İtalyan düşünür, siyasetçi ve sosyalist kuramcı Antonio Gramsci 22 Ocak 1891’de dünyaya geldi. Torino Üniversitesi’nde edebiyat okudu, dilbilime yakın ilgi duydu.
1913 yılının sonlarında İtalya Sosyalist Partisi’ne katıldı. 1916’da ilk kez topluluk karşısında konuşmalar yaptı ve Romain Rolland, Fransız Devrimi, Paris Komünü ve kadınların kurtuluşu gibi konulara değindi. Mussolini’nin faşist rejimince hapsedildi. Marksist literatüre katkısı temel olarak hegemonya, sivil toplum, altyapı-üstyapı ilişkileri, toplumda aydınların işlevi üzerindedir. Devlet teorisi üzerine özgün görüşler ileri sürdü, başta Althusser olmak üzere birçok Marksist kuramcıyı derinden etkiledi, görüşleri Batı Marksizm’inin temellerini oluşturdu.
Gramsci, 1934 yılında yaşamış olduğu ağır sağlık sorunları nedeniyle şartlı olarak tahliye edilmiş, özgürlüğüne kavuştuktan kısa bir süre sonra 27 Nisan 1937’de, 46 yaşındayken Roma’da yaşamını yitirmiştir.
20. yüzyılın önde gelen Marksist teorisyenlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Gramsci’nin teorileri, ardılları olan Perry Anderson, Michael Apple, Louis Althusser, Nicos Poulantzas, David Harvey, Edward Said, Cinsiyet Belası isimli eserin yazarı Judith Butler, Ernesto Laclau ve Chantal Mouffe gibi isimleri etkilemiştir.
Yazarın dünya tasavvurunu özetleyen ve toplam 33 defterden oluşan Hapishane Defterleri’nin orijinal baskısı beş cilt olarak düzenlenmiş, Türkiye’de de birçok yayınevi tarafından farklı şekillerde basılmıştır.