Kelebek (Papillon), Henri Charrière’nin 1968’de yayımlanan otobiyografik romanıdır. Kelebek (Papillon), işlemediğini ileri sürdüğü bir cinayetten müebbet hapse mahkûm edilen ve “Kelebek” lakabıyla tanınan bir mahkûmun, Fransız Guyanası’ndaki ceza kolonilerinden kaçma mücadelesini anlatmaktadır. Eserde Charrière, ceza kolonilerindeki ağır yaşam koşullarını, hücre hapsini, firar girişimlerini ve sonunda Venezuela’da özgürlüğüne kavuşmasını akıcı bir dille aktarmaktadır.
Romanın temelinde özgürlük arzusu, mahkûmiyet, ceza kolonilerindeki ağır koşullar ve firar mücadelesi yer almaktadır. “Banko / Kelebek’in Macerasının Devamı” isimli eserin orijinali 1972 yılında yayımlanmıştır. Kelebek 1969 yılında, Banko ise 1973 yılında E Yayınları tarafından Türkçeye kazandırılmıştır. Kitabın güncel baskıları aynı yayınevi tarafından devam ettirilmektedir.
Charrière’nin romanına ve daha sonra yapılan film uyarlamalarına konu olan Fransız Guyanası’ndaki ceza kolonileri, mahkûmların insanlık dışı koşullarda tutulduğu tesisler olarak uzun yıllar faaliyet göstermiştir. Mahkûmların tahliye edilmesi ve tesislerin tamamen boşaltılması büyük ölçüde 1952 yılında tamamlanmış, ceza kolonisi fiilen bu tarihte işlevini yitirmiştir. Fransa hükümetinin bürokratik işlemleri tamamlayarak Bagne de Cayenne ceza kolonisinin hukuken resmen kapatıldığını ilan etmesi ve son idari personelin adadan ayrılması ise 1953 yılında gerçekleşmiştir.
Kitabın Tanıtım Bülteni
Kelebek – Henri Charriere İşlemediği bir cinayetten, müebbet kürek cezasına çarptırıldığı sıra, Henri Charrière’in özgürlük mücadelesinin bir ifadesi olarak doğdu Kelebek.
“Çok genç yaşında tutkunu olduğu idealleri ve gelecek arzusu onu ‘insanca bir felsefe’ ve ‘üstün bir uygarlık’la tanıştırdı: Modern sistemin kokuşmuş yolları yerine Kızılderililer’in, cüzzamlıların, okuma yazma bilmeyen yoksul balıkçıların gerçek uygarlığıyla . Bir, iki, üç, dört, beş; bir, iki, üç, dört, beş. Ardı ardına sıralanan bu rakamlar aslında bir hücrenin uzunluğu: Bir uçtan bir uca beş adım. Tüm yaşamın göz önünden geçtiği beş adım. Hayallerle ve tutkularla atılan beş adım. Yargıçlara, mahkemeye ve insan kazanmak yerine kaybetmeye dayalı yargı sistemine atılan beş adım. Modern olarak nitelenen ülkelere atılan beş adım. Tüm duyguları iğdiş eden her türlü korkuyu insanın içine salan beş adım. Özgürlüğe ve geleceğe atılan beş adım.”
Eserin Konusu
Roman, Charrière’nin Fransa’da bir cinayetten suçlanması ve müebbet kürek cezasına mahkûm edilmesiyle başlar. Suçsuz olduğunu savunan Charrière, Fransız Guyanası’na gönderildikten sonra hayatını firar etmeye adar.
Ceza kolonisine gönderilmesinin ardından çeşitli mahkûmlarla birlikte birçok kaçış girişiminde bulunur. İlk firarlarından birinde bir tekneyle yola çıkar; ulaştığı adadan üç kaçakla birlikte ayrılır. Ancak kısa süre sonra yakalanarak Rio Hacha cezaevine gönderilir. Buradan da kaçar. Bir süre sonra yolları ayrılan Charrière, Kolombiya’da bir yerli topluluğun yanında yaşamaya başlar. Burada iki eşi olur. Daha sonra topluluktan ayrılarak yoluna devam eder. Arkadaşları yakalanırken kendisi bir süre daha kaçmayı başarır; ancak bir kilisede ihbar edilmesi üzerine yakalanır ve Fransızlara teslim edilir.
