Süleyman’ın Yargısı

Kral Davut’un oğlu olan Süleyman (MÖ 970?–931?), Yahudi, Hristiyan ve İslam geleneklerinde adalet, hikmet ve basiret sahibi hükümdarın sembolü olarak kabul edilmektedir. Onun adıyla özdeşleşen “Süleyman’ın Adaleti”, yalnızca doğru hüküm vermeyi değil, aynı zamanda delillerin yetersiz kaldığı durumlarda insan psikolojisini ve vicdanı dikkate alarak gerçeğe ulaşabilme yeteneğini de ifade etmektedir. Bu nedenle hukuk tarihinde, hâkimin yalnızca kanun metnine bağlı kalmayıp olayın özünü kavraması gerektiğini gösteren en meşhur örneklerden biri olarak değerlendirilmektedir.

Bununla birlikte Kral Süleyman’a ait olduğu kesinleşmiş herhangi bir kanun kitabı, yasa metni veya hukuk kodu bulunmamaktadır.

Antik Çağ’da, Eski İsrail Monarşi Döneminde yaşayan Süleyman, Tanah’ta (Eski Ahit), büyük bir bilge hükümdar olarak tasvir edilmektedir. Kilise ise sonraki dönemlerde onu adil kralın örneği olarak kabul etmiş ve bütün Hristiyan hükümdarların kendisini örnek almasını tavsiye etmiştir.  İslam geleneğinde Hz. Süleyman, yalnızca bir hükümdar değil aynı zamanda Allah’ın vahiy verdiği bir peygamberdir. Kur’an-ı Kerim’de kendisine ilim, hikmet ve doğru hüküm verme yeteneği verildiği belirtilmektedir.

Tevrat’ta meşhur “iki annenin bir çocuk üzerindeki uyuşmazlığı” olayı ayrıntılı biçimde yer alırken (I. Krallar 3:16-28), Kur’an-ı Kerim’de bu kıssa bulunmamaktadır. Buna karşılık Kur’an, Hz. Süleyman’ın adaletini ve isabetli hüküm verme yeteneğini farklı olaylar üzerinden öne çıkarmaktadır.

Süleyman’ın Hükmü  (I. Krallar 3:16-28)

Anlatıya göre, yeni doğmuş bir bebeğin annesi olduğunu iddia eden iki kadın, iddialarını kanıtlayabilecek hiçbir delile sahip değildir. Bunun üzerine Kral Süleyman, çocuğun ikiye bölünmesini ve her iki kadına birer yarısının verilmesini emreder. Kadınlardan biri bu çözümü kabul ederken, diğeri çocuğun öldürülmesini önlemek için hakkından vazgeçmeyi tercih eder. Süleyman da büyük bir bilgelikle, çocuğun gerçek annesinin onu yaşatmak uğruna kendi talebinden vazgeçmeyi göze alan kadın olduğuna hükmeder.

Hukuk Tarihindeki Etkisi 

“Süleyman’ın Adaleti” anlatısı, Orta Çağ’dan itibaren Avrupa’da hâkimlerin ve hükümdarların en önemli meşruiyet sembollerinden biri hâline gelmiştir. Mahkeme salonlarını, belediye binalarını ve adalet saraylarını süsleyen çok sayıda resim, fresk ve heykelde bu sahne tasvir edilmiştir. Böylece Hz. Süleyman, yalnızca dinî bir şahsiyet değil, aynı zamanda adil yargılamanın, tarafsızlığın, hikmetli muhakemenin ve hukukun üstünlüğünün evrensel simgelerinden biri olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle “Süleyman’ın Adaleti” ifadesi günümüzde de isabetli, hakkaniyetli ve bilgece verilmiş yargı kararları için kullanılan evrensel bir hukuk metaforudur.

 


Hukuk Ansiklopedisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

İlgili Konular

Daha Fazla

    Yeni

    Namus Adına Kadınlara Karşı İşlenen Suçların Ortadan Kaldırılmasına Yönelik Çalışma

    Namus Adına Kadınlara Karşı İşlenen Suçların Ortadan Kaldırılmasına Yönelik Çalışma hakkındaki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 57/179 No’lu Kararı 18 Aralık 2002 tarihinde kabul edilmiştir. (Resolution (57/179) adopted by United Nations General Assembly, Working towards the Elimination of Crimes against Women Committed in the Name of Honour) Karar, Türkiye'de Namus Cinayeti ya da Töre Cinayeti olarak bilinen suçlara ilişkindir.

    İklim Değişikliği Mainau Deklarasyonu – 2015

    İklim Değişikliği Mainau Deklarasyonu, 3 Temmuz 2015 tarihinde, 65....

    Elektrikli Sandalye İle İdam

    Elektrikli sandalye ile idam yöntemi, asma cezasına alternatif olarak...

    23 Ağustos – Hukuk Takvimi

    23 Ağustos - Hukuk Takvimi 1305 İskoç şövalye William Wallace, İngiltere...

    24 Ağustos – Hukuk Takvimi

    24 Ağustos - Hukuk Takvimi  1349 Mainz’da 6000 yahudi, veba’dan sorumlu...

    Sacco-Vanzetti Davası

    Sacco-Vanzetti Davası, İtalyan göçmeni anarşist işçiler Nicola Sacco ile...

    Lozan Barış Antlaşması

    Lozan Barış Antlaşması (Traile de Paix-Lozan), 24 Temmuz 1923...

    Prof. Dr. Zahit İmre

    Prof. Dr. Zahit İmre (23 Ağustos 1918 – 8...

    Eleftherios Venizelos

    Eleftherios Venizelos (23 Ağustos 1864 – 18 Mart 1936) Erken...

    Aziz Bartholomew Günü Katliamı

    Aziz Bartholomew Günü Katliamı, 23 Ağustos’u 24 Ağustos 1572’ye...