Si̇yasi̇ Eti̇k ve Si̇yaseti̇n Fi̇nansmanının Şeffaflastırılması Kanunu Tekli̇fi̇

Si̇yasi̇ Eti̇k ve Si̇yaseti̇n Fi̇nansmanının Şeffaflastırılması Kanunu Tekli̇fi̇ 30 Haziran 2022 tarihinde dönemin milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi tarafından hazırlanmıştır. Hamzaçebi, AB müktesebatı ve diğer ülke uygulamalarını dikkate alarak hazırladığı en kapsamlı Siyasi Etik Kanun Teklifi Taslağı’nı Şubat 2023 tarihinde web sitesinde yayımlamış ve ilgililerin dikkatine sunmuştur.

Si̇yasi̇ Eti̇k ve Si̇yaseti̇n Fi̇nansmanının Şeffaflastırılması Kanunu Tekli̇fi̇
GENEL GEREKÇE

Demokratik toplum düzenini olumsuz etkileyen sorunların başında siyaset kurumuna ve siyasetçilere duyulan güvensizlik gelmektedir. Bu güvensizliğe yol açan en temel unsur ise “yolsuzluk”tur. Toplumda iktidara yönelik yolsuzluk düşüncesinin oluşması halinde siyasette “temsil” olgusu tartışmalı hale gelmekte, yolsuzluk-siyasetçi ilişkisi seçilenlerle onları seçenler arasındaki bağın zayıflamasına,seçmenlerde seçilenlerin artık kendilerini temsil etmediklerine ilişkin bir inancın yerleşmesine yol açmaktadır.

Halkın siyaset kurumuna olan güvenini zayıflatan bir diğer neden ise günümüz iktidarlarının, ulus-devletleri uluslararası büyük fonlara bağımlı hale getiren ve bu nedenle fon sahiplerine aktarılmak zorunda kalınan yüksek faizlerin bedelini, refahından kısıntı yaparak halka yükleyen, refah vaad edip de iktidar olduğunda bunu unutan ikiyüzlü siyaset anlayışıdır.

Mevcut hukuk kurallarının siyaset alanında yaşanan bu güven sorununu önlemede yetersiz kalması “Siyasi Etik” kavramının ortaya çıkmasına yol açmıştır. Bir süredir Türkiye’nin de gündeminde önemli bir yer tutan bu kavram başkanlık, yarı-başkanlık veya parlamenter sistemlerden hangisine sahip olursa olsun güçlü demokrasiler tarafından benimsenmiş ve buna ilişkin yasal düzenlemeler ve kurumlar oluşturulmak suretiyle temsili demokrasiye güvenin artırılması yolunda önemli ilerlemeler sağlanmıştır. “Siyasi Etik” veya “Siyasi Ahlak” kavramları doğrudan doğruya yolsuzlukla
mücadele ve bu bağlamda siyasetin şeffaflaştırılması anlamına gelmekte olup siyasi etik kuralları ile yolsuzluk arasında ters orantılı bir ilişki vardır. Bu itibarla, siyasi etik kuralları yolsuzlukları azaltan bir fonksiyon icra ederken, yönetimde şeffaflık ve hesap verebilirliği hâkim kılarak siyaset kurumuna duyulan güveni artırmakta ve siyasal katılımı olumlu yönde etkilemektedir. Bu kuralların yokluğu veya zayıflığı ise hem yolsuzluklara ortam hazırlamakta hem de toplumda siyaset kurumuna olan inancı sarsmak suretiyle siyasal katılımı olumsuz yönde etkileyerek demokrasiyi zayıflatmaktadır.

Günümüzde liberal demokrasinin krizinden söz edilmektedir. Kriz tartışmalarına yol açan nedenler muhteliftir ama sonuçları “liberal demokrasinin meşruiyet krizi” bağlamında ele alınmaktadır. Liberal demokrasinin krizini tahlil edenler bu konuda çeşitli görüşler ileri sürmektedirler. Medya araçlarının tekelleşmesinin düşünce ve haber alma özgürlüğü üzerinde yarattığı engeller, küreselleşme sürecinde liberal demokrasiyle özdeşleştirilmiş olan ekonomi politikalarının kriz yaratma potansiyeli, toplumun zayıflamasına karşın bilgi ve iletişim teknolojilerindeki ilerlemenin yarattığı “ekran bağımlı birey”in yükselmesi, vergi devletinden borç devletine, borç devletinden de konsolidasyon devletine doğru seyreden bir süreçte Devletin (Ulus Devletin) giderek uluslararası sermayeye/fonlara bağımlı hale gelmesi liberal demokrasideki krizin göstergeleri olarak ortaya çıkmaktadır.

Dünya, ekonomik güç sahiplerinin, küresel şirketlerin ulus-devletlerin ya da diğer bir ifade ile siyasal iktidarların egemenlik alanlarına nüfuz edebildiği bir dönemi yaşamaktadır. Özellikle sermaye hareketlerinin serbestleşmesi ve kamu borçlarındaki artış eğilimi devletleri adeta finans kesimine/kreditörlere mecbur etmektedir.

Demokratik sistemde halkın gücünün azalmasına yol açan bu gelişmeler, gelecekteki demokrasilerin “Post-Demokrasi” olacağı yönünde değerlendirmelerin yapılmasına imkân vermektedir. Bu durum aynı zamanda egemenlik krizine de işaret etmektedir. Çünkü, hiçbir modern ulus-devlet kendi ulusal ekonomisini bütünüyle yönetme iktidarına sahip değil artık. Bu en zengininden en fakirine kadar bütün ülkelerin ortak sorunu. “Ulusal egemenlik”in temeli olan “ekonomik egemenlik” büyük ölçüde yara almış durumda.

Yaşadığımız bu süreç siyasal katılımı olumsuz yönde etkilemektedir. Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler sosyal sınıfları kitlelere, kitleleri de sessiz çoğunluğa dönüştürüyor. Bu süreçte, siyasal partilerin sosyal sınıfları temsil etmesi, sosyal sınıflar arasındaki menfaat zıtlıklarının siyasetin dinamiğini oluşturması istenmiyor. Bilginin toplumsal ilişkiler yoluyla üretildiği dönemler sona erdirilmeye çalışılıyor. Ekran/tablet/cep telefonu ile toplumdan yalıtılmış bireylerden aktif değil sadece gözlem ve pasif katılım isteniyor. Özgürlük ise siyasal alandan bağı koparılarak tüketim özgürlüğüne indirgeniyor.

