Abusus non tollit usum

Abusus non tollit usum, Roma Hukukundan günümüze ulaşmış Latince deyimlerdendir. Bir şeyin yanlış kullanılması onun doğru kullanılamayacağı anlamına gelmez ve suiistimal düzgün kullanmayı iptal ettirmez. Bir şey suistimal edilince onun düzgün kullanımını etkilememelidir. Bir hakkın kötüye kullanılması, onun doğru kullanımını ortadan kaldırmak için yeterli ve geçerli bir argüman değildir.

Abusus non tollit usum, kötüye kullanımı önlemek için alınacak tedbirlerin o hakkın kullanılmasını yasaklamayı gerektirmemesini ifade etmektedir. Bir eylem, olgu ve olaydan birilerinin zarar görmesi ondan istifade edenlerin istifade etme hakkını ortadan kaldırmaz. Herhangi bir inanç, doktrin, kural ve bakış açısı çarpıtılabilme ve kötüye kullanılabilme özelliği taşıması nedeniyle tümden zararlı addedilemez. Ateş her tarafı yakıp yıkabilir ancak onun doğru bir şekilde kullanılması ve ateşte yemek pişirilmesi önlenemez. Örneğin, kamu görevlisine hediye vermenin kötüye kullanılması hediye vermenin tamamen yasaklanmasını gerektirmez. Yine, bir yargıç ya da kamu görevlisi görevini kötüye kullanıyor diye o meslek ve kamu görevinin gereksizliği ileri sürülemez.

Türk Medeni Kanunu İyiniyet ve Dürütlük Kuralları 

Medeni Kanunun 2. maddesine göre; “Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.” Medeni Kanunun 3. maddesine göre ise; Kanunun iyiniyete hukukî bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyiniyetin varlığıdır. Ancak, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz.”

Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Yani bir hak sahibi hakkını kullanırken ve borçlu borcunu öderken objektif iyi niyet kurallarına uymak, dürüst davranmak, başkalarını zarara uğratmamak zorundadır. Hak sahibi başkasına zarar vermek amacını taşımasa bile hareketi açıkça iyi niyet kurallarına aykırı ise ve başkasını zarara uğratıyorsa veya hak sahibine sağladığı yarar ile başkasına verdiği zarar arasında aşırı dengesizlik varsa bu durumu hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirebiliriz. Anayasa başta olmak üzere, Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Türk Medeni Kanunu ve Türk B.K. hak sahibinin hakkını kullanırken objektif iyi niyet kuralları içinde hareket etmesini emretmiş aksi davranışın hukuk düzeni tarafından korunamayacağını belirtmiştir.


Hukuk Ansiklopedisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

İlgili Konular

Daha Fazla

    Yeni

    Polonya Cumhuriyeti Anayasası

    Polonya Cumhuriyeti Anayasası, 2 Nisan 1997’de Ulusal Meclis tarafından...

    30 Ekim Hukuk Takvimi

    1735 ABD'li hukukçu, siyasetçi, ABD'nin 1. Başkan yardımcısı ve 2....

    Leonid Andreyev

    Leonid Andreyev, 21 Ağustos 1871 (eski Rus takvimine göre...

    Yorgos Theotokas

    Yunan romancı, denemeci, tiyatro yazarı ve avukat Yorgos Theotokas(George...

    Türkiye-Almanya İşgücü Antlaşması – 1961

    Türkiye-Almanya İşgücü Antlaşması, 30 Ekim 1961 tarihinde Batı Almanya...

    Türkiye-Yunanistan Dostluk, Tarafsızlık, Uzlaşma ve Hakemlik Antlaşması

    Türkiye-Yunanistan Dostluk, Tarafsızlık, Uzlaşma ve Hakemlik Antlaşması, 30 Ekim...

    Çek Cumhuriyeti Anayasası

    Çek Cumhuriyeti Anayasası Türkiye Barolar Birliği önceki başkanı Vedat...

    Mondros Ateşkes Antlaşması

    Mondros Ateşkes Antlaşması, Birinci Dünya Savaşının yenilenleri arasında olan...

    Osmanlı Devleti Dönemi Uluslararası Antlaşmaları

    Osmanlı Devleti Uluslararası Antlaşmaları, devletin 1299 yılında kurulması ile...