Sacco-Vanzetti Davası, İtalyan göçmeni anarşist işçiler Nicola Sacco ile Bartolomeo Vanzetti’nin, 15 Nisan 1920’de Massachusetts eyaletinin South Braintree kentinde gerçekleşen silahlı soygun sırasında iki kişinin öldürülmesiyle suçlanmaları, yargılanmaları ve 23 Ağustos 1927’de idam edilmeleriyle sonuçlanan davadır.
Nicola Sacco, 1891’de Güney İtalya’da doğdu ve genç yaşta Amerika Birleşik Devletleri’ne göç etti. Massachusetts’te çeşitli ayakkabı fabrikalarında nitelikli işçi olarak çalıştı. Tutuklandığı sırada eşi Rosina ile birlikte yaşıyor, Dante adında bir oğulları bulunuyor ve ikinci çocuklarını bekliyorlardı.
Bartolomeo Vanzetti, 1888’de Kuzey İtalya’nın Piedmont bölgesindeki Villafalletto’da doğdu ve 1908’de Amerika Birleşik Devletleri’ne göç etti. New York, Connecticut ve Massachusetts’te çeşitli işlerde çalıştıktan sonra Plymouth’a yerleşti. Tutuklandığı sırada seyyar balık satıcılığı yapıyordu.
Dava; sanıkların siyasi görüşleri ve göçmen kimlikleri, delillerin güvenilirliği, yargılamada siyasi önyargı bulunduğu iddiaları ve adil yargılanma hakkı yönünden 20. yüzyıl Dünya ve Amerikan hukuk tarihinin en çok tartışılan davalarından biri olmuştur. Massachusetts’in resmî hukuk tarihi kayıtlarında, Sacco ve Vanzetti’nin cinayetleri işleyip işlemediklerinin hâlen tartışmalı olduğu belirtilmekte, yargılamanın adil olmadığı yönündeki değerlendirmelere yer verilmektedir.
Olay ve tutuklama
15 Nisan 1920 günü öğleden sonra South Braintree’de, Slater and Morrill Shoe Company’nin maaşlarını taşıyan Frederick A. Parmenter ile güvenlik görevlisi Alessandro Berardelli, silahlı bir soygun sırasında öldürüldü. Soyguncular, şirketin maaş ödemeleri için taşıdığı parayı alarak olay yerinden kaçtı.
Polis soruşturması, İtalyan göçmeni ve anarşist olan Nicola Sacco ile Bartolomeo Vanzetti üzerinde yoğunlaştı. İkili 5 Mayıs 1920’de tutuklandı. Tutuklandıkları sırada her ikisinin de üzerinde tabanca vardı. Sacco’nun üzerinde ayrıca Vanzetti’nin konuşmacı olarak katılacağı bir anarşist toplantıya ilişkin bildiri bulundu.
Tutuklama ve yargılama, Amerika Birleşik Devletleri’nde anarşist ve radikal hareketlere karşı yoğun baskıların yaşandığı 1919–1920 Birinci Kızıl Korku döneminde gerçekleşti. Birinci Kızıl Korku, Amerika Birleşik Devletleri’nde Rusya’daki 1917 Ekim Devrimi sonrasında yayılan, komünizm, anarşizm ve radikal işçi hareketlerinin ülkeyi ele geçireceği yönündeki yoğun siyasi panik ve korku dönemiydi. Sanıkların İtalyan göçmeni ve anarşist olmaları, davanın tarafsızlığına ilişkin tartışmaların merkezinde yer aldı. İddia makamının sanıkların siyasi görüşlerini, göçmen geçmişlerini ve Birinci Dünya Savaşı sırasında askerlik hizmetinden kaçmak için Meksika’ya gitmelerini aleyhlerine kullanması da yargılamanın adil olup olmadığı konusunda yoğun eleştirilere yol açtı.
Vanzetti’nin Bridgewater Davası
South Braintree davasından önce Bartolomeo Vanzetti, 24 Aralık 1919’da Bridgewater’da gerçekleşen başarısız bir soygun girişimine katılmakla suçlandı. Sacco ise olay sırasında çalıştığını gösteren kayıtlar nedeniyle bu davada sanık olmadı.
Bridgewater davası 22 Haziran 1920’de başladı ve davaya Yargıç Webster Thayer başkanlık etti. Vanzetti suçlu bulunarak 12 ila 15 yıl hapis cezasına mahkûm edildi. Bu mahkûmiyet, daha sonra görülen South Braintree davasında Vanzetti aleyhindeki değerlendirmelerde de dikkate alındı.
