Portekizli Hâkimler Etik Yemini- Kalite ve Sorumluluk İlkeleri, Portekiz Yargıçlar Birliği tarafından 8 Kasım.2008 tarihinde kabul edilmiştir. Ayrıca, 20 Kasım 2008’de yapılan Portekiz Hâkimleri Sekizinci Kurultayı tarafından oy birliğiyle onaylanmış ve 2009’da yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Portekiz Yargı Etiği Üzerine Düşünce Grubu çalışmalarına devam etmektedir.
Portekiz Anayasası‘nda da yer bulan adalet alanındaki mesleki değerler sistemi olarak yargı etiği, “hâkimlerin hâkimler tarafından kendi kendini denetlemesi” ilkesine dayanmaktadır. Bu çerçevede, yargının etik ve mesleki görev alanlarındaki öz denetimi, hem normatif statüsünün tanımlanmasında hem de yargının kalitesi ile hesap verebilirliğine ilişkin ilkelerin teyit edilmesinde temel bir öneme sahiptir. Hâkimlerin, yargı faaliyetinin temel niteliklerinde somutlaşan yargı etiği ilkeleri üzerinde sürekli olarak düşünmeleri zorunludur. Bu ilkeler; bağımsızlık, tarafsızlık, dürüstlük, insancıllık, özen ve gizlilik olarak sıralanabilir. Yargı organının birliği dikkate alındığında, bu düşünme sürecinin yalnızca bireysel düzeyle sınırlı kalmayıp, aynı zamanda kolektif bir temsile de uzanması gerekmektedir. Bu bağlamda, “Portekizli Hâkimlerin Etik Taahhüdü – Kalite ve Sorumluluk İlkeleri” başlıklı belge, Portekizli hâkimler arasında olduğu kadar, uluslararası düzeyde meslektaşlarının kaygılarını ve tutumlarını yansıtan; geçerli ve önemli bir tartışma referansı niteliği taşımaktadır.
Portekizli Hâkimler Etik Yemini- Kalite ve Sorumluluk İlkeleri (COMPROMISSO ÉTICO DOS JUÍZES PORTUGUESES PRINCÍPIOS PARA A QUALIDADE E RESPONSABILIDADE -2009)
Yayımlanan bu belge Associação Sindical dos Juízes Portugueses (Portekiz Hâkim Sendikaları Birliği- ASJP-) organları tarafından onaylanmıştır:
- Genel Müdürlüğün 31 Ekim.2008 tarihli toplantısındaki müzakerelerde: “Belgenin onaylanması (…) ve ASJP Kanunu 21(e) maddesinde belirlenen amaçlar ışığında,
Genel Kurul’a da bu belge için olumlu oy kullanılmasının önerilmesi ve Sekizinci Kurultay’a ilgili sonuçlarında bu belgeye yer vermelerinin teklif edilmesi”.
- Genel Kurulun 08 Kasım.2008 tarihli toplantısındaki müzakerelerde: “(…) belgesinin incelenmesi neticesinde Genel Kurul ilgili belgeyi kabul ettiğini duyurur ve Portekiz Hâkimleri Sekizinci Kurultayı’na bu belgeyi nihai sonuçlarına dâhil etmelerini önerir.”
Bu belge daha sonra Sekizinci Portekizli Hâkimler Kurultayı tarafından tasdik edilerek aşağıda yer alan üç sonuç halinde oybirliği ile onaylanmıştır:
- Yargı erkinin etik ve mesleki ödevler alanlarında kendi öz düzenlemelerini yapması gerek ilgili kanunun kurallarının tanımlanması gerekse Yargının kalite ve sorumluluk
ilkelerinin beyanı için temel nitelik taşımaktadır.
- Hâkimlerin, yargı faaliyetinin merkezi nitelikleri olan bağımsızlık, tarafsızlık, bütünlük, hümanizm, ihtimam ve ihtiyat gibi temel niteliklerinde pekiştirilen yargı etiği ilkeleri üzerinde kalıcı olarak düşünmeleri esastır. Hâkimlik organının tekil doğası hesaba katıldığında, bu yansıma onların kolektif temsillerine kadar genişletilmelidir.
- Bu kapsamda, “Portekizli Hâkimlerin Etik Yemini – Kalite ve Sorumluluk İlkeleri” başlıklı belge, uluslararası seviyede meslektaşlarının endişelerini ve tutumlarını paylaşan Portekizli hâkimler arasındaki tartışmalar için geçerli ve önemli bir referans teşkil etmektedir.
ÖNSÖZ
Neredeyse her şeyin kısa ömürlü ve kriz halinde olduğu bir dönemde Portekizli hâkimler, hâkimlik etiğinin barındırdığı değerleri en değerli mülkleri, en güvenli yatırımları ve en iyi itibar kaynakları olarak kabul etmektedir.
Kendilerini temsil eden Birliğin etrafından kenetlenen Portekizli hâkimlerin amacı yargı etiğinin temel değerlerini övmek, kıymetini vurgulamak ve yaymaktır: bağımsızlık, tarafsızlık, dürüstlük, hümanizm, ihtimam ve ihtiyat.
Bu vesileyle Portekizli hâkimler, vatandaşların haklarını, özgürlüklerini ve temel teminatlarını ve de Adaletin idaresindeki menfaatini temin etmeye yönelik olarak, bu Etik Yemininde özetlenen değer ve ilkelerin koruyuculuğunu da kabul etmek istemektedirler.
Bir vatandaşın Yargı sistemine ilişkin şüpheleri varsa, her zaman “herkesin hakkı neyse onu teslim eden ” Portekizli hâkimlerin Adalet dağıtma yetilerine güvenmesini diliyoruz.
ANTÓNIO MARTINS
Portekiz Hâkimler Sendikası Birliği Başkanı
İÇİNDEKİLER
- Giriş
- Bağımsızlık
- Tarafsızlık
- Dürüstlük
- Hümanizm
- İhtimam
- İhtiyatlılık
- Yargı Birliği
1.Giriş
Portekizli Hâkimlerin Etik Yemini – Kalite ve Sorumluluk İlkeleri başlıklı bu belge, Associação Sindical dos Juízes Portugueses (Portekiz Hâkimler Sendikası Birliği‟nin) girişimi ve kurumsal sorumluluğudur.
