Şikayetname – Selam verdim, rüşvet değildir deyü almadılar

Şikayetname, divan şairi Fuzuli tarafından yazılmıştır. Gerçek adı Mehmed b. Süleyman’dır. “Fuzûlî-i Bağdadî” veya “Mevlânâ Fuzûlî” olarak tanınmıştır. 

Fuzuli, Irak bölgesinde muhtemelen Kerbelâ’da, tahminen 1480’lerde doğmuş, 1556’da yine aynı bölgede ölmüştür. Kanuni`nin Bağdat`ı almasından sonra ona ithafen yazdığı kasidelerle ve imparatorluğun Bağdat Valisi olarak atadığı şahıslara ithaf ettiği şiirleriyle bilinmektedir. 

Fuzûlî, Şikayetname isimli şiirinde kendisine bağlanan maaşı vermeyen memurları şikâyet etmekte, devlet dairelerinde rüşvetin geldiği noktaya dikkat çekmektedir. Şikâyetnâme mecazlı ifadelerle Kanunî’yi hedef almaktadır. 

“Selam verdim, rüşvet değildir deyü almadılar” sözü Osmanlı İmparatorluğu’nun rüşvet ve yolsuzluk bataklığına sürüklenerek çöküş sürecinin başlangıcını simgelemesi bakımından önemlidir. 

 

 

Şikayetname – Selam verdim, rüşvet değildir deyü almadılar

Selâm verdim rüşvet değildir deyü almadılar. Hüküm gösterdim, faydasızdır diye iltifat etmediler. Gerçi görünürde itaat eder gibi davrandılar ama bütün sorduklarıma hal diliyle karşılık verdiler.

Dedim : – Ey arkadaşlar, bu ne yanlış iştir, bu ne yüz asıklığıdır?

Dediler: – Bizim adetimiz böyledir.

Dedim: – Benim riayetimi gerekli görmüşler ve bana tekaüt beratı vermişler ki ondan her zaman pay alam ve padişaha gönül rahatlığı ile dua kılam.

Dediler: – Ey zavallı! Sana zulüm etmişler ve gidip gelme sermayesi vermişler ki, daima faydasız mücadele edesin ve uğursuz yüzler görüp sert sözler işitesin.

Dedim: – Beratımın gereği niçin yerine gelmez?

Dediler: – Zevaittir, husulü mümkün olmaz.

Dedim: – Böyle evkaf zevaidsiz olur mu?

Dediler: – Asitanenin masraflarından artarsa bizden kalır mı?

Dedim: – Vakıf malın dilediği gibi kullanmak vebaldir.

Dediler: – Akçamız ile satın almışız, bize helaldir.

Dedim: – Hesaba alsalar bu tuttuğunuz yolun fesadı bulunur.

Dediler: – Bu hesap, kıyamette sorulur.

Dedim: – Dünyada dahi hesap olur, haberin işitmişiz.

Dediler: – Ondan dahi korkumuz yoktur, katipleri razı etmişiz.

Gördüm ki sualime cevaptan başka nesne vermezler ve bu berat ile hacetim kılmağın reva görmezler. Çaresiz mücadeleyi terk ettim ve mey’us ü mahrum guşe-i uzletime çekildim.

İlgili Konular

Daha Fazla

    Geçen Hafta Popüler

    İstiklal Mahkemesi Kararı: İskilipli Atıf Hoca

    İstiklal Mahkemesi Kararı: İskilipli Atıf Hoca İskilipli Atıf Hoca'nın Ankara...

    Misak-ı Milli Kararları

    Misak-ı Milli, Milli Misak, Milli Yemin ve Ulusal Ant...

    İran İslam Cumhuriyeti Anayasası

    İran İslam Cumhuriyeti Anayasası, 3 Aralık 1979 tarihinde yapılan...

    Öldürülen Hukukçular

    Öldürülen Hukukçular Cumhuriyet Savcısı Nihat Gerçek Tokat’ın Niksar ilçesinin Cumhuriyet Savcısı...

    Milletvekili Seçilme Yeterliliği

    Milletvekili Seçilme Yeterliliği için sahip olunması gereken şartlar Anayasa'nın...

    Popular Categories