Hapsedilenlerin ve Tutulanların İşkenceye ve Diğer Zalimane, İnsanlıkdışı veya Aşağılayıcı Muamele veya Cezaya Karşı Korunmasında Sağlık Personelinin ve Özellikle Doktorların Görevine dair Tıbbi Etik Prensipleri

Birleşmiş Milletler Tıbbi Etik İlkeleri, “Hapsedilenlerin ve Tutulanların İşkenceye ve Diğer Zalimane, İnsanlıkdışı veya Aşağılayıcı Muamele veya Cezaya Karşı Korunmasında Sağlık Personelinin ve Özellikle Doktorların Görevine dair Tıbbi Etik Prensipleri(Principles of Medical Ethics relevant to the Role of Health Personnel, particularly Physicians, in the Protection of Prisoners and Detainees against Torture and Other Cruel, Inhuman or Degrading Treatment or Punishment)  adıyla 18 Aralık 1982 tarihinde kabul edilmiştir.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, “Tutuklu ve hükümlülerin işkenceye ve zalimce, insanlık dışı ya da aşağılayıcı öteki ceza ve davranışlara karşı korunmasında sağlık personeli ve özellikle hekimlerin görevlerine ilişkin tıbbi etik ilkeleri” başlıklı metni kabul etmiş ve Tıbbi Etik ilkeleri oluşmuştur.

Birleşmiş Milletler, tutuklu ve hükümlülerin, işkenceye ve zalimce, insanlık dışı ya da aşağılayıcı öteki ceza ve muamelelere karşı korunmasında sağlık personelinin ve özellikle hekimlerin görevleri nedeniyle uymaları gereken kuralları belirlemiştir.

Dünya Sağlık Örgütü’nün Rolü 

BM, 1975 yılında Genel Kurul, bütün kişilerin işkenceye ve zalimce, insanlık dışı ya da aşağılayıcı öteki ceza ve davranışlara karşı korunması hakkındaki Bildirgeyi kabul edilmiştir. Dünya Sağlık Örgütü(WHO), her türlü tutulma ve hapsedilme koşullarında bulunan kişilerin işkenceye ve zalimce, insanlık dışı ya da aşağılayıcı öteki ceza ve davranışlara karşı korunmasına uygulanacak tıbbi etik (éthique médicale) ilkelerinin incelenmesi ve hazırlanmasını sürdürmeye davet edilmiştir. Dünya Sağlık Örgütüne bu alanda tıbbi etik yasası hazırlama görevi vermiştir.

Dünya Sağlık Örgütü yürütme kurulu  1979 yılı Ocak ayında, “tıp bilimleri uluslararası örgütleri kurulu” tarafından hazırlanan, hekimler tarafından yapılan hangi eylemlerin tıp etik kurallarını ihlal etmiş sayılacağını belirten bir taslağı onaylamış ve bu belgeyi Birleşmiş Milletler Genel Sekreterine göndermiştir.

Genel Kurul, 1979 ve 1982 yılları arasında taraf ülkelerden, uzman kurumlardan ve ilgili kuruluşlardan yasa taslağı hakkında görüşlerinin incelenmek üzere kendisine gönderilmesini istemiş; 1981 yılında Ekonomik ve Sosyal Konsey bünyesinde de müzakereler yapılmış, bu çalışmalar temel alınarak, yasa taslağı metni gözden geçirilerek kabul edilmek üzere Genel Kurula sunulmuştur.

İşkence, Gayriinsani Muamele ve Cezaya Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi Tıbbi Etik İlkeleri

Birinci ilke

Tutuklu ve hükümlülere tıbbi bakım vermekle görevli sağlık personeli ve özellikle hekimler, bu kişilerin bedensel ve zihinsel sağlıklarını korumak durumunda olup hastalık halinde bu kişilere tutuklu veya hükümlü bulunmayan kişilere yapılan bakımla aynı nitelikte hizmet vermek yükümü altındadırlar.

İkinci ilke

Eğer sağlık personeli, özellikle hekimler, aktif veya pasif biçimde, işkence ve öteki zalimce, insanlık dışı ya da aşağılayıcı davranışlar konusundaki eylemlerin (2) ortak faili, katılımcı ya da kışkırtıcısı oluyorlar ise bu durum tıbbi etik ilkelerinin açık ihlal biçimidir.