Siyasi, toplumsal ve iktisadi düzenlemelerin çok geniş bir yelpazede farklı aşamalara bölündüğü her yerde olan ve gücü her şeye yeten klasik Devlet kimliğinin sarsıntıya uğradığı modern demokratik toplumlarda, siyaset erkinin düzenlenmesinde mahkemelerin yeni bir merkezi rol oynaması, yargı erkinin diğer kamu erkleri arasındaki çatışmaların çözümlenmesinde ve denetimin gerçekleştirilmesinde bir aşama olarak sorumluluğunun vurgulanması, kaçınılmaz olarak demokratik meşruiyet ve sorumluluk mekanizmalarının güçlendirilmesini gerektirecektir. Nitekim yargı etiği gerek Adalet‟in kalitesi gerekse hâkimlerin meşruiyeti ve sorumluluğu için hayati bir sacayağıdır.
Bu çalışma, hazırlanmasına büyük katılım gösteren Portekizli hâkimler kolektifinin iradesini temsil etmektedir. Bu metin, vatandaşların ve onları temsil eden kurum ve kuruluşların adaletin idaresi ve yargının işleyişine duydukları güvenin artırılması için katkıda bulunma kaygısı ve kararlılığından yargı erkinin meşruiyetinin etik uygulamalar yoluyla güçlendirilmesi, Adaletin İdaresi içinde vatandaş için yeni bir dinamiğin yolunu açma arayışı olarak nitelendirilebilir.
Etik Yemini oluşturan ilkelerin kaleme alınışı ve sunuluşunda özellikle aşağıdakiler gözetilmiştir:
- Mesleğin icrasında bağımsızlık, tarafsızlık, dürüstlük ve ehliyet ile tüm vatandaşların gerek mahkemelerden gerekse haklarını korumakla yükümlü hâkimlerin her birinden meşru olarak beklediği Adalet ve İnsan Hakları değerlerine bağlılığın teşvik edilmesi;
- Hâkimlerin çalışmalarına rehberlik eden katı davranış kurallarına ilişkin bilgi sağlanması yoluyla kamunun adalet sistemine olan güveninin seviyesinin yükseltilmesi;
- Etik ve mesleki deontolojiye ilişkin sorularına cevap bulmalarında hâkimlere yardımcı olmak, kendi kararlarında özerklik sağlamak ve hem diğer erkler ile olan ilişkilerinde bağımsızlıklarını hem de vatandaşlar ile olan ilişkilerinde kalite ve sorumluluklarını güçlendirmek.
Yasada yer alan deontoloji kuralları ile karıştırılmaması gereken ve ne disiplin ne de yaptırım amacı taşıyan bu belge, ortak bir düşünce ile yürütülen tartışma sürecinin sonucunda, hâkimler tarafından benimsenen yargı etiği ilkelerinden oluşmaktadır. Hâkimlerin hür iradeleri ile taahhütte bulundukları bu belgenin esas amacı, yüksek etik ve kalite standartları sunarak her gün çalışmalarında bu hedefleri yakalamayı ve uygulamayı arzulayan hâkimler için bir öz düzenleme aracı oluşturmaktadır.
Burada bulunan ilkeler hâkimlerin mesleki deneyimleri, doktrinde yer alan metinler ile Portekiz‟in, Portekizli hâkimlerin veya Portekiz yargı kurumlarının üye olduğu kuruluşlardan kaynaklanan, etik ve yargısal deontoloji meselelerini ele alan ve özellikle aşağıda sıralanan yabancı ve uluslararası belgelere dayanmaktadır:
BM‟den :
- Yargının Bağımsızlığının Temel İlkeleri – Birleşmiş Milletler Yedinci Suçun Önlenmesi ve Suçlulara Muamele Kongresi tarafından kabul edilmiş ve 1985‟te BM Genel Kurulu tarafından onaylanmıştır;
- Avrupa Hâkimleri Danışma Konseyi Çalışma Grubunun Yargıda Etik Kurallara ilişkin
1 No.lu Görüşü (2002) – Bangalor Taslağı;
- Bangalor Yargı Etiği İlkelerine ilişkin Görüşler (Mart 2007);
Avrupa Konseyinden:
- Avrupa Hâkimleri Danışma Konseyi (CCJE);
- Hâkimlerle İlgili Mevzuat Hakkında Avrupa Şartı (1998);
- CCJE‟nin yargının bağımsızlığı ve hâkimlerin görevden alınmaması standartlarına ilişkin 1 No.lu Görüşü;
- CCJE‟nin hâkimlerin başta etik olmak üzere mesleğe uygun davranışlarını, uygunsuz davranışlarını ve taraflılığı düzenleyen ilkeler ve kurallara ilişkin 3 No.lu Görüşü (2002);
- CCJE‟nin Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin dikkatine sunduğu hâkimlerin ulusal düzeyde ve Avrupa düzeyinde uygun başlangıç ve hizmet içi eğitimine ilişkin 4 No.lu Görüşü (2003);
- CCJE‟nin Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin dikkatine sunduğu makul süre içinde adil yargılanma ve ihtilafların çözümlenmesinde alternatif yöntemler dikkate alındığında hâkimin davalardaki rolüne ilişkin 6 No.lu Görüşü (2004);
- CCJE‟nin “adalet ve toplum” üzerine 7 No.lu Görüşü (2005) ;
- CCJE‟nin Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin dikkatine sunduğu “ulusal hâkimlerin uluslararası ve Avrupa hukukunun etkin uygulanmasını sağlamaktaki rolüne” ilişkin 9 No.lu Görüşü (2006);
- CCJE‟nin toplumun hizmetindeki Yargı Kurullarına ilişkin 10 No.lu Görüşü (2007);
- Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Hâkimlerin Bağımsızlığı, Etkinliği ve Rolü hakkında R(94) 12 sayılı Tavsiye Kararı;
- R(94) 12 no.lu Hâkimlerin Bağımsızlığı, Etkinliği ve Rolü hakkındaki Tavsiye kararının güncellenmesi için Avrupa Konseyinden bir uzman grubu tarafından sunulan öneriler (2007);
Uluslararası Hâkimler Birliğinden:
- UHB – Uluslararası Hâkimler Birliği- Evrensel Hâkimler Şartı (Taipei, 1999);
- MEDEL – Demokrasi ve Temel Haklar İçin Avrupalı Yargıçlar Birliği- Avrupa Yargı Mevzuatının Unsurları (Palermo 1993);
Yargı etiğinin ilkelerini oluşturan diğer bölgesel ve ulusal belgeler:
- Uluslararası Yargı Bağımsızlığına ilişkin Burgh House ilkeleri;
- Yargı Etiği Kuralları – İtalya (1994);
- LAWASİA Bölgesi Yargı Bağımsızlığı İlkelerine Dair Pekin Bildirgesi (1995);
- İngiliz Milletler Topluluğu Latimer House Kılavuz Kuralları (1998);
- Hâkimler İçin Etik İlkeleri – Kanada (1998);
- Adaletin İdaresi Önünde Vatandaşların Hakları Şartı– İspanya (Parlamentoda Tam Oturum – Nisan 2002)
- Yargıda Örnek Davranış Kuralları – ABD (Amerikan Barolar Birliği – 2004 Baskısı);
- Yargı Etiği Kuralları (Uluslararası Ceza Mahkemesi – 2005);
- İbero-Amerikan Örnek Yargı Etiği Kuralları (2006);
- Yargıda Davranış Kılavuzu- İngiltere ve Galler (yeni düzenlenmiş baskı- 2006);
- Weis Etik Beyannamesi, Avusturya Hâkimler Birliği (Kasım 2007);
- Amerikan Barolar Birliğinin (ABA) Yargıda Örnek Davranış Kuralları – ABD (2007); – Ulusal Yargının Etik Kuralları (Brezilya – Ulusal Yargı Konseyi, 2008).
