Kopenhag Kriterleri

Kopenhag Kriterleri, Avrupa Birliği’ne üye olmak isteyen ülkelerin karşılaması gereken siyasi, ekonomik ve hukuki koşullardır. Kriterler, 21-22 Haziran 1993 tarihlerinde gerçekleştirilen Kopenhag Zirvesi’nde Avrupa Birliği üyesi devletlerin devlet veya hükümet başkanlarından oluşan Avrupa Konseyi tarafından belirlenmiştir.

Kopenhag Kriterleri, Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin Avrupa Birliği’ne üyeliklerinin temel koşullarını ortaya koymaktadır. Aday ülkelerin tam üyeliğe kabul edilmeden önce demokratik kurumlarını güçlendirmeleri, insan haklarına ve hukukun üstünlüğüne saygı göstermeleri, işleyen bir piyasa ekonomisine sahip olmaları ve Avrupa Birliği müktesebatını üstlenebilecek kapasiteye ulaşmaları beklenmektedir.

Kriterler üç ana başlık altında incelenmektedir:

  • Siyasi kriterler: Demokrasi, hukukun üstünlüğü, insan hakları, azınlıkların korunması ve istikrarlı demokratik kurumlar.
  • Ekonomik kriterler: İşleyen bir piyasa ekonomisinin varlığı ve AB içindeki rekabet baskısıyla başa çıkabilme kapasitesi.
  • AB müktesebatına uyum kriteri: AB’nin siyasi, ekonomik ve parasal birliğinin amaçlarına bağlılık dahil olmak üzere, AB müktesebatını üstlenme ve uygulama kapasitesi.

Avrupa Birliği, 1 Kasım 1993’te Maastricht Antlaşması’nın yürürlüğe girmesiyle kurulmuştur. Avusturya, Finlandiya ve İsveç’in 1 Ocak 1995’te Birliğe katılmasıyla üye devlet sayısı 15’e yükselmiştir. Avrupa Birliği, 2013 yılında Hırvatistan’ın katılımıyla 28 üyeye ulaşmış; Birleşik Krallık’ın 31 Ocak 2020’de Birlikten ayrılmasıyla üye devlet sayısı 27’ye düşmüştür.

Bosna-Hersek, Şubat 2016’da Avrupa Birliği üyeliği için başvuruda bulunmuştur. Ülkeye Aralık 2022’de aday ülke statüsü verilmiş, Mart 2024’te ise katılım müzakerelerinin açılmasına karar verilmiştir.

Siyasi Kriterler

Siyasi kriterler, aday ülkede aşağıdaki ilkeleri güvence altına alan istikrarlı kurumların bulunmasını gerektirir:

  • Demokrasi,

  • Hukukun üstünlüğü,

  • İnsan hakları,

  • Azınlıklara saygı,

  • Azınlıkların korunması.

Aday ülkede demokratik kurumların etkili biçimde işlemesi, düzenli ve çoğulcu seçimlerin yapılması, kuvvetler ayrılığı ilkesine uyulması ve kamu makamlarının hukukla bağlı olması gerekmektedir. Yargının bağımsızlığı, tarafsızlığı ve etkinliği de hukukun üstünlüğünün temel unsurları arasında yer almaktadır. Aday ülkelerin, Avrupa Birliği hukukunun ve Avrupa insan hakları standartlarının gerektirdiği temel hak ve özgürlükleri güvence altına alması beklenmektedir. Bu kapsamda yaşam hakkı, kişi özgürlüğü ve güvenliği, adil yargılanma hakkı, ifade özgürlüğü, din ve vicdan özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü ve ayrımcılık yasağı gibi temel hakların etkili biçimde korunması gerekmektedir. Irk, etnik köken, din, cinsiyet veya başka herhangi bir temele dayalı ayrımcılığın önlenmesi; kadın ve erkeklerin eşitliğinin sağlanması; işkence ve kötü muamelenin yasaklanması da insan hakları ve hukuk devleti ilkelerinin gereğidir. Azınlıkların kültürel, dilsel, dinsel ve siyasal haklarına saygı gösterilmesi ve bu hakların hukuk tarafından korunması gerekir. Ancak siyasi kriterlerin varlığı yalnızca anayasal veya yasal düzenlemelerin yapılmasıyla sınırlı değildir. Bu ilkelerin uygulamada etkili, sürekli ve ayrım gözetmeden hayata geçirilmesi de şart koşulmaktadır.

Ekonomik Kriterler

Ekonomik kriterler, aday ülkede işleyen bir piyasa ekonomisinin bulunmasını ve ülkenin Avrupa Birliği içindeki rekabetçi baskılarla ve piyasa güçleriyle baş edebilecek kapasiteye sahip olmasını gerektirmektedir.

İşleyen bir piyasa ekonomisinin temel unsurları şunlardır:

  • Arz ve talebin büyük ölçüde piyasa güçleri tarafından belirlenmesi,

  • Fiyatların ve ticaretin serbest piyasa koşullarında oluşması,

  • Piyasaya giriş ve piyasadan çıkışın önündeki engellerin azaltılması,

  • Özel mülkiyet hakkının ve sözleşme özgürlüğünün güvence altına alınması,

  • Mülkiyet haklarını koruyan bağımsız ve etkili bir hukuk sisteminin bulunması,

  • Etkin bir yargı sisteminin mevcut olması,

  • Makroekonomik istikrarın sağlanması,

  • Sürdürülebilir kamu maliyesinin ve dış dengenin korunması,

  • Mali sektörün yeterli ölçüde gelişmiş olması,

  • Girişimciliğin ve özel sektörün desteklenmesi.

