Scopes Davası veya Scopes Maymun Davası (Scopes Monkey Trial), 1925 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Tennessee eyaletinde, devlet okullarında insanın evrimine ilişkin teorilerin öğretilmesini yasaklayan Butler Yasası’nın uygulanması nedeniyle görülen ve bilim ile din arasındaki tartışmaların sembollerinden biri hâline gelen davadır.
Tennessee Eyalet Kongresi tarafından kabul edilen ve Mart 1925’te eyalet valisinin onayıyla yürürlüğe giren Butler Yasası, devlet tarafından finanse edilen okullarda ve üniversitelerde, İncil’de anlatılan insanın ilahi yaratılışını reddeden ve bunun yerine insanın daha aşağı bir hayvan türünden türediğini savunan teorilerin öğretilmesini yasaklamıştır. Yasaya aykırı davranan öğretmenler hakkında para cezası öngörülmüştür.
Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU), yasanın anayasaya uygunluğunu mahkemeler önünde tartışmaya açmak amacıyla bir deneme davası oluşturmak istemiş ve yasayı ihlal ettiği gerekçesiyle yargılanmayı göze alacak bir öğretmen aramıştır. Dayton kentinde yaşayan 24 yaşındaki fen bilgisi öğretmeni John T. Scopes, derslerinde evrim teorisinden söz ettiğini kabul ederek bu davada sanık olmayı kabul etmiştir. Scopes’ın evrim konusunu gerçekten ne ölçüde anlattığı kesin olmamakla birlikte, öğrencilerin bu yönde ifade vermesi üzerine hakkında dava açılmıştır.
Scopes hakkında dava açılması, kısa sürede ülke çapında büyük bir tartışmaya dönüşmüştür. Büyük jüri önünde ifade veren üç öğrenci, Scopes’ın derslerinde evrimden söz ettiğini belirtmiştir. Bu öğrencilerden biri mahkeme binasından çıkarken gazetecilere, “Aslında evrim teorisinin çoğuna inanıyorum ama bu maymun işine inanmıyorum.” demiştir. Bu ifade, davanın kamuoyunda “Scopes Maymun Davası” olarak adlandırılmasına katkıda bulunmuştur.
Butler Yasası, şempanzelerin, gorillerin ve diğer hayvanların evriminin öğretilmesini yasaklamamış; yasağın konusu, insanın da diğer canlılar gibi evrim geçirdiği görüşü olmuştur. Böylece Darwin’in evrim teorisinde yer alan, insanların, gorillerin ve şempanzelerin geçmişte yaşamış ortak atalardan evrimleştiği yönündeki görüş, kamuoyundaki tartışmalarda “insanın maymundan geldiği” biçiminde basitleştirilmiştir. Oysa bu ifade, evrim teorisinin bilimsel açıklamasını tam olarak karşılamamaktadır.
Dava sırasında mahkeme çevresine şempanzeler ve başka hayvanlar getirilmiş, daha fazla gazeteci ve ziyaretçi çekmek amacıyla çeşitli gösteriler, stantlar ve etkinlikler düzenlenmiştir. Daha önce ülke çapında tanınmayan küçük bir kasaba olan Dayton, dava nedeniyle kısa sürede geniş bir kamuoyunun ilgisini çekmiş; dava, hukuki boyutunun yanı sıra gösteri ve medya atmosferiyle de öne çıkmıştır. Bu durum, evrim teorisinin biyolojik türlerin ortaya çıkışını ve çeşitlenmesini açıklayan bilimsel bir teori olmaktan çıkarılarak yalnızca “maymunlarla ilgili bir teori” gibi algılanmasına katkıda bulunmuştur.