Yargıda etiğin ilkeleri hâkimin altı merkezi özelliğine göre gruplandırılarak sunulmuştur: Bağımsızlık, Tarafsızlık, Dürüstlük, Hümanizm, İhtimam ve İhtiyatlılık. Bu özelliklerden her biri, genel anlamda tanımlanmış, ardından içeriği geniş bir yelpazeyi kapsayan ilkelere dökülmüş, bunlar da pratik önemlerinin daha iyi anlaşılmasına yardımcı olacak yorumlar ve detaylar ile desteklenmiştir. Özünde işlevsel bir görev üstlenecek olan bu yorumlar ileride güncellenebilir ve genişletilebilir.
Ayrıca, yargı etiğinin ilkelerinin hâkimlerin bireysel özellikleri ile sınırlı olmadığı da göz önünde bulundurulmuştur. Anayasada da belirtildiği üzere, hâkimlerin bir bütün olarak tekil bir organ teşkil ediyor olması toplu bir kuruluşa yol açar ve bunlar hukuki niteliği itibariyle özel olan hâkim birlikleri tarafından temsil edilir. Bu nedenden dolayı, toplumda görünür olan yargı faaliyeti sadece hâkimlerin davalardaki ya da kamusal alandaki bireysel davranışlarının toplamı değil, aynı zamanda giderek ağırlık kazanan şekilde Adaletin kamusal politikalarının tanımlanması ve icrasındaki toplu temsilleri ve müdahaleleridir.
Bu bağlamda son bölümde, aynı örgütlenme biçimi itibariyle, hâkimlerin toplu etiği açısından hâkimler birliğine yol gösterecek ilkeler kaleme alınmıştır.
Son olarak, hâkimlerin ve mahkemelerin gerçek bağımsızlığının nihai dayanağını oluşturan ve yargı etiğinin gerekleri ile tam uyum için gereken şartların mevcudiyetini sağlayacak olan yargı görevinin düzenlenmesi, işleyişi ve icrasına ilişkin uygun önkoşulları oluşturma sorumluluğunun Devlete ait olduğu vurgulanmalıdır.
Dolayısıyla, yargı erkinin organik bağımsızlığını korumak amacıyla, hâkimlerin bütününü yöneten bağımsız yönetim organlarının idari, mali ve bütçesel özerkliğe sahip olduklarına ve hâkimlerin eğitimine, adalete ilişkin kamu politikalarının tanımlanmasına ve mahkemelerin yönetim ve idaresine gerçek katılım kapasitelerinin bulunduğuna dair bir teminat olduğu varsayılmaktadır. Dahası, hâkimlerin bireysel bağımsızlığı, güvence ve yeterli ücretlendirmenin yanı sıra, hâkimlerin görevden azledilmemeleri ve yargıdaki eylemlerinden dolayı sorumlu tutulmamaları prensiplerinin istikrarını gerektirir.
2. BAĞIMSIZLIK
ÖNERİ
Yargı erkinin bağımsızlığı demokratik hukukun üstünlüğünün içinde doğası gereği yer alır ve hâkimler tarafından vatandaşlar adına tarafsız adalet idaresinin garantisidir.
İLKELER
- Vatandaş adına tasarrufta bulunan Hâkimler, bağımsızlıklarını onaylar ve saygı uyandırırlar ve bunu hem görevlerini yerine getirirken hem de ötesinde gösterirler.
- Hâkimler, güçler ayrılığına ve diğer egemenlik organlarının Yasa ile tanımlanmış olan faaliyet alanlarına saygı duyarlar.
- Hâkimler yargılamayı sadece yasalara ve temyiz üzerine yüksek mahkemelerin verdiği
kararlara göre yaparlar.
YORUMLAR
- Yargı erkinin ve hâkimlerin bağımsızlığı ve Devletin diğer erklerinden ayrı olması başlı başına bir hak değil, daha ziyade vatandaşlara sunulan bir teminat ve Devletin bir mükellefiyetidir.
Hâkim güçler ayrılığı ilkesine titizlikle uymalıdır. Bariz siyasi yansımaları olacak kararlar vermesi gerektiğinde, karara bağlaması için görevlendirildiği ilgili davaya ilişkin hukuki bir işlemde bulunmak üzere kanunu uygulamanın ötesine geçmez. Ancak, mahkemelerin tarafsızlık şartlarını belirleyen ve kamunun adalete duyduğu güvenin teminatı olan dış bağımsızlığın korunması amacıyla kendini veya görevlerini yöneten kuruluşların siyasallaştırılmasına yönelik tüm teşebbüslere karşı hâkim, bir refleks olarak muhalefet edecektir.
