Millî Dayanışma Kardeşlik Ve Demokrasi Komisyonu Raporu

Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu; terörün Türkiye’nin gündeminden tamamen çıkartılması, toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi, millî birlik ve kardeşliğimizin pekiştirilmesi, özgürlük, demokrasi ve hukuk devleti alanlarında çalışmalar yapmak amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan KURTULMUŞ tarafından TBMM’de temsil edilen siyasi partilere gönderilen bir yazı ile kurulmuş ve 05.08.2025 tarihinde çalışmalarına başlamıştır.

Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu, TBMM başkanlığı tarafından 18 Şubat 2026 günü kamuoyuna deklare edilmiştir. Komisyon tarafından hazırlanan raporun eklerinde, siyasi partiler tarafından hazırlanan müstakil raporlara da yer verilmiştir.  

İÇİNDEKİLER
TAKDİM

1 – KOMİSYON ÇALIŞMALARI
1.1. Komisyon Kuruluşuna Giden Süreç
1.2. Komisyonun Kurulması, Yapısı ve Çalışma Prensipleri
1.3. Komisyonun Teşekkülünde Esas Alınan İlkeler 
1.4. Komisyon Çalışmalarının Demokratik Olgunluğu
1.5. Komisyonun Toplumsallaşmasının Önemi ve Önceliği 
2 – KOMİSYONUN TEMEL HEDEFLERİ 
2.1. “Terörsüz Türkiye” Hedefi
2.2. Demokrasinin Güçlendirilmesi Hedefi
2.3. Kalkınma ve Ekonomik Refah Artışı Hedefi
3 – TÜRK-KÜRT KARDEŞLİĞİNİN TARİHÎ KÖKLERİ VE KARDEŞLİK HUKUKU 
4 – KOMİSYONDA DİNLENEN KİŞİLERİN MUTABAKAT ALANLARI
5 – PKK’NIN KENDİSİNİ FESHETMESİ VE SİLAH BIRAKMASI
6 – SÜRECE İLİŞKİN YASAL DÜZENLEME ÖNERİLERİ 
6.1. Kritik Eşik: Örgütün Silah Bırakması
6.2. Toplumsal Bütünleşmeyi Güçlendirecek Yasal Düzenlemeler 
6.3. Örgüt Mensuplarının Durumu 
6.4. Toplumsal Bütünleşme 
6.5. İzleme ve Raporlama Mekanizması
6.6. Süreçte Görev Alanlara Yasal Güvence Sağlanması
7 – DEMOKRATİKLEŞME İLE İLGİLİ ÖNERİLER
7.1. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) Kararları
7.2. Yargılama ve İnfaza İlişkin Düzenlemeler
7.3. Hak ve Özgürlüklerin Genişletilmesi ile İlgili Düzenlemeler 
7.4. Yerel Yönetimler
SONUÇ VE DEĞERLENDİRME
EKLER

TAKDİM

Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmaları Türkiye Büyük Millet Meclisinin temsil gücü ve demokratik meşruiyeti içerisinde yürütülen, toplumsal barışın, birliğin ve millî dayanışmanın güçlendirilmesine yönelik tarihî sorumluluğun bir yansımasıdır, ifadesidir.

Halkımızın uzun yıllar boyunca ağır bedeller ödeyerek karşı karşıya kaldığı sorunlar, Gazi Meclisimizin yasa yapıcı ve denetleyici niteliğiyle ele alındığında kalıcı bir çözüm ufku kazanmaktadır.

Bugün terör meselesinde tarihî bir dönemden geçiyoruz. Bu süreçte millî iradenin tecelligâhı olan Gazi Meclisimiz üzerine düşen vazifeyi tereddütsüz bir biçimde üstlenmiştir.

On yıllardır ülkemizin enerjisini ve kaynaklarını tüketen ve ülke olarak ağır bedeller ödediğimiz terör eylemleri, kalkınma ufkunu daraltmış, sosyal bağları örselemiş ve siyaseti sadece güvenlik reflekslerine sıkıştırmıştı. Soğuk savaşın sona ermesiyle birlikte, terör örgütleri artan bir biçimde, bölgemizde bölünme ve parçalanmanın, vekâlet savaşlarının aparatı olarak kullanılmış; yerel sorunlar küresel hesapların aracı hâline getirilerek toplumsal fay hatları bilinçli bir şekilde derinleştirilmiştir.

