Yargıç, yazar ve düşünür Hilmi Şeker, 1988 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Kısa bir süre avukatlık yaptı.
Hukuk pratiğinde ilk deneyimlerini avukatlıkta kazandıktan sonra yargıçlık kariyerine başladı. İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi Hakimliği ve İcra Hukuk Mahkemesi hakimliğinin ardından İstanbul Bölge Adliye (İstinaf) Mahkemesi Başkanlığına atandı.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi başkanı iken 2018 yılında Bakırköy İcra Mahkemesi Hakimliğinde ve ardından da Asliye Hukuk Mahkemesi hakimliğinde görevlendirildi.
İcra Hukuku ve Usul Hukuku alnında uzmanlaştı. Hukuk felsefesi, hukuk tarihi, hukuk mantığı, hukuk sosyolojisi, usul hukuku, yargılama tarihi ve hukukta gerekçe üzerine çok sayıda makale yazdı.
Makaleleri, Güncel Hukuk, Birikim, Yeni Yaklaşımlar, Hukuk Ansiklopedisi, HukukiHaber, HukukiNet, TürkHukukiSitesi, İstanbul Barosu Dergisi, Ankara Barosu Dergisi, İstanbul Barosu Bülteni, Türkiye Barolar Birliği Dergisi, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, HukukPolitik, AdaletBiz, Legal Hukuk Dergsi gibi dergi ve internet arşivlerinde yayımlandı.
Başta, Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi Arkivi kolokyumlarında olmak üzere barolarda, adliyelerde ve üniversitelerde çok sayıda konferans, panel ve sempozyumda bilimsel tebliğler sundu. Çeşitli gazete ve dergilerde çok sayıda röportajı çıktı.
En kapsamlı röportaj 2019 yılında “Hilmi Şeker ile Hukukta Gerekçe ve Süreç Adaleti Röportajı” adıyla Aristo Yayınları tarafından basıldı.
İstanbul Barosu tarafından 2022 yılında düzenlenen Yargı Sisteminin Sorunları ve Çözüm Yolları çalışmasında jüri üyeliği yaptı.
Hilmi Şeker, İstanbul Bakırköy hakimliği yapmakta iken 2026 yılı başında Sakarya Adliyesine hicret etti.
Basılı Eserleri
2010 yılında yazdığı 1594 sayfalık ‘Esbab-ı Mucibe’den Retoriğe Hukukta Gerekçe’ isimli kitabı hukuk camiasında büyük ses getirdi. Kitap, hukukta gerekçe oluşturma süreçlerini ayrıntılı bir şekilde ele aldı ve bu konuda ardıllarına ilham kaynağı oldu. Şeker’in bu ilk basılı eserine 2011 yılında Türk Ceza Hukuku Derneği tarafından Sulhi Dönmezer Ödülü verildi, ayrıca ABD Kongre Kütüphanesi ve Harvard Üniversitesi Kütüphanesinde seçkin eserler arasına girdi.
İkinci kitabı olan ““Medeni Hak ve Yükümlülüklere İlişkin DavalardaSüreç Adaleti(Usul Hukuku ve İstinaf Yorumu) Mart 2018’de Beta’dan yayımlandı.
2018’de “Roboski Davası(Mehmet Encü ve Diğerleri Başvurusu) başlıklı eseri 2018’de Tahir Elçi Vakfı Yayınları tarafından okuyucu ile buluşturuldu.
“Esbab–ı Mucibe’den Retoriğe Hukukta Gerekçe” Yeditepe Üniversitesi Yayınları tarafından 2020 yılında yeniden basıldı.
Hilmi Şeker, İstanbul Bakırköy Adliyesinde görev yapmakta iken 2026 yılı başında Sakarya Adliyesine hicret etti.

Şeker, Hukuk ve felsefeyi bir araya getirerek, hukuk tarihi, hukuk felsefesi, hukuk sosyolojisi, usul hukuku ve hukukta gerekçe üzerine düşünen, yorumlayan ve yazılı eserleri ile gelecek kuşaklara hafıza aktarımı yapan bir yargıç ve önemli bir hukuk insanıdır. Şeker, sadece hukuk pratiğiyle ilgilenmemiş, hukuk ve felsefe arasındaki ilişkiyi sürekli vurgulamış, hukukun teorik temellerini derinlemesine keşfetme serüvenini kitaplarına yansıtmıştır. Öte yandan Şeker, Türkiye’nin son 20-30 yılına damga vuran en önemli davalarına ve hukuk gündemlerine ilişkin görüşlerini en cesur bir jargon ile yazmaktan çekinmemiştir.
Hukukta Gerekçe ve Süreç Adaleti
Hilmi Şeker’in 2010 yılında yazdığı 1594 sayfalık ‘Esbab-ı Mucibe’den Retoriğe Hukukta Gerekçe’ isimli kitabı hukuk camiasında büyük ses getirmiş, kitap ve konusu üzerine birçok toplantı ve konferans tertip edilmiştir. Kitap, hukukta gerekçe oluşturma süreçlerini ayrıntılı bir şekilde ele almış, bu konuda başkaca çalışmalara ilham kaynağı olmuştur.


MAKALE : Sır, Yargı, Devlet, Demokrasi
MAKALE : İbralaşmayı Yok Sayan Etik İlişki/yozlaşan Gerekçe
Makale Özeti
Çalışma, Yargılamayı kendi bağlamında öznel gerçeğini arayan etik bir ilişki olarak telakki eder. Gerekçeyi ise bu ilişkiyi kendine has, söylem söz ve kurallarıyla formüle eden, doğası gereği kürsünün birey toplum ve kamuyla ibralaşmasına özgülenen, salon kapılarını, dosyaların kapaklarını aralayarak yargının demokratikleşmesini, kürsünün insani değerlere sadakatini, hükmün kalıcı barışa hizmet sunmasını sağlayan bir rol, işlev olarak algılar. Etik bir misyon olarak gerekçenin ard alanını, onu var eden nedenceleri, misyon hedefleriyle, ideallerini tarihi serüveni, tarihi yolculuğunda karşılaştığı engelleri onları aşma biçimi, dış alemle kurduğu ilişki ve iç dinamiklerinden aldığı destekle geliştirdiği özelliklere odaklanır. Bunu, karınca kararınca saptamaya, makalenin ömrü ve olanaklarıyla sınırlı olarak paylaşmaya çabalar. Sınırların berisindeki anlayışa eleştirel gözle görür. Kapıları üzerine kapayan gerekçe anlayışının, içe dönük dünyası; gerekçeyi etik işlevinden uzaklaştırması, demokratik yanını unutması, bilgi kaynağını yitirmesiyle yaşadığı darboğazla etkilerini anlamaya çalışır. Son olarak da olup bitenleri çözümlemeye, oluşan gerekçe sendrom ve krizinin aşılması için yapılması gerekenler, alınması zorunlu önlemler üzerine odaklanır. Önerilerde bulunur.

Röportajlar :
http://www.hukukihaber.net/mesleki-hukuk/av-prof-dr-faruk-erem-100-yasinda-h32272.html
Usul Sorunlarının 2014 Özçekimi
Hukuku hep kendine yontanlar okusun!
Hilmi Şeker ile Hukukta Gerekçe ve Süreç Adaleti Röportajı-Kitap


