İran Mektupları

İran Mektupları, Fransız düşünür Charles Louis de Secondat, Baron de la Brède et de Montesquieu’nun ilk önemli eseridir. 1721 yılında Amsterdam’da, sansürden kaçabilmek için isimsiz olarak yayımlanmıştır. Yayınlandığı anda büyük bir başarı elde eden eser, XVIII. yüzyıl Aydınlanma Çağı’nın özgür düşünce ortamına damgasını vurmuştur.

Montesquieu (1689–1755), hukukçu, siyaset felsefecisi ve yazar kimliğiyle modern düşünce tarihinin en önemli temsilcilerinden biridir. İran Mektupları, hayali doğulu karakterlerin Avrupa toplumuna dışarıdan bakışını yansıtarak, Batı dünyasının değerlerini, kurumlarını ve alışkanlıklarını eleştirel bir bakışla sorgulayan bir eser olarak kabul edilmektedir.

Pozitivist düşüncenin gelişmeye başladığı, akılcılıktan deneyciliğe geçilen bir yüzyılda eserler veren Montesquie aynı zamanda sosyoloji biliminin de öncüsü sayılır. Kanunların Ruhu isimli eseri başta olmak üzere siyaset kuramına büyük katkılar yapmış ve iklim teorisiyle bu alana antropolojik bir soluk getirmiş olan Montesquie‘nun yazmış olduğu İran Mektupları, dünyayı keşfetme arzusuyla Fransa’ya giden iki İran soylusunun mektuplarından oluşur.

Siyaset bilimi ve hukuk felsefesine yaptığı büyük katkılarla dünya çağında ün yapmış olan Montesquieu’nün “İran Mektupları” isimli eseri mektuplardan oluşan ve ilk yayımlandığı dönemde yazara büyük ün getirmiş romandır.

Devlet tanımları, devletin işleyişi, despotizm, toplumsal katmanlar, kölelik gibi konularda geçerliliğini asla yitirmemiş temel önermelerin sahibidir. Bunların başında günümüz anayasalarını şekillendiren “kuvvetler ayrılığı” ilkesi gelmektedir.

Bu eser aynı zamanda Monstesquieu’nun daha sonra yazdığı ve başlıca eseri kabul edilen “Kanunların Ruhu”nda ele aldığı bazı fikirleri en ham halleriyle görme imkanını sağlamakla kalmamış, aynı zamanda bir Aydınlanma Dönemi‘nde yaşayan düşünürlerin Doğuya ve İslam dinine bakış açılarına dair fikir edinilmesini de sağlamıştır.

Monstesquieu’nun Ünlü Sözleri 

“Başarılı olmak için çaba gösterirsen şans seninle olur. Tembeller için şans diye bir şey yoktur.”

“Bir tek kişiye yapılan haksızlık, bütün topluluğa yönelmiş bir tehdittir.”

“Bir rejim, halkın adalete inanmaz bir hale geldiği noktaya gelince o rejim mahkum olmuştur.”

“Bir ülkede yalakalığın getirisi, dürüstlüğün getirisinden fazla ise, o ülke batar.”

“Çeyrek saatlik bir okumanın gideremeyeceği üzüntüm olmamıştır.”

“Eskiden, bir ülkeye karşı savaşmak için asker aranırdı. Bugün, askerleri savaştırmak için ülke aranıyor.”

“Geçmiş bir yaşamı geri getiremezsin ama satın aldığın bir kitapla dünyanın en bilge kişilerinin bir ömür boyu kazandıkları birikimlerini elde edebilirsin.”

“Yasası olan toplum mutlu toplumdur. Ondan daha mutlu olanıysa yasaların kabul gördüğü toplumdur. Ondan da daha mutlu olanıysa yasalarında ayrım bulunmayan toplumdur. Toplumların en mutlu olanı ise yasaya ihtiyacı olmayanıdır.”

“İnsan ne kadar az düşünürse, o kadar çok konuşur.”

“İnsanlar doğuştan eşittirler ama bunu sonuna kadar sürdüremezler.”

“Bazen susmak, söylenen bir sürü sözden çok daha fazlasını ifade eder.”

“Dünyada başarı kazanabilmek için aptal görünmeli, akıllı olunmalıdır.”

“Çeyrek saatlik okumanın gideremediği kederim olmamıştır.”

“Ayrı Ayrı Birer Ahlaksız Yaratık Olan İnsanlar, Toplu Oldukları Zaman Namuslu Kişiler Olurlar.”

“Bir ülkede yalakalığın getirisi, dürüstlüğün getirisinden daha fazla ise, o ülke batar.”

“Okumayı sevmek, hayattaki can sıkıcı saatleri en güzel saatlerle değiştirmektir.”

“Dalkavukluğun sağladığı çıkar, dürüstlüğün kazandırdığı faydadan daha fazla olursa , o ülke batar.”

“Cumhuriyetler zenginlikten, diktatörlerde yoksulluk yüzünden yıkılırlar.”

“Aksi kanıtlanmadıkça kimse suçlu değildir.”

“Zekanın peşinde koşmayın aptallığı yakalarsınız.”

“Doğruluk ortadan kalktı mı, yükselme tutkusu bazı yüreklerde yer bulabilir, cimrilik ise bütün yürekleri sarar, istekler konu değiştirir, dün söylenen bugün söylenmez olur, yasalar içinde özgürken, yasalara karşı özgür olmak istenir, her yurttaş sahibinin evinden kaçmış bir köle gibidir. Ahlak öğüdü baskı, kural boyunduruk olur, dikkatin yerini korku alır… Eskiden herkesin malı kamunun hazinesi iken şimdi kamunun hazinesi şunun bunun malı olur. Bu durumda artık cumhuriyet cansız bir bedendir ve artık güçlü olan kendisi değil, birkaç yurttaştır ve herkes kendi çıkarı peşindedir.”

“Cumhuriyet erdemli insanların yönetimidir.”


Hukuk Ansiklopedisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

İlgili Konular

Daha Fazla

    Yeni

    Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı Moskova İnsani Boyut Konferansı Belgesi

    Moskova İnsani Boyut Konferansı Belgesi Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı...

    Suat Hayri Ürgüplü

    Hukukçu, yargıç, diplomat, eski bakan ve Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı...

    3 Ekim – Hukuk Takvimi

    3 Ekim – Hukuk Takvimi 1739 Osmanlı-Rus-Avusturya Savaşı'nı sona erdiren Niş...

    Abhazya Cumhuriyeti Anayasası

    Abhazya Cumhuriyeti Anayasası, Abhazya Yüksek Meclisi’nin 26 Kasım 1994...

    Avrupa Sosyal Şartı

    Avrupa Sosyal Şartı, 5547 sayılı Kanunla onaylanmış ve 9 Nisan...

    Mudanya Ateşkes Antlaşması

    Mudanya Ateşkes Antlaşması, Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti ile...

    2 Ekim Hukuk Takvimi

    2 Ekim Hukuk Takvimi 1452 Hukuk sisteminde yaptığı reformlarla tarihe geçen...

    Avrupa’nın En İyi 25 Hukuk Fakültesi

    Avrupa’nın En İyi Hukuk Fakülteleri ve Dünyanın En İyi...

    Dünyanın En İyi Hukuk Fakülteleri

    Dünyanın En İyi 100 Hukuk Fakültesi sıralaması, QS World...

    Şeref kavramı, Joseph Fouché örneği ve ikiyüzlülüğün sıradanlaşması

    Şeref kavramı, Joseph Fouché örneği ve ikiyüzlülüğün sıradanlaşması /...