Gıyabi Tevkif
Gıyabi tevkif, eski Türk Ceza Kanunu şüphelinin veya sanığın yokluğunda verilen tutuklama kararıdır. Kavram, özellikle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu (CMUK) döneminde kullanılmıştır. Kanuna göre mahkemede hazır bulunmayan ve sorgusu yapılamayan kişiler hakkında, belirli koşullar altında gıyabi tevkif müzekkeresi düzenlenebilmekteydi. Ancak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) ile birlikte gıyabi tutuklama, kural olarak kaldırılmıştır. Güncel sistemde, kişi hazır bulunmadan doğrudan tutuklama kararı verilmesi yerine, kanunda öngörülen koşulların bulunması hâlinde yakalama emri düzenlenmesi ve yakalanan kişinin hâkim veya mahkeme önüne çıkarılarak sorgusunun yapılması esastır. Bununla birlikte, kaçak sanıklar bakımından özel bir düzenleme bulunmaktadır. CMK’nin 248. maddesinin beşinci fıkrasına göre, kaçak sanık hakkında, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya re’sen mahkemece yokluğunda tutuklama kararı verilebilmektedir. Bu nedenle güncel hukukta gıyabi tutuklama kurumu tamamen ortadan kalkmış olmayıp, kaçak sanıklar bakımından istisnai olarak uygulanmaktadır. Gıyabi tevkif kavramı günümüzde esas olarak tarihsel ve eski ceza muhakemesi hukukuna ilişkin bir terim olarak kullanılmaktadır. Güncel uygulamada ise kişinin yokluğunda tutuklanması ile yakalama emri arasındaki ayrımın, CMK’de öngörülen koşullar ve kaçak sanıklara ilişkin özel hükümler çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.