Tarihsel gelişim, kavram
Kişinin suçluluğunun kesin bir yargı kararı ile saptanmasına kadar masum sayılacağı anlamına gelen masumiyet karinesi, suç isnadı altında bulunan kimselerin hâkimler ve kamuoyu nezdinde suçlu varsayılmasını engellemektedir.
Karine, insan hakları konusunu tüm dünyaya mâl eden 1948 tarihli İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi (m.11/1) ve 1950 tarihli İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nde de (m. 6/2) yer almaktadır
İlke, yalnızca isnat olunan suç kesin olarak ispat edilmeden mahkûmiyet kararı verilmesini yasaklamakla kalmaz; aynı zamanda kişiye, mahkûmiyet hükmü kuruluncaya kadar suçlu muamelesi yapılmasını da önler.
Ancak bu durum, yeterli ve kuvvetli şüphe sebepleri mevcut olduğu sürece, yargı organlarının muhakemenin amaçlarına hizmet eden, ölçülü ve orantılı önlemler almasını engellemez.
Bununla birlikte söz konusu önlemler hiçbir şekilde kişinin suçlu gibi damgalanmasına ve böyle muamele görmesine yol açmamalıdır.
Masumiyet karinesi, aynı zamanda adil yargılanma hakkına (fair trial) da hizmet eder.