Coğrafyamızı bir asır önce etnik, mezhebî ve dinî farklılıklar üzerinden bölmeye çalışanların, yine aynı hedefler peşinde koşmalarını engellemek için terörün tamamen ortadan kaldırılması, tam manasıyla kalıcı barış ve huzur ortamının sağlanması, tarihî bir sorumluluk olarak karşımızda durmaktadır.

Bölgemizde bugün yaşanan istikrarsızlık, adaletsizlik ve demokratikleşme sorunları emperyal müdahalelerin bıraktığı derin izlerin birer sonucudur. Bu müdahalelere bizim cevabımız ise daha fazla kardeşlik ve daha fazla bütünleşmedir.

Türkiye, küresel emperyal güçlerin hilafına, bölgemizde bütünleştirici politikaların öncüsü olmaya devam edecektir. Güç dengelerinin değiştiği, jeopolitik risklerin arttığı bir ortamda Türkiye’nin iç kalesini tahkim ederek, bölgesinde kalıcı barış ve istikrarı sağlaması hem kendi güvenliği hem de bölgesel düzen açısından yeni imkân ve fırsatları ortaya çıkaracaktır. Türklerin, Kürtlerin, Arapların bölgede yaşayan diğer kardeş halklarla birlikte oluşturacağı doğal ittifak, bölgede emperyalistlerin kurguladığı dağılma ve parçalanma senaryolarını bozacak, planlarını etkisiz hâle getirecek bir dönemi başlatacaktır.

Milletimiz, bozguncu emellerden daha güçlü bir birlik, kardeşlik ve bütünleşme iradesine sahiptir. Türkiye’de terör meselesinin kalıcı biçimde çözülmesi sadece güvenlik boyutuyla sınırlı olmayan, çok boyutlu, çok yönlü, çok katmanlı ve çok taraflı politikaları zorunlu kılmakta, siyasal meşruiyet, toplumsal kabul ve demokratik kapasitenin aynı anda güçlendirilmesini gerektirmektedir.

Öte yandan dünyamız uluslararası kurumların meşruiyet tartışmalarıyla çöküşe geçtiği, kural bazlı uluslararası sistemin yerine sadece güçlülerin kendi kurallarını dayattığı bir döneme doğru hızla ilerlemektedir. Böylesi bir dönemde devletlerin egemenliğini, güvenlikleriyle toplumsal bütünlüğü aynı anda aynı irade çizgisinde tutabilme kudreti üzerinden değerlendirmek gerekir.

Küresel sistemin her krizinde ne yazık ki en fazla yıpranan alan insan onuru ve hukukun üstünlüğü olurken, adaleti sağlama gücü zayıflayan her yapı toplumda umut yerine yeni kırılganlıklar meydana getirmektedir. Yakın çevremizde ve bölgemizde kimlik temelli fay hatlarının diri tutulması ve çatışma alanlarının genişlemesi ülkemize çok yönlü sorumluluklar yüklemektedir.

İçeride millî dayanışmamızı derinleştirirken, bölgemizde barış sağlamaya yönelik çabalar, refahın artırılması ve adalet duygusunun güçlendirilmesiyle birlikte üstlenilmesi gereken yeni vazifeler olarak önümüzde durmaktadır.

Ülkemizde kardeşlik, esenlik ve toplumsal barışı büyüten her sözü ve her adımı en güçlü şekilde desteklemekteyiz. Bu mesele, farklılıkları derinleştiren ezber kalıplarla değil; basiretli bakış, samimi yaklaşım ve kararlı adımlarla çözüme kavuşacaktır. Bu konu, varlığımızı ve yarınımızı ilgilendiren niteliğiyle, dar siyasi çıkarların veya risk hesaplarının konusu asla olamaz; dar siyasi çıkarların ve risk hesaplarının ötesinde bir realitedir.

