İşçi hakları, işçi ile işveren arasındaki hiyerarşik ve ekonomik ilişkiyi düzenleyen, çalışanların sömürülmesini önlemek amacıyla yürürlüğe konulmuş ve uluslararası düzeyde insan hakları kapsamına dahil edilmiş yasal güvenceler bütünüdür. Tarihsel gelişimi Sanayi Devrimi ve 19. yüzyıldaki toplumsal hareketlere (özellikle Karl Marx ve Friedrich Engels’in tezlerine) dayanan bu haklar, küresel ölçekte BirleşJmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi (Madde 23) ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) sözleşmeleriyle normatif bir yapıya kavuşturulmuştur. Ulusal hukukta temelini Anayasa’dan alan bu kavram; emeğin karşılığı olan adil ücret hakkı, çalışma sürelerinin sınırlandırılması (haftalık azami 45 saat), dinlenme ve ücretli izin hakları, işverenin gözetme borcu kapsamında olan iş sağlığı ve güvenliği, sendika kurma veya sendikaya üye olma gibi kolektif haklar ile iş ilişkisinin sona ermesi durumunda devreye giren tazminat güvencelerini (kıdem ve ihbar tazminatı) ihtiva eder. Türkiye’deki yasal mevzuatın omurgasını ise 4857 sayılı İş Kanunu, Borçlar Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanunu oluşturmaktadır.
Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.