Fort Jackson Antlaşması (Treaty of Fort Jackson), 9 Ağustos 1814’te Amerika Birleşik Devletleri ile Kuzey Amerika’nın güneydoğusunda yaşayan yerli bir halk olan Creek (Krik) Ulusu arasında imzalanan ve Horseshoe Bend Muharebesi’nin ardından Creek halkının yaklaşık 22–23 milyon akre (89.000–93.000 km²) toprağının ABD’ye devredilmesini öngören antlaşmadır. Antlaşmanın ABD tarafındaki en önemli aktörü, Horseshoe Bend Muharebesi’nde ABD kuvvetlerine komuta eden ve antlaşma görüşmelerinde ABD’yi temsil eden Andrew Jackson‘dır. Antlaşma, Jackson’ın adına verilen Fort Jackson’da imzalandığı için bu adla anılmaktadır.
Savaş masraflarının karşılanması gerekçesiyle yapılan toprak devri, günümüzde Alabama’nın merkez ve güney kesimleri ile Georgia’nın güneyindeki bazı bölgeleri kapsıyordu. Antlaşma ayrıca ABD’ye Creek topraklarında askeri karakollar ve ticaret noktaları kurma, yollar açma ve nehir ulaşımından yararlanma gibi haklar tanıdı. ABD, antlaşma şartlarını Creek Ulusu’na kabul ettirirken savaş sırasında ABD safında yer alan bazı Krik gruplarının topraklarının da devredilmesini öngördü. Fort Jackson Antlaşması, yerli halkların toprak ve mülkiyet hakları, savaş sonrası toprak devri ve ABD’nin güneydoğuya doğru genişlemesi açısından önemli bir hukuk tarihi belgesidir.
Antlaşmanın Sonuçları
Antlaşma, Creeklerin İngilizler ve İspanyollarla ilişkilerini kesmesini ve ABD tarafından lisanslanmamış kişi ve tüccarlarla temasını durdurmasını da şart koşuyordu. Toprak devri yalnızca savaş masraflarının karşılanmasına değil, Creekleri diğer yerli topluluklarından, Florida’daki Kızıl Sopalılar’dan, İspanyollardan ve İngilizlerden ayırmaya da hizmet ediyordu.
Antlaşmayla başlayan geniş çaplı toprak kaybı, sonraki yıllarda uygulanan yerli halkların zorunlu yer değiştirme politikalarının ve 1830 tarihli Indian Removal Act‘in ardından Kriklerin önemli bir bölümünün anayurtlarından çıkarılarak Oklahoma’ya gönderilmesine uzanan sürecin önemli aşamalarından biri oldu.
Antlaşmanın imza tarihi olan 9 Ağustos, Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen Uluslararası Dünya Yerli Halkları Günü (International Day of the World’s Indigenous Peoples) ile aynı güne denk gelmektedir.