Muallimhâne-i Nüvvâb
Muallimhâne-i Nüvvâb, Osmanlı Devleti’nde kadı ve nâib yetiştirmek amacıyla 1855 yılında İstanbul’da kurulan hukuk ve yargı eğitimi kurumudur. İsmail Hakkı Uzunçarşılı başta olmak üzere Osman Nuri Ergin ve Mehmet İpşirli gibi araştırmacılar, okulun kuruluş kararını ve ilk adımları 1854 yılı olarak kabul etmektedir. Tanzimat döneminde hukuk ve yargı teşkilatında meydana gelen değişiklikler, kadı ve nâiblerin daha düzenli ve belirli bir müfredat çerçevesinde yetiştirilmesini gerekli kılmıştır. Bu amaçla, Şeyhülislâm Meşrepzâde Ârif Efendi döneminde Süleymaniye’de meşihat makamına bağlı olarak Muallimhâne-i Nüvvâb kurulmuştur. İki yıllık eğitim veren kurum, ilk mezunlarını 1856 yılında vermiştir. Muallimhâne-i Nüvvâb’ın temel amacı, şer’î mahkemelerde görev yapacak kadı ve nâiblerin meslekî bilgi ve uygulama bakımından yetiştirilmesini sağlamaktı. İlk döneminde eğitim programında Arapça, yazı, İslâm hukukunun muâmelât bölümü, miras hukuku ve şer’î belge düzenleme usulleri gibi derslere yer verilmiştir. Özellikle fıkıh, kurumun eğitim programının temelini oluşturmuştur. Zamanla Osmanlı hukuk düzeninde meydana gelen değişikliklere bağlı olarak kanun ve nizamnâmelerle ilgili dersler de programa dahil edilmiştir. Böylece mezunların hem şer’î mahkemelerde hem de değişen yargı teşkilatının ihtiyaç duyduğu görevlerde çalışabilecek bilgiye sahip olmaları amaçlanmıştır. Kurumun eğitiminde uygulamalı meslek bilgisine de önem verilmiştir. 1869 yılında çıkarılan düzenlemeyle Muallimhâne mezunlarının ve ilgili hocaların İstanbul’daki şer’iyye mahkemeleri ile Anadolu ve Rumeli kazaskerliklerine bağlı bazı birimlerde staj yapmaları öngörülmüştür. 1870’li yıllarda yapılan düzenlemelerle giriş, sınıf geçme ve mesleğe kabul sınavlarının usulleri belirlenmiş; taşradaki nizâmiye mahkemelerinde görev yapan nâiblerin kanun ve nizamnâmeleri bilmeleri gerektiğinden, bu alanlara ilişkin bilgiler de sınav kapsamına alınmıştır. 1883 yılında yapılan düzenlemeyle kurumun eğitim yapısı genişletilmiş, eğitim süresi iki yıldan dört yıla çıkarılmış ve talebe sayısı artırılmıştır. 1885 yılında kurumun adı Mekteb-i Nüvvâb olarak değiştirilmiştir. Bu dönemde fıkıh, ferâiz, fenn-i sakk, i‘lâm, inşâ, hüsn-i hat, imlâ ve hesap gibi dersler de okutulmuştur. 1908 yılında okul Mekteb-i Kudât adını almış, 1909 yılından itibaren Medresetü’l-Kudât adı kullanılmaya başlanmıştır. Bu dönemde okulun eğitim programı daha da geliştirilmiş ve hukuk alanındaki yeni düzenlemelere paralel olarak kanun derslerinin ağırlığı artırılmıştır. 1911 yılında Mimar Kemaleddin tarafından tasarlanan yeni okul binasının inşasına başlanmış ve bina 1913 yılında tamamlanmıştır. Birinci Dünya Savaşı yıllarında eğitim faaliyetleri öğrencilerin savaşa katılması nedeniyle önemli ölçüde aksamakla birlikte kurum faaliyetlerini sürdürmüştür. 1924 yılında şer’iyye mahkemelerinin kaldırılmasıyla birlikte Medresetü’l-Kudât’ın faaliyetleri de sona ermiştir. Okulun Mimar Kemaleddin tarafından tasarlanan tarihi binası günümüzde İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi olarak kullanılmaktadır.
Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.