Ana Sayfa Blog Sayfa 52

Türk Borçlar Kanunu

0
818 sayılı Borçlar Kanunu 1926 yılından beri uygulanmaktadır. Kanunun sosyal, toplumsal, teknolojik gelişmeler karşısında köklü biçimde değiştirilmesi ihtiyacı doğmuştur. Adalet Bakanlığınca bu amaçla kurulmuş olan Borçlar Kanunu Komisyonu yaklaşık sekiz yıllık bir süreçte Türk Borçlar Kanunu Tasarısı nı hazırlamıştır. Türk Borçlar Kanunu Tasarısı, tarihinde yasalaşmıştır sayılı Türk Borçlar Kanunu, 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girecektir. TBK.da, 818 sayılı Kanunun yapısı ve sistematiği korunmuştur.Kanunun dili mümkün olduğunca arılaştırılmıştır. Ancak madde numaraları korunmamıştır.

Türk Borçlar Kanunu 6098 kanun numarası ile 11 Ocak 2011’de TBMM’de kabul edilmiştir. Türk Borçlar Kanunu, borçlar hukuku alanındaki kuralları içeren başlıca kanundur.

818 sayılı Borçlar Kanunu 1926 yılından beri uygulanmaktadır. Kanunun sosyal, toplumsal, teknolojik gelişmeler karşısında köklü biçimde değiştirilmesi ihtiyacı doğmuştur. Adalet Bakanlığınca bu amaçla kurulmuş olan Borçlar Kanunu Komisyonu yaklaşık sekiz yıllık bir süreçte Türk Borçlar Kanunu Tasarısını hazırlamıştır.

Yeni Türk Borçlar Kanunu 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir.  TBK’da, 818 sayılı Kanunun yapısı ve sistematiği korunmuştur. Kanunun dili mümkün olduğunca arılaştırılmıştır. Ancak madde numaraları korunmamıştır.

Federal Almanya Cumhuriyeti Anayasası

0
Federal Almanya Cumhuriyeti Anayasası

Federal Almanya Cumhuriyeti Anayasası

Giriş

 Parlamenter kurul 23 Mayıs 1949 tarihinde Bonn şehrinde yaptığı açık bir oturumda, 8 Mayıs 1949 tarihinde Parlamenter Kurul tarafından Federal Almanya Cumhuriyeti için kabul edilen Anayasanın, 1949 Mayısının 16. Haftası ile 22. Haftası arasında Alman Eyaletlerinin üçte ikisini oluşturan halk temsilcileri tarafından kabul edildiğini tespit etmiştir. Bu tespit sonucunda, başkanları tarafından temsil edilen Parlamenter Kurul Anayasayı tamamlamış ve ilân etmiştir.

Anayasanın 145’inci maddesinin üçüncü fıkrası doğrultusunda Federasyonun Resmi Gazetesi’nde yayınlanmıştır.

 Önsöz

Tanrı ve insanlar karşısındaki sorumluluğunun bilincinde olan, birleşmiş bir Avrupa’nın eşit haklara sahip bir üyesi olarak, dünya barışına hizmet etmek emeliyle beslenerek özgü iradesiyle hareket eden Alman Milleti, kendi Anayasa yapma yetkisine dayanarak, işbu Anayasayı kabul etmiştir.

Kendi kaderini tayin haklarını serbestçe kullanan, Baden-Württemberg, Bavyera, Berlin, Brandenburg, Bremen, Hamburg, Hessen, Mecklenburg-Vorpommern, Alt Saksonya, Kuzey Ren Vestfalya, Ren-Palatina, Saarland, Saksonya, Saksonya-Anhalt, Schleswig-Holstein ve Thüringen eyaletlerindeki Almanlar, Almanya’nın birliğini ve özgürlüğünü tamamlamışlardır. Böylece bu Anayasa bütün Alman milleti için geçerlidir.

  1. Temel Haklar

 Madde 1. İnsanın onur ve haysiyetinin korunması

(1) İnsanın onur ve haysiyeti dokunulmazdır. Tüm devlet erki ona saygı göstermek ve onu korumakla yükümlüdür.

(2) Alman Milleti, bu nedenle dokunulmaz ve devredilmez insan haklarını, yeryüzünde her insan topluluğunun, barışın ve adaletin temeli olarak kabul eder.

(3) Aşağıda belirlenen temel haklar, yasama, yürütme ve yargı organlarını doğrudan doğruya bağlar.

Madde 2. Yaşam hakkı, kişiliğin korunması, kişi özgürlüğü

(1) Herkes başkalarının haklarını ihlal etmemek, Anayasal düzene veya ahlak kurallarına aykırı düşmemek koşuluyla, kişiliğini serbestçe geliştirme hakkına sahiptir.

(2) Herkes, yaşam ve beden bütünlüğünün korunma hakkına sahiptir. Kişi özgürlüğüne dokunulamaz. Bu haklar, ancak bir yasaya dayanarak sınırlandırılabilir.

Madde 3. Yasa önünde eşitlik; ayırım yasağı

(1) Bütün insanlar yasa önünde eşittirler.

(2) Erkek ve kadınlar eşit haklara sahiptirler. Devlet, kadın ve erkeklerin eşitliğinin gerçekten sağlanmasını özendirir ve varılan dezavantajların giderilmesi için çaba gösterir.

(3) Cinsiyeti, soyu, ırkı, dili, yurdu ve kökeni, inancı, dini veya siyasi görüşleri dolayısıyla hiç kimse mağdur edilemez ve hiç kimseye imtiyaz tanınamaz. Hiç kimse özür ve sakatlığından dolayı mağdur edilemez.

Madde 4. Din, vicdan ve inanç özgürlüğü; askerlik hizmetinin reddi

(1) Din ve vicdan özgürlüğü ile din ve dünyevi inanç özgürlüğüne dokunulamaz.

(2) Dinin rahatsız edilmeden uygulanması güvence altındadır.

(3) Hiç kimse, vicdanına aykırı olarak, silahlı savaş hizmetine zorlanamaz. Konunun ayrıntıları federal yasayla düzenlenir.

Madde 5. Düşünce ve basın özgürlüğü; sanat ve bilim özgürlüğü

(1) Herkesin, düşüncesini söz, yazı ve resimle serbestçe açıklayıp yayma ve herkese açık olan kaynaklardan, hiçbir engel uğramadan, bilgi edinme hakkı vardır. Basın özgürlüğü ile radyo ve film aracılığıyla haber verme özgürlüğü güvence altındadır. Sansür uygulanamaz.

(2) Bu haklar, genel yasaların hükümleri, gençliğin korunması hakkındaki yasa hükümleri ve kişisel şeref hakları ile sınırlıdır.

(3) Sanat ve bilim, araştırma ve öğretim serbesttir. Öğretim özgürlüğü Anayasaya sadakat borcunu ortadan kaldırmaz.

Madde 6. Evlilik, aile ve evlilik dışı çocuklar

(1) Evlilik ve aile, devlet düzeninin özel koruması altındadır.

(2) Çocukların bakım ve eğitimi, ana ve babanın doğal hakkı ve en önde gelen yükümlülüğüdür. Devlet toplumu, onların bu görevi yerine getirmelerini gözetir.

(3) Velilerin iradesine aykırı olarak çocukları ailelerinden ayırmak, ancak bir yasaya dayanarak ve velilerin yükümlülüklerini yerine getirmemeleri veya başka nedenlerle çocukların bakımsız kalmaları durumunda olanaklıdır.

(4) Her anne, toplumun koruma ve himayesini isteme hakkına sahiptir.

(5) Evlilik dışı çocuklara, yasa yoluyla bedeni ve manevi gelişmeleri ve toplum içindeki konumları bakımından, evlilik içi çocuklarla eşit koşullar sağlanır.

Madde 7. Okul rejimi

(1) Bütün okul rejimi devletin denetimi altındadır.

(2) Çocukların din dersine katılıp katılmayacaklarına karar vermek, velilerin hakkıdır.

 (3) Din dersi, mezhepsiz okullar dışındaki kamu okullarında olağan derslerdendir. Din dersi, devletin denetim hakkına zarar vermeyecek şekilde, dinsel toplulukların temel ilkeleriyle uygunluk içinde verilir. Hiçbir öğretmen, iradesine aykırı olarak din dersi vermeye zorlanamaz.

(4) Özel okul açma hakkı güvence altındadır. Kamu okullarının yerine geçmek üzere özel okullar, devletin izniyle kurulurlar ve eyalet yasalarına tabiidirler. Eğitim hedefleri, donatım ve öğretim kadrosunun bilimsel yöntemlerle yetiştirilmesi bakımından kamu okullarından geri kalmadıkça ve öğrencilerin anne ve babalarının varlık durumlarına göre ayıklanmasına yol açmadıkça, özel okullar açılmasına izin verilir. Öğretmenlerin ekonomik ve yasal durumlarının yeterli derecede güvencesi sağlanmadıkça, izin verilmez.

(5) Özel bir ilkokul açılmasına ancak, eğitim idaresince, bunda özel bir pedagojik yarar bulunduğunun kabul edilmesi veya velilerin başvurusu üzerine, bölge okulu, dini veya dünyevi mezhep okulu olarak kurulmak istenip bu çeşit bir okul o belediye ile köy sınırları içinde bulunmuyorsa, izin verilebilir.

(6) Hazırlık okulları kaldırılmıştır.

Madde 8. Toplanma özgürlüğü

(1) Bütün Almanlar, önceden bildirimde bulunmadan ve izin almaksızın sükunet içinde ve silahsız olarak toplanma hakkına sahiptir.

(2) Açık havada yapılan toplantılar için, bu hak yasayla veya bir yasaya dayanarak sınırlandırılabilir.

Madde 9. Birleşme özgürlüğü; toplu iş sözleşmesi

(1) Bütün Almanlar dernek kurma hakkına sahiptir.

(2) Amaç ve etkinlikleri ceza yasalarına aykırı olan, Anayasa düzenine veya halkların anlaşması düşüncesine karşı yönelen dernekler yasaktır.

(3) Çalışma koşullarını ve ekonomik koşulları korumak ve geliştirmek için sendika kurma hakkı herkes ve bütün meslekler için güvence altındadır. Bu hakkı sınırlamayı veya ona engel olmayı amaç edinen anlaşmalar batıldır ve bunlara yönelik önlem ve işlemler hukuka aykırıdır. 12a, 35f. 2 ve 3, 8a-f. 4 ve 91’inci maddelere göre alınan önlemler, çalışma koşullarını ve ekonomik koşulları korumak ve geliştirmek için birinci cümle anlamındaki sendikalar tarafından sürdürülen iş mücadelelerine yönelik olamaz.

Madde 10. Mektup, posta ve telekomünikasyon gizliliği

(1) Mektup ile posta ve telefon haberleşmelerinin gizliliğine dokunulamaz.

(2) Bu haklar, ancak bir yasaya dayanarak sınırlandırılabilir. Bu hakların sınırlandırılması özgürlükçü demokratik temel düzeni veya Federasyon veya bir eyaletin varlık ve güvenliğini koruma amacını güttüğü takdirde, yasada, sınırlamaların ilgiliye bildirilmemesi ve denetimin hukuk yolu yerine Parlamento tarafından tayin edilen organ ve yardımcı organlarca yerine getirilebileceğini belirtilebilir.

Madde 11. Dolaşım özgürlüğü

(1) Bütün Almanlar, Federasyonun topraklarının tamamında dolaşım özgürlüğüne sahiptir.

(2) Bu hak ancak, yaşam kaynaklarının yetersiz olması ve bundan dolayı topluma olağanüstü yükler gelmesi durumunda, Federasyon veya bir eyaletin varlığını veya özgürlükçü demokratik temel düzenini tehdit eden bir tehlikenin savuşturulması, salgın hastalık tehlikesi, doğal afetler veya olağanüstü kazalar, gençliğin sefaletten veya suç işlemesinden korunması halleri için bir yasayla veya bir yasaya dayanarak sınırlandırılabilir.

Madde 12. Meslek özgürlüğü

(1) Bütün Almanlar mesleklerini, iş ve eğitim yerlerini serbestçe seçmek hakkına sahiptir. Mesleğin icrası, yasayla veya bir yasaya dayanarak düzenlenebilir.

(2) Hiç kimse, öteden beri genel ve herkes için eşit olan bir kamu hizmet yükümlülüğünün çerçevesi dışında bir iş yapmaya zorlanamaz.

(3) Zorla çalıştırma ancak mahkemece verilmiş özgürlüğü kısıtlayıcı bir ceza dolayısıyla olanaklıdır.

Madde 12a. Askerlik ve diğer hizmet yükümlülükleri

(1) 18 yaşlarını bitirmiş olan erkekler silahlı kuvvetlerde, federal sınır muhafızlığında veya sivil savunma birliklerinde hizmet altına alınabilirler.

(2) Vicdani nedenlerle silahlı savaş hizmeti yapmak istemeyen kimse, onun yerine bir yedek hizmet altına alınabilir. Yedek hizmet süresi, askerlik hizmetinin süresini geçemez. Bunun ayrıntıları, vicdan özgürlüğünü ihlal etmeksizin, silahlı kuvvetler ve federal sınır muhafızlığı birlikleri ile ilgili olmayan bir yedek hizmet olanağını öngören bir yasa ile düzenlenir.

(3) Bir ve ikinci fıkralara göre hizmeti çağrılmayan yükümlüler, savaş halinde, bir yasayla veya bir yasaya dayanarak, sivil halkın korunması dahil olmak üzere, savunma amacıyla sivil hizmetlerde çalıştırılabilirler. Kamu hizmetleri çerçevesinde, ancak emniyet görevlerinin veya yalnızca kamu görevlileriyle ifa olunabilecek olan kamu görevleri dolayısıyla yükümlü tutulabilir. birinci cümleye göre iş ilişkileri, silahlı kuvvetlerin iaşesi alanında veya kamu yönetimi çerçevesinde kurulabilir. Yükümlülerin sivil halkın iaşesi alanında çalıştırılması, ancak sivil halkın yaşamsal gereksinmelerini karşılamak veya korunmasını sağlamak amacıyla mümkündür.

(4) Savaş halinde, sivil sağlık ve şifa düzeninde veya yerleşik askeri hastane örgütünde sivil hizmetlerinin gönüllülerce sağlanamaması durumunda, onsekiz’inci yaşlarını bitirip ellibeş’inci yaşlarını henüz bitirmemiş olan kadınlar yasayla veya bir yasaya dayanarak bu çeşit hizmetlere çağrılabilirler. Ancak, hiçbir şekilde silah altında hizmetle yükümlü tutulmazlar.

(5) Savaş halinden önceki zaman için, üçüncü fıkrada öngörülen yükümlülükler, yalnız madde 80a’nın birinci fıkrası hükmüne uygun olarak düzenlenebilir. Üçüncü fıkrada öngörülen ve özel bilgi veya beceriklilik gerektiren hizmetlere hazırlanmak için yasayla veya bir yasaya dayanarak eğitim kurslarına katılma yükümlülüğü getirilebilir. Bu durumda birinci cümle hükmü uygulanmaz.

(6) Savaş halinde üçüncü fıkranın ikinci cümlesinde sayılan alanlarda işgücü gereksinimi gönüllülerle karşılanamazsa, bu gereksinimin giderilmesi için, Almanların bir mesleğin icrasından veya işyerinden vazgeçme özgürlüğü, bir yasayla veya bir yasaya dayanarak sınırlandırılabilir. Savaş halinden önceki zaman için, beşinci fıkranın birinci cümlesi kıyasen uygulanır.

Madde 13. Konut dokunulmazlığı

(1) Konuta dokunulamaz.

(2) Aramalar, ancak yargıç kararı, gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda yasaların öngördüğü diğer organların kararı üzerine ve yalnız yasalarda yazılı şekilde yapılabilir.

(3) Bir kimsenin, yasada özel hüküm ile belirlenmiş gayet ağır suç işlediği kuşkusunu uyandıran belirli vakıalar oluştuğu durumunda ve durumun araştırılması olağanüstü zorluklarla karşılaşıyor veya başarıya varılması mümkün görülmüyorsa, suçun kovuşturulması amacıyla, mahkeme kararı ile konutun gözlenmesi için dinleme cihazlarının kullanılmasına izin verilebilir. İşbu önlemin icrası, belli bir süre ile sınırlandırılır. Karar, üç yargıçlı bir mahkeme heyeti tarafından verilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, karar tek yargıç tarafından da verilebilir.

(4) Kamu güvenliğine yönelik baş gösteren ağır tehlikeleri, özellikle genel bir tehlikeyi veya ölüm tehlikesini savuşturmak amacıyla, konutların gözetlenmesinde teknik araçlar ancak yargıç kararıyla kullanılabilir. Bu önlem, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ve yargıç kararı derhal telafi edilmek şartıyla, yasayla belirlenen başka bir organ tarafından da emredilebilir.

(5) Teknik araçlar, yalnızca konutlarda görevli olan kişilerin korunması için öngörülüyorsa, önlem yasayla belirlenen bir organ tarafından emredilebilir. Bu sırada elde edilen bilgiler diğer amaçlarla ancak önlemin yasallığı yargıç tarafından tespit edilmesi şartıyla ve sadece cezai kovuşturma ve kamu düzeninin korunması amacıyla değerlendirilebilir; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yargıç kararı derhal telafi edilir.

(6) Federal Hükümet, Federal Meclise her yıl, 3. fıkraya, Federasyonun görev ve yetki alanına sınırlı olarak 4. fıkraya ve yargıç denetimi gerektirdiği derece ile sınırlı olarak 5. fıkraya dayalı teknik araçların kullanımı hakkında bilgi verir. Federal Meclis tarafından seçilen bir kurul, bu rapora dayanarak parlamenter denetimde bulunur. Eyaletler eşdeğer bir parlamenter denetimi sağlarlar.

(7) Bunun dışında müdahale ve sınırlamalar ancak, genel bir tehlikeye veya bir kimsenin yaşamını tehdit eden bir tehlikeye karşı önlem almak, bir yasaya dayanmak şartıyla kamu güvenliği ve düzenini tehdit eden tehlikelere karşı önlem almak, özellikle konut kıtlığının giderilmesi, salgınlara karşı savaşma veya gençleri kötü yollara düşmelerinden korumak amacıyla mümkündür.

Madde 14. Mülkiyet, miras hakkı ve kamulaştırma

(1) Mülkiyet ve miras hakları güvence altındadır. Bu hakların kapsam ve sınırları yasalarla belirlenir.

(2) Mülkiyet yükümlülük doğurur. Mülkiyet hakkının kullanımı aynı zamanda toplumun yararına hizmet etmelidir.

(3) Kamulaştırma, ancak toplumun yararı için olanaklıdır. Kamulaştırma yalnız tazminatın biçim ve ölçüsünü düzenleyen bir yasayla veya bir yasaya dayanarak yapılabilir. Tazminat, toplumun ve ilgililerin yararları adaletli bir biçimde denkleştirilerek belirlenir. Tazminatın miktarı üzerinde anlaşmazlık halinde, adli yargıya kanun yolları açıktır.

Madde 15. Toplumsallaştırma

Toprak ve arazi, doğal kaynaklar ve üretim araçları, toplumsallaştırma amacıyla, tazminatın biçim ve ölçüsünü belirleyen bir yasayla, kolektif mülkiyet veya kamu ekonomisinin diğer şekillerine dönüştürülebilir. Tazminat konusunda 14’üncü maddenin üçüncü fıkrasının üç ve dördüncü cümleleri kıyasen uygulanır.

Madde 16. Vatandaşlıktan çıkarılma, yabancı ülkelere iade

(1) Alman vatandaşlığı geri alınamaz. Vatandaşlık, ilgili kişinin arzusuna aykırı olarak vatansız kalmaması şartıyla, ancak bir yasaya dayanarak kaybettirilebilir.

(2) Hiçbir Alman yabancı bir devlete iade edilemez. Bu kuraldan farklı hukuk devleti ilkelerini gözetmek koşuluyla, Avrupa Birliğinin bir üye devletine veya uluslararası bir mahkemeye iadeler yasa ile düzenlenebilir.

Madde 16a. Sığınma hakkı

(1) Siyasi nedenlerle kovuşturulanlar, sığınma hakkına sahiptir.

(2) Avrupa Birliğinin bir üye devletinden veya Mültecilerin Hakları Hakkında Antlaşmanın ve Avrupa İnsan Hak ve Özgürlüklerin Korunması Hakkında Sözleşmenin fiilen uygulandığı üçüncü bir devletten giriş yapan kimse birinci fıkradan yararlanamaz. Birinci cümlenin koşullarını yerine getiren Avrupa Birliği dışındaki devletler Federal Konsey tarafından onaylanmış bir yasayla belirlenir. Birinci cümlede belirtilen hallerde, oturumu sona erdiren işlemler kanun yollarına başvurulara bakılmaksızın uygulanabilir.

(3) Federal Konseyin onayını gerektiren bir yasa ile hukuk düzenlerine, hukukların uygulanmasına ve genel siyasi koşullarına göre siyasi kovuşturma, insanlık dışı veya aşağılayıcı ceza veya işlemler olmadığı konusunda sakınca bulunmayan devletler belirlenebilir. Böyle bir devletten gelen yabancı, siyasi kovuşturmaya uğradığını gösteren olgular sunmadığı sürece, kendisinin siyasi kovuşturmaya uğramadığı varsayılır.

(4) Oturumu sona erdiren işlemlerin yürütülmesi, üçüncü fıkrada yazılan veya açıkça asılsız olan veya sayılan hallerde, mahkeme tarafından ancak işlemin yasallığı konusunda ciddi kuşkuların bulunduğu halde durdurulabilir; incelemenin kapsamı kısıtlanabilir ve geciken iddia ve savunmalar göz önünde tutulmayabilir. Ayrıntılar yasa tarafından belirlenir.

(5) Avrupa Birliği üye devletlerinin kendi aralarında ve üçüncü devletlerle akdedilen ve sığınma istemlerinin incelenmesi ile sığınma kararlarının karşılıklı tanınması konusunda yetki ve görevleri düzenleyen sözleşmeler, Mültecilerin Hakları Hakkında Antlaşmanın ve Avrupa İnsan Hak ve Özgürlüklerin Korunması Hakkında Sözleşmenin yükümlülükleri göz önünde bulundurulmak ve bunların taraf devletlerde fiilen uygulanması kaydıyla, bir ila dördüncü fıkralar aykırı sayılmaz.

Madde 17. Dilekçe hakkı

Herkes, tek başına veya başkalarıyla birlikte toplu olarak, yetkili makamlara veya yasama meclislerine, yazılı olarak dilek ve şikayette bulunma hakkına sahiptir.

Madde 17a. Savunma alanında sınırlandırmalar

(1) Askerlik ve yedek hizmetler hakkındaki yasalar, silahlı kuvvetler ve yedek hizmetler mensuplarının askerlik veya yedek hizmetleri süresince, düşüncelerini söz, yazı ve resimle serbestçe açıklama ve yayma hakkı (madde 5, fıkra 1, cümle 1, ilk yarı cümle), toplanma özgürlüğü (madde 8) ve dilekçe hakkının (madde17) başkalarıyla toplu olarak kullanılmasını sınırlayabilir.

(2) Sivil halkın korunması dahil ulusal savunma hakkındaki yasalar, dolaşım özgürlüğünü (madde 11) ve konut dokunulmazlığını (madde 13) sınırlayabilir.

Madde 18. Temel hakların kaybettirilmesi

Düşünceleri açıklama özgürlüğünü, özellikle basın özgürlüğünü (madde 5, fıkra 1), eğitim özgürlüğünü (madde 5 fıkra 3), toplanma özgürlüğünü (madde 8), birleşme özgürlüğünü (madde 9), mektup, posta ve telefon haberleşmelerinin gizliliğini (madde 10), mülkiyet hakkını (madde 14) veya sığınma hakkını (madde 16a), özgür demokratik temel düzene karşı mücadele amacıyla kötüye kullanan kimsenin, işbu temel hakları kaybettirilir. Hakkın kaybettirilmesine ve bunun kapsamına Federal Anayasa Mahkemesi karar verir.

Madde 19. Temel hakların sınırlandırılması ve özü

(1) Bu Anayasaya göre, bir temel hakkın bir yasayla veya bir yasaya dayanarak sınırlandırılması halinde, bu yasanın olaya sınırlı olmayıp genel nitelikte olması şarttır.

(2) Bir temel hakkın özüne hiçbir sebeple dokunulamaz.

(3) Yerli tüzel kişiler de, nitelikleri gereği uygulanabildiği ölçüde temel haklardan yararlanırlar.

(4) Bir kamu erki tarafından hakları ihlal edilmiş olan herhangi bir şahsa yargı yolu açıktır. Diğer yargı yolların yetki ve görevleri saklı olmak üzere, adli yargı yolu izlenir. Onuncu maddenin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi hükmü saklıdır.

  1. Federasyon ve Eyaletler

 

Madde 20. Devletin ana ilkeleri; direnme hakkı

(1) Almanya Federal Cumhuriyeti, demokratik ve sosyal bir Federal Devlettir.

(2) Egemenlik tümüyle halkındır. Halk, egemenliğini, seçimler ve oylamalar aracılığıyla ve yasama, yürütme ve yargı yetkileriyle donanmış özel organlar eliyle kullanır.

(3) Yasama, anayasal düzene, yürütme ve yargı organları ise yasa ve hukuka bağlıdırlar.

(4) Bu Anayasa düzenini ortadan kaldırmak isteyen herkese karşı, başka bir çözümün bulunmaması halinde, bütün Almanlar direniş hakkına sahiptir.

Madde 20a. Doğal yaşam kaynaklarının ve hayvanların korunması

Gelecek kuşaklara karşı da sorumlu olan devlet, doğal yaşam kaynaklarını anayasal düzenin çerçevesinde yasamayla, yasalara ve hukuka uygun olarak yürütme ve yargı organlar aracılığı ile korur.

Madde 21. Siyasi partiler

(1) Siyasi partiler, halkın siyasi iradesinin oluşumuna katılırlar. Kurulmaları serbesttir. İç düzenlerinin demokratik ilkelere uygun olması şarttır. Maddi kaynakları ve harcamaları ile malvarlıkları hakkında kamu önünde hesap vermek zorundadırlar.

(2) Amaçlarına ve taraftarlarının tutumuna göre, özgür ve demokratik temel düzeni zedelemek veya ortadan kaldırmak veya Alman Federal Cumhuriyetinin varlığını tehlikeye sokmak eğilimini gösteren siyasi partiler, Anayasaya aykırıdırlar. Anayasaya aykırılık hakkında Federal Anayasa Mahkemesi karar verir.

(3) Konunun ayrıntılarını federal yasalarla düzenlenir.

Madde 22. Federal Başkent–Federal Bayrak

(1) Federal Almanya Cumhuriyeti’nin başkenti Berlin’dir. Devletin tümünün bu başkentte temsil edilmesi Federasyonun görevidir. Konunun ayrıntıları federal yasa ile düzenlenir.

(2) Federasyonun bayrağı, siyah-kırmızı-altın sarısı renklerinden oluşur.

Madde 23. Avrupa Birliği–Temel Hakların Korunması–Talilik İlkesi

(1) Birleşmiş bir Avrupa’nın gerçekleşmesi için Federal Almanya Cumhuriyeti, demokratik hukuk devleti ilkeleri, sosyal ve federatif esaslara ve yetki ikamesi ilkesine bağlı olan ve bu Anayasaya benzer bir şekilde temel hakların korunmasını sağlayan Avrupa Birliğinin gelişmesinde katkıda bulunur. Federasyon bunun için, Federal Konseyce onaylanan bir yasayla egemenlik haklarını devredebilir. Avrupa Birliğinin kurulması ve onun anlaşma esasları ve benzer kurallar bu Anayasayı değiştirecek veya Anayasaya ilâve getirecek nitelikte ise, Anayasanın 79’uncu maddesinin iki ve üçüncü fıkraları uygulanır.

(1a) Avrupa Birliğinin talilik ilkesine aykırı olarak yasama erkini ihlali nedeniyle, Federal Meclis ve Federal Konseyin Avrupa Birliği Adalet Divanı önünde dava açma hakkı vardır. Federal Meclis, üyelerinin dörtte birinin bu konudaki başvurusu halinde buna yükümlüdür. Federal Konseyin onayını gerektiren Kanun aracılığı ile Federal Meclise ve Federal Konseye Avrupa Birliği’nin sözleşmesel esasları dahilinde verilen hakların yerine getirilebilmesi için, 42’nci maddenin ikinci fıkrasının birinci cümlesi ve 52’nci maddenin üçüncü fıkrasının birinci cümlesindeki istisnalara müsaade edilebilir.

(2) Avrupa Birliğinin işlerine Federal Meclis ve Federal Konsey tarafından temsilen Eyaletler katılırlar. Federal Hükümet, Federal Meclisi ve Federal Konseyi en kısa zamanda kapsamlı olarak bilgilendirir.

(3) Federal Hükümet, Avrupa Birliğinin hukuk koyma işlemlerine katılmadan önce, Federal Meclise görüşünü sunmak için fırsat tanır. Federal Hükümet, görüşmelerde Federal Meclisin görüşlerini dikkate alır. Ayrıntıları bir yasa düzenler.

(4) Federal Konsey, devlet içinde benzer işlemlere katılması zorunlu olacak ise veya eyaletlerin yetkisi söz konusu ise, Federasyonun iradesinin oluşmasına iştirak ettirilir.

(5) Federal Hükümet, Federasyonun inhisari yetkilere sahip olduğu bir alanda eyaletlerin menfaatlerinin söz konusu veya Federasyonun yasa koyma yetkisine sahip olduğu takdirde Federal Konseyin görüşünü göz önüne alır. Eğer eyaletlerin yasa koyma yetkisi, makamlarının kurulması veya idari işlemleri ağırlıklı olarak söz konusu olursa, Federasyonun iradesinin oluşmasında Federal Konseyin görüşü özellikle göz önüne alınır; ancak devlet genelinde Federasyonun sorumluluğu korunur. Federasyonun harcamalarını yükseltebilecek veya gelirlerini azaltabilecek işlerde, Federal Hükümetin onayı gereklidir.

(6) Eğer eyaletlerin inhisari yasa koyma yetkileri ağırlıklı olarak söz konusu ise, Federal Almanya Cumhuriyetine Avrupa Birliğinin üye devleti olarak ait olan hakların kullanılmasını, Federasyonun, Federal Konsey tarafından belirlenen eyaletlerin bir temsilcisine devretmesi gereklidir. Hakların kullanılması Federal Hükümetin katılımı ve onunla uzlaşarak icra edilir; ancak devlet genelinde Federasyonun sorumluluğu korunur.

(7) Dört-altıncı fıkraların ayrıntılarını Federal Konseyin onayını gerektiren bir yasa düzenler.

Madde 24. Egemenlik haklarının devri; Kolektif güvenlik sistemine katılma

(1) Federasyon, egemenlik haklarını, devletlerarası kuruluşlara yasayla devredebilir.

(1a) Devlet yetkilerinin kullanımı ve devlet görevlerinin yerine getirilmesi eyaletlere ait olduğu takdirde, eyaletler sınır komşuluk kuruluşlarına, Federal Hükümetin onayı ile egemenlik haklar devredebilirler.

(2) Federasyon, barışın korunması için, karşılıklı olarak kolektif güvenliği sağlayan bir kuruluşa katılabilir; bu halde, Avrupa’da ve dünya halkları arasında barışçı ve sürekli bir düzeni sağlamak ve güvence altına almaya yönelik egemenlik haklarını sınırlandırmaları kabul eder.

(3) Federasyon, devletlerarası uyuşmazlıkların çözümü için, genel, kapsamlı, mecburi, uluslararası tahkimi kuran anlaşmalara katılacaktır.

Madde 25. Federal hukuk ve devletler hukuku

Devletler hukukunun genel kuralları, federal hukukun ayrılmaz parçasıdır. Bu kurallar, yasalardan üstündür ve Federasyonun topraklarında oturanlar için doğrudan hak ve yükümlülükleri doğururlar.

Madde 26. Saldırı savaşı yasağı

(1) Halkların bir arada barış içinde yaşamalarını engellemek, özellikle bir saldırı savaşını hazırlamak eğilimindeki eylemler ve bu amaçla yapılan hareketler, Anayasaya aykırıdır. Bu eylemlerin cezalandırılması öngörülür.

(2) Savaşmak için kullanılan silahların üretilmesi, nakledilmesi ve pazarlanması, Federal Hükümetin iznine bağlıdır. Konunun ayrıntıları federal yasayla düzenlenir.

Madde 27. Ticaret filosu

Alman ticaret gemilerinin tümü bir ticaret filosu meydana getirir.

Madde 28. Eyalet Anayasalarının Federal Anayasaya uygunluğu; yerel idarenin esasları

(1) Eyaletlerdeki anayasal düzen, bu Anayasada belirlenen cumhuriyetçi, demokratik ve sosyal hukuk devleti ilkelerine uygun olmak zorundadır. Eyaletlerde, ilçe ve belediye ile köylerde genel, doğrudan, serbest, eşit ve gizli oylamaya dayanan bir seçimle oluşturulan ve halkı temsil eden kurumlar bulundurulur. Yerel seçimlerde Avrupa Birliğine üye olan bir devletin yurttaşları, Avrupa Topluluğunun yasaları uyarınca seçme ve seçilme hakkına sahiptirler. Kasabalarda seçilen organın yerini kasaba meclisi alabilir.

(2) Belediye ve köylerine, yasaların çerçevesi içerisinde, kendi sorumluklarının temelinde yerel topluluğun tüm işlerini düzenleme hakkı verilmelidir. Belediye ve köy birlikleri de, kendi yasal görev ve yetki çerçeveleri içinde, yasalara uygun olarak yerel yönetim hakkına sahiptirler. Yerel yönetimin güvence altına alınması onun mali sorumluluğunun temellerini de kapsar; bu temellere, belediye ile köylerin matrah belirleme hakkı sahip olup ekonomik gücüne bağlı olan bir vergi kaynağı dahildir.

(3) Federasyon, eyaletlerin anayasal düzeninin, temel haklara ve bir ve ikinci fıkra hükümlerine uygunluğunu sağlar.

Madde 29. Federasyon topraklarının yeniden düzenlenmesi

(1) Federasyonun toprak ve sınırları, eyaletlerin kendilerine düşen görevleri, büyüklük ve güçlerine göre, gerektiği şekilde yerine getirebilmelerini sağlamak için, yeniden düzenlenebilir. Yeni düzenlemelerde, hemşerilik bağları, tarihi ve kültürel ilişkiler ile çevre düzeni ve eyalet planlamasının gerekleri göz önünde tutulur.

(2) Federal toprak ve sınırlarının yeniden düzenlenmesi için önlemler halk oylamasıyla tasdik edilen bir federal yasa ile yapılır. İlgili eyaletler dinlenir.

(3) Halk oylaması, yeni eyalete veya sınırları yeniden çizilen bir eyalete topraklarını veya bölge kısımları verecek olan eyaletlerde (ilgili eyaletler) yapılır. Oylama, ilgili eyaletlerin mevcut durumunun olduğu gibi kalması veya yeni eyaletin veya sınırları yeniden çizilen eyaletin oluşmasına yönelik soruyla yapılır. Yeni veya sınırları yeniden çizilen bir eyaletin oluşması için gerekli halk oylaması, eğer onun gelecekteki bölgesinde ve ilgili bir eyaletin ile eyalet aidiyetinin aynı anlamda değişeceği eyalet bölgesi veya bölge kısımlarının her birinde bir çoğunluk değişikliği onaylarsa kabul edilmiş olur. Eğer ilgili bir eyaletin bölgesinde bir çoğunluk değişikliği reddederse, halk oylaması reddedilmiş olur; ancak, eyalet aidiyeti değişecek olan bölge kısmında üçte iki bir çoğunluk değişikliği onaylayıp ilgili eyaletin tümünde üçte iki bir çoğunluk değişikliği reddetmiyorsa, oylama kabul edilmiş sayılır.

(4) Kısımları çeşitli eyaletlere yayılan tek bir yerleşim ve ekonomik bölgesinde en az bir milyon nüfus mevcut ise, bu nüfusun federal seçimlere katılma hakkı olanların onda biri, bu alanın beraberce eyalet aidiyetinin oluşturulmasını halk istemi ile talep ediyorsa, o zaman federal yasa ile iki yıl içinde ya eyalet aidiyetinin değiştirilmesi ikinci fıkraya göre belirlenir veya ilgili eyaletlerde referandum düzenlenir.

(5) Referandum, yasada önerilen eyalet aidiyeti değişiminin onay bulup bulmadığını saptamaya yöneliktir. Yasa, referanduma çeşitli, ancak ikiden fazla öneri sunamaz. Eğer, bir çoğunluk önerilen eyalet aidiyeti değişimini onaylıyorsa, o zaman federal yasa ile iki sene içinde eyalet aidiyetinin ikinci fıkraya göre değişip değişmeyeceği belirlenir. Referanduma sunulan öneri üçüncü fıkranın üç ve dördüncü cümlelerine göre bir onay bulursa, referandumun düzenlenmesinden sonra iki sene içerisinde önerilen eyaletin kurulması için bir federal yasa çıkarılır; bu yasanın halk oylamasıyla onanması gerekmez.

(6) Kamu oylamasındaki ve referandumdaki çoğunluk, federal Parlamento seçimlerine katılma ehliyeti olanların en az dörtte birini kapsamak koşuluyla, kullanılan oyların çoğunluğudur. Ayrıca, halk oylamasının, halk isteminin ve referandumun ayrıntıları bir federal yasayla düzenlenir; bu yasa halk istemlerinin beş sene zarfında tekrarlanamayacağını da öngörebilir.

(7) Eğer eyalet aidiyeti değişecek bölgenin nüfusu 50.000 den fazla değilse, eyaletlerin toprak varlıklarının diğer değişiklikleri, ilgili eyaletlerin devlet anlaşmalarıyla veya Federal Konseyin onayı ile bir federal yasayla yapılabilir. Ayrıntıları, Federal Konseyin ve ayrıca Federal Meclisin çoğunluğunun onayı ile bir federal yasa ile düzenlenir. Bu yasada, ilgili belediye ile köy ve ilçelerin dinlenmesini öngörülür.

(8) Eyaletler, kendilerinin kapsamına giren toprakları veya bölge kısımlarını iki ila yedinci fıkralarda yazılan hükümlerden farklı olarak devlet antlaşmalarıyla düzenleyebilirler. İlgili belediye ile köy ve ilçeler dinlenir. Devlet antlaşmasının, ilgili her eyalette halk oylamasıyla onanması gerekir. Devlet antlaşması eyaletlerin bölgelerinin kısımlarına ait ise, onama bu bölgelerin kısımlarındaki halk oylamalarına indirgenebilir; beşinci cümlenin ikinci tümcesi uygulanmaz. Halk oylamasının sonucunu kullanılan oyların en az Federal Meclis seçimine katılma hakkı olanların dörtte birini kapsayan çoğunluğu belirler; ayrıntıları federal yasayla düzenlenir. Devlet antlaşması Federal Meclisin onayını gerektirir.

Madde 30. Eyaletlerin yetki ve görevleri

Anayasadaki özel hükümler saklı kalmak üzere, devlet yetkilerinin kullanılması ve görevlerinin yerine getirilmesi eyaletlere aittir.

Madde 31. Federal hukukun üstünlüğü

Federal hukuk, eyalet hukukunu bozar.

Madde 32. Dış ilişkiler

(1) Yabancı devletlerle ilişkilerin düzenlenmesi Federasyona aittir.

(2) Bir eyaletin özel durumuna ilişkin bir anlaşmanın akdedilmesinden önce, o eyaletin görüşü gecikmeden alınır.

(3) Eyaletler, yasama yetkileri dairesinde, Federal Hükümetin onayıyla, yabancı devletlerle antlaşma yapabilirler.

Madde 33. Yurttaşlık haklarında eşitlik; memurların durumu

(1) Her Alman, her eyalette, yurttaş olarak, eşit hak ve yükümlülüklere sahiptir.

(2) Her Alman, ehliyet ve mesleki yeteneğine göre, eşit olarak kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir.

(3) Medeni ve siyasal haklardan yararlanma, kamu hizmetlerine alınma, kamu hizmetlerinde kazanılan haklar, ilgilinin dini inancına bağlı değildir. Hiç kimse, bir mezhebin üyesi olduğu veya olmadığı için veya felsefi görüşü yüzünden mağdur edilemez.

(4) Egemenlik hak ve yetkilerinin yerine getirilmesi, esas itibariyle, daimî bir görev olarak idari iş ve sadakat ilişkisinde bulunan kamu görevlilerine bırakılır.

(5) Kamu hizmetleri hukuku, memurluğun gelenek ve âdetlerini göz önüne alınarak düzenlenir ve geliştirilir.

Madde 34. Kamu hizmetinden doğan yükümlülüklerin ihlalinde idari sorumluluk

Kamu hizmeti ile görevlendirilmiş bir kimsenin, üçüncü bir şahsa karşı, görevinden doğan bir yükümlülüğü ihlal etmesi halinde, sorumluluk ilke olarak, devlete veya hizmetinde bulunduğu kuruluşa aittir. Kast veya ağır ihmal hallerinde, idarenin rücu hakkı saklıdır. Tazminat ve rücu haklarının kullanılması için adli yargı yolu kapatılamaz.

Madde 35. Adli ve idari yardım; olağanüstü hal yardımı

(1) Federasyon ve eyaletlerin bütün makamları, karşılıklı olarak birbirlerine adli ve idari yardımda bulunurlar.

(2) Kamu güvenliğinin veya düzeninin korunması veya yeniden oluşturulması için her eyalet, olağanüstü hallerde polisini desteklemek üzere federal sınır muhafız birliklerinin kuvvetleri ile kuruluş ve araçlarıyla yardımını isteyebilir; eyalet polisinin bu yardım olmadan görevini yapamayacağı veya ancak aşırı güçlükle yapabileceği şarttır. Doğal bir afette veya çok ağır bir kazada, bir eyalet diğer eyaletlerin polis kuvvetlerini, diğer idarelerin, federal sınır muhafızlığının ve silahlı kuvvetlerin birliklerini ve araçlarını yardıma çağırabilir.

(3) Doğal afet veya kazanın birden fazla eyaletin topraklarını tehdit etmesi halinde, etkili bir mücadele için gerekli oldukça, Federal Hükümet eyalet hükümetlerine talimatta bulunarak polis kuvvetlerini diğer eyaletlerin hizmetine vermelerini emredebilir ve federal sınır muhafızlığı ve silahlı kuvvetlerin birliklerini polis güçlerini desteklemeğe gönderebilir. Birinci cümleye göre Federal Hükümetin aldığı önlemler, Federal Konseyin isteğiyle her zaman, diğer hallerde tehlikenin giderilmesinden sonra gecikmeden kaldırılır.

Madde 36. Federal idarenin görevlileri

(1) Yüksek federal makamların memurları, her eyaletten uygun bir oranda istihdam edilir. Federal makamlarda görevli diğer memurlar, genel kural olarak çalıştırıldıkları eyaletten alınır.

(2) Askerlik ile ilgili yasalar, Federasyonun eyaletlere bölünmesini ve hemşehriliğin özelliklerini göz önünde tutmalıdır.

Madde 37. Federasyonun yaptırım hakkı

(1) Bir eyalet, kendisine Anayasa veya diğer bir federal yasayla verilmiş olan yükümlülükleri yerine getirmediği takdirde, Federal Hükümet, Federal Konseyin onayıyla federal yaptırım hakkını kullanarak, eyaletin yükümlülüklerini yerine getirmesi için gerekli önlemleri alır.

(2) Federal yaptırım hakkının kullanmasında, Federal Hükümet veya temsilcisi bütün eyaletlere ve onların makamlarına emir vermek yetkisine sahiptir.

III. Federal Meclis

 

Madde 38 Seçimler

(1) Alman Federal Meclisin milletvekilleri genel, doğrudan, serbest, eşit ve gizli oyla seçilirler. Onlar, bütün halkın temsilcisi olup, kendilerine verilen temsil yetkisi ve talimatlarla bağlı olmayıp yalnız vicdanlarına karşı sorumludurlar.

(2) 18 yaşını bitiren seçme, reşitlik yaşını bitiren seçilme hakkına sahiptir.

(3) Konunun ayrıntıları federal yasayla düzenlenir.

Madde 39. Toplanma ve görev süresi

(1) Federal Meclis, aşağıdaki hükümler saklı kalmak üzere, dört yıl için seçilir. Görev süresi, yeni Federal Meclisin toplanmasıyla sona erer. Yeni seçim, seçim döneminin başlangıcından en erken 46 ay içinde, en geç de 48 ay sonra yapılır. Federal Meclisin feshi durumunda, yeni seçim 60 gün içinde yapılır.

(2) Federal Meclis, en geç seçimden sonraki otuzuncu günde toplanır.

(3) Federal Meclis, oturumlarının kapatılma ve yeniden açılma zamanını kendisi kararlaştırır. Federal Meclis Başkanı, meclisi daha erken toplantıya çağırabilir. Meclis Başkanı, üyelerin üçte birinin, Federal Cumhurbaşkanının veya Federal Başbakanın istemi üzerine, bu çağrıyı yapmakla yükümlüdür.

Madde 40. Başkan, iç tüzük

(1) Federal Meclis, başkanını, başkan yardımcılarını ve kâtiplerini seçer. Kendi iç tüzüğünü yapar.

(2) Başkan, Federal Meclis binalarında, idare ve kolluk görevlerini yerine getirir. Kendisinin izni olmaksızın, Federal Meclis binalarında arama veya elkoyma yapılamaz.

Madde 41. Seçimlerin denetimi

(1) Seçimlerin denetimi Federal Meclisine aittir. Meclis, bir Milletvekilinin üyelik sıfatını kaybetmesi konusunda da karar verir.

(2) Federal Meclisin kararına karşı Federal Anayasa Mahkemesine itiraz edilebilir.

(3) Konunun ayrıntılarını federal yasayla düzenlenir.

Madde 42. Görüşmeler, çoğunluk ilkesi

(1) Federal Meclisin görüşmeleri herkese açıktır. Üyelerden onda birinin veya Federal Hükümetin isteğiyle, üçte iki çoğunlukla oturumun gizli yapılmasına karar verilebilir. Bu istek, gizli oturumda karara bağlanır.

(2) Anayasada aksi hüküm bulunmadıkça, Federal Meclisin kararları verilen oyların çoğunluğu ile alınır. İçtüzük, Federal Meclis tarafından yapılacak oylamalar hakkında istisnalar öngörebilir.

(3) Federal Meclisin ve komisyonlarının açık oturumları hakkında gerçeğe uygun haberlerin yayınlanması hiçbir sorumluluğu doğurmaz.

Madde 43. Federal Hükümet ve Federal Konseyin üyelerinin hazır bulunması

(1) Federal Meclis ve komisyonları, toplantılarında Federal Hükümetin her üyesinin hazır bulunmasını isteyebilirler.

(2) Federal Konsey ve Federal Hükümet üyelerinin veya temsilcilerinin Federal Meclis ve komisyonlarının tüm oturumlarına serbestçe katılabilirler ve her zaman konuşma hakları vardır.

Madde 44. Soruşturma komisyonları

(1) Federal Meclis kendiliğinden veya üyelerinin dörtte birinin isteği üzerine zorunlu olarak, açık oturumda gerekli delilleri toplamakla görevli bir soruşturma komisyonu kurabilir. Soruşturma komisyonunun toplantılarının gizli yapılmasına karar verilebilir.

(2) Delillerin toplanmasına, ceza muhakemeleri usulü hükümleri kıyasen uygulanır. Mektup, posta ve telefon haberleşmelerinin gizliliği saklıdır.

(3) Mahkemeler ve idari makamlar, adlî ve idari yardımla yükümlüdürler.

(4) Soruşturma komisyonlarının kararları mahkemelerde görüşülmez. Mahkemeler, soruşturmaya konu teşkil eden olayların değerlendirilmesinde ve muhakemesinde serbesttirler.

Madde 45. Avrupa Birliği işleri komisyonu

Federal Meclis, Avrupa Birliğinin işleri için bir komisyon kurar. Federal Meclis, bu komisyonu 23 uyarınca Federal Meclisin Federal Hükümet’e karşı olan haklarını yerine getirmesi için yetkilendirebilir. Aynı şekilde, Avrupa Birliğine ait sözleşmesel esaslarla verilen hakları yerine getirmesi için de yetkilendirebilir.

Madde 45a. Dışişleri ve ulusal savunma komisyonları

(1) Federal Meclis, dışişleri ve ulusal savunma için birer komisyon kurar.

(2) Ulusal savunma komisyonu, aynı zamanda bir soruşturma komisyonunun haklarına da sahiptir; üyelerinin dörtte biri istediğinde, bir olayı soruşturma konusu yapmak zorundadır.

(3) 44’üncü maddenin birinci fıkrası ulusal savunma konusunda uygulanmaz.

Madde 45b. Federal savunma ombudsmanı

Temel hakların korunması ve Federal Meclisin parlamenter denetim işleminde yardımcı organ olarak bir Federal savunma ombudsmanı atanır. Konunun ayrıntıları bir federal yasayla düzenlenir.

Madde 45c. Dilekçe komisyonu

(1) Federal Meclis, 17’nci madde gereğince Federal Meclise verilen dilekçe ve şikayetleri incelemekle yükümlü olan bir komisyon kurar.

(2) Komisyonun, şikayetleri gözden geçirme yetkilerini bir federal yasayla düzenlenir.

Madde 45d. Parlamenter Denetim Kurulu

(1) Federal Meclis, Federasyonun İstihbarat Teşkilatı (Bundesnachrichtendienst) faaliyetlerini denetlemek için bir kurul atar.

(2) Konunun ayrıntıları bir federal yasayla düzenlenir.

Madde 46. Dokunulmazlık

(1) Bir milletvekili aleyhine, hiçbir zaman, Federal Meclis veya onun komisyonlarından birinde verdiği oy veya açıkladığı bir düşüncesinden dolayı, adli veya disiplin yönünden kovuşturma yapılamaz ve kendisi Federal Meclis dışında bir başka şekilde hesap vermeye çağrılamaz. Bu hüküm, sövmeli hakaretlere uygulanmaz.

(2) Bir Milletvekili suçüstü halinde veya ertesi gün tutuklanmış olmadıkça, cezayı gerektiren bir eylemden dolayı ancak Federal Meclisin izniyle hesap vermeye çağrılabilir veya tutuklanabilir.

(3) Bunun dışında, bir milletvekilinin kişisel özgürlüğün her türlü sınırlandırılması veya 18’inci maddeye göre aleyhinde bir işlem yapılabilmesi için de Federal Meclisin izni aranır.

(4) Bir milletvekili hakkındaki her türlü ceza davası, 18’inci maddeye göre aleyhinde yapılan her çeşit işlem ve her tutuklama ve kişisel özgürlüğünün sınırlandırılması önlemi, Federal Meclisin istemesi üzerine ertelenir.

Madde 47. Tanıklıktan çekinme hakkı

Milletvekillerinin, kendilerine milletvekilliği sıfatı dolayısıyla veya kendilerinin bu sıfatlarıyla bilgi verdikleri kişiler ve verilen bilgiler konusunda tanıklıktan çekinme hakları vardır. Tanıklıktan çekinmenin sınırları çerçevesinde belgelere el koymak da yasaktır.

Madde 48. Milletvekillerinin hakları

(1) Federal Meclise seçilmek için aday olan herkesin, seçim hazırlığı için gerekli olan izni isteme hakkı vardır.

(2) Hiç kimsenin milletvekilliği görevini kabul ve yerine getirmesine engel olunamaz. Bu nedenle bir iş sözleşmesinin feshi veya işe son vermek yasaktır.

(3) Milletvekillerinin bağımsızlıklarını sağlayacak uygun bir ödenek istemeye hakları vardır. Kendileri, devletin bütün ulaştırma araçlarından karşılıksız faydalanmak hakkına sahiptirler. Konunun ayrıntılarını federal yasayla düzenlenir.

Madde 49. (kaldırılmıştır.)

 

 

  1. Federal Konsey

 

Madde 50. Görev

Eyaletler, Federal Konsey aracılığıyla, Federasyonun yasama ve idaresine ve Avrupa Birliğinin işlerine katılırlar.

Madde 51. Kuruluş

(1) Federal Konsey, eyalet hükümetlerinin atayıp görevden alabildikleri üyelerinden oluşur. Bunlar, kendi hükümetlerinin diğer üyelerince de temsil olunabilirler.

(2) Her eyaletin en azından üç, nüfusu iki milyondan fazla olan eyaletlerin dört, nüfusu altı milyondan fazla olanların beş, nüfusu yedi milyondan fazla olanların ise altı oyu vardır.

(3) Her eyalet sahip olduğu oy sayısı kadar üye gönderebilir. Bir eyaletin oyları ancak tek yönde ve yalnız hazır olan üyeler veya onların temsilcileri aracılığıyla kullanılabilir.

Madde 52. Başkan; iç tüzük; toplantılar; Avrupa Kamarası

(1) Federal Konsey, bir yıl için kendi başkanını seçer.

(2) Federal Konseyi başkan toplantıya çağırır; en az iki eyaletin temsilcisi veya Federal Hükümet istediğinde, bu çağrıyı yapmakla yükümlüdür.

(3) Federal Konsey, kararlarını oy sayısının salt çoğunluğu ile alır. Kendi iç tüzüğünü yapar. Toplantıları herkese açıktır. Oturumun gizliliğine karar verilebilir.

(3 a) Federal Konsey, Avrupa Birliğinin işleri için bir Avrupa Kamarası kurabilir; bunun kararları Federal Konseyin kararları sayılır; eyaletlere ait yeknesak biçimde verilmesi gereken oyların sayısı 51’inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenir.

(4) Federal Konseyin komisyonlarına diğer üyeler veya eyalet hükümetlerinin görevlileri katılabilir.

Madde 53. Federal Hükümetin katılması

Federal Hükümet üyeleri, Federal Konseyin ve komisyonlarının görüşmelerine katılmak hakkına sahip olup istek üzerine de bunlara katılmak zorundadırlar. Her zaman konuşma hakları vardır. Federal Hükümet işlerinin gidişi hakkında Federal Konseye sürekli bilgi vermekle yükümlüdür.

IVa. Ortak Komisyon

 

Madde 53a. Kuruluş

(1) Ortak komisyon, üçte ikisi Federal Meclis milletvekillerinden ve üçte biri Federal Konsey üyelerinden oluşur. Milletvekilleri, Federal Meclis tarafından parti gruplarının kuvveti oranında belirlenir; bunlar Federal Hükümete mensup olamazlar. Her eyalet, kendi seçtiği Federal Konseyin bir  üyesi aracılığıyla temsil edilir; bu üyeler talimatlara bağlı değildirler. Ortak Komisyonun kurulması ve çalışma şekli, Federal Meclisin kabul ve Federal Konseyin onayını gerektiren bir iç tüzükle düzenlenir.

(2) Federal Hükümetin, ortak komisyona ulusal savunma hakkındaki programları konusunda bilgi vermesi zorunludur. Federal Meclis ve komisyonlarının 43’üncü maddenin birinci fıkrasında yazılan hakları saklıdır.