Bağımsızlık ve güçler ayrılığı gereğince, hâkimler ve bağımsız yönetim kuruluşları yargının işleyişine ilişkin görevleri kapsamında, gerek vatandaşlar gerekse devletin diğer egemen güçleri önünde kamuoyuna açık şekilde sorumlu tutulabilme demokratik sorumluluğunu kabul ederler.
- Kendi içinde hâkimlerin bağımsızlığından kasıt, yönetim ve disiplinin doğasında bulunan faaliyetler, yargısal teftişler ve mahkemelerin idari başkanlığı çerçevesinde bir hâkimin, her türlü hiyerarşik üstünlüğü veya belirli emirlere uymayı ya da yargının işleyişine müdahale eden genel yönergeleri reddetmesidir.
- Hâkim, görevini yerine getirirken, yalnızca kanuna ve temyiz üzerine yetkilerini kullanan yüksek mahkemelerin verdiği kararlara tabidir. Ruh özerkliği ve hukuki ve ahlaki vicdan özgürlüğü ile tüm etkileme, ayartma girişimlerini, kamusal veya özel ya da harici veya iç hukuk düzenine bağlı herhangi bir güç veya gruptan gelen baskı veya tehditleri reddeder.
- Yasada yer alan durumlar hariç olmak üzere, bağımsızlığını ve tarafsızlığını korumak adına, hâkim diğer egemenlik organlarının üstünlüğünün altına girildiği veya bir siyasi güven ilişkisi kurulduğu gibi algılanabilecek tüm siyasi veya idari faaliyetlere katılmayı reddeder. Yine de bu tür faaliyetleri yerine getirmeyi kabul eder ise, doğru olanı yasa hükümlerince belirlendiği üzere gönüllü olarak hâkimlik görevini sona erdirmesi veya askıya almasıdır.
3.TARAFSIZLIK
ÖNERİ
Tarafsızlık, tüm vatandaşların adil ve eşit yargılanma hakkını teminat altına almayı amaçlayan hâkimlerin ve yargı görevinin temel özelliğidir.
İLKELER
- Yargı görevinin yerine getirilmesinde, hâkimler tarafsızdır, tarafsızlıklarına ilişkin şüphe doğuracak durumlarda, eşitlik ve tarafların adil yargılanması neticesinde verilecek kararı teminat altına alan ve her türlü ayrımcılığı reddeden usul kuralları gereğince var olan mekanizmaları kullanarak davadan çekilmek üzere mazeret beyan ederler.
- Hâkimler, tarafsızlıklarının sorgulanmasına sebep olacak ve görevlerinin yerine getirilmesi ile çatışacak veya çatışabilecek ya da vatandaşın kararlarının bağımsız ve tarafsız olduğuna duyduğu güveni sarsabilecek nitelikteki yargı dışı faaliyetlere katılmayı reddederler.
YORUMLAR
- Hâkimin tarafsızlığının, yargı sistemine ve hâkimin dürüstlüğüne kamunun güvenini sağlamakta etkili olması, sadece bilgili, objektif ve iyi niyetli makul bir kişinin gözünde bu şekilde algılanması ile mümkündür.
Hâkimin bağımsızlığı veya tarafsızlığının meşru olarak sorgulanabileceği davalarda, davadan çekilmek üzere mazeret beyan etme yetkisi/ödevinin hâkim tarafından özenle uygulanması için bu beyanın davanın taraflarının huzurunda net ve doğal bir şekilde dile getirilmesi, taraflara ilgili tüm koşullara ilişkin bilgi aktarılması ve hâkimin rahatsızlık duymayacağını belirtmesi gerekir.
- Hâkim davayı ve duruşmaları yönetirken taraflar arasında gerçek manada eşitliği gözetir ve taraflara adil yargılama sonucunda davanın karara bağlanacağı teminatını veren haklara saygı gösterir ve davanın tarafları arasında veya kamuoyunda tarafsızlığına ilişkin güvensizlik oluşturabilecek veya kanıtlar sunulmadan ve tarafların iddiaları dinlenmeden önce kararını vermiş olabileceğine dair bir algı yaratabilecek tutumlardan imtina eder.
Hâkim mümkün olan azami bilgiyi edindikten sonra karar vermek amacıyla, karar için anlam taşıyan tüm anlaşmazlık konularına ilişkin müzakere başlatır ve kanunen geçerli olan tüm delillerin sunulmasına imkân tanır. Davalara ilişkin kararların kanunda bir dayanağının olması ve olguların vicdani analizi neticesinde özgür irade ile verilmesi ve siyasi, idari, mesleki, halk veya aile ya da başka bir kaynaktan gerek doğrudan gerekse dolaylı yolla gelen her türlü etki, yönlendirme, talep, ikna, baskı ve tehditten uzak olması gerekir.
Hâkim medyada yansıtıldığı şekliyle kamuoyundaki mevcut ve güncel görüşlerin, eleştirilme korkusu, kamuoyu tepkisi veya davadaki tarafların şöhretinden dolayı kendisini etkilemesine müsaade etmez ve vicdanı uyarınca yaptığı değerlendirmelere göre cesaretle kararını verir.
- Hâkim tarafsızlığına halel getirmeyecek veya yargı görevini icra etmesine zarar vermeyecek nitelikteki her türlü sivil faaliyete katılmakta hürdür.
Hâkim bilgili, objektif ve iyi niyetli makul bir kişi tarafından değerlendirildiğinde mahkemelere getirilebilecek meselelere ilişkin tarafsızlık veya bağımsızlık imajını sarsabilecek nitelikteki toplu organizasyonlara katılmaktan ve kamuoyuna açık tartışmalarda yer almaktan özellikle imtina eder.
Hâkim, üyelerinden sadakat yemini isteyen veya gizli oldukları için üyelerinin katılımına ilişkin tam bir şeffaflık garantisi vermeyen örgütlere üye olmaz.
- Hâkim siyasi partiler ile ilintili olmayı ve siyasi nitelik taşıyan ya da partiler ile bağlantısı olan kamusal ya da özel her türlü faaliyete, yani seçim kampanyalarına, gösterilere, bağış toplamaya veya benzeri her tür girişime katılmayı reddeder
4. DÜRÜSTLÜK
ÖNERİ
Hâkimlerin mesleki, sosyal ve kişisel dürüstlüğü adil ve tarafsız kararların ve kamunun adalet sisteminin kalitesine güveninin teminatıdır.
