Dünya Hukuk Günü(World Law Day), 10 Temmuz 1967 tarihinde İsviçre’nin Cenevre kentinde düzenlenen “Law Through World Peace (Hukuk Yoluyla Dünya Barışı)” konulu konferansta alınan kararla kabul edilmiş ve kutlanmaya başlanmıştır.
Konferans ve Dünya Hukuk Günü fikri, Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi’nde özel danışmanlık statüsüne de sahip olan World Peace Through Law Center (The World Jurist Association (WJA))tarafından desteklenmiş, hukukun üstünlüğünün uluslararası barışın temel unsuru olduğu anlayışı esas alınmıştır. azı uluslararası kaynaklarda, birliğin ilk Washington konferansının açılış tarihi olan 13 Eylül 1965 günü de Dünya Hukuk Günü’nün kaynağı olarak gösterilmektedir.
Türkiye’nin Dünya Hukuk Günü’nü Kabulü
10 Temmuz tarihinin, Hukuk Günü olarak ilan edileceğinin anlaşılması üzerine aynı tarihlerde Türkiye Cumhuriyeti de harekete geçmiştir. Türkiye’de dünya ile birlikte hukuk gününün kutlanması “Dışişleri Bakanlığının 23 Haziran 1967 tarihli tarihli ve 751.231- EMKY/2-307 sayılı yazısı üzerine, Bakanlar Kurulunca 5 Temmuz 1967 tarihinde kararlaştırılmıştır.” öylece Türkiye, Dünya Hukuk Günü’nü resmî olarak benimseyen ülkeler arasında yer almış ve 1967 yılından itibaren her yıl kutlamaya başlamıştır.
Dünya Hukuk Günü ve Önemi
Dünya Hukuk Günü, hukukun üstünlüğü (rule of law), yargı bağımsızlığı, adalete erişim, temel hak ve özgürlüklerin korunması ile uluslararası barışın hukuk yoluyla güçlendirilmesi ve insan hakları konularında toplumsal farkındalık oluşturma amacıyla her yıl kutlanmaktadır. Hukuk sistemlerinin güçlendirilmesi, hukukun üstünlüğünün teşvik edilmesi ve insan haklarının korunmasına dikkat çekmeyi amaçlamaktadır. Bu özel gün, hukukçular, hukuk öğrencileri ve hukukla ilgilenen diğer tüm bireyler için, hukukun evrensel değerlerini öne çıkarmak ve hukukun gelişimine katkı sağlamak için bir duyarlılık yaratma fırsatıdır. Öte yandan, uluslararası anlaşmazlıkların savaşla değil, hukuki yollarla ve mahkemelerde çözülmesi gerektiğini savunmak temel prensiptir.
Gün kapsamında birçok ülkede barolar, hukuk fakülteleri, yüksek yargı organları ve hukuk kuruluşları tarafından konferanslar, paneller, sempozyumlar ve mesleki etkinlikler düzenlenmekte; hukukun üstünlüğü ve insan haklarına ilişkin değerlendirmeler yapılmaktadır.