  1. Federal Cumhurbaşkanı

 

Madde 54. Federasyon Kongresi tarafından seçim

(1) Federal Cumhurbaşkanı, Federasyon Kongresi tarafından görüşmesiz olarak seçilir. Federal Meclis seçimlerinde oy hakkı olan ve 40 yaşını doldurmuş bulunan her Alman Cumhurbaşkanı seçilebilir.

(2) Federal Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır. Federal Cumhurbaşkanı bu sürenin bitiminde bir defaya mahsus kalmak şartıyla tekrar seçilebilir.

(3) Federasyon Kongresi, Federal Meclis üyelerinden ve toplam aynı sayıda eyalet Parlamentolarının nispi seçim sistemine göre seçecekleri üyelerden oluşur.

(4) Federasyon Kongresi en geç, Federal Cumhurbaşkanının görev süresinin sona ermesinden otuz gün önce ve görevin daha önce sona ermesi halinde, bu tarihten başlayarak en geç otuz gün sonra toplanır. Federasyon Kongresi, Federal Meclis Başkanı tarafından toplantıya çağrılır.

(5) Seçim döneminin sonunda Federal Meclisin ilk toplantısıyla birlikte dördüncü fıkranın birinci cümlesindeki süre işlemeye başlar.

(6) Federasyon Kongresi üyelerinin çoğunluğunun oyunu alan aday seçilir. İlk iki turda hiçbir aday bu çoğunluğu sağlayamamışsa, bunlardan sonraki turda en çok oy elde eden aday seçilmiş olur.

(7) Konunun ayrıntıları federal yasayla düzenlenir.

Madde 55. Uyuşmazlıklar

(1) Federal Cumhurbaşkanı, Federasyon veya bir eyaletin hükümetine veya yasama ile görevli bir organına üye olamaz.

(2) Federal Cumhurbaşkanı, hiçbir ücretli görevi, sanat veya mesleği icra edemez ve kâr gayesi güden bir işletmenin ne yönetimine ne de denetim kuruluna katılamaz.

Madde 56. Görev andı

Federal Cumhurbaşkanı, görevine başlarken, Federal Meclis ve Federal Konsey üyelerinin birleşik toplantısı önünde aşağıdaki şekilde and içer:

“Gücümü Alman ulusunun mutluluğuna adayacağıma, onun refahını arttıracağıma, ona gelebilecek zararları önleyeceğime, Anayasaya ve federal yasalara saygı gösterip, onları savunacağıma, yükümlülüklerimi titizlikle yerine getireceğime ve herkese karşı adaletli davranacağıma and içerim.

Tanrı bana yardımcı olsun!”

Yemin, dini bir ifade kullanmaksızın da yapılabilir.

Madde 57. Cumhurbaşkanına vekalet

Federal Cumhurbaşkanının bir engeli çıkması veya başkanlığın süresinden önce boş kalması halinde, yetkileri Federal Konsey Başkanınca kullanılır.

Madde 58. Tasdik

Federal Cumhurbaşkanının karar ve işlemlerinin geçerli olabilmesi için, Federal Başbakan veya yetkili Federal Bakanca tasdiken imza edilmesi gerekir. Federal Başbakanın ataması ve görevden alınması, 63’üncü maddeye göre Federal Meclisin feshi ve 69’uncu maddenin üçüncü fıkrasında öngörülen talep bunun dışındadır.

Madde 59. Uluslararası temsil yetkisi

(1) Federasyonu uluslararası planda Federal Cumhurbaşkanı temsil eder. Yabancı devletlerle Federasyon adına anlaşmalar akdeder. Elçilerin itimatnamelerini ve kendilerini kabul eder.

(2) Federasyonun siyasal ilişkilerini düzenleyen veya federal yasamaya ait hususları ilgilendiren antlaşmalar, federal yasaları kabule yetkili organların, federal bir yasayla onayını veya iştirakini gerektirir. İdari mahiyetteki anlaşmalar bakımından, federal idareye ilişkin hükümler kıyasen uygulanır.

Madde 59a. (kaldırılmıştır)

Madde 60. Federal memur ve subayların atanması; af yetkisi

(1) Federal Cumhurbaşkanı, aksine bir yasa hükmü olmadıkça federal yargıçları, federal memurları, subay ve astsubayları atar ve görevden alır.

(2) Federal Cumhurbaşkanı, münferit hallerde Federasyon adına özel af hakkını kullanır.

(3) Kendisi bu yetkileri başka makamlara devredebilir.

(4) 46’ncı maddenin 2, 3 ve 4’üncü fıkraları Federal Cumhurbaşkanı hakkında da kıyasen uygulanır.

Madde 61. Federal Cumhurbaşkanına karşı dava

(1) Federal Meclis veya Federal Konsey, Anayasayı veya diğer bir federal yasayı kasten ihlal ettiği gerekçesiyle, Federal Cumhurbaşkanını Federal Anayasa Mahkemesi önünde dava edebilirler. Davanın açılması talebinde bulunmak için, Federal Meclis üyelerinin en az dörtte biri veya Federal Konseyindeki oyların en az dörtte biri zorunludur. Davanın açılması kararı, Federal Meclis üyelerinin veya Federal Konseyindeki oyların en az üçte ikisiyle verilir. Davada temsil görevini dava eden yasama meclisinin bir temsilcisi yerine getirir.

(2) Federal Anayasa Mahkemesi, Federal Cumhurbaşkanını Anayasayı veya diğer bir federal yasayı kasten ihlal etmekten suçlu bulduğu takdirde, Federal Cumhurbaşkanının görevini kaybettirebilir. Federal Anayasa Mahkemesi, davanın açılmasından sonra, Federal Cumhurbaşkanının görevini yerine getirmesini durdurabilir.

  1. Federal Hükümet

 

Madde 62. Kuruluş

Federal Hükümet, Federal Başbakan ve Federal Bakanlardan oluşur.

Madde 63. Federal Başbakanın seçimi, Federal Meclisin feshi

(1) Federal Başbakan, Federal Cumhurbaşkanının önerisi üzerine Federal Meclis tarafından görüşmesiz olarak seçilir.

(2) Federal Meclis üyelerinin oylarının çoğunluğunu elde eden aday seçilir. Seçimi kazanan aday, Federal Cumhurbaşkanınca atanır.

(3) Önerilen aday seçilmediği takdirde, Federal Meclis, oylamadan sonraki 14 gün içinde, üyelerinin salt çoğunluğuyla bir Federal Başbakan seçebilir.

(4) Bu süre içinde bir seçim yapılamamışsa, derhal yeni bir seçim turu yapılır ve bunda oyların çoğunluğunu alan aday seçilmiş olur. Seçilen aday, Federal Meclis üyelerinin çoğunluğunun oylarını elde etmişse, Federal Cumhurbaşkanı seçimden sonraki yedi gün içinde onu atar. Seçilen aday bu çoğunluğu sağlayamamış ise, Federal Cumhurbaşkanı yedi gün içinde ya onu atar ya da Federal Meclisi fesheder.

Madde 64. Federal bakanların atanması

(1) Federal Bakanlar, Federal Başbakanın önerisi üzerine, Federal Cumhurbaşkanınca atanır ve görevden alınırlar.

(2) Federal Başbakan ve Bakanlar, göreve başlarlarken, Federal Meclis önünde, 56’ncı  maddede öngörülen andı içerler.

Madde 65. Sorumluluğun dağılımı

Federal Başbakan, siyasetin yönergesini tespit eder ve bunun sorumluluğunu yüklenir. Bu yönerge içerisinde, her Federal Bakan kendisinin çalışma alanını, kendi sorumluluğu altında bağımsız olarak yönetir. Federal Bakanların aralarındaki görüş ayrılıkları konusunda Federal Hükümet karar verir. Federal Başbakan hükümet işlerini, Federal Hükümetçe kabul edilmiş ve Federal Cumhurbaşkanınca onaylanmış bir iç tüzüğe göre yönetir.

Madde 65a. Silahlı kuvvetlere kumanda yetkisi

Federal Savunma Bakanının, Silahlı Kuvvetler üzerinde emir ve kumanda yetkisi vardır.

Madde 66. Ek görev yasağı

Federal Başbakan ve Bakanlar, diğer bir ücretli görev, sanat ve meslek icra edemezler; kâr amacı güden bir işletmenin yönetim kuruluna ve Federal Meclisin onayı olmayan hallerde de denetim kuruluna katılamazlar.

Madde 67. Güvensizlik oyu

(1) Federal Meclis, Federal Başbakana güvensizlik oyunu ancak, üyelerinin salt çoğunluğuyla ona bir halef seçmek ve Federal Cumhurbaşkanından onun görevden azlını istemek suretiyle verebilir. Federal Cumhurbaşkanı bu isteğe uyar ve seçileni atar.

(2) Oylama, önergenin verilmesinden en az kırksekiz saat sonra yapılır.

Madde 68 Güvenoyu, Federal Meclisin feshi

(1) Federal Başbakanın kendisine güvenoyu verilmesi hakkındaki önergesi Federal Meclis üyelerinin çoğunluğunun oylarıyla kabul edilmemişse, Federal Cumhurbaşkanı, Federal Başbakanın önerisi üzerine, 21 gün içinde Federal Meclisi feshedebilir. Federal Meclisin, üyelerinin çoğunluğuyla yeni bir Federal Başbakanı seçtiği durumda, fesih hakkı düşer.

(2) Oylama, önergenin verilmesinden en az kırk sekiz saat sonra yapılır.

Madde 69. Başbakan yardımcısı, hükümetin görev süresi

(1) Federal Başbakan, Federal Bakanlardan birini, Başbakan Yardımcısı olarak atar.

(2) Federal Başbakanın veya bir Federal Bakanın görevi, her halde yeni Federal Meclisin toplanmasıyla sona erer; bunun dışında Federal Bakanın görevi, Federal Başbakanın görevinin diğer nedenlerle sona ermesi halinde de sona erer.

(3) Federal Başbakan, Federal Cumhurbaşkanının isteği üzerine, Federal Bakanlar ise Federal Başbakan veya Federal Cumhurbaşkanının isteği üzerine kendilerine bir halef atanana kadar görevlerine devam ederler.

VII. Federasyonun Yasama Yetkisi

 

Madde 70. Federasyon ve eyaletlerin yasama yetki ve görevleri

(1) Eyaletler, bu Anayasanın Federasyona yasama yetkisi tanımadığı sürece, yasama yetkisine sahiptirler.

(2) Federasyonun ile eyaletlerin yetki ve görevlerinin sınırlanması, bu Anayasanın inhisarı yasama ve yarışan yasama hakkındaki hükümlerine göre yapılır.

Madde 71. Federasyonun inhisari yasama yetkisi

Federasyonun inhisari yasama alanına giren konularda eyaletlerin, ancak federal bir yasanın kendilerine açıkça izin vermesi halinde ve o yasanın öngördüğü ölçüde yasama yetkileri vardır.

Madde 72. Federasyonun yarışan yasama yetkisi

(1) Yarışan yasama alanına giren konularda, Federasyonun kendi yasama hakkını yasa ile kullanmadığı hallerde ve ölçüde, eyaletlerin yasama yetkilerine sahiptir.

(2) 74’üncü maddenin birinci fıkrasının 4, 7, 11, 13, 15, 19a, 20, 22, 25 ve 26 numaralı bentlerine ilişkin alanlarda Federasyon, yasama yetkisine, ancak Federasyon topraklarında eşdeğer yaşam koşullarının sağlanması veya hukuki ve ekonomik birliğin muhafazası bir federal düzenlemeyi yüksek devlet yararının gerektirdiği hallerde ve ölçüde sahiptir.

(3) Federasyonun, kendi yasama yetkisini kullanması halinde eyaletler Kanun aracılığı ile şu konularda aykırı düzenlemeler yapabilirler:

  1. Av rejimi (Av ruhsatına ilişkin rejim hariç olmak üzere);
  2. Doğanın ve doğal güzelliklerin bakımı ve korunması (doğanın korunmasına ilişkin genel ilkeler ve hayvan türlerinin korunması veya denizin doğasının korunmasına ilişkin hak hariç olmak üzere);
  3. Arazilerin taksimi;
  4. Çevre düzeni;
  5. Suların idaresi (kimyasal madde ve tesislere ilişkin düzenlemeler hariç);
  6. Yüksek öğretime kabul ve yüksek öğretim diploması. Bu alanlardaki federal yasalar, Federal Konseyin onayı ile aksi kararlaştırılmadıkça en erken ilanlarından itibaren altı ay sonra yürürlüğe girerler. Birinci cümleye ilişkin alanda federal hukuk ile eyalet hukuku arasında sonraki Kanun öncelik taşıyacaktır.

(4) Federal yasa ile ikinci fıkraya göre yapılan bir düzenlemenin gerekliliği ortadan kalktığı halinde, federal bir yasa ile bu düzenlemenin yerine, eyalet hukukunun geçebileceği belirlenebilir.

Madde 73. İnhisari yasama konuları

(1) Federasyonun, aşağıdaki konularda inhisari yasama yetkisine sahiptir:

  1. Dışişleri, sivil halkın korunması dahil ulusal savunma işleri;
  2. Federasyon vatandaşlığı,
  3. Seyahat özgürlüğü, pasaport işleri, mesken bildirme ve hüviyet işleri, iç (Almanya’ya) ve dış (Almanya’dan) göç, suçluların iadesi;
  4. Değişik şekilleriyle para rejimi, ölçü ve tartı rejimi ile zaman biriminin tespiti;
  5. Gümrük ve ticaret birliği, ticaret ve deniz taşımacılığı hakkındaki antlaşmalar, malların serbest dolaşımı, gümrük ve sınır muhafazası dahil olmak üzere yabancı devletlerle ticaret ve ödeme trafiği;

5a. Alman kültür varlıklarının yurtdışına çıkarılmasına karşı korunması;

  1. Hava ulaşımı;

6a. Bütünüyle veya çoğunluğuyla Federasyonun mülkiyetinde olan demir yolları ulaşımı (federal demir yolları); federal demir yollarının altyapısının yapımı, bakımı, işletmesi ile altyapısının kullanım harç ve ücretlerinin toplanması;

  1. Posta ve telekomünikasyon işleri;
  2. Federasyon ve Federasyona doğrudan doğruya bağlı kamu tüzel kişilerindeki görevlilerin hukuki statüleri;
  3. Sınai hakların korunması, telif ve yayın hakkı;

9a. Uluslararası terörizme ilişkin tehlikelere karşı Federal Kriminal Emniyet Dairesi aracılığı ile eyaletler üstü bir tehlikenin mevcudiyeti halinde, hangi Eyalet Emniyet Müdürlüğünün yetkili olduğu belirlenemiyorsa veya en yüksek eyalet makamının görevi devir için talepte bulunması halinde;

  1. Federasyon ve eyaletlerin işbirliği:
  2. a) Sivil polis konusunda,
  3. b) Özgür demokratik düzenin, Federasyonun veya bir eyaletin varlığının veya güvenliğinin korunmasında (Anayasanın korunması) ve
  4. c) Federal Almanya Cumhuriyetinin dışişlerindeki çıkarlarının, şiddet uygulayarak veya buna yönelik hazırlık eylemleriyle tehlikeye sokacak Federasyon topraklarındaki hareketlere karşı korunmasında ayrıca federal bir sivil polis örgütünün kurulması ve suçlulukla uluslararası mücadelede;
  5. Federal amaçlarla istatistik yapılması.
  6. Silah ve patlayıcı madde rejimi;
  7. Savaş malullerine, savaş mağdurlarının ailelerine ve eski savaş esirlerine yardım;
  8. Atom enerjisinin barışçı amaçlarla üretilmesi ve kullanılması, bu amaçla tesisler kurma ve işletme, atom enerjisinin dışarıya sızması veya iyonlayan ışınlardan doğacak tehlikelere karşı korunmak veya radyoaktif maddeleri ortadan kaldırmak.

(2) Birinci fıkranın 9a numaralı bendine göre çıkartılacak yasalar Federal Konseyin onayını gerektir.

Madde 74. Yarışan yasama konuları

(1) Yarışan yasama görev ve yetkisi aşağıdaki konuları kapsar:

  1. Medeni hukuk, ceza hukuku, adliye örgütü, yargılama usulü (tutukluluk hali rejimi hariç olmak üzere), baro, noterlik ve hukuk danışmanlığı;
  2. Nüfus sicili işleri;
  3. Dernekler hukuku;
  4. Yabancıların ikamet ve yerleşme rejimi;

4a. (kaldırılmıştır)

  1. (kaldırılmıştır)
  2. Mülteci ve sürgün sorunları;
  3. Kamu sosyal rejimi (bakım evleri rejimi hariç);
  4. (kaldırılmıştır)
  5. Savaş zararları ve tazminatı;
  6. Askeri mezarlıklar, savaşın öteki kurbanlarıyla şiddet rejim kurbanlarının mezarları;
  7. Ekonominin hukuku (maden, sanayi, enerji, esnaf ve sanatkârların işleri, ticaret, banka ve borsa rejimi, özel hukuk sigorta rejimi); dükkanların kapanış saatleri ile restoranlara, oyun ve kumar yerlerine, kişilerin sergilenmesi, fuarlara, sergilere ve pazar yerlerine ilişkin düzenlemeler hariç

11a. (kaldırılmıştır)

  1. İşletme teşkilatı hukuku dahil olmak üzere iş hukuku, iş güvenliği ve iş bulma ve de işsizlik sigortası dahil olmak üzere sosyal sigortalar;
  2. Tahsil ve çıraklık burslarının düzenlenmesi ve bilimsel araştırmanın teşviki;
  3. 73 ve 74’üncü maddelerde öngörülen konularda kamulaştırma hukuku;
  4. Emlak ve arazinin, doğal kaynaklar ve üretim araçlarının kolektif mülkiyet veya kamu ekonomisinin diğer şekillerine dönüştürülmesi;
  5. İktisadi kudretin kötüye kullanılmasının önlenmesi;
  6. Tarım ve orman üretiminin geliştirilmesi (parsellerin yeniden düzenlenmesine ilişkin rejim dışında), beslenmeyi sağlayacak önlemler, tarım ve orman ürünlerinin ithal ve ihracı, açık deniz ve kıyı balıkçılığı ve sahillerin korunması;
  7. Şehir planlaması kapsamındaki gayrimenkul alım ve satımı, toprak hukuku (belediye ile köy alt şerefiye rejimi dışında) ve sükna parası rejimi, eski borçlara ilişkin yardım rejimi, konut inşasına ait prim/taksit rejimi, maden işçilerine ait konut inşası ve madencilere ait yerleşme yeri rejimleri;
  8. İnsan ve hayvanlarda oluşan ve kamu sağlığını tehdit eden veya bulaşıcı hastalıklara karşı önlemler; tıbbi mesleklere ve tedavi alanında, diğer meslek ve faaliyetlerde ruhsat rejimi; eczacılığa ait düzenleme, tıbbi müstahzarat ve ilaçlarla, tedavi araçları, uyuşturucu ve zehirli maddelerin ticareti;

19a. Hastanelerin iktisadi durumlarının güvence altına alınması ve hastane tarifelerinin düzenlenmesi;

  1. Bunları oluşturan hayvanlar da dahil olmak üzere ilişkin yiyecek maddelerine ilişkin rejim, keyif verici maddelere ilişkin rejim, gereksinme maddeleri, hayvan yemleri ve tarım ve orman bitki ve tohum ticaretinin korunması, ağaç ve bitkilerin hastalık ve parazitlere karşı korunması ile hayvanların korunması;
  2. Açık deniz ve kıyı gemiciliği, deniz trafik işaretleri, iç sularda gemicilik, meteoroloji hizmeti, genel ulaşıma hizmet eden deniz yolları ve nehir yolları;
  3. Karayolu trafiği, motorlu taşıtlar rejimi, uzak ulaşım kara yollarının yapımı ve bakımı, araçlardan kamu yollarının kullanılmasında alınacak harç ve bedellerin toplanması ve dağılımı;
  4. Teleferik dışında, federal sayılmayan diğer demiryolları ulaşımı;
  5. Artık sanayi, havanın korunması ve gürültüye karşı mücadele (davranışa bağlı sesten koruma hariç);
  6. Devlet sorumluluğu;
  7. İnsan yaşamının tıbbi olarak istihsali, gen enformasyonlarının araştırılması ve yapay değiştirilmesi ile organ, doku ve hücre aktarımı.
  8. Eyaletlere, belediyelere ve kamu hukukun diğer tüzel kişilerinde çalışan memurların, yine eyaletlerdeki hakimlerin statü hakları, meslek kolu, ücret ve bakım hariç olmak üzere;
  9. Av rejimi;
  10. Doğanın ve doğal güzelliklerin bakımı ve korunması;
  11. Arazi taksimi;
  12. Çevre düzeni;
  13. Suların idaresi;
  14. Yüksek öğretime kabul ve yüksek öğretim diploması.

(2) Birinci fıkranın 25 numaralı bendine göre çıkarılacak yasalar Federal Konseyin onayını gerektirir.

Madde 74a. (kaldırılmıştır)

Madde 75. (kaldırılmıştır)

Madde 76. Yasa tasarıları

(1) Yasa tasarıları Federal Meclise, Federal Hükümet, Federal Meclis üyelerince veya Federal Konsey tarafından sunulur.

(2) Federal Hükümetin yasa tasarıları önce Federal Konseye sunulur. Federal Konsey, altı hafta içerisinde tasarılar hakkında görüşünü bildirebilir. Federal Konsey, önemli bir nedenden dolayı, özellikle tasarının kapsamı itibariyle, sürenin uzatılmasını isterse, süre dokuz haftaya kadar çıkar. Federal Hükümet, Federal Konseye ivedi olarak nitelendirerek sunduğu bir tasarıyı, Federal Konseyin görüşü çıkmamış olsa bile, üç hafta sonra veya Federal Konsey 3. cümleye göre istemde bulunmuşsa, altı hafta sonra Federal Meclise gönderebilir; Federal Hükümet, Federal Konseyin görüşünü, bildirilmesinden sonra, derhal Federal Meclise ulaştırır. Bu Anayasayı değiştirmeye ve 23 veya 24’üncü maddelere göre egemenlik haklarının devriyle ilgili tasarılar için görüş bildirme süresi dokuz haftadır; dördüncü cümle uygulanmaz.

(3) Federal Konseyin yasa tasarıları, Federal Hükümetçe altı hafta içinde Federal Meclise sunulur. Hükümet bunu yaparken, kural olarak, kendi görüşünü de sunar. Federal Hükümet, önemli bir nedenden dolayı, özellikle tasarının kapsamı itibariyle, sürenin uzatılmasını isterse, süre dokuz haftaya kadar çıkar. Federal Konseyin ivedi olarak nitelendirerek sunduğu bir tasarı için bu süre üç hafta, Federal Hükümet üçüncü cümleye göre istemde bulunmuşsa, altı haftadır. Bu Anayasayı değiştirmeye ve 23 veya 24’üncü maddelere göre egemenlik haklarının devrine yönelik tasarılar için görüş bildirme süresi dokuz haftadır; dördüncü cümle uygulanmaz. Federal Meclis tasarıyı uygun bir süre içinde görüşür ve karara bağlar.

Madde 77. Yasama süreci, arabuluculuk komisyonu, Federal Konseyin itirazı

(1) Federal yasalar, Federal Meclis tarafından kabul edilir. Yasalar, kabullerinden sonra Federal Meclis Başkanınca hemen Federal Konseye gönderilir.

(2) Federal Konsey, yasa metninin kendisine ulaşmasını izleyen üç hafta içinde, tasarıyı birlikte görüşmek amacıyla, Federal Meclis ve Federal Konsey üyelerinden kurulu bir komisyonun toplanmasını isteyebilir. Bu komisyonun kuruluş ve çalışma şeklini, Federal Meclisin kabul ettiği ve Federal Konseyin onayına bir iç tüzük düzenler. Federal Konseyin bu komisyona gönderilen üyeleri talimatlarla bağlı değildir. Federal Konseyin onayını gerektiren yasalar için, Federal Meclis ve Federal hükümet de bu komisyonun toplanmasını isteyebilirler. Komisyonun kabul edilen yasa metninde bir değişiklik yapılmasını teklif etmesi halinde Federal Meclis, yasayı yeniden karara bağlar.

(2a) Bir yasa Federal Konseyin onayını gerektiriyorsa, eğer ikinci fıkranın birinci cümlesine göre bir istemde bulunulmamış veya arabuluculuk işlemi yasanın değiştirilmesi için bir öneri olmadan sona ermiş ise, Federal Konsey uygun bir zaman içinde yasayı onaylayıp onaylamayacağına karar verir.

(3) Bir yasa Federal Konseyin onayını gerektirmeyip ikinci fıkrada öngörülen işlem sona ermişse Federal Konsey, Federal Meclis tarafından kabul edilmiş bir yasaya karşı iki hafta içinde itiraz edebilir. İtiraz süresi ikinci fıkranın son cümlesinde yazılan halde, Federal Meclisin yeniden kabul ettiği yasa metninin alınmasıyla, diğer bütün hallerde, ikinci fıkrada öngörülen komisyon başkanının komisyon önündeki işlemin bittiğini bildirmesiyle başlar.

(4) İtiraz, Federal Konseyde oy çokluğuyla kararlaştırılmış ise, Federal Meclis üyelerinin oy çokluğuyla alacakları bir kararla reddedilebilir. İtirazın, Federal Konseyde en az oyların üçte iki çoğunluğuyla kararlaştırılmış ise, Federal Meclis tarafından reddedilebilmesi, üçte iki çoğunluğa veya en azından kendi üye sayısının çoğunluğuna bağlıdır.

Madde 78. Federal yasaların kesinleşme koşulları

Federal Meclis tarafından kabul edilen bir yasa, Federal Konseyin onayı, 77’nci maddenin ikinci fıkrası gereğince bir istekte bulunmaması, aynı maddenin üçüncü fıkrasındaki süre içinde itirazda bulunmaması veya itirazını geri alması veya bu itirazın Federal Meclis tarafından reddedilmesi halinde kesinleşir.

Madde 79. Anayasanın değiştirilmesi

(1) Anayasa, ancak kendisinin sözünü açıkça değiştiren veya tamamlayan bir yasayla değiştirilebilir. Barış akdini veya barış akdi hazırlıklarını veya bir işgal rejiminin ortadan kaldırılmasını konu alan veya Federal Cumhuriyetin savunmasına hizmet eden uluslararası anlaşmalarda, Anayasa hükümlerinin bu anlaşmaların akdine ve yürürlüğe konulmasına karşı olmadığını belirtmek için, bu açıklığı getirmekle yetinen bir ekin Anayasa metnine ilavesi yeter.

(2) Böyle bir yasa, Federal Meclis üyelerinin üçte ikisinin onayına ve Federal Konsey oylarının üçte ikisine bağlıdır.

(3) Federasyonun eyaletlere bölünmesine, eyaletlerin yasamaya esasen katılmaları ilkesine veya 1 ve 20’nci maddelerde yazılı esaslara ilişkin bir Anayasa değişikliği yasaktır.

Madde 80. Tüzüklerin kabulü

(1) Federal Hükümete, federal bir bakana veya eyalet hükümetlerine, yasayla tüzük çıkarma yetkisi verilebilir. Yasada, verilen yetkinin konusu, amaç ve kapsamı belirtilir. Tüzükte, hukuki dayanak açıklanır. Yasada, yetkinin devri öngörülmüş ise, işbu devir tüzükle olur.

(2) Federal Hükümetin veya bir federal bakanın, posta ve telekomünikasyon tesislerinden yararlanılması ile harç tarifelerinin esaslarını, federal devlet demiryollarının tesislerinin kullanılması ile ilgili ücretlerin esaslarını, demiryollarının yapımı ve işletilmesini düzenleyen tüzükleri ve Federal Konseyin onayına bağlı olan veya eyaletlerin Federasyon tarafından kendilerine verilen görev çerçevesinde veya kendi görev ve yetkileri dahilinde uygulanacak olan bir federal yasaya dayanarak çıkartılan tüzükler Federal Konseyin onayına bağlıdır.

(3) Federal Konsey, kendi onayını gerektiren konularda, Federal Hükümete tüzük çıkartması için tasarılar sunabilir.

(4) Eyalet hükümetlere, yasayla veya federal yasalara dayanarak tüzük çıkartma yetkisi verildiği takdirde, eyaletler ilgili konuları yasalarla da düzenleyebilir.

Madde 80a. Olağanüstü hal

(1) Sivil halkın korunması da dahil olmak üzere ulusal savunma hakkında bu Anayasa veya federal bir yasada, ilgili hükümlerin yalnız bu maddeye uygun olarak kullanılabileceği belirtilmişse, bunların ulusal savunma hali dışında uygulanması, ancak Federal Meclisin olağanüstü hal ilan etmesiyle veya uygulamayı özellikle onaylamasıyla mümkündür. Olağanüstü hal ilanı veya 12a maddenin beşinci fıkrasının birinci cümlesi ve altıncı fıkranın ikinci cümlesindeki durumlarda özel onay, verilen oyların üçte iki çoğunluğuna bağlıdır.

(2) Birinci fıkraya dayanarak konulan hukuki hükümlere göre alınan önlemler, Federal Meclisin isteği üzerine kaldırılır.

(3) Birinci fıkra dışında anılan hukuki hükümler, bir ittifak sözleşmesinin çerçevesinde uluslararası bir organ tarafından Federal Hükümetin onayıyla alınan bir karara dayanarak uygulanabilir. Bu fıkraya göre alınan önlemler, Federal Meclisin üyelerinin çoğunluluğunun isteği üzere kaldırılır.

Madde 81. Yasama tıkanıklığı

(1) 68’inci maddede yazılan halde Federal Meclis feshedilmiyorsa, Federal Cumhurbaşkanı, Federal Hükümetin istemi ile Federal Konseyin onayıyla, Federal Hükümet tarafından ivedi olarak nitelendirilmiş olunmasına rağmen Federal Meclis tarafından reddedilen bir yasa tasarısı hakkında yasama tıkanıklığını ilan edebilir. Bu hüküm, Federal Başbakanın yasa tasarısını 68’inci maddede öngörülen istemiyle bağlamasına rağmen tasarının reddedilmesi halinde de uygulanır.

(2) Yasama tıkanıklığı ilanına rağmen, Federal Meclis, yasa tasarısını yeniden ret veya Federal Hükümetçe kabul edilemez bir içerikle kabul ediyorsa, yasa Federal Konseyin onayı üzere kabul edilmiş sayılır. Bu hüküm, tasarının Federal Meclise yeniden gönderilmesinden başlayarak dört hafta içinde kabul edilmemesi halinde de uygulanır.

(3) Bir Federal Başbakanın görevi süresince Federal Meclis tarafından reddedilmiş diğer yasa tasarıları da yasama tıkanıklığı ilanını izleyen altı aylık süre içinde bir ve ikinci fıkralar gereğince çıkartılabilir. Bu süre geçtikten sonra aynı Federal Başbakanın görev döneminde yeni yasama tıkanıklığı ilan edilemez.

(4) Anayasa, ikinci fıkra gereğince kabul edilen bir yasayla değiştirilemez, bütünüyle veya kısmen yürürlükten kaldırılamaz ve ertelenemez.

Madde 82. Yasaların ilanı ve yürürlüğe girmeleri

(1) Bu Anayasanın hükümlerine göre kabul edilen yasalar, Federal Cumhurbaşkanınca imzalanıp tasdik edilir ve Federasyon Resmi Gazetesi’nde ilan edilir. Tüzükler, çıkaran makam tarafından imzalayıp tasdik edilir ve            -yasada aksine bir hüküm yoksa- Federasyon Resmi Gazetesi’nde ilan edilir.

(2) Her yasa ve her tüzük kural olarak yürürlüğe giriş tarihini belirtir. Böyle bir kayıt yoksa, yasa veya tüzük Federasyon Resmi Gazetesi’nin yayınlanmasını izleyen ondört günün geçmesiyle yürürlüğe girer.

VIII. Federal Yasaların Uygulanması ve Federal İdare

 

Madde 83. Yasaların eyaletlerin tarafından uygulanması

Bu Anayasada aksine bir hüküm bulunmadıkça veya izin verilmedikçe, federal yasalar eyaletler tarafından kendi işleri olarak yürütülür.

Madde 84. Eyalet idaresi ve Federasyon nezareti

(1) Eyaletlerin federal yasaları öz işleri olarak yürüttükleri durumda, idare örgütünün ve idari usullerin düzenlenmesi kendilerine aittir. Federal yasalarda aksine bir hüküm bulunmadıkça, eyaletler aksi düzenlemeler yapabilirler. Bir eyaletin ikinci cümle anlamında aksi bir düzenleme yapması durumunda, söz konusu eyalette bu maddeye dayanan resmi makamların ve idari usulün yapılandırılmasına ilişkin sonraki federal yasa düzenlemeleri, aksi Federal Konseyin onayı ile kararlaştırılmadıkça, en erken ilanlarından itibaren 6 ay sonra yürürlüğe gireceklerdir. 72’nci maddenin üçüncü fıkrasının üçüncü cümlesi aynı şekilde geçerlidir. İstisnai durumlarda Federasyon özel bir ihtiyacın varlığı halinde federasyon çapında, eyaletler bakımından herhangi bir ayrık düzenleme imkanı olmaksızın idari usule ilişkin düzenlemeler getirebilir. Bu tarz yasalar Federal Konseyin onayına sunulur. Federal yasalar yolu ile belediyelere ve köylere (belediye ile köy birliklerine) görev yüklenemez.

(2) Federal Hükümet, Federal Konseyin onayıyla, genel idari hükümler koyabilir.

(3) Federal Hükümet, eyaletlerin, federal yasaları yürürlükteki hukuka uygun olarak uygulayıp uygulamadıklarını gözetir. Bu amaçla eyaletlerin en yüksek makamlarına görevli gönderebilir; en yüksek eyalet makamının izniyle, -bunun verilmemesi halinde ise- Federal Konseyin onayıyla, alt makamlara da görevli gönderebilir.

(4) Federal Yasaların eyaletlerde uygulanmasıyla ilgili olarak Federal Hükümetin tespit ettiği eksiklikler giderilmediği takdirde, Federal Konsey, Federal Hükümetin veya eyaletin isteği üzerine, o eyaletin hukuku ihlal edip etmediğine karar verir. Federal Konseyin kararına karşı Federal Anayasa Mahkemesine başvurulabilir.

(5) Federal Hükümete, Federal Konseyin onayını gerektiren federal bir yasayla, federal yasaların uygulanması için, özel durumları düzenlemek üzere talimat verme yetkisi tanınabilir. Talimatlar, Federal Hükümetin durumu ivedi nitelendirmedikçe, en yüksek eyalet makamlarına verilir.

Madde 85. Federasyon adına yasaların uygulanması

(1) Eyaletlerin federal yasaları Federasyon adına uygulamaları konusunda, Federal Konseyce onaylanmış federal yasalar aksini belirlemedikçe, idari makamların örgütlenmesi eyaletlerine aittir. Federal yasalar yolu ile belediyelere ve köylere (belediye ile köy birliklerine) görev yüklenemez.

(2) Federal Hükümet, Federal Konseyin onayıyla, genel idari kurallar koyabilir. Memur ve sözleşmeli görevlilerin eğitimi, tekdüzen düzenler. Orta dereceli makamların yöneticileri onun onayı ile atanırlar.

(3) Eyalet makamları, yetkili en üst federal makamların talimatlarına tabidirler. Talimatlar, Federal Hükümetin ivedi olarak nitelendirmedikçe, eyaletin en yüksek makamlarına verilir; talimatların yerine getirilmesi eyaletin en yüksek makamlarına aittir.

(4) Federasyonun nezaret hakkı, icranın yasallığını ve amaca uygunluğunu kapsar. Federal Hükümet, bu amaçla rapor verilmesini, dosyaların gönderilmesini isteyebilir ve tüm makamlara temsilci gönderebilir.

Madde 86. Federal idare

Federasyonun, yasaları federal idare aracılığıyla veya Federasyona doğrudan doğruya bağlı kamu tüzel kişiler veya kamu kurumları aracılığıyla uygulaması halinde Federal Hükümet, yasada özel hüküm getirilmedikçe, genel idari kurallar koyabilir. Yasa aksini söylemedikçe, idari örgütün kuruluşunu sağlar.

Madde 87. Federal idarenin konuları

(1) Dışişleri, federal maliyet idaresi ile 89’uncu madde çerçevesinde federal su yolları ve deniz taşımacılığı, kendi altyapısı ile donatılmış federal idare tarafından yürütülür. Federal yasayla, federal sınır muhafızlığı makamları ile polis istihbarat ve haber hizmetlerini, Anayasayı koruma maksadıyla bilgi ve gerekli belgeleri toplama hizmetlerini ve Federal Almanya Cumhuriyetinin dış menfaatlerini şiddet uygulayarak veya buna yönelik hazırlık eylemleriyle tehlikeye düşüren faaliyetlerine karşı koruma hizmetlerini veren merkezler oluşturulabilir.

(2) Yetki alanları bir eyaletin bölgesini aşan sosyal sigorta kurumları, Federasyona doğrudan doğruya bağlı kamu tüzel kişiler olarak yönetilir. Yetki alanları bir eyaletin bölgesini aşıp üç eyaletten fazlasını kapsamayan sosyal sigorta kurumları ise, birinci cümleden farklı olarak, ilgili eyaletlerin aralarından birine nezaret hakkı tanıması koşuluyla doğrudan doğruya eyaletlere bağlı kamu tüzel kişiler olarak yönetilir.

(3) Bunların dışında, yasama yetkisinin Federasyona ait olduğu konularda, federal bir yasayla bağımsız yüksek federal makamlar ve Federasyona doğrudan doğruya bağlı yeni kamu tüzel kişiler ve kamu hukuku kurumları kurulabilir. Yasama yetkisinin kendisine ait olduğu konularda Federasyona yeni görevler düştüğü takdirde, ivedi gereksinme halinde Federasyon, Federal Konseyin ve Federal Meclis üyelerinin çoğunluğunun onayıyla, kendisine bağlı orta ve alt dereceli idareler kurabilir.

Madde 87a. Silahlı güçler

(1) Federasyon, ulusal savunma için silahlı güçler kurar. Silahlı güçlerin sayısı ve kuruluşunun ana çizgileri bütçe planında gösterilir.

(2) Silahlı güçler ulusal savunma görevi dışında ancak Anayasanın açıkça öngörmesi halinde kullanılabilir.

(3) Silahlı güçler, ulusal savunma hali ve olağanüstü halde, savunma görevinin yerine getirilmesi için gerekli olduğu ölçüde, sivillerin can ve mal güvenliğinin korunması ve trafiğin yönetilmesiyle ilgili görevler üstlenebilir. Ayrıca, ulusal savunma hali ve olağanüstü halde silahlı güçler emniyet güçlerini desteklemek üzere sivil nesnelerin korunmasıyla görevlendirilebilir; silahlı güçler bu halde, yetkili makamlarla işbirliği yaparlar.

(4) Federasyonun veya bir eyaletin varlığını veya özgürlükçü demokratik temel düzenini tehdit eden bir tehlikenin savuşturulması amacıyla, Federal Hükümet 91’inci maddenin ikinci fıkrasındaki koşulların gerçekleşmesi ve polis güçleriyle federal sınır muhafızlığı birliklerinin yetmemesi halinde, sivil nesnelerin korunması ve örgütlü ve askeri silahlarla donatılmış isyancılarla mücadele etmek amacıyla, polis ve federal sınır muhafızlığı birliklerini desteklemek üzere silahlı güçleri görevlendirebilir. Federal Meclis veya Federal Konseyin isteği üzerine silahlı güçlerin görevlendirilmesi durdurulur.

Madde 87b. Silahlı güçlerin idaresi

(1) Federal savunma idaresi, kendi idari altyapısı olan federal idare olarak yürütülür. Federal savunma idaresi, silahlı güçlerin personel işlerinin görevlerini karşılar ve araç gereç ihtiyaçlarının doğrudan doğruya giderilmesini sağlar. Sakatların infak ve iaşesi ile inşaat işleri görevleri, federal savunma idaresine, ancak Federal Konseyin onayını gerektiren federal bir yasayla devredilebilir. Ayrıca federal savunma idaresine, üçüncü kişilerin haklarına müdahale yetkisi veren yasalar Federal Konseyin onayına bağlıdır; ancak bu hüküm, personel işleri hakkındaki yasalara uygulanmaz.

(2) Bunun dışında, yedek askerlik rejimi ve sivil halkın korunması dahil ulusal savunma hakkındaki federal yasalar, Federal Konseyin onayıyla, kendilerinin tümüyle veya kısmen Federasyona ait idare birimleri aracılığıyla veya Federasyon adına eyaletler tarafından yürütüleceğini öngörebilir. Bu tür yasaların Federasyon adına eyaletler tarafından yürütüldüğü takdirde, bu yasalar, Federal Konseyin onayıyla, 85’inci madde gereğince Federal Hükümete ve yetkili en yüksek federal makamlara ait olan yetkilerin tamamen veya kısmen Federasyonun üst makamlarına devredilebileceğini öngörebilir; bu bağlamda, bu makamların 85’inci maddenin ikinci fıkrasının birinci cümlesi gereğince koyabilecekleri genel idari kurallar konusunda Federal Konseyin onayına gerek olmadığı da öngörülebilir.

Madde 87c. Atom enerjisinin üretimi ve ondan faydalanma

73’üncü maddenin birinci fıkrasının ondördüncü bendine göre kabul edilen yasalar, Federal Konseyin onayıyla, Federasyon adına eyaletlerce uygulanabileceklerini öngörebilirler.

Madde 87d. Hava trafiği idaresi

(1) Hava trafiği idaresi, Federasyona ait idare birimleri tarafından işletilir. Hava seyrüsefer güvenliği ilişkin emniyeti sağlama görevi, Avrupa Birliği Hukukuna göre ruhsat verilmiş olan yabancı Hava seyrüsefer güvenliği organizasyonları tarafından da yerine getirilebilir. Konunun ayrıntıları bir federal yasayla düzenlenir.

(2) Hava trafiği idaresinin görevleri, Federal Konseyin onayına bağlı bir federal yasayla Federasyon adına yürütülmek üzere eyaletlere devredilebilir.

Madde 87e. Federal demiryollarının idaresi

(1) Federasyonun demir yolları idaresi, Federasyona ait idare birimleri tarafından yürütülür. Demir yolları idaresinin görevleri eyaletlere kendi işleri olarak federal bir yasa ile devredilebilir.

(2) Federasyon, demir yolları idaresinin, federal demir yollarının alanların dışındaki ve kendisine federal yasayla devredilen görevleri üstlenir.

(3) Federal demir yolları özel tüzelkişiliğine sahip iktisadi teşebbüsler tarafından işlenir. İşbu iktisadi teşebbüsler, demir yollarının altyapısının yapımını, bakımını ve işletmesini sağladığı takdirde, Federasyonun mülkiyetindedir. ikinci cümlede yer alan teşebbüslerin Federasyona ait hisselerinin satışı bir yasaya dayanarak yapılır; bu teşebbüslerin hisselerinin çoğunluğu Federasyona ait kalır. Ayrıntılar federal bir yasayla düzenlenir.

(4) Federasyon, federal demir yollarının ray ağının genişletilmesi ve bakımında ve işbu ray ağında banliyö hat seferleri dışında sunulan trafik hizmetlerinde kamu yararı ve özellikle ulaşım ihtiyaçları gereksinmelerine dikkat edilmesini temin eder. Ayrıntılar federal bir yasayla düzenlenir.

(5) 1 ilâ 4’üncü maddelere dayanan yasalar, Federal Konseyin onayına bağlıdır. Ayrıca, federasyonun demiryolları teşebbüslerinin tasfiyesini, birleştirilmesini ve bölmesini, federal demir yollarının ray sistemlerinin üçüncü şahıslara devrini ve federal demir yollarının ray sistemlerinin ortadan kaldırılmasını düzenleyen ile banliyö hat seferlerini etkileyen yasalar Federal Konseyin onayına bağlıdır.

Madde 87f. Posta ve iletişim rejimi

(1) Federasyon, Federal Konseyin onayına bağlı federal bir yasanın çerçevesinde, posta ve iletişim rejiminde tüm bölgeleri kapsayan uygun ve yeterli hizmetlerin sunulmasını temin eder.

(2) Birinci fıkra anlamındaki hizmetler, Federal Alman Postasının özel sermayesinden ayrılan teşebbüs ve bu hizmetleri sunan diğer teşebbüsler özel sektör hizmetleri olarak sunulur. Posta ve iletişim alanındaki egemenlik görevleri Federasyona ait idare birimleri tarafından yerine getirilir.

(3) Federasyon, birinci fıkranın ikinci cümlesi saklı kalmak üzere, Federal Alman Postasının özel sermayesinden ayrılan teşebbüslerle ilgili belirli görevleri Federasyona bağlı bir kamu kurumu tarafından, federal bir yasa çerçevesinde yerine getirir.

Madde 88. Federal Merkez Bankası

Federasyon tarafından, para ve banknot bankası olarak Federal Merkez Bankası kurulur. Federal Merkez Bankasının görev ve yetkileri, Avrupa Birliği çerçevesinde bağımsız ve öncelikle fiyat istikrarını güvence altına almakla yükümlü olan Avrupa Merkez Bankasına devredilebilir.

Madde 89. Federal su yolları

(1) Eski İmparatorluğun su yolları, Federasyonun mülkiyetindedir.

(2) Federasyon, federal su yollarını kendi makamları aracılığıyla işletir. Federasyon, yasayla kendisine verilen, eyalet sahasını aşan iç sulardaki seyrüsefer konusunda devlet görevlerini ve deniz seyrüseferi konusunda görevleri yerine getirir. Federasyon, bir eyaletin talebi üzerine, işbu eyaletin sahasında bulunan federal su yollarının idaresini Federasyon adına işletmek üzere devredebilir. Su yolu birden fazla eyaletin sahasında bulunduğu takdirde, Federasyon, ilgili eyaletlerin teklif ettikleri eyaleti işletmeyle görevlendirebilir.

(3) Su yollarının idaresi, genişletilmesi ve inşaatında, eyalet kültürünün ve su ekonomisinin ihtiyaçları eyaletlerle anlaşma içinde temin edilir.

Madde 90. Federal karayolları

(1) Eski İmparatorluğun otobanları ve karayolları Federasyonun mülkiyetindedir.

(2) Eyaletler veya eyalet hukukuna göre yetkili yerel idareler, federal otobanları ve diğer federal yolları Federasyon adına idare ederler.

(3) Federasyon, bir eyaletin talebi üzerine, bu eyaletin sahasında bulunan federal otobanların ve diğer federal karayollarının idaresini üstlenebilir.

Madde 91. Federasyonun veya bir eyaletin varlığını tehdit eden bir tehlikenin savuşturulması

(1) Federasyon veya bir eyaletin varlığını veya özgürlükçü demokratik temel düzenini tehdit eden bir tehlikenin savuşturulması için bir eyalet, diğer eyaletlerin güvenlik güçleri ile diğer idarelerin ve federal sınır muhafızlığının birlik ve araçlarının yardımını isteyebilir.

(2) Tehlikenin bulunduğu eyaletin tehlikeyle mücadeleye hazır veya muktedir olamaması halinde, Federal Hükümet, bu eyalet ve diğer eyaletlerin güvenlik güçlerini kendi emri altına alabileceği gibi, federal sınır muhafızlığı birliklerini de kullanabilir. Bu önlem, tehlikenin sona ermesinden sonra, ayrıca Federal Konseyin isteği üzerine her zaman kaldırılır. Tehlikenin birden fazla eyaletin sahasını kapsaması halinde, etkili mücadele için gerekli olduğu sürece, Federal Hükümet, eyalet hükümetlerine talimat verebilir. bir ve ikinci cümle hükümleri saklıdır.

VIIIa. Ortak Görevler

Madde 91a. Ortak görevler hakkında ayrıntılı hükümler

(1) Aşağıdaki konularda, bu görevlerin toplumun tümü için önemli ve Federasyonun katılması yaşam koşullarının iyileştirilmesi için gerekli olduğu takdirde, eyaletlerin bu görevleri yerine getirmelerinde Federasyon, eyaletlerle işbirliği yapar (ortak görevler):

  1. Bölgesel ekonominin altyapısının ıslahı;
  2. Tarımsal altyapının ve kıyıların korunmasının ıslahı.

(2) Ortak görevler ve koordinasyona ilişkin ayrıntılar, Federal Konsey tarafından onaylanmış federal bir yasayla ayrıntılı olarak belirlenir.

(3) Birinci fıkranın bir numaralı bendindeki hallerde, her eyaletteki giderlerin yarısı Federasyona yüklenir. Birinci fıkranın iki numaralı bendindeki hallerde ise, giderlerin en azından yarısı Federasyona yüklenir; eyaletlerin payları eşit olarak tespit edilir. Konunun ayrıntıları yasayla düzenlenir. Ödeneğin hazır bulundurulması Federasyon ve eyaletlerin bütçelerindeki tespitlere bırakılır.

(4) (kaldırılmıştır)

(5) (kaldırılmıştır)

Madde 91b. Federasyonun ve eyaletlerin eğitim planlaması ve araştırma konularında işbirliği

(1) Federasyon ve eyaletler, aralarında yaptıkları anlaşmalara dayanarak, bölge üstü önemde bulunan aşağıdaki konuların desteklenmesi için işbirliği yapabilirler:

  1. Yüksek okullar dışında bilimsel araştırmaya ilişkin tesis ve projeler;
  2. Yüksek okullarda bilim ve araştırmaya ilişkin projeler;
  3. Yüksek okullarda büyük araçları da kapsayan araştırma tesisleri. birinci cümlenin iki numaralı bendine ilişkin anlaşmalar tüm eyaletlerin onayını gerektirmektedir.

(2) Federasyon ve eyaletler, uluslararası mikyasta eğitim rejiminin verimliliğini tespite yönelik anlaşmalarla ve bu konulara ilişkin rapor ve tavsiyelerle işbirliği içine girebilirler.

(3) Giderlerin üstlenilmesi anlaşmada düzenlenecektir.

Madde 91c. Bilişim teknolojisine ilişkin sistemler

(1) Federasyon ve eyaletler, görevlerinin yerine getirilebilmesi için gerekli bilişim teknolojisine ilişkin sistemlerin planlanması, kurulması ve faaliyete geçirilmesi için işbirliği yapabilirler.

(2) Federasyon ve eyaletler, yapacakları anlaşmalar ile aralarındaki bilişim teknolojisine ilişkin sistemlerin iletişimi için gerekli olan standartları ve emniyet gereklerini tespit edebilirler. Birinci cümleye göre kurulan işbirliğinin temelleri hakkındaki anlaşmalar, bazı konularda içerik ve kapsam olarak belirlenmiş bazı görevlerin ayrıntılarının düzenlenmesi konularında, federasyon ve eyaletler için anlaşmada belirli bir çoğunluğun onayı ile yürürlüğe girebileceğini düzenleyebilirler. Bu tür anlaşmalar Federal Meclis ile katılan eyaletlere ait eyalet meclislerinin onayını gerektirdikleri gibi, anlaşmaların fesih hakkından önceden feragat caiz değildir. Bu anlaşmalar masrafların karşılanması konusunu da düzenlerler.

(3) Eyaletler buna ek olarak bilişim teknolojisine ilişkin sistemlerin ortak olarak işletilmesini ve bunun için gerekli tesislerin kurulması konusunda anlaşabilirler.

(4) Federasyon, federasyonun ve eyaletlerin bilişim teknolojisine ilişkin ağlarının birleştirilmesi için bir bağlantı ağı kuracaktır. Bu bağlantı ağının kurulması ve işletilmesi konusundaki ayrıntılar Federal Konseyin onayına bağlı federal bir yasayla düzenlenir.

Madde 91d. Verimliliğin karşılaştırılması

Federasyon ve eyaletler, idarelerine ait verimliliklerin tespiti ve geliştirilmesi konusunda mukayese çalışmaları yapabilir ve buna ilişkin sonuçları yayınlayabilirler.

Madde 91e. İş arayanlara ilişkin teminat konusunda işbirliği

(1) İş arayanlara ait teminata ilişkin alanda federal yasaların uygulanması konusunda federasyon ve eyaletler veya eyalet hukukuna göre yetkili olan belediye ile köy ve belediye ile köy birlikleri, kural olarak ortak tesislerin kurulması konusunda birlikte hareket ederler.

(2) Federasyon, başvuru üzerine ve o eyaletin en yüksek makamının izni ile sınırlı sayıda belediye ile köy ve belediye ile köy birliklerine, birinci fıkrada yer alan görevleri yalnız başlarına yerine getirmeleri için müsaade edebilir. Birinci fıkra uyarınca yapılan yasaların uygulanması kapsamında görevlerin Federasyon tarafından yerine getirilmesi söz konusu ise, bu halde idari giderler de dâhil olmak üzere gerekli giderler federasyon tarafından karşılanacaktır.

(3) Konunun ayrıntıları Federal Konseyin onayına bağlı federal bir yasayla düzenlenir.

 

  1. Yargı

Madde 92. Yargı

Yargı yetkisi yargıçlara aittir; bu yetki, Federal Anayasa Mahkemesi, bu Anayasada öngörülen federal mahkemeler ve eyaletlerin mahkemeleri aracılığıyla kullanılır.

Madde 93. Federal Anayasa Mahkemesi

(1) Federal Anayasa Mahkemesi, aşağıdaki konularda karar verir:

  1. Bir yüksek federal organın veya bu Anayasa veya bir yüksek federal organın tüzüğü tarafından özgü haklarla donatılmış diğer tarafların hak ve yükümlülüklerinin kapsamı konusundaki uyuşmazlıklar dolayısıyla bu Anayasanın yorumu hakkında;
  2. Federal Hükümetin, bir eyalet hükümetinin veya Federal Meclis üyelerinin dörtte birinin isteği üzerine, Federal hukuk veya eyalet hukukunun asli veya şekli bakımından bu Anayasaya veya eyalet hukukunun sair federal hukuka uygunluğu konusundaki görüş ayrılıkları veya kuşku halinde;

2a. Federal Konseyin, bir eyalet hükümetinin veya Parlamentosunun başvurusu üzerine, bir yasanın 72’nci maddenin ikinci fıkrasının varsayımlarına uyup uymadığına;

  1. Federasyon ve eyaletlerin hak ve yükümlülükleri, özellikle federal hukukun Federasyon adına eyaletlerce yürütülmesi ve Federasyon nezaretinin uygulanmasından çıkan görüş ayrılıkları konusunda;
  2. Federasyonla eyaletler arasında, eyaletlerin kendi aralarında veya başka bir yasa yolu bulunmadığı takdirde bir eyalet içinde çıkan kamu hukuku uyuşmazlıkları konusunda;

4a. Kamu makamlarınca kendi temel haklarından birinin veya 20’nci maddenin dördüncü fıkrasında, 33, 38, 101, 103 ve 104. maddelerde temin edilmiş haklarından birisinin ihlal edildiğini iddia eden herkesin yaptığı Anayasa şikayeti konusunda;

4b. Belediye ile köy ve belediye ile köy birliklerinin 28’inci maddeye göre sahip oldukları özerklik haklarının bir yasayla ihlal edilmesi halinde yapacakları Anayasa şikayetleri konusunda; şöyle ki, bu hakkı ihlal eden eyalet yasaları hakkında ancak eyalet anayasa mahkemesine şikayette bulunulamadığı takdirde Federal Anayasa Mahkemesine başvurulabilir.