İLKELER
- Hâkimler, bilgili, tarafsız ve iyi niyetli makul bir kişinin gözünde onurlu, sadık, düşünceli ve doğru kabul edilen kişisel, sosyal ve mesleki davranışları benimser.
- Hâkimler, diğer adli görevlilere ve davanın taraflarına verilen görevlere aynı seviyede onur ve önem atfederler, bu şahısların önünde ve kamuoyu nezdinde her zaman nazik, saygılı ve kibar davranırlar.
YORUMLAR
- Kamunun hâkimlere olan güveni, onların kararlarına saygı duyulmasının ve adaletin idaresinin itibarının ve olumlu imajının ve de muhakkak ki demokratik hukukun üstünlüğünün de teminatıdır. Hâkimlere yönelik olarak toplumdaki yolsuzluk yapmayan, namuslu ve iffetli algısı, tek bir hâkimin bunu sorgulatabilecek tutumundan dolayı en hafif bir lekelemeye bile maruz kalmayabilir.
Sürekli kamunun incelemesine tabi olan hâkim, Adaletin idaresine ilişkin yetilerine duyulan güvene halel getirebilecek davranışlardan kaçınır ve günlük hayatta sergilediği örnekliğin dürüstlük, sadakat, ölçülülük ve doğruluk değerlerine saygı duyulmasını sürekli teşvik etmek açısından bile gerek meslektaşları gerekse yardımcı personeli için ne denli önemli olduğunu asla aklından çıkarmaz.
- Hâkimlik görevleri dışında kalan sivil faaliyetlere katılırken, tarafsızlığı objektif olarak riske girmeyeceği zaman bile, kamunun gözünde bir küçük düşürülme veya vakar eksikliği algısına yol açabileceğini makul olarak öngörebileceği durumlarda hâkim katılmayı reddetmelidir. Bu normalde, profesyonel sporla bağlantılı dernekler için geçerlidir, zira buralarda yaşanan özel duygusal ortam ve kullanılan dilin türü ile yaşanan çekişmeler nedeniyle hâkim kolayca saygısızca söylemlere maruz kalabileceği gibi, kendini tam anlamıyla şeffaf sayılamayacak durumların içinde de bulabilir.
Hâkim, ayrıca kendisinin bir hâkim olarak görevinin belirtildiği ve internet üzerinde gerçekleşen kamuya açık tartışma forumlarına, statüsüne duyulan kamu güveninin sorgulanmasına neden olabilecek şekilde görüş bildirmek üzere isimsiz olarak katılmayı reddeder.
Hiç bir koşulda bir hâkim statüsü gereği kendisine tanınan itibar veya haklardan fayda sağlamaz veya özel hayatında fayda elde etmek ya da özel hayatındaki faaliyetlerinde başka şekilde meşru olarak bekleyemeyeceği bir ayrıcalık sağlamak için pozisyonunu kullanmaz.
- Meslektaşları, personeli ve adli görevliler ve özellikle bakılan davanın tarafları ve onların temsilcileri ile olan kişisel ilişkilerinde doğruluk, nezaket ve saygı ödevlerine aykırılık teşkil edecek her türlü davranış reddedilir.
Bir davayı yönetme ve karara bağlamaya ilişkin yargı yetkisine bağlı olmaksızın, hâkim davanın taraflarını veya kamuoyunu haksız ya da küçük düşürücü şekilde azarlamaktan veya savcıların, avukatların, bilirkişi tanıkların ve personelin teknik veya insani yeteneklerine nezaketsiz atıflarda bulunmaktan ve ayrıca sabırsızlık sergileyen veya usulde öngörülen hakların meşru kullanımını onaylamayan tutumlardan imtina eder.
Hâkim gerek çalışmaları esnasında gerekse dışarıda, diğer hâkimlerin kararları ile ilgili olarak, özellikle söz konusu karar temyizde tekrar değerlendirilme aşamasında ise, nezaketsiz söylemlerde bulunmaktan kaçınır.
- Kendi sorumluluğundaki hizmetlerle olan ilişkilerinde vatandaşların onurunun her zaman korunmasını sağlamak hâkimin asli görevdir ve hâkim, hiç bir şekilde psikolojik, ahlaki veya sosyal dürüstlüklerinin sorgulanmasına yol açabilecek bir davranış takınılmasına müsaade etmez.
Bu maksatla, makamına görevlendirilen personeli etkin şeklide yönetir, onlara gereken şekilde yönlendirme yapar ve böylelikle her zaman hizmetten faydalananlara karşı nazik davranmalarını ve bu görevin dışına çıkan bütün uygulamaların telafi edilmesi ve cezalandırılmasını sağlar.
- İdari üstünlük gerektiren görevlerin icrası kapsamında, yani yönetim ve disiplin görevlerinde, mahkemelere başkanlık ederken, yargısal teftişlerde ve eğitimlerde, hâkim özel bir tarafsızlık, özen ve objektiflik sergiler; arkadaşlık ilişkisi, tekrar seçilme veya aynı göreve ya da başka bir göreve atanma kaygısı taşımaz.
5.HÜMANİZM
ÖNERİ
Kanunun yorumu ve uygulanmasında hâkime yaratıcı bir rol veren yargı erkinin icrası, hâkimin adalet değerlerine ve kişinin insan olarak onurunu ve eşitliğini öngören hümanizm ilkelerine bağlılığını gerektirir.
İLKELER
- Davanın tarafları ile olan ilişkilerinde, özellikle de kendi baktıkları davalarda, hâkimler insan olarak aynı koşulları paylaştıklarını daima akıllarında bulundururlar.
- Görevlerini yerine getirirken hâkimler, Anayasa ve Kanunlarda tanınan temel haklara gerçekten saygılı davranılmasını, tüm insanlara hak ve ödevleri açısından eşit muamele edilmesini sağlar; amacı ya da sonucu insan hakları ve temel özgürlüklerinin, kamusal hayatın siyasi, iktisadi, sosyal veya kültürel ya da başka tüm alanlarında eşit koşullarda tanınmasını, uygulanmasını veya kullanılmasını ortadan kaldırmak ya da sekteye uğratmak olan cinsiyet, ırk, renk, soy, ulusal veya etkin köken, din, cinsel yönelim veya ekonomik ya da kültürel duruma dayalı her türlü ayrımcılığı, dışlama, kısıtlama veya ayrıcalığı reddeder.
