Minnesota Protokolü, hukuk dışı, keyfi ve yargısız infazlar ile hukuka aykırı olabileceği düşünülen ölümlerin etkili biçimde soruşturulmasına ilişkin uluslararası standartları belirlemektedir. Protokolün temeli, Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi’nin 24 Mayıs 1989 tarihli ve 1989/65 sayılı kararıyla kabul edilen Hukuk Dışı, Keyfi ve Kısayoldan İnfazların Etkin Biçimde Önlenmesi ve Soruşturulmasına İlişkin Prensiplere dayanmaktadır. Bu prensiplerin uygulamada nasıl hayata geçirileceğini göstermek amacıyla hazırlanan BM El Kılavuzu 1991 yılında yayımlanmış, zaman içinde yaygın kullanımı nedeniyle “Minnesota Protokolü” adıyla anılmaya başlamıştır.
Protokolün hazırlanmasında, 1983 yılında kurulan Minnesota Lawyers International Human Rights Committee öncü rol üstlenmiştir. Bu hazırlık, 1983-1991 yılları arasında Minnesota Lawyers International Human Rights Committee’nin (2008’de ise bugünkü adı olan The Advocates for Human Rights ) öncülüğünde yürütülen ve adli tıp uzmanları, hukukçular ve insan hakları uzmanlarının katkı verdiği çalışmalara dayanmaktadır. Çalışmanın amacı, özellikle devlet görevlilerinin müdahalesi, gözaltı veya tutukluluk koşulları, işkence ve kötü muamele iddiaları gibi durumlarda meydana gelen ölümlerin yalnızca ölüm nedeni bakımından değil, ölümün nasıl, ne zaman ve hangi koşullarda gerçekleştiğinin ortaya çıkarılması ve sorumluların belirlenmesi bakımından araştırılmasını sağlamaktır.
Minnesota Protokolü, şüpheli bir ölümün etkili, bağımsız, tarafsız, kapsamlı, süratli ve şeffaf biçimde soruşturulmasını öngörmektedir. Bu kapsamda olay yeri incelemesi, delillerin toplanması ve korunması, tanıkların dinlenmesi, otopsi ve diğer adli tıp incelemeleri, gerektiğinde mezar açma ve kalıntıların incelenmesi gibi yöntemlere ilişkin ayrıntılı kurallar içermektedir. Böylece soruşturmanın yalnızca “kişi neden öldü?” sorusuna değil, “ölüm nasıl gerçekleşti ve bundan kimler sorumlu?” sorularına da cevap vermesi amaçlanmaktadır.
Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), Minnesota Protokolünün Türkiye’de tanınması ve kullanılmasında önemli bir rol üstlenmiştir. TİHV, Protokolün Türkçe çevirisini 2008 yılında yayımlamış; kuruluşun önsözünde, Türkiye’de Minnesota Protokolüne yönelik ihtiyacın özellikle gözaltında meydana gelen şüpheli ölümlerin araştırılması sırasında ortaya çıktığı belirtilmiştir. TİHV ayrıca, 1993 yılında Aydın’da gözaltında ölen bir kişinin ölümünün araştırılması sırasında İzmir Tabip Odası İnsan Hakları Komisyonu ile birlikte Minnesota Protokolünden yararlanıldığını ve hazırlanan alternatif raporun daha sonraki yargılama bakımından önem taşıdığını kayda geçirmiştir.
Protokol, 2016 yılında Birleşmiş Milletler tarafından gözden geçirilerek güncellenmiş,. BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR) tarafından 2017 yılında basılmıştır. Güncellenmiş metin, Potentially Unlawful Death yani “potansiyel olarak hukuka aykırı ölüm” kavramını merkeze almakta ve önceki standartları daha kapsamlı soruşturma ilkeleriyle geliştirmektedir. Böylece Minnesota Protokolü, yaşam hakkının korunması, şüpheli ölümlerin aydınlatılması, sorumluların hesap vermesi ve ölen kişinin yakınlarının gerçeği öğrenebilmesi açısından günümüzde de temel bir uluslararası başvuru kaynağı olmayı sürdürmektedir.
Hukuk Ansiklopedisi sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.