Üçüncü ilke

Eğer sağlık personeli özellikle hükemler, tutuklu ve hükümlüler ile onların bedensel ve zihinsel sağlıklarını değerlendirmek, korumak ya da iyileştirmek dışında mesleki ilişki içindeyseler bu durum tıbbi etik ilkelerinin ihlali anlamına gelir.

Dördüncü ilke

Sağlık personeli, özellikle hekimler tarafından yapılan eylemler aşağıdaki durumlarda tıbbi etik ilkelerinin ihlali anlamına gelir:

a) Bilgi ve yetkilerini hükümlü ya da tutukluların bedensel ya da zihinsel sağlıkları ya da durumları üzerinde kötü etkiler doğurma olasılığı bulunan ve bu konuya ilişkin uluslararası belgelere uygun olmayan bir soruşturmaya tabi tutulmasına yardım için kullanmak,

b) Tutuklu veya hükümlülerin bedensel veya zihinsel sağlıkları üzerinde kötü etkileri olabilen ve ilgili uluslararası belgelere uygun bulunmayan herhangi bir biçimdeki ceza ya da muamele uygulamasına dayanır olduklarını gösterir belge vermek ya da verilmesine yardımcı olmak, ya da herhangi bir biçimde olursa olsun ilgili uluslararası belgelere uygun olmayan böyle bir ceza veya muamele uygulamasına katılmak.

Beşinci ilke

Eğer sağlık personeli, özellikle hekimler, her ne biçimde olursa olsun, tutuklu veya hükümlülerin tecrit edilmesine katıldıkları takdirde, bu durumun tümüyle tıbbi ölçütlere dayanılarak hükümlü ya da tutuklunun ya da öteki hükümlü veya tutukluların, veya koruma görevlilerinin bedensel veya zihinsel sağlığının korunması veya güvenliği için gerekli olması ve bedensel veya zihinsel sağlık bakımından hiçbir tehlike taşımaması hariç olmak üzere, tıbbi etik ilkelerinin ihlali söz konusudur.

Altıncı ilke

Yukarıda sayılan ilkelere hiçbir nedenle, genel tehlike durumlarında bile istisna getirilemez.


Hukuk Ansiklopedisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

İlgili Konular

Daha Fazla

    Yeni

    Namus Adına Kadınlara Karşı İşlenen Suçların Ortadan Kaldırılmasına Yönelik Çalışma

    Namus Adına Kadınlara Karşı İşlenen Suçların Ortadan Kaldırılmasına Yönelik Çalışma hakkındaki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 57/179 No’lu Kararı 18 Aralık 2002 tarihinde kabul edilmiştir. (Resolution (57/179) adopted by United Nations General Assembly, Working towards the Elimination of Crimes against Women Committed in the Name of Honour) Karar, Türkiye'de Namus Cinayeti ya da Töre Cinayeti olarak bilinen suçlara ilişkindir.

    İklim Değişikliği Mainau Deklarasyonu – 2015

    İklim Değişikliği Mainau Deklarasyonu, 3 Temmuz 2015 tarihinde, 65....

    Elektrikli Sandalye İle İdam

    Elektrikli sandalye ile idam yöntemi, asma cezasına alternatif olarak...

    23 Ağustos – Hukuk Takvimi

    23 Ağustos - Hukuk Takvimi 1305 İskoç şövalye William Wallace, İngiltere...

    24 Ağustos – Hukuk Takvimi

    24 Ağustos - Hukuk Takvimi  1349 Mainz’da 6000 yahudi, veba’dan sorumlu...

    Sacco-Vanzetti Davası

    Sacco-Vanzetti Davası, İtalyan göçmeni anarşist işçiler Nicola Sacco ile...

    Lozan Barış Antlaşması

    Lozan Barış Antlaşması (Traile de Paix-Lozan), 24 Temmuz 1923...

    Prof. Dr. Zahit İmre

    Prof. Dr. Zahit İmre (23 Ağustos 1918 – 8...

    Eleftherios Venizelos

    Eleftherios Venizelos (23 Ağustos 1864 – 18 Mart 1936) Erken...

    Aziz Bartholomew Günü Katliamı

    Aziz Bartholomew Günü Katliamı, 23 Ağustos’u 24 Ağustos 1572’ye...