Türban, başı örten ve saçları büyük ölçüde ya da tamamen gizleyen bir baş örtme biçimidir. Kelime, Farsça dulbant kelimesinin Fransızca turban biçimi üzerinden Türkçeye geçmiştir. Geleneksel başörtüsü Anadolu coğrafyasında yörelere göre farklı biçimlerde kullanılan kültürel bir unsur niteliğindeyken, türban özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren daha standart bir örtünme biçimi olarak ortaya çıkmış; dini, kültürel, toplumsal ve siyasal anlamlarla ilişkilendirilmiştir. Bir diğer bakış açısına göre ise türban, kentleşme ve modernleşmeyle birlikte ortaya çıkan yeni bir örtünme biçimidir. Türkiye’nin hukuki ve siyasi tarihi içinde türban, özellikle laiklik ilkesi, din ve vicdan özgürlüğü, eğitim hakkı, çalışma hürriyeti ve kamu hizmetine girme hakkı bakımından uzun yıllar boyunca tartışma konusu olmuştur. Üniversitelerde ve kamu kurumlarında başörtüsü kullanımına ilişkin düzenlemeler, özellikle 1980’li ve 1990’lı yıllarda idari işlemlere ve yüksek yargı kararlarına konu olmuştur. Türkiye’deki başörtüsü uygulamalarına ilişkin uyuşmazlıklarda laiklik ilkesi ile bireylerin din ve vicdan özgürlüğü arasında denge kurulması temel hukuki meselelerden biri olmuştur. Anayasa Mahkemesi ve Danıştay‘ın çeşitli kararlarında, laiklik ilkesinin korunması ve kamu hizmetlerinin tarafsızlığı gerekçeleriyle başörtüsüne yönelik sınırlamalar değerlendirilmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Leyla Şahin/Türkiye davasında 10 Kasım 2005 tarihinde verdiği kararda, İstanbul Üniversitesi’nde uygulanan başörtüsü düzenlemesinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi‘nin 9. maddesinde güvence altına alınan din özgürlüğünü ihlal etmediğine hükmetmiştir. Mahkeme, Türkiye’nin laiklik ilkesini korumaya yönelik yaklaşımını ve üniversitelerde başörtüsüne ilişkin düzenlemelerini değerlendirirken devlete tanınan takdir alanını dikkate almıştır. 2010 yılından itibaren Yükseköğretim Kurulu‘nun uygulamalarıyla üniversitelerde başörtüsü bakımından fiilî yasak sona ermiştir. 2013 yılında yapılan düzenlemeyle Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetine Dair Yönetmelik‘te değişiklik yapılmış ve kamu kurumlarında kadın personelin başörtüsü kullanmasının önündeki genel idari engel kaldırılmıştır. Sonraki yıllarda yapılan düzenlemelerle başörtüsü kullanma serbestisi emniyet personeli, Türk Silahlı Kuvvetleri personeli ile hâkim ve savcılar bakımından da ilgili mevzuat çerçevesinde genişletilmiştir.
Hukuk Ansiklopedisi sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.