Yargı Sisteminin Sorunları ve Çözüm Yolları, İstanbul Barosu Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi Komisyonu (HFSK) tarafından yürütülen ve sonuçları 7 Ocak 2023 tarihinde açıklanan kapsamlı bir saha araştırması raporudur.
Bence çok değerli bir çalışma olarak hukuk tarihine geçecek niteliktedir. Tebrik ve teşekkürlerimle saygılar sunarım.
Prof. Dr. Mustafa Tören Yücel
ÖNSÖZ – Av. Mehmet Durakoğlu
Türkiye, Cumhuriyetin yüzüncü yılını tamamlarken çok ciddi bir yargı bunalımı yaşıyor. Tarihinin ilk yüzyılında idealize edilmiş bir düzlemi elde edemeyen ülkemiz, şimdilerde bunu bir kriz noktasına kadar taşıyabilmiştir. Cumhuriyetin ikinci yüzyılına bu bunalımı taşımadan girmek mecburiyeti, öncelikli olarak yargı bileşenleri için temel bir sorunsal olarak yorumlanmalıdır. Bu düşüncenin başlangıç kıldığı yaklaşımla çıkılan yolda yapılması gerekenler, çarpıcı da olsa, şok edici de görülse öncelikle doğru bir tespitten geçmektedir. Bu belge öncelikle bu tespiti amaçlamıştır. Adaletten vazgeçmek olası bulunmadığına göre, onu yeniden elde edeceğimiz atmosfere ulaşmak için tespitle başladığımız süreci çözümle sonlandırmak zorundayız. Aslında sorun tam da burada galiba… Çözüm arayışındaki farklılıklar çıkışa ilişkin zorluğun göstergesi konumundadır. İstanbul Barosu olarak çıkışı sağlayacak yöntemin katılımcılıktan geçtiğini düşünerek çıktığımız yolda bazen çarpıcı, bazen şok edici, bazılarımıza göre yanlış, kimilerine göre temel doğru olan tespitleri bir araya toplamayı amaçladık. Bu amaçla bir yandan makale ile görüş oluştururken, onu daha da yaygınlaştıran bir yöntemle, anketle alternatif bir katılım mekanizması daha oluşturduk. Şimdi elimizde “söylenmedik sözün kalmadığı” bir çalışma var. Buradan yürüyebiliriz. İstanbul Barosu Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi Komisyonuna bu çalışması nedeniyle teşekkür ederim. Geleceğin biçimlendirilmesinde onu hak sahibi kılacak bir çalışmayı sundular. Emeklerine sağlık.
İstanbul Barosu Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi Komisyonu’nun (HFSK) adalet arayışına katkı sunmak üzere düzenlemiş olduğu makale yarışmasına katılan 180 makale ve anket çalışmasına katkıda bulunan 1.009 kişinin yaklaşık 10.000 sayfalık görüşleri çerçevesinde Yargı Sistemi ile ilgili sorunlar tespit edilmiş ve çözüm önerileri özetlenerek raporlanmıştır.
Makale yazarları ve anket katılımcılarının büyük çoğunluğunun hemfikir olduğu sorunlar ve gerçekleştirilmesini zorunlu gördüğü çözüm önerileri raporun sonuç kısmına dercedilmiştir.
Yargı Sisteminin Sorunları ve Çözüm Yolları Raporu Özet ve Sonuç Bölümü
1) Yargının bağımsız ve tarafsız olmadığı konusunda fikir birliği bulunmaktadır. Yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı derhal sağlanmalıdır. Yargı personelinin tarafsızlığı ve bağımsızlığı sadece şekli değil maddi anlamda da garanti altına alınmalıdır.
2) Bağımsızlık ve tarafsızlığın ön koşullarından biri olan hâkimlik teminatı yasal güvence altına alınmalıdır.
3) Hâkim ve savcıların atama-terfi ve disiplin işlemleri için objektif kriterler konulmalıdır. Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun tüm kararlarına karşı yargı yolu açık olmalıdır.
4) Yargının bağımsız bütçesi olmalı; dava harçları, gelir ve gider kalemlerinin tüm tasarrufu yargı kurumlarına bırakılmalıdır.
5) AİHM ve AYM kararlarına açıkça uymayan hâkim ve savcılara cezai ve mali yaptırım getirilmelidir.
6) “Yargı Sistemine Güvensizlik” en önemli sorunlardan biri olarak tespit edilmiştir.
7) Liyakatsizlik yargı sistemi içinde ciddi bir sorun olarak ortaya çıkmıştır. Bu problem yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı ile doğrudan ilişkilidir ve hukuki güvenlik ilkesine ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Yargı mensupları liyakatli olma konusunda tüm toplumsal sınıflardan daha hassas olmak zorundadır.
8) Kayırmacılık ve nepotizmin toplumun sadece belli bir kesimiyle ilişkili olmadığı sosyolojik bir gerçekliktir.
9) Torba yasa uygulamalarına son verilmeli ve kanunların sık sık değiştirilmesi önlenmelidir. Yeni kanun çıkarılırken ya da kanunlarda değişiklik yapılırken yasa ve yönetmeliklerle belirlenen standartlara uyulmalıdır.
10) Yargısal süreçlerin uzaması adalete erişimi geciktirmektedir. Yargı sisteminin temel problemlerinden olan iş yükü sorunu personel, fiziki ve teknik eksiklikler giderilmek suretiyle acilen çözülmelidir. İş yükü fazlalığının temel nedenlerinden biri olan adli tatil uygulamasında değişikliğe gidilmelidir.
11) Vatandaşların adalete erişim sorunları çözülmeli, ilköğretimden başlayarak vatandaşlık hakları ve anayasal güvenceler öğretilmelidir.