Bütün bunlar siyasal katılımı azaltmak suretiyle liberal demokrasinin en güçlü dayanağı olan “sivil toplum”un içini boşaltmakta ve meşruiyet tartışmalarına alan açmaktadır. Bundan dolayı, siyaset kurumunu demokratikleştirmenin yolu sivil toplumdan, daha doğrusu güçlü sivil toplumdan geçmektedir.

Bu bağlamda, demokrasinin meşruiyet sorununu sonlandırmak üzere siyaset alanında sivil toplumun denetimine daha geniş yer açılması, bu amaçla siyasetin finansmanının şeffaflaştırılması, siyasi karar ve uygulama süreçlerinde görev alanların sivil toplum tarafından etkin şekilde denetlenmesine olanak sağlanması gerekmektedir.

Yolsuzluk konusu da demokrasilerde meşruiyet tartışmalarına yol açabilmektedir. Klasik anlayışta meşruiyet siyasal iktidarın arkasındaki parlamento çoğunluğu veya halk desteği olarak tanımlanırken post-modern dönemlerden itibaren bu tanım yeterli sayılmamaktadır. Yeni tanıma göre arkasında parlamento çoğunluğu veya halk desteği bulunan iktidarlar doğru ve adalete uygun işler yaptığı ölçüde meşrudurlar.

İşte bu aşamada Dürüst Yönetim ve Temiz Siyaset ilkeleri öne çıkmaktadır. Siyasal meşruiyetin ilk adımı olarak bu iki ilkenin hayata geçirilmesi şarttır. Güçlü demokrasi olabilmek için seçilenlerle onları seçenler arasında bir güven ilişkisinin kurulması gerekir. Güven ilişkisinin yokluğu yukarıda da belirttiğimiz gibi seçmenlerle seçilenler arasında bir probleme, “temsil bunalımı”na yol açar.

İdeal bir demokraside seçmenlerin (temsil edilenlerin) kendilerini temsil etmek üzere seçtikleri kişilere (her derecedeki seçilmiş kişiler) verdikleri siyasal gücün toplum yararına olarak kullanılması esastır. Bu gücün nasıl, hangi yollar ve mekanizmalarla kullanılacağına ilişkin kurallar Siyasi Etik’in konusudur. Siyasi Etik, siyasal gücün toplumda genel kabul gören kurallara bağlanmasını amaçlar.

Devlet içindeki siyasi karar alma ve uygulama süreçlerinde görev alanların hukuk kuralları yanında evrensel nitelik kazanmış etik ilke ve kuralları da gözetmesi, cezai ve hukuki yaptırım öngörülmemiş olsa dahi toplum tarafından onaylanmayan veya şüpheyle bakılan davranışlardan, etik kuralların rehberliğinden yararlanarak kaçınması için siyasi etik kurallar sisteminin oluşturulması gereklidir.

Avrupa Konseyi Yolsuzluğa Karşı Devletler Grubu (GRECO)’nun Türkiye hakkında hazırlayarak Ekim 2015’te açıkladığı tavsiye metninde ve Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan Türkiye İlerleme Raporlarında milletvekillerine yönelik mal beyanı ve çıkar çatışmasına ilişkin kuralların bir Siyasi Etik Kanunu ile düzenlenmesi gerektiğine dikkat çekilmiştir.

Avrupa Birliğine üyelik sürecinde olan ülkemizin yıllardır Avrupa Birliği normlarına uyum sağlama çabası içinde olduğu söylense de bu kapsamda gerçekleştirilen düzenlemelerin birçoğu, demokrasi ve hukuk standartlarımızı yükseltmek yerine sadece görüntü verme amacına yönelik olmuştur. Nitekim, Avrupa Birliği tavsiye ve değerlendirmelerine rağmen ülkemizde bugüne kadar siyasi etik konusunda herhangi düzenleme yapılmamış olması, kamu görevlilerinin uymaları gereken etik ilkelerin belirlenmesi ve bu konudaki uygulamanın denetlenmesi amacıyla çıkarılan 25/5/2004 tarih ve 5176 sayılı Kamu Görevlileri Etik Kurulu Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanundan da Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanların muaf tutulmuş olması, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 26. Yasama Döneminde gündeme gelen Siyasi Etik Kanunu Teklifinin ise Anayasa Komisyonu’nda tüm siyasi partilerin uzlaşmasıyla kabul edilmesine rağmen Genel Kurul gündemine alınmaması nedeniyle kanunlaşamaması siyasi iktidarın siyasi etik düzenlemelerine yönelik olumsuz yaklaşımını ortaya koyan örneklerdir.

İktidarın, siyasi etik açısından gerekli düzenlemeleri yapmamasının yanında, Kamu-Özel İşbirliği projeleri adı altında gerçekleştirilen yol, köprü, hastane, havalimanı, demiryolu gibi ihalelerin çok büyük rakamlara denk düşen işlem garantileriyle sadece belli firma/gruplara verilmesi, diğer kamu ihalelerinin iktidara yakın isimlere adrese teslim olarak yapılması ve bu ihalelerin sözleşmelerinin şeffaflığa aykırı biçimde Türkiye Büyük Millet Meclisi dahil tüm toplumdan gizlenmesi yolsuzluk algısını artırırken, siyaset kurumuna olan güvenin de sarsılmasına yol açmaktadır. Oysa, siyasetin kişisel çıkarlara alet edildiği, siyasi makam ve görevlerin kayırmacılık ve iş takibi amacıyla kullanıldığı, vatandaşlardan toplanan vergilerin kamu yararı dışındaki amaçlarla da kullanıldığına ve yolsuzluklara ilişkin toplumda yaygın bir kanaatin olduğu, 2021 yılına ilişkin Yolsuzluk Algı Endeksi verilerine göre son 10 yıl içerisinde en çok puan kaybeden ülkeler arasında yer alan ve 180 ülke arasında 96. sıraya gerileyen ülkemizde siyasetçilere duyulan güvenin güçlendirilmesine şiddetle ihtiyaç bulunmaktadır. Bu nedenlerle, ülkemizde cezai ve hukuki yaptırıma bağlanan hukuk kurallarına ilave olarak, siyasi kimliğe sahip kamu görevlilerine duyulan güveni zedeleyen tutum ve davranışların belirlenmesi ve bunların önlenmesine yönelik bir etik kurallar sistemi oluşturulması zorunluluk arz etmektedir.