Butler Yasası’nın önde gelen destekçilerinden biri olan Hristiyan köktendinci vaiz William Bell Riley, yasanın uygulanmasını da desteklemiştir. Davada iddia makamını temsil eden savcı Tom Stewart’ın yanı sıra, Demokrat Parti’nin eski başkan adayı ve eski Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı William Jennings Bryan da iddia makamına yardımcı olmuştur. ACLU ile John T. Scopes’ın savunma ekibi ise ACLU’nun önde gelen avukatlarından Clarence Darrow’a başvurmuştur. Darrow, agnostik görüşleri nedeniyle davanın bilimsel ve hukuki bir tartışmadan çıkarak dinî ve siyasal bir gösteriye dönüşebileceği endişesiyle başlangıçta davaya katılmaya sıcak bakmamıştır. Ancak davanın, kendisi katılsa da katılmasa da büyük bir kamuoyu gösterisine dönüşeceğini fark edince savunma ekibine katılmayı kabul etmiştir.
Duruşmaların bir bölümü, aşırı sıcaklar nedeniyle mahkeme binasının dışında yapılmıştır. Yargıç John T. Raulston oturumları dua ile başlatmış; savunma makamının bilim insanlarını tanık olarak dinletme talebinin reddedilmesi üzerine Clarence Darrow, iddia makamına yardımcı olan William Jennings Bryan’ı İncil konusunda tanık kürsüsünde sorgulamıştır. Darrow ile Bryan’ın karşı karşıya gelmesi, davayı yalnızca Butler Yasası’nın uygulanmasına ilişkin bir ceza yargılaması olmaktan çıkararak İncil’in lafzi yorumu, bilimsel eğitim, dinî inanç ve ifade özgürlüğü tartışmalarının merkezine taşımıştır. Duruşmaları yüzlerce gazeteci izlemiş ve dava ülke çapında yoğun bir kamuoyu ilgisiyle takip edilmiştir.
10 Temmuz 1925’te başlayan yargılama, 21 Temmuz 1925’te sona ermiştir. Jüri, yaklaşık dokuz dakikalık müzakereden sonra Scopes’ı suçlu bulmuş; hâkim tarafından 100 dolar para cezasına çarptırılmasına karar verilmiştir. Tennessee Yüksek Mahkemesi, 50 doların üzerindeki para cezalarının jüri tarafından belirlenmesini öngören anayasal hükme aykırı olarak para cezasının hâkim tarafından verilmiş olması nedeniyle mahkûmiyet kararını bozmuştur. Mahkeme, mahkûmiyet kararını bozmakla birlikte Butler Yasası’nı ABD Anayasasına uygun bulmuş, Scopes’ın yeniden yargılanmasına gerek görülmemiştir.
Dava, insan evriminin öğretilmesi, bilimsel ve akademik özgürlük, dinî inançların kamu eğitimindeki yeri ve devlet okullarında bilim eğitiminin sınırları hakkındaki tartışmaların simgesi hâline gelmiştir. Butler Yasası 1967 yılında yürürlükten kaldırılmış; Amerika Birleşik Devletleri Yüksek Mahkemesi ise 1968 tarihli Epperson v. Arkansas kararında, evrim teorisinin devlet okullarında öğretilmesini yasaklayan benzer bir eyalet yasasının, Anayasa’nın Birinci Ek Maddesi kapsamında dinin devlet tarafından desteklenmesini yasaklayan ilkeyle bağdaşmadığına hükmetmiştir.
Film Uyarlaması – Rüzgârın Mirası
Scopes Davası, hukuk ve popüler kültür alanında da kalıcı bir etki yaratmıştır. Jerome Lawrence ve Robert E. Lee’nin 1955 tarihli aynı adlı tiyatro oyunundan uyarlanan Rüzgârın Mirası (Inherit the Wind), davadan esinlenmekle birlikte olayları ve kişileri kurmaca unsurlarla yeniden ele almıştır. Eser, bir öğretmenin evrim teorisini anlattığı için yargılanmasını merkeze alarak düşünce özgürlüğü, bilim eğitimi, dinî inançlar ve çoğunluğun baskısı arasındaki gerilimi işler. Bu nedenle film, Scopes Davası’nın tarihsel ayrıntılarını birebir yansıtan bir anlatı değil; davanın temsil ettiği bilim, din ve ifade özgürlüğü tartışmalarını dramatize eden bir uyarlamadır.
Hukuk Ansiklopedisi sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.