Aile Vakfı

Aile vakıfları, aile bireylerinin eğitim ve öğretimine; barınma ve beslenmelerine; evlenme, çeyiz, doğum ve hastalıklarına; diğer sosyal ve yaşam gereksinimlerine ilişkin gerekli giderlerini sağlayabilmek amacıyla, kişiler ve miras hukukunun koyduğu hükümlere uygun bir biçimde kurulan vakıflardır.

Bir malın ya da hakkın başkalarına geçmemek üzere bir aileye özgülenmesine ve aile bireyleri arasında aynı soydan gelenlere kuşaktan kuşağa kalacak biçimde geçmesine ilişkin her türlü tasarruf yasaktır. Böyle bir tasarruf, Aile Vakfı kurma yoluyla dahi yapılamaz. Kurulacak bir vakıftan yararlanan aile bireylerine düzenli gelirler ve maşlar sağlayan vakıflar kurulamaz. Hukukun arkasından dolanmak ve miras hukukuna dair kazanımlar yaratmak amacıyla vakıf tesisi uygun değildir.

Aile Vakfının Yasal Dayanağı 
Türk Medeni Kanunu

Madde 372 – Aile bireylerinin eğitim ve öğrenimleri, donanım ve desteklenmeleri ve bunlara benzer amaçların gerektirdiği harcamaların yapılması için kişiler hukuku ve miras hukuku hükümleri uyarınca aile vakfı kurulabilir. Bir malın veya hakkın başkalarına geçmemek üzere aynı soydan gelenlere kuşaktan kuşağa kalacak şekilde özgülenmesi yasaktır. Böyle bir özgülenme, vakıf kurma yoluyla da yapılamaz.

743 Sayılı Türk Kanunu Medenisi
Madde 322

Aile efradının talim ve terbiyesine, teçhiz veya muavenetine ve bunlara mümasil gayelere muktazi masarin tediyesi için; eşhas veya miras hukuna dair olan hükümlere tevkan aile vakıarı tesis edilebilir.  Bir malın veya bir hakkın devir ve ferağ edilememek üzere bir aileye tahsisine ve aile efradı arasında tarzı intikaline dair her türlü tasarruf memnudur. Bu tarzda tasarruf, tesisat ihdası kriyle dahi meczolunamaz.

Madde Gerekçesi: “Yürürlükteki Kanunun 322 nci maddesini karşılamaktadır. Madde, 1984 tarihli Öntasarının 303 üncü maddesinden sadece “tahsis” sözcüğü “özgüleme” sözcüğüyle değiştirilmek suretiyle aynen alınmıştır. Ancak yürürlükteki metinde son fıkra olarak yer alan “Bu tarzda tasarruf, tesisat ihdası fikriyle dahi meczolunamaz” ibaresi anlamsız bulunduğu için maddeden çıkarılmış ve önceki fıkra hükmünü tamamlayıcı nitelikte olmak üzere, böyle bir özgülemenin vakıf yoluyla da yapılamayacağı, ikinci fıkranın son cümlesinde belirtilmiştir.”


Hukuk Ansiklopedisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

İlgili Konular

Daha Fazla

    Yeni

    Birleşmiş Milletler Yolsuzlukla Mücadele Sözleşmesi

    Birleşmiş Milletler Yolsuzlukla Mücadele Sözleşmesi, kurulan Geçici Komite tarafından...

    1 Kasım Hukuk Takvimi

    1 Kasım - Hukuk Takvimi 1530 Modern siyaset biliminin temellerini atan...

    Maastricht Antlaşması

    Maastricht Antlaşması 1992 yılında Maastricht’te imzalanmış olan Avrupa Birliği...

    Fred Thompson

    Amerikalı hukukçu, senatör ve oyuncu Fred Thompson (1942–2015), ...

    1 Ocak – Hukuk Takvimi

    1 Ocak – Hukuk Takvimi M.Ö. 45 Jülyen takvimi ilk kez...

    Erdal Eren İdam Kararı

    Erdal Eren hakkındaki idam kararı Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri...

    Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun

    Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun 1 Kasım...

    Takvim-i Vekayi

    Takvim-i Vekayi, Osmanlı Devleti döneminde 1 Kasım 1831 tarihinde...

    Alexandre Blacque

    Alexandre Blacque, Türkiye’de ilk resmi gazete olan Takvim-i Vekayi'yi...

    Saltanatın Kaldırılması

    Saltanatın Kaldırılması, 1 Kasım 1922 tarihinde Türkiye Büyük Millet...