Diğer yandan, sağlıklı işleyen demokratik bir sistem için siyasi mücadelenin adil olması ve adaylar arasında fırsat eşitliğinin sağlanması gereklidir. Siyasi rekabette sonucu belirleyen önemli unsurlardan birinin ekonomik imkanlar olduğu dikkate alındığında adil bir rekabet açısından siyasetin finansmanının belirli kurallara bağlanması ve seçim kampanyalarının finansmanının şeffaflaştırılması büyük önem taşımaktadır. Öyle ki, fırsat eşitliğini sağlamak adına bazı ülkelerin seçim harcamalarına sınırlama getirme yoluna gittiği de görülmektedir. Örneğin, OECD ülkelerinin; %47’sinde siyasi partilere ve adaylara, %12’sinde ise adaylara harcama limiti konulmuştur. Fransa, İzlanda, İrlanda ve Japonya’da adaylara, ABD ve İspanya’da siyasi partilere harcama limiti getirilmiştir.

Ülkemizde ise siyasetin finansmanına ilişkin düzenlemelerin yeterli olduğu, siyasi partilerin ve seçimlerde aday olanların hesaplarının, sağlıklı bir denetimden geçtiği ve hesap verebilirlik bakımından şeffaf olduğu söylenemez. Nitekim, GRECO’nun Mart/2016’da açıkladığı dördüncü tur değerlendirme Raporunda siyasetin finansmanında saydamlığın tatmin edici düzeyde olmadığı, mevcut durumun iyileştirilmesi için yapılan tavsiyeler konusunda da kayda değer bir ilerleme sağlanamadığı ifade edilmiştir. Uluslararası Şeffaflık Örgütünün Şubat/2014’de yayınladığı Türkiye-Yolsuzluk raporunda ise siyasi partilerin yolsuzluk sıralamasında dördüncü sırada yer aldığı belirtilmiştir.

Siyasetin yasa dışı kaynaklardan finanse edilmesi siyasette fırsat eşitliğinin ortadan kalkmasına ve yolsuzlukların yaygınlaşmasına neden olmakta, siyasetle ekonomi arasında şeffaf olmayan ilişkilerin varlığı kaçınılmaz olarak siyasetin kirlenmesine ve yozlaşmasına yol açmaktadır.

Siyasetin finansmanına ilişkin bu olumsuzlukların önlenebilmesi için siyasal partilerin ve adayların, gelir ve harcamalarına ilişkin hesapların etkin şekilde denetlenmesi ve sonuçlarının toplumla paylaşılarak şeffaflığın sağlanması gerekmektedir. Bu itibarla, siyasetin finansmanı alanında da düzenlemelere ihtiyaç bulunmaktadır.

Bu çerçevede, siyaset alanında bir etik değerler sistemi oluşturulmasını, siyasetin finansmanının şeffaflaştırılmasını, siyasi karar alma ve uygulama süreçlerinde görev alanların kişiler/sivil toplum tarafından etkin şekilde denetlenmesine olanak sağlanarak sivil toplumun ve demokrasimizin güçlendirilmesini hedefleyen bu Teklif, bir dizi düzenlemeyi kapsamaktadır.

Teklifle;
  • Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar ile Devlet yardımından yararlanan siyasi partilerin genel merkez yöneticilerinin uymakla yükümlü olacakları siyasi etik kurallar belirlenmekte, bu kapsamda etik davranış ilkeleri düzenlenmekte, yapılamayacak işler yeniden tanımlanmaktadır.
  • Çıkar çatışması kavramı hukukumuza dahil edilerek Kanun kapsamındaki siyasetçilere, karşılaştıkları çıkar çatışmalarını Siyasi Etik Komisyonuna bildirme yükümlülüğü getirilmekte, ayrıca çıkar çatışması bildirimlerinin açıklanması suretiyle kamuoyunun bilgilendirilmesi öngörülmektedir.
  • Kanun kapsamındaki siyasetçilerin; mal bildirimi yanında gelir bildiriminde de bulunmaları, mal ve gelir bildirimlerinin kamuoyuna açıklanması suretiyle de kamuoyu denetiminde etkinliğin artırılması hedeflenmektedir.
  • Türkiye Büyük Millet Meclisinde, Siyasi Etik Komisyonu ile her siyasi parti grubunda bir etik kurulu oluşturularak başvuru üzerine ya da siyasi etik kurallarına aykırı durumun öğrenilmesi halinde Komisyon ve kurullarca konu hakkında resen inceleme yapılması mümkün kılınmaktadır.
  • Siyasi etik kurallarına uyulmadığının tespit edilmesi halinde kuralları ihlal edenlere yaptırım uygulanması ve kesinleşen kararların da Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca kamuoyuna açıklanması öngörülmektedir.
  • Siyasetin finansmanı alanındaki hukuki boşluğun giderilmesi, seçim çalışmalarında şeffaflığın ve hesap verebilirliğin sağlanması amacıyla, milletvekilliğine ve belediye başkanlığına aday olanların seçim harcamalarının ve bu harcamaların denetiminin belirli bir düzen içerisinde gerçekleştirilmesine, siyasi partilerin ve adayların seçim kampanyası medya ve iletişim harcamalarının şeffaflık ilkesi gereği açıklanmasına yönelik kurallar getirilmektedir.
  • Kanun kapsamındaki kişilere, görevlerinden ayrıldıktan sonra Devlet ve diğer kamu tüzelkişileri ile bunlarla ilişkili kurum ve kuruluşlarla iş ilişkisinde bulunmaları ya da bu kurum ve kuruluşlarla ilgili lobicilik, müşavirlik gibi profesyonel hizmetler vermeleri halinde iş süreçlerinde hukuka aykırı ayrıcalık tanınmasının önüne geçilmesi amacıyla bildirim yükümlülüğü getirilmektedir.
  • 25/5/2004 tarihli ve 5176 sayılı Kamu Görevlileri Etik Kurulu Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna tabi bulunan belediye başkanlarının, siyasi konumları dikkate alınarak, mal bildirimi yanında gelir bildiriminde de bulunmaları, mal ve gelir bildirimlerinin internet sitelerinde yayımlanmak suretiyle kamuoyuna açıklanması ve görevle bağdaşmayan görev, iş ve hizmetleri, görevleri devam ettiği sürece yapmamaları düzenlenmektedir.
MADDE GEREKÇELERİ

Madde 1- Madde ile, Kanunun amaç ve kapsamı belirlenmektedir. Kanunla, siyasi karar alma ve uygulama süreçlerinde görev alanların kişiler ve sivil toplum tarafından etkin şekilde denetlenmesine olanak sağlanarak sivil toplumun güçlenmesi ve böylece yolsuzluklarla mücadele edilebilmesi için bir siyasi etik kurallar sisteminin oluşturulması ve siyasetin finansmanının şeffaflaştırılmasına yönelik kuralların belirlenmesi amaçlanmaktadır. Bu bağlamda, yaptıkları görevlerin önemi ve siyasi niteliği gözetilerek Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar ile Devlet yardımından yararlanan siyasi partilerin genel merkez yöneticileri Kanun kapsamına alınmaktadır.

