USTA-ÇIRAK METODUYLA AVUKATLIK EĞİTİMİNDE ÖĞRENCİ STAJI/Avukat Fahrettin KAYHAN
Türkiye’de hukuk eğitimi, genellikle takrir metodu ya da klasik metot denilen yöntemle yapılır. Bu eğitim modelinde öğretim üyesi dersle ilgili teorik bilgileri, ders saati içinde öğrencilere aktarır. Öğretim üyesini merkeze alan bu öğretim sisteminde, öğrenci genel olarak pasif bir dinleyici konumundadır. Bu nedenle bu öğretim metodu eleştirilmektedir. Her ne kadar pratik çalışmalarla, öğrencinin hukuk normlarını somut olaya uygulama becerisi geliştirilmeye çalışılsa da öğrencinin “gerçek bir davanın” yargılamasıyla başından sonuna kadar teması olmamaktadır. Bu eksikliğin giderilmesi için 15-30 günlük adliye stajı, avukat yanında staj gibi öğrenci stajları düzenlense de istenen verim elde edilememektedir. Sık sık düzenlenen kurgusal duruşma etkinliklerinin, yargılama pratiğimizle hiç ilgisi yoktur.
Bir duruşma izleme etkinliği
Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde duruşma sıramı beklerken başlarında Prof. Dr. Hikmet Sami Türk olan 20 kadar öğrenci duruşma salonunun izleyici sıralarını doldurdu. Hâkim, mahkemenin işleyişi hakkında kısa bir konuşma yaptıktan sonra, davanın “sözlü yargılama” aşamasında olduğunu belirterek davacı vekiline söz verdi. Baro çalışmalarından yakın arkadaşım olan davacı vekili meslektaşımız yaklaşık yarım saatlik bir konuşma yaparak davasını anlattı. Davalı vekili de yine uzun bir konuşmayla onu yanıtladı. Ardından hâkim, kararını açıkladı. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 2011 yılından o tarihe kadar (ve bugüne kadar) böyle bir “sözlü yargılama” aşamasına tanık olmamıştım. Gerçek bir davada izleyici olan öğrencilere “gösteri amaçlı” gerçek görünümlü kurgusal bir duruşma izlettirilmişti. Aslında öğrenciler, ülkemizdeki yargılama gerçekliği konusunda kandırılmışlardı. Meslek hayatlarında muhtemelen bir daha böyle bir duruşmaya tanık olmayacaklardı.
Bizim önerdiğimiz usta-çırak metoduyla avukatlık eğitiminde eğitimin aşamaları; öğrenci stajı, avukatlık stajı, mentörlük ve sosyal ve mesleki dayanışma aşamalarından oluşmakta, aktif ve etkileşimli eğitim ömür boyu sürmektedir. Önerdiğimiz usta-çırak ilişkisi metodunda avukatlık eğitimi tercihen hukuk fakültesi birinci sınıfta öğrenci stajı ile başlar ve öğrencinin mezuniyetine kadar devam eder. Daha sonra avukatlık stajı aşaması gelir. Stajyerin avukatlık ruhsatını almasından sonra usta rolünü üstlenen avukat yaklaşık 5 yıl boyunca mentörlük yapar. Beş yılın sonunda ise sosyal ve mesleki dayanışma aşamasıyla ömür boyu sürer. Tüm bu süreçler, ülkemizdeki hukuk gerçekliğine dayanır.
Usta-çırak metoduyla avukatlık eğitimi, sosyal öğrenme teorisinin en temel unsurlarından biri model alma yöntemine dayanır. İnsanların bir davranışı sergilemek veya kendisinde öğrenme durumunun gerçekleşmesi için rol model olan başkaları tarafından nasıl yapıldığını görmeleri gerekmektedir. Model alınan kişiden neler öğrenilebileceği şu şekilde sıralanabilir:
-
- Hukuk mesleklerine özgü bilişsel beceri ve davranışlar öğrenilebilir.
- Öğrenilenleri güçlendirebilir veya söndürebilir. Modelin yaptığı davranışları ve sonuçlarını gözlemleyerek neyin yapılabileceğini ve neyin yapılmaması gerektiğini öğrenir.
- Model gözlemlenerek sosyal güç ve isteklendirme gerçekleştirilebilir.
- Model gözlemlenerek mesleki çevrenin ve nesnelerin nasıl kullanılacağı öğrenilebilir.
- Model alınan avukat gözlemlenerek avukat-müvekkil, avukat- hâkim, avukat- adli personel etkileşiminde duygusal tepkilerin nasıl ortaya konulacağı öğrenilebilir. Özellikle bu etkileşimlerdeki aktarım-karşı aktarımları tanıma ve bunları yönetme ve avukatlık rolünden kaynaklanan psikolojik çatışmalarla başa çıkma konusunda beceriler kazanabilir.
Bandura, insanların öğrendikleri birçok davranışı, diğer insanları gözlemleyerek ve onları model alarak öğrendiklerini ifade etmektedir. Bandura 3 değişik tür modelden söz etmektedir
Canlı Model: Belli bir davranışı ortaya koyan gerçek kişiyi ifade etmektedir. Avukat eğitiminde canlı model, büyük ölçüde usta avukat rolünü üstlenen hukukçudur.