YORUMLAR
- Hâkim, davanın taraflarının onuruna ve eşitliğine saygı gösterme taahhüdünde bulunur ve hiç bir şekilde cinsiyet, ırk veya etnik köken, fiziksel ya da zihinsel engellilik, din veya öğreti, cinsel yönelim veya siyasi görüşe bağlı olarak kişilik haklarını ihlâl edebilecek veya yıldırıcı, düşmanca, küçük düşürücü ya da saldırgan bir ortam oluşturabilecek hiç bir önyargı veya ayrımcılık sergilemez.
Davalardaki yönetim ve disiplin yetkileri kapsamında hâkim, davanın taraflarının ve makamına görevlendirilen personelin insan olarak kişinin eşitliği ve onuruna saygılı bir davranış içinde olmalarını sağlar ve önyargılı veya ayrımcı her türlü davranışta, davranışı onaylamadığını ifade eder.
- Hâkim kanuna ve ilgili organlar tarafından pozitif hukuk düzeni içinde meşruiyetle hasredilmiş olan hukuk sistemi ilkelerine uymak ve bunları uygulamakla yükümlüdür. Ancak, yargıya yansıyan davaların sayısı ve çeşitliliği karşısında, hâkim adalet ve hukukun sadece kuralların katı pozitivist ve kanuna aşırı riayet eden şekilde yorumlanması ile sınırlı olmadığını ve kararın, bir bütün olarak özünde adil ve insani olması ve demokratik hukukun üstünlüğünün öngördüğü temel hakları gözetmesi gerektiğini daima aklında bulundurur. Bunun olabilmesi için hâkimin kanunun anayasal, Avrupa Birliği ve uluslararası kaynaklarına özellikle dikkat etmesi ve hassasiyet göstermesi gerekir.
Hâkimin küresel bir hukuk düzenine ait olduğunun, sorumluluklarının ulusal yasal çerçevenin ve ülke sınırlarının ötesine uzandığı hususundaki farkındalığı görevlerini insan haklarının evrensel geçerliliğini onaylayacak uygun bir şekilde icra etmesini gerektirir.
- Hâkim, vatandaşların haklarının teminatı olarak görevi gereğince davayı Anayasa ilkeleri ışığında dikkatlice okumalı ve hukuken kabul edilebilir olduğu durumlarda, yasaların bu ilkeleri ihlâl eden somut uygulamasını reddetmelidir. Ancak, hâkim bu istisnai mekanizmanın esasen vatandaşları temel haklarını ihlâl eden yasalara karşı korumak amacıyla
oluşturulduğunu daima aklında tutar.
6.İHTİMAM
ÖNERİ
Yargı görevinde liyakat aslen hâkimlerin yeterliliği ve ihtimamına dayanır.
İLKELER
- Hâkimler, görevlerini layıkıyla icra etmek amacıyla mesleki hayatları boyunca gereken bilgileri, becerileri ve kişisel nitelikleri kazanmaya kendilerini adamış ve bu konuda kararlıdırlar.
- Görevlerini icra ederken, hâkimler, mahkemelerin düzgün işlemesi, davaların zamanında görülmesi ve değerlendirmeleri amacıyla kendilerine sunulan davaları azami kalite ve hız ile karara bağlamak için canla başla çalışırlar.
- Hâkimler mahkemelerin düzgün işleyişinin ayrıca; resmi prosedürlerin basitleştirilmesi, hizmetin planlanması, izlenmesi ve değerlendirilmesi ve yeni bilgi ve bilişim teknolojilerinin kullanılmasına yönelik kurumsal ve usule ilişkin yönetim kriterlerinin benimsenmesine bağlı olduğunun farkındadırlar.
YORUMLAR
- Yargı eğitimi, hâkimin bağımsızlığının ve tarafsızlığının korunması, adaleti idare etme meşruiyetinin bir ön varsayımı ve gerçek düşünme ve karar özerkliği garantisi için vazgeçilmezdir.
Mesleğe başlangıç eğitimine ek olarak, hâkim görevini icra etmesi için uygun olan daimi ve uzmanlığa yönelik eğitimleri almanın kendi sorumluluğu olduğunu kabul eder ve çalışma hayatı boyunca bu tutumu devam ettirerek bilgilerini güncellemek, becerilerini azami seviye çıkartmak ve kişisel niteliklerini en yüksek düzeye çekmek için sürekli çalışır.
Mahkemede uzmanlık gerektiren becerilere ihtiyaç duyan görevleri yerine getirmeden önce hâkim, gerekli özel bilgileri edinmesi ihtiyacını, yani uygun eğitim faaliyetlerine katılma hususunu akılda tutar.
Bunun yanı sıra hâkim, ilgi duyduğu hukuk dışı alanlarda bilgisini geliştirmeyi ve kültürel alt yapısını ve kişisel niteliklerini zenginleştirmeyi hedefleyerek eğitim almaya çalışır.
- Kariyerinin hangi aşamasında olduğuna veya hangi mahkemede görev yaptığına bakmaksızın liyakat, bir hâkimin görevini yerine getirmesinde birincil öneme sahiptir. Dolayısıyla, mesleki tecrübe ile bağlantılı olarak atamalarda, tayinlerde ve terfilerde en büyük paya sahip olan faktör liyakatin değerlendirilmesidir.
- Görülen davanın adil, eşit ve zamanında çözüme kavuşmasını hedefleyen hâkim, eleştirel bir süzgeçten geçirmeden mekanik bir şekilde diğer kararların tıpkıbasımını yapmaktan ve davanın esasının anlaşılmasını engelleyen ya da gereksiz ölçüde geciktiren formaliteleri kullanmaktan kaçınır, açık bir zihin ile yeni iddiaları dinler, dikkate alır ve sunulan kriterleri ve bakış açılarını teyit etmek amacıyla kanunda bulunan farklı alternatifleri inceler ve gerektiği takdirde, kanunda da öngörülüyor ise verilen kararları onarır veya değiştirir.
