Mustafa Suphi (Mehmed Mustafa Subhi) 4 Ağustos 1882’de Trabzon Vilayeti’ne bağlı olan Giresun kazasında dünyaya geldi.
İlk öğrenimini Kudüs ve Şam’da, idadi (lise) öğrenimini ise Erzurum’da tamamladı. 1905 yılında İstanbul Hukuk
Mektebi‘nden mezun oldu. Ardından Paris’te Siyasal Bilgiler Okulu’nu kazandı. 1910 yılında “L’organisation du crédit agricole en Turquie” (“Türkiye’de tarım kredilerinin örgütlenmesi”) isimli bir tez yazdı ve bu tezi özet olarak “Bulletin du bureau des institutions economiques et sociales” (“Ekonomi ve Sosyal Enstitüleri Bürosu Bülteni”) dergisinde yayınlandı. Legum Doctor (LL.D.) unvanı ile ülkeye döndü.
Paris’te bulunduğu yıllardan itibaren siyasi faaliyetlerine başladı. Tanin, Servet-i Fünûn ve Hak gazetelerine yazılar yazdı.
Ticaret Mekteb-i Alisi’nde, Darülmuallimin-i Aliye ve Mekteb-i Sultani’de hukuk ve iktisat dersleri verdi.
1912 yılında Ahmet Ferit’in başkanlığında kurulan Millî Meşrutiyet Fırkası’nın kurucuları arasında yer aldı.
Sinop’a sürgün edildi ve buradan 1914 yılının başlarında bir grup arkadaşı ile birlikte bir tekne ile Rusya’ya kaçtı. Rusya’da iken Fransızca dersi vererek geçimini sağladı. Bir süre sonra 741 kişi ile birlikte Urallar’a sürüldü. 1915 yılında Rusya Sosyal-Demokrat İşçi Partisi (Bolşevik) üyesi oldu. Şubat Devrimi ile serbest kalan Suphi, Ekim Devrimi’nden sonra 1918 civarı Moskova’ya gitti. 19 Aralık 1918 tarihli Enternasyonalist Toplantı’ya Türkiye’yi temsil eden konuşmacı olarak katıldı. Sovyetlerde yaşayan Türk ve Müslüman komünist hareketler içinde yer aldı. 27 Mayıs 1920’de Bakü’ye gitti ve burada düzenlenen Birinci Doğu Halkları Kurultayı’nın başkanlık divanında yer aldı.
0-16 Eylül 1920 tarihleri arasında Bakü’de toplanan Türkiye İştirakiyun Teşkilatı Kongresinde Türkiye Komünist Partisi kurucuları arasında yer aldı. Komünist Parti kararı gereğince Kuvâ-yi Milliye ile birlikle kurtuluş savaşına katılmak üzere Türkiye’ye döndü.
Hukukçu ve Türkiye Komünist Partisinin ilk Merkez Komitesi Başkanı Mehmed Mustafa Subhi 28 Ocak 1921’de 14 yoldaşı ile birlikte Trabzon’dan Sovyetler’e geri gönderilmek için bindirildikleri teknede Kayıkçılar Kahyası Yahya Kahya tarafından öldürüldü.
Mustafa Suphi, Türkçenin yanı sıra Arapça, Fransızca ve Rusça bilmekteydi. Komünist Parti Manifestosu’nu Türkçeye çevirmek üzere başlasa da bu çeviriyi tamamlayamadı. Büyük Sovyet Ansiklopedisinde kendisine bir başlık ayrılmıştır. Özelikle komünist dönemde, Rusya, Kırım, Bakü ve başka yerlerde okul, sokak ve salonlara ismi verilmiştir.
Adına kurulan Mustafa Suphi Vakfı İstanbul’da faaliyet halindedir.