Madde 2- Madde ile, Kanunda kullanılan bazı terimler tanımlanmaktadır.

Madde 3- Madde ile, Kanun kapsamındaki kişiler tarafından uyulması gereken etik davranış ilkeleri belirlenmektedir.

Madde 4- Madde ile, Kanun kapsamındaki kişilerin görevleri devam ettiği sürece, kanunlarla verilen görevleri dışında yapamayacakları görev, iş ve hizmetlere ilişkin hususlar düzenlenmektedir.

Madde 5- Madde ile, Kanun kapsamındaki kişilerin görevleri sırasında bir çıkar çatışması ile karşılaşmaları halinde etik davranış kurallarına uygun hareket etmeleri ve bu durumu Komisyona bildirmeleri düzenlenmiştir. Ayrıca, çıkar çatışmasına ilişkin konularda tereddüt ortaya çıkması halinde bu kimselere Siyasi Etik Komisyonundan görüş talep edebilme olanağı sağlanmaktadır.

Madde 6- Madde ile; Kanun kapsamındaki kişilerin mal ve gelir bildiriminde bulunmalarına ilişkin hususlar düzenlenmiştir; ilgililerce yapılan bu bildirimlerin kamuya açıklanması öngörülmekte olup Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin mal ve gelir bildiriminde bulunmamaları durumunda Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanında ve komisyonlarda görev almaması hususu düzenlenmektedir.

Madde 7- Madde ile, Kanun kapsamındaki kişilerin hediye almaları halinde uygulanacak kurallar belirlenmiştir.

Madde 8- Madde ile, Türkiye Büyük Millet Meclisindeki her siyasi parti grubunda bir etik kurulu kurulması sağlanarak, bu kurulların görev ve yetkileri ile konuya ilişkin diğer hususlar belirlenmiştir.

Madde 9- Madde ile, siyasi etik kurallarla ilgili uygulamanın izlenmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisinde kurulması öngörülen Siyasi Etik Komisyonunun oluşumuna ilişkin hususlar düzenlenmektedir. Uygulamada etkinliğin sağlanması amacıyla, Komisyonun Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı tarafından önerilecek bir üye ile her siyasi parti grubunca önerilecek eşit sayıda üyeden oluşturulması öngörülmüştür.

Madde 10- Madde ile, Siyasi Etik Komisyonunun görev ve yetkileri düzenlenmiştir.

Madde 11- Madde ile, Siyasi Etik Komisyonu’nun çalışma usul ve esasları belirlenmektedir.

Madde 12- Madde ile, Kanun kapsamındaki konulara ilişkin yapılacak başvuruların taşıması gereken şartlar, inceleme yapılamayacak haller belirlenmiş ayrıca Komisyon ve siyasi parti grupları etik kurullarına, inceleme başlatılmasını gerektiren bir durumun öğrenilmesi halinde resen inceleme başlatabilme olanağı tanınmıştır.

İnceleme sonucunda, karar ile gerekçesini içeren bir raporun hazırlanması, bir örneğinin hakkında inceleme yapılan kişiye ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına verilmesi, incelemenin sonucu hakkında da başvuru sahibine Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca yazılı olarak bilgi verilmesi öngörülmüştür.

Madde 13- Madde ile, etik ilkelerin ihlali durumunda uygulanacak yaptırımlar düzenlenmektedir.

Madde 14- Madde ile, kararlara karşı itiraz yolları düzenlenmektedir.

Madde 15- Madde ile, kararların kamuoyuna açıklanmasına ilişkin hususlar düzenlenmektedir.

Madde 16- Madde ile, TBMM üyeliği ile bağdaşmayan herhangi bir hizmeti veya görevi sürdürmekte ısrar eden üyelerin, üyeliğinin nasıl düşürüleceği düzenlenmektedir.

Madde 17- Madde ile, milletvekilliğine ve belediye başkanlığına aday olanların seçim harcamaları ile bunlara yapılacak bağış ve yardımların belirli bir düzen içerisinde gerçekleştirilmesi ve seçim hesaplarının denetlenebilmesine olanak sağlanarak siyasetin finansmanı alanındaki yasal boşluğun düzenleme altına alınması amaçlanmaktadır.

Madde 18- Madde ile, siyasi partiler ve Kanun kapsamındaki kişilerden seçimlerde aday olanların, medya ve iletişim firmalarıyla düzenlediği sözleşmelerin söz konusu kişi ve kuruluşlar ile siyasi partilerin internet sitelerinde yayımlanması suretiyle ya da diğer iletişim araçları kullanılarak kamuoyunun bilgilendirilmesi amaçlanmaktadır.

Madde 19- Madde ile, Kanun kapsamındaki kişilere, görevlerinden ayrıldıktan sonra Devlet ve diğer kamu tüzelkişileri ile bunlarla ilişkili kurum ve kuruluşlarla bağlantılı faaliyetlerde bulunmaları ya da bunlara yönelik olarak lobicilik, müşavirlik gibi hizmetler vermeleri halinde Komisyona bildirimde bulunma zorunluluğu getirilmektedir. Bu yükümlülüğe aykırı davranılması halinde Komisyon tarafından durumun kamuoyuna duyurulması öngörülmektedir.

Madde 20- Madde ile, Kanunda açıklık olmayan hallerde TBMM İçtüzüğü hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmaktadır.

Madde 21- Madde ile, Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esaslara ilişkin koşullar belirlenmektedir.

Madde 22- Madde ile, Kanunla birlikte değiştirilen, uygulanmayacak ve yürürlükten kaldırılan hükümler ile atıflar belirlenmektedir. 25/5/2004 tarihli ve 5176 sayılı Kamu Görevlileri Etik Kurulu Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna eklenmesi öngörülen hükümlerle, bu Kanunla yapılan düzenlemelere paralellik sağlanması açısından, belediye başkanlarının, mal bildirimi yanında gelir bildiriminde de bulunmaları, mal ve gelir bildirimlerinin internet sitelerinde yayımlanmak suretiyle kamuoyuna açıklanması ve bakanlara ilişkin olarak görevle bağdaşmadığı hüküm altına alınmış olan görev, iş ve hizmetlerin, görevleri devam ettiği sürece belediye başkanlarınca da yapılmaması düzenlenmektedir.

Geçici Madde 1- Madde ile, geçiş sürecine dair hükümler düzenlenmektedir.
Madde 23- Yürürlük maddesidir.
Madde 24- Yürütme maddesidir.