  1. Bu Anayasada öngörülen diğer hallerde.

(2) Anayasa Mahkemesi bunlara ek olarak Federal Konseyin, bir eyalet meclisinin veya Parlamentosunun başvurusu üzerine, 72’nci maddenin dördüncü fıkrasında yer alan durumlarda 72’nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca federal bir düzenleme gerekliliğinin olup olmadığı veya 125a maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan durumlarda federal hukukun artık çıkartılamayabileceği konularında karar verir. Düzenleme gerekliliğinin bulunmadığına veya federal hukukun artık çıkartılamayacağına ilişkin tespit, 72’nci maddenin dördüncü fıkrası veya 125a maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca federal bir yasanın yerine geçer. Birinci cümledeki başvuru ancak, bir kanun tasarısının 72’nci maddenin dördüncü fıkrası veya              125a maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi doğrultusunda Federal Mecliste geri çevrilmiş olması halinde veya söz konusu tasarı üzerine bir yıl içinde görüşülmemiş veya karar verilmemiş olması halinde ya da bu doğrultuda bir kanun tasarısının Federal Konseyde geri çevrilmiş olması halinde mümkündür.

(3) Federal Anayasa Mahkemesi, ayrıca federal yasaların kendisini yetkili kıldıkları diğer hallerde faaliyete geçer.

Madde 94. Federal Anayasa Mahkemesinin kuruluşu ve usulü

(1) Federal Anayasa Mahkemesi, Federal yargıçlar ve diğer üyelerden oluşur. Federal Anayasa Mahkemesi üyelerinin yarısı Federal Meclis, diğer yarısı da Federal Konsey tarafından seçilir. Üyeler, Federal Meclise, Federal Konseye, Federal Hükümete veya bir eyaletin buna benzer organlarına üye olmaz.

(2) Federal bir yasa, Anayasa Mahkemesinin kuruluş ve yargılama usulünü düzenler ve kararlarının hangi hallerde yasa gücünde olacağını belirtir. Yasa, Anayasa şikayetini bütün yasa yollarının tükenmesine bağlayabilir ve kabulü için özel bir usul öngörebilir.

Madde 95. Federasyonun yüksek mahkemeleri, Ortak Daire

(1) Federasyon adli, idari, vergi, iş ve sosyal yargı kısımları için, en yüksek mahkemeler olarak Federal Temyiz Mahkemesi, Federal İdare Mahkemesi, Federal Vergi Mahkemesi, Federal iş Mahkemesi ve Federal Sosyal Mahkemesini kurar.

(2) Bu mahkemelere yargıçların atanmasına, yetkili Federal Bakan, ilgili yargı kısmının konusunda yetkili eyalet bakanlarından ve aynı sayıda Federal Meclis tarafından seçilen üyelerden oluşan bir yargıçlar seçim komisyonu ile birlikte karar verir.

(3) Yargı içtihatlarının birleştirilmesini sağlamak üzere birinci fıkrada sayılan mahkemelerden bir Ortak Daire kurulacaktır. Konunun ayrıntılarını federal bir yasayla düzenlenir.

Madde 96. Federasyonun diğer mahkemeleri

(1) Federasyon, sınai hakların korunması için bir federal mahkeme kurabilir.

(2) Federasyon, silahlı güçler için askeri ceza mahkemelerini federal mahkeme olarak kurabilir. Bu mahkemeler, ancak ulusal savunma halinde ve yalnız yabancı ülkelere gönderilmiş veya savaş gemilerine bindirilmiş silahlı güçler üyeleri hakkında ceza kovuşturmasını yapabilir. Konunun ayrıntılarını federal bir yasayla düzenlenir. Bu mahkemeler, Federal Adalet Bakanlığının görev alanına bağlıdır; bunların asıl üyeleri, yargıçlık yeterliğine sahip olmalıdırlar.

(3) Bir ve ikinci fıkralarda sayılan mahkemelerin üst mahkemesi, Federal Temyiz Mahkemesidir.

(4) Federasyon, kendisine kamu görevleri dolayı bağlı olan görevliler için, disiplin ve şikayet işleri için federal mahkemeler kurabilir.

(5) 26’ncı maddenin birinci fıkrasındaki konularda ve devletin güvenliğinin korunmasıyla ilgili ceza davaları için, Federal Konseyin onayına bağlı federal bir yasa, eyalet mahkemelerinin Federasyon adına yargı yetkisini kullanmalarını öngörebilir.

Madde 97. Yargıçların bağımsızlığı

(1) Yargıçlar bağımsızdırlar ve ancak yasaya bağlıdırlar.

(2) Kesin ve asıl görevli olarak kadroya atanan yargıçlar görev sürelerinin sona ermeden ve arzularına aykırı olarak ancak mahkeme kararıyla ve ancak yasaların öngördüğü neden ve şekillerle azledilebilir veya sürekli veya geçici olarak işten el çektirilebilir, başka bir yere atanabilir veya emekliye ayrılabilirler. Yasa, yaşam boyu atanmış yargıçların emekliye ayrılacakları yaş sınırını tespit eder. Mahkemelerin kuruluş veya yargı çevresinin değiştirilmesi halinde, yargıçlar, maaşları kesintisiz verilmek koşuluyla, başka bir mahkemeye atanabilir veya görevden alınabilirler.

Madde 98. Federasyon ve eyaletlerde yargıçların hukuki statüsü

(1) Federal yargıçların hukuki statüsü özel bir federal yasayla düzenlenir.

(2) Federal bir yargıcın görev sırasında veya dışında, Anayasanın temel ilkelerine veya bir eyaletin anayasal düzenine aykırı hareket etmesi halinde, Federal Meclisin başvurusu üzerine, Anayasa Mahkemesi üçte iki çoğunlukla onun başka bir göreve atanmasına veya emekliye sevkine karar verebilir. Kasıtlı bir ihlal halinde azle karar verilebilir.

(3) Eyaletlerdeki yargıçların hukuki statüleri, 74’üncü maddenin birinci fıkrasının yirmiyedi numaralı bendi aksini öngörmediği müddetçe özel eyalet yasalarıyla düzenlenir.

(4) Eyaletler, eyaletlerdeki yargıçların atamalarını, eyalet adalet bakanının bir yargıçlar seçim komisyonu ile ortaklaşa kararlaştıracağını belirtebilir.

(5) Eyaletler, eyalet yargıçları için ikinci fıkraya uygun bir hüküm koyabilirler. Yürürlükteki eyalet anayasa hükümleri saklıdır. Bir yargıç hakkında kamu davasının açılması konusunda verilecek karar Federal Anayasa Mahkemesine aittir.

Madde 99. Eyaletlerde anayasa uyuşmazlıkları

Bir eyalet yasası, eyalet içindeki anayasa uyuşmazlıkları hakkında karar vermeyi Federal Anayasa Mahkemesine, eyalet hukukunun uygulanması söz konusu olan işlerde hüküm vermeyi ise, 95’inci maddenin birinci fıkrasında adı geçen yüksek mahkemelere son karar mercii olarak bırakabilir.

Madde 100. Norm denetimi

(1) Bir mahkeme, geçerli olup olmaması hükme tesir edecek bir yasayı anayasaya aykırı bulursa, davayı geri bırakır, eyalet anayasasına aykırılık halinde, eyaletin anayasa uyuşmazlıkları için yetkili mahkemesine, Federal Anayasaya aykırılık halinde ise Federal Anayasa Mahkemesine, ilgili konuda karar vermek üzere başvurur. Bu hüküm, eyalet hukukunun bu Anayasaya aykırı olması veya bir eyalet yasasının federal bir yasayla bağdaştırılmaması halinde de uygulanır.

(2) Bir davada, devletler hukukunun federal hukukun tamamlayıcı bir parçası olup olmadığının, kişiler için doğrudan doğruya haklar ve yükümlülükler doğurup doğurmadığının (madde 25) kuşkulu olması halinde, mahkemenin Federal Anayasa Mahkemesine karar vermek üzere başvurması zorunludur.

(3) Bir eyaletin anayasa mahkemesinin, Anayasanın yorumunda Federal Anayasa Mahkemesinin veya diğer bir eyalet Anayasa Mahkemesinin görüşünden sapmak istemesi halinde, eyalet Anayasa Mahkemesinin, Federal Anayasa Mahkemesine karar vermek üzere başvurması zorunludur.

Madde 101. İstisnai mahkemelerin kurulması yasağı

(1) İstisnai mahkemeler kurulamaz. Hiç kimse, yasayla tabii olduğu yargıçtan başka bir yargıç önüne çıkarılamaz.

(2) Özel konular için mahkemeler ancak bir yasayla kurulabilir.

Madde 102. Ölüm cezasının kaldırılması

Ölüm cezası kaldırılmıştır.

Madde 103. Sanığın temel hakları

(1) Herkes, mahkemede, yasal usule göre dinlenmek hakkına sahiptir.

(2) Bir eylem, ancak işlenmesinden önce cezası yasayla belirlendiği takdirde cezalandırılabilir.

(3) Hiç kimse, genel ceza yasalarına göre, aynı eylemden dolayı, birden fazla cezalandırılamaz.

Madde 104. Özgürlüklerin kısıtlanmasında hakların güvencesi

(1) Kişinin özgürlüğü, ancak usulüne uygun olarak çıkarılmış bir yasayla ve o yasada öngörülen şekillere uymak suretiyle kısıtlanabilir. Tutuklanan kişilere ne ruhi ne de bedeni kötü davranışta bulunulamaz.

(2) Özgürlüğün kısıtlanmasına ve bunun süresine ancak mahkeme karar verebilir. Mahkeme kararına dayanmayan her çeşit özgür kısıtlanmasında derhal bir mahkeme kararı alınmalıdır. Polis, kendi yetkisine dayanarak, hiç kimseyi, yakaladığı günün bitiminden sonra göz altında tutamaz. Konunun ayrıntıları yasayla düzenlenir.

(3) Cezalandırılmasını gerektiren bir eylem şüphesiyle geçici olarak yakalanan herkes, en geç yakalanmasını izleyen gün yargıç önüne çıkarılıp yargıç tarafından kendisine yakalanma nedenlerini bildirilir, sorgudan çekilir ve itirazları için kendisine fırsat verilir. Yargıç, ilgiliyi gerekçeli bir tutuklama emriyle tutuklar veya serbest bırakır.

(4) Özgürlüğün kısıtlanması ve süresi konusundaki her mahkeme kararından, tutuklananın ailesi ferdinden birisi veya güvendiği bir kişi derhal haberdar edilir.

  1. Mali Rejim

 

Madde 104a. Giderlerin dağılımı, mali yardımlar

(1) Bu Anayasa aksini kararlaştırmış olmadıkça, Federasyon ve eyaletlerden her biri, görevlerinin ifa edilmesi için gerekli olan giderleri üzerine alır.

(2) Eyaletler Federasyon adına hareket ettiklerinden doğan giderleri Federasyon yüklenir.

(3) Nakit ödemeler öngören ve eyaletler tarafından uygulanan federal yasalar, nakit ödemelerin tamamen veya kısmen Federasyon tarafından karşılanacağını öngörebilir. Giderlerin yarısını veya daha fazlasını Federasyona yükleyen bir yasa, Federasyon adına uygulanır.

(4) Eyaletlerin üçüncü kişilere karşı parasal edimlerin, para ile ölçülebilir ayni edimlerin veya hizmet edimlerinin yerine getirilmesine ilişkin olarak yükümlülüklerinin kaynağını oluşturan ve eyaletler tarafından kendi iç meselesi veya üçüncü fıkranın ikinci cümlesi uyarınca federasyon adına uygulanan federal yasalar; eyaletler tarafından karşılanması gereken giderler doğurmakta ise, Federal Konseyin onayına sunulur.

(5) Federasyon ve eyaletler kendi idari kuruluşlarının giderlerini kendi üzerlerine alırlar ve idarenin düzenli olarak işlemesinden birbirlerine karşı sorumludurlar. Konunun ayrıntıları Federal Konseyin onayına bağlı federal bir yasayla düzenlenir.

(6) Federasyon ve eyaletler, Almanya’nın devletler üstü ve devletler hukukuna ilişkin yükümlülük ihlallerine ilişkin sonuçları devlet içi yetki ve görev dağılımı uyarınca paylaşacaklardır. Avrupa Birliğinin devletlerarası mali ayarlamalarının maliyetlerini de Federasyon ve Eyaletler 15’e 85’ oranlama ile paylaşacaklardır. Eyaletlerin tümü bu hallerde hep birlikte, eyaletlerin tamamına düşen paydan yüzde 35’lik payı karşılayacak; toplam borçtan yüzde 50’lik payı ise bu borca yol açan eyaletler, daha önceden alınan kaynağın miktarına göre karşılayacaklardır. Ayrıntılar, Federal Konseyin onayına bağlı federal bir yasayla düzenlenir.

Madde 104b. Yatırımlar için mali yardımlar

(1) Anayasanın kendisine yasama yetkisi verdiği alanlarda Federasyon, eyalet ve belediye ile köylerin (belediye ile köy birliklerinin) çok önemli yatırımları için, eyaletlere gerekli mali yardımlarda bulunabilir. Bu yardımlar;

  1. Genel iktisadi dengedeki aksaklıkların giderilmesi veya
  2. Federasyonun topraklarındaki iktisadi güçteki denge farklılıkların giderilmesi veya
  3. İktisadi gelişmenin teşviki amacıyla yapılabilir. Birinci cümlenin aksine olarak Federasyon, devletin kontrolü dışına çıkan ve devletin mali durumunu önemli ölçüde olumsuz etkileyen doğal afet veya olağanüstü acil durum hallerinde, herhangi bir kanun koyma yetkisi olmadan da mali yardımda bulunabilir.

(2) Konunun ayrıntıları ve özellikle destek olunacak yatırımların çeşitleri Federal Konseyin onayına bağlı federal bir yasayla veya bütçe yasasına dayanan idari anlaşma yoluyla düzenlenir. Kaynaklar süreli olarak tasarrufa sunulacak ve kullanımları düzenli zaman aralıkları ile denetlenecektir. Mali yardımlar, sürenin başından sonuna doğru azalan yıllık tutarlar şeklinde verilir.

(3) Federal Meclis, Federal Hükümet ve Federal Konsey, başvuru halinde, tedbirlerin yürütülmesi ve hedeflenen iyileşmeler konusunda bilgi vermekle yükümlüdür.

Madde 105. Vergide yasama yetkisi

(1) Gümrük ve mali tekeller konusunda inhisari yasama yetkisi Federasyona aittir.

(2) Vergilerin gelirlerinin tamamen veya kısmen kendisine ait olması veya 72’nci maddenin ikinci fıkrasındaki koşulların bulunması halinde, işbu vergiler konusunda Federasyonun yarışan yasama yetkisi vardır.

(2 a) Eyaletler, bölgesel federal yasayla düzenlenen vergilerle aynı cinsten olmayan tüketim ve sarf vergileri konusunda yasama yetkisine sahiptirler. Aynı şekilde gayrimenkul alım vergisinde vergi oranını belirleme yetkisine sahiptirler.

(3) Gelirleri tamamen veya kısmen eyaletlere ve belediye ile köylere (belediye ile köy birliklerine) ait olan vergiler konusundaki federal yasalar, Federal Konseyin onayına bağlıdır.

Madde 106. Vergi gelirlerinin dağılımı

(1) Mali tekellerin ve aşağıdaki vergilerin gelirleri Federasyona aittir:

  1. Gümrükler;
  2. İkinci fıkraya göre eyaletlere, üçüncü fıkraya göre Federasyon ve eyaletlere ortaklaşa veya altıncı fıkraya göre belediye ile köylere ait olmadığı takdirde tüketim vergileri;
  3. Karayollarında eşya taşıma vergileri; motorlu taşıt vergileri ve motorlu ulaşım araçlarından alınan sair trafik vergileri,
  4. Sermaye dolaşım vergileri, sigorta ve poliçe vergileri;
  5. Bir defa ödenmek üzere konan varlık vergileri ve eyaletler arası mali yüklerin dengeleştirilmesi için konan vergiler;
  6. Gelir ve kurumlar vergisini tamamlayan ek vergi;
  7. Avrupa Topluluğu çerçevesinde konan vergiler;

(2) Aşağıdaki vergilerin gelirleri eyaletlere aittir:

  1. Varlık vergisi;
  2. Veraset vergileri;
  3. Birinci fıkraya göre Federasyona veya üçüncü fıkraya göre Federasyon ve eyaletlere ortaklaşa ait olmadığı takdirde dolaşım vergileri;
  4. Bira vergisi;
  5. Kumarhane vergisi.

(3) Beşinci fıkra gereğince gelir vergisinin gelirleri ve 5a fıkrasının gereğince katma değer vergisinin gelirleri belediye ile köylere tahsis edilmedikçe, gelir vergisi, kurumlar vergisi ve katma değer vergisinin gelirleri ortaklaşa Federasyon ve eyaletlere aittir (ortak vergiler). Gelir vergisi ve kurumlar vergisinin gelirleri Federasyon ve eyaletler arasında yarı yarıya bölüşülür. Federasyon ve eyaletlerin katma değer vergisindeki payları, Federal Konseyin onayına bağlı federal bir yasayla tespit edilir. Bu tespit aşağıdaki ilkelere göre yapılır:

  1. Cari gelirlerin çerçevesinde, Federasyon ve eyaletler eşit olarak kendilerine düşen gerekli giderlerinin karşılanma hakkına sahiptirler. Bu bağlamda, giderlerin miktarı bir kaç yıllık mali bir planlama gözetilerek hesaplanır.
  2. Federasyon ve eyaletlerin mali yüklerin karşılama ihtiyaçları, adil bir dengenin kurulması, vergi yükümlülerin haddinden fazla yük altında bırakılmaması ve Federasyon topraklarındaki yaşam koşullarının yeknesaklığı sağlamak suretiyle ayarlanır. Ayrıca, Federasyon ve eyaletlerin katma değer vergisindeki paylarının tespitinde, 1 Ocak 1996 tarihinden itibaren çocukların gelir vergi mevzuatında dikkate alınması dolayı eyaletlerin uğradıkları vergi kayıpları da gözetilir. Ayrıntıları
  3. Cümle gereğince federal bir yasayla düzenlenir.

(4) Federasyon ve eyaletlerin gelir ve giderleri arasındaki orantı hissedilir biçimde değiştiği takdirde, Federasyon ve eyaletlerin katma değer vergisindeki payları yeniden tespit edilir; bu bağlamda, üçüncü fıkranın beşinci cümlesi gereğince katma değer vergisindeki payların tespitine dahil edilen vergi kayıpları dikkate alınmaz. Federal bir yasayla eyaletlere ek giderler yüklendiği veya gelirlerin kesildiği takdirde, bu fazla yük, kısa bir süreyle sınırlı olmak üzere, Federal Konseyin onayına bağlı federal bir yasayla Federasyonun bazı mali kaynaklarının havalesiyle giderilebilir. Yasada, havale miktarının tespiti ve eyaletlere dağıtım ilkeleri düzenlenir.

(5) Belediye ile köylere gelir vergisi gelirlerinden bir pay düşer; bu pay eyaletler tarafından belediyelere, nüfuslarının gelir vergisi ödemeleri ölçüde aktarılır. Konunun ayrıntıları, Federal Konseyin onayına bağlı federal bir yasayla düzenlenir. Yasa, belediyelerin, kendi payları için tarh kurallarını tespit edeceğini öngörebilir.

(5a) Belediye ile köyler, 1 Ocak 1998 tarihinden itibaren katma değer vergisinden pay alırlar. Pay, eyaletler tarafından belediye ve köylere ekonomi ve yere göre tespit edilen bir ölçüye dayanarak iletilir. Ayrıntılar, Federal Konseyin onayına bağlı federal bir yasayla düzenlenir.

(6) Arazi ve ticari işletme vergilerinin gelirleri belediye ve köylere, bölgesel tüketim ve sarf vergilerinin gelirleri belediye ile köylere veya eyalet yasalarındaki ölçüler oranında belediye ile köy birliklerine aittir. Belediye ile köylere, yasalar çerçevesinde gerçek vergilerin tarh kurallarını tespit etme hakkı verilir. Bir eyalette belediye veya köy idaresi bulunmadığı takdirde, arazi ve ticari işletme vergileri ve bölgesel tüketim ve sarf vergilerinin gelirleri eyalete aittir. Federasyon ve eyaletler, ticari işletme vergisi gelirlerinin taksimine katılabilirler. Taksimin ayrıntılarını, Federal Konseyin onayını gerektiren federal yasayla düzenlenir. Eyalet yasalarındaki ölçüler oranında, arazi ve ticari işletme vergileri ile gelir vergisi ve katma değer vergilerindeki belediye ile köy payları, taksim işlemlerine esas olarak alınabilir.

(7) Ortak vergilerin gelirinin tümünden, eyaletlerin payından belediye ile köy ve belediye ile köy birliklerine, eyalet yasaları tarafından tespit edilen belirli bir yüzde aktarılır. Ayrıca eyalet yasaları, eyalet vergilerinin gelirinden belediye ile köylerin (belediye ile köy birliklerinin) paylarını ve miktarını tespit ederler.

(8) Federasyonun, münferit eyaletler veya belediye ile köylerde (belediye ile köy birlikleri) kendilerinin giderlerini arttıracak veya gelirlerini azaltacak özel tesislerin kurulmasına sebep vermesi dolayı eyaletler veya belediye ile köylere (belediye ile köy birliklerine) düşen olağandışı yüklerin kendileri tarafından karşılanması beklenemiyorsa, Federasyon gerekli denkleştirmeyi sağlar. Bu tesislerin kuruluşuyla ilgili olarak üçüncü kişiler tarafından ödenen tazminatlar ve bu eyalet veya belediye ile köylerin edindikleri mali menfaatler denkleştirmede göz önünde tutulur.

(9) Eyaletlerin bu maddedeki anlamda gelir ve giderleri, belediye ile köylerin (belediye ile köy birliklerinin) gider ve gelirlerini de ifade eder.

Madde 106a. Kamu banliyö ulaşımı

1 Ocak 1996 tarihinden itibaren kamu banliyö ulaşımı için, Federasyonun vergi gelirlerinden bir tutar eyaletlere ayrılır. Ayrıntılar, Federal Konseyin onayına bağlı federal bir yasayla düzenlenir. Birinci cümledeki tutar, 107’nci maddenin ikinci fıkrasında öngörülen mali denkleştirmede dikkate alınmaz.

Madde 106b. Motorlu taşıt vergisinde eyaletlere ait pay

1 Temmuz 2009 tarihinden itibaren motorlu taşıt vergisinin Federasyona devredilmesi nedeniyle Federasyonun vergi gelirlerinden bir tutar eyaletlere ayrılır. Ayrıntılar, Federal Konseyin onayına bağlı federal bir yasayla düzenlenir.

Madde 107. Vergi gelirlerinin dağıtımı – eyaletler arası mali denkleştirme – ek tahsisler

(1) Eyalet vergilerinin geliri ve gelir vergisi ve kurumlar vergisi gelirlerindeki eyaletler payı, kendi bölgelerinde maliye idarelerince tahsil edilen oranda ilgili eyaletlere aittir (yerel gelir). Federal Konseyin onayına bağlı federal bir yasa, kurumlar ve ücretten gelir vergileri için sınırlanma ve yerel gelirin paylaştırılmasının şekil ve kapsamı konusunda ayrıntılı hükümler koyar. Yasa, diğer vergiler için de sınırlanma ve yerel gelirin paylaştırılmasının şekil ve kapsamı konusunda da hükümler koyabilir. Katma değer vergisinin gelirindeki eyaletler payı, ilgili eyaletlere nüfusları oranında aittir; bununla beraber eyalet vergilerinden, gelir ve kurumlar vergilerinden ve madde 106b’de düzenlenen vergilerden gelen gelirin en fazla dörtte birine kadar bir bölümü, Federal Konseyin onayına bağlı federal bir yasayla, kişi başına diğer eyaletler ortalamasının altında gelir edinen eyaletler için ek pay olarak öngörülebilir. Gayrimenkul alım vergisinde buna vergi gücü de dahil edilir.

(2) Yasayla, eyaletlerin farklı mali güçlerinin dengelenmesi sağlanır; bu bağlamda belediye ile köylerin (belediye ve köy birliklerinin) mali güç ve gereksinmeleri de göz önüne alınır. Dengeleme isteyebilecek durumunda olan eyaletlerin talepleri ile dengeleme yükümlüsü olan eyaletlerin yükümlülüklerinin koşulları ve dengeleme tutarlarının ölçü ve oranları yasayla düzenlenir. Yasa, Federasyonun kendi olanaklarından, zayıf eyaletlere genel mali gereksinmelerinin karşılanması için ek yardımlarda bulunabileceğini de belirtebilir.

Madde 108. Federal ve eyalet maliye idaresi–vergi mahkemeleri

(1) Gümrükler, mali tekeller, federal yasayla düzenlenen ithal katma değer vergisi dahil tüketim vergileri, 1 Temmuz 2009 tarihinden itibaren motorlu taşıt vergileri ve motorlu ulaşım araçlarından alınan sair trafik vergiler ile Avrupa Toplulukları çerçevesindeki vergiler federal mali makamlarca yönetilir. Bu makamların kuruluşu federal bir yasayla düzenlenir. Orta dereceli makamların yöneticileri eyalet hükümetleriyle anlaşılarak atanırlar.

(2) Diğer vergi işleri eyalet mali makamlarınca yürütülür. Bu makamların kuruluşu ve görevlilerinin yeknesak eğitimi, Federal Konseyin onayına bağlı federal bir yasayla düzenlenebilir. Orta dereceli makamların yöneticileri, Federal hükümetle anlaşılarak atanırlar.

(3) Gelirleri tamamen veya kısmen Federasyona ait olan vergi işlerine bakan eyalet mali makamları, Federasyon adına hareket ederler. 85’inci maddenin üç ve dördüncü fıkraları, Federal Maliye Bakanının Federal Hükümetin yerinin alması koşuluyla uygulanır.

(4) Vergilerin idaresinde, vergi yasalarının ifasının esaslı şekilde kolaylaştırılması veya iyileştirilmesi amacıyla, federal Konseyin onayına bağlı federal bir yasa, federal maliye idaresi ile eyalet maliye idaresi arasında bir işbirliğini veya birinci fıkradaki vergi işlerine eyalet mali makamları ve diğer vergi işlerine Federasyon mali makamlarının bakmasını öngörebilir. Sadece belediye ve köylere (belediye ve köy birliklerine) iletilecek olan vergilerde, eyalet mali makamlarına ait olan idare yetkileri tamamen veya kısmen belediye ve köylere (belediye ve köy birliklerine) devredilebilir.

(5) Federal mali makamlarınca uygulanacak usuller, federal bir yasayla düzenlenir. Eyalet mali makamları ve dördüncü fıkranın ikinci cümlesindeki hallerde belediye ve köyler (belediye ve köy birlikleri) tarafından uygulanacak usuller ise, Federal Konseyin onayına bağlı federal bir yasayla düzenlenir.

(6) Vergi yargısı, federal bir yasayla yeknesak olarak düzenlenir.

(7) Federal Hükümet, vergi idaresi eyalet mali makamlarına veya belediye ile köylere (belediye ve köy birliklerine) ait bulunduğu ölçüde Federal Konseyin onayını almak şartıyla, genel idari hükümler çıkartabilir.

Madde 109. Federasyon ve eyaletlerde bütçe yönetimi

(1) Federasyon ve eyaletler, bütçe rejimlerinde özerk olup birbirlerine bağlı değildirler.

(2) Federal Almanya Cumhuriyetinin Avrupa Birliği’nin, kuruluş antlaşmasının 104’üncü maddesi uyarınca bütçe disiplininin yerine getirilmesine ilişkin düzenlenen hukuki işlemlerden doğan yükümlülükleri, Federasyon ve eyaletler tarafından birlikte yerine getirilecektir.

(3) Federasyon ve eyaletlerin bütçeleri, kural olarak kredilerden oluşan gelirler hariç olmak üzere denkleştirilmelidir. Federasyon ve eyaletler, normal durumun aksine oluşan konjonktür gelişimlerinin etkilerini simetrik olarak dikkate alacak düzenlemeler ile devletin kontrolü dışına çıkan ve devletin mali durumunu önemli ölçüde olumsuz etkileyen doğal afet veya olağanüstü acil durum halleri nedeniyle oluşan iniş ve çıkışları göz önüne alacak istisnai düzenlemeler, yapabilir. İstisnai bir düzenleme halinde, buna uygun bir geri ödeme düzenlemesi de yapılmalıdır. Federasyonun bütçesi konusundaki ayrıntılı düzenleme, madde 115 çerçevesinde kredi gelirlerinin nominal gayri safi yurtiçi hasılanın yüzde 0,35’ini aşmaması halinde birinci cümleye uygun olarak yapılmış sayılır. Eyaletlerin bütçesi konusundaki ayrıntılı düzenleme, kredi gelirlerine izin verilmemesi halinde birinci cümleye uygun olarak yapılmış sayılarak, eyaletler tarafından kendi anayasal yetkileri çerçevesinde yapılacaktır.

(4) Federal Konseyin onayına bağlı ve Federasyon ve eyaletler için aynı derecede geçerli olan federal bir yasayla, bütçe hukuku, konjonktürü gözeten bütçe uygulanması ve birden fazla yılı kapsayan mali planlar konusunda temel ilkeler tespit edilebilir.

(5) Avrupa Birliği’nin Birliğin kuruluşuna ilişkin antlaşmanın 104’üncü maddesi uyarınca bütçe disiplininin yerine getirilmesine ilişkin yaptırımlar, Federasyon ve eyaletler tarafından 65’e yüzde 35 şeklinde üstlenilecektir.

Madde 109a. Bütçe için acil durum halleri

Bütçe acil durumlarını önlemek için federal bir yasa, Federal Konseyin de onayına bağlı olarak, aşağıdaki düzenlemeleri yapar:

  1. Federasyon ve eyaletlerin bütçe ekonomisinin ortak bir kurul aracılığı ile sürekli olarak denetlenmesi (İstikrarlılık Kurulu),
  2. Tehdit eden bir bütçe acil durumumun tespit edilebilmesinin şartları ve buna ilişkin prosedür,
  3. Bu durumu engellemek için onarım programlarının oluşturulması ve bunların uygulanması için gerekli ilkeler. İstikrarlılık kurulunun kararları ve bu kararların dayanağı olan danışma belgeleri kamuya duyurulmalıdır.

Madde 110. Federasyonun bütçe planlaması

(1) Federasyonun bütün gelir ve giderleri bütçede gösterilir. Federal işletmelerde ve özel mallarda yalnız gelir ve giderler gösterilebilir. Bütçe, gelir ve giderler bakımından denkleştirilir.

(2) Bütçe, bir veya birkaç hesap yılı için yıllara göre bölünerek, ilk hesap yılının başlamasından önce bütçe yasasıyla tespit edilir. Bütçe planının bazı kısımlarının farklı dönemler için geçerli olup yıllara göre bölünebileceği öngörülebilir.

(3) İkinci fıkranın birinci cümlesine göre hükümet tarafından hazırlanan yasa tasarıları ile bütçe yasasının ve bütçe planının değiştirilmesine ilişkin tasarılar, aynı anda Federal Konseye ve Federal Meclise sunulur; Federal Konsey, tasarılar hakkında altı haftalık bir süre içinde, değişiklik tasarılarında ise üç hafta içinde görüşünü bildirebilir.

(4) Bütçe yasasına, ancak yasanın kabul edildiği dönemle sınırlı olarak, Federasyonun gelir ve giderleri konusunda hükümler konulabilir. Bütçe yasası, hükümlerinin yalnız gelecek bütçe yasasının ilanıyla veya 115’inci maddeye göre yetki verilmesi halinde, daha sonraki bir tarihte yürürlükten kalkacağını öngörebilir.

Madde 111. Bütçenin tespitine kadar giderler

(1) Bir hesap yılının kapanmasından önce, gelecek yıl için bütçe planının yasayla tespit edilmemişse, Federal Hükümet, yasanın yürürlüğe girmesine kadar aşağıdaki gerekli harcamaları yapabilir:

  1. a) Yasalara göre kurulan kurumların işlenmesini ve yasayla kararlaştırılan önlem ve işlemlerin yerine getirilmesini sağlamak için;
  2. b) Federasyonun hukuki yükümlülüklerini yerine getirmek için,
  3. c) Önceki bir yılın bütçesinde ödenekler kabul edilmiş olduğu takdirde, inşaat işlerini, tedarik ve sair hizmetleri devam ettirmek veya bu amaçla yardımları sürdürmek için;

(2) Birinci fıkrada sayılan giderler, özel yasalara dayanan gelirler, vergiler, resimler ve diğer kaynaklardan veya işletme ihtiyatlarından elde edilen gelirlerle karşılanamadığı takdirde, Federal Hükümet, ekonominin yönetilmesinin devamlılığı sağlamak için gerekli olan ve önceki bütçenin dörtte birini geçmeyen parayı kredi yoluyla temin eder.

Madde 112. Bütçeyi aşan harcamalar

Plan üstü ve plan dışı harcamalar, Federal Maliye Bakanının iznine bağlıdır. Bu izin, ancak önceden öngörülemeyen ve kaçınılmaz bir gereksinme dolayısıyla verilebilir. Konunun ayrıntılarını federal bir yasayla düzenlenir.

Madde 113. Ödenek arttırılması; yeni ödenekler

(1) Federal Hükümetçe teklif edilen bütçe planındaki giderleri arttıran veya yeni giderler gerektiren veya gelecekte yeni giderler öngören yasalar, Federal Hükümetin onayına bağlıdır. Aynı hüküm, gelir azalmasına neden olan veya gelecekte buna sebep verecek yasalar için de uygulanır. Federal Hükümet, Federal Meclisten bu gibi yasaların görüşülmesine ara verilmesini isteyebilir. Bu halde, Federal Hükümet, görüşünü altı hafta içinde Federal Meclise bildirir.

(2) Federal Hükümet, Federal Meclisin, yasayı kabul etmesinden sonraki dört hafta içinde yeniden karar almasını isteyebilir.

(3) Yasanın 78’inci maddeye göre kabul edilmiş olması halinde, Federal Hükümet, ancak önceden birinci fıkranın üç ve dördüncü cümlelerine veya ikinci fıkraya göre gerekli işleme girişmek koşuluyla ve ancak altı hafta içinde onayını vermesini reddedebilir. Bu sürenin bitiminde, onayı verilmiş sayılır.

Madde 114. Hesap verme, Sayıştay

(1) Federal Maliye Bakanı, Federal Hükümetin ibrası için Federal Meclis ve Federal Konseye bütün gelirler ve giderler, hazinenin malları ve borçları konusunda arkadan gelen mali yıl içinde hesap vermek zorundadır.

(2) Üyeleri yargıç bağımsızlığına sahip olan Federal Sayıştay, hesap ve bütçenin iktisadi yerindeliği ve usule uygunluğunu denetler. Federal Hükümet ile Federal Meclis ve Federal Konseye her yıl rapor verir. Federal Sayıştayın diğer yetkileri federal bir yasayla düzenlenir.

Madde 115. Krediler

(1) Kredilerin alınması ile gelecek mali yıllarda giderlere sebep verebilecek kefaletler, garantiler veya diğer teminatların üstlenmesi, federal bir yasayla verilen ve miktar itibariyle belirli veya belirlenebilir bir yetkiye bağlıdır.

(2) Gelirler ve giderler, kural olarak kredilerden oluşan gelirler hariç olmak üzere denkleştirilmelidir. Kredi gelirlerinin nominal gayri safi yurtiçi hasılanın yüzde 0,35’ini aşmaması halinde, bu kurala uyulmuştur. Buna ek olarak normal durumun aksine oluşan konjonktür gelişimlerinin etkileri nedeniyle oluşan iniş ve çıkışlar bütçede simetrik olarak dikkate alınmalıdır. Bir, iki ve üçüncü cümlelerde düzenlenen caiz olan kredi üst sınırının üzerindeki fiili kredi alımları bir kontrol hesabında tutulacak; bunların nominal gayri safi yurtiçi hasılanın yüzde 1,5’lik eşik değerini aşması halinde, bu krediler konjonktüre uygun olarak iade edilecektir. Ayrıntılar, özellikle finansal işlemlerden kaynaklanan gelir ve giderlerin düzenlenmesi, konjonktür gelişiminin göz önüne alınarak ve konjonktür düzenleme prosedürü esas alınarak yıllık net kredi alımlarında üst sınırın tespiti; caiz olan üst sınırın üzerindeki fi ili kredi alımlarının kontrolü ve denkleştirilmesi konuları Federal bir yasa ile düzenlenir. Devletin kontrolü dışına çıkan ve devletin mali durumunu önemli ölçüde olumsuz etkileyen doğal afet veya olağanüstü acil durum hallerinde, bu kredi üst sınırları Federal Meclis üyelerinin çoğunluğunun verdiği bir karar ile aşılabilir. Bu karar geri ödeme planını da içermelidir. Altıncı cümle uyarınca alınan kredilerin geri ödenmesi makul bir süre içinde yapılmalıdır.

Xa. Savunma Hali

 

Madde 115a. Savunma halinin tespiti

(1) Federasyon toprakları silahlı bir saldırıya uğradığını veya böyle bir saldırının pek yakın olduğunu (savunma hali) Federal Meclis Federal Konseyin onayıyla tespit eder. Bu tespit, Federal Hükümetin önerisi üzerine ve verilen oyların üçte iki çoğunluğunu ve en az Federal Meclisin üyelerinin çoğunluğuyla yapılır.

(2) Durumun şüpheye yer vermeden derhal hareket edilmesini gerektirmesi ve Federal Meclisin tam zamanında toplanmasında aşılmaz engellerin bulunması veya karar için yeter sayının bulunamaması hallerinde bu tespiti, verilen oyların üçte ikisinin çoğunluğuyla ve en az üyelerinin çoğunluğuyla, Ortak Komisyon yapar.

(3) Tespit, Federal Cumhurbaşkanınca, 82’nci madde gereğince Federasyonun Resmi Gazetesi’nde ilan edilir. Bunun zamanında mümkün olmaması halinde, ilan başka bir yer ve şekilde yapılabilir; ancak bu ilan, koşullar izin verir etmez, Federasyon Resmi Gazetesi’nde yapılır.

(4) Federasyon topraklarının silahlı bir saldırıya uğraması ve yetkili Federasyon organlarının birinci fıkranın birinci cümlesi gereğince durumu tespit edecek halde olamamaları halinde, bu tespit, saldırının başladığı anda yapılmış ve ilan edilmiş sayılır. Federal Cumhurbaşkanı, koşullar izin verir etmez, bu anı ilan eder.

(5) Savunma halinin tespitinin ilan edilmesinden sonra, Federasyon topraklarına silahlı saldırı olursa, Federal Cumhurbaşkanı, Federal Meclisin onayıyla, savunma halinin varlığı konusunda uluslararası hukuka ilişkin açıklamalarda bulunabilir. İkinci fıkrada yazılan durumlarda, Federal Meclisin yerine Ortak Komisyon geçer.

Madde 115b. Savunma halinde kumanda yetkisi

Savunma halinin ilanıyla birlikte, silahlı güçler üzerindeki emir ve kumanda yetkisi Federal Başbakana geçer.

Madde 115c. Savunma halinde Federasyonun yasama yetkisi

(1) Federasyon, savunma halinde, eyaletlerin yasama yetkisine giren konularda da yarışan yasama yetkisine sahiptir. Bu yasalar Federal Konseyin onayına bağlıdır.

(2) Savunma halinin koşulların gerektirdiği ölçüde, federal bir yasayla:

  1. Kamulaştırmalarda tazminat geçici olarak, 14’üncü maddenin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesinden farklı olarak düzenlenebilir;
  2. Özgürlük kısıtlamalarında 104’üncü maddenin ikinci fıkrasının üçüncü cümlesi ve üçüncü fıkrasının birinci cümlesinden farklı olarak, bir yargıcın normal zamanlardaki sürede harekete geçemediği halinde, dört günü geçmeyen bir süre belirlenebilir.

(3) Mevcut veya her an başlayabilecek bir saldırıya karşı savunmanın gerektirdiği ölçüde, Federal Konseyin onayına bağlı federal bir yasayla, Federasyon ve eyaletlerin idare ve mali rejimleri, VIII, VIIIa ve X bölümlerden farklı olarak düzenlenebilir; ancak o halde, eyaletler, belediye ve köylerin ile belediye ve köy birliklerinin yaşama yetenekleri özellikle mali açıdan korunur.

(4) Bir ve ikinci fıkranın bir numaralı bendine göre kabul edilen federal yasalar, uygulamalarına hazırlık olmak üzere, savunma halinin ilanından önce de uygulanabilir.

Madde 115d. Savunma halinde kısaltılmış yasama usulü

(1) Savunma halinde, Federasyonun yasama usulüne, 76’ncı maddenin ikinci fıkrası, 77’nci maddenin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve iki ilâ dördüncü fıkraları , 78’inci madde ve 82’nci maddenin birinci fıkralarından farklı olarak, iki ve üçüncü fıkraların hükümleri uygulanır.

(2) Federal Hükümetin ivedi olarak nitelendirdiği yasa tasarıları, Federal Meclise ile Federal Konseye aynı zamanda gönderilir. Federal Meclis ve Federal Konsey bu tasarıları derhal birlikte görüşürler. Federal Konseyin onayına bağlı bir yasa tasarısının kesinleşmesi, onun oylarının çoğunluğuna bağlıdır. Konunun ayrıntıları Federal Meclis tarafından kararlaştırılan ve Federal Konseyin onayını gerektiren bir iç tüzük ile düzenlenir.

(3) Yasalar madde 115a’nın üçüncü fıkrasının cümlesine uygun olarak ilan edilir.

Madde 115e. Ortak Komisyonun durumu ve görevleri

(1) Ortak Komisyon, savunma halinde, verilen oyların üçte iki çoğunluğuyla ve en az üyelerinin çoğunluğuyla Federal Meclisin vaktinde toplanmasını olanaksız kılan engeller bulunduğunu veya yetersayısı olmadığını tespit ederse, Ortak Komisyon, Federal Meclis ve Federal Konseyin yerine geçer ve onların yetki ve haklarını birlikte kullanır.

(2) Anayasa, Ortak Komisyonun bir yasasıyla ne değiştirilebilir, ne de tamamen veya kısmen yürürlükten kaldırılabilir. Ortak Komisyon, 23’üncü maddenin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 24’üncü maddenin birinci fıkrası ve 29’uncu maddeye göre yasa kabul etmez.

Madde 115f. Savunma halinde Federal Hükümetin olağanüstü yetkileri

(1) Federal Hükümet, savunma halinde ve koşullar gerektirdiği takdirde:

  1. Federal sınır muhafızlığı güçlerini Federasyonun topraklarının tamamında kullanabilir;
  2. Federal idareden başka, eyalet hükümetlerine ve ivedi nitelendirdiği durumlarda eyalet idari makamlarına emir verebilir ve bu yetkiyi eyalet hükümetlerinin kendileri tarafından görevlendirilecek üyelerine devredebilir.

(2) Birinci fıkraya göre alınacak önlemler hakkında Federal Meclis, Federal Konsey ve Ortak Komisyona derhal bilgi verilir.

Madde 115g. Savunma halinde Federal Anayasa Mahkemesinin statüsü ve görevleri

Federal Anayasa Mahkemesinin ve yargıçlarının anayasal statüleri ve anayasal görevlerini yerine getirmeleri sınırlandırılamaz. Federal Anayasa Mahkemesi hakkındaki yasa, Ortak Komisyonun bir yasasıyla, ancak Federal Anayasa Mahkemesinin görüşüne göre de, bu mahkemenin işlerliğinin sağlanması için gerekli olduğu ölçüde değiştirilebilir. Federal Anayasa Mahkemesi, böyle bir yasanın kabulüne kadar mahkemenin işlerliğinin sağlanması için gerekli önlemleri alır. Federal Anayasa Mahkemesi iki ve üçüncü cümlelere göre kararlarını, hazır bulunan yargıçların çoğunluğuyla alır.

Madde 115 h. Savunma halinde seçim ve görev süreleri

(1) Federal Meclis ve eyalet meclislerinin savunma hali sırasında dolan seçim süreleri, savunma halinin bitiminden altı ay sonra sona erer. Federal Cumhurbaşkanının görev süresi savunma hali sırasında usulen bitiyorsa veya Federal Cumhurbaşkanının görevi savunma hali sırasında Federal Konsey Başkanına geçmişse, işbu görev savaş halinin bitiminden dokuz ay sonra sona erer. Savunma hali sırasında görev süresini dolduran bir Federal Anayasa Mahkemesi üyesinin görev süresi, savunma halinin bitiminden altı ay sonra sona erer.

(2) Federal Başbakanın Ortak Komisyon tarafından yeniden seçilmesi gerekiyorsa, Ortak Komisyon, üyelerinin çoğunluğuyla yeni bir Federal Başbakan seçer; Federal Cumhurbaşkanı Ortak Komisyona bu konuda öneride bulunur. Ortak Komisyon, ancak Federal Başbakana kendi üyelerinin üçte iki çoğunluğuyla bir halef seçmek suretiyle güvensizlik oyu verebilir.

(3) Savunma halinin devamı süresince Federal Meclis feshedilemez.

Madde 115 i. Eyalet hükümetlerinin olağanüstü yetkileri

(1) Federasyonun yetkili organları tehlikenin önlenmesi için gerekli tedbirleri alacak durumda bulunmazlarsa ve Federasyonun münferit bölgelerinde durumun kaçınılmaksızın derhal ve bağımsız olarak harekete geçilmesini gerektirmesi halinde, eyalet hükümetleri veya bunlar tarafından belirtilen makamlar veya temsilcileri, kendi yetki çevrelerinde madde 115f’nin birinci fıkrasındaki anlamda önlem alabilirler.

(2) Birinci fıkraya göre alınan önlemler, Federal Hükümet tarafından ve, eyalet makamlarını ve alt dereceli federal makamları ilgilendiren hususlarda, eyaletlerin başbakanları tarafından her zaman kaldırılabilirler.

Madde 115 k. Olağanüstü yasalar ve tüzüklerin yürürlüğü

(1) 115c, 115e, 115g maddelerine göre kabul edilen yasalar ve bu yasalara dayanarak çıkarılan tüzükler, yürürlükte bulundukları sürece, kendilerine aykırı olan hukuku uygulama dışı bırakırlar. Bu hüküm, 115c, 115e ve 115g maddelerine göre önceden kabul edilmiş hükümlere karşı geçerli değildir.

(2) Ortak Komisyonun kabul ettiği yasalar ve bu yasalara dayanarak çıkarılan tüzükler, savunma halinin sona ermesinden altı ay sonra yürürlükten kalkarlar.

(3) 91a, 91b, 104a, 106 ve 107’nci maddelerden farklı hükümler içeren yasalar, en fazla savunma halinin bitimini izleyen ikinci mali yılın sonuna kadar yürürlükte kalırlar; bunlar, savunma halinin sona ermesinden sonra, Federal Konseyin onayına bağlı federal bir yasayla VIIIa ve X. Bölümlerdeki maddelere uyan hükümlere dönüştürebilirler.

Madde 115l. Olağanüstü yasaların yürürlükten kaldırılması, savunma halinin sona ermesi ve barış anlaşması

(1) Federal Meclis, Federal Konseyin onayıyla Ortak Komisyon tarafından kabul edilen yasaları her zaman yürürlükten kaldırabilir. Federal Konsey, Federal Meclisin bu konuda karar vermesini isteyebilir. Ortak Komisyonun veya Federal Hükümetin tehlikenin savuşturulması için almış olduğu diğer önlemler, Federal Meclis ve Federal Konseyin kararlarıyla kaldırılır.

(2) Federal Meclis, Federal Konseyin onayıyla, Federal Cumhurbaşkanınca ilan edilecek olan bir kararla, her zaman savunma halinin sona ermiş olduğunu açıklayabilir. Federal Konsey, Federal Meclisin bu konuda karar vermesini isteyebilir. İlan anındaki koşullar ortadan kalkar kalkmaz, savunma halinin sona erdiği açıklanması zorunludur.

(3) Barış akdine federal yasayla karar verilir.

  1. Geçici ve Son Hükümler

 

Madde 116. Alman vatandaşlığı

(1) Bu Anayasadaki anlamda Alman, diğer yasal düzenlemeler saklı kalmak üzere, Alman vatandaşlığına sahip olanlar veya Alman soyundan olup 31 Aralık l937 tarihindeki Alman İmparatorluğu sınırları içinde kabul edilmiş olan mülteci veya sürgün edilenler ile bunların eşi veya füru.

(2) 30 Ocak l933 ve 8 Mayıs l945 tarihleri arasında siyasi, ırkî veya dinî nedenlerle vatandaşlıktan çıkarılanlar ve bunların füru, başvuruları üzerine tekrar vatandaşlılığa alınırlar. Bunlar, 8 Mayıs l945’den sonra Almanya’da yerleştikleri ve aksine bir istekte bulunmadıkları takdirde vatandaşlıktan çıkarılmış sayılmazlar.

Madde 117. 3 ve 11’inci maddeler hakkında geçici hükümler

(1) Üçüncü maddenin ikinci fıkrasına aykırı olan yasalar, Anayasanın hükümlerine uygun hale getirilinceye, ancak en geç 31 Mart l953 tarihine kadar geçerlidir.

(2) Halen mevcut olan konut kısıtlığı dolayısıyla dolaşım özgürlüğünü sınırlandıran yasalar, federal bir yasayla kaldırılıncaya kadar yürürlükte kalırlar.

Madde 118. Güney – Batının yeniden şekillendirilmesi

Baden, Württemberg-Baden ve Württemberg-Hohenzollern eyaletlerini kapsayan bölgelerin yeniden düzenlenmesi, 29’uncu madde hükümlerinden farklı olarak ilgili memleketlerin uzlaşmasıyla yapılabilir. Bir anlaşmaya varılmadığı takdirde, yeniden düzenleme halkın sorulmasını öngören federal bir yasayla düzenlenir.

Madde 118a. Berlin ve Brandenburg eyaletlerinin yeniden düzenlenmesi

Berlin ve Brandenburg eyaletlerini kapsayan bölgelerin yeniden düzenlenmesi, 29’uncu madde hükümlerinden farklı olarak, seçimlere katılma yetkisi olanların katılımıyla iki eyaletin anlaşmasıyla yapılabilir.

Madde 119. Mülteci ve sürgün edilenler

Mülteci ve sürgün edilenler konularında Federal Hükümet, federal bir yasa çıkarılıncaya kadar, özellikle bunların eyaletlere dağıtımı konusunda, Federal Konseyin onayına bağlı yasa kuvvetinde kararname çıkarabilir. Ayrıca özel durumlarda Federal Hükümete münferit emirler verme yetkisi verilebilir. Emirler, gecikmesinde sakınca bulunmayan durumlar dışında eyaletlerin en yüksek makamlarına verilir.

Madde 120. İşgal masrafları ve savaştan kaynaklanan yükler

(1) İşgal masrafları ve savaş sonucu olan diğer iç ve dış yükler, federal yasalardaki ayrıntılı hükümlere dayanarak Federasyon tarafından karşılanır. Savaşın sonucu olan bu yüklerin 1 Ekim l969 tarihine kadar federal yasalarla düzenlendiği ölçüde, Federasyon ve eyaletler bu yasalara uyularak masrafları aralarındaki oranda karşılarlar. Federal yasalarla düzenlenmemiş ve bundan sonra da düzenlenmeyecek savaştan kaynaklanan yüklerin masrafları, eyaletler, belediye ve köyler (belediye ve köy birlikleri) veya eyalet veya belediye ve köy görevlerini ifa eden diğer makamlar tarafından 1 Ekim 1965 tarihine kadar karşılanmış ise, Federasyon, bu tarihten sonra dahi, bu çeşit masrafları karşılamakla yükümlü değildir. Federasyon, işsizlik sigortası ve işsizlik yardımı dahil sosyal sigorta yüklerine yardımda bulunur. Savaş sonucu olan yüklerin bu fıkra ile Federasyon ve eyaletlere taksiminde, savaş sonucu doğan tazminat iddiaları konusundaki yasal hükümleri saklı tutulmuştur.

(2) Federasyonun masrafları karşıladığı anda, gelirler Federasyona intikal eder.

Madde 120a. Yükümlülüklerin denkleştirilmesi

(1) Yükümlülüklerin denkleştirilmesi hakkındaki yasaların, Federal Konseyin onayıyla denkleştirme edimleri konusunda kısmen Federasyon, kısmen de eyaletler tarafından uygulanacağını, 85’inci maddeye göre Federasyon ve Federasyonun yetkili üst makamlarına ait olan yetkilerin tamamen veya kısmen Federal Tesviye İdaresine devredilebileceğini belirtebilir. Federal Tesviye İdaresi bu yetkilerin kullanılmasında Federal Konseyin onayına muhtaç değildir. Talimatlarını, acil durumlar hariç eyaletlerin üst makamlarına (eyalet tesviye idarelerine) verir.

(2) 87’nci maddenin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi hükmü saklıdır.

Madde 121. «Üyelerin çoğunluğu» kavramı

Bu Anayasada kullanılan Federal Meclis ve Federasyon Kongresi üyelerinin çoğunluğu kavramıyla, yasal üye sayılarının çoğunluğu ifade edilir.

Madde 122. Yasama yetkilerinin yetkili organlara geçişi

(1) Federal Meclisin ilk toplanmasından itibaren yasalar, yalnız bu Anayasada tanınmış olan yasama organları tarafından kabul edilebilir.

(2) Yetkileri birinci fıkraya göre sona eren yasa koyucu ve yasamaya müşavir olarak katılan kuruluşlar, bu andan itibaren feshedilmiş sayılır.

Madde 123. Anayasa öncesi hukuk ve devlet sözleşmeleri

(1) Federal Meclisin ilk toplanmasında yürürlükte bulunan hukuk, Anayasaya aykırı olmadığı sürece yürürlükte kalır.

(2) Alman İmparatorluğu tarafından akdedilmiş olup, bu Anayasaya göre eyalet yasama organlarının yetkisine giren konulara ilişkin devletlerarası sözleşmeler, genel hukuk ilkelerine göre geçerli oldukları takdirde, ilgililerin bütün hak ve itirazları saklı kalmak koşuluyla bu Anayasaya göre yetkili organlar tarafından yeni devletlerarası sözleşmeler akdedilinceye veya ihtiva ettikleri hükümlere göre başka türlü sona erinceye kadar geçerlidirler.

Madde 124. İnhisari yasama konusundaki Anayasa öncesi hukuk

Federasyonun inhisari yasama konularına ilişkin yasalar, yürürlük alanlarında federal hukuk olur.