Kalıcı sükûnetin sağlam temeller üzerinde yükselmesi, güvenliğin yanında hukuk devleti pratiğini, demokratik siyaset ahlakını ve millî dayanışma iradesini aynı anda kuvvetlendiren birliği gerektirmektedir. Terörün ülkemizin gündeminden çıkarılması her birimiz için tarihî bir sorumluluktur. Ortak geleceğimize dönük her adım, Gazi Meclisin denetimi ve toplumsal meşruiyetle ilerlediğinde, alınan tedbirler hukukla tahkim edilmiş bir istikamete doğru sağlam bir şekilde ilerleyecektir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi, millî iradenin tecelligâhı olarak milletimizin geleceğini ilgilendiren her meselenin meşru çözüm adresidir. 

Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, tarihî sorumluluğun Meclis zeminine taşınması için teşekkül ettirilmiş bir komisyondur. Bu çatı altında; açık diyalog ve karşılıklı saygı içinde kardeşliğimizi güçlendiriyoruz. Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, acılarımızı inkâr etmeden geleceği birlikte kurma kararlılığının açık bir ifadesidir. Bu çerçevede, zaman geçse de acıları geçmeyen kayıpları unutmadan, hatıralarına saygıyla sahip çıktığımızı vurguluyoruz.

Komisyonumuz, milletimizin her türlü düşünceyi baskıdan, ön yargıdan ve çekincelerden ari biçimde ifade edebilecek kabiliyete, irfana ve olgunluğa sahip olduğunu da göstermiştir. Ortak aklı ve asgari müşterekleri önceleyen bir yaklaşım benimseyerek; uzlaşı zemininden uzaklaşmadan meseleler derinlikli biçimde tartışılabilmiş, ele alınabilmiştir.

Siyasal hayatın son dönemde ürettiği temaslar, kamu vicdanında büyüyen huzur talebi ve örgütün silah bırakmasına dönük gelişmeler, Meclisimizin temsil gücünü daha görünür kılan bir istişareyi gerekli kılmıştır.

Elinizdeki rapor, Komisyon çalışmalarının olgunlaştırdığı müşterek idraki belirginleştirme amacı taşımaktadır. Partilerimizin ekler kısmında yer alan raporlarının da okunmasını kolaylaştıracak kavramsal bir çerçeve sunmaktadır.

Komisyona katkı sunan partilerimizin raporları, kendi siyasal duruşlarını bir tutum belgesi şeklinde kamuoyuyla paylaşan birer politika belgesidir. “Türkiye Modeli” olarak adlandırılan yaklaşımın kurucu ilkeleri millî iradeye dayanan siyasal bir metin disiplini içinde kayda geçirilmekte; kamu düzeninin korunması, hak ve hürriyet alanının genişlemesi, toplumsal bütünleşmenin güçlenmesi, demokrasinin ilerlemesi ve refahın kalıcı biçimde büyümesi birbirini tamamlayan tek bir bütünün parçaları olarak ele alınmaktadır. 

Komisyonun ortaya koyduğu yaklaşım, örgütsel yapının fesih ve silah bırakmasının güvenli biçimde teyidiyle birlikte yürürlüğe alınması düşünülen idari ve hukuki düzenlemelere rehberlik edecek ilkeleri belirlemeyi, tespit ve takip mekanizmalarında öngörülebilirlik sağlamayı, toplumla uyum adımlarını özgürlük ile güvenlik dengesini koruyan bir çerçevede tasarlamayı hedeflemektedir.

Rapor; af mahiyetinde algı üretecek başlıklardan uzak duran, hukuk düzeninin belirlilik ilkesini merkeze alan ve kamu vicdanının hassasiyetini gözeten yaklaşımın ana hatlarını ortaya koyarken, devlet aklıyla millet vicdanını koruyan demokratik iradenin aynı bütünlük içerisinde harekete geçtiğinde toplumsal barışın kalıcı zeminini kurduğuna da işaret etmektedir.

Terörsüz Türkiye hedefi daha geniş bir ufukla terörsüz bir bölge tasavvuruna açılmakta; iç huzuru pekiştiren her adım, bölgesel ve küresel adalet arayışında Türkiye’nin gücünü artırmaktadır.

Meclisimizin görevi, müşterek hayatın hukukunu kurmak, farklılıkların sesini ortak geleceğin sesine katmak, her yurttaşın kendini eşit, güvende ve saygın hissettiği demokratik yapıyı güçlendirmek ve hürriyet ufkunu genişletmektir. Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, toplumsal huzur ve sükûnu zedeleyen terör eylemleri ve şiddet iklimini sona erdirme iradesini rapor hâline getirmiştir.

