Anayasa’nın tastamam uygulanması için ilk 30 adım

 

Yargı kararları yerine getirilmiyor, Anayasa’nın açık hükümleri göz ardı ediliyor. İşte 30 maddede, derhal hayata geçirilmesi gereken bazı karar ve normlar…

“Terörsüz Türkiye” adı verilen süreç kapsamında kurulan ve adı “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu” olarak duyurulan komisyon, çalışmalarına başladı. Tutanaklara göre Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Cumhur İttifakı’nın “yeni anayasa” yönündeki isteğine mesafeli yaklaşıyor ve komisyonun bu doğrultuda adım atmasına karşı çıkıyor. Parti, önceliğin Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İHAM) kararlarının uygulanmasına verilmesi gerektiğini vurguluyor.

Bu tartışma yeni değil. 1960’larda, Türkiye İşçi Partisi’nin (bugünkü TİP değil, tarihsel TİP) genel başkanı Mehmet Ali Aybar, “önce mevcut Anayasa’yı tastamam uygulansın” diyerek anayasa değişikliği çağrılarına şerh düşerdi. Aybar’a göre, 1961 Anayasası tam olarak işletilse Türkiye daha demokratik ve sosyal bir ülke olabilirdi.

Aradan on yıllar geçti, Anayasa hâlâ tastamam uygulanmış değil. Bugünse tablo daha ağır: Yargı kararları yerine getirilmiyor, Anayasa’nın açık hükümleri göz ardı ediliyor. Üstelik bu durum, temel hak ve özgürlüklerden sosyoekonomik düzenlemelere kadar uzanıyor.

Bir anayasa hukukçusu olarak, derhal hayata geçirilmesi gereken bazı karar ve normlara dikkat çekmek istiyorum. Liste uzun, listemde yaklaşık 100 madde var. Her biri için de bir yargı kararı referansım var.

Burada en acil gördüğüm 30 tanesini (bu bir gazete yazısı olduğu için bunların dayanağı olan kararları ve normları yazmadan) fikir vermesi için paylaşıyorum:

1-) AYM’nin siyasilerin keyfî tutuklulukları konusunda sayısız kararı var. AYM özetle,  seçimle iş başına gelen makamlarda tutukluluğun diğer kişilere nazaran çok çok ayrıksı hâllerde söz konusu olabileceğini söylüyor. Öte yandan makul bir üçüncü kişinin tutuklamayı haklı göremeyeceği tüm hâllerde (örneğin Fatih Altaylı vakası tipik örnektir) özgürlüğün esas kılınması gerektiğini vurguluyor. Hâl böyleyken başta Ekrem İmamoğlu olmak üzere milyonlarca kişinin oyuyla iş başına gelmiş ve kaçma şüphesi bulunmayan siyasilerin tutuksuz yargılanması sağlanmalıdır. Tüm keyfî tutukluluklar sonlanmalıdır.

2-) Belediye Kanunu’ndaki yerel yönetimlere keyfî biçimde kayyım atanmasına olanak tanıyan hükümler kaldırılmalıdır.

3-) AYM’nin ve İHAM’ın kararları gereği olarak Can AtalaySelahattin DemirtaşOsman Kavala derhal serbest bırakılmalıdır. (Gazeteci Can Dündar açısından da AYM’nin kararının dolaylı olarak yok sayıldığını kaydetmek isterim.)

4-) AYM ve İHAM kararlarını icra etmeyen kişiler hakkında ceza sorumluluğu için soruşturma başlatılmalı, bu kararlara uymama fiili için yüksek bir olumsuz sicil puanı ve sert disiplin cezası getirilmelidir.

5-) AYM ve İHAM kararlarının objektif etkisi netleştirilmeli, tüm yargılama ve soruşturmaların yeniden canlanma koşulları (buna 15 Temmuz yargılamaları dahil) ayrıntılandırılmalıdır.

6-) AYM’nin iptal ettiği kanunların aynen çıkarılması hâlinde, hızlandırılmış bir iptal kararı verilmesinin önü açılmalıdır.

7-) Yaşam hakkı ve işkence yasağı bağlamında etkili soruşturma yapılmadığı saptanan tüm vakalarda zamanaşımı engeli kaldırılmalıdır.

😎 Hâkim ve savcılara coğrafi teminat sağlanmalıdır.

9-) Özerkleştirilmiş bir adli kolluk birimi oluşturulmalıdır.

10-) Hâkim ve savcılık mesleğine girişte mülakatların kameraya alınması sağlanmalı; üst kademe atamalarının ön prosedürü netleştirilip bu süreçler keyfîlikten çıkarılarak şeffaflaştırılmalıdır.

11-) Savcıların, siyasi yönlendirmelerden ve özellikle “delilleri değerlendirme ve suçu niteleme yetkisi” konusunda Cumhuriyet başsavcısının denetiminden arınması ve bağımsızlığı sağlanmalıdır.

12-) İHAM ve AYM’nin verdiği ihlal kararlarının niceliksel ve niteliksel ağırlığını oluşturan Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin bağımsız biçimde oluşturulması konusunda özel bir tedbir öngörülmeli; sulh ceza hâkimlikleri güdülenmemiş ve müdahalesiz bir usulle yeniden atanmalıdır.

13-) İstinaf yargılamalarında duruşma açılması için gereklilikler netleştirilmeli ve bu husus keyfî olmaktan çıkarılmalı; idari yargıda, başta tanık dinleme olmak üzere silahların eşitliğini sağlayacak diğer güvenceler temin edilmelidir.

14-) Duruşmalarda savcı ve avukatların eş düzeyde oturmalarını ve avukat-müvekkil mahremiyetine saygıyı temin eden bir tasarım sağlanmalıdır.

15-) Kadınların evlenmeden önceki soyadlarını kullanması önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.

Yazını devamını T’24 web sitesinden okuyabilirsiniz 

İlginizi Çekebilir

Popüler Kategoriler