Madde 125. Yarışan yasama konusundaki Anayasa öncesi hukuk

Federasyonun yarışan yasama konularına ilişkin yasalar;

  1. Bir veya birden fazla işgal bölgelerinde aynı şekilde geçerli olduğu,
  2. 8 Mayıs l945 tarihinden sonra değiştirilen önceki İmparatorluk hukuku bahse konu olduğu takdirde, kendi yürürlük alanında federal hukuk olur.

Madde 125a. 15.11.1994 tarihinden önceki Federal hukukun geçerliliği

(1) Federal hukuk olarak çıkartılmış, ancak 74’üncü maddenin birinci fıkrasının değiştirilmesinden veya 84’üncü maddenin birinci fıkrasının yedinci cümlesi, 85’inci maddenin birinci fıkrasının ikinci cümlesi veya 105’inci maddenin 2a. fıkrasının ikinci cümlesinin eklenmesi ya da 74a ve 75’inci maddelerinin ya da 98’inci maddenin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesinin iptali nedeniyle artık federal hukuk olarak çıkartılamayacak hukuk, Federal hukuk olarak geçerliliğini sürdürür. Ancak, bu hukukun yerini eyalet hukuku alabilir.

(2) 72’nci maddenin ikinci fıkrasının 15 Kasım 1994 tarihine kadar geçerli olan metnine dayanarak çıkartılmış olan ve fakat 72’nci maddenin ikinci fıkrası nedeniyle artık federal hukuk olarak çıkartılamayacak hukuk, federal hukuk olarak geçerliliğini sürdürür. Bu hukukun yerini eyalet hukukunun alabileceği, federal bir yasayla belirlenebilir.

(3) Eyalet hukuku olarak çıkartılmış ve fakat 73’üncü maddenin değiştirilmesi nedeniyle artık eyalet hukuku olarak olarak çıkartılamayacak hukuk, eyalet hukuku olarak geçerliliğini sürdürür. Bu hukukun yerini federal hukuk alabilir.

Madde 125b. Çerçeve kanunlarının yürürlüğü

(1) 75’inci madde 1 Eylül 2006 tarihine kadar geçerli olan metne bağlı olarak çıkartılmış olup bundan böyle federasyon hukuku olarak çıkartılabilecek olan düzenlemeler federasyon hukuku olarak geçerli olmaya devam edecektir. Bu çerçevede eyaletlerin yasama erkine ilişkin yetki ve görevleri aynı şekilde kalacaktır. 72’nci maddenin üçüncü fıkrasının birinci cümlesinde belirtilen alanlarda eyaletler bu düzenlemelere aykırı düzenlemeler getirebilirler, 72’nci maddenin üçüncü fıkrasının birinci cümlede iki, beş ve altı numaralı bentlerdeki alanlarda bu durum, Federasyonun 1 Eylül 2006 tarihinden itibaren yasama yetkisini kullanması halinde ve fakat iki ve beş numaralı bentlerdeki hallerde en geç 1 Ocak 2010 tarihinde, altı numaralı bentdeki hallerde ise en geç                  1 Ağustos 2008 tarihinde gerçekleşebilecektir.

(2) Federal yasalarla 84’üncü maddenin birinci fıkrası uyarınca                1 Eylül 2006 tarihinden önce geçerli olan metne bağlı olarak çıkartılan düzenlemelere eyaletler aykırı düzenlemeler getirebilirler; 31 Aralık 2008 tarihine kadar idari usullere ilişkin düzenlemelerden ise, sadece 1 Eylül 2006 tarihinden itibaren söz konusu federal yasada idari usullere ilişkin düzenlemelerin değiştirilmiş olması halinde aykırı düzenlemelerin getirilmesi mümkündür.

Madde 125 c. Ortak görevler alanındaki düzenlemelerin devamı

(1) 91a maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ve birinci fıkrasının bir numaralı bendi bağlamında 1 Eylül 2006 tarihine kadar geçerli olan metne bağlı olarak çıkartılan düzenlemeler, 31 Aralık 2006 tarihine kadar geçerli olarak kalacaktır.

(2) 104a maddesinin dördüncü fıkrasının 1 Eylül 2006 tarihine kadar geçerli olan metnine bağlı olarak belediye ulaşım ve trafiğinin finanse edilmesi ve sosyal oturma yeri sağlama yardımlarına ilişkin çıkartılmış düzenlemeler,    31 Aralık 2006 tarihine kadar geçerliliklerini korurlar. Belediye trafiğinin finansmanı konusunda, Belediye Ulaşım ve Trafiğinin Finansmanı Kanununun 6’ncı maddesinin birinci fıkrası doğrultusunda özel bazı programlar veya 104a maddesinin dördüncü fıkrası bağlamında 1 Eylül 2006 tarihine kadar geçerli olan sair düzenlemeler, yürürlükten kaldırılmaları daha önceki bir tarihe alınmamışsa 31 Aralık 2019 tarihine kadar geçerli olarak kalırlar.

Madde 126. Anayasa öncesi hukukun geçerliği konusundaki görüş ayrılığı

Anayasa öncesi hukukun federal hukuk olarak geçerliliği konusundaki uyuşmazlıkları Federal Anayasa Mahkemesi çözer.

Madde 127. Birleşik Ekonomi Bölgesi hukuku

Federal Hükümet, 124 veya 125’inci maddelere göre, federal hukuk olarak geçerli kaldığı sürece Birleşik Ekonomi Bölgesinin idare hukukunu, ilgili eyalet hükümetlerinin onayıyla bu Anayasanın ilanından itibaren bir yıl içinde Baden, Büyük-Berlin, Ren-Palatina ve Württemberg-Hohenzollern eyaletlerinde yürürlüğe koyabilir.

Madde 128. Talimat haklarının devamı

Geçerliğini koruyan hukukun, 84’üncü maddenin beşinci fıkrası manasında talimat hakkı öngördüğü takdirde, bu haklar yasayla değiştirilinceye kadar yürürlükte kalırlar.

Madde 129. Yetkilerin geçerliği

(1) Federal hukuk olarak geçerliğini koruyan hükümlerle, tüzük ve yönetmelik çıkarmaya veya genel idari hükümler koymaya ile idari tasarruflarda bulunmaya verilen yetkiler bundan böyle yetkili makamlara intikal eder. Kuşkulu durumlarda Federal Konseyin görüşü alarak Federal Hükümet karar verir; işbu karar yayımlanır.

(2) Eyalet hukuku olarak geçerliğini koruyan hükümlerle verilen yetkiler eyalet hukukuna göre yetkili makamlar tarafından kullanılır.

(3) Bir ve ikinci fıkralar manasındaki hükümlerin kendilerini değiştirme veya tamamlama veya yasaların yerine geçebilecek hüküm koyma yetkisi verdikleri takdirde, bu yetkiler sona ermiş sayılır.

(4) Bir ve ikinci fıkra hükümleri, artık geçerli olmayan yasalara veya mevcut olmayan kuruluşlara atıfta bulunan hükümlere de uygulanır.

Madde 130. Kamu kuruluşları

(1) Eyalet hukukuna veya eyaletler arası sözleşmelere dayanmayan idare organları ve sair idare ve adliye kuruluşları, Güney-Batı Alman Demiryolları İşletme Birliği ve Fransız işgal bölgesindeki Posta ve Telekomünikasyon İdaresi yönetim kurulu, Federal Hükümete bağlıdır. Federal Hükümet, Federal Konseyin onayıyla, geçiş, fesih ve tasfiyelerini düzenler.

(2) Bu kuruluşlarda çalışan personelin en yüksek disiplin amiri yetkili Federal Bakandır.

(3) Eyaletlere doğrudan doğruya bağlı olmayan ve eyaletler arası sözleşmelere istinat etmeyen kamu tüzel kişiler ve kamu hukuku kurumları, yetkili federal idarenin denetimine bağlıdır.

Madde 131. Eski kamu görevlileri

Mülteci ve sürgün edilenler de dahil, 8 Mayıs 1945 tarihinde kamu görevlerinden memur hukuku veya toplu sözleşme hukukundan başka nedenlerle azledilenlerden hiç veya önceki durumlarıyla mütenasiben çalıştırılamayanların hukuki statüleri federal yasayla düzenlenir. Aynı hüküm, mülteci ve sürgün edilenler dahil 8 Mayıs 1945 tarihinde emeklilik hakları mevcut iken, memur veya toplu sözleşme hukuku nedenleri dışında hiç veya durumlarıyla mütenasiben emeklilik haklarından yararlanamayan kişiler hakkında da uygulanır. Federal yasanın yürürlüğe girmesine kadar eyaletler hukukundaki aksine hükümler saklı kalmak kaydıyla, talepte bulunulamaz.

Madde 132. Bazı memur haklarının kaldırılması

(1) Bu Anayasanın yürürlüğe girdiği anda kaydı yaşam koşuluyla atanmış olan memur ve yargıçlar, görevleri için gerekli kişilik ve yeteneklerden yoksun oldukları takdirde, Federal Meclisin ilk toplanmasından itibaren altı ay içinde emekliye sevk edilebilirler, işten el çektirilebilirler veya daha düşük gelirli bir göreve atanabilirler. Bu hüküm, sözleşmelerinin feshedilemeyen görevliler hakkında da uygulanır. Sözleşmelerinin feshi mümkün olan görevlilere toplu sözleşme hükümlerinden fazla olan feshi ihbar süreleri, aynı süre içinde kaldırılabilir.

(2) Bu hüküm, haklarında “Nasyonal Sosyalizm ve Militarizm’den Kurtuluş” hakkındaki hükümler uygulanmayan veya Nasyonal Sosyalizm’de takibe uğramış olan kamu görevlilerine, kişiliklerinde herhangi bir önemli neden bulunmaması kaydıyla, uygulanmaz.

(3) İlgililere 19’uncu maddenin dördüncü fıkrası gereğince yasa yolu açıktır.

(4) Konunun ayrıntıları Federal Hükümetçe hazırlanan ve Federal Konseyin onayına bağlı bir kararnameyle düzenlenir.

Madde 133. Birleşik Ekonomi Alanı, halefiyet

Federasyon, Birleşik Ekonomik alanın idaresinin hak ve yükümlülüklerini üzerine alır.

Madde 134. İmparatorluğun malvarlığının halefiyeti

(1) İmparatorluk malvarlığı, ilke olarak Federasyona intikal eder.

(2) Bu malvarlığının başlangıçtaki amacına göre öncelikle ve bu Anayasaya göre Federasyonun idari görevleri alanına girmeyen idari görevler için öngörülen malvarlığı, parasız olarak bundan böyle ilgili kuruluşlara ve, bu Anayasaya göre eyaletler tarafından yalnız geçici değil ifa edilecek idari görevlere hizmet ettiği takdirde, eyaletlere devredilir. Federasyon diğer malvarlıkları da eyaletlere devredebilir.

(3) Eyaletler ile belediye ve köyler (belediye ve köy birlikleri) tarafından parasız olarak İmparatorluk emrine verilmiş olan malvarlığı, Federasyonun kendi idari görevleri için ona ihtiyacı olmaması halinde, tekrar eyalet ile belediye ve köylere (belediye ve köy birliklerine) geçer.

(4) Konunun ayrıntılarını Federal Konseyin onayın bağlı federal bir yasayla düzenlenir.

Madde 135. Eski eyalet ve kurumların malvarlığı

(1) 8 Mayıs l945 tarihinden sonra bu Anayasanın yürürlüğe girmesine kadar bir bölgenin bir eyalete aidiyeti değişmişse, bu bölgedeki önceki eyaletin malvarlığı, bu bölgenin şimdi ait olduğu eyalete geçer.

(2) Artık mevcut olmayan eyaletlerin ve diğer kamu tüzel kişiler ve kamu kurumlarının malvarlığı, başlangıçtaki amaçlarına göre öncelikle idari hizmetler için kullanıldığı takdirde veya halen yalnız geçici değil öncellikle idari hizmetler için kullanıldığı takdirde, bundan böyle bu hizmetleri ifa eden eyaletlere, kamu tüzel kişilere ve kamu kurumlarına intikal eder.

(3) Artık mevcut olmayan eyaletlerin gayrimenkul malvarlığı, birinci fıkrada yazılan anlamda zaten malvarlığı sayılmayan mütemmim cüzleriyle birlikte bu gayrimenkulün bulunduğu eyalete intikal eder.

(4) Federasyonun ağır basan bir menfaati veya bir bölgenin özel menfaati gerektirirse, federal bir yasayla bir-üçüncü fıkralardan farklı kurallar konulabilir.

(5) Halefiyet ve tasfiye işlemleri, 1 Ocak l952 tarihine kadar ilgili eyaletler veya kamu tüzel kişiler ve kamu hukuku kurumları arasında anlaşma yoluyla halledilemediği takdirde, Federal Konseyin onayına bağlı federal bir yasayla düzenlenir.

(6) Eski Prusya eyaletinin özel hukuk işletmelerindeki hisseleri Federasyona intikal eder. Konunun ayrıntılarını farklı hükümler de koyabilecek federal yasayla düzenlenir.

(7) Bir-üçüncü fıkralara göre, bir eyalete veya kamu tüzel kişilerine veya kamu kurumlarına ait olacak bir malvarlığı üzerinde sonradan hakkı olanlar tarafından bir eyalet yasasına istinaden veya diğer bir şekilde Anayasanın yürürlüğe girmesinden önce tasarrufta bulunulmuş olunması halinde malvarlığın intikali tasarruftan önce vuku bulmuş sayılır.

Madde 135a. İmparatorluğun, eski Prusya ve Alman Demokratik Cumhuriyetinin yükümlülükleri

(1) 134’üncü maddenin dördüncü fıkrası ve 135’inci maddenin beşinci fıkralarıyla saklı tutulan Federasyonun yasama yetkisiyle, aşağıdaki yükümlülüklerin hiç veya kısmen ifa olunmayacağı kararlaştırılabilir:

  1. İmparatorluğun yükümlülükleriyle eski Prusya’nın ve artık mevcut olmayan diğer kamu tüzel kişiler ve kamu kurumlarının yükümlülükleri;
  2. Federasyon veya diğer kamu tüzel kişiler ve kamu hukuku kurumlarının 89, 93, 134 ve 135’inci maddelerde öngörülen malvarlığının intikaline ilişkin yükümlülükleriyle, bu hak sahiplerinin birinci bentte açıklanan hak sahiplerinin tasarruflarından doğan yükümlülükleri;
  3. Eyalet ile belediye ve köylerin (belediye ve köy birlikleri) 1 Ağustos 1945 tarihinden önce işgal güçlerinin emirlerini yerine getirmelerinden üzere veya İmparatorluğa ait olan veya İmparatorluk tarafından kendilerine devredilen idari görevleri çerçevesinde harbin neden olduğu bir zaruret halinin giderilmesi için aldıkları önlemlerden doğan yükümlülükleri.

(2) Birinci fıkra, hem Alman Demokratik Cumhuriyetinin veya onun organlarının yükümlülüklerine, hem de Alman Demokratik Cumhuriyetinin malvarlıklarının Federasyona, eyaletler ile belediye ve köylere geçmesiyle bağlantılı olan Federasyonun veya başka kamu tüzel kişiliklerinin ve kamu kurumlarının yükümlülüklerine ve Alman Demokratik Cumhuriyetinin veya organlarının tasarruflarından doğan yükümlüklere de uygulanır.

Madde 136. Federal Konseyin ilk toplantısı

(1) Federal Konsey ilk kez Federal Meclisin ilk toplandığı günde toplanır.

(2) Federal Cumhurbaşkanın yetkileri, Federal Cumhurbaşkanının seçilmesine kadara Federal Konsey Başkanı tarafından kullanılır. Ancak, Federal Meclisi feshetmek hakkı ona ait değildir.

Madde 137. Memurların seçilebilmeleri

(1) Memurların, kamu görevlilerinin, muvazzaf ve süreli askerlerin ile yargıçların Federasyon, eyaletler ve belediye ile köylerde seçilebilmeleri yasayla sınırlandırılabilir.

(2) İlk Federal Meclisin, ilk Federasyon Kongresinin ve Federal Cumhuriyetin ilk Federal Cumhurbaşkanının seçimi, Parlamenter Kurul tarafından kabul edilecek bir seçim yasasına göre yapılır.

(3) 41’inci maddenin ikinci fıkrası gereğince Federal Anayasa Mahkemesine ait olan yetki, onun kuruluşuna kadar kendi iç tüzüğüne göre karar veren Birleşik Ekonomi Alanı Alman Yüksek Mahkemesi tarafından kullanılır.

Madde 138. Güney Almanya Noterlikleri

Baden, Bayern, Württemberg-Baden ve Württemberg-Hohenzollern eyaletlerinde mevcut olan noterliklerin kuruluşundaki değişiklikler, bu eyaletler hükümetlerinin onayına bağlıdır.

Madde 139. Nasyonal Sosyalizm ve militarizmden arınma hükümleri

«Alman halkının Nasyonal Sosyalizm ve Militarizm’den Arınması» hakkındaki hükümler, bu Anayasanın hükümlerine aykırı sayılmaz.

Madde 140. Weimar Anayasasının bazı maddelerinin geçerliliği

11 Ağustos 1919 tarihli Alman Anayasasının 136, 137, 138, 139 ve 141’inci maddeleri hükümleri, bu Anayasanın bir parçasıdır.

Madde 141. Din dersi, «Bremen maddesi»

7’nci maddenin üçüncü fıkrasının birinci cümlesi hükmü, 1 Ocak l949 tarihinde konusunu başka bir şekilde düzenlemiş bulunan eyalette uygulanmaz.

Madde 142. Eyalet anayasalarındaki temel haklar

Bu Anayasanın 1-18’inci maddelerine uygun olarak temel hakları güvence altına alan eyalet anayasalarının hükümleri, 31’inci madde hükmüne bakılmaksızın yürürlükte kalırlar.

Madde 142a. (kaldırılmıştır)

Madde 143. Eski Alman Demokratik Cumhuriyetinin bölgesi için geçici hukuk

(1) Birleşme Antlaşmasının 3’üncü maddesinde adı geçen bölgedeki hukuk, en fazla 31 Aralık 1992 tarihine kadar, farklı durum ve koşullar yüzünden Anayasa düzenine tamamen uyum sağlanamadığı sürece bu Anayasanın hükümlerinden ayrılabilir. Ayrılıklar 19’uncu maddenin ikinci fıkrasına aykırı olamazlar ve 79’uncu maddenin üçüncü fıkrasında yazılan ilkelere uymak zorundadırlar.

(2) II, VIII, VIIIa, IX, X ve XI. bölümlerden ayrılıklar en fazla               31 Aralık 1995 tarihine kadar yürürlükte kalabilir.

(3) Bir ve ikinci fıkraya bakılmaksızın Birleşme Antlaşmasının 41’inci maddesi ve bunun yürütülmesine yönelik düzenlemeler, bu antlaşmanın 3’üncü maddesinde tabir edilen bölgedeki mülkiyete yapılan müdahalelerin geri alınamayacağını öngörüldükleri takdirde geçerliliğini korurlar.

Madde 143a. Federal Demiryollarının özelleştirilmesi

(1) Federasyona bağlı idarece yürütülen Federal Demiryollarının iktisadi teşekküllere dönüştürülmesinden kaynaklanan tüm işlerde, Federasyon inhisari yasama yetkisine sahiptir. Madde 87e’nin beşinci fıkrası kıyasen uygulanır. Federasyon Demiryollarının memurları yasa yoluyla, hukuksal konumları ve kamu işverenin sorumluluğu saklı kalmak kaydıyla, özel hukukla düzenlenmiş Federasyon Demiryollarında göreve getirilebilirler.

(2) Birinci fıkraya göre çıkarılan yasalar Federasyon uygular.

(3) Şimdiye kadarki Federasyon Demiryollarının banliyö tren hatları alanındaki görevlerinin 31 Aralık 1995 tarihine kadar yerine getirilmesi Federasyonun işidir. Bu, tren trafik idaresinin benzer görevleri için de geçerlidir. Ayrıntıları, Federal Konseyin onayına bağlı federal bir yasayla düzenlenir.

Madde 143b. Federal Alman Posta’nın şekil değişimi

(1) Federal Alman Postası’nın özel malvarlığı, federal bir yasa ölçüsünde özel hukuk konumundaki teşebbüslere dönüştürülecektir. Bu konuyla ilgili tüm işlerde, Federasyon inhisari yasama yetkisine sahiptir.

(2) Nev’i değişmeden önce Federasyona ait olan inhisari yetkiler, geçici bir dönem için federal yasayla Federal Alman Postası Telekom ve Federal Alman Postası Posta Hizmetleri işletmelerinden doğan teşebbüslere verilebilir. Federasyon, Federal Alman Postası Posta Hizmetleri’nin halef teşebbüsünde tuttuğunu sermaye çoğunluğunu, yasanın yürürlüğe girmesinden en erken beş sene sonra elden çıkartabilir. Bunun için Federal Konseyin onayına bağlı federal bir yasa gereklidir.

(3) Federal Alman Postasındaki görevli memurlar, hukuk konumlarının ve kamu işvereninin sorumluluğunun saklı kalmak kaydıyla özel teşebbüslerde çalıştırılırlar. Teşebbüsler kamu işveren yetkilerini uygularlar. Ayrıntıları federal bir yasa düzenler.

Madde 143c. Ortak görevlerin kaldırılmasına ilişkin tazmin tutarları

(1) Yüksek okulların ve üniversite hastanelerinin büyütülmesi veya inşası, eğitim planlaması gibi ortak görevlerin kaldırılmasına, yine belediyelerin ulaşım ve trafiğinin iyileştirilmesine ilişkin finansal yardımın kaldırılmasına ve toplu konut yardımına ilişkin olarak Federasyonun finansman payının şartlı olarak kalkmasına binaen eyaletlere; 1 Ocak 2007 tarihinden 31 Aralık 2019 tarihine kadar Federasyon bütçesinden yıllık tutarlar verilecektir. 31 Aralık 2013 tarihine kadar bu tutarlar, Federasyonun 2000 ila 2008 yılları arasındaki referans dönemindeki finansman payının ortalamasından hesaplanacaktır.

(2) Birinci fıkrada yer alan tutarlar 31 Aralık 2013 tarihine kadar aşağıdaki şekilde taksim edilecektir:

  1. Yıllık sabit tutar olarak ve miktarları, her bir eyaletin 2000 ve 2003 yılları arasındaki dönemleri arası ortalama payına göre hesaplanarak;
  2. Her biri şimdiye kadarki karma finansmanda yer alan görev alanındaki amaca bağlı olarak.

(3) Federasyon ve eyaletler 2013 yılının sonuna kadar, birinci fıkra uyarınca görevlerin yerine getirilmesi konusunda eyaletlere verilecek ödeneklere ait tutarların hangi yükseklikte olmasının uygun ve gerekli olduğu konusunu kontrol edeceklerdir. 1 Ocak 2014 tarihinden itibaren birinci fıkrada yer alan ödeneklerin ikinci fıkranın iki numaralı bentte öngörülen amaca bağlı olması şartı ortadan kalkacaktır; bununla birlikte ödeneklerin hacminin yatırımın amacına yönelik olması şartı devam edecektir. Dayanışma Paktı II’yi dayanak alan anlaşmalar saklı kalmaktadır.

(4) Konunun ayrıntılarını Federal Konseyin onayını gerektiren bir yasa düzenler.

Madde 143d. Konsolidasyon yardımları çerçevesinde geçiş dönemi hükümleri

(1) 109 ve 115’inci maddelerinin 31 Temmuz 2009 tarihinden önce geçerli olan halleri son olarak 2010 bütçe yılı için uygulanacaklardır. 109 ve 115’inci maddelerinin 1 Ağustos 2009 tarihinden itibaren geçerli olacak olan halleri ilk olarak 2011 bütçe yılı için uygulama alanı bulacak, 31 Aralık 2010 tarihinde mevcut olan ve daha önceden hazırlanan özel malvarlıkları için verilmiş kredi yetkilendirilmeleri bundan mahfuzdur. Eyaletler, 1 Ocak 2011 ila 31 Aralık 2019 tarihleri arasında, yürürlükteki eyalet hukuku düzenlemeleri çerçevesinde 109’uncu maddenin üçüncü fıkrasında düzenlenen yönergenin aksine davranabilir. Eyaletlerin bütçeleri, 2020 bütçe yılında 109’uncu maddenin üçüncü fıkrasının beşinci cümlesi düzenlenen yönergeyi yerine getirilebilecek konuma getirilmelidir. Federasyon, 1 Ocak 2011 ila                   31 Aralık 2015 tarihleri arasında 115’inci maddenin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen yönergenin aksine davranabilir. Mevcut olan açığın kapatılması ile 2011 bütçe yılında başlanacaktır. Yıllık bütçeler, 2016 bütçe yılında 115’inci maddenin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen yönergeyi yerine getirilebilecek konuma getirilmelidir; ayrıntılar federal bir yasayla düzenlenecektir.

(2) 109’uncu maddenin üçüncü fıkrasındaki yönergenin 1 Ocak 2020 tarihinden itibaren yerine getirilmesine yardımcı olmak için, Berlin, Bremen, Saarland, Saksyonya-Anhalt ve SchleswigXI. Holstein eyaletlerine 2011 ila 2019 yılları arası dönemde Federasyonun bütçesinden toplamda yıllık 800 Milyon Euro tutarında konsolidasyon yardımı yapılabilir. Bu toplam tutardan 300 Milyon Euro Bremen’e 260 Milyon Euro Saarland’a; Berlin Saksonya-Anhalt ve Schleswig-Holstein’a 80’er Milyon Euro düşmektedir. Bu yardımlar, Federal Konseyin onayını gerektiren bir Federal yasadan kaynağını bulan bir idari sözleşme esasa alınarak yapılacaktır. Bu yardımların yapılması,            2020 yılının sonuna kadar finansal açıkların tamamen kapatılması şartına bağlıdır. Ayrıntılar, özellikle finansal açığın yıllık olarak kapatılmasına ilişkin prosedür; finansal açığın kapatılmasının İstikrarlılık Kurulu aracılığı ile denetlenmesi ve açığın kapatılması için uyulması gereken prosedüre uyulmamasının sonuçları, Federal Konseyin onayını gerektiren bir Federal yasa ve bir idari sözleşme ile düzenlenecektir. Olağanüstü bir bütçe acil durumu nedeniyle, konsolidasyon yardımları ve iyileştirme yardımları aynı anda yapılması mümkün değildir.

(3) Konsolidasyon yardımlarının yapılması nedeniyle oluşan finans yükü, Federasyon ve eyaletler tarafından yarı yarıya paylaşılacaktır; ki, eyaletler, bu ödemeleri kendilerine tahsis edilen katma değer vergisi gelirlerinden yapacaklardır. Ayrıntılar, Federal Konseyin onayını gerektiren bir Federal yasa ile düzenlenecektir.

Madde 144. Anayasanın onaylanması

(1) Bu Anayasa, kendisinin ilk önce yürürlüğe gireceği eyaletlerin üçte ikisinin yasama organlarınca kabul edilmelidir.

(2) 23’üncü maddede sayılan eyaletlerde veya bu eyaletlerin bir bölgesinde bu Anayasanın uygulanmasının sınırlamaya tabi olması halinde, eyalet veya eyaletin ilgili kısmı, 38’inci maddeye göre Federal Millet Meclis ve 50’nci maddeye göre de Federal Konseye temsilci göndermek hakkına sahiptir.

Madde 145. Anayasanın ilanı

(1) Parlamenter Kurul, açık oturumda Büyük Berlin temsilcilerinin de katılmalarıyla bu Anayasanın kabul edildiğini tespit ederek, imzalar ve ilan eder.

(2) Bu Anayasa, ilan edildiği günün sonuyla yürürlüğe girer.

(3) Anayasa, Federasyonun Resmi Gazetesi’nde yayınlanır.

Madde 146. Anayasanın geçerlilik süresi

Almanya’nın birleşmesini ve özgürlüğünü tamamlamasından sonra, bütün Alman halkı için geçerli olan bu Anayasa, Alman halkının serbest iradesiyle kabul edeceği bir Anayasanın yürürlüğe girdiği günde geçerliliğini kaybeder.   11 Ağustos 1919 Tarihli Alman İmparatorluğu Anayasası’ndan alıntı (Weimar Anayasası)

Din ve dini cemaatler

 

Madde 136.

(1) Medeni ve siyasi hak ve ödevler, ne din özgürlüğünün icrasına bağlıdır ne de bu nedenle kısıtlanabilirler.

(2) Medeni ve siyasi haklardan yararlanma ve kamu görevlerine giriş dini inanca bağlı değildir.

(3) Hiç kimse dini inancını açıklamakla yükümlü değildir. Resmi makamlar ancak, kişi için hak ve ödevlerin icrası veya yasayla öngörülen bir istatistik’in yapılması gerektirdiği ölçüde, dini bir kuruma üyelik konusunda soru sorma hakkına sahiptir.

(4) Hiç kimse bir kilise ibadetine veya törenine veya dini bir ibadete katılmaya veya dini bir yemin şeklini kullanmaya zorlanamaz.

Madde 137.

(1) Devlet kilisesi yoktur.

(2) Dini topluluklar kurma hakkı güvence altına alınır. Dini toplulukların İmparatorluk toprakları içinde birleşmeleri, hiçbir sınırlandırmaya tabi değildir.

(3) Her dini topluluk, kendi işlerini, herkes için geçerli olan yasaların çerçevesinde bağımsız olarak düzenler ve yönetir. Görevlilerini, devlet veya belediye ve köylerin katılımı olmaksızın belirler.

(4) Dini topluluklar, medeni hukukun genel hükümlerine göre hukuki ehliyet kazanırlar.

(5) Halen kamu tüzel kişi niteliğinde olan dini topluluklar, bu hüviyetlerini muhafaza ederler. Kuruluş ve üye sayılarına göre devamlılık gösteren diğer dini topluluklara da istekleri üzerine aynı haklar tanınır. Kamu tüzel kişi niteliğindeki dini toplulukların bir birlik kurmaları halinde, bu birlik de kamu tüzel kişi sayılır.

(6) Kamu tüzel kişi niteliğindeki dini topluluklar, bölgesel vergi listeleri üzerinden, eyalet hukukunun tespit ettiği koşullar çerçevesinde vergi toplamak yetkisine sahiptirler. 11 Ağustos 1919 Tarihli Alman İmparatorluğu Anayasası’ndan alıntı.

(7) Belirli bir dünya görüşüne ortaklaşa hizmet etmeyi kendilerine amaç edinmiş birlikler dini topluluklara eşit sayılırlar.

(8) Bu hükümlerin uygulanmasının yeni hükümler konulmasını gerektirmesi halinde, bu yetki eyalet yasama organlarına aittir.

Madde 138.

Devletin yasaya, sözleşmelere veya diğer hukuki tasarruflara dayanarak dini topluluklara yaptığı yardımlar konusu, eyalet yasama organlarının yetkisine geçer. İmparatorluk, bu konuda temel hükümler koyar. Dini cemaat ve derneklerin mülkiyet ve diğer hakları, onların diyanet, öğretim ve hayırsever amaçlara hizmet eden kuruluş ve vakıfları ve diğer varlıkları güvence altına alınır.

Madde 139.

Pazar ve devletçe kabul edilmiş diğer tatil günleri, bedeni ve ruhi dinlenme günleri olarak, yasayla korunmakta devam edecektir.

Madde 140.

Ordu mensuplarına, dini görevlerinin yerine getirmeleri için yeterli vakit ayrılır.

Madde 141.

Orduda, hastanelerde, cezaevlerinde ve diğer kamu kuruluşlarında ibadet ve maneviyat takviyesine gereksinme olduğu ölçüde, dini topluluklara, gerekli dini işlemlerin yapılması hususunda izin verilmelidir. Bu arada her türlü zorlamadan kaçınılmalıdır.

Fransa Anayasası

0
Fransa Anayasası

Fransa Anayasası

Başlangıç

Fransız halkı, 1789 Beyannamesinde tanımlanan, 1946 Anayasasının başlangıç kısmında teyit edilip tamamlanan insan haklarına ve milli egemenlik ilkelerine, aynı şekilde 2004 Çevre Şartında belirtilen hak ve ödevlere bağlılığını ihtişamla ilân eder.

Bu ilkeler ve hakların kendi kaderlerini serbestçe belirlemeleri esası gereğince Cumhuriyet, kendisine katılma iradesini beyan eden denizaşırı ülkelere özgürlük, eşitlik ve kardeşlik ortak idealine dayanan ve bu ülkelerin demokratik gelişmelerini sağlayacak yeni kurumlar sunar.

 

Madde 1.

Fransa, bölünmez, laik, demokratik sosyal bir Cumhuriyettir. Köken, ırk veya din ayrımı yapmaksızın, tüm vatandaşların yasa önünde eşitliğini garanti eder. Her inanca saygılıdır. İdari yapısı yerinden yönetim esasına dayanır.

Kadınlar ve erkeklerin seçimle gelinen görev ve mevkilerin yanı sıra mesleki konumlara ve sosyal sorumluluklara eşit şekilde erişebilmeleri, kanunla teşvik edilir.

Başlık I.

Egemenlik

Madde 2.

Cumhuriyetin dili Fransızca’dır.

Ulusal simge mavi, beyaz ve kırmızı renklerden oluşan üç renkli bayraktır.

Ulusal Marş Marsillaise’dir.

Cumhuriyetin veciz ifadesi “Özgürlük, Eşitlik, Kardeşliktir”.

Cumhuriyetin ilkesi; “Halkın, halk tarafından ve halk için yönetimidir.”

Madde 3.

Ulusal egemenlik halka aittir, bunu temsilcileri aracılığıyla ve halkoylaması yoluyla kullanır.

Halkın hiçbir kesimi veya hiçbir fert egemenliğin kullanılmasını kendisine mal edemez.

Anayasada öngörülen koşullar dâhilinde, seçimler tek dereceli veya iki dereceli olabilir. Fakat, daima genel, eşit ve gizlidir.

Yasanın belirlediği koşullar çerçevesinde, reşit olan, medeni ve siyasal haklarını kullanabilen kadın-erkek her Fransız vatandaşı seçmendir.

Madde 4.

Siyasal parti ve siyasal guruplar oy vermenin tecellisine katkıda bulunurlar. Bunlar, serbestçe kurulu ve serbestçe faaliyette bulunurlar. Ulusal egemenlik ve demokrasi ilkelerine saygı göstermek zorundadırlar.

Şartları yasayla belirlenen, 1’inci maddenin ikinci fıkrasında belirlenen ilkenin uygulanmasına da katkıda bulunurlar.

Farklı fikirlerin ifade edilebilmesi ve siyasal partilerin ve siyasal grupların Ulusun demokratik hayatına eşit şekilde katılabilmesi kanunlarla garanti edilir.

Başlık II.

Cumhurbaşkanı

Madde 5.

Cumhurbaşkanı Anayasaya saygı duyulmasını gözetir. Hakemlik yetkisine dayanarak, kamu güçlerinin düzenli çalışmasını sağladığı gibi devletin devamlılığını temin eder.

Ulusal bağımsızlığın, ülkenin bütünlüğünün ve antlaşmalara saygının garantörüdür.

Madde 6.

Cumhurbaşkanı beş yıl için, tek dereceli genel seçimle seçilir.

Hiçbir kimse ardı ardına iki dönem Cumhurbaşkanlığı görevini yürütemez.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin özel koşullar organik bir yasa ile belirlenir.

Madde 7.

Cumhurbaşkanı, kullanılan oyların salt çoğunluğu ile seçilir. Oylamanın ilk turunda bu çoğunluk sağlanamazsa, seçimleri izleyen ondördüncü gün ikinci tura gidilir. Bu ikinci tura, sadece, daha az şanslı adayların da çekilmesinden sonra, ilk turda en çok oy alan iki aday katılabilir.

Oy verme Hükümetin çağrısı ile başlar.

Yeni Cumhurbaşkanının seçimi, görevdeki Cumhurbaşkanının yetkilerinin sonra ermesinden en az yirmi, en fazla otuzbeş gün önce yapılır.

Cumhurbaşkanlığının herhangi bir nedenle boşalması ya da Anayasa Konseyi tarafından belirlenen bir engelin ortaya çıkması halinde, aşağıdaki 11 ve 12’nci maddelerde öngörülenler hariç, Cumhurbaşkanının görevleri geçici olarak Senato Başkanı tarafından, onun da engelli olması halinde Hükümetçe yerine getirilir.

Boşalma halinde ya da Anayasa Konseyince göreve kesin engelin varlığı beyan edilince, yeni Cumhurbaşkanı seçimi için oy verme, Anayasa Konseyince saptanacak mücbir sebepler dışında, boşalmanın meydana gelindiğinin ya da engelin kesin nitelikte olduğunun ilânından en az yirmi, en fazla otuzbeş gün sonra yapılır.

Adaylıkların konulması için belirlenen son tarihten otuz günden az bir süre önce adaylığını açıkça ilân etmiş olan bir kişi bu tarihten önceki yedi gün içinde ölür ya da engelli hale gelmiş olursa, Anayasa Konseyi seçimin ertelenmesine karar verebilir.

Seçimlerin birinci turundan önce, adaylardan biri ölür ya da engelli hale gelirse, Anayasa Konseyi seçimlerin ertelenmesine karar verir.

Birinci turda en avantajlı durumda olan iki adaydan birinin, adaylıktan çekilmeler olmadan önce ölümü yahut engelli hale gelmesi durumunda Anayasa Konseyi, seçim işlemlerinin tümünün yeniden yapılacağını beyan eder; İkinci tura kalan adaydan birinin ölmesi ya da engelli duruma gelmesi halinde de aynı şekilde hareket edilir.

Her durumda aşağıdaki 61’inci maddenin ikinci fıkrasında belirtilen yahut yukarıdaki 6’ncı maddede söz edilen organik yasada aday göstermek için öngörülen koşullar çerçevesinde, adaylık için Anayasa Konseyine başvurulur.

Anayasa Konseyinin karar tarihinden otuzbeş günden fazla bir zaman sonra oylama yapılmazsa Anayasa Konseyi, üçüncü ve beşinci fıkralarda öngörülen süreleri uzatabilir. Bu fıkra hükümlerinin uygulanması, seçimin, görevdeki Cumhurbaşkanının yetkilerinin sona ermesinden sonraki bir tarihe ertelenmesi sonucunu doğurursa mevcut Cumhurbaşkanı; yeni Cumhurbaşkanının ilân edildiği tarihe kadar görevde kalır.

Cumhurbaşkanlığı makamının boşaldığı ya da Cumhurbaşkanının engellilik halinin kesinliğinin ilân edilmesi ile halefinin seçimi arasındaki süreç içinde Anayasanın 49, 50 ve 89’uncu maddeleri uygulanmaz.

Madde 8.

Cumhurbaşkanı Başbakanı atar. Başbakan tarafından Hükümetin istifasının sunulması üzerine görevine son verir.

Başbakanın önerisi üzerine Hükümetin diğer üyelerini tayin eder ve bunların görevine son verir.

Madde 9.

Cumhurbaşkanı, Bakanlar Kuruluna başkanlık eder.

Madde 10.

Cumhurbaşkanı, kesin olarak kabul edilmiş olan yasaları, Hükümete sunulmalarını takip eden onbeş gün içinde ilân eder.

Bu sürenin bitmesinden önce, yasanın ya da bazı maddelerinin yeniden müzakere edilmesini Parlamentodan isteyebilir. Bu yeniden müzakere istemi reddolunamaz.

Madde 11.

Cumhurbaşkanı, Hükümetin Parlamentonun toplantı dönemi boyunca yaptığı ya da her iki Meclisin ortaklaşa yapmış oldukları ve Resmi Gazete’de yayınlanan teklifleri, kamu mercilerinin teşkilatlandırılması yasa tasarılarını, kamunun sosyal, ekonomik ve siyasal reformuna ilişkin tasarıları, aynı şekilde kamu hizmetlerine ilişkin, Anayasaya aykırı olmaksızın kurumların işleyişi üzerinde etki yapabilecek bir antlaşmanın onaylanması için izin verilmesine ilişkin her yasa tasarısını referanduma sunabilir.

Referandumun, bir Hükümet Tasarısı üzerine gerçekleşmesi durumunda, Hükümetin her iki Meclis önünde gerçekleştireceği deklarasyonu yine her iki Meclis nezdinde gerçekleştirilecek müzakereleri takip edecektir.

Madde 11.*

Cumhurbaşkanı, Hükümetin Parlamentonun toplantı dönemi boyunca yaptığı ya da her iki Meclisin ortaklaşa yapmış oldukları ve Resmi Gazete’de yayınlanan teklifleri, kamu mercilerinin teşkilatlandırılması yasa tasarılarını, kamunun sosyal, ekonomik ve siyasal reformuna ilişkin tasarıları, aynı şekilde kamu hizmetlerine ilişkin, Anayasaya aykırı olmaksızın kurumların işleyişi üzerinde etki yapabilecek bir antlaşmanın onaylanması için izin verilmesine ilişkin her yasa tasarısını referanduma sunabilir.

Referandumun, bir Hükümet Tasarısı üzerine gerçekleşmesi durumunda, Hükümetin her iki Meclis önünde gerçekleştireceği deklarasyonu yine her iki Meclis nezdinde gerçekleştirilecek müzakereleri takip edecektir.

İlk fıkrada belirtilen konularla ilgili olarak gerçekleştirilecek bir referandum, Parlamento Üyelerinin beşte birinin seçmen kütüğüne kayıtlı seçmenlerin onda birinin desteğiyle sunacakları teklif üzerine, gerçekleştirilebilir. Bu teklif, Parlamento Üyeleri Tarafından Getirilen Kanun Teklifi şeklinde olacak ve bir yıldan az süre içinde çıkartılmış bir yasa hükmünün iptali için uygulanmaz.

Referandumun yapılma şartları ve Anayasa Konseyinin bir önceki fıkra hükümlerine uygunluğunu incelerken bağlı olacağı şartlar bir organik yasa ile düzenlenir.

Parlamento Üyeleri Tarafından Getirilen Kanun Teklifi her iki Meclis tarafından organik yasada belirtilen süre içinde müzakere edilmezse, Cumhurbaşkanı bu kanun teklifini referanduma sunar.

Fransız halkı referandumda Parlamento Üyeleri Tarafından Getirilen Kanun Teklifinin lehine oy kullanmazsa, referandum tarihini takip eden iki yıllık dönemin sonuna kadar aynı konuda yeni bir referandum teklifi yapılamaz.

Referandum, yasa tasarısının ya da Parlamento Üyeleri Tarafından Getirilen Kanun Teklifinin kabulü şeklinde sonuçlanırsa, Cumhurbaşkanı bunu referandumun sonuçlanmasından itibaren onbeş gün içinde ilân eder.

Madde 12.

Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Meclis Başkanlarının görüşünü aldıktan sonra Millet Meclisini feshedebilir.

Fesihten en az yirmi, en çok kırk gün sonra genel seçimler yapılır.

Millet Meclisi, seçimini izleyen ikinci Perşembe günü kendiliğinden toplanır. Bu toplantı olağan dönemler için öngörülen süreçler dışında yapılırsa kendiliğinden onbeş günlük yeni bir dönem başlar.

Bu seçimi izleyen yıl içinde yeni bir fesih yapılamaz.

Madde 13.

Cumhurbaşkanı Bakanlar Kurulunda görüşülen kararname ve kararları imzalar.

Devletin sivil ve askeri görevlilerinin atamasını yapar.

Danıştay üyeleri, Legion d’Honneur Büyük Şansölyesi, Büyükelçiler ve fevkalade elçiler, Sayıştay Üyeleri, Valiler, Hükümetin 74’üncü maddede düzenlenen denizaşırı ülkelerdeki ve Yeni Kaledonya’daki temsilcileri, yüksek rütbeli subaylar, akademi rektörleri, merkezi idarelerin yöneticilerinin atanması Bakanlar Kurulunca yapılır.

Bakanlar Kurulunca atama yapılacak diğer görevler ve Cumhurbaşkanının atama yetkisinin onun adına başkasına devrine ilişkin koşullar bir organik yasa ile düzenlenir.

Ulusun hakların ve özgürlüklerinin, ya da ekonomik ve sosyal hayatının teminat altına alınmasının ehemmiyeti sebebiyle atama yetkisinin, her bir Meclisteki ilgili daimi komisyonlarla birlikte kamuoyunun görüşü alınarak kullanılacağı, üçüncü fıkrada belirtilenlerin haricindeki diğer görevler veya unvanlar bir organik yasa ile tanımlanır. Her iki komisyonun aleyhte kullandıkları oy toplamı iki komisyonun kullandığı toplam oy sayısının beşte üçüne eşit olduğu hallerde, Cumhurbaşkanı tarafından atama yapılmaz. Bu komisyonlar, ilgili görev veya unvanlara göre kanunlar tarafından belirlenir.

Madde 14.

Cumhurbaşkanı, yabancı ülkelere gönderilen büyükelçi ve fevkalade elçilere güven belgesi verir, yabancı büyükelçi ve fevkalade elçilerin güven belgesini kabul eder.

Madde 15.

Cumhurbaşkanı, silahlı kuvvetlerin başıdır. Milli Savunma Yüksek Kurul ve Komitelerine başkanlık eder.

Madde 16.

Cumhuriyetin kurumları, milletin bağımsızlığı, ülkesinin bütünlüğü veya uluslararası taahhütlerin yerine getirilmesi ciddi ve ani biçimde tehdit edildiği ve anayasal kamu güçlerinin düzenli işleyişi bozulduğu zaman Cumhurbaşkanı, Başbakanın, Meclis Başkanlarının ve Anayasa Konseyinin resmi görüşlerini aldıktan sonra, bu şartların gerektirdiği önlemleri alır.

Durumu bir açıklamayla milletin bilgisine sunar.

Bu önlemler anayasal kamu güçlerine en kısa süreler içinde görevlerini yerine getirmek olanaklarını sağlama iradesinden kaynaklanmalıdır. Bu konularda Anayasa Konseyinin görüşü alınır.

Parlamento kendiliğinden toplanır.

Millet Meclisi, olağanüstü yetkilerini kullandığı süre içinde feshedilemez.

Bu olağanüstü yetkilerin kullanılmasından otuz gün sonra, konu, Millet Meclisi Başkanı, Senato Başkanı, Millet Meclisinin altmış üyesi, ya da altmış senatör tarafından bu fıkrada belirtilen şartların hâlâ devam edip etmediğinin belirlenmesi maksadıyla, Anayasa Konseyine havale edebilir. Anayasa Konseyi kararını en kısa süre içerisinde halka açıklar. Anayasa Konseyi bu incelemeyi resen gerçekleştirir ve kararını, olağanüstü yetkilerin kullanılmaya başlandığı tarihten altmış gün sonra, ya da bu tarihten sonra herhangi bir tarihte aynı şekilde verir.

Madde 17.

Cumhurbaşkanı bireysel af yetkisine sahiptir.

Madde 18.

Cumhurbaşkanı, Parlamentonun iki Meclisi ile ilişkilerini gönderdiği ve hiçbir tartışmaya yer vermeyen mesajlarla sağlar.

Cumhurbaşkanı, bu amaçla bileşik oturumda toplanan Parlamentoya hitap edebilir. Cumhurbaşkanının Parlamentoya hitaben yapacağı beyanlar, kendisinin yokluğunda, oylanmaksızın Parlamento tarafından tartışılır.

Parlamento, normal dönem dışında bu amaçla özel olarak toplanır.

Madde 19.

Cumhurbaşkanının, 8’inci maddenin birinci fıkrası, 11, 12, 16, 18, 54 ve 61’inci maddelerde öngörülenler dışındaki işlemleri, Başbakan ve gerektiğinde ilgili bakanlar tarafından imzalanır.

Başlık III.

Hükümet

 Madde 20.

Hükümet, milli politikayı belirler ve yürütür.

İdareden ve silahlı kuvvetlerden yararlanır.

49 ve 50’nci maddelerde öngörülen usul ve şartlar dâhilinde, Parlamento önünde sorumludur.

Madde 21.

Başbakan, Hükümetin faaliyetlerini yönetir. Ulusal savunmadan sorumludur. Yasaların uygulanmasını sağlar. 13’üncü madde hükümleri saklı kalmak üzere, düzenleme yetkisini kullanır ve sivil ve askeri görevlere atamalar yapar.

Yetkilerinden bazılarını bakanlara devredebilir.

Gerektiğinde, 15’inci maddede sözü edilen kurul ve komitelere Cumhurbaşkanına vekâleten başkanlık eder.

İstisnai hallerde Cumhurbaşkanının açıkça verdiği yetkiye dayanarak ve belirli bir gündem için bakanlar kuruluna, Cumhurbaşkanına vekâleten başkanlık eder.

Madde 22.

Başbakanın kararları gerektiğinde bunları uygulamakla yükümlü bakanlarca imzalanır.

Madde 23.

Hükümet üyeliği görevleri, her türlü milletvekilliği, ulusal nitelikteki hiçbir mesleki temsilcilik ve hiçbir kamusal görev ya da hiçbir mesleki faaliyetle bağdaşmaz.

Bu gibi görev, faaliyet ve vekâletlerin asıl sahiplerinin yerine kimler tarafından yerine getirileceğine ilişkin şartlar bir organik yasa ile saptanır.

Parlamento üyelerine vekalet, 25’inci madde hükümlerine uygun biçimde olur.

 

Başlık IV.

Parlamento

 Madde 24.

Parlamento yasalar çıkartır. Hükümetin faaliyetlerini izler. Kamusal politikaları değerlendirir.

Parlamento, Millet Meclisi ve Senatodan oluşur.

Azami beşyüzyetmişyedi üyeden oluşan Millet Meclisinin üyeleri tek dereceli seçimle seçilirler.

Azami üçyüzkırksekiz üyeden oluşan Senatonun üyeleri iki dereceli seçimle seçilir. Senato, ülkedeki yerel yönetimlerin temsilini sağlar.

Fransa dışında yerleşmiş Fransız vatandaşları Millet Meclisinde ve Senatoda temsil edilirler.

Madde 25.

Her iki Meclisin yetki süreleri, üyelerinin sayısı, ödenekleri, seçilme şartları, seçilemezlik durumları ve yapamayacakları görevler bir organik yasa ile belirlenir.

Yasa aynı şekilde, boşalma halinde milletvekili veya senatörlere, ait oldukları Meclisin yenilenmesine kadar vekâlet edecek kişilerin seçimine ilişkin koşulları da saptar.

Oluşumu, teşkilat ve çalışma esasları bir kanunla düzenlenecek olan bağımsız bir komisyon, Millet Meclisi seçimlerine ilişkin seçim çevrelerinin tanımlanması, ya da Millet Meclisi ya da Senatodaki koltuk dağılımının değiştirilmesine ilişkin olarak Hükümetin ya da milletvekillerinin vermiş oldukları kanun teklifi hakkında kamuoyuna görüşünü açıklar.

Madde 26.

Parlamentonun hiçbir üyesi, görevini ifa ederken ileri sürdüğü fikirlerden ve kullandığı oylardan dolayı kovuşturulamaz, aranamaz, tutuklanamaz ve yargılanamaz.

Parlamentonun hiçbir üyesi, suç ve kabahatlerinden dolayı, ait olduğu Meclisin izni olmaksızın, tutuklanamaz, hürriyetini kaldırıcı veya sınırlandırıcı tedbirlere tabi tutulamaz. Ancak ağır cezalık suç veya suçüstü hali yahut kesin mahkûmiyet durumlarında bu izin gerekli değildir.

Parlamentonun bir üyesi hakkındaki kovuşturma, tutuklama yahut hürriyetini kaldırıcı veya sınırlandırıcı tedbirler, ait olduğu Meclisin kararıyla Meclisin toplantı dönemi sonuna kadar ertelenir.

İlgili Meclis gerektiğinde, yukarıdaki fıkranın uygulanmasına yönelik olarak ek bir oturum için kendiliğinden toplanır.

Madde 27.

Hiçbir Meclis üyesi hiçbir emredici vekâlete bağlı olmaksızın seçilirler.

Parlamento üyelerinin oy hakkı kişiseldir.

Vekâleten oy vermeye bir organik yasa ile istisnai olarak izin verilebilir. Bu durumda birden fazla vekâlet kabul edilemez.

Madde 28.

Parlamento olağan toplantı dönemi için kendiliğinden toplanır. Bu olağan toplantı dönemi Ekim ayının ilk iş gününde başlayıp Haziran ayının son iş gününde sona erer.

Her Meclisin olağan toplantı dönemince bağlı olduğu oturum günü sayısı yüzyirmi günü geçemez. Oturum haftalarını her Meclis kendisi belirler.

İlgili Meclisin Başkanının görüşünü almak kaydıyla, Başbakanca veya her Meclis üyelerinin çoğunluğunca oturumun kapatılması gününün uzatılmasına karar verilebilir.

Oturum günleri ve saatleri her Meclisin kendi İçtüzüğü ile belirlenir.

Madde 29.

Parlamento, Başbakan ya da Millet Meclisinin üyelerinin çoğunluğunun istemi üzerine olağanüstü olarak ve belirli bir gündemle toplanır.

Parlamento, Millet Meclisi üyelerinin istemiyle olağanüstü toplandığında, Parlamento bu toplantının, toplantı gündeminin sona ermesi üzerine, ya da toplantı tarihinden itibaren azami 12 gün sonra, hangisi daha önce gerçekleşmiş ise o tarihte kapanmasına karar verir.

Kapanma kararını izleyen ayın sona ermesinden önce yeni bir toplantı yapılması sadece Başbakan tarafından istenebilir.

Madde 30.

Parlamentonun kendiliğinden toplandığı haller dışında, olağanüstü toplantılar Cumhurbaşkanı kararı ile açılır ve kapanır.

Madde 31.

Hükümet üyeleri her iki Meclisin toplantılarına katılırlar. İstedikleri takdirde konuşma yaparlar.

Hükümet komiserlerinin yardımını isteyebilirler.

Madde 32.

Millet Meclisi Başkanı bir yasama dönemi için seçilir. Senato Başkanı her kısmi yenilemeden sonra seçilir.

Madde 33.

Her iki Meclisin oturumları alenidir. Görüşmelerle ilgili tutanağın tamamı Resmi Gazete’de yayımlanır.

Meclislerin her biri, Başbakanın ya da üyelerinin onda birinin istemi üzerine gizli oturum yapabilir.

Başlık V.

Parlamento ve Hükümet Arasındaki İlişkiler

 Madde 34.

Yasalar, aşağıda belirtilen konulara ilişkin kuralları belirler;

− Medeni haklar, kamusal özgürlüklerin kullanılması için vatandaşlara tanınan temel güvenceler; basın özgürlüğü, çeşitliliği ve bağımsızlığı; Milli savunma nedeniyle vatandaşların kişilik ve mallarına getirilen yükümlülükler;

− Tabiiyet, kişilerin hal ve ehliyetleri, evlilik rejimleri, veraset ve karşılıksız kazandırmalar;

− Cürüm ve suçların tayini ve bunlara uygulanacak cezalar, ceza usulü, af, yeni yargı düzeninin ihdası ve yargı üyelerinin statüsü;

− Her türlü vergilerin matrah, oran ve tahsil biçimleri; para basımı rejimi.