SİYASİ ETİK VE SİYASETİN FİNANSMANININ ŞEFFAFLAŞTIRILMASI KANUNU TEKLİFİ
Amaç ve Kapsam

MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı, dürüstlük, saydamlık ve hesap verebilirliği hakim kılarak kişiler ve sivil toplum tarafından daha etkin şekilde denetlenmelerini sağlamak üzere; Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Cumhurbaşkanı yardımcıları, bakanlar ve Devlet yardımından yararlanan siyasi partilerin genel merkez yöneticilerinin uymaları gereken siyasi etik kuralların belirlenmesi, uygulamanın izlenmesinden sorumlu Komisyon ve kurulların görev, yetki ve çalışma usul ve esaslarının tespit edilmesi; seçim kampanya hesaplarının denetimi ve kamuoyuna açıklanmasına ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.

Tanımlar

MADDE 2- (1) Bu Kanunda geçen;
a) Çıkar çatışması: Bu Kanun kapsamındaki kişilerin, kendilerine, yakınlarına, arkadaşlarına ya da ilişki içinde bulunduğu kişi ya da kuruluşlara sağlanan ya da sağlanabilecek her türlü menfaat nedeniyle görevlerinin gereklerine aykırı davranmasına yol açabilecek durumları,
b) Devlet yardımı: 22/4/1983 tarihli ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanununun Ek 1 inci maddesine göre siyasi partilere yapılan yardımı,
c) Görev geliri: Yaptıkları görev nedeniyle, ilgili kişiler adına mevzuatına istinaden tahakkuk eden ödenek ve yolluklar ile aylık ve harcırahları,
d) Komisyon: Türkiye Büyük Millet Meclisi Siyasi Etik Komisyonunu,
e) Kurul: Türkiye Büyük Millet Meclisinde temsil edilen siyasi parti gruplarının siyasi etik kurullarını,
f) Siyasi etik kurallar: Kanun kapsamındaki kişiler için Anayasa ve kanunlarla belirlenmiş etik davranış ilkeleri ile diğer davranış kurallarını,
g) Türkiye Büyük Millet Meclisi üyesi: Mevcut yasama dönemi içinde milletvekili sıfatına haiz olanları,
h) Yetkili merci: Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar bakımından Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığını, Devlet yardımından yararlanan siyasi partilerin Türkiye Büyük Millet Meclisi üyesi olmayan genel merkez yöneticileri bakımından ise Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığını
ifade eder.

Etik davranış ilkeleri

MADDE 3- (1) Kanun kapsamındaki kişiler görevlerini yerine getirirken;
a) Temel hak ve özgürlüklere aykırı eylem ve söylemler ile kanun önünde eşitliği engelleyen davranış ve tutumlarda bulunmazlar.
b) Dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep, yaş, bedensel, zihinsel, ruhsal engeller, bölgecilik ve benzeri sebeplerle ayrım yapmazlar.
c) Tüm toplumun ortak mirası olduğu bilinciyle milli ve manevi değerleri siyasi amaçlarla kullanmaktan kaçınırlar.
d) Karar ve uygulamalarında, tarafsızlık, dürüstlük, adalet, eşitlik ilkelerini gözetirler,
e) Çalışmalarında saydamlık ve hesap verebilirliğe riayet ederler, açık ve erişilebilir olurlar.
f) Makam ve unvanları ile bağdaşmayan tutum ve davranışlardan kaçınırlar.
g) Görev, yetki ve unvanlarını, kendilerine, yakınlarına veya üçüncü kişilere menfaat sağlamak amacıyla kullanmazlar, etik dışı aracılıkta bulunmazlar.
h) Çıkar çatışması halinde kamu yararına uygun davranırlar.
i) Karar ve uygulamalarını etkilemek amacıyla yapılan girişimler karşısında açık ve şeffaf olurlar.
j) Kamu kaynaklarının kullanımında israf ve şatafattan kaçınırlar.
k) Kendilerine tahsis olunan kamu imkân ve kaynaklarını tahsis amacı dışında kullanmazlar.
l) Sosyal yardımlar dahil kamu kaynaklarını kendi adlarını ya da parti adı ve amblemlerini kullanarak dağıtmazlar.
m) Çevre etiğine uygun hareket ederler.

Görevle bağdaşmayan işler

MADDE 4- (1) Kanun kapsamındaki kişiler görevleri devam ettiği sürece, kanunlarla verilen görevleri dışında;

a) Devlet ve diğer kamu tüzelkişilerinde ve bunlara bağlı kuruluşlarda; Devletin veya diğer kamu tüzelkişilerinin doğrudan ya da dolaylı olarak katıldığı teşebbüs ve ortaklıklarda; özel gelir kaynakları ve özel imkânları kanunla sağlanmış kamu yararına çalışan derneklerin ve Devletten yardım sağlayan ve vergi muafiyeti olan vakıfların, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile sendikalar ve bunların üst kuruluşlarının ve katıldıkları teşebbüs veya ortaklıkların yönetim ve denetim kurullarında görev alamazlar, vekili olamazlar; herhangi bir taahhüt işini doğrudan veya dolaylı olarak kabul edemezler; temsilcilik, hakemlik, ücret karşılığı iş takipçiliği, komisyonculuk veya müşavirlik yapamazlar; genel sekreter, sekreter veya benzeri herhangi bir nam altında hiçbir yönetim görevi alamazlar ve gelir elde edemezler.

b) Devletten hangi gerekçeyle olursa olsun teşvik, destek ve sübvansiyon veya maddi destek alan; kamu kurum ve kuruluşlarına, yerel yönetimlere, bunlara bağlı işletmelere mal veya hizmet sunan; bu kurum, kuruluş veya işletmelerle kazanç sağlamaya yönelik taahhüt veya müteahhitlik ilişkisine giren şirketlerde, yönetim ve denetim kurulu üyeliği veya danışmanlık yapamazlar, bu görevlere vekâlet edemezler. Ücret veya herhangi bir çıkar karşılığı olsun ya da olmasın bu kurum, kuruluş ve işletmelerde görev üstlenemezler.

c) Yabancı bir devlet veya milletlerarası bir kuruluş tarafından verilen idari ve siyasi, ücretli herhangi bir işi veya görevi Türkiye Büyük Millet Meclisinin kararı olmadıkça kabul edemezler.

(2) Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar bir çıkar karşılığı olmasa dahi özel sektörde herhangi bir görev alamazlar ve 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre tacir veya esnaf sayılmalarını gerektirecek bir faaliyette bulunamazlar. Serbest mesleklerini icra edemezler. Süreklilik arz etmemek kaydıyla, fikir ve sanat eseri meydana getirebilir veya icra edebilirler.

