İlan Edilen Olağanüstü Hal Rejiminde Temel Hak ve Özgürlüklerimize İlişkin Açıklama, başarısız 15 Temmuz darbe girişiminin hemen ardından 22 Temmuz 2016 tarihinde Sınır Tanımayan Avukatlar/STAD tarafından deklare edilmiştir.
Olağanüstü Hal Rejiminde Temel Hak ve Özgürlüklerimize İlişkin Açıklama
15 Temmuz 2016 tarihinde, Türkiye Cumhuriyetinin demokratik düzenini ortadan kaldırma amacındaki silahlı bir kalkışmanın bastırılmasını takiben ülkemizde 20 Temmuz 2016 tarihinde üç ay süre ile olağanüstü hal ilan edilmiştir.
SINIR TANIMAYAN AVUKATLAR olarak, ülkemizde ilan edilen olağanüstü hal sırasında da temel hak ve özgürlüklerimizin savunucusu olacağız. Olağanüstü hal de Anayasamız ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi tarafından güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerimize saygı duyulması gereken hukuki ve sınırları belli bir rejimdir.
Olağanüstü hallerde de temel hakkın özüne dokunulamayacağı, demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı hareket edilemeyeceği ve ölçülülük ilkesine aykırılıklarda bulunulamayacağı açıktır.
Olağanüstü hal, Anayasamızın, demokrasi ve hukuk devleti prensiplerinin ve temel hak ve özgürlüklerimizin ihlal edilmesi için değil, korunması için öngördüğü geçici bir dönemdir. Olağanüstü hal bir keyfilik ve denetimsizlik yönetimi değildir. Olağanüstü yönetimlerde yetkili makamların yaptıkları bireysel ve düzenleyici işlemlerin idarî yargı denetimine bağlı olması gerektiğinden kuşku duyulamaz. Özgürlükçü demokratik düzeni ve hukuk devleti ilkesini benimsemiş ülkelerde bunun tersi düşünülemez.
Olağanüstü halin salt ilan edilmiş olması, haklarımızı kullanmamızda fiili veya psikolojik bir engel oluşturmamalıdır, bireylerin kendilerini baskı altında hissetmemesi için yönetimin, basının ve sivil toplum kuruluşlarının güven vermesi, ilan edilen durumun demokrasi ve hukuk devletinin gereklerine aykırı uygulamalar için açık-çek anlamına gelmediğini tekrar tekrar vurgulaması gereklidir. Biz, Sınır Tanımayan Avukatlar olarak, temel hak ve özgürlüklerimize karşı son derece duyarlı olmamız gereken bir döneme girildiğinin ayrımındayız.
Bu dönemde, Anayasamızın 15 inci maddesinde yazılı ilkeler doğrultusunda temel hak ve hürriyetlerin nasıl sınırlanacağı veya nasıl durdurulacağı, halin gerektirdiği tedbirlerin nasıl ve ne suretle alınacağı, kamu hizmeti görevlilerine ne gibi yetkiler verileceği, görevlilerin durumlarında ne gibi değişiklikler yapılacağı ve olağanüstü yönetim usulleri, Olağanüstü Hal Kanununda düzenleneceğine ilişkin hüküm, hak savunucuları açısından takipçi ve çok dikkatli olunması gereken özellikler arz etmektedir.
İLAN EDİLEN OLAĞANÜSTÜ HAL SIRASINDA TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİMİZİN KORUNMASI BAKIMINDAN AŞAĞIDAKİ İLKE VE KURALLARI KAMUOYUNUN VE BİREYLERİN DİKKATİNE SAYGIYLA SUNARIZ:
1. Anayasa, usulüne göre ilan edilen olağanüstü hallerde temel hak ve hürriyetlerin olağan dönemlerden daha geniş olarak sınırlanabileceğini öngörmüştür. Bununla beraber, olağanüstü hal döneminde de idarenin temel hak ve özgürlükleri sınırlamasının anayasal-hukuki sınırları vardır. Her uygulama yetkili merciler tarafından, amacına uygun, özgürlükçü ve demokratik toplum düzeninin gereklerine, Anayasaya ve Olağanüstü Hal Kanunu ile ilgili yönetmeliklere uygun olmak zorundadır. Bunun yargı denetimi mevcuttur.
2. Anayasamızın 15. Maddesinin 2. Fıkrasına göre OLAĞANÜSTÜ HALLERDE DE savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen ölümler dışında, kişinin yaşama hakkına, maddî ve manevî varlığının bütünlüğüne dokunulamaz; kimse din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz ve bunlardan dolayı suçlanamaz; suç ve cezalar geçmişe yürütülemez; suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamaz.