Ekonomik kriterler, aday ülkenin Avrupa Birliği’nin tek pazarı içinde faaliyet gösterebilecek, rekabet edebilecek ve ekonomik bütünleşmenin getirdiği yükümlülükleri yerine getirebilecek bir yapıya sahip olmasını amaçlamaktadır. Aday ülkenin, Avrupa Birliği içindeki rekabetçi baskılarla baş edebilmesi için yeterli fiziki, beşeri ve teknolojik altyapıya sahip olması gerekir. Eğitim, araştırma ve teknoloji alanlarındaki gelişmişlik; işletmelerin yeniliklere uyum sağlama kapasitesi; işgücü piyasasının niteliği ve şirketlerin rekabet gücü bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Avrupa Birliği Müktesebatını Üstlenme ve Uygulama Kriteri

Aday ülkenin, Avrupa Birliği üyeliğinden doğan yükümlülükleri üstlenebilecek ve uygulayabilecek kapasiteye sahip olması gerekir. Bu yükümlülükler, Avrupa Birliği’nin siyasi, ekonomik ve parasal birlik hedeflerine bağlılığı da kapsamaktadır. Aday ülkelerin Avrupa Birliği müktesebatını kendi iç hukuklarına aktarması ve bu kuralları etkili biçimde uygulaması beklenmektedir. Avrupa Birliği müktesebatı; Birliğin kuruluş antlaşmalarını, ikincil mevzuatını, tüzük ve direktiflerini, Avrupa Birliği Adalet Divanı kararlarını ve Birliğin ortak politika alanlarına ilişkin düzenlemelerini içermektedir.

Aday ülkelerin özellikle aşağıdaki alanlarda Avrupa Birliği müktesebatına uyum sağlaması gerekir:

  • Malların serbest dolaşımı,

  • Kişilerin serbest dolaşımı,

  • Hizmetlerin serbest dolaşımı,

  • Sermayenin serbest dolaşımı,

  • Rekabet politikası,

  • Kamu ihaleleri,

  • Tarım ve kırsal kalkınma,

  • Balıkçılık,

  • Ulaştırma,

  • Enerji,

  • Çevre ve iklim politikası,

  • Tüketicinin korunması,

  • Vergilendirme,

  • İstatistik,

  • Sosyal politika ve istihdam,

  • Eğitim ve gençlik,

  • Bilim ve araştırma,

  • Bilgi toplumu ve iletişim teknolojileri,

  • Bölgesel politika,

  • Adalet ve içişleri,

  • Gümrük birliği,

  • Dış ilişkiler,

  • Ortak dış ve güvenlik politikası.

Aday ülkenin yalnızca mevzuatını Avrupa Birliği kurallarına uyarlaması yeterli değildir. Bu mevzuatı uygulayabilecek bağımsız ve etkin bir yargı sistemine, nitelikli kamu kurumlarına, etkili denetim mekanizmalarına ve yeterli idari kapasiteye de sahip olması gerekir. Aday ülkeler ayrıca Avrupa Birliği’nin ortak dış ve güvenlik politikasına, ekonomik ve parasal birlik hedeflerine ve üyelikten doğan diğer yükümlülüklere uyum sağlayabilecek durumda olmalıdır.

Birliğin Genişleme Kapasitesi

Kopenhag Kriterleri aday ülkelerin yerine getirmesi gereken koşulları ortaya koymakla birlikte, Avrupa Birliği’nin yeni üyeleri kabul edebilme kapasitesi bulunmalıdır. Birliğin genişleme kapasitesi; Avrupa Birliği kurumlarının etkili biçimde çalışmasını, karar alma mekanizmalarının korunmasını ve Avrupa bütünleşmesinin sürdürülebilmesini ifade etmektedir. 1995 Madrid Zirvesi’nde, aday ülkelerin Avrupa Birliği müktesebatını yalnızca iç hukuklarına aktarmalarının yeterli olmadığı; bu kuralları etkili biçimde uygulayabilecek idari ve kurumsal kapasiteyi de geliştirmeleri gerektiği vurgulanmıştır.


Hukuk Ansiklopedisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

İlgili Konular

Daha Fazla

    Yeni

    Ur-Nammu Kanunu

    Ur-Nammu Kanunu (M.Ö. 2100-2050) bir bütün olarak günümüze ulaşan...

    Sümer Hukuku

    Sümer Hukuku, Mezopotamya olarak bilinen bölgede büyük bir medeniyet...

    Birleşmiş Milletler Yolsuzlukla Mücadele Sözleşmesi

    Birleşmiş Milletler Yolsuzlukla Mücadele Sözleşmesi, kurulan Geçici Komite tarafından...

    1 Kasım Hukuk Takvimi

    1 Kasım - Hukuk Takvimi 1530 Modern siyaset biliminin temellerini atan...

    Maastricht Antlaşması

    Maastricht Antlaşması 1992 yılında Maastricht’te imzalanmış olan Avrupa Birliği...

    Fred Thompson

    Amerikalı hukukçu, senatör ve oyuncu Fred Thompson (1942–2015), ...

    1 Ocak – Hukuk Takvimi

    1 Ocak – Hukuk Takvimi M.Ö. 45 Jülyen takvimi ilk kez...

    Erdal Eren İdam Kararı

    Erdal Eren hakkındaki idam kararı Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri...

    Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun

    Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun 1 Kasım...

    Takvim-i Vekayi

    Takvim-i Vekayi, Osmanlı Devleti döneminde 1 Kasım 1831 tarihinde...