Düzeltme ve Cevap Hakkı

Tekzibe konu yazının nesnel bir olguya dayanması gerekmektedir.  5187 sayılı Basın Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca, düzeltme ve cevap hakkı, kişilik haklarına saldırı ve gerçeğe aykırı yayın yapılmasına karşı düzenlenmiş bir haktır. Tekzip hakkı, haber verme hakkının sınırlanmasına yol açacak yaygınlıkta kullanılamaz. Tekzip hakkını kullanan kişi somut olgu hakkında gerçeğe aykırılık iddiasını objektif ölçülere dayanarak iddia etmelidir. Düzeltme ve cevap hakkı kullanılırken suç unsuru içermeyen ve üçüncü kişilerin hukuken korunan menfaatlerine aykırı olmayan ifadeler kullanılmalıdır.

Düzeltme ve cevap hakkına konu olmaması için haber verme hakkının hukuka uygun bir biçimde kullanılması gerekmektedir, bunun için haber gerçek ve güncel olmalı, haberin verilmesinde kamu yararı bulunmalı ve haberin veriliş biçimi ile özü arasında düşünsel bir bağ bulunmalıdır.

Basın Özgürlüğü ve Tekzip:

Basın özgürlüğü, demokratik hukuk devletlerinde korunması gereken önemli değerlerden birisidir. Çünkü toplumun bilgi edinmesi ve gelişmesi bakımından ve aynı zamanda kültür, sanat, edebiyat, siyaset ve akla gelebilecek her alanında topluma mal olmuş kişilerin halka tanıtımında ve bu kişilerin toplum adına bir anlamda denetimi bakımından görev yapar. Basın, görevini yerine getirirken sonsuz bir serbestliğe sahip değildir ve sınırlamalara tabidir. Kişilerin temel hak ve özgürlüklerinin korunması basın özgürlüğünün sınırlarını çizer. Anayasa ve Basın Kanununa göre basın özgürdür ve yasal güvence altındaki basının haber verme hakkı gerçeklik, güncellik, kamu yararı, toplumsal ilgi, konu ile ifade arasında düşünsel bağlılık unsurları ile sınırlıdır. Haber verme hakkı bu sınırlar içinde kaldığı sürece hukuka uygundur.

Bu unsurlardan birini taşımayan haberin veya eleştirinin hukuka uygun olduğundan söz edilemez ve saldırıya uğrayan kişisel hak korunmaya değer bir üstünlük kazanır. Haber gerçeği yansıtsa dahi kullanılacak dil ve ifadenin, yapılacak niteleme ve yorumun haberin verilişinin gerektirdiği ve zorunlu kıldığı biçim ve ölçüde bulunmasını öngörür. Öze ilişkin koşulların varlığı durumunda da biçimsel koşullara uyulması zorunluluğu vardır. Eleştirinin yapılmasında gereksiz, yararlı olmayan beyan, niteleme ve değerlendirmelere gidilerek içerik ile uygun düşmeyen tahrik edici, yalın bir okuyucuda husumet ve kuşku yaratıcı dil ve ifade kullanılır, seçilen sözcükler aşağılayıcı, küçük düşürücü, incitici nitelikte olursa konu ile ifade arasındaki denge bozulur, haber veya eleştiri hukuka aykırı duruma gelir.Basın özgürlüğü; bilgi edinme, düşünceyi yayma, eleştirme, yorumlama ve eser yaratma haklarını da içerir. Düşünceyi açıklama ve basın özgürlüğü, onu kullananlar açısından olduğu kadar gerçekleri öğrenmek özgürlüğüne sahip kişi ve kitleler açısından da temel hak niteliğindedir. Çoğunlukçu, özgürlükçü, demokratik toplumlarda, düşünceyi açıklama özgürlüğü; sadece genel kabul gören ve zararsız veya önemsiz sayılan düşünceler yönünden değil, aynı zamanda halkın bir kısmı tarafından benimsenmeyen kural dışı, hatta rahatsız edici, endişe verici, sarsıcı düşünceler için de geçerlidir. Toplumun ve insanlığın sorunları konusunda bireyi bilinçlendirmek, doğru ve gerçeğe uygun bilgiler ile donatmak, yaşanan sorun, olay ve oluşumlar hakkında kamuoyunu nesnel bir biçimde aydınlatmak, düşünmeye yönlendirici tartışmalar açmak, yöneticileri eleştirmek, uyarmak ve bu suretle denetlemek durumunda olan basının sahip olduğu hakkı hukuka uygun bir biçimde kullandığının kabulü için; açıklama, eleştiri ve değer yargısı biçimindeki bilginin gerçek ve güncel olması, açıklanmasında kamunun ilgi ve yararının bulunması, açıklanış şekli ile konusu arasında düşünsel bağ bulunması, açıklamada küçültücü sözlerin kullanılmaması gerekmektedir. Ancak, basın özgürlüğünün bir dereceye kadar abartma hatta kışkırtmaya başvurma hakkını da içerdiği unutulmamalıdır.


Hukuk Ansiklopedisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

İlgili Konular

Daha Fazla

    Yeni

    Namus Adına Kadınlara Karşı İşlenen Suçların Ortadan Kaldırılmasına Yönelik Çalışma

    Namus Adına Kadınlara Karşı İşlenen Suçların Ortadan Kaldırılmasına Yönelik Çalışma hakkındaki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 57/179 No’lu Kararı 18 Aralık 2002 tarihinde kabul edilmiştir. (Resolution (57/179) adopted by United Nations General Assembly, Working towards the Elimination of Crimes against Women Committed in the Name of Honour) Karar, Türkiye'de Namus Cinayeti ya da Töre Cinayeti olarak bilinen suçlara ilişkindir.

    İklim Değişikliği Mainau Deklarasyonu – 2015

    İklim Değişikliği Mainau Deklarasyonu, 3 Temmuz 2015 tarihinde, 65....

    Elektrikli Sandalye İle İdam

    Elektrikli sandalye ile idam yöntemi, asma cezasına alternatif olarak...

    23 Ağustos – Hukuk Takvimi

    23 Ağustos - Hukuk Takvimi 1305 İskoç şövalye William Wallace, İngiltere...

    24 Ağustos – Hukuk Takvimi

    24 Ağustos - Hukuk Takvimi  1349 Mainz’da 6000 yahudi, veba’dan sorumlu...

    Sacco-Vanzetti Davası

    Sacco-Vanzetti Davası, İtalyan göçmeni anarşist işçiler Nicola Sacco ile...

    Lozan Barış Antlaşması

    Lozan Barış Antlaşması (Traile de Paix-Lozan), 24 Temmuz 1923...

    Prof. Dr. Zahit İmre

    Prof. Dr. Zahit İmre (23 Ağustos 1918 – 8...

    Eleftherios Venizelos

    Eleftherios Venizelos (23 Ağustos 1864 – 18 Mart 1936) Erken...

    Aziz Bartholomew Günü Katliamı

    Aziz Bartholomew Günü Katliamı, 23 Ağustos’u 24 Ağustos 1572’ye...