Kanunun yorumlanması ve uygulanmasında hâkim, hukuk pratiğine ve hukuk teorisine azami dikkatle yaklaşır ve konu itibarıyla birbirinin aynısı olan durumlarda kıstasların yeknesaklığı ilkesini karar verme sürecine dâhil etme gereğini göz önünde bulundurur ve hukuk bilimindeki bilimsel gelişmeleri dikkate alır.
- Hâkim kararlarını her zaman gerekçeli olarak, ilgili kişilerin anlayabileceği bir şekilde, net ve özlü bir dille kaleme alır ki ilgili kişiler, karara katılmasalar bile, sadece söz konusu kapsamı değil aynı zamanda kararın hangi mantık ve değerlendirme sürecine dayalı olarak oluşturulduğunu anlasınlar.
- Hâkim görevlerini yerine getirirken kanunda öngörülen süre kısıtlamalarına uyma yükümlülüğünü gözetir, ancak bu davanın zorluğu veya aşırı iş yükü nedeniyle hiçbir şekilde mümkün değilse, davaları makul bir süre içinde tamamlar. Bu amaçla, yargılamayı gereksiz geciktirecek ve zaman israfına yol açacak usule ilişkin girişimlerin uygulanmasını önlemeye çalışan hâkim, davanın daha faydalı ve tatminkâr bir çözümle sonuçlanması ve geç gelen kararın yol açabileceği adaletsizliğin önlenebilmesi amacıyla elindeki tüm imkânları kullanarak mahkemede yaşanan zorlukların ve yetersizliklerin aşılmasına veya bunların etkisinin en aza indirgenmesine gayret eder.
Davaların başlamasında kendisinden kaynaklanan bir gecikme veya erteleme olmaması için hâkim, yargılamaları çalışmaların gelişimine ve mahkeme salonlarının uygunluğuna ilişkin makul bir tahmin çerçevesinde programlamaya gayret eder. Bu kaçınılmaz olduğunda ise, etkilenecek davanın taraflarına zaman geçirmeden şahsen gecikme ve nedenleri ile ilgili bilgi verir.
Hâkim yargı görevinin özenle yerine getirilmesi bakımından aykırılık teşkil eden yargı dışı taahhütleri kabul etmez.
- Hâkim çalışmalarını yerine getirirken olağanüstü yardım gerektiren zorluklarla karşılaştığında, insan kaynakları ve fiziksel kaynaklarının yönetim yetkisine sahip olan kuruluşa bunları net bir dille aktarır. Aynı şekilde, bu yöntemlerin kullanımını gerektiren durum sona erdiğinde, hâkim artık ihtiyaç kalmadığını bildirir.
- Yargı görevinin özenli icra edilmesi ve organizasyonun doğru işlemesi için davanın işlemlerini ve idari görevleri gerçekleştirmek üzere görevlendirilen personelin yardımına gerek duyulduğunun bilincindeki hâkim, sorumlu olduğu organik birimin genel yönetimi ile ilgilenir, gereken imkânları talep eder, personelin motivasyonu sağlar ve tanımlanmış olan planlama uyarınca görevlerini yerine getirmelerine nezaret eder.
Davalarını yönetirken belirlenmiş dava yükü hedeflerine uyma amacını göz önünde bulunduran hâkim, kararların gereken kalite ve değerlendirmesinden ödün vermeksizin şekli ve bürokratik prosedürleri basitleştirmeye gayret eder, gereksiz işlemleri ve rutinleri devre dışı bırakır, uygun bir planlama ve takvim oluşturur, elde edilen sonuçların sürekli değerlendirilmesini sağlayan yöntemler uygular, gereken düzeltici önlemleri devreye alır ve mahkemeler için geliştirilen yeni bilişim teknolojileri ve bilgisayar programlarından faydalanır.
Hâkim kendi performansına ilişkin değerlendirmeleri göz önünde bulundururken, bu sınıflandırmaları sadece liyakatin ölçülmesine ya da kariyerindeki ilerlemeye yarayan bir faktör olarak değil, aynı zamanda öğrenme sürecini ve ilerleme gerektiren alanların tespiti için faydalanacağı bir bileşen olarak görür.
7.İHTİYATLILIIK
ÖNERİ
Hâkimlerin ihtiyatlılığı bağlı oldukları tarafsızlığın ve yargı dürüstlüğüne kamu güveninin korunmasının doğrudan bir sonucudur.
İLKELER
- Hâkimler, yargılama veya soruşturma safhasındaki davalara ve mantık çerçevesinde dava konusu olabileceği öngörülebilen konulara ilişkin değer yargısı içeren beyanlarda veya yorumlarda bulunmayı reddeder.
- Medya ile olan ilişkilerinde hâkimler, kaynaklara erişimde eşitlik ve yargılamanın şeffaflığı ilkeleri uyarınca hukuken uygulanabilecek çerçeveler dâhilinde bilgi edinme hakkını teminat altına alır.
- Hâkimlerin bağımsız yönetim organlarına ve mahkemelerde hâkimlere iletişimle ilgili olarak verilen yetkilere bakılmaksızın, hâkimler uygun gördüklerinde doğrudan veya yardımcılarından birinin aracılığı ile sözlü veya yazılı olarak gerekli açıklamayı yapma sorumluluğunu kabul ederler.
YORUMLAR
- Bilgi edinme ve medyanın kaynaklara erişimi hakkının korunmasının yanı sıra, kamunun adaletin tarafsızlığı ve dürüstlüğüne duyduğu güvenin bir teminatı olarak ihtiyatın önemini göz önünde bulunduran hâkim, kendi konuşma özgürlüğü ve fikirlerini ifade etme hakkını kullanırken ihtiyatlılık ilkesinin getirdiği sınırlamaları doğal olarak kabul eder.
Gerek görevlerini icra ederken gerekse dışarıda hâkim, hem kendi hem başka hâkimlerin yargılamaları veya kararlarına ya da başka bir yargı mercii veya emniyetin işlemlerine ilişkin olarak ihtiyatı elden bırakmaz ve kamuoyu önünde görüş bildirmekten ya da bu konuların tartışılabileceğini öngörebileceği ya da makul bir bakışla süren davaların karar verme süreçlerine müdahale teşkil edebileceği düşünülebilecek etkinliklere katılmaktan kaçınır.