Fransız Guyanası’na döndükten sonra firar nedeniyle iki yıl hücre cezasına mahkûm edilir. Charrière, hücre hapsinin ağır fiziksel ve psikolojik koşullarını anlatır. Mahkûmlar arasında “insan yiyen” olarak adlandırılan hücrelerde mutlak sessizlik uygulanır. Charrière bu durumu, “Çinliler kafaya damlatılan suyu bulmuşlar, Fransızlarsa sessizliği.” sözleriyle ifade eder.
Hücre cezasından sonra yeniden küreğe dönen Charrière, ikinci büyük firarını planlar. Gizlice yaptığı salı tamamladığı gün ihbar edilir ve yakalanır. İhbarcıya yönelik cinayet olayının ardından yeniden yargılanır ve sekiz yıl hücre cezasına mahkûm edilir.
Hücrede bulunduğu sırada mahkûmlara belirli günlerde denize girme ve güneşlenme izni verilir. Bir gün denizden dönerken cezaevi görevlilerinden birinin kızının denize düştüğünü ve köpekbalıklarının saldırısına uğradığını görür. Charrière kızı kurtarır. Bu olayın ardından hücre hapsinin koşullarında hafifletmeye gidilir ve daha sonra Şeytan Adası’na sevk edilir.
Şeytan Adası’na gönderilen Charrière, buradan kaçmanın neredeyse imkânsız olduğunu düşünür. Ancak denizin hareketlerini gözlemleyerek yedinci dalganın gücünden yararlanarak açık denize ulaşabileceğini keşfeder. Bir başka mahkûm olan Sylvain ile birlikte hindistan cevizi çuvallarından yaptıkları sallarla adadan kaçarlar. Günler süren yolculuğun ardından kıtaya ulaşırlar. Ancak Sylvain bataklığa saplanarak boğulur. Charrière ise hindistan cevizi çuvallarına tutunarak kurtulur.
Charrière yoluna tek başına devam eder. Ormanda saklandıktan sonra eski mahkûmlarla birlikte bir tekne satın alarak İngiliz Guyanası’na ulaşır. Burada bir süre yaşar ve çalışır. Daha sonra buradan ayrılarak Venezuela’ya gider. Venezuela’da Fransız Guyanası’ndan kaçanlara ilişkin yasal düzenlemelerden yararlanır ve vatandaşlık hakkı elde eder. Yaşamının geri kalanını Venezuela’da geçirir.
Kelebek, ana hikâyenin yanı sıra Charrière’nin çevresinde gördüğü ve yaşadığı çeşitli olayları da anlatır.
Film uyarlaması: Kelebek (Papillon)
Kelebek, ilk kez 1973 yılında aynı adla sinemaya uyarlanmıştır. Filmde Henri Charrière’yi Steve McQueen, dostu Louis Dega’yı ise Dustin Hoffman canlandırmıştır. Kitabın büyük başarısını sinemada da sürdüren yapım, döneminin önemli gişe başarılarından biri olmuş ve Steve McQueen ile Dustin Hoffman’ın oyunculuklarıyla sinema tarihinin kült klasikleri arasında yer almıştır. Film, Charrière’nin Fransız Guyanası’ndaki ceza kolonilerinde geçirdiği yılları, Dega ile dostluğunu ve özgürlüğe ulaşmak için gerçekleştirdiği firar girişimlerini konu alır. Yaklaşık 150 dakika süren yapım, ticari açıdan başarılı olmuş ve 1974 yılında Jerry Goldsmith’in müziğiyle Oscar’a aday gösterilmiştir. Steve McQueen de aynı yıl Altın Küre’de En İyi Erkek Oyuncu dalında aday gösterilmiştir. Film, En İyi Hukuk Filmleri ve İnsan Hakları Filmleri listelerinde yer almaktadır.
2017 Yapımı Kelebek (Papillon)
Film, 1973 yapımı gibi Henri Charrière’in kendi hayatını anlattığı Papillon ve Banco adlı otobiyografik kitaplarından uyarlanmıştır. Michael Noer’in yönettiği, başrollerini Charlie Hunnam (Kelebek) ve Rami Malek’in (Louis Dega) paylaştığı modern yeniden uyarlamadır.
1973 yapımı ile 2017 yapım arasındaki temel farklar, oyunculuk tarzları ve sinematografik tercihler bağlamında ortaya çıkmaktadır. 1973 tarihli versiyon, dönemin şartları gereği tamamen pratik efektlerle, gerçek mekanlarda ve CGI (bilgisayar efektleri) kullanılmadan çekilmiştir. Bu durum, Fransız Guyanası’ndaki ceza sömürgesinin sıcağını, pisliğini ve acımasızlığını izleyiciye doğrudan yansıtmıştır.
Hukuk Ansiklopedisi sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.