Raporun giriş bölümü ve değerlendirmeler kavramsal bir çerçeve sunmayı, Komisyon çalışması boyunca oluşan ortak idraki ortaya çıkarmayı ve çatışma çözümleri konusunda uluslararası literatürde “Türkiye Modeli” olarak tanımlanacağına inandığımız Komisyon çalışmalarının ilke ve hedeflerini siyasi bir metin disiplini içinde kayda geçirmeyi amaçlamaktadır.

Şeffaf ve açık yaklaşımımız sayesinde Komisyon toplantıları kamuoyu tarafından ilgiyle takip edilmiş; çalışmalara ilişkin gelişmeler medya organlarında geniş yer bulmuş ve süreç milletin denetimine açık bir şekilde ilerlemiştir.

Yaptığımız çalışmalar, gelinen aşamayla sınırlı ve tamamlanmış bir süreç olarak değerlendirilemez. Komisyonumuzun sergilediği sağduyulu, kapsayıcı ve çözüm odaklı yaklaşım; yarının güçlü, etkili ve huzurlu Türkiye’sine uzanan sağlam bir çerçeve ortaya koymuştur. Komisyonumuz tarafından titizlikle hazırlanan rapor, bundan sonraki süreçte
atılacak adımlara istikamet çizen ve ortak hedefler doğrultusunda yol gösteren kıymetli bir başvuru metni olma özelliğini taşımaktadır.

Komisyon raporumuz bu anlamda bir nihayet değil, bilakis atılan ve atılacak kararlı adımların mihenk taşı olarak kabul edilmelidir. Yeni bir anayasa hazırlama konusu ise Komisyonumuzun görev alanında olmamakla birlikte, ülkemiz için tehir edilemez, yerine getirilmesi gereken ortak bir ödev ve sorumluluk olarak önümüzde durmaktadır.

Komisyon çalışmalarının neticesinde, raporda bahsedilen düzenlemeler ve önerilere ek olarak siyasi partilerimizin daha önce çeşitli vesilelerle kamuoyuyla paylaştığı raporlarda ifade ettikleri daha demokratik, sivil, özgürlükçü, katılımcı ve kapsayıcı yeni bir anayasaya ihtiyaç duyulduğu da aşikârdır. Ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’nde, Siyasi Partiler Kanunu ve seçim kanunlarında yapılacak demokratik değişiklikler de yüce Meclisimizin sorumlulukları arasındadır.

Komisyonumuzun adını oluşturan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi hedefi bu adımların da atılmasıyla birlikte nihayete erecektir. Bu çerçevede, sorunun çözümü için ilk ve önemli adımları atarak meseleyi bir devlet politikası olarak benimseyen ve benimsenmesini sağlayan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’a, yaptığı kritik ve yol gösterici çağrılarla sürecin başlamasını sağlayan Sayın Devlet BAHÇELİ’ye, başta milletvekillerinin temsilini sağlamaları olmak üzere Komisyona samimi destek veren genel başkanlar Sayın Özgür ÖZEL’e, Sayın Tuncer BAKIRHAN’a, Sayın Tülay HATİMOĞULLARI ORUÇ’a, Sayın Mahmut ARIKAN’a, Sayın Ali BABACAN’a, Sayın Ahmet DAVUTOĞLU’na, Sayın Zekeriya YAPICIOĞLU’na, Sayın Muhammed Ali Fatih ERBAKAN’a, Sayın Erkan BAŞ’a, Sayın Seyit ASLAN’a, Sayın Önder AKSAKAL’a ve Sayın Gültekin UYSAL’a da hassaten teşekkürlerimi ifade ediyorum.

Geçmiş dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi başkanları, bakanlar, ilgili kamu kurumlarının temsilcileri, Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanı, şehit aileleri ve gaziler, sivil toplum temsilcileri, baro başkanları ve hukuk çevreleri, insan hakları örgütleri, işçi ve memur sendikaları ile işveren temsilcileri, akademi camiası, düşünce kuruluşları, emekli güvenlik mensuplarımızın temsilcileri, gençlik ve kadın sivil toplum kuruluşları gibi alanlardan 137 kişi dinlenmiş ve bu dinlemelerin her biri rapora büyük katkı sunmuş, raporun ufkunu genişletmiştir.