South Braintree iddianamesi ve ana dava
Norfolk County büyük jürisi, 11 Eylül 1920’de Sacco ve Vanzetti hakkında South Braintree’deki soygun ve iki kişinin öldürülmesi nedeniyle iddianame düzenledi. Ana dava, 31 Mayıs 1921’de Dedham’daki Norfolk County Yüksek Mahkemesinde başladı. Davaya Yargıç Webster Thayer başkanlık etti. Savcılığı Frederick G. Katzmann, sanıkların savunmasını ise Fred H. Moore yürüttü.
Savcılık, sanıkları soygun ve cinayetlerle ilişkilendiren görgü tanıklıkları ve balistik deliller sundu. Savunma ise sanıkların olay sırasında başka yerlerde bulunduğunu ve aleyhlerindeki delillerin güvenilir olmadığını ileri sürdü. Sacco’nun olay günü pasaport işlemleri için Boston’daki İtalya Konsolosluğunda bulunduğu, Vanzetti’nin ise Plymouth’ta balık sattığı ileri sürüldü.
Duruşmalar sırasında sanıkların siyasi görüşleri ve Amerikan toplumuna bağlılıkları da sorgulandı. 14 Temmuz 1921’de jüri, Sacco ve Vanzetti’yi soygun ve birinci derece cinayetten suçlu buldu. Kararın ardından sanıkların avukatları, yeniden yargılanma talepleri ileri sürdü, itirazlarda bulundu ve af başvuruları yaptı.
Yeni yargılama istemleri ve Madeiros’un itirafı
1921–1926 yılları arasında savunma; tanık ifadelerindeki çelişkilere, balistik incelemelere ve yeni delillere dayanarak birçok kez yeniden yargılama istedi. Eyalet Polisi Yüzbaşısı William H. Proctor’un ölümcül mermilerle ilgili tartışmalı ve çelişkili balistik açıklamaları da savunmanın dayandığı hususlar arasında yer aldı.
Yargıç Thayer, talepleri reddetti. Massachusetts Yüksek Yargı Mahkemesi de 12 Mayıs 1926’da Thayer’ın takdir yetkisini kötüye kullanmadığı sonucuna vararak itirazları reddetti.
Davanın sonraki aşamalarında, başka bir suçtan hükümlü olarak cezaevinde bulunan Celestino Madeiros’un açıklamaları gündeme geldi. Madeiros, cinayet ve soygunun Morelli çetesi tarafından işlendiğini, Sacco ve Vanzetti’nin olayla ilgisinin bulunmadığını söyledi. Savunma, bu açıklamalara dayanarak yeniden yargılama istedi. Ancak Yargıç Thayer bu talebi de reddetti. Massachusetts Yüksek Yargı Mahkemesi 5 Nisan 1927’de ret kararını onadı.
Yargıç Thayer ve yargılamanın tarafsızlığı
Yargıç Webster Thayer’ın davadaki tutumu, yargılamanın tarafsızlığına ilişkin tartışmaların odağında yer aldı. Savunma, Thayer’ın sanıklara karşı önyargılı olduğunu ve tarafsızlığını yitirdiğini ileri sürdü.
Daha sonra Vali Alvan T. Fuller tarafından oluşturulan bağımsız inceleme komitesi, Thayer’ın dava hakkında mahkeme dışında yaptığı bazı konuşmaların resmî makamların gerektirdiği ölçülülüğe aykırı uygunsuz olduğunu tespit etti. Bununla birlikte komite, etik dışı bu konuşmaların jüri kararını hukuken geçersiz kılmadığı sonucuna vardı.
Thayer’ın jüriye verdiği talimatlar ve duruşmayı yönetme biçimi de davanın adil yönetilmediğine dönük eleştirileri artırdı.
Uluslararası tepkiler
Dava, kısa zamanda Amerika Birleşik Devletleri dışına yayılan tepkilere neden oldu. Sacco ve Vanzetti’nin siyasi görüşleri ve göçmen kimlikleri nedeniyle önyargılı biçimde yargılandıkları düşüncesi, birçok ülkede protestolara yol açtı. New York, Paris, Londra ve Buenos Aires gibi kentlerde gösteriler düzenlendi.
Albert Einstein, George Bernard Shaw, Bertrand Russell ve Arturo Giovannitti gibi tanınmış aydınlar, sanıkların yeniden yargılanması veya serbest bırakılması yönünde çağrıda bulundu. İnfaz tarihi yaklaştıkça protestolar ve af istemleri arttı.