(3) Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri ile Devlet yardımından yararlanan siyasi partilerin genel merkez yöneticileri, Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlar ile zimmet, ihtilas, irtikap, kaçakçılık ve döviz suçları gibi Devletin maddi çıkarlarıyla ilgili davalarda Devlet aleyhine vekil olamazlar; serbest mesleklerini icrada, ferdi işletmelerini idarede unvanlarını kullanamazlar.

(4)Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, yürütme organının teklif, inha, atama veya onamasına bağlı resmî veya özel herhangi bir işle görevlendirilemezler.

(5) Kanun kapsamındaki kişilerin yapamayacakları işlere ilişkin diğer kanunlarda yer alan hükümler saklıdır.

Çıkar çatışması bildirimi

Madde 5- (1) Kanun kapsamındaki kişiler; görevleri sırasında bir çıkar çatışması ile karşılaşmaları halinde etik davranış kurallarına uygun hareket etmekle birlikte durumu Komisyona bildirirler; çıkar çatışması değerlendirmesinde tereddüt yaşanması durumunda Komisyondan görüş talep edebilirler.

Mal ve gelir bildirimi

MADDE 6- (1) Kanun kapsamındaki kişiler 19/4/1990 tarihli ve 3628 Sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu hükümlerine göre mal bildiriminde bulunurlar. Bildirimler her yıl, en geç şubat ayı sonuna kadar yenilenir.
(2) Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanların mal bildiriminde Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri; Devlet yardımından yararlanan siyasi partilerin genel merkez yöneticilerinin mal bildiriminde ise siyasi parti genel başkanları için belirlenmiş usul ve esaslara uyulur.
(3) Kanun kapsamındaki kişilerin verdikleri mal bildirimleri verildikleri tarihten görev dönemleri sonuna kadar görev yaptıkları kurumların ve bildirimlerin verildiği mercilerin internet sitelerinde yayımlanır.
(4) Kanun kapsamındaki kişiler bir takvim yılındaki;
a) Ödenek ve yollukları, aylık ve harcırahları ile emekli maaşı gelirleri,
b) Yıllık tutarı, bir aylık görev gelirleri tutarının beş katına kadar olan tarımsal üretim, kira, faiz ve menkul değer gelirleri,
c) Yıllık tutarı, bir aylık görev gelirleri tutarına kadar olan toplantıya katılma, konuşma yapma, makale yayımlama ve benzeri nedenlerle edinilen gelirleri
dışında kalan gelirlerini kaynağını belirterek izleyen yılın şubat ayı sonuna kadar yetkili mercilere bildirirler.
(5) Gelir bildirimleri üçüncü fıkradaki usule uygun şekilde kamuoyuna açıklanır.
(6) Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, mal ve gelir bildiriminde bulunmadıkları sürece Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanında ve komisyonlarda görev alamazlar.

Hediye ve benzeri menfaatler

MADDE 7- (1) Kanun kapsamındaki kişiler; yabancı devletlerden, milletlerarası kuruluşlardan ve herhangi bir gerçek veya tüzel kişi veya kuruluştan aldıkları tarihte değeri asgari ücretin yarısından fazla olan hediye ve benzeri menfaatleri, 19/4/1990 tarihli ve 3628 sayılı Kanunun 3 üncü maddesindeki usul ve esaslara uygun şekilde en geç bir ay içinde yetkili mercilere teslim ederler.
(2) Kişisel başarılar nedeniyle alınan ödüller bu madde kapsamı dışındadır.
(3) Hediye ve benzeri menfaatlere ilişkin diğer hususlar Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca belirlenir.

Siyasi parti grubu etik kurulları

MADDE 8- (1) Türkiye Büyük Millet Meclisindeki her siyasi parti grubu, partisine mensup milletvekilleri ile genel merkez yöneticileri hakkında bu Kanun kapsamındaki konularla ilgili incelemeleri, başvuru üzerine ya da resen yaparak karara bağlamak üzere bir etik kurulu oluşturur.
(2) Kurul en az beş, en fazla dokuz milletvekilinden oluşur. Kurul üyeleri siyasi parti grupları tarafından belirlenerek Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bildirilir. Üyelerin görev süresi yasama dönemidir.
(3) Kurul, görevi kapsamında partisine mensup milletvekilleri ile genel merkez yöneticilerinden bilgi ve belge isteyebilir, söz konusu kişilerin mal ve gelir bildirimlerini inceleyebilir.
(4) Kurulun inceleme yapma yetkisi görev yaptığı dönem ile sınırlıdır.
(5) Kurulların oluşumu ile çalışma usul ve esasları Komisyon tarafından belirlenir.

Siyasi Etik Komisyonunun oluşumu

MADDE 9- (1) Komisyon, her yasama dönemi başında, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanının oluşumunu takip eden bir ay içerisinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı tarafından önerilecek bir üye ile her siyasi parti grubunca kurul üyeleri arasından önerilecek eşit sayıda üyeden oluşturulur. Komisyonun toplam üye sayısı on beşi aşmamak şartıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı tarafından belirlenir. Komisyon üyelerinin seçimi, siyasi parti grupları tarafından önerilen adayların Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunca işaret oyu ile onaylanması suretiyle yapılır.
(2) Siyasi etik ilkeleri ihlal ettiği tespit edilen, üyesi olduğu siyasi parti ile üyelik bağı sona eren, Türkiye Büyük Millet Meclisinde grup kurma hakkını kaybeden bir siyasi partiye mensup olan veya kendiliğinden ayrılma isteminde bulunan Türkiye Büyük Millet Meclisi üyesinin Komisyon üyeliği sona erer.
(3) Boşalan üyeliklerin yerine yenileri, birinci fıkrada belirtilen usule göre belirlenir.
(4) Komisyonun görev süresi bir yasama dönemidir.
(5) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanı üyeleri Komisyonda görev alamazlar.