12) Hukuk fakültelerindeki eğitimin kalitesi arttırılmalı ve bilimsel standartlara sahip olmayan fakülteler derhal kapatılmalıdır. Hukuk fakültelerine ait binalar gecekondu ve plaza görünümlü olmaktan çıkarılıp gerçek bir üniversite kampüsüne çevrilmelidir.
13) Avukat, hâkim ve savcıların staj dönemindeki eğitimlerinin niteliği yükseltilmeli, tüm adli personelin sürekli meslek içi eğitime tabi tutulması ve kamu hizmet etiği standartlarına uygun davranmaları sağlanmalıdır.
14) Hâkim ve savcılar aynı örgütsel yapı içinde bulunmamalı ve duruşmalar dışında aynı binada çalışmamalıdır. Hâkimler ve savcılar kurulu iki ayrı birim olarak örgütlenmelidir. Duruşma düzeni avukat ve savcıların eşit konumda olacakları şekilde yeniden dizayn edilmelidir.
15) Toplumsal cinsiyet eşitliği ilkelerine uygun olarak kadın hâkim ve savcı sayısının artırılması gerekmektedir.
16) Doğal hâkim ilkesine aykırı bir şekilde işleyen Sulh Ceza Hâkimlikleri derhal kaldırılmalıdır.
17) Hâkimlik ve savcılık mülakat sınavı kaldırılmalı ya da objektif ve şeffaf bir sisteme geçilmelidir.
18) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki ücretler güncel koşullara uygun bir hale getirilmeli, bu tarifeye uyulup uyulmadığı barolar tarafından sıkı şekilde denetlenmeli ve ihlal durumunda cezai müeyyideler uygulanmalıdır.
19) Avukatlık sınavı derhal uygulanmalıdır.
20) Avukat stajyerleri ile hâkim-savcı stajyerlerinin aynı ekonomik koşullara sahip olması sağlanmalıdır.
21) İhtisas mahkemeleri yaygınlaştırılmalı, hâkim ve savcıların uzmanlaşması sağlanmalı, hemen her dosyanın bilirkişiye gönderilmesi uygulaması terk edilmelidir.
22) Devletin güvenlik mekanizması dışında, yargının emrinde, bağımsız ve adliye ortamında çalışabilir adli kolluk teşkilatı derhal kurulmalıdır.
23) Arabuluculuk ve uzlaştırma sistemi amacına ve etik ilkelere uygun biçimde yapılandırılmalıdır.
24) Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP), Adalet Bakanlığı bünyesinden çıkartılmalı, sistemin işletimi ve denetimi hâkim, savcı ve avukatlardan oluşan bir kurula bırakılmalıdır. Kamu kurumlarının tüm veri tabanları UYAP ile entegre edilmeli ve sistem güvenilirliği artırılarak belli kurallar çerçevesinde avukatların erişimine sunulmalıdır. UYAP Sistemi hatasız ve defosuz bir hale getirilmeli, avukatların değişik iş ve savcılık dosyalarına sınırsız erişimi sağlanmalıdır.
25) Mahkeme ve icra dosyaları belirli bir standarda göre düzenlenmeli ve ilgililerin kolayca ulaşabilmesi sağlanmalıdır.
26) Adliyelerin, infaz kurumlarının ve kolluk birimlerinin mekânsal düzenlemeleri insani koşullara uygun hale getirilmelidir.
27)Barolar, Türkiye Barolar Birliği, Adalet Akademisi ve Hukuk Fakülteleri arasındaki iş birliği artırılmalıdır.
28) Tüm davalarda avukatla temsil zorunluluğu getirilmeli ve adli yardım müessesesinin kapsamı genişletilmelidir.
29) Avukatlar için mesleki sorumluluk sigortası zorunlu hale getirilmelidir.
30) Kamu görevlilerinin hukuka uygun olmayan fiil ve davranışları cezasız bırakılmamalıdır.
31) Dezavantajlı grupları tam anlamıyla koruyacak tedbirler ivedilikle alınmalıdır.
32) Hâkimlerin duruşmalardaki keyfi davranışlarına, savunma kısıtlamalarına ve keyfi tutuklamalara son verecek düzenlemeler yapılmalıdır. Duruşmaların belirlenen zamanda başlamaması sorunu bir an evvel çözülmelidir.
[box type=”shadow” align=”” class=”” width=””]
HERKES İÇİN ADALET
Makale yarışmasının amacı; Adil ve demokratik bir yargı sisteminin inşası ve sürdürülebilir kılınması için birey, toplum ve kamuoyu nezdinde duyarlılık ve farkındalık yaratmak; yargıç ve savcılar, avukatlar, akademisyenler, hukuk öğrencileri, adliye personeli ve diğer katılımcıların özellik geliştiren yargısal sorunları teşhis ve tanıma yönündeki istek ve çabalarını canlı tutmak, belirlenen sorunlarla etkin ve verimli bir mücadele için gerekli yöntem, araç ve ajandayı oluşturmalarını teşvik etmek; idari tedbir veya davranış kurallarının değiştirilmesi yoluyla çözülebilecek sorunlar ile mevzuat değişikliği gerektiren çözüm önerilerini ayrı ayrı belirlemek, tasnif etmek ve derlemek; belirlenen sorunları; üniversiteler, hukuk fakülteleri, barolar, Türkiye Barolar Birliği, Adalet Bakanlığı, hukuk örgütleri ve diğer paydaşlarla müzakere ederek, her birinin sorunun aşılması için verebileceği katkıyı tartışmaya açmak ve adli politikalara demokratik bir katkı sunmaktır
.[/box]