Büyük bir demokratik olgunluk ve titizlikle çalışmalarını sürdüren Komisyon üyesi milletvekillerimizin her birine, fedakâr gayretleriyle çalışmalarımızı kolaylaştıran İdari Teşkilat mensubu arkadaşlarımıza ve milletimizin doğru bilgiye erişmesi için büyük bir sorumluluk bilinciyle çalışan değerli basın mensubu arkadaşlarımıza bu tarihî görevdeki katkıları nedeniyle teşekkür
ediyorum.
Sorumlu ve yapıcı tutumları sebebiyle katkı sunan herkese ayrı ayrı teşekkürlerimi ifade ediyorum. Uzlaşı ve diyalog kültürünün bundan sonraki süreçte de aynı kararlılık ve samimiyetle yürütülmesini canıyürekten temenni ediyorum.

En büyük teşekkürümüz ise desteklerini her daim yanımızda gördüğümüz ve hissettiğimiz aziz milletimizedir.

Son olarak; Komisyonumuz teşekkül etmeden hemen önce aramızdan ayrılan; sürecin sükûnetle yürümesi, güven zemininin korunması ve ortak aklın güçlenmesi için büyük emek veren Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanvekilimiz, değerli dostum Sırrı Süreyya ÖNDER’i rahmet ve minnetle yâd ediyorum.

Komisyon çalışmalarımız kapsamında görüşlerine başvurduğumuz; sahada insan hayatına dokunmayı kendisi için vazife bilmiş insani yardım gönüllüsü, eğitimci Vahdettin KAYĞAN kardeşimi de rahmetle anıyorum.

Milletimizin huzuru, bölgemizin istikrarı ve toplumsal barış ülküsü için sivil toplumda, siyasette ve halkımıza hizmetin farklı alanlarında emek veren her biri kıymetli insanlarımızı şükranla; ortak vatanımızın esenliği uğruna canını veren şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi hürmet ve minnetle yâd ediyorum. Aziz hatıraları; atacağımız her adımda, insan onuruna, adalete ve ortak geleceğimize karşı taşıdığımız sorumluluğu, hepimize daha güçlü biçimde hatırlatmaya devam edecektir.

Numan KURTULMUŞ
TBMM Başkanı

SONUÇ VE DEĞERLENDİRME

Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu; Meclisin temsil gücünü, siyasetin çözüm üretme kapasitesini ve millî iradenin denetim imkânlarını aynı zeminde buluşturan bir örneklik ortaya koymuştur.

Toplantılar boyunca oluşan müşterek kanaat, şiddet ve terörle mücadele yönteminin sadece güvenlik tedbirleriyle sınırlı kalmaması gerektiği yönündedir. Tam demokrasiye dayanan yurttaşlık bilincinin, eşitlik temelli kardeşliğin ve kurumsal şeffaflığın kalıcı huzur ve barışı mümkün kılacağı değerlendirilmektedir.

Komisyon raporu, idari ve hukuki düzenlemeler için yol gösteren bir çerçeve ortaya koyarken, toplumla uyum adımlarının ertelenemez bir alan olduğunu hatırlatmaktadır.

Siyasetin görevi, toplumun farklı seslerini ortak geleceğin dilinde buluşturmaktır.

Milletin vicdanıyla, aklıyla ve irfanıyla yürüyen bu süreç, kalıcı sonuç üreterek; kardeşlik, birlik ve bütünleşme temelli bir vatandaşlık anlayışıyla güçlendiğinde, “Türkiye Modeli”nin en kıymetli kazanımı olan iç huzur, sağlam zeminler üzerinde yükselecektir.

Bir asır önce Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının önderliğinde büyük zorlukları aşarak kardeşlik temelinde kurulan Cumhuriyet’imiz, ikinci asrının başlangıcında toplumsal barış ve huzur iklimini tam manasıyla temin edecektir. Bu istikamette yüce Meclisimizin çatısı altında gerçekleştirilecek çalışmalar kararlılıkla sürdürülecek ve milletimizin aydınlık bir geleceğe ulaşması sağlanacaktır.

