Vizigot Kanunları, 5. ve 7. yüzyıllar arasında Vizigot Krallığı tarafından oluşturulan, Cermen gelenekleri ile Roma hukukunu harmanlayan ve nihai formuna Liber Iudiciorum (Forum Iudicum) ile ulaşan hukuk derlemeleridir
476 yılı, geleneksel olarak Batı Roma İmparatorluğu’nun sona erdiği tarih olarak kabul edilmektedir. Teorik olarak artık yalnızca Konstantinopolis’te bir imparator bulunmakta, fiiliyatta ise Roma İmparatorluğu’nun batı toprakları bağımsız krallıklara bölünmüş durumdaydı. Bu yeni koşullar altında, “barbar kanunları” olarak adlandırılan (tartışmaya açık bir ifade) hukuk metinleri ortaya çıkmıştır. Bu metinler, yeni krallıkların yöneticileri tarafından V. yüzyılın sonlarında ve VI. yüzyılın başlarında resmen yayımlanmış; Germen kökenli tebaaya yazılı ve Latince kaleme alınmış bir hukuk sunmayı amaçlamıştır. Böylece bu hukuk, biçimsel bakımdan Roma hukukuyla karşılaştırılabilir hâle gelmiştir. Roma sınırlarının (limes) ötesinde yaşayan Germen kabileleri, Roma topraklarına yönelik istilalara kadar, “ataların gelenekleri” olarak adlandırılan ve oldukça sınırlı bir hukuk düzeni oluşturan sözlü örf ve âdetlerle yönetilmekteydi. Bu nedenle, barbar topluluklara uygulanacak hukukun yazılı hâle getirilmesi, onların Roma kültür ve hukuk dünyasına (Romanitas) dâhil edilmesinde önemli bir aşama olmuştur.
Barbarlar için hazırlanan en eski kanunlaştırma metni, Vizigot Kralı Euric tarafından V. yüzyılın ikinci yarısında yayımlanan ve Codex Euricianus (Euric Kanunu) olarak bilinen metindir. Euric, bu dönemde Galya’nın güneybatısına ve İspanya’ya hükmetmekteydi. Germen geleneklerini, Roma hukukunu ve Hristiyanlığın etkisini bir araya getiren Euric Kanunu, Vizigot hukukunun sonraki gelişimine temel oluşturmuştur. Vizigot Krallığı’nın İspanya’da güçlenmesiyle bu hukuk düzeni sonraki hükümdarlar tarafından geliştirilmiştir. Vizigot hukuku, zamanla ülkesel bir hukuk niteliği kazanmış ve Liber Iudiciorum (Yargılar Kitabı) adıyla krallığın farklı kökenlerden gelen tebaasını kapsayan ortak bir hukuk düzenine dönüşmüştür. İspanyol hukukunun oluşumunda önemli rol oynayan bu metin, Fuero Juzgo adıyla Orta Çağ’ın ilerleyen dönemlerinde Kastilya’da da uygulanmıştır.
Germen topluluklarının kendi hukuklarını yazılı hâle getirmeleri, Roma İmparatorluğu topraklarına yerleşen bu topluluklar bakımından iki yönlü bir ilerlemeye işaret etmektedir: Birincisi, hukuk kuralları Roma hukukunda olduğu gibi Latince yazılı metinler biçimini almıştır. İkincisi ise bu hukuk kurallarının içeriği, kimi zaman önemli ölçüde geliştirilmiştir.
Hukukun Kişiselliği İlkesi ve Alarik Özeti
Batı Roma İmparatorluğu’nun yıkılışının ardından bazı Germen krallıklarında hukukun kişiselliği ilkesi (personalitas legum) uygulanmıştır. Bu ilke uyarınca, aynı siyasi sınırlar içinde yaşayan topluluklara kökenlerine ve hukuki aidiyetlerine göre farklı hukuk kuralları uygulanabilmekteydi. Vizigot Kralı II. Alarik, 506 yılında Roma hukukunun temel kaynaklarından seçilmiş metinleri ve bunlara ilişkin açıklamaları bir araya getiren Lex Romana Visigothorum (Breviarium Alarici veya Alarik Özeti) adlı derlemeyi yayımlamıştır. Roma kökenli nüfusun hukuki ihtiyaçları bakımından önem taşıyan bu eser, Roma hukukunun erken Orta Çağ’da Batı Avrupa’da korunmasına ve sonraki kuşaklara aktarılmasına önemli katkıda bulunmuştur.
Hukukun Ülkeselliğine Geçiş ve Kilisenin Rolü
Vizigot Krallığı’nda farklı hukuki geleneklerden ortak bir hukuk düzenine geçiş zaman içinde gerçekleşmiştir. Kral I. Reccared’in 589 yılında Katolikliği benimsemesi, Vizigotlar ile Roma kökenli nüfus arasındaki dinî bütünleşme bakımından önemli bir dönüm noktası olmuştur. Kral Recceswinth döneminde, 654 yılında yayımlanan Liber Iudiciorum (Yargılar Kitabı), önceki Vizigot hukuk düzenlemelerini bir araya getirerek krallık genelinde ortak bir hukuk düzeni oluşturmayı amaçlamıştır. Toledo Konsilleri ve kilise hukukunun etkisi altında gelişen bu derleme, hukukun kişiselliğinden ülkeselliğine geçişin önemli örneklerinden biri olarak kabul edilmektedir. Bununla birlikte, bu geçiş tek bir düzenlemeyle bir anda gerçekleşmiş olmayıp daha uzun bir hukuki ve toplumsal bütünleşmenin sonucudur. Sonraki dönemlerde gözden geçirilen ve genişletilen eser, Fuero Juzgo adıyla Kastilya’da da uygulanmış ve İspanyol hukuk tarihini etkilemiştir.
Hukuk Ansiklopedisi sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.