Terörizm, devlet dışı veya devlet destekli aktörlerin siyasi, ideolojik ya da dinî amaçlarına ulaşmak için şiddet veya şiddet tehdidine başvurarak toplumda yaygın korku, güvensizlik ve dehşet yaratmayı hedefleyen bir strateji ve suç işleme tipidir. Sivil ve korumasız kişilerin hedef alınabildiği terör eylemlerinde şiddet, doğrudan mağdurlara zarar vermenin yanı sıra hükümetleri veya toplulukları etkilemek, kamuoyuna psikolojik bir mesaj iletmek ve belirli tavizler elde etmek amacıyla da kullanılmaktadır. Uluslararası hukukta terörizmin üzerinde uzlaşılmış tek ve kapsamlı bir tanımı bulunmamakla birlikte, terör eylemlerinin önlenmesi ve cezalandırılması amacıyla çok sayıda uluslararası sözleşme ve hukuki düzenleme kabul edilmiştir. Terörizm; uluslararası hukuk, insan hakları hukuku ve ceza hukuku başta olmak üzere çeşitli hukuk alanları çerçevesinde ele alınmaktadır. Türkiye’de terörün tanımı, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nda düzenlenmiştir. Kanunun 1. maddesine göre “Terör; cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasî, hukukî, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü suç teşkil eden eylemlerdir.”
Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.