Demokratik, çoğulcu ve herkesin kendini ait hissettiği bir Türkiye’yi hep birlikte büyük bir çabayla inşa etmek için hakikatin göz ardı edilmediği, duyguların inkâr edilmediği ve siyasetin çözüm üretme cesareti gösterdiği bir anlayışın benimsenmesi hayati önemdedir.

Komisyonumuz, Türkiye’nin barışla, bütünlükle, demokrasiyle ve kardeşlikle güçleneceğini göstermiştir.

Canları ve kanları pahasına vatanımız için hayatlarını hiçe sayan şehitlerimizin aziz hatırası ve gazilerimizin kardeşlik iradesi, millî bütünlüğümüzün sarsılmaz teminatıdır. Oluşan müşterek kanaat, sürecin kamu düzenini koruyan, hak ve hürriyetleri genişleten, toplumsal rızayı büyüten ve ortak geleceği kurumsal bir disiplin içinde taşıyan bir yol üzerinde ilerlemesi yönündedir.

Bu rapor, çalışmaların ve gelen raporların tümünden süzülen birikimi ve ortak aklı, izleyen dönemde atılacak adımlara rehberlik edecek bir çerçeve hâlinde dikkatlere sunmaktadır.

Bundan sonraki safhada, tespit ve takip mekanizmalarının öngörülebilirliği, idari ve hukuki düzenlemelerin açıklığı, toplumsal uyum adımlarının kapsayıcılığı ve Meclis denetiminin sürekliliği belirleyici olacaktır. Komisyonun ortaya koyduğu yaklaşım, ortak gelecek hedefini ortak projelerle güçlendiren, bölgesel kalkınmayı hızlandıran, sosyal bağları onaran ve ayrıştırıcı senaryoların zeminini daraltan bir bütünleşme üretmeyi esas almaktadır. Böylelikle ortak gelecek hedefimiz, millî iradenin gözetiminde kurumsal teminat kazanacaktır. Türkiye Modeli, meşruiyet, istikrar ve toplumsal barış üreten bir çerçeveye dönüşecektir.

Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu olarak yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde hazırlanan öneri ve değerlendirmelerimizi içeren
raporumuz, yasa çalışmalarında esas alınmak üzere siyasi partilerin ve kamuoyunun takdirlerine saygıyla sunulmaktadır.

SİYASİ PARTİLER TARAFINDAN MİLLÎ DAYANIŞMA, KARDEŞLİK VE DEMOKRASİ KOMİSYONUNA SUNULAN RAPORLAR

ADALET VE KALKINMA PARTİSİ RAPORU

CUMHURİYET HALK PARTİSİ RAPORU

HALKLARIN EŞİTLİK VE DEMOKRASİ PARTİSİ RAPORU

MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ RAPORU

YENİ YOL PARTİSİ RAPORU

HÜR DAVA PARTİSİ RAPORU

MİLLÎ DAYANIŞMA, KARDEŞLİK VE DEMOKRASİ KOMİSYONU YENİDEN REFAH PARTİSİ RAPORU

TÜRKİYE İŞÇİ PARTİSİ RAPORU

EMEK PARTİSİ RAPORU

DEMOKRATİK SOL PARTİ RAPORU

İlgili Konular

Daha Fazla

    Geçen Hafta Popüler

    İstiklal Mahkemesi Kararı: İskilipli Atıf Hoca

    İstiklal Mahkemesi Kararı: İskilipli Atıf Hoca İskilipli Atıf Hoca'nın Ankara...

    Misak-ı Milli Kararları

    Misak-ı Milli, Milli Misak, Milli Yemin ve Ulusal Ant...

    İran İslam Cumhuriyeti Anayasası

    İran İslam Cumhuriyeti Anayasası, 3 Aralık 1979 tarihinde yapılan...

    Milletvekili Seçilme Yeterliliği

    Milletvekili Seçilme Yeterliliği için sahip olunması gereken şartlar Anayasa'nın...

    Öldürülen Hukukçular

    Öldürülen Hukukçular Cumhuriyet Savcısı Nihat Gerçek Tokat’ın Niksar ilçesinin Cumhuriyet Savcısı...

    Popular Categories