Komisyonun görev ve yetkileri

MADDE 10- (1) Komisyon;
a) Başvurulara ilişkin usul ve esasları belirler.
b) Kurulların oluşumu ile çalışmasına ilişkin usul ve esasları belirler.
c) Cumhurbaşkanı, bir siyasi parti grubuna mensup olmayan Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar ile Devlet yardımından yararlanmasına karşın Türkiye Büyük Millet Meclisinde grubu bulunmayan siyasi partilerin genel merkez yöneticilerince siyasi etik kurallarına ve bu Kanunla belirlenen diğer hususlara uyulup uyulmadığını başvuru üzerine veya resen inceler ve karara bağlar.
d) Çıkar çatışması bildirimleri üzerine konu hakkında kamuoyunu bilgilendirir.
e) Çıkar çatışması değerlendirmesinde yaşanan tereddütlere ilişkin görüş verir.
f) Talep halinde etik davranış ilkelerinin uygulanmasına ilişkin danışma hizmeti verir.
g) Kanun kapsamındaki kişilerin görevlerinden ayrıldıktan sonra sürdürdükleri faaliyetlere ilişkin bildirim yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediğini takip eder. Yükümlülüğe aykırı davranışları kamuoyuna duyurur.
h) Kararlara yapılan itirazları değerlendirerek karara bağlar.
i) Kanun kapsamındaki kişileri siyasi etik ilkeleri, görevle bağdaşmayan işler, çıkar çatışması, mal ve gelir bildirimi ile benzeri konularda bilgilendirir.
j) Siyasi etik ilkeleri konusunda toplumsal bilincin gelişmesine yönelik çalışmalar yapar.
k) Siyasi etik rehberi hazırlar.
l) Siyasi etik konusuna ilişkin ulusal ve uluslararası gelişmeleri izler ve uluslararası kurum ve kuruluşlarla iş birliği yapar.
m) Türkiye Büyük Millet Meclisi internet sitesinde yayımlanmak üzere her yasama yılı sonunda siyasi etik çalışmalarını içeren bir faaliyet raporu hazırlar.
(2) Komisyon, görevleri ile ilgili olarak Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanı yardımcıları, bakanlar ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri dahil gerçek ve tüzel kişilerden, kamu kurum ve kuruluşlarından bilgi isteyebilir ve belge alabilir. Komisyon, gerekli gördüğü hallerde ilgili kişi ve uzmanların bilgisine başvurabilir ve Ankara dışında çalışma ve incelemelerde bulunabilir.
(3) Komisyon, gerek gördüğü durumlarda kanun kapsamındaki kişilerin mal ve gelir bildirimlerini inceler.
(4) Komisyonun inceleme yapma yetkisi görev yaptığı dönem ile sınırlıdır.

Komisyonun çalışma usul ve esasları

MADDE 11- (1) Komisyon, üyelerinin tespitinden en geç on beş gün sonra, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanının çağrısıyla toplanır. İlk toplantıda Komisyon üyeleri arasından üye tamsayısının salt çoğunluğuyla başkan, iki başkanvekili, bir sözcü ve bir katip üye seçilir.
(2) Komisyon, üye tam sayısının salt çoğunluğu ile toplanır ve toplantıya katılanların üçte iki oy çokluğu ile karar verir. Oylamalarda çekimser oy kullanılamaz.
(3) Komisyon gündemi Başkan tarafından belirlenir.
(4) Mazeretsiz olarak üst üste iki toplantıya katılmayan üyenin Komisyon üyeliği kendiliğinden sona erer.
(5) Siyasi etik ilkelere riayet etmediği şüphesi ortaya çıkan bir üyenin Komisyon çalışmalarına devam etmek istemesi halinde, Komisyonun diğer üyeleri toplanarak üyenin komisyon çalışmalarına katılıp katılmaması hususunda salt çoğunlukla karar alır.
(6) Gerekli hallerde Komisyonun talebi üzerine kamu kurum ve kuruluşları ile kamu tüzel kişiliğini haiz kurumlarda çalışanlar 1/12/2011 tarihli ve 6253 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı İdari Teşkilatı Kanununun 30 uncu maddesinin sekizinci fıkrasına göre Komisyonda görevlendirilebilir.
(7) Komisyon çalışmalarına ilişkin yurtiçi ve yurtdışı görevlendirmelere ait giderler, Komisyonun kararı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanının onayı ile 10/02/1954 Tarih ve 6245 Sayılı Harcırah Kanunu hükümlerine göre Türkiye Büyük Millet Meclisi bütçesinden karşılanır.

Başvuru ve inceleme

MADDE 12- (1) Kanun kapsamındaki başvurular gerçek ve tüzel kişiler tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına yapılabilir. Başvuru sahibinin talebi üzerine başvuru gizli tutulur.
(2) Başvuru; başvuru sahibinin adı ve soyadı, imzası, yerleşim yeri veya iş adresini ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için vatandaşlık kimlik numarasını, yabancılar için pasaport numarasını, başvuru sahibi tüzel kişi ise tüzel kişinin unvanı ve yerleşim yeri ile yetkili kişinin imzasını, varsa, merkezi tüzel kişilik numarasını ve yetki belgesini içeren dilekçe ile yapılır. Başvuru elektronik ortamda veya diğer iletişim araçlarıyla da yapılabilir.
(3) Kimliği kesin olarak tespit edilemeyen kişilerce yapılan veya ortaya koyduğu iddia ile ilgili somut delilleri bulunmayan başvurular dikkate alınmaz. Yargı organlarınca incelenmekte olan veya karara bağlanmış bulunan konular hakkında başvuru yapılamaz. İnceleme sırasında yargı yoluna gidildiği anlaşılan başvuruların işlemi durdurulur. Daha önce incelenmiş şikâyet konusu, yeni kanıtlar gösterilmedikçe bir daha şikâyet konusu yapılamaz ve incelenemez.
(4) Başvurular, gerekli araştırma ve incelemeler yapılmak üzere, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri ile Türkiye Büyük Millet Meclisinde grubu bulunan siyasi partilerin genel merkez yöneticileri bakımından mensubu oldukları siyasi parti grubundaki Kurula, Kanun kapsamındaki diğer kişiler bakımından ise Komisyona, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca en geç on beş gün içerisinde iletilir.
(5) İnceleme başlatılmasını gerektiren bir durumun öğrenilmesi halinde Komisyon ya da kurul tarafından, başvuru yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın konu hakkında resen inceleme başlatılabilir.
(6) Komisyon ve kurul toplantıları gizlidir. İncelemeler etik ilkeler çerçevesinde ve gizlilik gözetilerek yürütülür. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi görevleri ile ilgili olarak Komisyona ve kurullara talimat veremez, tavsiye ve telkinde bulunamaz. Kararlar en geç üç ay içerisinde verilir ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bildirilir.

(7) Hakkında inceleme yapılan kişinin savunması alınmadan karar verilemez. İlgili kişi savunma istemine ilişkin bildirimin kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren on beş gün içerisinde savunma hakkını kullanmaz ya da mazeret bildirmezse bu haktan vazgeçmiş sayılır.
(8) İnceleme sonucunda verilen karar ve gerekçelerini içeren bir rapor hazırlanır. Raporun bir örneği, hakkında inceleme yapılan kişi ile Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına verilir. İncelemenin sonucu hakkında başvuru sahibine Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca yazılı olarak bilgi verilir.

