İklim Güvenliği

İklim Güvenliği (Climate security), iklim değişikliğinin yol açtığı çevresel değişimlerin uluslararası barış ve güvenlik, devletlerin istikrarı, ekonomik ve sosyal düzen ile insan güvenliği üzerindeki etkilerini güvenlik perspektifiyle ele alan disiplinler arası bir kavramdır. İklim güvenliği yaklaşımı, iklim değişikliğinin doğrudan bir çatışma nedeni olmasından ziyade, mevcut kırılganlıkları ve riskleri artırarak güvenlik sorunlarını derinleştirebildiği kabulüne dayanmaktadır. Bu çerçevede kuraklık, çölleşme, deniz seviyesinin yükselmesi, aşırı hava olayları, su kaynaklarının azalması ve tarımsal üretimin olumsuz etkilenmesi gibi iklim değişikliğine bağlı gelişmeler; gıda ve su güvenliği, enerji güvenliği, halk sağlığı, ekonomik istikrar, kritik altyapının korunması, afet yönetimi, zorunlu yer değiştirme ve göç hareketleri ile toplumsal istikrar üzerinde önemli etkiler doğurabilmektedir. Güvenlik çalışmalarında iklim değişikliği, bu etkileri nedeniyle sıklıkla mevcut güvenlik risklerini ağırlaştıran bir tehdit çarpanı” (threat multiplier) olarak nitelendirilmekte; mevcut siyasi, sosyal ve ekonomik kırılganlıkları derinleştiren ve çatışma riskini artırabilen bir unsur olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle iklim güvenliği, yalnızca çevre politikalarının değil, aynı zamanda savunma, dış politika, kalkınma, afet risklerinin azaltılması ve sürdürülebilir kalkınma politikalarının da temel inceleme alanlarından biri hâline gelmiştir. Başta Birleşmiş Milletler, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) ve Avrupa Birliği olmak üzere birçok uluslararası kuruluş, iklim değişikliğinin güvenlik boyutunu stratejik politika belgelerine dâhil etmekte ve iklim risklerinin azaltılması, uyum kapasitesinin güçlendirilmesi ile toplumsal direncin artırılmasına yönelik politikalar geliştirmektedir. Bu yönüyle iklim güvenliği, iklim değişikliğinin güvenlik üzerindeki etkilerinin önlenmesi, azaltılması ve yönetilmesine ilişkin hukuki, kurumsal ve stratejik yaklaşımları kapsayan disiplinler arası bir çalışma alanı olarak kabul edilmektedir.

İlgili Konular

Daha Fazla

    Geçen Hafta Popüler

    Yolsuzlukla Mücadele Önlemleri ve Yöntemleri

    Yolsuzlukla Mücadele Önlemleri ve Yöntemleri, 7 Ocak 2003 tarihinde...

    Terkib-i Bend

    Ziya Paşa, bu bendinde Osmanlı yönetimindeki yozlaşmayı, yöneticilerin halka...

    Felsefe Dergisi Manifestosu

    Felsefe Dergisi Manifestosu, uzun bir aradan sonra yeniden yayın...

    9 Temmuz – Hukuk Takvimi

    9 Temmuz - Hukuk Takvimi 1797   Felsefeci ve siyaset kuramcısı Edmund...

    Yolsuzluğu Önlemek ve Kamuda Etik Kuralları Uygulamak

    Yerel ve Bölgesel Düzeyde Yolsuzluğu Önlemek ve Kamuda Etik Kuralların Uygulanmasını Teşvik Etmek başlıklı tavsiye kararı, Avrupa Konseyi içinde mahalli yönetimleri temsil eden kurum olan Avrupa Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi (Congress of Local and Regional Authorities) tarafından 19 Ekim 2016 tarihinde düzenlenen Kongre’nin 1. oturumunda tartışılarak kabul edilmiştir. 401(2016) sayılı Karar ile belirlenen tavsiyeler Avrupa Konseyi üyesi ülkelerde yolsuzluğu önleme ve etik kuralları yerleştirme amacıyla yapılması gerekli çalışmalara ışık tutmaktadır.

    Popüler Kategoriler