3. Anayasamızın 125. Maddesine göre idarenin her türlü eylem ve işlemi yargı denetimine tabidir. Olağanüstü hal sırasında yetkili mercilerin uygulamaları bakımından da yargı yolları açık kalacaktır. Olağanüstü hal rejimi açısından yargıya getirilen tek sınır, bu dönemde kanunla yürütmeyi durdurma kararı verilmesinin sınırlanabileceğidir. Bu hususta Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına dikkat çekeriz.
4. İdarece yapılacak sınırlamalar ne Anayasanın 15. Maddesinin ikinci fıkrasına, ne de Olağanüstü Hal Kanununa aykırı olabilir.
5. Anayasamızın 15. Maddesine göre olağanüstü hallerde de milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler (ve en başta İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi) ihlal edilemez. Sözleşmenin askıya alınması halinde, hangi yükümlülüklerden vazgeçilemeyeceği, yine sözleşmenin 15. Maddesinde çok açık olarak öngörülmüştür.
6. Anayasamızın 91. Maddesine göre olağanüstü hallerde Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile dördüncü bölümünde yer alan siyasî haklar ve ödevler kanun hükmünde kararnamelerle düzenlenebilir. Ancak bu kanun hükmünde kararnameler de TBMM denetimine tabidir ve olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda çıkarılabilir. Konunun OLAĞANÜSTÜ HALİN GEREKLİ KILDIĞI KONULAR arasında olup olmadığı yargısal olarak denetlenebilecektir.
7. Anayasamıza göre, yakalanan veya tutuklanan kişi, tutulma yerine en yakın mahkemeye gönderilmesi için gerekli süre hariç en geç kırk sekiz saat ve toplu olarak işlenen suçlarda en çok dört gün içinde hâkim önüne çıkarılır. Kimse, bu süreler geçtikten sonra hâkim kararı olmaksızın hürriyetinden yoksun bırakılamaz. Bu süreler olağanüstü hal, sıkıyönetim ve savaş hallerinde uzatılabilir. “Uzatılabilir” ibaresi, uzatılmak mecburiyeti demek değildir. BU HUSUSLARDA DA CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNDA ÖNGÖRÜLEN İTİRAZ VB. MEKANİZMALAR GEÇERLİ KALACAKTIR.
8. Olağanüstü hal döneminde oluşturulacak Olağanüstü Hal Koordinasyon Kurulu’nun kuruluş ve çalışma esasları, çıkarılacak bir yönetmelikte gösterilecektir.
9. Olağanüstü halin uygulanmasında görev ve yetki: a) Olağanüstü hal bir ili kapsıyorsa il valisine, b) Bir bölge valiliğine bağlı birden çok ilde ilan edilmesi halinde bölge valisine, c) Birden fazla bölge valisinin görev alanına giren illerde veya bütün yurtta ilan edilmesi halinde, koordine ve işbirliği Başbakanlıkça sağlanmak suretiyle bölge valilerine, aittir. Gerekli işlemler onlar tarafından yürütülür.
10. Olağanüstü hallerde genel kapsamlı yükümlülükler için her çeşit yayın araçlarıyla ilanen, gerektiğinde belirli yükümlülükler için ilgililere yazılı olarak ve acil hallerde daha sonra yazı ile teyit edilmek üzere sözlü olarak duyuru yapılır.
11. Olağanüstü hallerde olağanüstü hal ilanında; ANCAK VE ANCAK genel güvenlik, asayiş ve kamu düzenini korumak, şiddet olaylarının yaygınlaşmasını önlemek amacıyla Olağanüstü Hal Kanununda yazılı tedbirler alınabilir, bu tedbirlerin Anayasaya, Olağanüstü Hal Kanununa ve ilgili yönetmeliklere aykırı olup olmadığı ile hukuk devleti ve demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluğu YARGI DENETİMİNE TABİDİR.
Sınır Tanımayan Avukatlar, hükümetin şiddet yoluyla devrilmesi ve anayasal düzenin ortadan kaldırılması girişimine meşru olarak cevap verirken hukuksuzluk içine düşmemesi gerektiği konusunda ciddiyet ve samimiyetle uyarmaktadır. Kitlesel görevden almalar ve kitlesel tutuklamalar, gerekli disiplin ve cezai soruşturmalar açılmadan yapıldıklarında, baskı rejimi izlenimi vermektedir.
Temel hak ve özgürlükler ile hukuk devleti ilkelerine saygının, demokrasinin savunucularını onun düşmanlarından ayıran tek kriter olduğu bilinmelidir.
Sınır Tanımayan Avukatlar, bireylerin ve yurttaşların demokrasiyi korumak için sokaklarda veya başka ortamlarda yapacağı barışçıl her türlü girişimin yanındadır ve onları desteklemektedir. Yurttaşlarımıza karşı yapılan her türlü kin ve nefret söylemini kaynağı nerede olursa olsun ve referansı nereden gelirse gelsin kınıyoruz. Toplumumuzun kesimlerini birbirlerine karşı kin ve nefrete kışkırtan her türlü açıklama ve eylemin karşısındayız.