Dünya Zorla Kaybedilenler Günü

Birleşmiş Milletler, 21 Aralık 2010 tarihinde aldığı kararla 30 Ağustos’u “Dünya Zorla Kaybedilenler Günü” (International Day of the Victims of Enforced Disappearances) olarak ilan etmiştir. Böylece 2011 yılından itibaren her yıl 30 Ağustos, zorla kaybedilenlerin hatırasına saygı göstermek, hakikatin ortaya çıkarılması ve adaletin sağlanması için uluslararası bir farkındalık günü olarak anılmaya başlanmıştır.

Bu günün kökeni, 1981 yılında Kosta Rika’da kurulan Latin Amerika Kayıp Aileleri Dernekleri Federasyonu’nun (FEDEFAM) girişimine dayanmaktadır. FEDEFAM, Latin Amerika’da yaşanan sistematik kayıplara dikkat çekmek için 30 Ağustos’u “Kayıplar Günü” ilan etmiştir.

2011’den bu yana Birleşmiş Milletler öncülüğünde her yıl aynı tarihte dünyanın birçok ülkesinde çeşitli etkinlikler düzenlenmekte, zorla kaybetmelerin önlenmesi, kayıpların akıbetinin ortaya çıkarılması ve sorumluların hesap vermesi çağrısı yinelenmektedir.

Zorla Kaybetme: Küresel Bir Sorun

Zorla kaybetme, tarih boyunca toplumlar içinde terör yaymak amacıyla kullanılan sistematik bir strateji haline gelmiştir. Bu uygulamanın yarattığı güvensizlik duygusu sadece kaybedilenlerin yakınlarıyla sınırlı kalmamakta; onların içinde yaşadığı toplumları da derinden sarsmaktadır.

Zorla kaybetme vakaları belirli bir bölgeyle sınırlı kalmamış ve küresel bir sorun haline gelmiştir.  Özellikle askeri diktatörlüklerin kullandığı yöntem olan zorla kaybetme, günümüzde karmaşık iç çatışmalarda ya da muhaliflere yönelik siyasi baskılar da kendini göstermektedir.  Özellikle endişe verici olan noktalar şunlardır:

  • Zorla kaybetme vakalarıyla ilgilenen insan hakları savunucularına, mağdur yakınlarına, tanıklara ve hukuk danışmanlarına yönelik sistematik saldırılar ve tacizler,

  • Devletlerin terörle mücadele faaliyetlerini yürütürken uymakla yükümlü oldukları kuralları sistematik biçimde ihlal etmeleri ve zorla kaybetme olaylarında bu kuralları ihlalin gerekçesi olarak kullanmaları,

  • Faillerin yargılanmaması nedeniyle yaygın şekilde süren cezasızlık politikası,

Bu bağlamda özellikle hak savunucuları, çocuklar, engelliler ve benzeri savunmasız grupların korunması için özel önlemler alınması gerekmektedir.  Araştırmalar, dünyanın en az 85 ülkesinde çatışmalar ya da baskı dönemlerinde yüz binlerce insanın kaybolduğunu ortaya koymaktadır. Bu gerçek, zorla kaybetmenin yalnızca geçmişin bir suçu değil, günümüzde de devam eden bir insanlık trajedisi olduğunu açıkça göstermektedir.


Hukuk Ansiklopedisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

İlgili Konular

Daha Fazla

    Yeni

    İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi

    İstanbul Üniversitesinin tarihi, İstanbul’un fethinden hemen sonra Fatih Sultan...

    17 Ağustos – Hukuk Takvimi

     17 Ağustos - Hukuk Takvimi 1601 Bask kökenli Fransız hukukçu ve...

    Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev

    Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev, Étienne de La Boétie'nin tahminen...

    Hukuk ve Adalet Üzerine Özlü Sözler

    Hukuk ve Adalet Üzerine Deyişler  "İki cumhuriyet savcısı var ve...

    Men’i Müskirat Kanunu – İçki Yasağı

    Men'i Müskirat Kanunu, savaş koşullarının devam ettiği bir dönemde...

    Gazetecilere Karşı İşlenen Suçlarda Cezasızlığa Son Verme Günü

    Gazetecilere Karşı İşlenen Suçlarda Cezasızlığa Son Verme Günü, BM...

    18 Aralık – Hukuk Takvimi

    18 Aralık – Hukuk Takvimi 1420 Osmanlı dönemi Kazaskerlerinden mutasavvıf ve...

    18 Ağustos – Hukuk Takvimi

    18 Ağustos - Hukuk Takvimi 1563 Modern siyaset biliminin temellerini atan...

    Halkın Emek Partisi Kapatma Kararı

    Halkın Emek Partisi Kapatma Kararı, 14 Temmuz 1993 tarihinde...

    Aydınlar Dilekçesi: Türkiye’de Demokratik Düzene İlişkin Gözlem ve İstemler

    Aydınlar Dilekçesi, "Türkiye'de Demokratik Düzene İlişkin Gözlem ve İstemler"...