BUNA GÖRE Kamu görevlisi kavramı mevzuatının çeşitli yerlerinde tanımlanmıştır. Genel geçer bir tanıma tabi tutulmamıştır. Tüm hukuk dalları için geçerli ve bağlayıcı memur veya kamu görevlisi tanımı bulunmamaktadır. Kavram, Anayasa Hukuku ve İdare Hukuku başta olmak üzere diğer hukuk dallarındaki kullanımları ile birlikte bütüncül bir tanımlamaya tabi tutulduğunda daha iyi anlaşılabilecektir. Kamusal faaliyetin yürütülmesine katılmak kamu görevlisi sayılmanın asli unsudur.
[box type=”shadow” align=”” class=”” width=””]“ Bir kamu görevlisi, belirli bir alanda devletin kişiliğini temsil etmek yetkisi ile, ister bir monark ister bir meclis olsun, egemen tarafından istihdam edilen kişidir.” Hobbes, Leviathan, 2013, s.184[/box]
Anayasaya Göre Kamu Görevlisi
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında kavramın tanımı yapılmamıştır. Kamu görevlilerine ilişkin hükümler 128. ve 129. maddelerde düzenlenmiştir. Anayasaya göre kamu hizmeti gören kişiler kamu görevlisi olarak tanımlanmıştır.
“Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür”.
Kamu görevlileri memurlar ve diğer kamu görevlileri olmak üzere iki sınıfta tasnif edilmiştir. Memurlar dışındaki kamu görevlilerinin kim oldukları Anayasada açıklanmamıştır. Ancak, kamu iktisadi teşebbüslerine vurgu yapılmıştır.
Tüm kamu personeli kamu görevlisi sayılmaktadır. Kamu görevinin tanımı bakımından memurlar ile diğer kamu görevlileri arasında fark bulunmamaktadır. İdareye bağlı olan, kadrolu, bütçeden ödeme yapılan ve kendilerine yasalarda belirtilen özel kurallar uygulanan memur ve diğer kamu görevlileri, genel idare esaslarına göre asli ve sürekli görevleri yerine getirerek kamu hizmetini yürütmektedir.

Anayasanın İlgili Hükümleri
“D. Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler
MADDE 128
Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.
Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. (Ek cümle: 12/9/2010 5982/12 md.) Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.
Üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve esasları, kanunla özel olarak düzenlenir.
2. Görev ve sorumlulukları, disiplin kovuşturulmasında güvence
MADDE 129
Memurlar ve diğer kamu görevlileri, Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlüdürler.
Memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez.
(Değişik: 12/9/2010-5982/13 md.) Disiplin kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz.
Silahlı Kuvvetler mensupları ile hâkimler ve savcılar hakkındaki hükümler saklıdır.
Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabilir.
Memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında işledikleri iddia edilen suçlardan ötürü ceza kovuşturması açılması, kanunla belirlenen istisnalar dışında, kanunun gösterdiği idarî merciin iznine bağlıdır.”
TANIM ve KAPSAM
Kavram, mevzuatın çeşitli yerlerinde ayrı ayrı tanımlanmıştır. Genel geçer bir tanıma tabi tutulmamıştır. Tüm hukuk dalları için geçerli ve bağlayıcı memur veya kamu görevlisi tanımı bulunmamaktadır. Kavram, Anayasa Hukuku ve İdare Hukuku başta olmak üzere diğer hukuk dallarındaki kullanımları ile birlikte bütüncül bir tanımlamaya tabi tutulduğunda daha iyi anlaşılabilecektir. Kamusal faaliyetin yürütülmesine katılmak kamu görevlisi sayılmanın asli unsudur.
Anayasaya Göre
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında kamu görevlisi tanımı yapılmamıştır. Kamu hizmeti yapan kişilere ilişkin hükümler 128. ve 129. maddelerde düzenlenmiştir. Anayasaya göre kamu hizmeti gören kişiler kamu görevlisi olarak tanımlanmıştır.
“Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür”.
Kamu görevlileri memurlar ve diğer kamu görevlileri olmak üzere iki sınıfta tasnif edilmiştir. Memurlar dışındaki kamu görevlilerinin kim oldukları Anayasada açıklanmamış, kamu iktisadi teşebbüslerine vurgu yapılmıştır.
Tüm kamu personeli kamu görevlisi sayılmaktadır. Kamu görevinin tanımı bakımından memurlar ile diğer kamu görevlileri arasında fark bulunmamaktadır. İdareye bağlı olan, kadrolu, bütçeden ödeme yapılan ve kendilerine yasalarda belirtilen özel kurallar uygulanan memur ve diğer kamu görevlileri, genel idare esaslarına göre asli ve sürekli görevleri yerine getirerek kamu hizmetini yürütmektedir.
Ceza Hukukuna Göre
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 6. Maddesine göre Kamu Görevlisi; “kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi” olarak tanımlanmıştır.
Ceza Kanununa göre kamu görevlisinin en önemli vasfı kamusal faaliyete katılmasıdır.
Özel kanunlarda da işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi sayılan kişiler sayılmaktadır. Türk Ceza Hukuku açısından kamu görevlisi sayılanlar; görevleriyle ilgili olarak işledikleri suçlar ve görevleriyle ilgili olarak kendileri aleyhine işlenen suçlar bakımından buna göre cezalandırılırlar. Özel kanunlarda belirtilen kişiler ise Kamu Görevlisi Gibi Cezalandırılanlar olarak tanımlanmaktadır.
İdare Hukukuna Göre
Türk İdare Hukukunda,
- devlet örgütünde veya kamudaki bir örgütte çalışan
- ve işçi statüsü dışındaki kişilerden oluşan kamu personelidir.
Kamuda çalışan tüm görevliler, kamu personeli olarak tanımlanmaktadır.
İdare Hukukunda, Türk Ceza Kanununun aksine bir kişinin kamu görevlisi sayılabilmesi için;
- o kişiyle devlet arasında bir istihdam ilişkisi bulunması
- ve o kişinin kamuya bağlı bir örgütte daimi bir görevde çalışması gerekmektedir.
Bir kişinin yaptığı görevin veya yürüttüğü faaliyetin kamusal hizmet ya da kamusal nitelikte bir iş olması o kişinin doğrudan kamu görevlisi olması sonucunu doğurmamaktadır.
<strong>Kamu Görevlileri Sendikaları Kanuna Göre
Kavram, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununda şu şekilde tanımlanmıştır.
“Kamu kurum ve kuruluşlarının işçi statüsü dışındaki bir kadro veya sözleşmeli personel pozisyonunda çalışan, adaylık veya deneme süresini tamamlamış kamu görevlileri”
Kanuna göre kamu görevlisi olmanın koşulu;
- <em>kişinin bir kamu kurum ve kuruluşunda çalışması,
- kişinin işçi statüsü dışında kadrolu veya sözleşmeli personel statüsünde bulunması,
- adaylık ve deneme süresini tamamlamasıdır.
Özetle, kişinin, çalıştığı yer ve statüsünden çok yaptığı iş baz alınmaktadır.