Yasalar, aynı şekilde şu konuları da belirler;

− Parlamento, yerel meclislerin ve yurtdışında yerleşik Fransız vatandaşlarının temsil edildiği meclislerin seçim rejimi ve yanı sıra mahalli idarelerin özel meclislerinin üyelerinin seçimle atandıkları görevler ve unvanlar;

− Kamu kurumlarının kategorilerinin ihdası;

− Devletin sivil ve askeri memurlarına tanınan temel güvenceler;

− Teşebbüslerin millileştirilmesi, kamu sektörü teşebbüslerine ait mülkiyetin özel sektöre devri.

Yasalar, şu konularda temel ilkeleri belirler;

− Milli savunmanın genel teşkilatlanması;

− Mahalli idarelerin serbest yönetimi, yetki ve kaynakları;

− Öğrenim;

− Çevrenin korunması;

− Mülkiyet rejimi; ayni haklar, medeni ve ticari borçlar;

− Çalışma, sendika ve sosyal güvenlik hakkı.

Mali yasalar, bir organik yasada belirlenen şartlar ve istisnalar çerçevesinde, Devletin kaynak ve yükümlülüklerini belirler.

Sosyal güvenlik finansmanı yasaları, gelir tahminlerini hesaba katarak, mali dengelerin genel şartlarını belirler, bir organik yasada öngörülecek özel şartlar ve istisnalar çerçevesinde harcama amaçlarını saptar.

Program yasaları, Devletin ekonomik ve sosyal faaliyetlerinin amaçlarını belirler.

Kamu maliyesine ilişkin çok yıllı kılavuzlar program yasalarıyla hazırlanır. Bu kılavuzlar kamu yönetiminde hesap dengesinin sağlanması hedefine katkı yaparlar.

İş bu madde hükümleri, bir organik yasa ile açıklanır ve tamamlanır.

Madde 34-1.

Parlamentonun Meclisleri organik yasada düzenlenen şartlara göre karar alabilirler.

Kabulü veya reddi Hükümet nezdinde güven oylaması niteliğinde olan yahut Hükümet için kesin emir içeren bir kanun taslağı kabul edilemez ve gündeme alınamaz.

Madde 35.

Savaş ilânına parlamento izin verir.

Hükümet, silahlı kuvvetlerin yurtdışına yapacakları müdahale hakkında, söz konusu müdahalenin başlangıcından en geç üç gün sonra Parlamentoya bu kararını bildirir. Hükümet, bilgilendirmesinde söz konusu müdahalenin hedeflerini ayrıntılarıyla açıklar. Bu bilgilendirmeyi müzakereler takip eder. Müzakereler sonrasında oylama yapılmaz.

Söz konusu müdahalenin süresi dört ayı aşarsa Hükümet, yetkinin uzatımı için Parlamentoya müracaat eder. Millet Meclisinin konu hakkında son kararı vermesini talep edebilir.

Parlamento dört aylık sürenin sonunda oturumda değil ise, kararını bir sonraki oturumda açıklar.

Madde 36.

Sıkıyönetime Bakanlar Kurulu karar verir.

Sıkıyönetimin 12 günü aşması ancak Parlamentonun iznine bağlıdır.

Madde 37.

Yasa kapsamına girmeyen diğer konular tüzük niteliğindedir.

Bu konulara ilişkin yasa biçimindeki metinler, Danıştay’ın görüşü alınarak çıkarılacak kararnamelerle değiştirilebilir. Bu metinlerden, Anayasanın yürürlüğe girmesinden sonra çıkarılacak olanların kararname ile değiştirilebilmesi, bunların önceki fıkra gereğince tüzük niteliğinde olduğunun Anayasa Konseyince ilân edilmesine bağlıdır.

Madde 37-1.

Yasa ve tüzükler, belli bir amaç ve süre ile sınırlı olarak, deneme amaçlı uygulamalara imkan tanıyan düzenlemeleri de içerebilir.

Madde 38.

Hükümet, programını uygulamak için, sınırlı bir süre için, normalde yasanın düzenleme alanına giren önlemleri kararname ile almak konusunda Parlamentodan izin isteyebilir.

Kararnameler, Danıştay’ın görüşü alındıktan sonra Bakanlar Kurulunca çıkarılır. Yayınlandıkları tarihte yürürlüğe girerler fakat onanmalarına ilişkin yasa tasarısı, yetki veren yasanın öngördüğü tarihten önce Parlamentoya sunulmazsa geçersiz hale gelir. Kararnameler ancak açık şartlarla onanabilir.

Bu maddenin birinci fıkrasında öngörülen sürenin geçmesinden sonra, kararnameler ancak yasama alanına giren konuları düzenleyen yasalarla değiştirilebilir.

Madde 39.

Yasa teklifi, Başbakan ve Parlamento üyeleri tarafından verilebilir.

Yasa tasarıları, Danıştay’ın görüşü alındıktan sonra Bakanlar Kurulunda müzakere edilir ve iki Meclisten birinin başkanlık kuruluna verilir. Mali yasalar ve sosyal güvenliğin finansmanına ilişkin yasa tasarıları önce Millet Meclisine sunulur. 44’üncü maddenin ilk fıkrası saklı kalmak üzere, mahalli idareler teşkilatlarının temel konularına ilişkin yasa tasarıları önce Senatoya sunulur.

Hükümetin yasa teklifleri organik yasanın belirlediği şartlara göre Millet Meclisi veya Senatonun görüşme takvimine alınırlar.

Hükümet yasa teklifinin gönderildiği ilk Meclisin Başkanlık Divanı bu yasa teklifinde organik yasada belirtilen kurallara uyulmadığını beyan ederse, Hükümetin hazırladığı yasa teklifi müzakere gündemine alınmayabilir. Başkanlık Divanı ve Hükümet arasında fikir ayrılığının bulunması halinde, ilgili Meclis Başkanı veya Başbakan konuyu Anayasa Konseyine havale edebilir. Anayasa Konseyi sekiz gün içinde kararını açıklar.

Millet Meclisi ya da Senato Başkanı, kanun teklifini Meclise tevdi eden üyenin itirazı bulunmadıkça, ilgili Meclisin bir üyesi tarafından o Meclise sunulan bir yasa teklifini kanunda belirtilen şartlara uygun olarak, komisyonda görüşülmeye başlanmadan önce, görüş için Danıştay’a sunabilir.

Madde 40.

Parlamento üyeleri tarafından getirilen kanun teklifleri, kabul edilmeleri durumunda kamusal kaynakların azalması, yeni bir kamusal yükümlülük yaratılması ya da böyle bir yükümlülüğün ağırlaştırılması sonucunu doğurabilecek teklif ve değişiklikler kabul edilemez.

Madde 41.

Meclislerdeki görüşmeler sırasında, Parlamento üyesi tarafından yapılan teklif ya da değişikliğin yasa alanını ilgilendirmediği yahut 38’inci madde gereğince verilmiş bir yetkiye aykırı olduğu ortaya çıkarsa, Hükümet bunların kabul edilmemesini isteyebilir.

Hükümet ile ilgili Meclisin Başkanı arasında anlaşmazlık çıkarsa, bunlardan birinin istemi üzerine Anayasa Konseyince sekiz gün içinde bu konuda karar verilir.

Madde 42.

Hükümet ya da Parlamento üyeleri tarafından hazırlanan yasa tasarılarının genel kuruldaki müzakeresi, 43’üncü maddeye göre, bunların ilk verildikleri tasarıların komisyondan geçen, ya da, tasarı metninin komisyondan geçememesi halinde, Meclise sunulan metin üzerinde yapılır.

Yukarıdaki hükme rağmen, Anayasa Değişiklik Teklifleri, Mali Yasa Teklifleri ve Sosyal Güvenlik Finansman Yasa Tekliflerinin genel kurulda görüşülmesi sırasında, yasa teklifinin ilk olarak sunulduğu Meclisteki ilk okuması sırasında Hükümetçe sunulan ilk metin, müteakip okumalarda ise diğer Meclisin gönderdiği metin müzakere edilir.

Hükümet ya da Parlamento üyeleri tarafından verilen yasa teklifi ancak, sunulduğu ilk Meclisin Genel Kurulunda, müzakere gündemine alındığı tarihten sonraki altı haftalık sürenin sonunda, ikinci Meclisin Genel Kurulunda ise Meclise sunulduğu tarihten sonraki dört haftalık sürenin sonunda müzakere edilir.

45’inci maddede belirtilen şartlara göre ivedi müzakere usulünün uygulandığı hallerde, önceki fıkra hükümleri uygulanmaz. Mali Yasa Teklifleri, Sosyal Güvenlik Finansman Yasa Teklifleri ya da olağanüstü hallere ilişkin yasa teklifleri için de önceki fıkra hükümleri uygulanmaz.

Madde 43.

Hükümet ve Parlamento üyeleri tarafından sunulan yasa tasarısı her iki Mecliste de sayıları sekiz ile sınırlanmış olan daimi komisyonlardan birine gönderilir.

Hükümet ve Parlamento üyeleri tarafından sunulan yasa tasarı ve teklifleri, Hükümetin ya da konuyu görüşen Meclisin isteği üzerine, incelenmek için, o konuda özel olarak oluşturulmuş komisyonlara gönderilir.

Madde 44.

Hükümetin ve Parlamento üyelerinin değişiklik teklif etme hakları vardır. Bu hak, organik yasada düzenlenen çerçevede, Meclislerin İçtüzüğünde belirtilen şartlara uygun olarak, genel kurulda ya da komite toplantısı sırasında kullanılabilir.

Görüşme açılınca, Hükümet evvelce komisyona gönderilmemiş olan her değişikliğin incelenmesine karşı çıkabilir.

Konuyu görüşen Meclis, Hükümetin istediği takdirde, görüşülmekte olan metnin tamamı ya da bir kısmı hakkında Hükümetin önerdiği ya da kabul ettiği değişiklikleri bir tek oylama ile karara bağlar.

Madde 45.

Tüm yasa tasarı ve teklifleri Parlamentonun her iki Meclisinde, bir birini takip ederek ve tek bir metnin kabulü amacıyla incelenir. 40 ve 41’inci madde kapsamındaki uygulamalar saklı kalmak kaydıyla, Meclis müzakere takvimine alınmış ya da Meclise sevk edilmiş olan metinle dolaylı yoldan dahi olsa bağlantılı değişiklik metinlerinin birinci görüşme sırasında sunulması kabul edilebilir.

İki Meclis arasındaki anlaşmazlık sonucu bir yasa tasarı ya da teklifi her iki Meclisçe, iki görüşmeden sonra da kabul edilmezse, ya da bunlardan birinin tek görüşmesinden sonra Hükümet ivedilik isteminde bulunursa Başbakan, yasa tasarısının veya teklifinin her bir Meclis tarafından bir kez görüşülmesinden sonra, her iki Meclisten eşit üyenin katıldığı ve tartışma konusu edilen hükümlerle ilgili bir metin hazırlayıp sunma ile görevli karma bir komisyon toplanmasını isteyebilir.

Karma komisyonca hazırlanan metin Hükümet tarafından, iki Meclisin onayına sunulabilir. Hükümetin uygun görmediği hiçbir değişiklik kabul edilemez.

Karma komisyon ortak bir metin hazırlayamazsa ya da hazırladığı metin önceki fıkrada öngörülen koşullara uyulmadan kabul edilmişse Hükümet, Millet Meclisinde ve Senatoda yapılacak yeni bir görüşmeden sonra, Millet Meclisinden konuyu kesin olarak karara bağlamasını isteyebilir. Bu durumda, Millet Meclisi karma komisyonunca müzakere edilen metni yahut kendisi tarafından kabul edilip de Senatoca bir ya da birçok değişiklikle kabul edilmiş olan metni yeniden ele alabilir.

Madde 46.

Anayasanın organik yasa olarak nitelediği yasalar, aşağıdaki şartlara uygun olarak, değiştirilir yahut oylanarak kabul edilir.

Yasa tasarı ya da teklifi, her iki Meclis tarafından, 42’inci maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen süre dolmadan görüşülemez ve oylanamaz. Yukarıdaki bu hükme rağmen, 45’inci maddede belirtilen şartlara uygun olarak ivedi müzakere usulü uygulanacak ise, yasa tasarısı veya teklifi verildiği ilk Meclis tarafından verilişinden on beş gün geçmeden görüşülemez.

45’inci maddede öngörülen usul uygulanabilir. Ancak, iki Meclisin anlaşamaması halinde, yasa metninin Millet Meclisince son görüşmede kabul edilebilmesi, bu Meclis üye sayısının salt çoğunluğu ile mümkündür.

Senato ile ilgili organik yasalar her iki Meclis tarafından aynı zamanda oylanır.

Organik yasalar, ancak bunların anayasaya uygunluğu Anayasa Konseyi tarafından açıklandıktan sonra yayınlanabilir.

Madde 47.

Parlamento, mali yasa tasarılarını bir organik yasada öngörülen şartlar dâhilinde oylayarak kabul eder.

Millet Meclisi, kendisine verilen bir yasa tasarısını, verilişinden itibaren kırk gün geçmesine rağmen ilk görüşmeyi yapıp karara bağlayamazsa, Hükümet Senatoya başvurur. Senato onbeş gün içinde bir karar vermek zorundadır. Bundan sonra 45’inci maddede öngörülen koşullara göre hareket edilir.

Parlamento, yetmiş gün içinde bir karara varamazsa, yasa tasarısındaki hükümler kararname ile yürürlüğe konulabilir.

Bütçenin uygulanması ile ilgili olarak gelir kaynakları ve giderlerin uygulanması ile ilgili mali yasalar, bu uygulama başlamadan önce yayınlanmak üzere zamanında verilmezse, Hükümet, acil olarak Parlamentoya başvurarak vergi tahsilâtı için izin ister ve kararname yoluyla bütçede oylanıp kabul edilen hizmetler için ödenek belirler.

Bu maddede sözü edilen süreler, parlamentonun toplantı da olmadığı durumlarda işlemez.

Madde 47-1.

Parlamento, sosyal güvenlik finansmanı ile ilgili yasa tasarılarını, bir organik yasa ile belirlenecek şartlar çerçevesinde oylar ve kabul eder.

Millet Meclisi, tasarının verildiği tarihten itibaren yirmi gün içinde ilk oturumu yaparak karar vermez ise, Hükümet Senatoya başvurur ve Senato  onbeş gün içinde bir karar vermek zorundadır. Bundan sonra 45’inci maddede belirlenen usule göre hareket edilir.

Şayet Parlamento elli gün içinde bir karar vermez ise, tasarı düzenlemeleri bir kararname ile yürürlüğe konabilir.

Bu fıkrada öngörülen süreler, Parlamentonun toplantı dönemi dışında ve her iki Meclis için 28’inci maddenin ikinci fıkrasına uygun olarak oturum yapmama kararı alınan haftalar süresince işlemez.

Madde 47-2.

Sayıştay, Hükümetin faaliyetlerinin denetiminde Parlamentoya yardımcı olur. Sayıştay, sosyal güvenlik finansmanı yasalarının uygulanmasının denetiminin yanı sıra kamu politikalarının değerlendirilmesinde Hükümete ve Parlamentoya yardımcı olur. Sayıştay, kamuya açık raporlar marifetiyle halkın bilgilendirilmesine katkıda bulunur.

Merkezi idarelerin hesapları yasalara uygun ve doğru olmalıdır. Hesaplar, söz konusu idarelerin yönetim, varlık ve mali durumlarının sonuçlarını doğru ve açık şekilde sergiler.

Madde 48.

28’inci maddenin son üç fıkrasının uygulanması hariç, Meclislerin gündemi Meclislerce belirlenir.

Aylık oturumların ilk iki haftasında, öncelikle ve Hükümetin saptadığı sıraya göre, Hükümet tarafından verilen yasa tasarıları ve Hükümetin kabul ettiği yasa teklifleri görüşülür.

Ayrıca, Maliye yasa teklifleri, Sosyal Güvenliğin finansmanına ilişkin yasa teklifleri ve aşağıdaki hükümlere tabi olarak, diğer Meclisin en az altı hafta önce sunacağı diğer yasa metinlerinin yanı sıra olağanüstü hallerle ilgili yasa teklifleri ve 35’inci maddede anılan yetki talepleri, Hükümetin talebi üzerine, öncelikli olarak Meclisin gündemine alınır.

Parlamentonun bir toplantısı, öncelikle ve Meclislerin belirleyeceği sırada, Hükümetin faaliyetlerinin denetimi ile kamu politikalarının değerlendirilmesine tahsis olunur.

Ayda en az bir oturum da öncelikle, ilgili Mecliste grubu bulunan muhalefet partilerinin yanı sıra azınlık gruplarının girişimiyle, her iki Meclisin belirlediği gündeme ayrılır.

Parlamentonun haftada en az bir toplantısı, öncelikle Parlamento üyelerinin soruları ile Hükümetin cevaplarına tahsis olunur.

Madde 49.

Başbakan, Bakanlar Kurulunda görüşüldükten sonra, bir Hükümet programı veya gerektiğinde genel politika ile ilgili bir beyannamesi dolayısıyla Millet Meclisi önünde Hükümetin sorumluluğu konusunu ortaya atabilir.

Millet Meclisi, Hükümetin sorumluluğunu gensoru önergesi oylaması yöntemiyle tartışma konusu edebilir. Böyle bir önergenin görüşülebilmesi için Millet Meclisi üyelerinin en az onda biri tarafından imzalanması gerekir. Önergenin verilmesinden sonra kırksekiz saat geçmedikçe oylama yapılamaz. Gensoru önergesinin kabulünde, Meclisi oluşturan üyelerin çoğunluğunun lehteki oylarının sayımı yapılır. Aşağıdaki fıkrada öngörülen haller dışında, bir milletvekili, aynı olağan toplantı döneminde üçten fazla, aynı olağanüstü toplantı döneminde de birden fazla gensoru önergesi veremez.

Başbakan, Bakanlar Kurulunun görüşünü aldıktan sonra, bir metnin oylaması ile ilgili olarak Parlamentoya karşı Hükümetin sorumluluğunu ortaya koyabilir. Bu takdirde, metin kabul edilmiş sayılır. Ancak, bir gensoru önergesi verilmesi ve verilişini izleyen yirmidört saat içinde önceki fıkrada öngörülen biçimde kabul edilmesi hali bundan müstesnadır. Ayrıca, Başbakan her oturumda bir diğer yasa tasarısı veya teklifi için de bu usulü kullanabilir.

Başbakan, bir genel politika beyannamesinin onanmasını Senatodan isteyebilir.

 Madde 50.

Millet Meclisi bir gensoru önergesini kabul ettiği, Hükümetin programını veya genel politikaya ilişkin beyannamesini onaylamadığı takdirde Başbakan, Hükümetin istifasını Cumhurbaşkanına sunar.

Madde 50-1.

Hükümet, Meclislerin herhangi biri önünde, belirli bir konu hakkında kendi inisiyatifiyle ya da madde 51-1’de belirtilen şartlarla bir Parlamento grubunun talebi üzerine, bir beyanda bulunur. Bu beyanı müzakereler takip eder. Hükümetin istemesi halinde müzakerelerden sonra konu, güvenoyuna konu edilmeksizin oya sunulabilir.

Madde 51.

Olağan ve olağanüstü toplantı dönemlerinin sona ermesi, gerektiğinde 49’uncu maddenin uygulanabilmesi için ertelenebilir. Bu amaçla, re’sen ek oturumlar düzenlenir.

Madde 51-1.

Mecliste ihdas edilmiş Parlamento gruplarının hakları Meclislerin kendi İçtüzükleriyle düzenlenir. Meclis İçtüzüğü ilgili Mecliste ihdas edilen muhalefet gruplarının yanı sıra azınlık gruplarının da özel haklarını tanır.

Madde 51-2.

24’üncü maddenin ilk fıkrasında düzenlenen denetim ve değerlendirme görevlerinin yerine getirilmesi için, her Meclis bünyesinde, bir kanunla belirlenecek şartlara göre bilgi toplamak amacıyla araştırma komisyonları kurulabilir.

Bu araştırma komisyonlarının teşkilatı ve çalışma esasları kanunlarla düzenlenir. Komisyonların kurulma şartları her Meclisin kendi İçtüzüğüyle düzenlenir.

Başlık VI.

Uluslararası Sözleşme ve Anlaşmalar

 Madde 52.

Cumhurbaşkanı anlaşmaları müzakere ve tasdik eder.

Tasdikine sunulması gerekmeyen tüm uluslararası anlaşmaların müzakeresi hakkında kendisine bilgi verilir.

Madde 53.

Barış sözleşmeleri, ticaret sözleşmeleri, uluslararası teşkilatlara ilişkin, Devletin mali sorumluluğuna matuf, yasama niteliğindeki düzenlemeleri değiştiren, kişilerin durumlarına ilişkin, toprak terki, değişimi yahut ilhakını öngören uluslararası sözleşme ya da anlaşmalar, ancak bir yasa ile onaylanır ve tasdik edilir.

Bu tür sözleşme ve anlaşmalar ancak kabul ve tasdik edildikten sonra sonuç doğururlar.

Hiçbir toprak terki, değişimi ve ilhakı, ilgili halkın rızası olmadan geçerlilik kazanmaz.

Madde 53-1.

Devlet, Avrupa Devletleri ile sığınma konusundakine benzer anlaşmalar, insan temel hak ve özgürlüklerinin korunmasına ilişkin anlaşmalar, onlara sundukları sığınma taleplerinin belirlenmesi için karşılıklı yetkilerini belirleyen anlaşmalar imzalayabilir.

Bununla birlikte, talep, anlaşmalar gereğince yetkileri dâhilinde değilse, Devlet otoriteleri, özgürlükten yana tavırları nedeniyle zulme uğrayan yahut başka bir sebeple Fransa’nın korumasını talep eden tüm yabancılara sığınma hakkı vermeye her zaman yetkilidir.

Madde 53-2.

Devlet, 18 Temmuz 1998’de imzalanan sözleşmede öngörülen koşullar çerçevesinde Uluslararası Ceza Mahkemesinin yargılama yetkisini tanıyabilir.

Madde 54.

Anayasa Konseyi, Cumhurbaşkanı, Başbakan, her iki Meclisten birinin Başkan yahut altmış milletvekili veya altmış senatör tarafından başvurulması üzerine, uluslararası bir taahhüdün anayasaya aykırı bir hüküm taşıdığını beyan ederse, bu uluslararası anlaşmanın tasdik ya da onaylanması ancak anayasanın değiştirilmesinden sonra mümkün olur.

Madde 55.

Usulüne uygun biçimde tasdik ve onaylanan sözleşme ve anlaşmalar, bu sözleşme ve anlaşmaların diğer tarafça da uygulanması koşuluyla, yayınlandıkları andan itibaren yasalardan üstün bir nitelik kazanırlar.

Başlık VII.

Anayasa Konseyi

 Madde 56.

Anayasa Konseyi dokuz üyeden oluşur, görev süreleri dokuz yıldır ve bu süre uzatılamaz. Üyelerin üçte biri her üç yılda bir yenilenir. Üyelerden üçü Cumhurbaşkanı, üçü Millet Meclisi Başkanı, üçü de Senato Başkanı tarafından atanır.

Yukarıda sözü edilen dokuz üyeden başka, eski Cumhurbaşkanları Anayasa Konseyinin kaydı hayat şartıyla doğal üyesidirler.

Başkan, Cumhurbaşkanı tarafından atanır. Eşitlik halinde, Başkanın oyunun bulunduğu tarafa üstünlük tanınır.

Madde 56.*

Anayasa Konseyi dokuz üyeden oluşur, görev süreleri dokuz yıldır ve bu süre uzatılamaz. Üyelerin üçte biri her üç yılda bir yenilenir. Üyelerden üçü Cumhurbaşkanı, üçü Millet Meclisi başkanı, üçü de Senato başkanı tarafından atanır. Bu atamalarda 13’üncü maddenin son fıkrasında belirtilen usul uygulanır. Meclis Başkanlarınca yapılan atamalar sadece görüşünü almak maksadıyla ilgili Meclisteki daimi komiteye sunulur.

Yukarıda sözü edilen dokuz üyeden başka, eski Cumhurbaşkanları Anayasa Konseyinin kaydı hayat şartıyla doğal üyesidirler.

Başkan, Cumhurbaşkanı tarafından atanır. Eşitlik halinde, başkanın oyunun bulunduğu tarafa üstünlük tanınır.

Madde 57.

Anayasa Konseyi üyeliği görevi, bakanlık ve Parlamento üyeliği görevleriyle bağdaşmaz. Diğer bağdaşmazlıklar bir organik yasa ile belirlenir.

Madde 58.

Anayasa Konseyi, Cumhurbaşkanı seçiminin usulüne uygun olarak yapılmasına nezaret eder.

Şikâyetleri inceler ve oylama sonuçlarını ilân eder.

Madde 59.

Anayasa Konseyi, itiraz halinde milletvekili ve senatör seçimlerinin usulüne uygunluğu hakkında karar verir.

Madde 60.

Anayasa Konseyi, 11 ve 89’uncu maddelerde ve XV. başlıkta öngörülen referandum işlemlerinin, usulüne uygun yapılıp yapılmadığını gözetir ve sonuçlarını ilân eder.

Madde 61.

Organik yasalar ilân edilmeden, 11’inci maddede anılan Parlamento üyelerinin sunacakları yasa teklifleri referanduma sunulmadan, Parlamento Meclisleri İçtüzükleri uygulamaya konulmadan önce Anayasa Konseyine sunulmak zorundadır. Konsey bunların Anayasaya uygunluğu hakkında karar verir.

Aynı amaçla, yasalar, yayımlanmadan önce Cumhurbaşkanı, Başbakan, Millet Meclisi ve Senato Başkanları ya da altmış milletvekili veya altmış senatör tarafından Anayasa Konseyine gönderilebilirler.

Yukarıdaki iki fıkrada öngörülen hallerde Anayasa Konseyi, bir ay içinde karar verir. Bununla beraber acil durumlarda ve Hükümetin isteği üzerine bu süre sekiz güne indirilebilir.

Bütün bu hallerde, Anayasa Konseyine başvuru, yayın süresini durdurur.

Madde 61-1.*

Derdest bir dava sırasında bir yasa hükmünün Anayasal hak ve özgürlükleri ihlal ettiği iddiası ortaya atılır ise, bu iddia Danıştay, ya da Yargıtay tarafından süresi içinde Anayasa Konseyine havale edilir.

Mevcut madde hükmünün uygulanmasına ilişkin şartlar bir organik yasayla düzenlenir.

Madde 62.

61’inci maddeye dayalı olarak Anayasaya aykırılığı tespit edilen bir hüküm, yayınlanmaz ve uygulanmaya konulmaz.

Madde 61-1’e dayalı olarak Anayasaya aykırılığı tespit edilen bir hüküm, Anayasa Konseyinin bu kararının yayımlandığı tarihten, ya da bu kararda belirtilen müteakip bir başka tarihten itibaren yürürlükten kalkar. Bu hükmün doğurduğu sonuçlara itiraza ilişkin şartlar ve itiraz süreleri Anayasa Konseyi tarafından belirlenir.

Anayasa Konseyinin kararlarına karşı başvuru yolları kapalıdır. Bu kararlar, bütün kamusal güçleri, idare ve adli otoriteleri ve tüm kamusal erkleri bağlar.

Madde 63.

Anayasa Konseyinin kuruluş ve görevleri, uygulanacak usul ve özellikle itirazların kabulüne ilişkin süreler bir organik yasa ile düzenlenir.

Başlık VIII.

Yargı

 Madde 64.

Cumhurbaşkanı yargı erkinin bağımsızlığının garantörüdür.

Kendisine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu yardım eder.

Hâkimlerin statüsü bir organik yasa ile düzenlenir.

Hâkimler azledilemezler.

Madde 65.

Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna, Cumhurbaşkanı başkanlık eder. Adalet Bakanı hukuken başkan yardımcısıdır. Cumhurbaşkanına vekâlet edebilir.

Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, biri hâkimler konusunda, diğeri savcılar konusunda yetkili iki daireden oluşur.

Hâkimler konusunda yetkili daire, Cumhurbaşkanı ve Adalet Bakanı dışında, beş hâkim, bir savcı, Danıştay tarafından seçilen bir Danıştay üyesi, her biri Cumhurbaşkanı, Millet Meclisi Başkanı ve Senato Başkanı tarafından, parlamento ve adliyeye mensup olmayanlar arasından seçilen üç kişiden oluşur.

Savcılar konusunda yetkili olan daire, Cumhurbaşkanı ve Adalet Bakanı dışında, beş savcı ve bir hâkim, bir Danıştay üyesi ve önceki fıkraya göre belirlenecek üç seçkin kişiden oluşur.

Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun hâkimler konusunda yetkili dairesi, hâkimlerin Yargıtay’a, İstinaf Mahkemesi ilk başkanlığına, asliye hukuk mahkemesi başkanlığına atanması konusunda önerilerde bulunur. Diğer hâkimleri ise kendi görüşüne uygun olarak atar.

Hâkimlerin disiplin kurulu olarak kararlar verir. Bu durumda kurula Yargıtay Birinci Başkanı başkanlık eder.

Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun savcılar hakkında yetkili dairesi, ataması Bakanlar Kurulunca yapılanlar dışında, savcıların atanması ile ilgili olarak görüş bildirir.

Savcılarla ilgili olarak disiplin yaptırımları hakkında görüş bildirir. Bu durumda kurula, Yargıtay Başsavcısı başkanlık eder.

Söz konusu bu maddenin uygulanmasına ilişkin şartlar bir organik yasa ile belirlenir.

Madde 65.*

Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, biri hâkimler konusunda, diğeri savcılar konusunda yetkili iki daireden oluşur.

Hâkimler konusunda yetkili daireye Yargıtay Birinci Başkanı başkanlık eder. Cumhurbaşkanı ve Adalet Bakanı dışında, beş hâkim, bir savcı, Danıştay tarafından seçilen bir Danıştay üyesi, mesleğine faal olarak devam eden bir avukat ve yanı sıra parlamento ve adliyeye mensup olmayanlar arasından seçilen altı yetkin kişiden oluşur. Cumhurbaşkanı, Millet Meclisi Başkanı ve Senato Başkanının her biri söz konusu altı seçkin kişiden ikisini atar. Bu yetkin ve seçkin kişilerin atanmasında 13’üncü maddenin son fıkrasında belirtilen usul uygulanır. Her bir Meclis Başkanı tarafından yapılan bu atamalar sadece görüşünü almak maksadıyla ilgili Meclisteki daimi komiteye sunulur.

Savcılar konusunda yetkili olan daireye Yargıtay Başsavcısı başkanlık eder. Cumhurbaşkanı ve Adalet Bakanı dışında, beş savcı ve bir hâkim, bir Danıştay üyesi ve mesleğine faal olarak devam eden bir avukat ve yanı sıra ikinci fıkraya göre belirlenecek altı seçkin kişiden oluşur.

Hâkimler ve Savalar Yüksek Kurulunun hâkimler konusunda yetkili dairesi, hâkimlerin Yargıtay’a, İstinaf Mahkemesi ilk başkanlığına, asliye hukuk mahkemesi başkanlığına atanması konusunda önerilerde bulunur. Diğer hâkimleri ise kendi görüşüne uygun olarak atar.

Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun savcılar hakkında yetkili dairesi savcıların atanması ile ilgili olarak görüş bildirir.

Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun hâkimler hakkında yetkili dairesi hâkimlerin disiplin kurulu olarak kararlar verir. Bu durumda kurul, ikinci fıkrada belirtilen üyelerin yanı sıra savcılar hakkında yetkili daire üyesi hâkimden oluşur.

Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun savcılar hakkında yetkili dairesi savcılarla ilgili olarak disiplin yaptırımları hakkında görüş bildirir. Bu durumda kurul, üçüncü fıkrada belirtilen üyelerin yanı sıra hâkimler hakkında yetkili daire üyesi savcıdan oluşur.

64’üncü maddenin uygulanmasına ilişkin olarak Cumhurbaşkanı tarafından yapılacak görüş talebini karşılamak için Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurul şeklinde toplanır. Genel Kurul şeklinde toplanan kurul ayrıca, hâkimlerin salahiyetleriyle ilgili ya da Adalet Bakanının kendisine yönelteceği adaletin işleyişiyle ilgili her türlü soru hakkında da görüş bildirir. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun Genel Kurulu ikinci fıkrada anılan beş hâkimden üçünü, üçüncü fıkrada anılan beş savcıdan üçünü ve ayrıca Danıştay üyesini, mesleğini faal olarak sürdüren bir avukatı ve ikinci fıkrada anılan yetkin altı kişiden oluşur. Yargıtay Birinci Başkanı Genel Kurula başkanlık eder. Yargıtay Birinci Başkanının yokluğunda kendisine bu mahkemenin Başsavcısı vekâlet edebilir.

Adalet Bakanı, disiplinle ilgili konular hariç, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun her iki dairesindeki tüm toplantılara katılabilir.

Yargılamayı bekleyen bir kişi organik yasada belirtilen şartlara göre, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna müracaat edebilir.

Söz konusu bu maddenin uygulanmasına ilişkin şartlar bir organik yasa ile belirlenir.

Madde 66.

Kimse keyfi olarak tutuklanamaz.

Bireysel özgürlüklerin koruyucusu olan yargı erki, yasada öngörülen koşullara uygun olarak bu ilkeye riayet edilmesini temin eder.

Madde 66-1.

Hiç kimse hakkında ölüm cezasına hükmedilemez.

Başlık IX.

Yüksek Adalet Divanı

 Madde 67.

Cumhurbaşkanı, 53-2 ve 68’inci madde hükümleri müstesna, görevlerini yerine getirirken yaptığı işlemlerden dolayı sorumlu tutulmaz.

Cumhurbaşkanı görev süresince hiçbir Fransız hukuk mahkemesi ya da idari merci önünde tanıklık etmeye zorlanamaz, hiçbir hukuk davasına konu edilemez ya da suçlamalara, kovuşturma ya da soruşturmaya tabi tutulamaz. Cumhurbaşkanının görev süresi boyunca hiçbir hak düşürücü süre işlemez.

Cumhurbaşkanının görev süresi boyunca ertelenmiş dava ve kovuşturmaların tamamı Cumhurbaşkanının görev süresinin sona ermesini takiben bir ay içinde yeniden açılır ya da Cumhurbaşkanı aleyhine başlatılır.

Madde 68.

Cumhurbaşkanı, görevini sürdürmesiyle açıkça bağdaşmayacak şekilde görevlerini ihlal etmesi haricinde, hiçbir gerekçeyle görev süresi içinde görevden alınamaz. Cumhurbaşkanının görevden alınma kararı Yüce Divan olarak toplanan Millet Meclisi tarafından alınır.

Millet Meclisinin Yüce Divan şeklinde toplanması yönünde Parlamento Meclislerinden birinde kabul edilen teklif derhal diğer Meclise sunulur. Diğer Meclis kararını teklifin kendisine sunulduğu tarihten itibaren onbeş gün içinde alacaktır.

Millet Meclisi Başkanı Yüce Divana başkanlık eder. Millet Meclisi, Cumhurbaşkanının görevden alınmasına ilişkin kararını, gizli oyla, bir ay içinde verir. Bu karar derhal yürürlüğe girer.

Bu madde uyarınca alınacak kararların ilgili Meclisin, ya da Yüce Divan üyelerinin tam sayısının üçte ikisinin çoğunluğuyla alınması zorunludur. Vekâleten oy kullanılmasına izin verilmez. Sadece görevden alınmanın, ya da Meclisin Yüce Divan olarak toplanması lehinde kullanılan oylar dikkate alınır.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin esaslar bir organik yasa ile düzenlenir.

Başlık X.

Hükümet Üyelerinin Cezai Sorumluluğu

 Madde 68-1.

Hükümet üyeleri, görevlerini icra ederlerken eylemlerinden ve işledikleri anda suç ve kabahat niteliğindeki eylemlerinden dolayı ceza bakımından sorumludurlar.

Hükümet üyeleri, Devlet Adalet Divanında yargılanırlar.

Devlet Adalet Divanı, suç ve kabahatlerin tanımlanması ve aynı şekilde cezaların tespitinde yasadan çıkan sonuçlarla bağlıdır.

Madde 68-2.

Devlet Adalet Divanı on-beş yargıçtan oluşur. Oniki parlamenter, Millet Meclisi ve Senatodan eşit sayıda olmak üzere, her genel ve kısmi yenilemeden sonra, kendi içinden seçilir. Üç yargıç da Yargıtay’dan seçilir ve bunlardan birisi, Devlet Adalet Divanına başkanlık eder.

Hükümet üyelerinden birisinin, görevlerini yaparken işledikleri suç ya da kabahatten dolayı zarar gördüğünü ileri süren herkes şikâyetini dilekçe ile komisyona iletebilir.

Komisyon, bu şikâyeti ret eder, ya da Devlet Adalet Divanına gönderilmek üzere Yargıtay Başsavcısına iletir.

Yargıtay Başsavcısı, dilekçe komisyonunun uygun görüşü üzerine, Devlet Adalet Divanına iletebilir.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin esaslar bir organik yasa ile düzenlenir.

Madde 68-3.

Bu başlığın hükümleri yürürlüğe girmesinden önce işlenen fiillere de uygulanır.

Başlık XI.

Ekonomik, Sosyal ve Çevre Konseyi

 Madde 69.

Ekonomik, Sosyal ve Çevre Konseyi Hükümetin istemi üzerine, kendisine sunulan yasa, kararname ve karar tasarıları ile yasa teklifleri hakkında görüşünü bildirir.

Ekonomik, Sosyal ve Çevre Konseyinin bir üyesi, Konseye sunulmuş olan tasarı ve teklifler hakkındaki Konsey görüşünü Parlamento Meclislerine açıklamak üzere yine Konsey tarafından görevlendirilebilir.

Madde 69.*

Ekonomik, Sosyal ve Çevre Konseyi Hükümetin istemi üzerine, kendisine sunulan yasa, kararname ve karar tasarıları ile yasa teklifleri hakkında görüşünü bildirir.

Ekonomik, Sosyal ve Çevre Konseyinin bir üyesi, Konseye sunulmuş olan tasarı ve teklifler hakkındaki Konsey görüşünü parlamento Meclislerine açıklamak üzere yine Konsey tarafından görevlendirilebilir.

Bir organik yasada belirtilen şekilde düzenlenecek bir dilekçe ile Ekonomik, Sosyal ve Çevre Konseyine başvuru yapılabilir. Konsey, dilekçeyi inceledikten sonra, ilgili işlemlere ilişkin teklifini Hükümete ve Parlamentoya bildirir.

Madde 70.

Hükümet, Ekonomik, Sosyal ve Çevre Konseyine, ekonomik, sosyal, ya da çevresel nitelikli her türlü sorun hakkında danışabilir. Hükümet ayrıca, kamu maliyesine ilişkin yıllara sari esasları belirleyen program yasa teklifleri için de Konseye danışabilir. Ekonomik, sosyal, ya da çevresel nitelikteki her türlü plan, ya da program yasa teklifi görüş için Konseye sunulur.

Madde 71.

Azami ikiyüzotuzüç üyeden oluşan Ekonomik, Sosyal ve Çevre Konseyinin oluşumu ve görevine ilişkin kurallar bir organik yasa ile belirlenir.

Başlık XI A.

Hakların Koruyucusu (Kamu Başdenetçisi)

 Madde 71-1.*

Kamu Başdenetçisi, merkezi idarenin, mahalli idarelerin, kamu tüzel kişiliklerinin yanı sıra kamu hizmeti veren tüm kurum ve kuruluşların, ya da organik yasa kapsamında yer alan tüm kurum ve kuruluşların anayasal haklar ve özgürlüklere saygılı hareket etmelerini sağlar.

Bir kamu hizmet kuruluşunun, ya da yukarıda birinci fıkrada anılan kurumun faaliyetleri sebebiyle haklarının ihlal edildiği kanaatinde olan herkes, organik kanunda belirtilen usule uygun olarak Kamu Başdenetçisine müracaat edebilir.

Kamu Başdenetçisinin çalışma esasları ve yetkileri bir organik yasa ile düzenlenir. Kamu Başdenetçisinin belirli yetkilerinin icrası sırasında üçüncü şahıslardan ne şekilde yardım alabileceği de bu organik yasa ile düzenlenir.

Kamu Başdenetçisi, 13’üncü maddenin son fıkrasında belirtilen usul takip edilerek Cumhurbaşkanı tarafından altı yıllığına atanır. Kamu Başdenetçisinin görev süresi uzatılamaz. Bu görev, bakanlık ve parlamento üyeliği görevleriyle bağdaşmaz. Diğer bağdaşmazlıklar bir organik yasa ile belirlenir.

Kamu Başdenetçisi işlemlerinden dolayı Cumhurbaşkanına ve Parlamentoya karşı sorumludur.

Başlık XII.

Mahalli İdareler

 Madde 72.

Ülkedeki mahalli idareler, belediyeler, iller, bölgeler, özel statülü idareler ve 74’üncü maddede düzenlenen deniz-aşırı idarelerden oluşur. Bu fıkrada belirtilen yerel yönetimlerin biri veya bir kaçı yerine, gerektiğinde, başka bir mahalli idare yasayla kurulabilir.

Mahalli idareler, kendi düzeylerinde en iyi şekilde yerine getirilebilecek yetkilerinin tamamı için gereken kararları alabilirler.

Mahalli idareler, yasada öngörülen şartlar çerçevesinde, seçilmiş Meclislerince serbest biçimde yönetilirler. Görevlerini yapabilmek için düzenleyici işlem yapma yetkisine de sahiptirler.

Mahalli idareler veya mahalli idare birlikleri, anayasal olarak korunan bir hak veya kamu özgürlüğünün kullanımının temel koşullarının söz konusu olması dışında, bir organik yasayla belirlenecek şartlar dâhilinde, yasa ya da tüzüğün öngördüğü durumlarda belli bir konu ve süre ile sınırlı olarak bir deneme uygulaması için, yetkilerinin icrasını düzenleyen yasa yahut tüzük hükümleri dışına çıkabilirler.

Hiçbir mahalli idare, bir diğeri üzerinde vesayet yetkisi kullanamaz. Bununla birlikte, bir yetkinin kullanımı, birden fazla mahalli idarenin bir araya gelmesini gerektirdiğinde, bunlardan birine yahut birliklerden birine, ortak işlemlerin koşullarını düzenlemesine yasayla izin verilebilir.

Ülkedeki tüm mahalli idarelerde yer alan ve Hükümet üyelerinin her birini temsil eden Devlet temsilcisi, ulusal çıkarları korumak, idari denetimleri yapmak ve yasalara uygun davranılmasını sağlamakla görevlidir.

Madde 72-1.

Her bir mahalli idare seçmenlerinin, dilekçeler düzenleyerek, o mahalli idarenin yetkisi dâhilinde olan bir sorunun, bu idarenin müzakere oturumunun gündemine alınmasını talep etme koşulları bir yasayla belirlenir.

Bir mahalli idarenin yetkisine giren işlem ya da karar tasarıları, bir organik yasayla belirlenecek şartlar dâhilinde, o mahalli idarenin önerisiyle, referandum yoluyla bu idarenin seçmenlerinin kararına sunulabilir.

Özel statülü bir mahalli idare oluşturulmak veya onun yetkileri değiştirilmek istenildiğinde, bu hal ilgili idarelerin kayıtlı seçmenlerinin görüşü alınarak bir yasayla gerçekleştirilebilir. Yerel yönetimlerin sınırlarının değiştirilmesi, yasayla belirlenen şartlar dâhilinde, seçmenlerin görüşüne başvurularak gerçekleştirilebilir.

Madde 72-2.

Mahalli idareler, yasayla belirlenen şartlar çerçevesinde, serbestçe tasarruf edebilecekleri gelirlere sahiptirler.

Her türlü vergi gelirlerinin tamamını veya bir kısmını alabilirler. Yasanın belirlediği sınırlar içinde, mahalli idarelere, vergilerin matrah ve oranının tespitine yasayla izin verilebilir.

Vergi gelirleri ve öz kaynaklar, her yerel yönetim kategorisi için, gelirlerinin tamamı içinde önemli bir bölümünü teşkil eder. Bu kuralın gerçekleştirilmesi koşulları bir organik yasayla belirlenir.

Devlet ile mahalli idareler arasındaki yetki aktarımları, bu uygulamalara ayrılmış kaynakların, eşdeğer bir şekilde tahsisi ile birlikte gerçekleştirilir. Mahalli idarelerin harcamalarının artması sonucunu doğuran her yeni yetki ihdasında veya genişlemesinde, yasayla belirlenmiş kaynaklarla birlikte yapılır.

Mahalli idareler arasında eşitliği sağlayacak, mali kaynakların adil paylaşılmasına yönelik hükümler bir yasayla öngörülür.

Madde 72-3.

Devlet; deniz-aşırı halkları, Fransız halkı içinde, özgürlük, eşitlik ve kardeşlik ortak ideali doğrultusunda tanır.

Guadeloupe, Guyane, Martinique, Reu-nion, Mayotte, Saint Pierr-et- Miquelon, Waillis ve Fatuna adaları ve Fransız Polynesie’, deniz aşırı bölge ve il yönetimleri ve 73’üncü maddenin son fıkrasının uygulanması ile oluşturulacak mahalli idareler için 73’üncü madde, diğer idareler için de 74’üncü madde hükümleri uygulanır.

Yeni Kaledonya’nın statüsü XIII. Başlıkta düzenlenmiştir.

Fransa Güneyi ve Antartikası Bölgeleri ve Clipperton’nun özel teşkilatı ve yasama rejimleri yasayla belirlenir.

Madde 72-4.

72-3’üncü maddenin ikinci fıkrasında belirtilen idarelerden biri veya hepsine ilişkin değişiklik, yine 73 ve 74’üncü maddelerde öngörülen rejimlerden birinden diğerine şeklinde yapılacak her türlü değişiklik, aşağıdaki fıkrada öngörülen şartlara uygun olarak alınmış ilgili idare kararı yahut ilgili idare seçmenlerinin muvafakati olmadan gerçekleştirilemez. Bu rejim değişikliği bir organik yasayla yapılır.

Cumhurbaşkanı, Hükümetin ve iki Meclisin birlikte Resmi Gazete’de yayınlanan önerisi üzerine, bir deniz-aşırı mahalli idarenin teşkilat biçimi, yetkileri veya yasama rejimi konusunda o mahalli idarenin seçmenlerinin görüşüne başvurulmasına karar verebilir. Bu başvuru önceki fıkrada öngörülen bir değişiklikle ilgili olduğunda ve Hükümetin önerisi üzerine organize edildiğinde, her iki Meclis önünde müzakereyi takip eden bir deklarasyon şeklinde yapılır.

Madde 73.

Deniz-aşırı illerde ve bölgelerde yasalar ve tüzükler doğrudan uygulanır. Bu idarelerin kendine özgü özelliklerine ve zorluklarına bağlı olarak bazı uyarlamalar yapılabilir.

Söz konusu bu uyarlamalara, yasayla onlara verilmiş yetkilerde ve bu yetkilerin uygulanması konularında, bu idareler tarafından karar verilir.

Özel nitelikleri göz önünde bulundurmak için, birinci fıkraya aykırı olarak, bu maddede düzenlenen mahalli idarelere, yasa alanına giren sınırlı sayıdaki konularda yasayla, kendi topraklarında uygulanabilir kurallar koyma yetkisi verilebilir.

Bu kurallar, vatandaşlık, medeni haklar, kamu özgürlüklerinin güvenceleri, kişilerin durumları ve ehliyetleri, adli teşkilat, ceza hukuku, ceza usulü, dış politika, savunma, kamu düzeni ve kamu güvenliği, para, kredi ve kambiyo rejimi veya seçim hukuku ile ilgili olamaz. Sayılan bu durumlar bir organik yasa ile belirtilir ve tamamlanır.

İlk iki fıkrada öngörülen düzenlemeler Reunion İl ve Bölge Yerel Yönetiminde uygulanmaz.

İkinci ve üçüncü fıkrada öngörülen yetkilendirmelere, bir organik yasanın öngördüğü şartlar ve kayıtlar çerçevesinde, ilgili idarenin talebi üzerine karar verilir. Bir kamu özgürlüğünün kullanılışının temel şartları veya anayasal olarak korunan bir hak söz konusu olduğunda, söz konusu yetkilendirmeler bu alanlara müdahale edemez.

Deniz-aşırı bir bölgenin ya da ilin yerine başka bir idarenin yahut bu iki idare için tek bir karar organının yasayla kurulması, 72-4’üncü maddenin ikinci fıkrasında öngörülen usullerle bu idarelerin yetki çevresinde kayıtlı seçmenlerin muvafakati alınmadan gerçekleştirilemez.

Madde 73.*

Deniz-aşırı illerde ve bölgelerde yasalar ve tüzükler doğrudan uygulanır. Bu idarelerin kendine özgü özelliklerine ve zorluklarına bağlı olarak bazı uyarlamalar yapılabilir.

Bu idarelere tanınan yetkilerin uygulanması konularında yapılacak bu uyarlamalara, yasayla, ya da tüzükle bu yönde yetkilendirilmiş olmaları kaydıyla bu idareler tarafından karar verilir.

Özel nitelikleri göz önünde bulundurmak için, birinci fıkraya aykırı olarak, bu maddede düzenlenen mahalli idarelere, yasa, ya da tüzük alanına giren sınırlı sayıdaki konularda yasayla, ya da tüzükle, kendi topraklarında uygulanabilir kurallar koyma yetkisi verilebilir.

Bu kurallar, vatandaşlık, medeni haklar, kamu özgürlüklerinin güvenceleri, kişilerin durumları ve ehliyetleri, adli teşkilat, ceza hukuku, ceza usulü, dış politika, savunma, kamu düzeni ve kamu güvenliği, para, kredi ve kambiyo rejimi veya seçim hukuku ile ilgili olamaz. Sayılan bu durumlar bir organik yasa ile belirtilir ve tamamlanır.

İlk iki fıkrada öngörülen düzenlemeler Reunion İl ve Bölge Yerel Yönetiminde uygulanmaz.

İkinci ve üçüncü fıkrada öngörülen yetkilendirmelere, bir organik yasanın öngördüğü şartlar ve kayıtlar çerçevesinde, ilgili idarenin talebi üzerine karar verilir. Bir kamu özgürlüğünün kullanılışının temel şartları veya anayasal olarak korunan bir hak söz konusu olduğunda, söz konusu yetkilendirmeler bu alanlara müdahale edemez.

Deniz-aşırı bir bölgenin ya da ilin yerine başka bir idarenin yahut bu iki idare için tek bir karar organının yasayla kurulması, 72-4’üncü maddenin ikinci fıkrasında öngörülen usullerle bu idarelerin yetki çevresinde kayıtlı seçmenlerin muvafakati alınmadan gerçekleştirilemez.

Madde 74.

Bu maddede düzenlenen deniz-aşırı idarelere, her birisinin Devlet içindeki özel çıkarlarını dikkate alan bir statü tanınır.

Bu statü, karar organının görüşü alındıktan sonra kabul edilen bir organik yasayla belirlenir. Bu yasada şunlar düzenlenir;

− Yasa ve tüzüklerin buralarda uygulanabilme koşulları;

− Bu idarelerin yetkileri: 73’üncü maddenin dördüncü fıkrasında sayılan konularda Devlet yetkilerinin aktarımı dışında, yetki aktarmaları, gerektiğinde bir organik yasayla açıklanan ve tamamlanan kayıtlar çerçevesinde yapılır;

− İdarelerin kuruluş, görev ve teşkilatı ile karar organının seçim şekli;

− Bu idareye özgü düzenlemeleri içeren yasa tasarı ve teklifleri yahut karar veya kararname tasarılarının, yine yetkileri ile ilgili konularda imzaladıkları uluslararası anlaşmaların tasdik ve onayına ilişkin kurumların görüşünün alınması koşulları;

Bu organik yasa, özel statüde kabul edilen idarelerle ilgili olarak şu hususları da düzenler;

− Yasa alanına giren konuların uygulanması hususundaki yetkiler söz konusu olduğunda, karar organının işlemlerinin bazıları üzerinde Danıştay’ın gerçekleştireceği özel yargısal denetim;

− Yerel yönetimin statüsünün yürürlüğe girmesini sağlayan yasanın, öncelikle yerel yönetimlere verdiği ve Anayasa Konseyi’nin de yerel yönetimin yetki alanında olduğunu belirlediği konularda, karar organının yayınlanmış bir yasayı değiştirebilmesi;

− İstihdamın artırılması, bir mesleki faaliyetin icrası için yerleşme ve toprak mülkiyetinin korunması gibi yerel zorunlulukların gerektirdiği halkın lehine olan tedbirlerin yerel yönetimlerce alınabilmesi;

− Yerel idarenin, merkezi idarenin denetimi altında, kendisine ait yetkilerin kullanımında, düzenlenen güvencelere saygı, kamu özgürlüklerinin tüm ülke düzeyinde gerçekleştirilmesine iştirak etmesi.

Bu madde kapsamında yer alan mahalli idarelerin özel teşkilatlarını düzenleyen diğer esaslar, bunların karar organlarına danışıldıktan sonra, bir kanun ile düzenlenir ve değiştirilir.

Madde 74-1.

74’üncü maddede anılan deniz-aşırı idareler ve Yeni Kaledonya’da Hükümet, Devletin yetki alanında kalan konularda gerekli uyarlamaları yapmak suretiyle, anavatan Fransa’da yürürlükte olan yasa niteliğindeki düzenlemeleri, yasanın ilgili hükümler bakımından bu usulün kullanımını açık şekilde yasaklamamış olması kaydıyla, bir kararname ile genişletebilir, ya da ilgili idarenin özel teşkilatının tabi olduğu yasal hükümler üzerinde gerekli uyarlamaları gerçekleştirebilir.

Bu kararnameler, ilgili karar organının ve Danıştay’ın görüşü alındıktan sonra çıkarılabilir. Bu kararnameler yayını anında yürürlüğe girer. Yayınlanmasını takip eden on sekiz ay (Fransızca orijinalinde ay ifadesi geçmektedir.) içinde Parlamento tarafından onaylanmaz ise geçersiz hale gelir.

Madde 75.

34’üncü maddede işaret edilen yegâne medeni statü olan olağan medeni statüye sahip olmayan ülke vatandaşları, reddetmedikleri sürece kişisel statülerini muhafaza ederler.

Madde 75-1.

Bölgesel diller Fransa’nın mirasının bir parçasıdırlar.

Başlık XIII.

Yeni Kaledonya’ya İlişkin Geçici Hükümler

 Madde 76.

Yeni Kaledonya halkı, 31 Aralık 1998’den önce, 5 Mayıs 1998 tarihinde Noumea’da imzalanıp, 27 Mayıs 1998’de Fransız Cumhuriyeti Resmi Gazete’sinde yayımlanan anlaşma hükümlerini oylamaya davet edilmişlerdir.

9 Kasım 1998 tarih ve 88-1028 sayılı Yasanın 2’nci maddesinde belirlenen şartları taşıyan kişiler oylamaya katılabileceklerdir.