Sembolik Model: Bir film, televizyon programı, kitap veya başka herhangi bir platformda sunulan bir karakter ya da kişiyi ifade etmektedir. Bu bağlamda bizim uyguladığımız yöntemde, adayın eğitimin başlangıcında hukukçu anı kitapları okumasını sağlayarak sembolik modellerden yararlanması amaçlanmaktadır.
Sözlü Direktifler: Davranışın nasıl gerçekleşeceği ile ilgili canlı ya da sembolik bir model olmadan, davranışı yönlendirici yapılan açıklamalardır.
Şu anda yazıhanemizde “öğrenci stajı” aşamasında biri dördüncü sınıf öğrencisi, diğeri üçüncü sınıf öğrencisi iki meslektaşımız bulunmaktadır. Stajyerlerimiz, ders programlarının elverdiği ölçüde en az haftada bir gün yazıhane çalışmasına ayırmaktalar. Öğrenci stajının hedefleri, hukuk mesleklerini gerçekçi olarak tanıtmak ve sevdirmek, eleştirel düşünce, hukuk metodolojisi, hukukî argümantasyon, retorik konularına beceri kazandırmak, hukuk pratiğine, adli yazışma usullerine aşinalık kazandırmak ve öğrenciyi mezuniyet sonrası avukatlık stajına hazırlamaktır.
Bu hedefler doğrultusunda bu yazının kaleme alındığı hafta yapılan etkinliklerin bir kısmı şöyle:
Eleştirel düşünce, Hukuki Argümantasyon ve Retorik Çalışması
Bu başlık altında stajyerlerimizin bir boşanma davası için yazdığı dilekçeleri eleştirel düşünce teknikleri, hukuki argümantasyon ve retorik yönünden inceleyip tartıştık. Boşanma davalarında avukat müvekkil etkileşiminin zorlukları konusunda paylaşım ve değerlendirmelerde bulunduk.
Dosya İnceleme ve Dava analizi
Stajyerlerimizle ünlü bir üniversitenin hukuk felsefesi ve sosyolojisi anabilim dalı araştırma görevliliği için yaptığı yazılı sınavın iptali talebiyle açılan davayı inceledik. İncelemeye sınav kâğıtları ve bilirkişi raporuyla başladık. Sınavda şu sorular sorulmuştu:
-
- Hukuku tanımlayınız ve açıklayınız.
- Yaşayan hukuku açıklayarak yaşayan hukuka ilişkin örnekler veriniz.
- İnsan Haklarının gelişimini göz önünde bulundurarak birinci, ikinci ve üçüncü kuşak hakları anlatınız. Gelecekte doğabilecek dördüncü kuşak hakların neler olabileceği hakkında bir tartışma yapınız.
Bu vesileyle stajyerlerimizle bu soruları, sorulara adaylar tarafından verilen cevapları, bilirkişi mütalaasını, ilk derece ve istinaf mahkemesi kararını tartışma imkânımız oldu, sınav soruları ve adayların cevapları bilirkişi mütalaası sayesinde bilgilerimizi yeniledik, bu dava sayesinde Türkiye’de akademik hayatın işleyişi ile ilgili de geniş bilgi sahibi olduk. Analiz için bu davanın seçilmesinin bir amacı da buydu.
Fıkıhtan Hukuka- Hukuk Fıkıh İlişkisi Üzerine
Stajyerimiz Merve Erbaş, Prof. Dr. Emir Kaya’nın “Fıkıhtan Hukuka” adlı eserini bizim için imzalatacak. Prof. Dr. Kemal Gözler’in “Hukuk-Fıkıh İlişkisi Üzerine” adlı eseriyle birlikte karşılaştırmalı olarak okumak üzere okuma listemize ekledik.
Farklı Ofis Deneyimi
Stajyerimiz Ekin Ozan Özşahin, daha önce 2004 yılında yazıhanemizde avukatlık stajı yapan Tokat Barosu üyesi Avukat Kenan Bostancı’yı ofisinde ziyaret ederek, avukatlık stajı, avukatlık mesleği, hukuk pratiği konularında sohbet etti.
Günün Sonunda
Günün sonunda bugünün anısına stajyerlerimize Önceki TBB Başkanı Avukat Vedat Ahsen Coşar üstadımızın Yetkin Yayınlarından çıkan “Hukuki Argümantasyon” adlı eseri ile Oğuz Benlioğlu’nun “Retorik” adlı eserini, daha sonra hep birlikte etüt etmek üzere, armağan ettik.
KAYNAK: Sosyal Öğrenme kuramı ile ilgili açıklamalar için: Korkmaz, İ. (2006). Sosyal Öğrenme Kuramı. Eğitim Psikolojisi: Gelişim-Öğrenme-Öğretim. (Ed. Binnur Yeşilyaprak). Pegem Akademi, s. 262.