Prof. Dr. Veli Lök, 9 Şubat 1932’de İzmir’in Bayındır ilçesine bağlı Yakapınar köyünde doğdu. İzmir Atatürk Lisesini bitirdikten sonra 1956 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldu. Babası Ali Lök, oğlunun tıp eğitimi alabilmesi için ailenin geçim kaynağı olan üzüm bağını sattı. 1958’de Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Cerrahi Kliniğinde asistan olarak göreve başlayan Lök, 1959’da Ortopedi ve Çocuk Cerrahisi Kliniğine geçti. 1963’te uzman, 1969’da doçent ve 1975’te profesör oldu. Ortopedi ve travmatoloji alanında artroskopik cerrahi, diz cerrahisi, çocuk ortopedisi ve kalça cerrahisi üzerine çalışmalar yürüttü. Türkiye’de artroskopinin gelişmesine öncülük etti ve çok sayıda hekim yetiştirdi.
12 Eylül 1980 askerî darbesinin ardından 1402 sayılı Kanun kapsamında üniversitedeki görevinden uzaklaştırıldı. Bu dönemde hekimlik çalışmalarını muayenehanesinde sürdürdü ve 1991’de Danıştay kararıyla Ege Üniversitesindeki görevine döndü.
Lök, akademik çalışmalarının yanı sıra işkencenin tıbbi olarak belgelenmesine yönelik araştırmalarıyla da tanındı. İşkence izlerinin yıllar sonra da tespit edilebilmesine yönelik kemik sintigrafisi çalışmaları, işkenceye bağlı fiziksel bulguların bilimsel yöntemlerle belirlenmesi ve belgelenmesine katkı sağladı. Türkiye İnsan Hakları Vakfının (TİHV) İzmir temsilciliğini 1991’den itibaren yürüten Lök, işkence mağdurlarının tıbbi değerlendirmelerinin yapılması ve maruz kaldıkları kötü muamelenin belgelenmesi için çalıştı. Kamuoyunda Manisalı Gençler davası olarak bilinen olayda, gözaltında işkence gördüklerini bildiren gençlere ilişkin tıbbi bulguların belgelenmesine katkıda bulundu. İşkence iddialarının soruşturulması ve belgelenmesine ilişkin uluslararası standartların geliştirilmesinde yer aldı; Birleşmiş Milletler tarafından yayımlanan İstanbul Protokolü‘nün hazırlanmasına katkıda bulunan uzmanlar arasında gösterildi.
Lök, bilimsel çalışmaları ve insan hakları alanındaki faaliyetleri nedeniyle çeşitli ödüllere layık görüldü. 1997’de Akif Şakir Şakar Bilimsel Ödülü’nün Klinik Çalışma Dalı’nda birincilik elde etti; 1998’de Bilses Vakfı İnsan Hakları Ödülü’ne, 1999’da Diyarbakır Tabip Odası Barış, Dostluk ve Demokrasi Ödülü’ne ve 2000’de İstanbul Tabip Odası Sevinç Özgüner Barış, Demokrasi ve İnsan Hakları Ödülü’ne layık görüldü. 2004’te Uluslararası İşkence Mağdurları Rehabilitasyon Konseyi (IRCT) tarafından verilen Inge Genefke Ödülü’nü aldı. 2007’de Çiğli Belediyesi Barış ve Demokrasi Ödülü’ne, 2008’de ise Karşıyaka Belediyesi İnsan Hakları Ödülü’ne layık görüldü. 1999’da üniversiteden emekliye ayrılmasının ardından muayenehanesinde hasta kabul etmeyi ve insan hakları alanındaki çalışmalarını sürdürdü.
Hukuk Ansiklopedisi sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.