Seçimin organizesine ilişkin gerekli tedbirler, Danıştay’ın görüşü alındıktan ve Bakanlar Kurulunda müzakere edildikten sonra alınacaktır.

Madde 77.

Anılan anlaşmanın 76’ncı maddede öngörülen oylama ile kabul edilmesinden sonra, Yeni Kaledonya’nın anlaşmada öngörülen ilkelere uygun olarak ve bu anlaşmanın uygulanması için gerekli olan şekilde kalkınmasını teminen Yeni Kaledeonya’nın karar organına danışıldıktan sonra kabul edilen bir organik yasa ile aşağıda belirtilen hususlar düzenlenmektedir;

− Yeni Kaledonya’nın kurumlarına kesin biçimde devredilecek devlet yetkileri, bunların kademelenmesi, devir şekilleri ve bunlardan doğacak mali sorumlulukların paylaşımı;

− Yeni Kaledonya’nın kurumlarının görev ve teşkilat kuralları, özellikle karar organının bazı işlemlerinin yayınlanmadan önce Anayasa Konseyine sunulmasına ilişkin koşullar;

− Vatandaşlığa, seçim sistemine, kamu görevine, örfi hukukta tanımlandığı şekliyle medeni statüye ilişkin kurallar;

− Yeni Kaledonya halkının, egemenliğin kullanımına katılma konusundaki seçimlerin şartları ve süre sınırları;

76’ncı maddede anılan anlaşmanın yürürlüğü için gerekli diğer tedbirler bir yasayla belirlenir.

Yeni Kaledonya’nın ve illerinin karar organının üyelerini seçmek üzere oy kullanmaya davet edilen seçmenlere ait seçmen kütüğünün hazırlanabilmesi maksadıyla, bu Anayasanın 76’ncı maddesinde ve Yeni Kaledonya Hakkında  19 Mart 1999 tarih ve 99-209 sayılı Kanunun 188 ve 189’uncu maddelerinde anılan Anlaşmada atıf yapılan liste, bu Anayasanın 76’ncı maddesinde anılan oylama için hazırlanan ve oy kullanmak için aranan şartları taşımayanları da içeren bir listedir.

78 ila 86’ncı maddeler arasında kalan maddeler yürürlükten kaldırılmıştır.

  

Başlık XIV.

Fransızca Konuşan Ülkeler ve Birlik Anlaşmaları

 Madde 87.

Devlet, müşterek dili Fransızca olan Devletler ve halklarıyla dayanışmayı ve işbirliğini geliştirmeye dönük çabalarda yer alır.

Madde 88.

Devlet, medeniyetlerini geliştirmek için bir araya gelmek isteyen devletlerle katılım anlaşmaları imzalayabilir.

Başlık XV.

Avrupa Toplulukları ve Avrupa Birliği

Avrupa Birliği*

 Madde 88-1.

Devlet, bazı yetkilerini ortak kullanmak üzere, yaptıkları anlaşma gereğince, serbestçe katılan devletlerce oluşturulan Avrupa Birliğine ve Avrupa Topluluklarına katılır.

Devlet, Avrupa Birliği Kurucu Antlaşması ve Avrupa Topluluğu Kurucu Antlaşmasında değişiklik yapan, 13 Aralık 2007 tarihinde imzalanan Lizbon Antlaşmasında belirtilen şartlarla Avrupa Birliğine katılabilir.

Madde 88-1.*

Fransa Cumhuriyeti, bu yetkilerin 13 Aralık 2007 tarihinde imzalanan Lizbon Antlaşması ile ihdas sebebiyle, Avrupa Birliği Kurucu Antlaşması ve Avrupa Birliğinin İşleyişi Hakkındaki Antlaşma gereğince, bazı yetkilerini ortaklaşa kullanmayı kabul eden devletlerin serbestçe katılımından oluşan Avrupa birliğine katılır.

Madde 88-2.

Fransa, mütekabiliyet kaydıyla ve 7 Şubat 1992’de imzalanan Tek Avrupa Anlaşmasında öngörülen özel koşullara göre, Avrupa Ekonomik ve Para Birliği kurumuna gerekli yetkileri devretmeye muvafakat eder.

Aynı kayıt ve 2 Ekim l997’de imzalanan Antlaşma ile değişik Avrupa Birliği Kurucu Antlaşmasının hükümlerine göre, malların ve kişilerin serbest dolaşımına ilişkin kuralların belirlenmesi için gerekli yetkilerini devretmeyi kabul edebilir.

Avrupa Birliği Anlaşmasının temeli üzerinde alınan kararların uygulanması çerçevesinde Avrupa tutuklama kararlarının uygulanmasına ilişkin kurallar yasayla belirlenir.

Madde 88-2.*

Avrupa Birliği kurumları tarafından alınan kararlar çerçevesinde Avrupa tutuklama kararlarının uygulanmasına ilişkin kurallar yasayla belirlenir.

Madde 88-3.

Mütekabiliyet kaydıyla ve 7 Şubat 1992’de imzalanan Avrupa Tek Antlaşmasında öngörülen özel şartlar çerçevesinde, Fransa’da oturan Birlik vatandaşlarına yerel seçimlerde seçme ve seçilme hakkı tanınabilir. Bu vatandaşlar belediye başkanlığı ve başkan yardımcılığı görevi üstlenemezler, senato seçmenliğine ve senato seçimlerine katılamazlar. Her iki Meclis tarafından aynı hükümlerle onaylanan bir organik yasa, bu fıkranın uygulanma koşullarını belirler.

Madde 88-4.

Hükümet, yasa niteliğindeki düzenlemeleri içeren Avrupa Birliği ve Avrupa Toplulukları yasa tasarıları veya tekliflerini, Avrupa Birliği Konseyine sunulur sunulmaz Millet Meclisine ve Senatoya sunar. Hükümet ayrıca bir Avrupa Birliği Kurumu tarafından hazırlanan diğer tasarları veya teklifleri de bunlara sunabilir.

Her iki Meclisin İçtüzüğünde belirlenen usullere göre, önceki fıkrada belirtilen, tasarı, teklif veya dokümanlar gerektiğinde toplantı dönemi dışında da oylanabilir.

Her bir Meclis bünyesinde Avrupa Birliğiyle ilişkilerden sorumlu bir komisyon kurulur.

Madde 88-4.*

Hükümet, yasa niteliğindeki düzenlemeleri içeren Avrupa Birliği ve Avrupa Toplulukları yasa tasarıları veya tekliflerini ve yanı sıra diğer kanun tasarısı ve tekliflerini, Avrupa Birliği Konseyine sunulur sunulmaz Millet Meclisine ve Senatoya sunar.

Her iki Meclisin tüzüğünde belirlenen usullere göre, önceki fıkrada belirtilen, tasarı, teklif veya dokümanlar gerektiğinde toplantı dönemi dışında da oylanabilir.

Her bir Meclis bünyesinde Avrupa Birliğiyle ilişkilerden sorumlu bir komisyon kurulur.

Madde 88-5.

Avrupa Topluluklarına ve Avrupa Birliğine bir devletin katılımına ilişkin anlaşmanın onaylanmasına yetki veren tüm yasa teklifleri Cumhurbaşkanınca referanduma sunulur.

Yukarıdaki hükme rağmen, Parlamento, her bir Meclisin üye tam sayısının beşte üçü çoğunlukla kabul edeceği benzer içerikli bir önergeyi kabul etmek suretiyle, bu yasa teklifinin 89’uncu maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen usule göre yasalaşmasına izin verebilir.

Madde 88-5.*

Avrupa Birliğine bir devletin katılımına ilişkin anlaşmanın onaylanmasına yetki veren tüm yasa teklifleri Cumhurbaşkanınca referanduma sunulur.

Yukarıdaki hükme rağmen, Parlamento, her bir Meclisin üye tam sayısının beşte üçü çoğunlukla kabul edeceği benzer içerikli bir önergeyi kabul etmek suretiyle, bu yasa teklifinin 89’uncu maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen usule göre yasalaşmasına izin verebilir.

Madde 88-6.*

Millet Meclisi ve Senato, subsidiarity ilkesi gereğince, Avrupa Birliği yasa taşanlarının uygunluğu üzerinde gerekli görüşlerini bildirebilirler. Söz konusu bu görüş ilgili Meclis başkanlığınca, Avrupa Parlamentosu başkanlığına, Avrupa Birliği Komisyonu ve Konseyi başkanlığına gönderilir. Hükümete de bilgi verilir.

Her Meclis, subsidiarity ilkesinin ihlali gerekçesiyle, Avrupa Birliği yasalarına karşı, Avrupa Birliği Adalet Divanında dava açabilir. Bu davalar, Avrupa Birliği Adalet Divanına Hükümet tarafından havale edilir.

Yukarıdaki hükme rağmen, bu amaçla, kararlar, her Meclisin İçtüzüğünde belirlenen müzakere ve ivedilik şartlarına göre, gerektiğinde toplantı dönemi dışında da, oylanabilir. Altmış Millet Meclisi üyesinin, ya da altmış senatörün talebi halinde bu davalar mecburi olacaktır.

Madde 88-7.*

Bir önergenin, Millet Meclisi ve Senato tarafından aynı şekilde kabul edilmesi durumunda Parlamento, anlaşmalarla ilgili olarak basit değiştirme usulü kapsamında, ya da Avrupa Birliği Kurucu Anlaşması ve Avrupa Birliğinin İşleyişi Hakkında Anlaşma’da düzenlenen hukuk işlerinde adli işbirliği kapsamında tanımlanan hallerde, 13 Aralık 2007 tarihinde imzalanan Lizbon Anlaşması’nın Avrupa Birliği’ne ait yasal düzenlemelerin kabul edilmesine ilişkin kurallarda getirilen her türlü değişikliğe itiraz edebilir.

 

Başlık XVI.

Anayasa Değişiklikleri

 Madde 89.

Anayasayı değiştirme girişiminde bulunma yetkisi Başbakanın teklifi üzerine Cumhurbaşkanına ve Parlamento üyelerine aittir.

Değiştirme tasarı ya da teklifi 42’nci maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen mühlet içinde görüşülmeli ve her iki Meclis tarafından de aynı hükümlerle kabul edilmelidir. Değişiklik, referandumla onaylandıktan sonra kesinlik kazanır.

Bununla birlikte, Cumhurbaşkanı, değişiklik tasarısını Kongre iki Meclis halinde toplantıya çağrılan parlamentoya sunmaya karar verirse bu tasarı referanduma sunulmaz; bu takdirde, değişiklik tasarısının onaylanması, Kongrede kullanılan oyların beşte üçünün çoğunluğu ile mümkündür. Kongrenin Başkanlık Divanı, Millet Meclisinin Başkanlık Divanıdır.

Ülkenin bütünlüğüne zarar verecek hiçbir değişiklik usulüne girişilemez ve böyle bir usul sürdürülemez.

Hükümetin Cumhuriyet niteliği değişiklik konusu yapılamaz.

Başlık XVII.

(Mülga)

  ÇEVRE ŞARTI

 Fransız Halkı;

Doğal kaynakların ve doğal dengelerin insanlığın görünümünü zorunlu kıldığı;

Mevcut insanlığın ve gelecek kuşakların doğal çevrelerinden koparılamayacağı;

Çevrenin tüm insanlığın ortak varlığı olduğu;

İnsanoğlunun gittikçe yaşam şartları ve kendi gelişimi üzerinde etki yaptığı;

Biyolojik çeşitlilik, kişinin gelişimi ve insan topluluklarının ilerleyişi, bazı üretim ve tüketim maddeleri ve doğal kaynakların aşırı tüketilmesi nedeniyle etkilendiği;

Çevrenin korunmasının, Ulusun diğer temel değerleri ile aynı nitelikte ele alınması gerektiği;

Sürdürülebilir bir gelişmeyi sağlamak için, mevcut ihtiyaçların karşılanmasına yönelik tercihlerin, gelecek kuşakların ve diğer halkların ihtiyaçlarını karşılamasını tehlikeye atmaması;

Gerekçelerinden yola çıkarak,

Kabul eder;

Madde 1.

Herkes dengeli ve sağlığa saygılı bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.

Madde 2.

Herkes çevrenin korunmasına ve iyileştirilmesine katkıda bulunmak zorundadır.

Madde 3.

Herkes, yasanın belirlediği şartlar dâhilinde, çevreye yönelik zararların önlenmesi veya en azından zararlı sonuçların azaltılması ile yükümlüdür.

Madde 4.

Herkes, yasanın belirlediği şartlar dâhilinde, çevreye verdiği zararların giderilmesine iştirak etme yükümlülüğü altındadır.

Madde 5.

Bilimsel bilgi olarak kesin olmamakla birlikte, çevrede geri dönülemez ve ciddi bir biçimde etkileyebilecek bir zarar meydana geldiğinde, kamu otoriteleri, önleyici tedbirlerin alınması ilkesine saygı göstererek ve kendi yetki alanlarına giren konularda, risklerin değerlendirilmesi usulünün gerçekleştirilmesini, zararın önlenebilmesi için gerekli ve zararla orantılı geçici tedbirlerin alınmasını sağlarlar.

Madde 6.

Kamu politikaları, sürdürülebilir kalkınmayı destekler. Bu amaçla, çevrenin değerinin bilinmesi ve çevrenin korunması ile ekonomik kalkınma ve sosyal gelişmeyi bağdaştırmak zorundadır.

Madde 7.

Herkes, yasanın belirlediği sınırlar ve şartlar dâhilinde, kamu otoritelerinin elindeki çevreye ilişkin bilgilere ulaşma hakkına ve çevre üzerinde etki doğurabilecek kamusal zararların hazırlık aşamalarına katılma hakkına sahiptir.

Madde 8.

Çevre eğitimi ve bilgisi, bu Şart’ta belirlenen hakların ve ödevlerin uygulanmasına katkıda bulunur.

Madde 9.

Araştırma ve yenilik, çevrenin değerinin artırılmasına ve çevrenin korunmasına katkı sağlar.

Madde 10.

Bu Şart, Fransa’nın uluslararası ve Avrupa Birliğine yönelik faaliyetlerinin ilham kaynağıdır.

Avrupa Komisyonu

0

Avrupa Komisyonu, yasama sürecini başlatan, ayrıca Birliğin yürütme organı olarak AB müktesebatını, bütçeyi ve programları uygulamaktan ve idari denetimden sorumlu kurumdur. Avrupa Komisyonu, her bir üye devletten bir kişinin yer aldığı 28 üyeden oluşur. Bu kişilere “komiser” adı verilir. Her Komiser bir veya daha fazla AB politikasının yürütülmesinden sorumludur. Komisyon adeta bir Bakanlar Kurulu gibi faaliyet gösterir. Komisyon’da komiserlerin yanı sıra, Avrupa Birliği görevlilerinden oluşan 25.000 kişilik bir idari teşkilat da mevcuttur.

Komisyon bünyesinde, herhangi bir konuda idari düzenlemelerin yapıldığı idari yönetim birimleri olan Genel Müdürlükler bulunur. Her Genel Müdürlük, çalışmalarının siyasi ve yönetim sorumluluğunu üstlenen Komisere karşı sorumlu bir Genel Müdür tarafından yönetilir. Genel Müdürlükler müdürlüklere (direktörlük), müdürlükler bölüm ya da birimlere, bölüm ya da birimler ise, masa şefliklerine ayrılmıştır. Her masada, masanın ilgili konusuna uygun sayıda uzman bulunur.

Komisyon başkanı Avrupa Birliği Zirvesi tarafından belirlenir ve ataması Avrupa Parlamentosu’nun onayı ile yapılır. Komisyon başkan yardımcılarından biri de AB’nin dış politikasını yürütmekten sorumlu Birlik Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisidir.

Komisyon Başkanı’nın Zirve tarafından, Avrupa Parlamentosu seçimleri dikkate alınmak ve danışmalar yapılmak suretiyle nitelikli çoğunlukla belirlenmesi ve Parlamento’ya sunulması gerekmekte olup, Başkan adayı, Parlamento üyelerinin çoğunluğu tarafından seçilecektir. Komisyon Başkanı’nın, Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi ve diğer tüm komiserler ile birlikte heyet halinde Parlamento’nun onayına sunulması ve Zirve tarafından nitelikli çoğunlukla atanması gerekir.

Komisyon üyeleri ise üye devletlerin göstereceği adayların arasından Komisyon Başkanı tarafından seçilecek, bu seçimin ardından Zirve tarafından nitelikli çoğunlukla ve Komisyon Başkanı’nın onayını da alarak atanan “Birlik Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi” de dâhil olmak üzere Komisyon’un tamamı heyet halinde Avrupa Parlamentosu’nun onayına sunulacaktır. Gerekli güvenoyunun teminini takiben Komisyon, Zirve tarafından nitelikli çoğunluk ile atanır. Komiserlerin görev süresi 5 yıldır ve bu süre yenilenebilir.

Komiserler Avrupa Birliği üyesi devletlerin vatandaşları olmalarına ve bu devletler tarafından atanmalarına karşın kendi ülkelerinin menfaatlerini değil Birliğin genel menfaatlerini korumak durumundadır. Komisyon, sorumluluklarını yerine getirirken bağımsız hareket eder ve üye devletlerden ya da herhangi bir kurumdan veya makamdan talimat almaz.

Komisyon, görev süresi boyunca üye devlet hükümetlerince görevden alınamaz. Avrupa Parlamentosu’nun da komiserleri tek tek görevden alma yetkisi bulunmamakla birlikte, güvensizlik oyu ile Komisyon’u heyet halinde görevden alması mümkündür.

Komisyon’un merkezi Brüksel’dedir. Avrupa Birliği üyesi devletlerden bağımsız bir niteliğe sahip olan Komisyon, Birliğin yürütme organı konumundadır. Bu doğrultuda Birliğin bütçesini ve politikalarını uygulayan Komisyon, AB hukukunun uygulanmasının idari bakımdan gözetilmesi görevini de üstlenmiştir. AB hukukunu ihlal ettiği iddiasıyla üye devletleri Avrupa Birliği Adalet Divanı önünde dava edebilir. Komisyon’un bir diğer önemli görevi ise yasama organını oluşturan Avrupa Parlamentosu ve Konsey’e sunduğu yasama ya da karar önerileri ile yasama sürecini başlatmasıdır.

 

Türkiye Felsefe Kurumu

0
Ioanna Kucuradi
Türkiye Felsefe Kurumu 1974 yılında kuruldu. Kuruluş amaçları, kişinin yaşamında ve kamu hayatında felsefi bilgiye olan ihtiyacın farkına varılmasına katkıda bulunmak, Türkiye’de felsefeyi dört duvarın dışına çıkararak toplumsal işlevini görmesine yardımcı olmak, uluslararası çalışmalar yapmak ve Türkiye’de yapılan çalışmaları dünya düzeyinde tanıtmak gibi amaçlardır.
Bu amaçları gerçekleştirmek için Kurum, 1974’ten bu yana ulusal ve uluslararası seminerler düzenlemekte, çeşitli aralıklarla felsefe eğitimiyle ilgili toplantılar gerçekleştirmekte ve yayın yapmaktadır. Kurumun 1994 yılına kadar yaptığı çalışmaların bir dökümü, Arslan Kaynardağ’ın Türkiye’de Felsefenin Kurumsallaşması ve Türkiye Felsefe Kurumu  başlıklı kitabında bulunabilir.
Kurum, Bakanlar Kurulunun 28.10.1997 tarihli kararıyla, kamu yararına çalışan dernekler arasında yerini almıştır.
Kurumun İstanbul Komitesi 1989 yılından beri aralıksız olarak, İstanbul Sonbahar Seminerlerini düzenlemektedir.
Türkiye Felsefe Kurumu 1979 yılından beri, UNESCO’ya bağlı Felsefe ve İnsan Bilimleri Konseyi’ne üye 13 Federasyondan biri olan Uluslararası Felsefe Kuruluşları Federasyonunun (FISP) üyesidir. Bu üyeliğiyle, uluslararası felsefe çalışmalarının fildişi kuledençıkmalarına önemli katkılarda bulunmuş ve Türkiye’nin uluslararası felsefe dünyasında yerini almasını sağlamıştır. Bu çalışmalar sayesinde Kurum, 2003 yılında, FISP tarafından beş yılda bir düzenlenen Dünya Felsefe Kongrelerinin yirmibirincisine evsahipliği yapmıştır. Bu kongreye 90 ülkeden yaklaşık 2700 kişi katılmıştır.
Kurum 1993 yılından beri Ulusal Felsefe Olimpiyatlarını düzenlemekte ve bu yarışmada birincilik ve ikincilik kazananları Uluslararası Felsefe Olimpiyatlarına  katılmasını sağlamaktadır.
İstanbul’da 1994 yılından beri yılda iki toplantı düzenleyen Sivil Toplum Kuruluşları Hareketini başlatan beş kuruluştan biridir.
Institut International de Philosophie (IIP, Paris) tarafından yayımlanan Bibliographie de Philosophie’ye Türkiye’de Felsefe alanında yayımlanan telif ve çeviri eserlerini tanıtmaktadır.
Kurum, bir çeviri dizisi (iki dilli), bir Türk Felsefesi (Simurg) dizisi, bir konferanslar dizisi ve başka kitaplar yayınlamaktadır. Bugüne kadar 29 kitap ve 1994 – 1999 yılları arasında yılda üç defa çıkan Türkiye Felsefe Kurumu Bülteni’ni yayımlamıştır.
Kurumun bir İstanbul Komitesi ve dört birimi –Çocuklar İçin Felsefe, Hukuk Felsefesi, Bioetik ve Fenomenoloji Birimleri–  vardır.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası

0

Kanun No.: 2709        Kabul Tarihi: 7.11.1982

BAŞLANGIÇ

Türk Vatanı ve Milletinin ebedi varlığını ve Yüce Türk Devletinin bölünmez bütünlüğünü belirleyen bu Anayasa, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, ölümsüz önder ve eşsiz kahraman Atatürk’ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve O’nun inkılâp ve ilkeleri doğrultusunda;

Dünya milletleri ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesi olarak, Türkiye Cumhuriyetinin ebedi varlığı, refahı, maddî ve manevî mutluluğu ile çağdaş medeniyet düzeyine ulaşma azmi yönünde;

Millet iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olduğu ve bunu millet adına kullanmaya yetkili kılınan hiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı;

Kuvvetler ayrımının, Devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip, belli Devlet yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı medenî bir işbölümü ve işbirliği olduğu ve üstünlüğün ancak Anayasa ve kanunlarda bulunduğu;

(Değişik: 3/10/2001-4709/1 md.) Hiçbir faaliyetin Türk millî menfaatlerinin, Türk varlığının, Devleti ve ülkesiyle bölünmezliği esasının, Türklüğün tarihî ve manevî değerlerinin, Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılâpları ve medeniyetçiliğinin karşısında korunma göremeyeceği ve lâiklik ilkesinin gereği olarak kutsal din duygularının, Devlet işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılamayacağı;

Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak millî kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddî ve manevî varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu;

Topluca Türk vatandaşlarının millî gurur ve iftiharlarda, millî sevinç ve kederlerde, millî varlığa karşı hak ve ödevlerde, nimet ve külfetlerde ve millet hayatının her türlü tecellisinde ortak olduğu, birbirinin hak ve hürriyetlerine kesin saygı, karşılıklı içten sevgi ve kardeşlik duygularıyla ve  “Yurtta sulh, cihanda sulh” arzu ve inancı içinde, huzurlu bir hayat talebine hakları bulunduğu;

FİKİR, İNANÇ VE KARARIYLA anlaşılmak, sözüne ve ruhuna bu yönde saygı ve mutlak sadakatle yorumlanıp uygulanmak üzere,

TÜRK MİLLETİ TARAFINDAN, demokrasiye âşık Türk evlatlarının vatan ve millet sevgisine emanet ve tevdi olunur.

BİRİNCİ KISIM

Genel Esaslar

I. Devletin şekli

MADDE 1- Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.

II. Cumhuriyetin nitelikleri

MADDE 2- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.

III. Devletin bütünlüğü, resmî dili, bayrağı, millî marşı ve başkenti

MADDE 3- Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.

Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.

Millî marşı “İstiklal Marşı”dır.

Başkenti Ankara’dır.

IV. Değiştirilemeyecek hükümler

MADDE 4- Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.

V. Devletin temel amaç ve görevleri

MADDE 5- Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.

VI. Egemenlik

MADDE 6- Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.

Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır.

Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz.

VII. Yasama yetkisi

MADDE 7- Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.

VIII. Yürütme yetkisi ve görevi

MADDE 8- (Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.)2

Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir.

IX. Yargı yetkisi

MADDE 9- (Değişik: 16/4/2017-6771/1 md.) Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır.

X. Kanun önünde eşitlik

MADDE 10- Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.

(Ek fıkra: 7/5/2004-5170/1 md.) Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. (Ek cümle: 12/9/2010-5982/1 md.) Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz.

(Ek fıkra: 12/9/2010-5982/1 md.) Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.

Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.

Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.3

XI. Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü

MADDE 11- Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır.

Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz.

İKİNCİ KISIM

Temel Haklar ve Ödevler

BİRİNCİ BÖLÜM

Genel Hükümler

I.  Temel hak ve hürriyetlerin niteliği

MADDE 12- Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir.

Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva eder.

II. Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması

MADDE 13- (Değişik: 3/10/2001-4709/2 md.)

Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.

III.  Temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılamaması

MADDE 14- (Değişik: 3/10/2001-4709/3 md.)

Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbiri, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve lâik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamaz.

Anayasa hükümlerinden hiçbiri, Devlete veya kişilere, Anayasayla tanınan temel hak ve hürriyetlerin yok edilmesini veya Anayasada belirtilenden daha geniş şekilde sınırlandırılmasını amaçlayan bir faaliyette bulunmayı mümkün kılacak şekilde yorumlanamaz.

Bu hükümlere aykırı faaliyette bulunanlar hakkında uygulanacak müeyyideler, kanunla düzenlenir.

IV. Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması

MADDE 15- (Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.)4

Savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlâl edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir.

(Değişik: 7/5/2004-5170/2 md.) Birinci fıkrada belirlenen durumlarda da, savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen ölümler dışında, kişinin yaşama hakkına, maddî ve manevî varlığının bütünlüğüne dokunulamaz; kimse din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz ve bunlardan dolayı suçlanamaz; suç ve cezalar geçmişe yürütülemez; suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamaz.

V. Yabancıların durumu

MADDE 16- Temel hak ve hürriyetler, yabancılar için, milletlerarası hukuka uygun olarak kanunla sınırlanabilir.

İKİNCİ BÖLÜM

Kişinin Hakları ve Ödevleri

I. Kişinin dokunulmazlığı, maddî ve manevî varlığı

MADDE 17- (Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.)5

Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.

Tıbbî zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbî deneylere tâbi tutulamaz.

Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tâbi tutulamaz.

(Değişik: 7/5/2004-5170/3 md.) Meşrû müdafaa hali, yakalama ve tutuklama kararlarının yerine getirilmesi, bir tutuklu veya hükümlünün kaçmasının önlenmesi, bir ayaklanma veya isyanın bastırılması, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde yetkili merciin verdiği emirlerin uygulanması sırasında silah kullanılmasına kanunun cevaz verdiği zorunlu durumlarda meydana gelen öldürme fiilleri, birinci fıkra hükmü dışındadır.

II. Zorla çalıştırma yasağı

MADDE 18- Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır.

Şekil ve şartları kanunla düzenlenmek üzere hükümlülük veya tutukluluk süreleri içindeki çalıştırmalar; olağanüstü hallerde vatandaşlardan istenecek hizmetler; ülke ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda öngörülen vatandaşlık ödevi niteliğindeki beden ve fikir çalışmaları, zorla çalıştırma sayılmaz.

III. Kişi hürriyeti ve güvenliği

MADDE 19- (Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.)6

Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine sahiptir.

Şekil ve şartları kanunda gösterilen:

Mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi; bir mahkeme kararının veya kanunda öngörülen bir yükümlülüğün gereği olarak ilgilinin yakalanması veya tutuklanması; bir küçüğün gözetim altında ıslahı veya yetkili merci önüne çıkarılması için verilen bir kararın yerine getirilmesi; toplum için tehlike teşkil eden bir akıl hastası, uyuşturucu madde veya alkol tutkunu, bir serseri veya hastalık yayabilecek bir kişinin bir müessesede tedavi, eğitim veya ıslahı için kanunda belirtilen esaslara uygun olarak alınan tedbirin yerine getirilmesi; usulüne aykırı şekilde ülkeye girmek isteyen veya giren, ya da hakkında sınır dışı etme yahut geri verme kararı verilen bir kişinin yakalanması veya tutuklanması; halleri dışında kimse hürriyetinden yoksun bırakılamaz.

Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler, ancak kaçmalarını, delillerin yokedilmesini veya değiştirilmesini önlemek maksadıyla veya bunlar gibi tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunda gösterilen diğer hallerde hâkim kararıyla tutuklanabilir. Hâkim kararı olmadan yakalama, ancak suçüstü halinde veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yapılabilir; bunun şartlarını kanun gösterir.

Yakalanan veya tutuklanan kişilere, yakalama veya tutuklama sebepleri ve haklarındaki iddialar herhalde yazılı ve bunun hemen mümkün olmaması halinde sözlü olarak derhal, toplu suçlarda en geç hâkim huzuruna çıkarılıncaya kadar bildirilir.

(Değişik: 3/10/2001-4709/4 md.) Yakalanan veya tutuklanan kişi, tutulma yerine en yakın mahkemeye gönderilmesi için gerekli süre hariç en geç kırksekiz saat ve toplu olarak işlenen suçlarda en çok dört gün içinde hâkim önüne çıkarılır. Kimse, bu süreler geçtikten sonra hâkim kararı olmaksızın hürriyetinden yoksun bırakılamaz. Bu süreler olağanüstü hal, sıkıyönetim ve savaş hallerinde uzatılabilir.

(Değişik: 3/10/2001-4709/4 md.) Kişinin yakalandığı veya tutuklandığı, yakınlarına derhal bildirilir.

Tutuklanan kişilerin, makul süre içinde yargılanmayı ve soruşturma veya kovuşturma sırasında serbest bırakılmayı isteme hakları vardır. Serbest bırakılma ilgilinin yargılama süresince duruşmada hazır bulunmasını veya hükmün yerine getirilmesini sağlamak için bir güvenceye bağlanabilir.

Her ne sebeple olursa olsun, hürriyeti kısıtlanan kişi, kısa sürede durumu hakkında karar verilmesini ve bu kısıtlamanın kanuna aykırılığı halinde hemen serbest bırakılmasını sağlamak amacıyla yetkili bir yargı merciine başvurma hakkına sahiptir.

(Değişik: 3/10/2001-4709/4 md.) Bu esaslar dışında bir işleme tâbi tutulan kişilerin uğradıkları zarar, tazminat hukukunun genel prensiplerine göre, Devletçe ödenir.

IV. Özel hayatın gizliliği ve korunmasıA. Özel hayatın gizliliğiMADDE 20- Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. (Mülga cümle: 3/10/2001-4709/5 md.)

(Değişik: 3/10/2001-4709/5 md.) Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak, usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin üstü, özel kâğıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, el koyma kendiliğinden kalkar.

(Ek fıkra: 12/9/2010-5982/2 md.) Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.

B. Konut dokunulmazlığı

MADDE 21- (Değişik: 3/10/2001-4709/6 md.)

Kimsenin konutuna dokunulamaz. Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin konutuna girilemez, arama yapılamaz ve buradaki eşyaya el konulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, el koyma kendiliğinden kalkar.

C. Haberleşme hürriyeti

MADDE 22- (Değişik: 3/10/2001-4709/7 md.)

Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır.

Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, karar kendiliğinden kalkar.

İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşları kanunda belirtilir.

V. Yerleşme ve seyahat hürriyeti

MADDE 23- Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir.

Yerleşme hürriyeti, suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak;

Seyahat hürriyeti, suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek;

Amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir.

(Değişik: 3/10/2001-4709/8 md.; Değişik: 12/9/2010-5982/3 md.) Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararına bağlı olarak sınırlanabilir.

Vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda girme hakkından yoksun bırakılamaz.

VI. Din ve vicdan hürriyeti

MADDE 24- Herkes, vicdan, dinî inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir.

14 üncü madde hükümlerine aykırı olmamak şartıyla ibadet, dinî âyin ve törenler serbesttir.

Kimse, ibadete, dinî âyin ve törenlere katılmaya, dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dinî inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz.

Din ve ahlâk eğitim ve öğretimi Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Din kültürü ve ahlâk öğretimi ilk ve ortaöğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasında yer alır. Bunun dışındaki din eğitim ve öğretimi ancak, kişilerin kendi isteğine, küçüklerin de kanunî temsilcisinin talebine bağlıdır.

Kimse, Devletin sosyal, ekonomik, siyasî veya hukukî temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasî veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne suretle olursa olsun, dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz.

VII. Düşünce ve kanaat hürriyeti

MADDE 25- Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir.

Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.

VIII. Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti

MADDE 26- Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir.

(Değişik: 3/10/2001-4709/9 md.) Bu hürriyetlerin kullanılması, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün  korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir.

(Mülga: 3/10/2001-4709/9 md.)

Haber ve düşünceleri yayma araçlarının kullanılmasına ilişkin düzenleyici hükümler, bunların yayımını engellememek kaydıyla, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin sınırlanması sayılmaz.

(Ek fıkra: 3/10/2001-4709/9 md.) Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir.

IX. Bilim ve sanat hürriyeti

MADDE 27- Herkes, bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama, yayma ve bu alanlarda her türlü araştırma hakkına sahiptir.

Yayma hakkı, Anayasanın 1 inci, 2 nci ve 3 üncü maddeleri hükümlerinin değiştirilmesini sağlamak amacıyla kullanılamaz.

Bu madde hükmü yabancı yayınların ülkeye girmesi ve dağıtımının kanunla düzenlenmesine engel değildir.

X. Basın ve yayımla ilgili hükümler

A. Basın hürriyeti

MADDE 28- Basın hürdür, sansür edilemez. Basımevi kurmak izin alma ve malî teminat yatırma şartına bağlanamaz.

(Mülga: 3/10/2001-4709/10 md.)

Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır.

Basın hürriyetinin sınırlanmasında, Anayasanın 26 ve 27 nci maddeleri hükümleri uygulanır.

Devletin iç ve dış güvenliğini, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü tehdit eden veya suç işlemeye ya da ayaklanma veya isyana teşvik eder nitelikte olan veya Devlete ait gizli bilgilere ilişkin bulunan her türlü haber veya yazıyı, yazanlar veya bastıranlar veya aynı amaçla, basanlar, başkasına verenler, bu suçlara ait kanun hükümleri uyarınca sorumlu olurlar. Tedbir yolu ile dağıtım hâkim kararıyla; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunun açıkça yetkili kıldığı merciin emriyle önlenebilir. Dağıtımı önleyen yetkili merci, bu kararını en geç yirmidört saat içinde yetkili hâkime bildirir. Yetkili hâkim bu kararı en geç kırksekiz saat içinde onaylamazsa, dağıtımı önleme kararı hükümsüz sayılır.

Yargılama görevinin amacına uygun olarak yerine getirilmesi için, kanunla belirtilecek sınırlar içinde, hâkim tarafından verilen kararlar saklı kalmak üzere, olaylar hakkında yayım yasağı konamaz.

Süreli veya süresiz yayınlar, kanunun gösterdiği suçların soruşturma veya kovuşturmasına geçilmiş olması hallerinde hâkim kararıyla; Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün, millî güvenliğin, kamu düzeninin, genel ahlâkın korunması ve suçların önlenmesi bakımından gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunun açıkça yetkili kıldığı merciin emriyle toplatılabilir. Toplatma kararı veren yetkili merci, bu kararını en geç yirmidört saat içinde yetkili hâkime bildirir; hâkim bu kararı en geç kırksekiz saat içinde onaylamazsa, toplatma kararı hükümsüz sayılır.

Süreli veya süresiz yayınların suç soruşturma veya kovuşturması sebebiyle zapt ve müsaderesinde genel hükümler uygulanır.

Türkiye’de yayımlanan süreli yayınlar, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Cumhuriyetin temel ilkelerine, millî güvenliğe ve genel ahlâka aykırı yayımlardan mahkûm olma halinde, mahkeme kararıyla geçici olarak kapatılabilir. Kapatılan süreli yayının açıkça devamı niteliğini taşıyan her türlü yayın yasaktır; bunlar hâkim kararıyla toplatılır.

B. Süreli ve süresiz yayın hakkı

MADDE 29- Süreli veya süresiz yayın önceden izin alma ve malî teminat yatırma şartına bağlanamaz.

Süreli yayın çıkarabilmek için kanunun gösterdiği bilgi ve belgelerin, kanunda belirtilen yetkili mercie verilmesi yeterlidir. Bu bilgi ve belgelerin kanuna aykırılığının tespiti halinde yetkili merci, yayının durdurulması için mahkemeye başvurur.

Süreli yayınların çıkarılması, yayım şartları, malî kaynakları ve gazetecilik mesleği ile ilgili esaslar kanunla düzenlenir. Kanun, haber, düşünce ve kanaatlerin serbestçe yayımlanmasını engelleyici veya zorlaştırıcı siyasal, ekonomik, malî ve teknik şartlar koyamaz.

Süreli yayınlar, Devletin ve diğer kamu tüzelkişilerinin veya bunlara bağlı kurumların araç ve imkânlarından eşitlik esasına göre yararlanır.

C. Basın araçlarının korunması

MADDE 30- (Değişik: 7/5/2004-5170/4 md.)

Kanuna uygun şekilde basın işletmesi olarak kurulan basımevi ve eklentileri ile basın araçları, suç aleti olduğu gerekçesiyle zapt ve müsadere edilemez veya işletilmekten alıkonulamaz.

D. Kamu tüzelkişilerinin elindeki basın dışı kitle haberleşme araçlarından yararlanma hakkı

MADDE 31- Kişiler ve siyasî partiler, kamu tüzelkişilerinin elindeki basın dışı kitle haberleşme ve yayım araçlarından yararlanma hakkına sahiptir. Bu yararlanmanın şartları ve usulleri kanunla düzenlenir.

(Değişik: 3/10/2001-4709/11 md.) Kanun, millî güvenlik, kamu düzeni, genel ahlâk ve sağlığın korunması sebepleri dışında, halkın bu araçlarla haber almasını, düşünce ve kanaatlere ulaşmasını ve kamuoyunun serbestçe oluşmasını engelleyici kayıtlar koyamaz.

E. Düzeltme ve cevap hakkı

MADDE 32- Düzeltme ve cevap hakkı, ancak kişilerin haysiyet ve şereflerine dokunulması veya kendileriyle ilgili gerçeğe aykırı yayınlar yapılması hallerinde tanınır ve kanunla düzenlenir.

Düzeltme ve cevap yayımlanmazsa, yayımlanmasının gerekip gerekmediğine hâkim tarafından ilgilinin müracaat tarihinden itibaren en geç yedi gün içerisinde karar verilir.

XI. Toplantı hak ve hürriyetleri

A. Dernek kurma hürriyeti

MADDE 33- (Değişik: 23/7/1995-4121/2 md.; 3/10/2001-4709/12 md.)

Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma ve bunlara üye olma ya da üyelikten çıkma hürriyetine sahiptir.

Hiç kimse bir derneğe üye olmaya ve dernekte üye kalmaya zorlanamaz.

Dernek kurma hürriyeti ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâk ile başkalarının hürriyetlerinin korunması sebepleriyle ve kanunla sınırlanabilir.

Dernek kurma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.

Dernekler, kanunun öngördüğü hallerde hâkim kararıyla kapatılabilir veya faaliyetten alıkonulabilir. Ancak, millî güvenliğin, kamu düzeninin, suç işlenmesini veya suçun devamını önlemenin yahut yakalamanın gerektirdiği hallerde gecikmede sakınca varsa, kanunla bir merci, derneği faaliyetten men ile yetkilendirilebilir. Bu merciin kararı, yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, bu idarî karar kendiliğinden yürürlükten kalkar.

Birinci fıkra hükmü, Silahlı Kuvvetler ve kolluk kuvvetleri mensuplarına ve görevlerinin gerektirdiği ölçüde Devlet memurlarına kanunla sınırlamalar getirilmesine engel değildir.

Bu madde hükümleri vakıflarla ilgili olarak da uygulanır.

B. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı

MADDE 34- (Değişik: 3/10/2001-4709/13 md.)

Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ancak,  millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla ve kanunla sınırlanabilir.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.

XII. Mülkiyet hakkı

MADDE 35- Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.

Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.

Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.

XIII.  Hakların korunması ile ilgili hükümler

A. Hak arama hürriyeti

MADDE 36- (Değişik: 3/10/2001-4709/14 md.) Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.

Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.

B. Kanunî hâkim güvencesi

MADDE 37- Hiç kimse kanunen tabî olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz.

Bir kimseyi kanunen tabî olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz.

C. Suç ve cezalara ilişkin esaslar

MADDE 38- Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.

Suç ve ceza zamanaşımı ile ceza mahkûmiyetinin sonuçları konusunda da yukarıdaki fıkra uygulanır.

Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur.

Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz.

Hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz.

(Ek fıkra: 3/10/2001-4709/15 md.) Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez.

Ceza sorumluluğu şahsîdir.

(Ek fıkra: 3/10/2001-4709/15 md.) Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz.

(Ek fıkra: 3/10/2001-4709/15 md.) (Mülga: 7/5/2004-5170/5 md.)

(Değişik: 7/5/2004-5170/5 md.) Ölüm cezası ve genel müsadere cezası verilemez.

İdare, kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran bir müeyyide uygulayamaz. Silahlı Kuvvetlerin iç düzeni bakımından bu hükme kanunla istisnalar getirilebilir.

(Değişik: 7/5/2004-5170/5 md.) Uluslararası Ceza Divanına taraf olmanın gerektirdiği yükümlülükler hariç olmak üzere vatandaş, suç sebebiyle yabancı bir ülkeye verilemez.

XIV. İspat hakkı

MADDE 39- Kamu görev ve hizmetinde bulunanlara karşı, bu görev ve hizmetin yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapılan isnatlardan dolayı açılan hakaret davalarında, sanık, isnadın doğruluğunu ispat hakkına sahiptir. Bunun dışındaki hallerde ispat isteminin kabulü, ancak isnat olunan fiilin doğru olup olmadığının anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya şikâyetçinin ispata razı olmasına bağlıdır.

XV. Temel hak ve hürriyetlerin korunması

MADDE 40- Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlâl edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir.

(Ek fıkra: 3/10/2001-4709/16 md.) Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.

Kişinin, resmî görevliler tarafından vâki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler

I. Ailenin korunması ve çocuk hakları7

MADDE 41- (Değişik: 3/10/2001-4709/17 md.) Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır.

Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilâtı kurar.

(Ek fıkra: 12/9/2010-5982/4 md.) Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir.

(Ek fıkra: 12/9/2010-5982/4 md.) Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır.

II. Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi

MADDE 42- Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.

Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir.

Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılâpları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz.

Eğitim ve öğretim hürriyeti, Anayasaya sadakat borcunu ortadan kaldırmaz.

İlköğretim, kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve Devlet okullarında parasızdır.

Özel ilk ve orta dereceli okulların bağlı olduğu esaslar, Devlet okulları ile erişilmek istenen seviyeye uygun olarak, kanunla düzenlenir.

(Ek fıkra: 9/2/2008-5735/2 md.; İptal: Anayasa Mahkemesinin 5/6/2008 tarihli ve E.: 2008/16, K.: 2008/116 sayılı Kararı ile)

Devlet, maddî imkânlardan yoksun başarılı öğrencilerin, öğrenimlerini sürdürebilmeleri amacı ile burslar ve başka yollarla gerekli yardımları yapar. Devlet, durumları sebebiyle özel eğitime ihtiyacı olanları topluma yararlı kılacak tedbirleri alır.

Eğitim ve öğretim kurumlarında sadece eğitim, öğretim, araştırma ve inceleme ile ilgili faaliyetler yürütülür. Bu faaliyetler her ne suretle olursa olsun engellenemez.

Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez. Eğitim ve öğretim kurumlarında okutulacak yabancı diller ile yabancı dille eğitim ve öğretim yapan okulların tabi olacağı esaslar kanunla düzenlenir. Milletlerarası andlaşma hükümleri saklıdır.

III. Kamu yararı

A. Kıyılardan yararlanma

MADDE 43- Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.

Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir.

Kıyılarla sahil şeritlerinin, kullanılış amaçlarına göre derinliği ve kişilerin bu yerlerden yararlanma imkân ve şartları kanunla düzenlenir.

B. Toprak mülkiyeti

MADDE 44- Devlet, toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek, erozyonla kaybedilmesini önlemek ve topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçilikle uğraşan köylüye toprak sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri alır. Kanun, bu amaçla, değişik tarım bölgeleri ve çeşitlerine göre toprağın genişliğini tespit edebilir. Topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçiye toprak sağlanması, üretimin düşürülmesi, ormanların küçülmesi ve diğer toprak ve yeraltı servetlerinin azalması sonucunu doğuramaz.

Bu amaçla dağıtılan topraklar bölünemez, miras hükümleri dışında başkalarına devredilemez ve ancak dağıtılan çiftçilerle mirasçıları tarafından işletilebilir. Bu şartların kaybı halinde, dağıtılan toprağın Devletçe geri alınmasına ilişkin esaslar kanunla düzenlenir.

C. Tarım, hayvancılık ve bu üretim dallarında çalışanların korunması

MADDE 45- Devlet, tarım arazileri ile çayır ve meraların amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek, tarımsal üretim planlaması ilkelerine uygun olarak bitkisel ve hayvansal üretimi artırmak maksadıyla, tarım ve hayvancılıkla uğraşanların işletme araç ve gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırır.

Devlet, bitkisel ve hayvansal ürünlerin değerlendirilmesi ve gerçek değerlerinin üreticinin eline geçmesi için gereken tedbirleri alır.

D. Kamulaştırma

MADDE 46- (Değişik: 3/10/2001-4709/18 md.)

Devlet ve kamu tüzelkişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir.

Kamulaştırma bedeli ile kesin hükme bağlanan artırım bedeli nakden ve peşin olarak ödenir. Ancak, tarım reformunun uygulanması, büyük enerji ve sulama projeleri ile iskân projelerinin gerçekleştirilmesi, yeni ormanların yetiştirilmesi, kıyıların korunması ve turizm amacıyla kamulaştırılan toprakların bedellerinin ödenme şekli kanunla gösterilir. Kanunun taksitle ödemeyi öngörebileceği bu hallerde, taksitlendirme süresi beş yılı aşamaz; bu takdirde taksitler eşit olarak ödenir.

Kamulaştırılan topraktan, o toprağı doğrudan doğruya işleten küçük çiftçiye ait olanlarının bedeli, her halde peşin ödenir.

İkinci fıkrada öngörülen taksitlendirmelerde ve herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanır.

E. Devletleştirme ve özelleştirme8

MADDE 47- Kamu hizmeti niteliği taşıyan özel teşebbüsler, kamu yararının zorunlu kıldığı hallerde devletleştirilebilir.

Devletleştirme gerçek karşılığı üzerinden yapılır. Gerçek karşılığın hesaplanma tarzı ve usulleri kanunla düzenlenir.

(Ek fıkra: 13/8/1999-4446/1 md.) Devletin, kamu iktisadî teşebbüslerinin ve diğer kamu tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan işletme ve varlıkların özelleştirilmesine ilişkin esas ve usuller kanunla gösterilir.

(Ek fıkra: 13/8/1999-4446/1 md.) Devlet, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişileri tarafından yürütülen yatırım ve hizmetlerden hangilerinin özel hukuk sözleşmeleri ile gerçek veya tüzelkişilere yaptırılabileceği veya devredilebileceği kanunla belirlenir.

IV. Çalışma ve sözleşme hürriyeti

MADDE 48- Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir.

Devlet, özel teşebbüslerin millî ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alır.

V.  Çalışma ile ilgili hükümler

A. Çalışma hakkı ve ödevi

MADDE 49- Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir.

(Değişik: 3/10/2001-4709/19 md.) Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.

(Mülga: 3/10/2001-4709/19 md.)

B. Çalışma şartları ve dinlenme hakkı

MADDE 50- Kimse, yaşına, cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamaz.

Küçükler ve kadınlar ile bedenî ve ruhî yetersizliği olanlar çalışma şartları bakımından özel olarak korunurlar.

Dinlenmek, çalışanların hakkıdır.

Ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla düzenlenir.

C. Sendika kurma hakkı

MADDE 51- (Değişik: 3/10/2001-4709/20 md.)

Çalışanlar ve işverenler, üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma, bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten serbestçe çekilme haklarına sahiptir. Hiç kimse bir sendikaya üye olmaya ya da üyelikten ayrılmaya zorlanamaz.

Sendika kurma hakkı ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâk ile başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebepleriyle ve kanunla sınırlanabilir.

Sendika kurma hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.

(Mülga: 12/9/2010-5982/5 md.)

İşçi niteliği taşımayan kamu görevlilerinin bu alandaki haklarının kapsam, istisna ve sınırları gördükleri hizmetin niteliğine uygun olarak kanunla düzenlenir.

Sendika ve üst kuruluşlarının tüzükleri, yönetim ve işleyişleri, Cumhuriyetin temel niteliklerine ve demokrasi esaslarına aykırı olamaz.

D. Sendikal faaliyet

MADDE 52- (Mülga: 23/7/1995- 4121/3 md.)

VI. Toplu iş sözleşmesi, grev hakkı ve lokavt

A. Toplu iş sözleşmesi ve toplu sözleşme hakkı9

MADDE 53- İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.

Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir.

(Ek fıkra: 23/7/1995-4121/4 md.) (Mülga: 12/9/2010-5982/6 md.)

(Mülga: 12/9/2010-5982/6 md.)

(Ek fıkra: 12/9/2010-5982/6 md.) Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplu sözleşme yapma hakkına sahiptirler.

(Ek fıkra: 12/9/2010-5982/6 md.) Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde taraflar Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurabilir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararları kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir.

(Ek fıkra: 12/9/2010-5982/6 md.) Toplu sözleşme hakkının kapsamı, istisnaları, toplu sözleşmeden yararlanacaklar, toplu sözleşmenin yapılma şekli, usulü ve yürürlüğü, toplu sözleşme hükümlerinin emeklilere yansıtılması, Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun teşkili, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar kanunla düzenlenir.

B. Grev hakkı ve lokavt

MADDE 54- Toplu iş sözleşmesinin yapılması sırasında, uyuşmazlık çıkması halinde işçiler grev hakkına sahiptirler. Bu hakkın kullanılmasının ve işverenin lokavta başvurmasının usul ve şartları ile kapsam ve istisnaları kanunla düzenlenir.

Grev hakkı ve lokavt iyi niyet kurallarına aykırı tarzda, toplum zararına ve millî serveti tahrip edecek şekilde kullanılamaz.

(Mülga: 12/9/2010-5982/7 md.)

Grev ve lokavtın yasaklanabileceği veya ertelenebileceği haller ve işyerleri kanunla düzenlenir.

Grev ve lokavtın yasaklandığı hallerde veya ertelendiği durumlarda ertelemenin sonunda, uyuşmazlık Yüksek Hakem Kurulunca çözülür. Uyuşmazlığın her safhasında taraflar da anlaşarak Yüksek Hakem Kuruluna başvurabilir. Yüksek Hakem Kurulunun kararları kesindir ve toplu iş sözleşmesi hükmündedir.

Yüksek hakem kurulunun kuruluş ve görevleri kanunla düzenlenir.

(Mülga: 12/9/2010-5982/7 md.)

Greve katılmayanların işyerinde çalışmaları, greve katılanlar tarafından hiçbir şekilde engellenemez.

VII. Ücrette adalet sağlanması

MADDE 55- Ücret emeğin karşılığıdır.

Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır.

(Değişik: 3/10/2001-4709/21 md.) Asgarî ücretin tespitinde çalışanların geçim şartları ile ülkenin ekonomik durumu da gözönünde bulundurulur.

VIII. Sağlık, çevre ve konut

A. Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması

MADDE 56- Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.

Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.

Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.

Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir.

Sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine getirilmesi için kanunla genel sağlık sigortası kurulabilir.

B. Konut hakkı

MADDE 57- Devlet, şehirlerin özelliklerini ve çevre şartlarını gözeten bir planlama çerçevesinde, konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alır, ayrıca toplu konut teşebbüslerini destekler.

IX. Gençlik ve spor

A. Gençliğin korunması

MADDE 58- Devlet, istiklâl ve Cumhuriyetimizin emanet edildiği gençlerin müsbet ilmin ışığında, Atatürk ilke ve inkılâpları doğrultusunda ve Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü ortadan kaldırmayı amaç edinen görüşlere karşı yetişme ve gelişmelerini sağlayıcı tedbirleri alır.

Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır.

B. Sporun geliştirilmesi ve tahkim10

MADDE 59- Devlet, her yaştaki Türk vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirleri alır, sporun kitlelere yayılmasını teşvik eder.

Devlet başarılı sporcuyu korur.

(Ek fıkra: 17/3/2011-6214/1 md.) Spor federasyonlarının spor faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ilişkin kararlarına karşı ancak zorunlu tahkim yoluna başvurulabilir. Tahkim kurulu kararları kesin olup bu kararlara karşı hiçbir yargı merciine başvurulamaz.

X. Sosyal güvenlik hakları

A. Sosyal güvenlik hakkı

MADDE 60- Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir.

Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar.

B. Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler

MADDE 61- Devlet, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleriyle, malûl ve gazileri korur ve toplumda kendilerine yaraşır bir hayat seviyesi sağlar.

Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır.

Yaşlılar, Devletçe korunur. Yaşlılara Devlet yardımı ve sağlanacak diğer haklar ve kolaylıklar kanunla düzenlenir.

Devlet, korunmaya muhtaç çocukların topluma kazandırılması için her türlü tedbiri alır.

Bu amaçlarla gerekli teşkilat ve tesisleri kurar veya kurdurur.

C. Yabancı ülkelerde çalışan Türk vatandaşları

MADDE 62- Devlet, yabancı ülkelerde çalışan Türk vatandaşlarının aile birliğinin, çocuklarının eğitiminin, kültürel ihtiyaçlarının ve sosyal güvenliklerinin sağlanması, anavatanla bağlarının korunması ve yurda dönüşlerinde yardımcı olunması için gereken tedbirleri alır.

XI. Tarih, kültür ve tabiat varlıklarının korunması

MADDE 63- Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır.

Bu varlıklar ve değerlerden özel mülkiyet konusu olanlara getirilecek sınırlamalar ve bu nedenle hak sahiplerine yapılacak yardımlar ve tanınacak muafiyetler kanunla düzenlenir.

XII.  Sanatın ve sanatçının korunması

MADDE 64- Devlet, sanat faaliyetlerini ve sanatçıyı korur. Sanat eserlerinin ve sanatçının korunması, değerlendirilmesi, desteklenmesi ve sanat sevgisinin yayılması için gereken tedbirleri alır.

XIII. Devletin iktisadî ve sosyal ödevlerinin sınırları11

MADDE 65- (Değişik: 3/10/2001-4709/22 md.)

Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Siyasî Haklar ve Ödevler

I. Türk vatandaşlığı

MADDE 66- Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür.

Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türktür. (Mülga cümle: 3/10/2001-4709/23 md.)

Vatandaşlık, kanunun gösterdiği şartlarla kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde kaybedilir.

Hiçbir Türk, vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir eylemde bulunmadıkça vatandaşlıktan çıkarılamaz.

Vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz.

II. Seçme, seçilme ve siyasî faaliyette bulunma hakları

MADDE 67- Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygun olarak, seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasî parti içinde siyasî faaliyette bulunma ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir.

(Değişik: 23/7/1995-4121/5 md.) Seçimler ve halkoylaması serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi altında yapılır. Ancak, yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarının oy hakkını kullanabilmeleri amacıyla kanun, uygulanabilir tedbirleri belirler.

(Değişik: 17/5/1987 – 3361/1 md.; 23/7/1995-4121/5 md.) Onsekiz yaşını dolduran her Türk vatandaşı seçme ve halkoylamasına katılma haklarına sahiptir.

Bu hakların kullanılması kanunla düzenlenir.

(Değişik: 23/7/1995-4121/5 md.; 3/10/2001-4709/24 md.) Silah altında bulunan er ve erbaşlar ile askerî öğrenciler, taksirli suçlardan hüküm giyenler hariç ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler oy kullanamazlar. Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde oy kullanılması ve oyların sayım ve dökümünde seçim emniyeti açısından alınması gerekli tedbirler Yüksek Seçim Kurulu tarafından tespit edilir ve görevli hâkimin yerinde yönetim ve denetimi altında yapılır.

(Ek fıkra: 23/7/1995-4121/5 md.) Seçim kanunları, temsilde adalet ve yönetimde istikrar ilkelerini bağdaştıracak biçimde düzenlenir.

(Ek fıkra: 3/10/2001-4709/24 md.) Seçim kanunlarında yapılan değişiklikler, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılacak seçimlerde uygulanmaz.

III. Siyasî partilerle ilgili hükümler

A. Parti kurma, partilere girme ve partilerden ayrılma12

MADDE 68- (Değişik: 23/7/1995-4121/6 md.)

Vatandaşlar, siyasî parti kurma ve usulüne göre partilere girme ve partilerden ayrılma hakkına sahiptir. Parti üyesi olabilmek için onsekiz yaşını doldurmuş olmak gerekir.

Siyasî partiler, demokratik siyasî hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır.

Siyasî partiler önceden izin almadan kurulurlar ve Anayasa ve kanun hükümleri içerisinde faaliyetlerini sürdürürler.

Siyasî partilerin tüzük ve programları ile eylemleri, Devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine, millet egemenliğine, demokratik ve lâik Cumhuriyet ilkelerine aykırı olamaz; sınıf veya zümre diktatörlüğünü veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayamaz; suç işlenmesini teşvik edemez.

Hâkimler ve savcılar, Sayıştay dahil yüksek yargı organları mensupları, kamu kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri, yaptıkları hizmet bakımından işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri, Silahlı Kuvvetler mensupları ile yükseköğretim öncesi öğrencileri siyasî partilere üye olamazlar.

Yükseköğretim elemanlarının siyasî partilere üye olmaları ancak kanunla düzenlenebilir. Kanun bu elemanların, siyasî partilerin merkez organları dışında kalan parti görevi almalarına cevaz veremez ve parti üyesi yükseköğretim elemanlarının yükseköğretim kurumlarında uyacakları esasları belirler.

Yükseköğretim öğrencilerinin siyasî partilere üye olabilmelerine ilişkin esaslar kanunla düzenlenir.

Siyasî partilere, Devlet, yeterli düzeyde ve hakça malî yardım yapar. Partilere yapılacak yardımın, alacakları üye aidatının ve bağışların tabi olduğu esaslar kanunla düzenlenir.

B. Siyasî partilerin uyacakları esaslar

MADDE 69- (Değişik: 23/7/1995-4121/7 md.)

Siyasî partilerin faaliyetleri, parti içi düzenlemeleri ve çalışmaları demokrasi ilkelerine uygun olur. Bu ilkelerin uygulanması kanunla düzenlenir.

Siyasî partiler, ticarî faaliyetlere girişemezler.

Siyasî partilerin gelir ve giderlerinin amaçlarına uygun olması gereklidir. Bu kuralın uygulanması kanunla düzenlenir. Anayasa Mahkemesince siyasî partilerin mal edinimleri ile gelir ve giderlerinin kanuna uygunluğunun tespiti, bu hususun denetim yöntemleri ve aykırılık halinde uygulanacak yaptırımlar kanunda gösterilir. Anayasa Mahkemesi, bu denetim görevini yerine getirirken Sayıştaydan yardım sağlar. Anayasa Mahkemesinin bu denetim sonunda vereceği kararlar kesindir.

Siyasî partilerin kapatılması, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının açacağı dava üzerine Anayasa Mahkemesince kesin olarak karara bağlanır.

Bir siyasî partinin tüzüğü ve programının 68 inci maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı bulunması halinde temelli kapatma kararı verilir.

Bir siyasî partinin 68 inci maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı eylemlerinden ötürü temelli kapatılmasına, ancak, onun bu nitelikteki fiillerin işlendiği bir odak haline geldiğinin Anayasa Mahkemesince tespit edilmesi halinde karar verilir. (Ek cümle: 3/10/2001-4709/25 md.) Bir siyasî parti, bu nitelikteki fiiller o partinin üyelerince yoğun bir şekilde işlendiği ve bu durum o partinin büyük kongre veya genel başkan veya merkez karar veya yönetim organları veya Türkiye Büyük Millet Meclisindeki grup genel kurulu veya grup yönetim kurulunca zımnen veya açıkça benimsendiği yahut bu fiiller doğrudan doğruya anılan parti organlarınca kararlılık içinde işlendiği takdirde, söz konusu fiillerin odağı haline gelmiş sayılır.

(Ek fıkra: 3/10/2001-4709/25 md.) Anayasa Mahkemesi, yukarıdaki fıkralara göre temelli kapatma yerine, dava konusu fiillerin ağırlığına göre ilgili siyasî partinin Devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmasına karar verebilir.

Temelli kapatılan bir parti bir başka ad altında kurulamaz.

Bir siyasî partinin temelli kapatılmasına beyan veya faaliyetleriyle sebep olan kurucuları dahil üyeleri, Anayasa Mahkemesinin temelli kapatmaya ilişkin kesin kararının Resmî Gazetede gerekçeli olarak yayımlanmasından başlayarak beş yıl süreyle bir başka partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi ve deneticisi olamazlar.

Yabancı devletlerden, uluslararası kuruluşlardan ve Türk uyrukluğunda olmayan gerçek ve tüzelkişilerden maddî yardım alan siyasî partiler temelli olarak kapatılır.

(Değişik: 3/10/2001-4709/25 md.) Siyasî partilerin kuruluş ve çalışmaları, denetlenmeleri, kapatılmaları ya da Devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmaları ile siyasî partilerin ve adayların seçim harcamaları ve usulleri yukarıdaki esaslar çerçevesinde kanunla düzenlenir.

IV. Kamu hizmetlerine girme hakkı

A. Hizmete girme

MADDE 70- Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir.

Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez.

B. Mal bildirimi

MADDE 71- Kamu hizmetine girenlerin mal bildiriminde bulunmaları ve bu bildirimlerin tekrarlanma süreleri kanunla düzenlenir. Yasama ve yürütme organlarında görev alanlar, bundan istisna edilemez.

V. Vatan hizmeti

MADDE 72- Vatan hizmeti, her Türkün hakkı ve ödevidir. Bu hizmetin Silahlı Kuvvetlerde veya kamu kesiminde ne şekilde yerine getirileceği veya getirilmiş sayılacağı kanunla düzenlenir.

VI. Vergi ödevi

MADDE 73- (Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.)13

Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, malî gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür.

Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır.

Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.

Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kuruluna verilebilir.

VII. Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı14

MADDE 74- (Değişik: 3/10/2001-4709/26 md.) Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir.

(Değişik: 3/10/2001-4709/26 md.) Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu, gecikmeksizin dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir.

(Mülga: 12/9/2010-5982/8 md.)

(Ek fıkra: 12/9/2010-5982/8 md.) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

(Ek fıkra: 12/9/2010-5982/8 md.) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.

(Ek fıkra: 12/9/2010-5982/8 md.) Kamu Başdenetçisi Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından gizli oyla dört yıl için seçilir. İlk iki oylamada üye tamsayısının üçte iki ve üçüncü oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğu aranır. Üçüncü oylamada salt çoğunluk sağlanamazsa, bu oylamada en çok oy alan iki aday için dördüncü oylama yapılır; dördüncü oylamada en fazla oy alan aday seçilmiş olur.

(Ek fıkra: 12/9/2010-5982/8 md.) Bu maddede sayılan hakların kullanılma biçimi, Kamu Denetçiliği Kurumunun kuruluşu, görevi, çalışması, inceleme sonucunda yapacağı işlemler ile Kamu Başdenetçisi ve kamu denetçilerinin nitelikleri, seçimi ve özlük haklarına ilişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenir.

ÜÇÜNCÜ KISIM

Cumhuriyetin Temel Organları

BİRİNCİ BÖLÜM

Yasama

I. Türkiye Büyük Millet Meclisi

A. Kuruluşu

MADDE 75- (Değişik: 17/5/1987 – 3361/2 md.; 23/7/1995- 4121/8 md.; 16/4/2017-6771/2 md.)15

Türkiye Büyük Millet Meclisi genel oyla seçilen beşyüzelli milletvekilinden oluşur.

B. Milletvekili seçilme yeterliliği

MADDE 76- (Değişik: 13/10/2006-5551/1 md.; 16/4/2017-6771/3 md.) Onsekiz yaşını dolduran her Türk milletvekili seçilebilir.

(Değişik: 27/12/2002-4777/1 md.; 16/4/2017-6771/3 md.) En az ilkokul mezunu olmayanlar, kısıtlılar, askerlikle ilişiği olanlar, kamu hizmetinden yasaklılar, taksirli suçlar hariç toplam bir yıl veya daha fazla hapis ile ağır hapis cezasına hüküm giymiş olanlar; zimmet, ihtilâs, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlarla, kaçakçılık, resmî ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma, terör eylemlerine katılma ve bu gibi eylemleri tahrik ve teşvik suçlarından biriyle hüküm giymiş olanlar, affa uğramış olsalar bile milletvekili seçilemezler.

Hâkimler ve savcılar, yüksek yargı organları mensupları, yükseköğretim kurumlarındaki öğretim elemanları, Yükseköğretim Kurulu üyeleri, kamu kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri ile yaptıkları hizmet bakımından işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri ve Silahlı Kuvvetler mensupları, görevlerinden çekilmedikçe, aday olamazlar ve milletvekili seçilemezler.

C. Türkiye Büyük Millet Meclisinin seçim dönemi

MADDE 77- (Değişik: 21/10/2007-5678/1 md.; 16/4/2017-6771/4 md.)16

Türkiye Büyük Millet Meclisinin seçimleri dört yılda bir yapılır.

Meclis, bu süre dolmadan seçimin yenilenmesine karar verebileceği gibi, Anayasada belirtilen şartlar altında Cumhurbaşkanınca verilecek karara göre de seçimler yenilenir. Süresi biten milletvekili yeniden seçilebilir.

Yenilenmesine karar verilen Meclisin yetkileri, yeni Meclisin seçilmesine kadar sürer.

D. Seçimlerin geriye bırakılması ve ara seçimler17

MADDE 78- Savaş sebebiyle yeni seçimlerin yapılmasına imkân görülmezse, Türkiye Büyük Millet Meclisi, seçimlerin bir yıl geriye bırakılmasına karar verebilir.

Geri bırakma sebebi ortadan kalkmamışsa, erteleme kararındaki usule göre bu işlem tekrarlanabilir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliklerinde boşalma olması halinde, ara seçime gidilir. Ara seçim, her seçim döneminde bir defa yapılır ve genel seçimden otuz ay geçmedikçe ara seçime gidilemez. Ancak, boşalan üyeliklerin sayısı, üye tamsayısının yüzde beşini bulduğu hallerde, ara seçimlerinin üç ay içinde yapılmasına karar verilir.

Genel seçimlere bir yıl kala, ara seçimi yapılamaz.

(Ek fıkra: 27/12/2002-4777/2 md.) Yukarıda yazılı hallerden ayrı olarak, bir ilin veya seçim çevresinin, Türkiye Büyük Millet Meclisinde üyesinin kalmaması halinde, boşalmayı takip eden doksan günden sonraki ilk Pazar günü ara seçim yapılır. Bu fıkra gereği yapılacak seçimlerde Anayasanın 127 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü uygulanmaz.

E. Seçimlerin genel yönetim ve denetimi

MADDE 79- Seçimler, yargı organlarının genel yönetim ve denetimi altında yapılır.

(Değişik: 21/10/2007-5678/2 md.) Seçimlerin başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma, seçim süresince ve seçimden sonra seçim konularıyla ilgili bütün yolsuzlukları, şikayet ve itirazları inceleme ve kesin karara bağlama ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin seçim tutanaklarını ve Cumhurbaşkanlığı seçimi tutanaklarını kabul etme görevi Yüksek Seçim Kurulunundur. Yüksek Seçim Kurulunun kararları aleyhine başka bir mercie başvurulamaz.

Yüksek Seçim Kurulunun ve diğer seçim kurullarının görev ve yetkileri kanunla düzenlenir.

Yüksek Seçim Kurulu yedi asıl ve dört yedek üyeden oluşur. Üyelerin altısı Yargıtay, beşi Danıştay Genel Kurullarınca kendi üyeleri arasından üye tamsayılarının salt çoğunluğunun gizli oyu ile seçilir. Bu üyeler, salt çoğunluk ve gizli oyla aralarından bir başkan ve bir başkanvekili seçerler.

Yüksek Seçim Kuruluna Yargıtay ve Danıştaydan seçilmiş üyeler arasından ad çekme ile ikişer yedek üye ayrılır. Yüksek Seçim Kurulu Başkanı ve Başkanvekili ad çekmeye girmezler.

(Değişik: 21/10/2007-5678/2 md.) Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunların halkoyuna sunulması, Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi işlemlerinin genel yönetim ve denetimi de milletvekili seçimlerinde uygulanan hükümlere göre olur.

F. Üyelikle ilgili hükümler

1. Milletin temsili

MADDE 80- Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, seçildikleri bölgeyi veya kendilerini seçenleri değil, bütün Milleti temsil ederler.

2. Andiçme

MADDE 81- Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, göreve başlarken aşağıdaki şekilde andiçerler:

“Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve lâik Cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasaya sadakattan ayrılmayacağıma; büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine andiçerim.”

3. Üyelikle bağdaşmayan işler

MADDE 82- (Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.)18

Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Devlet ve diğer kamu tüzelkişilerinde ve bunlara bağlı kuruluşlarda; Devletin veya diğer kamu tüzelkişilerinin doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak katıldığı teşebbüs ve ortaklıklarda; özel gelir kaynakları ve özel imkânları kanunla sağlanmış kamu yararına çalışan derneklerin ve Devletten yardım sağlayan ve vergi muafiyeti olan vakıfların, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile sendikalar ve bunların üst kuruluşlarının ve katıldıkları teşebbüs veya ortaklıkların yönetim ve denetim kurullarında görev alamazlar, vekili olamazlar, herhangi bir taahhüt işini doğrudan veya dolaylı olarak kabul edemezler, temsilcilik ve hakemlik yapamazlar.

Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, yürütme organının teklif, inha, atama veya onamasına bağlı resmî veya özel herhangi bir işle görevlendirilemezler. Bir üyenin belli konuda ve altı ayı aşmamak üzere Bakanlar Kurulunca verilecek geçici bir görevi kabul etmesi, Meclisin kararına bağlıdır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği ile bağdaşmayan diğer görev ve işler kanunla düzenlenir.

4. Yasama dokunulmazlığı

MADDE 83- Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Meclis çalışmalarındaki oy ve sözlerinden, Mecliste ileri sürdükleri düşüncelerden, o oturumdaki Başkanlık Divanının teklifi üzerine Meclisce başka bir karar alınmadıkça bunları Meclis dışında tekrarlamak ve açığa vurmaktan sorumlu tutulamazlar.

Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili, Meclisin kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz. Ağır cezayı gerektiren suçüstü hali ve seçimden önce soruşturmasına başlanılmış olmak kaydıyla Anayasanın 14 üncü maddesindeki durumlar bu hükmün dışındadır. Ancak, bu halde yetkili makam, durumu hemen ve doğrudan doğruya Türkiye Büyük Millet Meclisine bildirmek zorundadır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi üyesi hakkında, seçiminden önce veya sonra verilmiş bir ceza hükmünün yerine getirilmesi, üyelik sıfatının sona ermesine bırakılır; üyelik süresince zamanaşımı işlemez.

Tekrar seçilen milletvekili hakkında soruşturma ve kovuşturma, Meclisin yeniden dokunulmazlığını kaldırmasına bağlıdır.

Türkiye Büyük Millet Meclisindeki siyasî parti gruplarınca, yasama dokunulmazlığı ile ilgili görüşme yapılamaz ve karar alınamaz.

5. Milletvekilliğinin düşmesi 19

MADDE 84- (Değişik: 23/7/1995- 4121/9 md.)

İstifa eden milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesi, istifanın geçerli olduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanınca tespit edildikten sonra, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunca kararlaştırılır.

Milletvekilliğinin kesin hüküm giyme veya kısıtlanma halinde düşmesi, bu husustaki kesin mahkeme kararının Genel Kurula bildirilmesiyle olur.

82 nci maddeye göre milletvekilliğiyle bağdaşmayan bir görev veya hizmeti sürdürmekte ısrar eden milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesine, yetkili komisyonun bu durumu tespit eden raporu üzerine Genel Kurul gizli oyla karar verir.

Meclis çalışmalarına özürsüz veya izinsiz olarak bir ay içerisinde toplam beş birleşim günü katılmayan milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesine, durumun Meclis Başkanlık Divanınca tespit edilmesi üzerine, Genel Kurulca üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyuyla karar verilebilir.

(Mülga: 12/9/2010-5982/9 md.)

6. İptal istemi

MADDE 85- (Değişik: 23/7/1995- 4121/10 md.)

Yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına veya milletvekilliğinin düşmesine 84 üncü maddenin birinci, üçüncü veya dördüncü fıkralarına göre karar verilmiş olması hallerinde, Meclis GenelKurulu kararının alındığı tarihten başlayarak yedi gün içerisinde ilgili milletvekili veya bir diğer milletvekili, kararın, Anayasaya, kanuna veya İçtüzüğe aykırılığı iddiasıyla iptali için Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Anayasa Mahkemesi, iptal istemini onbeş gün içerisinde kesin karara bağlar.

7. Ödenek ve yolluklar

MADDE 86- (Değişik: 21/11/2001-4720/1 md.) Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin ödenek, yolluk ve emeklilik işlemleri kanunla düzenlenir. Ödeneğin aylık tutarı en yüksek Devlet memurunun almakta olduğu miktarı, yolluk da ödenek miktarının yarısını aşamaz. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri ile bunların emeklileri T.C. Emekli Sandığı ile ilgilendirilirler ve üyeliği sona erenlerin istekleri halinde ilgileri devam eder.

(Değişik: 21/11/2001-4720/1 md.) Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerine ödenecek ödenek ve yolluklar, kendilerine T.C. Emekli Sandığı tarafından bağlanan emekli aylığı ve benzeri ödemelerin kesilmesini gerektirmez.

Ödenek ve yollukların en çok üç aylığı önceden ödenebilir.

II. Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri

A. Genel olarak

MADDE 87- (Değişik: 3/10/2001-4709/28 md.; 7/5/2004-5170/6 md.; 16/4/2017-6771/5 md.20)

Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri, kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak; Bakanlar Kurulunu ve bakanları denetlemek; Bakanlar Kuruluna belli konularda kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi vermek; bütçe ve kesinhesap kanun tasarılarını görüşmek ve kabul etmek; para basılmasına ve savaş ilânına karar vermek; milletlerarası andlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tam sayısının beşte üç çoğunluğunun kararı ile genel ve özel af ilânına karar vermek ve Anayasanın diğer maddelerinde öngörülen yetkileri kullanmak ve görevleri yerine getirmektir.

B. Kanunların teklif edilmesi ve görüşülmesi

MADDE 88- (Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.)21

Kanun teklif etmeye Bakanlar Kurulu ve milletvekilleri yetkilidir.

Kanun tasarı ve tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esasları İçtüzükle düzenlenir.

C. Kanunların Cumhurbaşkanınca yayımlanması

MADDE 89- (Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.)22

Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisince kabul edilen kanunları onbeş gün içinde yayımlar.

(Değişik: 3/10/2001-4709/29 md.) Yayımlanmasını kısmen veya tamamen uygun bulmadığı kanunları, bir daha görüşülmek üzere, bu hususta gösterdiği gerekçe ile birlikte aynı süre içinde, Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderir. Cumhurbaşkanınca kısmen uygun bulunmama durumunda, Türkiye Büyük Millet Meclisi sadece uygun bulunmayan maddeleri görüşebilir. Bütçe kanunları bu hükme tâbi değildir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi, geri gönderilen kanunu aynen kabul ederse, kanun Cumhurbaşkanınca yayımlanır; Meclis, geri gönderilen kanunda yeni bir değişiklik yaparsa, Cumhurbaşkanı değiştirilen kanunu tekrar Meclise geri gönderebilir.

Anayasa değişikliklerine ilişkin hükümler saklıdır.

D. Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma

MADDE 90- Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.

Ekonomik, ticarî veya teknik ilişkileri düzenleyen ve süresi bir yılı aşmayan andlaşmalar, Devlet Maliyesi bakımından bir yüklenme getirmemek, kişi hallerine ve Türklerin yabancı memleketlerdeki mülkiyet haklarına dokunmamak şartıyla, yayımlanma ile yürürlüğe konabilir. Bu takdirde bu andlaşmalar, yayımlarından başlayarak iki ay içinde Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgisine sunulur.

Milletlerarası bir andlaşmaya dayanan uygulama andlaşmaları ile kanunun verdiği yetkiye dayanılarak yapılan ekonomik, ticarî, teknik veya idarî andlaşmaların Türkiye Büyük Millet Meclisince uygun bulunması zorunluğu yoktur; ancak, bu fıkraya göre yapılan ekonomik, ticarî veya özel kişilerin haklarını ilgilendiren andlaşmalar, yayımlanmadan yürürlüğe konulamaz.

Türk kanunlarına değişiklik getiren her türlü andlaşmaların yapılmasında birinci fıkra hükmü uygulanır.

Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7/5/2004-5170/7 md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.

E. Kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verme

MADDE 91- (Mülga: 16/4/2017-6771/16 md.)23

Türkiye Büyük Millet Meclisi, Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verebilir. Ancak sıkıyönetim ve olağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile dördüncü bölümünde yer alan siyasî haklar ve ödevler kanun hükmünde kararnamelerle düzenlenemez.

Yetki kanunu, çıkarılacak kanun hükmünde kararnamenin, amacını, kapsamını, ilkelerini, kullanma süresini ve süresi içinde birden fazla kararname çıkarılıp çıkarılamayacağını gösterir.

Bakanlar Kurulunun istifası, düşürülmesi veya yasama döneminin bitmesi, belli süre için verilmiş olan yetkinin sona ermesine sebep olmaz.

Kanun hükmünde kararnamenin, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından süre bitiminden önce onaylanması sırasında, yetkinin son bulduğu veya süre bitimine kadar devam ettiği de belirtilir.

Sıkıyönetim ve olağanüstü hallerde, Cumhurbaşkanının Başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunun kanun hükmünde kararname çıkarmasına ilişkin hükümler saklıdır.

Kanun hükmünde kararnameler, Resmî Gazetede yayımlandıkları gün yürürlüğe girerler. Ancak, kararnamede yürürlük tarihi olarak daha sonraki bir tarih de gösterilebilir.

Kararnameler, Resmî Gazetede yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur.

Yetki kanunları ve bunlara dayanan kanun hükmünde kararnameler, Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonları ve Genel Kurulunda öncelikle ve ivedilikle görüşülür.

Yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmayan kararnameler bu tarihte, Türkiye Büyük Millet Meclisince reddedilen kararnameler bu kararın Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte, yürürlükten kalkar. Değiştirilerek kabul edilen kararnamelerin değiştirilmiş hükümleri, bu değişikliklerin Resmî Gazetede yayımlandığı gün yürürlüğe girer.

F. Savaş hali ilânı ve silahlı kuvvet kullanılmasına izin verme

MADDE 92- Milletlerarası hukukun meşrû saydığı hallerde savaş hali ilânına ve Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası andlaşmaların veya milletlerarası nezaket kurallarının gerektirdiği haller dışında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesine veya yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye’de bulunmasına izin verme yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisinindir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi tatilde veya ara vermede iken ülkenin ani bir silahlı saldırıya uğraması ve bu sebeple silahlı kuvvet kullanılmasına derhal karar verilmesinin kaçınılmaz olması halinde Cumhurbaşkanı da, Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanılmasına karar verebilir.

III. Türkiye Büyük Millet Meclisinin faaliyetleri ile ilgili hükümler

A. Toplanma ve tatil

MADDE 93- (Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.)24

(Değişik: 23/7/1995-4121/11 md.) Türkiye Büyük Millet Meclisi, her yıl Ekim ayının ilk günü kendiliğinden toplanır.

Meclis, bir yasama yılında en çok üç ay tatil yapabilir; ara verme veya tatil sırasında, doğrudan doğruya veya Bakanlar Kurulunun istemi üzerine, Cumhurbaşkanınca toplantıya çağrılır.

Meclis Başkanı da doğrudan doğruya veya üyelerin beşte birinin yazılı istemi üzerine, Meclisi toplantıya çağırır.

Ara verme veya tatil sırasında toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisinde, öncelikle bu toplantıyı gerektiren konu görüşülmeden ara verme veya tatile devam edilemez.

B. Başkanlık Divanı

MADDE 94- Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanlık Divanı, Meclis üyeleri arasından seçilen Meclis Başkanı, Başkanvekilleri, Kâtip Üyeler ve İdare Amirlerinden oluşur.

Başkanlık Divanı, Meclisteki siyasî parti gruplarının üye sayısı oranında Divana katılmalarını sağlayacak şekilde kurulur. Siyasî parti grupları Başkanlık için aday gösteremezler.

(Değişik: 12/9/2010-5982/10 md.) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanı için, bir yasama döneminde iki seçim yapılır. İlk seçilenlerin görev süresi iki yıldır, ikinci devre için seçilenlerin görev süresi ise o yasama döneminin sonuna kadar devam eder.

(Değişik: 3/10/2001-4709/30 md.) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan adayları, Meclis üyeleri içinden, Meclisin toplandığı günden itibaren beş gün içinde, Başkanlık Divanına bildirilir, Başkan seçimi gizli oyla yapılır. İlk iki oylamada üye tamsayısının üçte iki ve üçüncü oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğu aranır. Üçüncü oylamada salt çoğunluk sağlanamazsa, bu oylamada en çok oy alan iki aday için dördüncü oylama yapılır; dördüncü oylamada en fazla oy alan üye, Başkan seçilmiş olur. Başkan seçimi, aday gösterme süresinin bitiminden itibaren, beş gün içinde tamamlanır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanvekillerinin, Kâtip Üyelerinin ve İdare Amirlerinin adedi, seçim nisabı, oylama sayısı ve usulleri, Meclis İçtüzüğünde belirlenir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı, Başkanvekilleri, üyesi bulundukları siyasî partinin veya parti grubunun Meclis içinde veya dışındaki faaliyetlerine; görevlerinin gereği olan haller dışında, Meclis tartışmalarına katılamazlar; Başkan ve oturumu yöneten Başkanvekili oy kullanamazlar.

C. İçtüzük, siyasî parti grupları ve kolluk işleri

MADDE 95– Türkiye Büyük Millet Meclisi, çalışmalarını, kendi yaptığı İçtüzük hükümlerine göre yürütür.

İçtüzük hükümleri, siyasî parti gruplarının, Meclisin bütün faaliyetlerine üye sayısı oranında katılmalarını sağlayacak yolda düzenlenir. Siyasî parti grupları, en az yirmi üyeden meydana gelir.

Türkiye Büyük Millet Meclisinin bütün bina, tesis, eklenti ve arazisinde kolluk ve yönetim hizmetleri Meclis Başkanlığı eliyle düzenlenir ve yürütülür. Emniyet ve diğer kolluk hizmetleri için yeteri kadar kuvvet ilgili makamlarca Meclis Başkanlığına tahsis edilir.

D. Toplantı ve karar yeter sayısı

MADDE 96- (Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.)25

(Değişik: 21/10/2007-5678/3 md.) Türkiye Büyük Millet Meclisi, yapacağı seçimler dahil bütün işlerinde üye tamsayısının en az üçte biri ile toplanır. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Anayasada başkaca bir hüküm yoksa toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar verir; ancak karar yeter sayısı hiçbir şekilde üye tamsayısının dörtte birinin bir fazlasından az olamaz.

Bakanlar Kurulu üyeleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin katılamadıkları oturumlarında, kendileri yerine oy kullanmak üzere bir bakana yetki verebilirler. Ancak bir bakan kendi oyu ile birlikte en çok iki oy kullanabilir.

E. Görüşmelerin açıklığı ve yayımlanması

MADDE 97- Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulundaki görüşmeler açıktır ve tutanak dergisinde tam olarak yayımlanır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzük hükümlerine göre kapalı oturumlar yapabilir, bu oturumlardaki görüşmelerin yayımı Türkiye Büyük Millet Meclisi kararına bağlıdır.

Meclisteki açık görüşmelerin, o oturumdaki Başkanlık Divanının teklifi üzerine Meclisce başkaca bir karar alınmadıkça, her türlü vasıta ile yayımı serbesttir.

IV. Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgi edinme ve denetim yolları

A. Genel olarak

MADDE 98- (Değişik: 16/4/2017-6771/6 md.)26

Türkiye Büyük Millet Meclisi soru, Meclis araştırması, genel görüşme, gensoru ve Meclis soruşturması yollarıyla denetleme yetkisini kullanır.

Soru, Bakanlar Kurulu adına, sözlü veya yazılı olarak cevaplandırılmak üzere Başbakan veya bakanlardan bilgi istemekten ibarettir.

Meclis araştırması, belli bir konuda bilgi edinilmek için yapılan incelemeden ibarettir.

Genel görüşme, toplumu ve Devlet faaliyetlerini ilgilendiren belli bir konunun, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda görüşülmesidir.

Soru, Meclis araştırması ve genel görüşme ile ilgili önergelerin verilme şekli, içeriği ve kapsamı ile cevaplandırılma, görüşme ve araştırma yöntemleri Meclis İçtüzüğü ile düzenlenir.

B. Gensoru

MADDE 99- (Mülga: 16/4/2017-6771/16 md.)27

Gensoru önergesi, bir siyasî parti grubu adına veya en az yirmi milletvekilinin imzasıyla verilir.

Gensoru önergesi, verilişinden sonraki üç gün içinde bastırılarak üyelere dağıtılır; dağıtılmasından itibaren on gün içinde gündeme alınıp alınmayacağı görüşülür. Bu görüşmede, ancak önerge sahiplerinden biri, siyasî parti grupları adına birer milletvekili, Bakanlar Kurulu adına Başbakan veya bir bakan konuşabilir.

Gündeme alma kararıyla birlikte, gensorunun görüşülme günü de belli edilir; ancak gensorunun görüşülmesi, gündeme alma kararının verildiği tarihten başlayarak iki gün geçmedikçe yapılamaz ve yedi günden sonraya bırakılamaz.

Gensoru görüşmeleri sırasında üyelerin veya grupların verecekleri gerekçeli güvensizlik önergeleri veya Bakanlar Kurulunun güven isteği, bir tam gün geçtikten sonra oylanır.

Bakanlar Kurulunun veya bir bakanın düşürülebilmesi, üye tamsayısının salt çoğunluğuyla olur; oylamada yalnız güvensizlik oyları sayılır.

Meclis çalışmalarının dengeli olarak yürütülmesi amacına ve yukarıdaki ilkelere uygun olmak kaydıyla gensoru ile ilgili diğer hususlar İçtüzükte belirlenir.

C. Meclis soruşturması

MADDE 100- (Mülga: 16/4/2017-6771/16 md.)28

(Değişik: 3/10/2001-4709/31 md.) Başbakan veya bakanlar hakkında, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az onda birinin vereceği önerge ile, soruşturma açılması istenebilir. Meclis, bu istemi en geç bir ay içinde görüşür ve gizli oyla karara bağlar.

Soruşturma açılmasına karar verilmesi halinde, Meclisteki siyasî partilerin, güçleri oranında komisyona verebilecekleri üye sayısının üç katı olarak gösterecekleri adaylar arasından her parti için ayrı ayrı ad çekme suretiyle kurulacak onbeş kişilik bir komisyon tarafından soruşturma yapılır. Komisyon, soruşturma sonucunu belirten raporunu iki ay içinde Meclise sunar. Soruşturmanın bu sürede bitirilememesi halinde, komisyona iki aylık yeni ve kesin bir süre verilir. (Ek cümle: 3/10/2001-4709/31 md.) Bu süre içinde raporun Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına teslimi zorunludur.

(Değişik: 3/10/2001-4709/31 md.) Rapor Başkanlığa verildiği tarihten itibaren on gün içinde dağıtılır, dağıtımından itibaren on gün içinde görüşülür ve gerek görüldüğü takdirde ilgilinin Yüce Divana sevkine karar verilir. Yüce Divana sevk kararı ancak üye tamsayısının salt çoğunluğunun gizli oyuyla alınır.

Meclisteki siyasî parti gruplarında, Meclis soruşturması ile ilgili görüşme yapılamaz ve karar alınamaz.

İKİNCİ BÖLÜM

Yürütme

I. Cumhurbaşkanı

A. Nitelikleri ve tarafsızlığı

MADDE 101- (Değişik: 21/10/2007-5678/4 md.; 16/4/2017-6771/7 md.29)

Cumhurbaşkanı, kırk yaşını doldurmuş ve yüksek öğrenim yapmış Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri veya bu niteliklere ve milletvekili seçilme yeterliğine sahip Türk vatandaşları arasından, halk tarafından seçilir.

Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır. Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir.

Cumhurbaşkanlığına Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri içinden veya Meclis dışından aday gösterilebilmesi yirmi milletvekilinin yazılı teklifi ile mümkündür. Ayrıca, en son yapılan milletvekili genel seçimlerinde geçerli oylar toplamı birlikte hesaplandığında yüzde onu geçen siyasî partiler ortak aday gösterebilir.

(Değişik: 16/4/2017-6771/7,18 md.) Cumhurbaşkanı seçilenin, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği sona erer.

B. Seçimi

MADDE 102- (Değişik: 21/10/2007-5678/5 md.) (Mülga: 16/4/2017-6771/16 md.)30

Cumhurbaşkanı seçimi, Cumhurbaşkanının görev süresinin dolmasından önceki altmış gün içinde; makamın herhangi bir sebeple boşalması halinde ise boşalmayı takip eden altmış gün içinde tamamlanır.

Genel oyla yapılacak seçimde, geçerli oyların salt çoğunluğunu alan aday Cumhurbaşkanı seçilmiş olur. İlk oylamada bu çoğunluk sağlanamazsa, bu oylamayı izleyen ikinci pazar günü ikinci oylama yapılır. Bu oylamaya, ilk oylamada en çok oy almış bulunan iki aday katılır ve geçerli oyların çoğunluğunu alan aday Cumhurbaşkanı seçilmiş olur.

İkinci oylamaya katılmaya hak kazanan adaylardan birinin ölümü veya seçilme yeterliğini kaybetmesi halinde; ikinci oylama, boşalan adaylığın birinci oylamadaki sıraya göre ikame edilmesi suretiyle yapılır. İkinci oylamaya tek adayın kalması halinde, bu oylama referandum şeklinde yapılır. Aday, geçerli oyların çoğunluğunu aldığı takdirde Cumhurbaşkanı seçilmiş olur.

Cumhurbaşkanı göreve başlayıncaya kadar görev süresi dolan Cumhurbaşkanının görevi devam eder.

Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin usûl ve esaslar kanunla düzenlenir.

C. Andiçmesi

MADDE 103- Cumhurbaşkanı, görevine başlarken Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde aşağıdaki şekilde andiçer:

“Cumhurbaşkanı sıfatıyla, Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasaya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılâplarına ve lâik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma, milletin huzur ve refahı, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma, Türkiye Cumhuriyetinin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma Büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine andiçerim.”

D. Görev ve yetkileri

MADDE 104- (Değişik: 16/4/2017-6771/8 md.)31

Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Bu sıfatla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil eder; Anayasanın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetir.

Bu amaçlarla Anayasanın ilgili maddelerinde gösterilen şartlara uyarak yapacağı görev ve kullanacağı yetkiler şunlardır:

a) Yasama ile ilgili olanlar:

Gerekli gördüğü takdirde, yasama yılının ilk günü Türkiye Büyük Millet Meclisinde açılış konuşmasını yapmak,

Türkiye Büyük Millet Meclisini gerektiğinde toplantıya çağırmak,

Kanunları yayımlamak,

Kanunları tekrar görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine geri göndermek,

Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunları gerekli gördüğü takdirde halkoyuna sunmak,

Kanunların, kanun hükmündeki kararnamelerin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün, tümünün veya belirli hükümlerinin Anayasaya şekil veya esas bakımından aykırı oldukları gerekçesi ile Anayasa Mahkemesinde iptal davası açmak,

Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinin yenilenmesine karar vermek,

b) Yürütme alanına ilişkin olanlar:

Başbakanı atamak ve istifasını kabul etmek,

Başbakanın teklifi üzerine bakanları atamak ve görevlerine son vermek,

Gerekli gördüğü hallerde Bakanlar Kuruluna başkanlık etmek veya Bakanlar Kurulunu başkanlığı altında toplantıya çağırmak,

Yabancı devletlere Türk Devletinin temsilcilerini göndermek, Türkiye Cumhuriyetine gönderilecek yabancı devlet temsilcilerini kabul etmek,

Milletlerarası andlaşmaları onaylamak ve yayımlamak,

Türkiye Büyük Millet Meclisi adına Türk Silahlı Kuvvetlerinin Başkomutanlığını temsil etmek,

Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanılmasına karar vermek,

Genelkurmay Başkanını atamak,

Millî Güvenlik Kurulunu toplantıya çağırmak,

Millî Güvenlik Kuruluna Başkanlık etmek,

Başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu kararıyla sıkıyönetim veya olağanüstü hal ilân etmek ve kanun hükmünde kararname çıkarmak,

Kararnameleri imzalamak,

Sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebi ile belirli kişilerin cezalarını hafifletmek veya kaldırmak,

Devlet Denetleme Kurulunun üyelerini ve Başkanını atamak,

Devlet Denetleme Kuruluna inceleme, araştırma ve denetleme yaptırtmak,

Yükseköğretim Kurulu üyelerini seçmek,

Üniversite rektörlerini seçmek,

c)  Yargı ile ilgili olanlar:

Anayasa Mahkemesi üyelerini, Danıştay üyelerinin dörtte birini, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıvekilini, Askerî Yargıtay üyelerini, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi üyelerini, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyelerini seçmek.

Cumhurbaşkanı, ayrıca Anayasada ve kanunlarda verilen seçme ve atama görevleri ile diğer görevleri yerine getirir ve yetkileri kullanır.

E.  Sorumluluk ve sorumsuzluk hali

MADDE 105- (Değişik: 16/4/2017-6771/9 md.)32

Cumhurbaşkanının, Anayasa ve diğer kanunlarda Başbakan ve ilgili bakanın imzalarına gerek olmaksızın tek başına yapabileceği belirtilen işlemleri dışındaki bütün kararları, Başbakan ve ilgili bakanlarca imzalanır; bu kararlardan Başbakan ve ilgili bakan sorumludur.

Cumhurbaşkanının resen imzaladığı kararlar ve emirler aleyhine Anayasa Mahkemesi dahil, yargı mercilerine başvurulamaz.

Cumhurbaşkanı, vatana ihanetten dolayı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte birinin teklifi üzerine, üye tamsayısının en az dörtte üçünün vereceği kararla suçlandırılır.

F. Cumhurbaşkanına vekillik etme

MADDE 106- (Değişik: 16/4/2017-6771/10 md.)33

Cumhurbaşkanının hastalık ve yurt dışına çıkma gibi sebeplerle geçici olarak görevinden ayrılması hallerinde, görevine dönmesine kadar, ölüm, çekilme veya başka bir sebeple Cumhurbaşkanlığı makamının boşalması halinde de yenisi seçilinceye kadar, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Cumhurbaşkanlığına vekillik eder ve Cumhurbaşkanına ait yetkileri kullanır.

G. Cumhurbaşkanı Genel Sekreterliği

MADDE 107- (Mülga: 16/4/2017-6771/16 md.)34

Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinin kuruluşu, teşkilat ve çalışma esasları, personel atama işlemleri Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenlenir.

H. Devlet Denetleme Kurulu

MADDE 108- (Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.)35

İdarenin hukuka uygunluğunun, düzenli ve verimli şekilde yürütülmesinin ve geliştirilmesinin sağlanması amacıyla, Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak kurulan Devlet Denetleme Kurulu, Cumhurbaşkanının isteği üzerine, tüm kamu kurum ve kuruluşlarında ve sermayesinin yarısından fazlasına bu kurum ve kuruluşların katıldığı her türlü kuruluşta, kamu kurumu niteliğinde olan meslek kuruluşlarında, her düzeydeki işçi ve işveren meslek kuruluşlarında, kamuya yararlı derneklerle vakıflarda, her türlü inceleme, araştırma ve denetlemeleri yapar.

Silahlı Kuvvetler ve yargı organları, Devlet Denetleme Kurulunun görev alanı dışındadır.

Devlet Denetleme Kurulunun üyeleri ve üyeleri içinden Başkanı, kanunda belirlenen nitelikteki kişiler arasından, Cumhurbaşkanınca atanır.

Devlet Denetleme Kurulunun işleyişi, üyelerinin görev süresi ve diğer özlük işleri, kanunla düzenlenir.

II. Bakanlar Kurulu

A. Kuruluş

MADDE 109- (Mülga: 16/4/2017-6771/16 md.)36

Bakanlar Kurulu, Başbakan ve bakanlardan kurulur.

Başbakan, Cumhurbaşkanınca, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri arasından atanır.

Bakanlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri veya milletvekili seçilme yeterliğine sahip olanlar arasından Başbakanca seçilir ve Cumhurbaşkanınca atanır; gerektiğinde Başbakanın önerisi üzerine Cumhurbaşkanınca görevlerine son verilir.

B. Göreve başlama ve güvenoyu

MADDE 110- (Mülga: 16/4/2017-6771/16 md.)37

Bakanlar Kurulunun listesi tam olarak Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur. Türkiye Büyük Millet Meclisi tatilde ise toplantıya çağrılır.

Bakanlar Kurulunun programı, kuruluşundan en geç bir hafta içinde Başbakan veya bir bakan tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisinde okunur ve güvenoyuna başvurulur. Güvenoyu için görüşmeler, programın okunmasından iki tam gün geçtikten sonra başlar ve görüşmelerin bitiminden bir tam gün geçtikten sonra oylama yapılır.

C.  Görev sırasında güvenoyu

MADDE 111- (Mülga: 16/4/2017-6771/16 md.)38

Başbakan, gerekli görürse, Bakanlar Kurulunda görüştükten sonra, Türkiye Büyük Millet Meclisinden güven isteyebilir.

Güven istemi, Türkiye Büyük Millet Meclisine bildirilmesinden bir tam gün geçmedikçe görüşülemez ve görüşmelerin bitiminden bir tam gün geçmedikçe oya konulamaz.

Güven istemi, ancak üye tamsayısının salt çoğunluğuyla reddedilebilir.

D. Görev ve siyasî sorumluluk

MADDE 112- (Mülga: 16/4/2017-6771/16 md.)39

Başbakan, Bakanlar Kurulunun başkanı olarak, Bakanlıklar arasında işbirliğini sağlar ve hükümetin genel siyasetinin yürütülmesini gözetir. Bakanlar Kurulu, bu siyasetin yürütülmesinden birlikte sorumludur.

Her bakan, Başbakana karşı sorumlu olup ayrıca kendi yetkisi içindeki işlerden ve emri altındakilerin eylem ve işlemlerinden de sorumludur.

Başbakan, bakanların görevlerinin Anayasa ve kanunlara uygun olarak yerine getirilmesini gözetmek ve düzeltici önlemleri almakla yükümlüdür.

Bakanlar Kurulu üyelerinden milletvekili olmayanlar; 81 inci maddede yazılı şekilde Millet Meclisi önünde andiçerler ve bakan sıfatını taşıdıkları sürece milletvekillerinin tâbi oldukları kayıt ve şartlara uyarlar ve yasama dokunulmazlığına sahip bulunurlar. Bunlar Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri gibi ödenek ve yolluk alırlar.

E. Bakanlıkların kurulması ve bakanlar

MADDE 113- (Mülga: 16/4/2017-6771/16 md.)40

Bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri, yetkileri ve teşkilatı kanunla düzenlenir.

Açık olan bakanlıklarla izinli veya özürlü olan bir bakana, diğer bir bakan geçici olarak vekillik eder. Ancak, bir bakan birden fazlasına vekillik edemez.

Türkiye Büyük Millet Meclisi kararı ile Yüce Divana verilen bir bakan bakanlıktan düşer. Başbakanın Yüce Divana sevki halinde hükümet istifa etmiş sayılır.

Herhangi bir sebeple boşalan bakanlığa en geç onbeş gün içinde atama yapılır.

F. Seçimlerde geçici Bakanlar Kurulu

MADDE 114- (Mülga: 16/4/2017-6771/16 md.)41

(Mülga: 16/4/2017-6771/16 md.)

116 ncı madde gereğince seçimlerin yenilenmesine karar verildiğinde Bakanlar Kurulu çekilir ve Cumhurbaşkanı geçici Bakanlar Kurulunu kurmak üzere bir Başbakan atar.

Geçici Bakanlar Kuruluna, Adalet, İçişleri ve Ulaştırma bakanları Türkiye Büyük Millet Meclisindeki veya Meclis dışındaki bağımsızlardan olmak üzere, siyasî parti gruplarından, oranlarına göre üye alınır.

(Mülga: 16/4/2017-6771/16 md.)

(Mülga: 16/4/2017-6771/16 md.)

(Mülga: 16/4/2017-6771/16 md.)

(Mülga: 16/4/2017-6771/16 md.)

G. Tüzükler

MADDE 115- (Mülga: 16/4/2017-6771/16 md.)42

Bakanlar Kurulu, kanunun uygulanmasını göstermek veya emrettiği işleri belirtmek üzere, kanunlara aykırı olmamak ve Danıştayın incelemesinden geçirilmek şartıyla tüzükler çıkarabilir.

Tüzükler, Cumhurbaşkanınca imzalanır ve kanunlar gibi yayımlanır.

H. Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinin Cumhurbaşkanınca yenilenmesi

MADDE 116- (Değişik: 16/4/2017-6771/11 md.)43

Bakanlar Kurulunun, 110 uncu maddede belirtilen güvenoyunu alamaması ve 99 uncu veya 111 inci maddeler uyarınca güvensizlik oyuyla düşürülmesi hallerinde; kırkbeş gün içinde yeni Bakanlar Kurulu kurulamadığı veya kurulduğu halde güvenoyu alamadığı takdirde Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanına danışarak, seçimlerin yenilenmesine karar verebilir.

Başbakanın güvensizlik oyu ile düşürülmeden istifa etmesi üzerine kırkbeş gün içinde veya yeni seçilen Türkiye Büyük Millet Meclisinde Başkanlık Divanı seçiminden sonra yine kırkbeş gün içinde Bakanlar Kurulunun kurulamaması hallerinde de Cumhurbaşkanı Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanına danışarak seçimlerin yenilenmesine karar verebilir.

Yenilenme kararı Resmî Gazetede yayımlanır ve seçime gidilir.

İ. Millî Savunma

1. Başkomutanlık ve Genelkurmay Başkanlığı

MADDE 117- (Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.)44

Başkomutanlık, Türkiye Büyük Millet Meclisinin manevî varlığından ayrılamaz ve Cumhurbaşkanı tarafından temsil olunur.

Millî güvenliğin sağlanmasından ve Silahlı Kuvvetlerin yurt savunmasına hazırlanmasından, Türkiye Büyük Millet Meclisine karşı, Bakanlar Kurulu sorumludur.

Genelkurmay Başkanı; Silahlı Kuvvetlerin komutanı olup, savaşta Başkomutanlık görevlerini Cumhurbaşkanlığı namına yerine getirir.

Genelkurmay Başkanı, Bakanlar Kurulunun teklifi üzerine, Cumhurbaşkanınca atanır; görev ve yetkileri kanunla düzenlenir. Genelkurmay Başkanı, bu görev ve yetkilerinden dolayı Başbakana karşı sorumludur.

Millî Savunma Bakanlığının, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıkları ile görev ilişkileri ve yetki alanı kanunla düzenlenir.

2. Millî Güvenlik Kurulu

MADDE 118- (Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.)45

(Değişik: 3/10/2001-4709/32 md.) Millî Güvenlik Kurulu; Cumhurbaşkanının başkanlığında, Başbakan, Genelkurmay Başkanı, Başbakan yardımcıları, Adalet, Millî Savunma, İçişleri, Dışişleri Bakanları, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları ve Jandarma Genel Komutanından kurulur.

Gündemin özelliğine göre Kurul toplantılarına ilgili bakan ve kişiler çağrılıp görüşleri alınabilir.

(Değişik: 3/10/2001-4709/32 md.) Millî Güvenlik Kurulu; Devletin millî güvenlik siyasetinin tayini, tespiti ve uygulanması ile ilgili alınan tavsiye kararları ve gerekli koordinasyonun sağlanması konusundaki görüşlerini Bakanlar Kuruluna bildirir. Kurulun, Devletin varlığı ve bağımsızlığı, ülkenin bütünlüğü ve bölünmezliği, toplumun huzur ve güvenliğinin korunması hususunda alınmasını zorunlu gördüğü tedbirlere ait kararlar Bakanlar Kurulunca değerlendirilir.

Millî Güvenlik Kurulunun gündemi; Başbakan ve Genelkurmay Başkanının önerileri dikkate alınarak Cumhurbaşkanınca düzenlenir.

Cumhurbaşkanı katılamadığı zamanlar Millî Güvenlik Kurulu Başbakanın başkanlığında toplanır.

(Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.)46 Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinin teşkilatı ve görevleri kanunla düzenlenir.

III. Olağanüstü yönetim usulleri

A. Olağanüstü haller

1. Tabiî afet ve ağır ekonomik bunalım sebebiyle olağanüstü hal ilânı

MADDE 119- (Değişik: 16/4/2017-6771/12 md.)47

Tabiî afet, tehlikeli salgın hastalıklar veya ağır ekonomik bunalım hallerinde, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya bütününde süresi altı ayı geçmemek üzere olağanüstü hal ilân edebilir.

2. Şiddet olaylarının yaygınlaşması ve kamu düzeninin ciddî şekilde bozulması sebepleriyle olağanüstü hal ilânı

MADDE 120- (Mülga: 16/4/2017-6771/16 md.)48

Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerine ait ciddî belirtilerin ortaya çıkması veya şiddet olayları sebebiyle kamu düzeninin ciddî şekilde bozulması hallerinde, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, Milli Güvenlik Kurulunun da görüşünü aldıktan sonra yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya bütününde, süresi altı ayı geçmemek üzere olağanüstü hal ilân edebilir.

3. Olağanüstü hallerle ilgili düzenleme

MADDE 121- (Mülga: 16/4/2017-6771/16 md.)49

Anayasanın 119 ve 120 nci maddeleri uyarınca olağanüstü hal ilânına karar verilmesi durumunda, bu karar Resmî Gazetede yayımlanır ve hemen Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur. Türkiye Büyük Millet Meclisi tatilde ise derhal toplantıya çağırılır. Meclis, olağanüstü hal süresini değiştirebilir, Bakanlar Kurulunun istemi üzerine, her defasında dört ayı geçmemek üzere, süreyi uzatabilir veya olağanüstü hali kaldırabilir.

119 uncu madde uyarınca ilân edilen olağanüstü hallerde vatandaşlar için getirilecek para, mal ve çalışma yükümlülükleri ile olağanüstü hallerin her türü için ayrı ayrı geçerli olmak üzere, Anayasanın 15 inci maddesindeki ilkeler doğrultusunda temel hak ve hürriyetlerin nasıl sınırlanacağı veya nasıl durdurulacağı, halin gerektirdiği tedbirlerin nasıl ve ne suretle alınacağı, kamu hizmeti görevlilerine ne gibi yetkiler verileceği, görevlilerin durumlarında ne gibi değişiklikler yapılacağı ve olağanüstü yönetim usulleri, Olağanüstü Hal Kanununda düzenlenir.

Olağanüstü hal süresince, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda, kanun hükmünde kararnameler çıkarabilir. Bu kararnameler, Resmî Gazetede yayımlanır ve aynı gün Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur; bunların Meclisce onaylanmasına ilişkin süre ve usul, İçtüzükte belirlenir.

B. Sıkıyönetim, seferberlik ve savaş hali

MADDE 122- (Mülga: 16/4/2017-6771/16 md.)50

Anayasanın tanıdığı hür demokrasi düzenini veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelen ve olağanüstü hal ilânını gerektiren hallerden daha vahim şiddet hareketlerinin yaygınlaşması veya savaş hali, savaşı gerektirecek bir durumun başgöstermesi, ayaklanma olması veya vatan veya Cumhuriyete karşı kuvvetli ve eylemli bir kalkışmanın veya ülkenin ve milletin bölünmezliğini içten veya dıştan tehlikeye düşüren şiddet hareketlerinin yaygınlaşması sebepleriyle, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, Millî Güvenlik Kurulunun da görüşünü aldıktan sonra, süresi altı ayı aşmamak üzere yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya bütününde sıkıyönetim ilân edebilir. Bu karar, derhal Resmî Gazetede yayımlanır ve aynı gün Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur. Türkiye Büyük Millet Meclisi toplantı halinde değilse hemen toplantıya çağırılır. Türkiye Büyük Millet Meclisi gerekli gördüğü takdirde sıkıyönetim süresini kısaltabilir, uzatabilir veya sıkıyönetimi kaldırabilir.

Sıkıyönetim süresinde, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu sıkıyönetim halinin gerekli kıldığı konularda kanun hükmünde kararname çıkarabilir.

Bu kararnameler Resmî Gazetede yayımlanır ve aynı gün Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur. Bunların Meclisce onaylanmasına ilişkin süre ve usul İçtüzükte belirlenir.

Sıkıyönetimin her defasında dört ayı aşmamak üzere uzatılması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin kararına bağlıdır. Savaş hallerinde bu dört aylık süre aranmaz.