Yaptırımlar

MADDE 13- (1) Siyasi etik kurallarına uymadığı tespit edilenler hakkında; ihmali davranışları dolayısıyla uyarma, kasıtlı davranışlarından dolayı ise kınama kararıverilebilir. Siyasi etik kurallarını ihlal ettiği anlaşılan Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerine, bunlar dışında, Türkiye Büyük Millet Meclisini temsil edecek heyetlerde süreli olarak görev alamama yaptırımı uygulanabilir.

İtiraz

MADDE 14- (1) Kararlara karşı başvuru sahipleri ile hakkında inceleme yapılan kişiler, tebligatın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde gerekçelerini belirterek Komisyona itiraz edebilir. Komisyon, itirazları en geç iki ay içerisinde karara bağlar.
(2) Süresinde itiraz edilmeyen kararlar ile itiraz üzerine verilen kararlar kesindir.

Kararların açıklanması

MADDE 15- (1) Siyasi etik kurallarına uyulmadığının tespit edilmesi halinde alınan kararlar kesinleşmelerini takip eden bir ay içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca kamuoyuna açıklanır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyeliğinin düşmesi

MADDE 16- (1) Görevle bağdaşmayan herhangi bir hizmeti veya görevi sürdürmekte ısrar eden Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin, üyeliğinin düşmesine Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tam sayısının salt çoğunluğu ile karar verilir.

Seçim harcamalarının finansmanı

Madde 17- (1) Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğine ve belediye başkanlığına aday olanların harcamaları ile bunlara yapılacak bağış ve yardımlar hakkında 19/1/2012 tarihli ve 6271 sayılı Cumhurbaşkanı Seçimi Kanununun 14 üncü maddesi hükümleri uygulanır.

Medya ve iletişim sözleşmelerinin açıklanması

Madde 18- (1) Siyasi partiler, Kanun kapsamındaki kişilerden seçimlerde aday olanlar ve belediye başkanları ile medya ve iletişim firmaları arasında, seçim kampanyaları kapsamında düzenlenen hizmet satın alma sözleşmeleri söz konusu kişi ve kuruluşlar ile siyasi partilerin internet sitelerinde yayımlanır; internet sitesi bulunmayanlar uygun iletişim araçları ile kamuoyunu bilgilendirir.

Görevlerinden ayrılmış olanların bildirim yükümlülüğü

Madde 19- (1) Kanun kapsamındaki kişiler görevlerinden ayrıldıktan sonra Devlet ve diğer kamu tüzelkişileri ve bunlara bağlı kuruluşlarla; Devletin veya diğer kamu tüzelkişilerinin doğrudan ya da dolaylı olarak katıldığı teşebbüs ve ortaklıklarla doğrudan ya da dolaylı iş ilişkisi kurmaları ya da bu kurum ve kuruluşların karar ve uygulamalarını etkilemek amacıyla faaliyette bulunmaları halinde Komisyona bildirmekle yükümlüdür.
(2) Bu yükümlülüğe aykırı davranışlar Komisyon tarafından kamuoyuna
duyurulur.

İçtüzüğün uygulanması

MADDE 20- (1) Bu Kanunda açıklık olmayan hâllerde Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü hükümleri uygulanır.

Uygulamaya ilişkin usul ve esaslar

MADDE 21- (1) Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Komisyonun görüşü alınarak Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanı tarafından belirlenir ve Resmi Gazete’de yayımlanır.

Değiştirilen, uygulanmayacak ve yürürlükten kaldırılan hükümler ile atıflar

MADDE 22- (1) 25/5/2004 tarihli ve 5176 sayılı Kamu Görevlileri Etik Kurulu Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna aşağıdaki madde eklenmiştir.

“Ek Madde 1- (1) Belediye başkanları bir takvim yılındaki;
a) Maaş ve harcırahları ile emekli aylığı gelirleri,
b) Yıllık tutarı, bir aylık maaş ve harcırahları tutarının beş katına kadar olan tarımsal üretim, kira, faiz ve menkul değer gelirleri,
c) Yıllık tutarı, bir aylık maaş ve harcırahları tutarına kadar olan toplantıya katılma, konuşma yapma, makale yayımlama ve benzeri nedenlerle edinilen gelirleri dışında kalan gelirlerini kaynağını belirterek izleyen yılın şubat ayı sonuna kadar İçişleri Bakanlığına bildirirler. Bu fıkra kapsamındaki hesaplamalarda, her türlü ödemeler dahil maaş tutarı esas alınır.
(2) Belediye başkanlarının verdikleri mal bildirimleri ile gelir bildirimleri verildikleri tarihten, görev dönemleri sonuna kadar görev yaptıkları kurumların ve İçişleri Bakanlığının internet sitelerinde yayımlanır.
(3) Bakanlar bakımından görevle bağdaşmadığı hüküm altına alınmış olan işler, görevleri devam ettiği sürece belediye başkanlarınca da yapılamaz.”
(2) 19/4/1990 tarihli ve 3628 sayılı Kanunun bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.
(3) 31/10/1984 tarihli ve 3069 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyeliği ile Bağdaşmayan İşler Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. Mevzuatta 3069 sayılı Kanuna yapılan atıflar bu Kanuna yapılmış sayılır.

Geçiş hükümleri

GEÇİCİ MADDE 1- (1) Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren bir ay içinde siyasi parti grupları etik kurullarını oluşturur ve kendilerine düşen Komisyon üyelikleri için TBMM Başkanlığına gerekli bildirimde bulunur.
(2) Bu Kanunun 21 inci maddesinde belirtilen usul ve esaslar bu Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde belirlenir.

Yürürlük

MADDE 23- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 24- (1) Bu Kanun hükümlerini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı yürütür.

İlgili Konular

Daha Fazla

    Geçen Hafta Popüler

    İstiklal Mahkemesi Kararı: İskilipli Atıf Hoca

    İstiklal Mahkemesi Kararı: İskilipli Atıf Hoca İskilipli Atıf Hoca'nın Ankara...

    İran İslam Cumhuriyeti Anayasası

    İran İslam Cumhuriyeti Anayasası, 3 Aralık 1979 tarihinde yapılan...

    Misak-ı Milli Kararları

    Misak-ı Milli, Milli Misak, Milli Yemin ve Ulusal Ant...

    Öldürülen Hukukçular

    Öldürülen Hukukçular Cumhuriyet Savcısı Nihat Gerçek Tokat’ın Niksar ilçesinin Cumhuriyet Savcısı...

    Milletvekili Seçilme Yeterliliği

    Milletvekili Seçilme Yeterliliği için sahip olunması gereken şartlar Anayasa'nın...

    Popular Categories