

Nelson Mandela, 1918 yılında, Güney Afrika’nın Doğu Cape eyaletinde küçük bir köyde doğmuştur. Dedesi Thembu aşiretinin kralı, babası ise kabile şefidir. Güney Afrika’da aşirette çağrıldığı takma adla “Madiba” diye bilinmektedir. Rolihlahla Dalibhunga adıyla doğmuş; öğretmeni kendisine, İngilizce “Nelson” ismini vermiştir. Annesi Hristiyan Metodist mezhebine bağlı olduğundan, Metodist yatılı okullarda okuduktan sonra Güney Afrika’da siyahların öğrenim görebildiği tek üniversitede hukuk eğitimi görmüştür. Öğrenimini tamamladıktan sonra ilk avukatlık bürosunu, ortağı Oliver Tambo ile beraber 1952 yılında Johannesburg’da açmıştır.
Nelson Mandela, ilk eşi Evelyn Mase ile 1944 yılında evlenmiş, üç çocuk sahibi olmuş ancak 1957 yılında boşanmıştır.
Güney Afrika Cumhuriyetinde 1950’li yıllara gelindiğinde ırk ayrımcılığı etkisini göstermeye başlamış, Nelson Mandela, Afrika Ulusal Kongresi’nde etkin rol almıştır. Militanca bir örgütlenmeyi savunan Mandela, defalarca tutuklanmış ve siyasi faaliyetlerde bulunması yasaklanmıştır.

Nelson Mandela, 1944 yılında Afrika Ulusal Kongresi’ne katılmış, 1956 yılında Vatana ihanetle suçlanmış, daha sonra suçlamalar düşürülmüştür.
Mandela, 1962 yılında tekrar gözaltına alınmış ve sabotajdan suçlu bulunmuş, beş yıl hapis cezasına çarptırılmış, 1964 yılına gelindiğinde ise ömür boyu hapis cezasına çarptırılmış, 28 yıl hapis yattıktan sonra 1990 yılında serbest bırakılmıştır.
Mandela, 1994 yılında Güney Afrika’nın ilk siyah cumhurbaşkanı seçilmiş ve 1999’da Cumhurbaşkanlığından kendi isteğiyle ayrılmıştır.

Nelson Mandela, görevden ayrıldıktan sonra Güney Afrika’nın en üst düzey elçisi olarak görev yapmış ve HIV/Aids’e karşı kampanyalarda yer almış, ülkesinin 2010 Dünya Futbol Kupası’na ev sahipliği hakkını kazanması için çaba harcamıştır. 2001 yılında prostat kanseri teşhisi konulmuş, hastalığına rağmen Kongo Demokratik Cumhuriyetinde, Burundi’de ve diğer Afrika ülkelerinde barış müzakerelerinde yer almıştır.
Mandela, 2004’te 85 yaşına bastığında ailesine ve dostlarına daha fazla zaman ayırabilmek için kamu yaşamından çekildiğini açıklamıştır.
“Eğer onları affetmezsek, kırgınlık ve intikam duyguları hep var olacaktır. Biz ise, geçmişi unutalım, şimdiye ve geleceğe bakalım ama geçmişte yaşanan acımasızlıkların da bir daha yaşanmasına asla izin vermeyelim diyoruz.”