Aynı şekilde, eğer sadece orada bulunması bile dile getirilen fikirlere kurumsal bir saygınlık kazandırabilecek veya yargının onayı gibi algılanabilecek ise hâkim diğer katılımcıların ihtiyata tabi olan konuları gündeme getirebileceklerini öngördüğü etkinliklere katılmaz.
- İhtiyatlılık ilkesinin doğru yorumlanması hâkimin, bir yargı kararını ya da kamuya açık bir duruşmayı kullanarak gerekçelerin ilgili aktarımı için mutlak gereği olmayan ve dava konusu ile net bir ilintisi bulunmayan kendisine ait siyasi, ideolojik veya dini nitelikteki fikirleri ya da kişisel değerlendirmelerini ifade etmesini engeller.
- Konuşma özgürlüğü, fikir ifade etme ve akademik özgürlükten faydalanma hakkı doğrultusunda bilgilendirme, öğretim veya akademik amaçların uygulanması ve benzeri meşru menfaatlerin yerine getirilmesi için derhal gerekli olan beyan, yorum veya müdahaleler için orantılılık, uygunluk ve gereklilik kriterleri uygulanması şartıyla ihtiyatlı olma ilkesine muafiyet getirilmesine izin verilir, ancak burada adalette ketumluk ve mesleki gizlilik ile ilgili yasa hükümlerine uyulmalıdır.
Katıldığı kamu müdahalesi eylemlerinde, hâkim her zaman orada hangi sıfatla bulunduğunu net bir şekilde ifade eder ve kendisinin şahsen mi hareket ettiğini yoksa bir üçüncü tarafı mı temsil ettiğini ve eğer durum böyle ise, üçüncü tarafın kim olduğunu hiç bir şüphe bırakmayacak şekilde açıklar.
- Hâkimlerin faaliyetlerine daha fazla demokratik şeffaflık kazandırma ihtiyacı hâkimin kamuoyunu bilgilendirme ve mahkemelerin faaliyetlerini ve hâkimlerin kararlarını eleştirme hakkının meşru kullanımı için iletişimin giderek artan bir önem taşımaya başladığını anlamasını ve kabul etmesini gerektirir.
Bu nedenden ötürü, net bir şekilde kamunun yararına olan durumlarda hâkim, bilgi edinme hakkını teminat altına alma ihtiyacını gözetirken, doğrudan kendi sorumluluğunda ya da hâkimlerin yönetimi ve temsili için görevlendirilen kuruluşlar aracılığı ile kanunda tanımlanmış şartlar dâhilinde gerekli ve uygun açıklamaları yapar.
Özellikle usullerin ya da kararların dava taraflarına veya kamuoyuna kendi sorumluluğu altında doğrudan iletilmesini gerektiren durumlarda, hâkim, ortalama bir vatandaşın hukuk dilini ve uygulamalarını anlamakta normal olarak zorluk çektiğini göz önünde bulundurarak bunun uygun şekilde yapıldığından emin olur. Ancak, bu durumda, hâkim kamuoyuna kendi kararına ilişin açıklama yaparken, ilgili kararın gerekçesinde yer almayan hiç bir nedeni kamuoyu önünde dile getirmez.
- İhtiyat yükümlülüğü kapsamına girmeyen durumlarda, hâkim doğrudan kendi sorumluluğu altında medya organlarına bilgi verirken de kaynağa erişimde eşitlik ve usullerin şeffaflığı kurallarını gözetir ve uygulandığından emin olur, bu amaçla aldığı kararların dayanaklarını belirtir ve kendisine ulaşan tüm talepleri ele alır.
8. YARGI BİRLİĞİ
ÖNERİ
Yargı birliği bütün hâkimlerin vatandaşlar ve Devlet önünde topluca temsil edilmesini sağlar.
İLKELER
- Yargı birliği, temel hakların savunulmasında ve Adaletin geliştirilmesinde yargının bağımsızlığı ve hâkimlerin tarafsızlığı koşullarının korunması ile bağlıdır.
- Yargı birliği siyasi, sosyal ya da sendikal nitelik taşıyan tüm kuruluşlardan bağımsızdır ve kendi içinde demokratik çoğulculuk sağlayarak hâkimlerin farklılıklarını özgürce ifade etmelerine izin verir.
YORUMLAR
- Adalet sisteminin yönetiminden sorumlu olan kamu kurumlarının, yani hâkimleri yöneten bağımsız kuruluşların ve mahkeme başkanı olan hâkimlerin güncel yetkileri hariç olmak üzere, hâkimlerin bir bütün olarak topluca temsil edilmesini sağlayan kendi kurdukları birlikler, vatandaşlar nezdinde hâkimlerin kamu görevlerini ve devlet nezdinde özel haklarını merkezi olarak ifade ederler.
Kamu görevlerinin temsili ve özel hakları arasındaki dengeyi sağlarken hâkim, mesleğinin icrasının özünde halk adına adaletin idaresi demek olan yargı görevi için esas teşkil ettiğini daima aklında bulundurur. Bunun sonucunda hâkimler, mesleki menfaatlerinin, adına adaletin idaresini gerçekleştirdikleri vatandaşların haklarının önüne geçemeyeceği ilkesini topluca kabul ederler.
Egemenlik organlarının görevlileri olarak statülerini ve topluca aldıkları kararların vatandaşların menfaati açısından taşıdığı özel anlamı göz önünde bulunduran hâkimler, uygun şekilde kullanılabilecek kabul edilebilir protesto biçimlerinin kapsamını, sınırlarını ve fırsatlarını dikkatle ve mantıklı bir şekilde değerlendirirken bunların istisnai ve yardımcı nitelikte olduklarına ilişkin genel kabulü de dikkate alırlar.
- Demokratik çoğulculuk ve yargı birliği içinde yer alma hakkı meşruiyeti ve dış temsil şartlarının gücünü artırmanın ötesinde hâkimler arasında farklılıklara tam bir saygı içinde dayanışma ve bağlılık değerlerini vurgular.
- Dışarıda hâkim birliklerinin nitelik itibariyle siyasi veya sendikal olan örgütlere dâhil olması kabul edilemez, zira bu hâkimlerin bağımsızlığına tamamen ters düşen bir durum olarak görülür. Resmi üyeliğin yanı sıra, münhasıran hâkimleri temsil etmeyen herhangi bir kuruluşla ortak protesto eylemleri ile birlikte mesleki taleplerde bulunmak da reddedilir.