 600 bin tutuklu ve hükümlünün yolu buradan geçmiştir. Ülke gündemine sık sık isyanlar ve grevlerle gelmiş, Türkiye’nin yakın siyasi tarihinin önemli duraklarından biri olmuştur. 30 Ekim 2020’de meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki İzmir depreminde cezaevi binaları hasar görmüştür. Can güvenliği nedeniyle içerisindeki tutuklu ve hükümlüler çevre illerdeki ceza infaz kurumlarına nakledilmiştir. Şehir merkezinin içinde kalması, bina yaşının ilerlemiş olması ve modern ceza infaz kurumlarının ihtiyaçlarını karşılamaması gerekçeleriyle 17 Mayıs 2021 tarihinde Adalet Bakanlığı oluruyla resmen kapatılmıştır. Mart 2022’de başlayan yıkım çalışmalarıyla tarihi cezaevi tamamen yıkılmıştır. Buca’daki ceza infaz hizmetleri günümüzde Kırıklar bölgesinde bulunan İzmir Buca Açık Ceza İnfaz Kurumu ve Buca Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu gibi kurumlar aracılığıyla sürdürülmektedir.

Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.