Mekteb-i Hukuk-ı Şâhâne, 7 Kasım 1878 tarihinde Osmanlı Devleti’nde modern hukuk eğitimi vermek amacıyla kurulan ilk yükseköğretim kurumudur. Kanun-ı Esasi’nin ilanını izleyen Birinci Meşrutiyet döneminde, Adliye Nezâreti bünyesinde kurulmuştur. Sultanahmet ve Ayasofya Camileri arasında, Adliye Nezareti’nin bahçesindeki binası iki yıl içinde inşa edilmiş ve 17 Haziran 1880 Perşembe günü eğitime başlamıştır. Türkiye’deki modern hukuk eğitiminin ve hukuk fakültelerinin temeli bu okul ile atılmıştır.
Darülfünun’un bir şubesi olarak düşünülmüş, Mekteb-i Sultanî bünyesindeki hukuk mektebiyle birleştirilmiş ancak Darülfünun açma girişimlerinin başarısızlığı nedeniyle 22 yıl bağımsız olarak faaliyet göstermiştir.
Bu okulun ardından Selânik, Konya, Bağdat, Beyrut ve Ankara hukuk mektepleri açılmıştır. Mekteb-i Hukuk’un mirası İstanbul Hukuk Fakültesi’nde devam etmektedir. Batılılaşma hareketleri ve yeni nizamiye mahkemelerinin ihtiyaç duyduğu nitelikli hukukçuları yetiştirmeyi amaçlayan okul, günümüzdeki İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi‘nin temelini oluşturmaktadır.
Cumhuriyet’in ilanına kadar Osmanlı hukuk eğitimindeki başlıca gelişmeler bu kurum bünyesinde gerçekleşmiştir. II. Meşrutiyet sonrası Darülfünun’a bağlanarak Darülfünun-ı Osmanî Hukuk Fakültesi ve Cumhuriyet döneminde İstanbul Darülfünunu Hukuk Fakültesi adlarını almıştır. Okul, 1933 yılındaki Üniversite Reformu ile bugünkü İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi adını almıştır.
Müfredat ve Eğitim Sistemi
Tanzimat sonrası gelişmeler, Osmanlı Devleti’nin ihtiyaçlarını karşılama kapasitesine sahip ve Avrupa hukuk fakültelerinin eğitim standardını yakalamış bir fakülte oluşturma amacını sağlamaya dönüktür. Müfredatta geleneksel fıkıh eğitiminin yanı sıra; Mecelle, Roma hukuku, anayasa hukuku, ceza hukuku, ticaret hukuku ve devletler hukuku gibi Batılı ve modern hukuk dersleri okutulmuştur. Eğitim dili temel olarak Türkçe olup, bazı derslerde Fransızca’dan da yararlanılmıştır.