Karar, af başvurularının reddi ve infaz
Yargıç Thayer, 9 Nisan 1927’de Sacco ve Vanzetti hakkındaki idamın elektrikli sandalyeyle infaz edilmesi kararı verdi. Vanzetti, 3 Mayıs 1927’de Vali Fuller’a af başvurusunda bulundu. Sacco ise masum olduğunu savunarak başvuruyu imzalamadı.
Vali Fuller; Harvard Üniversitesi Başkanı A. Lawrence Lowell, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü Başkanı Samuel W. Stratton ve emekli Yargıç Robert A. Grant’ten oluşan üç kişilik bir danışma kurulu oluşturdu. Lowell Komitesi olarak bilinen kurul, 27 Temmuz 1927 tarihli raporunda yargılamanın adil olduğu ve sanıkların suçlu bulunduğu sonucuna vardı. Rapor komite 6 Ağustos’ta kamuoyuna açıklandı.
Vali Fuller, bu raporun ardından 3 Ağustos 1927’de af başvurusunu reddetti. Savunmanın hâkimin tarafsız olmadığı gerekçesiyle yaptığı son başvurular ve Amerika Birleşik Devletleri Yüksek Mahkemesine yapılan başvurular da sonuçsuz kaldı.
Son başvuruların da sonuçsuz kalması üzerine Sacco ve Vanzetti’nin infazlarının önünde hukuki bir engel kalmadı. Nicola Sacco ile Bartolomeo Vanzetti, 23 Ağustos 1927’nin ilk saatlerinde Charlestown Eyalet Hapishanesinde elektrikli sandalyeyle idam edildi. Celestino Madeiros da aynı gece başka bir cinayet nedeniyle idam edildi.
1977 Massachusetts bildirisi
İnfazların 50. yılı olan 23 Ağustos 1977’de Massachusetts Valisi Michael S. Dukakis bir bildiri yayımladı ve bu tarihi “Nicola Sacco ve Bartolomeo Vanzetti Anma Günü” ilan etti.
Bildiride, soruşturma ve yargılamanın önyargılardan arınmış adil bir yargılama olmadığı belirtildi. Ayrıca Sacco ve Vanzetti’nin isimleri üzerindeki suçlama ve aşağılamaların kaldırıldığı açıklandı.
Dukakis’in bildirisi, mahkeme kararıyla verilmiş bir beraat veya ölümden sonra uygulanan bir af değildi. Bildiri, Massachusetts yönetiminin yargılamanın adil olmadığı yönündeki resmî tutumunu ortaya koydu.
Hukuk tarihindeki yeri
Sacco-Vanzetti Davası; ceza yargılamasında adil yargılanma hakkı, mahkemenin tarafsızlığı, delillerin değerlendirilmesi, siyasi görüşlerin yargılamaya etkisi ve yabancı düşmanlığı bakımından önemli bir örnek olarak kabul edilmektedir.
Sacco ve Vanzetti’nin cinayetleri işleyip işlemediği konusunda tarihçiler arasındaki tartışma halen devam etmektedir. Buna karşılık yargılamanın tarafsızlığı ve adil yargılanma ilkelerine uygunluğu konusunda ciddi eleştiriler bulunmaktadır. Massachusetts’in resmî hukuk tarihi kayıtlarında, Sacco ve Vanzetti’nin cinayetleri işleyip işlemediklerinin hâlen tartışmalı olduğu belirtilmekte, yargılamanın adil olmadığı yönündeki değerlendirmelere açıkça yer verilmektedir. Hatta John Adams Adalet Sarayı’nda “Yargılanan Adalet” başlıklı bir sergi dahi düzenlenmiştir.
Sacco ve Vanzetti’nin anısına heykeltıraş Gutzon Borglum tarafından hazırlanan kabartma anıt, 1997’de, idamlarının 70. yıldönümünde Boston Belediye Başkanı Thomas Menino tarafından resmen kabul edilmiştir.
Sacco-Vanzetti Davası, iki sanığın mahkûmiyet ve infazından ibaret olmayan; ceza adaletinde usul güvencelerinin, bağımsız yargı denetiminin, delillerin güvenilirliğinin ve toplumsal önyargılardan arınmış bir yargılamanın taşıdığı önemi göstererek hukuk tarihine geçmiş örnek davalardandır.
Sacco-Vanzetti Davası, iki sanığın mahkûmiyet ve infazından ibaret olmayan; ceza adaletinde usul güvencelerinin, bağımsız yargı denetiminin, delillerin güvenilirliğini, konjonktürel baskılardan ve toplumsal önyargılardan arınmış bir yargılama pratiğinin taşıdığı önemi gösteren ve hukuk tarihinde önemli yer tutan bir davadır.
Hukuk Ansiklopedisi sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.