Sıkıyönetim, seferberlik ve savaş hallerinde hangi hükümlerin uygulanacağı ve işlemlerin nasıl yürütüleceği, idare ile olan ilişkileri, hürriyetlerin nasıl kısıtlanacağı veya durdurulacağı ve savaş veya savaşı gerektirecek bir durumun başgöstermesi halinde vatandaşlar için getirilecek yükümlülükler kanunla düzenlenir.

Sıkıyönetim komutanları Genelkurmay Başkanlığına bağlı olarak görev yaparlar.

IV. İdare

A. İdarenin esasları

1. İdarenin bütünlüğü ve kamu tüzelkişiliği

MADDE 123- (Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.)51

İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir.

İdarenin kuruluş ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır.

Kamu tüzelkişiliği, ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulur.

2. Yönetmelikler

MADDE 124- (Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.)52

Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler.

Hangi yönetmeliklerin Resmî Gazetede yayımlanacağı kanunda belirtilir.

B. Yargı yolu

MADDE 125- (Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.)53

İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır. (Ek cümleler: 13/8/1999-4446/2 md.) Kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinde bunlardan doğan uyuşmazlıkların millî veya milletlerarası tahkim yoluyla çözülmesi öngörülebilir. Milletlerarası tahkime ancak yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar için gidilebilir.

Cumhurbaşkanının tek başına yapacağı işlemler ile Yüksek Askerî Şûranın kararları yargı denetimi dışındadır. (Ek cümle: 12/9/2010-5982/11 md.) Ancak, Yüksek Askerî Şûranın terfi işlemleri ile kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayırma hariç her türlü ilişik kesme kararlarına karşı yargı yolu açıktır.

İdarî işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar.

(Değişik: 12/9/2010-5982/11 md.) Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idarî eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez.

İdarî işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idarî işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe gösterilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir.

Kanun, olağanüstü hallerde, sıkıyönetim, seferberlik ve savaş halinde ayrıca millî güvenlik, kamu düzeni, genel sağlık nedenleri ile yürütmenin durdurulması kararı verilmesini sınırlayabilir.

İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.

C. İdarenin kuruluşu

1. Merkezî idare

MADDE 126- Türkiye, merkezî idare kuruluşu bakımından, coğrafya durumuna, ekonomik şartlara ve kamu hizmetlerinin gereklerine göre, illere; iller de diğer kademeli bölümlere ayrılır.

İllerin idaresi yetki genişliği esasına dayanır.

Kamu hizmetlerinin görülmesinde verim ve uyum sağlamak amacıyla, birden çok ili içine alan merkezî idare teşkilatı kurulabilir. Bu teşkilatın görev ve yetkileri kanunla düzenlenir.

2. Mahallî idareler

MADDE 127- (Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.)54

Mahallî idareler; il, belediye veya köy halkının mahallî müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları, gene kanunda gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzelkişileridir.

Mahallî idarelerin kuruluş ve görevleri ile yetkileri, yerinden yönetim ilkesine uygun olarak kanunla düzenlenir.

(Değişik: 23/7/1995-4121/12 md.) Mahallî idarelerin seçimleri, 67 nci maddedeki esaslara göre beş yılda bir yapılır. (Mülga cümle: 16/4/2017-6771/16 md.) Kanun, büyük yerleşim merkezleri için özel yönetim biçimleri getirebilir.

Mahallî idarelerin seçilmiş organlarının, organlık sıfatını kazanmalarına ilişkin itirazların çözümü ve kaybetmeleri, konusundaki denetim yargı yolu ile olur. Ancak, görevleri ile ilgili bir suç sebebi ile hakkında soruşturma veya kovuşturma açılan mahallî idare organları veya bu organların üyelerini, İçişleri Bakanı, geçici bir tedbir olarak, kesin hükme kadar uzaklaştırabilir.

Merkezî idare, mahallî idareler üzerinde, mahallî hizmetlerin idarenin bütünlüğü ilkesine uygun şekilde yürütülmesi, kamu görevlerinde birliğin sağlanması, toplum yararının korunması ve mahallî ihtiyaçların gereği gibi karşılanması amacıyla, kanunda belirtilen esas ve usuller dairesinde idarî vesayet yetkisine sahiptir.

Mahallî idarelerin belirli kamu hizmetlerinin görülmesi amacı ile, kendi aralarında Bakanlar Kurulunun izni ile birlik kurmaları, görevleri, yetkileri, maliye ve kolluk işleri ve merkezî idare ile karşılıklı bağ ve ilgileri kanunla düzenlenir. Bu idarelere, görevleri ile orantılı gelir kaynakları sağlanır.

D. Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler

1. Genel ilkeler

MADDE 128- Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.

Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. (Ek cümle: 12/9/2010-5982/12 md.) Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.

Üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve esasları, kanunla özel olarak düzenlenir.

2. Görev ve sorumlulukları, disiplin kovuşturulmasında güvence

MADDE 129- Memurlar ve diğer kamu görevlileri Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlüdürler.

Memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez.

(Değişik: 12/9/2010-5982/13 md.) Disiplin kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz.

Silahlı Kuvvetler mensupları ile hâkimler ve savcılar hakkındaki hükümler saklıdır.

Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabilir.

Memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında işledikleri iddia edilen suçlardan ötürü ceza kovuşturması açılması, kanunla belirlenen istisnalar dışında, kanunun gösterdiği idarî merciin iznine bağlıdır.

E. Yükseköğretim kurumları ve üst kuruluşları 

1. Yükseköğretim kurumları

MADDE 130- Çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversiteler Devlet tarafından kanunla kurulur.

Kanunda gösterilen usul ve esaslara göre, kazanç amacına yönelik olmamak şartı ile vakıflar tarafından, Devletin gözetim ve denetimine tâbi yükseköğretim kurumları kurulabilir.

Kanun, üniversitelerin ülke sathına dengeli bir biçimde yayılmasını gözetir.

Üniversiteler ile öğretim üyeleri ve yardımcıları serbestçe her türlü bilimsel araştırma ve yayında bulunabilirler. Ancak, bu yetki, Devletin varlığı ve bağımsızlığı ve milletin ve ülkenin bütünlüğü ve bölünmezliği aleyhinde faaliyette bulunma serbestliği vermez.

Üniversiteler ve bunlara bağlı birimler, Devletin gözetimi ve denetimi altında olup, güvenlik hizmetleri Devletçe sağlanır.

Kanunun belirlediği usul ve esaslara göre; rektörler Cumhurbaşkanınca, dekanlar ise Yükseköğretim Kurulunca seçilir ve atanır.

Üniversite yönetim ve denetim organları ile öğretim elemanları; Yükseköğretim Kurulunun veya üniversitelerin yetkili organlarının dışında kalan makamlarca her ne suretle olursa olsun görevlerinden uzaklaştırılamazlar.

(Değişik: 29/10/2005-5428/1 md.) Üniversitelerin hazırladığı bütçeler; Yükseköğretim Kurulunca tetkik ve onaylandıktan sonra Millî Eğitim Bakanlığına sunulur ve merkezî yönetim bütçesinin bağlı olduğu esaslara uygun olarak işleme tâbi tutularak yürürlüğe konulur ve denetlenir.

Yükseköğretim kurumlarının  kuruluş ve  organları ile işleyişleri ve  bunların seçimleri, görev, yetki ve sorumlulukları üniversiteler üzerinde Devletin gözetim  ve denetim hakkını kullanma usulleri, öğretim elemanlarının görevleri, unvanları, atama, yükselme ve emeklilikleri, öğretim elemanı yetiştirme, üniversitelerin ve öğretim elemanlarının  kamu kuruluşları ve diğer kurumlar ile ilişkileri, öğretim düzeyleri ve süreleri, yükseköğretime giriş, devam ve alınacak harçlar, Devletin yapacağı yardımlar ile ilgili ilkeler, disiplin ve ceza işleri, malî işler, özlük hakları, öğretim elemanlarının  uyacakları koşullar, üniversitelerarası ihtiyaçlara göre öğretim elemanlarının görevlendirilmesi, öğrenimin ve öğretimin hürriyet ve teminat içinde ve çağdaş bilim ve teknoloji gereklerine göre yürütülmesi, Yükseköğretim Kuruluna ve üniversitelere Devletin sağladığı malî kaynakların kullanılması kanunla düzenlenir.

Vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumları, malî ve idarî konuları dışındaki akademik çalışmaları, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden, Devlet eliyle kurulan yükseköğretim kurumları için Anayasada belirtilen hükümlere tâbidir.

2. Yükseköğretim üst kuruluşları

MADDE 131- (Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.)55

Yükseköğretim kurumlarının öğretimini planlamak, düzenlemek, yönetmek, denetlemek, yükseköğretim kurumlarındaki eğitim- öğretim ve bilimsel araştırma faaliyetlerini yönlendirmek bu kurumların kanunda belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda kurulmasını, geliştirilmesini ve üniversitelere tahsis edilen kaynakların etkili bir biçimde kullanılmasını sağlamak ve öğretim elemanlarının yetiştirilmesi için planlama yapmak maksadı ile Yükseköğretim Kurulu kurulur.

(Değişik: 7/5/2004-5170/8 md.) Yükseköğretim Kurulu, üniversiteler ve Bakanlar Kurulunca seçilen ve sayıları, nitelikleri, seçilme usulleri kanunla belirlenen adaylar arasından rektörlük ve öğretim üyeliğinde başarılı hizmet yapmış profesörlere öncelik vermek sureti ile Cumhurbaşkanınca atanan üyeler ve Cumhurbaşkanınca doğrudan doğruya seçilen üyelerden kurulur.

Kurulun teşkilatı, görev, yetki, sorumluluğu ve çalışma esasları kanunla düzenlenir.

3. Yükseköğretim kurumlarından özel hükümlere tâbi olanlar

MADDE 132- Türk Silahlı Kuvvetleri ve emniyet teşkilatına bağlı yükseköğretim kurumları özel kanunlarının hükümlerine tâbidir.

F. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, radyo ve televizyon kuruluşları ve kamuyla ilişkili haber ajansları56

MADDE 133- (Değişik: 8/7/1993-3913/1 md.)

Radyo ve televizyon istasyonları kurmak ve işletmek kanunla düzenlenecek şartlar çerçevesinde serbesttir.

(Ek fıkra: 21/6/2005-5370/1 md.) Radyo ve televizyon faaliyetlerini düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu dokuz üyeden oluşur. Üyeler, siyasî parti gruplarının üye sayısı oranında belirlenecek üye sayısının ikişer katı olarak gösterecekleri adaylar arasından, her siyasî parti grubuna düşen üye sayısı esas alınmak suretiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunca seçilir. Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun kuruluşu, görev ve yetkileri, üyelerinin nitelikleri, seçim usulleri ve görev süreleri kanunla düzenlenir.

Devletçe kamu tüzelkişiliği olarak kurulan tek radyo ve televizyon kurumu ile kamu tüzelkişilerinden yardım gören haber ajanslarının özerkliği ve yayınlarının tarafsızlığı esastır.

G. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu

MADDE 134- (Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.)57

Atatürkçü düşünceyi, Atatürk ilke ve inkılâplarını, Türk kültürünü, Türk tarihini ve Türk dilini bilimsel yoldan araştırmak, tanıtmak ve yaymak ve yayınlar yapmak amacıyla; Atatürk’ün manevî himayelerinde, Cumhurbaşkanının gözetim ve desteğinde, Başbakanlığa bağlı; Atatürk Araştırma Merkezi, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu ve Atatürk Kültür Merkezinden oluşan, kamu tüzelkişiliğine sahip “Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu” kurulur.

Türk Dil Kurumu ile Türk Tarih Kurumu için Atatürk’ün vasiyetnamesinde belirtilen malî menfaatler saklı olup kendilerine tahsis edilir.

Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunun; kuruluşu, organları, çalışma usulleri ve özlük işleri ile kuruluşuna dahil kurumlar üzerindeki yetkileri kanunla düzenlenir.

H. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları

MADDE 135- Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, meslekî faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlâkını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir.

Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadî teşebbüslerinde aslî ve sürekli görevlerde çalışanların meslek kuruluşlarına girme mecburiyeti aranmaz.

(Değişik: 23/7/1995-4121/13 md.) Bu meslek kuruluşları, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamazlar.

(Değişik: 23/7/1995-4121/13 md.) Bu meslek kuruluşları ve üst kuruluşları organlarının seçimlerinde siyasî partiler aday gösteremezler.

(Değişik: 23/7/1995-4121/13 md.) Bu meslek kuruluşları üzerinde Devletin idarî ve malî denetimine ilişkin kurallar kanunla düzenlenir.

(Değişik: 23/7/1995-4121/13 md.) Amaçları dışında faaliyet gösteren meslek kuruluşlarının sorumlu organlarının görevine, kanunun belirlediği merciin veya Cumhuriyet savcısının istemi üzerine mahkeme kararıyla son verilir ve yerlerine yenileri seçtirilir.

(Değişik: 23/7/1995-4121/13 md.) Ancak, millî güvenliğin, kamu düzeninin, suç işlenmesini veya suçun devamını önlemenin yahut yakalamanın gerektirdiği hallerde gecikmede sakınca varsa, kanunla bir merci, meslek kuruluşlarını veya üst kuruluşlarını faaliyetten men ile yetkilendirilebilir. Bu merciin kararı, yirmidört saat içerisinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, bu idarî karar kendiliğinden yürürlükten kalkar.

İ. Diyanet İşleri Başkanlığı

MADDE 136- Genel idare içinde yer alan Diyanet İşleri Başkanlığı, lâiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasî görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak ve milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek, özel kanununda gösterilen görevleri yerine getirir.

J. Kanunsuz emir

MADDE 137- (Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.)58

Kamu hizmetlerinde herhangi bir sıfat ve suretle çalışmakta olan kimse, üstünden aldığı emri, yönetmelik, tüzük, kanun veya Anayasa hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Ancak, üstü emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, emir yerine getirilir; bu halde, emri yerine getiren sorumlu olmaz.

Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz.

Askerî hizmetlerin görülmesi ve acele hallerde kamu düzeni ve kamu güvenliğinin korunması için kanunla gösterilen istisnalar saklıdır.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Yargı

I. Genel hükümler

A. Mahkemelerin bağımsızlığı

MADDE 138- Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hüküm verirler.

Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.

Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz.

Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.

B. Hâkimlik ve savcılık teminatı

MADDE 139- Hâkimler ve savcılar azlolunamaz, kendileri istemedikçe Anayasada gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamaz; bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa, aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamaz.

Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır.

C. Hâkimlik ve savcılık mesleği

MADDE 140- Hâkimler ve savcılar adlî ve idarî yargı hâkim ve savcıları olarak görev yaparlar. Bu görevler meslekten hâkim ve savcılar eliyle yürütülür.

Hâkimler, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre görev ifa ederler.

Hâkim ve savcıların nitelikleri, atanmaları, hakları ve ödevleri, aylık ve ödenekleri, meslekte ilerlemeleri, görevlerinin ve görev yerlerinin geçici veya sürekli olarak değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturması açılması ve disiplin cezası verilmesi, görevleriyle ilgili veya görevleri sırasında işledikleri suçlarından dolayı soruşturma yapılması ve yargılanmalarına karar verilmesi, meslekten çıkarmayı gerektiren suçluluk veya yetersizlik halleri ve meslek içi eğitimleri ile diğer özlük işleri mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.

Hâkimler ve savcılar altmışbeş yaşını bitirinceye kadar hizmet görürler; askerî hâkimlerin yaş haddi, yükselme ve emeklilikleri kanunda gösterilir.

Hâkimler ve savcılar, kanunda belirtilenlerden başka, resmî ve özel hiçbir görev alamazlar.

Hâkimler ve savcılar idarî görevleri yönünden Adalet Bakanlığına bağlıdırlar.

Hâkim ve savcı olup da adalet hizmetindeki idarî görevlerde çalışanlar, hâkimler ve savcılar hakkındaki hükümlere tâbidirler. Bunlar, hâkimler ve savcılara ait esaslar dairesinde sınıflandırılır ve derecelendirilirler, hâkimlere ve savcılara tanınan her türlü haklardan yararlanırlar.

D. Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması

MADDE 141- Mahkemelerde duruşmalar herkese açıktır. Duruşmaların bir kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına ancak genel ahlâkın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hallerde karar verilebilir.

Küçüklerin yargılanması hakkında kanunla özel hükümler konulur.

Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.

Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir.

E. Mahkemelerin kuruluşu

MADDE 142- Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir.

(Ek fıkra: 16/4/2017-6771/13 md.) Disiplin mahkemeleri dışında askerî mahkemeler kurulamaz. Ancak savaş halinde, asker kişilerin görevleriyle ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevli askerî mahkemeler kurulabilir.

F. Devlet Güvenlik Mahkemeleri

MADDE 143- (Değişik: 18/6/1999-4388/1 md.) (Mülga: 7/5/2004-5170/9 md.)

G. Adalet hizmetlerinin denetimi59

MADDE 144 – (Değişik: 12/9/2010-5982/14 md.)

Adalet hizmetleri ile savcıların idarî görevleri yönünden Adalet Bakanlığınca denetimi, adalet müfettişleri ile hâkim ve savcı mesleğinden olan iç denetçiler; araştırma, inceleme ve soruşturma işlemleri ise adalet müfettişleri eliyle yapılır. Buna ilişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenir.

H. Askerî yargı

MADDE 145 – (Değişik: 12/9/2010-5982/15 md.) (Mülga: 16/4/2017-6771/16 md.)

II. Yüksek mahkemeler

A. Anayasa Mahkemesi

1. Kuruluşu

MADDE 146- (Değişik: 12/9/2010-5982/16 md.)

(Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.) Anayasa Mahkemesi onbeş üyeden kurulur.

Türkiye Büyük Millet Meclisi; iki üyeyi Sayıştay Genel Kurulunun kendi başkan ve üyeleri arasından, her boş yer için gösterecekleri üçer aday içinden, bir üyeyi ise baro başkanlarının serbest avukatlar arasından gösterecekleri üç aday içinden yapacağı gizli oylamayla seçer. Türkiye Büyük Millet Meclisinde yapılacak bu seçimde, her boş üyelik için ilk oylamada üye tam sayısının üçte iki ve ikinci oylamada üye tam sayısının salt çoğunluğu aranır. İkinci oylamada salt çoğunluk sağlanamazsa, bu oylamada en çok oy alan iki aday için üçüncü oylama yapılır; üçüncü oylamada en fazla oy alan aday üye seçilmiş olur.

(Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.) Cumhurbaşkanı; üç üyeyi Yargıtay, iki üyeyi Danıştay genel kurullarınca kendi başkan ve üyeleri arasından her boş yer için gösterecekleri üçer aday içinden; en az ikisi hukukçu olmak üzere üç üyeyi Yükseköğretim Kurulunun kendi üyesi olmayan yükseköğretim kurumlarının hukuk, iktisat ve siyasal bilimler dallarında görev yapan öğretim üyeleri arasından göstereceği üçer aday içinden; dört üyeyi üst kademe yöneticileri, serbest avukatlar, birinci sınıf hâkim ve savcılar ile en az beş yıl raportörlük yapmış Anayasa Mahkemesi raportörleri arasından seçer.

(Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.) Yargıtay, Danıştay ve Sayıştay genel kurulları ile Yükseköğretim Kurulundan Anayasa Mahkemesi üyeliğine aday göstermek için yapılacak seçimlerde, her boş üyelik için, en fazla oy alan üç kişi aday gösterilmiş sayılır. Baro başkanlarının serbest avukatlar arasından gösterecekleri üç aday için yapılacak seçimde en fazla oy alan üç kişi aday gösterilmiş sayılır.60

Anayasa Mahkemesine üye seçilebilmek için, kırkbeş yaşın doldurulmuş olması kaydıyla; yükseköğretim kurumları öğretim üyelerinin profesör veya doçent unvanını kazanmış, avukatların en az yirmi yıl fiilen avukatlık yapmış, üst kademe yöneticilerinin yükseköğrenim görmüş ve en az yirmi yıl kamu hizmetinde fiilen çalışmış, birinci sınıf hâkim ve savcıların adaylık dahil en az yirmi yıl çalışmış olması şarttır.

Anayasa Mahkemesi üyeleri arasından gizli oyla ve üye tam sayısının salt çoğunluğu ile dört yıl için bir Başkan ve iki başkanvekili seçilir. Süresi bitenler yeniden seçilebilirler.

Anayasa Mahkemesi üyeleri aslî görevleri dışında resmî veya özel hiçbir görev alamazlar.

2. Üyelerin görev süresi ve üyeliğin sona ermesi61

MADDE 147- (Değişik: 12/9/2010-5982/17 md.) Anayasa Mahkemesi üyeleri oniki yıl için seçilirler. Bir kimse iki defa Anayasa Mahkemesi üyesi seçilemez. Anayasa Mahkemesi üyeleri altmışbeş yaşını doldurunca emekliye ayrılırlar. Zorunlu emeklilik yaşından önce görev süresi dolan üyelerin başka bir görevde çalışmaları ve özlük işleri kanunla düzenlenir.

Anayasa Mahkemesi üyeliği, bir üyenin hâkimlik mesleğinden çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymesi halinde kendiliğinden; görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceğinin kesin olarak anlaşılması halinde de, Anayasa Mahkemesi üye tamsayısının salt çoğunluğunun kararı ile sona erer.

3. Görev ve yetkileri

MADDE 148- (Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.)62

(Değişik: 12/9/2010-5982/18 md.) Anayasa Mahkemesi, kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasaya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetler ve bireysel başvuruları karara bağlar. Anayasa değişikliklerini ise sadece şekil bakımından inceler ve denetler. Ancak, olağanüstü hallerde, sıkıyönetim ve savaş hallerinde çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerin şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla, Anayasa Mahkemesinde dava açılamaz.

Kanunların şekil bakımından denetlenmesi, son oylamanın, öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığı; Anayasa değişikliklerinde ise, teklif ve oylama çoğunluğuna ve ivedilikle görüşülemeyeceği şartına uyulup uyulmadığı hususları ile sınırlıdır. Şekil bakımından denetleme, Cumhurbaşkanınca veya Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin beşte biri tarafından istenebilir. Kanunun yayımlandığı tarihten itibaren on gün geçtikten sonra, şekil bozukluğuna dayalı iptal davası açılamaz; def’i yoluyla da ileri sürülemez.

(Ek fıkra: 12/9/2010-5982/18 md.) Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır.

(Ek fıkra: 12/9/2010-5982/18 md.) Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz.

(Ek fıkra: 12/9/2010-5982/18 md.) Bireysel başvuruya ilişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenir.

(Değişik: 12/9/2010-5982/18 md.; 16/4/2017-6771/16 md.) Anayasa Mahkemesi Cumhurbaşkanını, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanını, Bakanlar Kurulu üyelerini, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay Başkan ve üyelerini, Başsavcılarını, Cumhuriyet Başsavcıvekilini, Hâkimler ve Savcılar Kurulu ve Sayıştay Başkan ve üyelerini görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan sıfatıyla yargılar.

(Ek fıkra: 12/9/2010-5982/18 md.) (Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.) Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları da görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divanda yargılanırlar.

Yüce Divanda, savcılık görevini Cumhuriyet Başsavcısı veya Cumhuriyet Başsavcıvekili yapar.

(Değişik: 12/9/2010-5982/18 md.) Yüce Divan kararlarına karşı yeniden inceleme başvurusu yapılabilir. Genel Kurulun yeniden inceleme sonucunda verdiği kararlar kesindir.

Anayasa Mahkemesi, Anayasa ile verilen diğer görevleri de yerine getirir.

4. Çalışma ve yargılama usulü

MADDE 149- (Değişik: 23/7/1995-4121/14 md.; 3/10/2001-4709/33 md.; 12/9/2010-5982/19 md.)

(Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.) Anayasa Mahkemesi, iki bölüm ve Genel Kurul halinde çalışır. Bölümler, başkanvekili başkanlığında dört üyenin katılımıyla toplanır. Genel Kurul, Mahkeme Başkanının veya Başkanın belirleyeceği başkanvekilinin başkanlığında en az on üye ile toplanır. Bölümler ve Genel Kurul, kararlarını salt çoğunlukla alır. Bireysel başvuruların kabul edilebilirlik incelemesi için komisyonlar oluşturulabilir.

Siyasî partilere ilişkin dava ve başvurulara, iptal ve itiraz davaları ile Yüce Divan sıfatıyla yürütülecek yargılamalara Genel Kurulca bakılır, bireysel başvurular ise bölümlerce karara bağlanır.

Anayasa değişikliğinde iptale, siyasî partilerin kapatılmasına ya da Devlet yardımından yoksun bırakılmasına karar verilebilmesi için toplantıya katılan üyelerin üçte iki oy çokluğu şarttır.

Şekil bozukluğuna dayalı iptal davaları Anayasa Mahkemesince öncelikle incelenip karara bağlanır.

Anayasa Mahkemesinin kuruluşu, Genel Kurul ve bölümlerin yargılama usulleri, Başkan, başkanvekilleri ve üyelerin disiplin işleri kanunla; Mahkemenin çalışma esasları, bölüm ve komisyonların oluşumu ve işbölümü kendi yapacağı İçtüzükle düzenlenir.

Anayasa Mahkemesi Yüce Divan sıfatıyla baktığı davalar dışında kalan işleri dosya üzerinde inceler. Ancak, bireysel başvurularda duruşma yapılmasına karar verilebilir. Mahkeme ayrıca, gerekli gördüğü hallerde sözlü açıklamalarını dinlemek üzere ilgilileri ve konu üzerinde bilgisi olanları çağırabilir ve siyasî partilerin kapatılmasına ilişkin davalarda, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısından sonra kapatılması istenen siyasî partinin genel başkanlığının veya tayin edeceği bir vekilin savunmasını dinler.

5. İptal davası

MADDE 150- (Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.)63

Kanunların, kanun hükmündeki kararnamelerin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün veya bunların belirli madde ve hükümlerinin şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesinde doğrudan doğruya iptal davası açabilme hakkı, Cumhurbaşkanına, iktidar ve anamuhalefet partisi Meclis grupları ile Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az beşte biri tutarındaki üyelere aittir. İktidarda birden fazla siyasi partinin bulunması halinde, iktidar partilerinin dava açma hakkını en fazla üyeye sahip olan parti kullanır.

6. Dava açma süresi

MADDE 151- (Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.)64

Anayasa Mahkemesinde doğrudan doğruya iptal davası açma hakkı, iptali istenen kanun, kanun hükmünde kararname veya İçtüzüğün Resmî Gazetede yayımlanmasından başlayarak altmış gün sonra düşer.

7. Anayasaya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi

MADDE 152- (Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.)65

Bir davaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasaya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddî olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar davayı geri bırakır.

Mahkeme, Anayasaya aykırılık iddiasını ciddî görmezse bu iddia, temyiz merciince esas hükümle birlikte karara bağlanır.

Anayasa Mahkemesi, işin kendisine gelişinden başlamak üzere beş ay içinde kararını verir ve açıklar. Bu süre içinde karar verilmezse mahkeme davayı yürürlükteki kanun hükümlerine göre sonuçlandırır. Ancak, Anayasa Mahkemesinin kararı, esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar gelirse, mahkeme buna uymak zorundadır.

Anayasa Mahkemesinin işin esasına girerek verdiği red kararının Resmî Gazetede yayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda bulunulamaz.

8. Anayasa Mahkemesinin kararları

MADDE 153- (Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.)66

Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz.

Anayasa Mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez.

Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.

İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukukî boşluğu dolduracak kanun tasarı veya teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar.

İptal kararları geriye yürümez.

Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.

B. Yargıtay

MADDE 154- Yargıtay, adliye mahkemelerince verilen ve kanunun başka bir adlî yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme merciidir. Kanunla gösterilen belli davalara da ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar.

(Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.) Yargıtay üyeleri, birinci sınıfa ayrılmış adlî yargı hâkim ve Cumhuriyet savcıları ile bu meslekten sayılanlar arasından Hâkimler ve Savcılar Kurulunca üye tamsayısının salt çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir.

Yargıtay Birinci Başkanı, birinci başkanvekilleri ve daire başkanları kendi üyeleri arasından Yargıtay Genel Kurulunca üye tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oyla dört yıl için seçilirler; süresi bitenler yeniden seçilebilirler.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Cumhuriyet Başsavcıvekili, Yargıtay Genel Kurulunun kendi üyeleri arasından gizli oyla belirleyeceği beşer aday arasından Cumhurbaşkanı tarafından dört yıl için seçilirler. Süresi bitenler yeniden seçilebilirler.

Yargıtayın kuruluşu, işleyişi, Başkan, başkanvekilleri, daire başkanları ve üyeleri ile Cumhuriyet Başsavcısı ve Cumhuriyet Başsavcıvekilinin nitelikleri ve seçim usulleri, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.

C. Danıştay

MADDE 155- (Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.)67

Danıştay, idarî mahkemelerce verilen ve kanunun başka bir idarî yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme merciidir. Kanunla gösterilen belli davalara da ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar.

(Değişik: 13/8/1999- 4446/3 md.) Danıştay, davaları görmek, Başbakan ve Bakanlar Kurulunca gönderilen kanun tasarıları, kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri hakkında iki ay içinde düşüncesini bildirmek, tüzük tasarılarını incelemek, idarî uyuşmazlıkları çözmek ve kanunla gösterilen diğer işleri yapmakla görevlidir.

(Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.) Danıştay üyelerinin dörtte üçü, birinci sınıf idarî yargı hâkim ve savcıları ile bu meslekten sayılanlar arasından Hâkimler ve Savcılar Kurulu; dörtte biri, nitelikleri kanunda belirtilen görevliler arasından Cumhurbaşkanı; tarafından seçilir.

Danıştay Başkanı, Başsavcı, başkanvekilleri ve daire başkanları, kendi üyeleri arasından Danıştay Genel Kurulunca üye tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oyla dört yıl için seçilirler. Süresi bitenler yeniden seçilebilirler.

Danıştayın, kuruluşu, işleyişi, Başkan, Başsavcı, başkanvekilleri, daire başkanları ile üyelerinin nitelikleri ve seçim usulleri, idarî yargının özelliği, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.

D.  Askerî Yargıtay

MADDE 156- (Mülga: 16/4/2017-6771/16 md.)

E. Askerî Yüksek İdare Mahkemesi

MADDE 157- (Mülga: 16/4/2017-6771/16 md.)

F. Uyuşmazlık Mahkemesi

MADDE 158- (Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.) Uyuşmazlık Mahkemesi adli ve idari yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeye yetkilidir.

Uyuşmazlık Mahkemesinin kuruluşu, üyelerinin nitelikleri ve seçimleri ile işleyişi kanunla düzenlenir. Bu mahkemenin Başkanlığını Anayasa Mahkemesince, kendi üyeleri arasından görevlendirilen üye yapar.

Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesinin kararı esas alınır.

III. Hâkimler ve Savcılar Kurulu68

MADDE 159- (Değişik: 12/9/2010-5982/22 md.)

(Değişik: 16/4/2017-6771/14 md.) Hâkimler ve Savcılar Kurulu, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kurulur ve görev yapar.

(Değişik: 16/4/2017-6771/14 md.) Hâkimler ve Savcılar Kurulu onüç üyeden oluşur; iki daire halinde çalışır.

(Değişik: 16/4/2017-6771/14 md.) Kurulun Başkanı Adalet Bakanıdır. Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kurulun tabiî üyesidir. Kurulun, üç üyesi birinci sınıf olup, birinci sınıfa ayrılmayı gerektiren nitelikleri yitirmemiş adlî yargı hâkim ve savcıları arasından, bir üyesi birinci sınıf olup, birinci sınıfa ayrılmayı gerektiren nitelikleri yitirmemiş idarî yargı hâkim ve savcıları arasından Cumhurbaşkanınca; üç üyesi Yargıtay üyeleri, bir üyesi Danıştay üyeleri, üç üyesi nitelikleri kanunda belirtilen yükseköğretim kurumlarının hukuk dallarında görev yapan öğretim üyeleri ile avukatlar arasından Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilir. Öğretim üyeleri ile avukatlar arasından seçilen üyelerden, en az birinin öğretim üyesi ve en az birinin de avukat olması zorunludur. Kurulun Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilecek üyeliklerine ilişkin başvurular, Meclis Başkanlığına yapılır. Başkanlık, başvuruları Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona gönderir. Komisyon her bir üyelik için üç adayı, üye tamsayısının üçte iki çoğunluğuyla belirler. Birinci oylamada aday belirleme işleminin sonuçlandırılamaması halinde ikinci oylamada üye tamsayısının beşte üç çoğunluğu aranır. Bu oylamada da aday belirlenemediği takdirde, her bir üyelik için en çok oyu alan iki aday arasında ad çekme usulü ile aday belirleme işlemi tamamlanır. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Komisyon tarafından belirlenen adaylar arasından, her bir üye için ayrı ayrı gizli oyla seçim yapar. Birinci oylamada üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu; bu oylamada seçimin sonuçlandırılamaması halinde, ikinci oylamada üye tamsayısının beşte üç çoğunluğu aranır. İkinci oylamada da üye seçilemediği takdirde en çok oyu alan iki aday arasında ad çekme usulü ile üye seçimi tamamlanır.69

(Değişik: 16/4/2017-6771/14 md.) Üyeler dört yıl için seçilir. Süresi biten üyeler bir kez daha seçilebilir.

(Değişik: 16/4/2017-6771/14 md.) Kurul üyeliği seçimi, üyelerin görev süresinin dolmasından önceki otuz gün içinde yapılır. Seçilen üyelerin görev süreleri dolmadan Kurul üyeliğinin boşalması durumunda, boşalmayı takip eden otuz gün içinde, yeni üyelerin seçimi yapılır.70

(Değişik: 16/4/2017-6771/14 md.) Kurulun, Adalet Bakanı ile Adalet Bakanlığı Müsteşarı dışındaki üyeleri, görevlerinin devamı süresince; kanunda belirlenenler dışında başka bir görev alamazlar veya Kurul tarafından başka bir göreve atanamaz ve seçilemezler.

Kurulun yönetimi ve temsili Kurul Başkanına aittir. Kurul Başkanı dairelerin çalışmalarına katılamaz. Kurul, kendi üyeleri arasından daire başkanlarını ve daire başkanlarından birini de başkanvekili olarak seçer. Başkan, yetkilerinden bir kısmını başkanvekiline devredebilir.

Kurul, adlî ve idarî yargı hâkim ve savcılarını mesleğe kabul etme, atama ve nakletme, geçici yetki verme, yükselme ve birinci sınıfa ayırma, kadro dağıtma, meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası verme, görevden uzaklaştırma işlemlerini yapar; Adalet Bakanlığının, bir mahkemenin kaldırılması veya yargı çevresinin değiştirilmesi konusundaki tekliflerini karara bağlar; ayrıca, Anayasa ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirir.

(Değişik: 16/4/2017-6771/14 md.) Hâkim ve savcıların görevlerini; kanun ve diğer mevzuata (hâkimler için idarî nitelikteki genelgelere) uygun olarak yapıp yapmadıklarını denetleme; görevlerinden dolayı veya görevleri sırasında suç işleyip işlemediklerini, hal ve eylemlerinin sıfat ve görevleri icaplarına uyup uymadığını araştırma ve gerektiğinde haklarında inceleme ve soruşturma işlemleri, ilgili dairenin teklifi ve Hâkimler ve Savcılar Kurulu Başkanının oluru ile Kurul müfettişlerine yaptırılır. Soruşturma ve inceleme işlemleri, hakkında soruşturma ve inceleme yapılacak olandan daha kıdemli hâkim veya savcı eliyle de yaptırılabilir.

Kurulun meslekten çıkarma cezasına ilişkin olanlar dışındaki kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamaz.

Kurula bağlı Genel Sekreterlik kurulur. Genel Sekreter, birinci sınıf hâkim ve savcılardan Kurulun teklif ettiği üç aday arasından Kurul Başkanı tarafından atanır. Kurul müfettişleri ile Kurulda geçici veya sürekli olarak çalıştırılacak hâkim ve savcıları, muvafakatlerini alarak atama yetkisi Kurula aittir.

Adalet Bakanlığının merkez, bağlı ve ilgili kuruluşlarında geçici veya sürekli olarak çalıştırılacak hâkim ve savcılar ile adalet müfettişlerini ve hâkim ve savcı mesleğinden olan iç denetçileri, muvafakatlerini alarak atama yetkisi Adalet Bakanına aittir.

Kurul üyelerinin seçimi, dairelerin oluşumu ve işbölümü, Kurulun ve dairelerin görevleri, toplantı ve karar yeter sayıları, çalışma usul ve esasları, dairelerin karar ve işlemlerine karşı yapılacak itirazlar ve bunların incelenmesi usulü ile Genel Sekreterliğin kuruluş ve görevleri kanunla düzenlenir.

IV. Sayıştay

MADDE 160– (Değişik: 29/10/2005-5428/2 md.) Sayıştay, merkezî yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarının bütün gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamak ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapmakla görevlidir. Sayıştayın kesin hükümleri hakkında ilgililer yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir kereye mahsus olmak üzere karar düzeltilmesi isteminde bulunabilirler. Bu kararlar dolayısıyla idarî yargı yoluna başvurulamaz.

Vergi, benzeri malî yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararları esas alınır.

(Ek fıkra: 29/10/2005-5428/2 md.) Mahallî idarelerin hesap ve işlemlerinin denetimi ve kesin hükme bağlanması Sayıştay tarafından yapılır.

Sayıştayın kuruluşu, işleyişi, denetim usulleri, mensuplarının nitelikleri, atanmaları, ödev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri ve diğer özlük işleri, Başkan ve üyelerinin teminatı kanunla düzenlenir.

(Mülga: 7/5/2004-5170/10 md.)

DÖRDÜNCÜ KISIM

Malî ve Ekonomik Hükümler

BİRİNCİ BÖLÜM

Malî Hükümler

I. Bütçe

A. Bütçenin hazırlanması ve uygulanması

MADDE 161- (Değişik: 16/4/2017-6771/15 md.)71

Devletin ve kamu iktisadî teşebbüsleri dışındaki kamu tüzelkişilerinin harcamaları, yıllık bütçelerle yapılır.

(Değişik: 29/10/2005-5428/3 md.) Malî yıl başlangıcı ile merkezî yönetim bütçesinin hazırlanması, uygulanması ve kontrolü kanunla düzenlenir.

Kanun, kalkınma planları ile ilgili yatırımlar veya bir yıldan fazla sürecek iş ve hizmetler için özel süre ve usuller koyabilir.

Bütçe kanununa, bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz.

B. Bütçenin görüşülmesi

MADDE 162- (Mülga: 16/4/2017-6771/16 md.)72

(Değişik: 29/10/2005-5428/4 md.) Bakanlar Kurulu, merkezî yönetim bütçe tasarısı ile millî bütçe tahminlerini gösteren raporu, malî yıl başından en az yetmişbeş gün önce, Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar.

Bütçe tasarıları ve rapor, kırk üyeden kurulu Bütçe Komisyonunda incelenir. Bu komisyonun kuruluşunda, iktidar grubuna veya gruplarına en az yirmibeş üye verilmek şartı ile, siyasî parti gruplarının ve bağımsızların oranlarına göre temsili göz önünde tutulur.

Bütçe Komisyonunun ellibeş gün içinde kabul edeceği metin, Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülür ve malî yıl başına kadar karara bağlanır.

(Değişik: 29/10/2005-5428/4 md.) Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Genel Kurulda, kamu idare bütçeleri hakkında düşüncelerini, her bütçenin tümü üzerindeki görüşmeler sırasında açıklarlar; bölümler ve değişiklik önergeleri, üzerinde ayrıca görüşme yapılmaksızın okunur ve oylanır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, bütçe kanunu tasarılarının Genel Kurulda görüşülmesi sırasında, gider artırıcı veya gelirleri azaltıcı önerilerde bulunamazlar.

C. Bütçelerde değişiklik yapılabilme esasları

MADDE 163- (Mülga: 16/4/2017-6771/16 md.)73

(Değişik: 29/10/2005-5428/5 md.) Merkezî yönetim bütçesiyle verilen ödenek, harcanabilecek miktarın sınırını gösterir. Harcanabilecek miktar sınırının Bakanlar Kurulu kararıyla aşılabileceğine dair bütçelere hüküm konulamaz. Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde kararname ile bütçede değişiklik yapmak yetkisi verilemez. Carî yıl bütçesindeki ödenek artışını öngören değişiklik tasarılarında ve carî ve ileriki yıl bütçelerine malî yük getirecek nitelikteki kanun tasarı ve tekliflerinde, belirtilen giderleri karşılayabilecek malî kaynak gösterilmesi zorunludur.

D. Kesinhesap

MADDE 164- (Mülga: 16/4/2017-6771/16 md.)74

Kesinhesap kanunu tasarıları, kanunda daha kısa bir süre kabul edilmemiş ise, ilgili oldukları malî yılın sonundan başlayarak, en geç yedi ay sonra, Bakanlar Kurulunca Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur. Sayıştay, genel uygunluk bildirimini, ilişkin olduğu kesinhesap kanunu tasarısının verilmesinden başlayarak en geç yetmişbeş gün içinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar.

Kesinhesap kanunu tasarısı, yeni yıl bütçe kanunu tasarısıyla birlikte Bütçe Komisyonu gündemine alınır. Bütçe Komisyonu, bütçe kanunu tasarısıyla kesinhesap kanunu tasarısını Genel Kurula birlikte sunar, Genel Kurul, kesinhesap kanunu tasarısını, yeni yıl bütçe kanunu tasarısıyla beraber görüşerek karara bağlar.

Kesinhesap kanunu tasarısı ve genel uygunluk bildiriminin Türkiye Büyük Millet Meclisine verilmiş olması, ilgili yıla ait Sayıştayca sonuçlandırılamamış denetim ve hesap yargılamasını önlemez ve bunların karara bağlandığı anlamına gelmez.

E. Kamu iktisadî teşebbüslerinin denetimi

MADDE 165- Sermayesinin yarısından fazlası doğrudan doğruya veya dolaylı olarak Devlete ait olan kamu kuruluş ve ortaklıklarının Türkiye Büyük Millet Meclisince denetlenmesi esasları kanunla düzenlenir.

İKİNCİ BÖLÜM

Ekonomik Hükümler

I. Planlama; Ekonomik ve Sosyal Konsey75

MADDE 166- (Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.)76

Ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmayı, özellikle sanayiin ve tarımın yurt düzeyinde dengeli ve uyumlu biçimde hızla gelişmesini, ülke kaynaklarının döküm ve değerlendirilmesini yaparak verimli şekilde kullanılmasını planlamak, bu amaçla gerekli teşkilatı kurmak Devletin görevidir.

Planda millî tasarrufu ve üretimi artırıcı, fiyatlarda istikrar ve dış ödemelerde dengeyi sağlayıcı, yatırım ve istihdamı geliştirici tedbirler öngörülür; yatırımlarda toplum yararları ve gerekleri gözetilir; kaynakların verimli şekilde kullanılması hedef alınır. Kalkınma girişimleri, bu plana göre gerçekleştirilir.

Kalkınma planlarının hazırlanmasına, Türkiye Büyük Millet Meclisince onaylanmasına, uygulanmasına, değiştirilmesine ve bütünlüğünü bozacak değişikliklerin önlenmesine ilişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenir.

(Ek fıkra: 12/9/2010-5982/23 md.) Ekonomik ve sosyal politikaların oluşturulmasında hükümete istişarî nitelikte görüş bildirmek amacıyla Ekonomik ve Sosyal Konsey kurulur. Ekonomik ve Sosyal Konseyin kuruluş ve işleyişi kanunla düzenlenir.

II. Piyasaların denetimi ve dış ticaretin düzenlenmesi

MADDE 167- (Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.)77

Devlet, para, kredi, sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemelerini sağlayıcı ve geliştirici tedbirleri alır; piyasalarda fiilî veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve kartelleşmeyi önler.

Dış ticaretin ülke ekonomisinin yararına olmak üzere düzenlenmesi amacıyla ithalat, ihracat ve diğer dış ticaret işlemleri üzerine vergi ve benzeri yükümlülükler dışında ek malî yükümlülükler koymaya ve bunları kaldırmaya kanunla Bakanlar Kuruluna yetki verilebilir.

III. Tabiî servetlerin ve kaynakların aranması ve işletilmesi

MADDE 168- Tabiî servetler ve kaynaklar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunların aranması ve işletilmesi hakkı Devlete aittir. Devlet bu hakkını belli bir süre için, gerçek ve tüzelkişilere devredebilir. Hangi tabiî servet ve kaynağın arama ve işletmesinin,  Devletin gerçek ve tüzelkişilerle ortak olarak veya doğrudan gerçek ve tüzelkişiler eliyle yapılması, kanunun açık iznine bağlıdır. Bu durumda gerçek ve tüzelkişilerin uyması gereken şartlar ve Devletçe yapılacak gözetim, denetim usul ve esasları ve müeyyideler kanunda gösterilir.

IV. Ormanlar ve orman köylüsü

A. Ormanların korunması ve geliştirilmesi

MADDE 169- Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir.

Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz.

Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez. Ormanların tahrip edilmesine yol açan siyasî propaganda yapılamaz; münhasıran orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz. Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz.

Orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen, aksine tarım alanlarına dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespit edilen yerler ile 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvelik, zeytinlik gibi çeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler, şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler dışında, orman sınırlarında daraltma yapılamaz.

B. Orman köylüsünün korunması

MADDE 170– Ormanlar içinde veya bitişiğindeki köyler halkının kalkındırılması, ormanların ve bütünlüğünün korunması bakımlarından, ormanın gözetilmesi ve işletilmesinde Devletle bu halkın işbirliğini sağlayıcı tedbirlerle, 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tamamen kaybetmiş yerlerin değerlendirilmesi; bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında yarar görülmeyen yerlerin tespiti ve orman sınırları dışına çıkartılması; orman içindeki köyler halkının kısmen veya tamamen bu yerlere yerleştirilmesi için Devlet eliyle anılan yerlerin ihya edilerek bu halkın yararlanmasına tahsisi kanunla düzenlenir.

Devlet, bu halkın işletme araç ve gereçleriyle diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırıcı tedbirleri alır.

Orman içinden nakledilen köyler halkına ait araziler, Devlet ormanı olarak derhal ağaçlandırılır.

V. Kooperatifçiliğin geliştirilmesi

MADDE 171- Devlet, millî ekonominin yararlarını dikkate alarak, öncelikle üretimin artırılmasını ve tüketicinin korunmasını amaçlayan kooperatifçiliğin gelişmesini sağlayacak tedbirleri alır.

(Mülga: 23/7/1995-4121/15 md.)

VI.  Tüketiciler ile esnaf ve sanatkârların korunması

A. Tüketicilerin korunması

MADDE 172- Devlet, tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı tedbirler alır, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini teşvik eder.

B. Esnaf ve sanatkârların korunması

MADDE 173- Devlet, esnaf ve sanatkârı koruyucu ve destekleyici tedbirleri alır.

BEŞİNCİ KISIM

Çeşitli Hükümler

I. İnkılâp kanunlarının korunması

MADDE 174- Anayasanın hiçbir hükmü, Türk toplumunu çağdaş uygarlık seviyesinin üstüne çıkarma ve Türkiye Cumhuriyetinin lâiklik niteliğini koruma amacını güden, aşağıda gösterilen inkılâp kanunlarının, Anayasanın halkoyu ile kabul edildiği tarihte yürürlükte bulunan hükümlerinin, Anayasaya aykırı olduğu şeklinde anlaşılamaz ve yorumlanamaz:

1. 3 Mart 1340 tarihli ve 430 sayılı Tevhidi Tedrisat Kanunu;

2. 25 Teşrinisâni 1341 tarihli ve 671 sayılı Şapka İktisâsı Hakkında Kanun;

3. 30 Teşrinisâni 1341 tarihli ve 677 sayılı Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Seddine ve Türbedarlıklar ile Bir Takım Unvanların Men ve İlgasına Dair Kanun;

4. 17 Şubat 1926 tarihli ve 743 sayılı Türk Kanunu Medenisiyle kabul edilen, evlenme akdinin evlendirme memuru önünde yapılacağına dair medenî nikâh esası ile aynı kanunun 110 uncu maddesi hükmü;

5. 20 Mayıs 1928 tarihli ve 1288 sayılı Beynelmilel Erkamın Kabulü Hakkında Kanun;

6. 1 Teşrinisâni 1928 tarihli ve 1353 sayılı Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun;

7. 26 Teşrinisâni 1934 tarihli ve 2590 sayılı Efendi, Bey, Paşa Gibi Lâkap ve Unvanların Kaldırıldığına Dair Kanun;

8. 3 Kânunuevvel 1934 tarihli ve 2596 sayılı Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun.

ALTINCI  KISIM

Geçici Hükümler

GEÇİCİ MADDE 1- Anayasanın, halkoylaması sonucu, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası olarak kabul edildiğinin usulünce ilânı ile birlikte, halkoylaması tarihindeki Millî Güvenlik Konseyi Başkanı ve Devlet Başkanı, Cumhurbaşkanı sıfatını kazanarak, yedi yıllık bir dönem için, Anayasa ile Cumhurbaşkanına tanınan görevleri yerine getirir ve yetkileri kullanır. 18 Eylül 1980 tarihinde Devlet Başkanı olarak içtiği and yürürlükte kalır. Yedi yıllık sürenin sonunda Cumhurbaşkanlığı seçimi Anayasada öngörülen hükümlere göre yapılır.

Cumhurbaşkanı, ilk genel seçimler sonucu Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp, Başkanlık Divanı oluşuncaya kadar, 12 Aralık 1980 gün ve 2356 sayılı Kanunla teşekkül etmiş olan Millî Güvenlik Konseyinin Başkanlığını da yürütür.

İlk milletvekili genel seçimleri sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp göreve başlayıncaya kadar geçecek süre içinde, Cumhurbaşkanlığının herhangi bir surette boşalması halinde, Millî Güvenlik Konseyinin en kıdemli üyesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp Anayasaya göre yeni Cumhurbaşkanını seçinceye kadar, Cumhurbaşkanına vekâlet eder ve O’nun Anayasadaki bütün görevlerini yerine getirir ve yetkilerini kullanır.

GEÇİCİ MADDE 2- 12 Aralık 1980 gün ve 2356 sayılı Kanunla kuruluşu gösterilen Millî Güvenlik Konseyi, Anayasaya dayalı olarak hazırlanacak  Siyasî Partiler Kanunu ile Seçim  Kanununa göre yapılacak  ilk  genel seçimler sonucu Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp Başkanlık Divanını oluşturuncaya kadar 2324 sayılı Anayasa Düzeni Hakkında Kanun ve 2485 sayılı Kurucu Meclis Hakkında Kanunlara  göre görevlerini devam ettirir.

Anayasanın kabulünden sonra 2356 sayılı Kanunun 3 üncü maddesindeki Millî Güvenlik Konseyi Üyeliklerinden birisinin herhangi bir nedenle boşalması halinde doldurulması usulüne ilişkin hüküm uygulanmaz.

Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp göreve başladıktan sonra, Millî Güvenlik Konseyi, altı yıllık bir süre için Cumhurbaşkanlığı Konseyi haline dönüşür ve Millî Güvenlik Konseyi Üyeleri, Cumhurbaşkanlığı Konseyi Üyesi sıfatını alırlar. Millî Güvenlik Konseyi üyesi olarak 18 Eylül 1980 tarihinde içtikleri and yürürlükte kalır. Cumhurbaşkanlığı Konseyi Üyeleri, Anayasada Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin haiz bulundukları özlük hakları ile dokunulmazlığına sahip olurlar. Altı yıllık süre sonunda Cumhurbaşkanlığı Konseyinin hukukî varlığı sona erer.

Cumhurbaşkanlığı Konseyinin görevleri şunlardır:

a) Türkiye Büyük Millet Meclisince kabul edilerek Cumhurbaşkanlığına gönderilen, Anayasada yazılı temel hak ve hürriyetlere ve ödevlere, lâiklik ilkesine, Atatürk inkılâplarının, millî güvenliğin ve kamu düzeninin korunmasına, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumuna, milletlerarası andlaşmalara, dış ülkelere silahlı kuvvet gönderilmesine ve yabancı kuvvetlerin Türkiye’ye kabulüne, olağanüstü yönetime, sıkıyönetim ve savaş haline dair kanunlar ile Cumhurbaşkanınca gerekli görülen diğer kanunları Cumhurbaşkanına tanınan onbeş günlük sürenin ilk on günü içinde incelemek;

b) Cumhurbaşkanının istemi ve tespit edeceği süre içinde:

Milletvekili genel seçimlerinin yenilenmesine, olağanüstü yönetim yetkisinin kullanılmasına ve alınacak tedbirlere, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunun yönetim ve gözetimine, gençliğin yetiştirilmesine ve Diyanet İşlerinin düzenlenmesine ilişkin konuları incelemek ve görüş bildirmek;

c) Cumhurbaşkanının istemine göre, iç ve dış güvenlik ile gerekli görülen diğer konularda inceleme ve araştırma yapmak ve sonuçlarını Cumhurbaşkanına sunmak.

GEÇİCİ MADDE 3- Anayasaya göre yapılacak ilk milletvekili genel seçimi sonucunda Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp, Başkanlık Divanını oluşturması ile birlikte:

a) 27 Ekim 1980 gün ve 2324 sayılı Anayasa Düzeni Hakkında Kanun,

b) 12 Aralık 1980 gün ve 2356 sayılı Millî Güvenlik Konseyi Hakkında Kanun,

c) 29 Haziran 1981 gün ve 2485 sayılı Kurucu Meclis Hakkında Kanun,

Yürürlükten kalkar ve Millî Güvenlik Konseyi ile Danışma Meclisinin hukukî varlıkları sona erer.

GEÇİCİ MADDE 4- (Mülga: 6/9/1987-3361/4 md.)

GEÇİCİ MADDE 5- Yapılacak ilk milletvekili genel seçimi sonucunun Yüksek Seçim Kurulunca ilânını takip eden onuncu gün, Türkiye Büyük Millet Meclisi Ankara’da, Türkiye Büyük Millet Meclisi binasında, saat 15.00’de kendiliğinden toplanır. Bu toplantıya en yaşlı Milletvekili Başkanlık eder. Bu toplantıda milletvekilleri andiçerler.

GEÇİCİ MADDE 6- Anayasaya göre kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisinin toplantı ve çalışmaları için kendi içtüzükleri yapılıncaya kadar, Millet Meclisinin 12 Eylül 1980 tarihinden önce yürürlükte olan İçtüzüğünün, Anayasaya aykırı olmayan hükümleri uygulanır.

GEÇİCİ MADDE 7- İlk milletvekili genel seçimi sonunda, Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp, yeni Bakanlar Kurulu kuruluncaya kadar, iş başında olan Bakanlar Kurulunun görevi devam eder.

GEÇİCİ MADDE 8- Anayasa ile kabul edilmiş olan yeni organ, kurum ve kurulların kuruluş, görev, yetki ve işleyişleri ile ilgili kanunlarla, Anayasada konulması veya değiştirilmesi öngörülen diğer kanunlar, Anayasanın kabulünden başlayarak Kurucu Meclisin görev süresi içerisinde, bu süre içerisinde yetiştirilemeyenler, seçimle gelen Türkiye Büyük Millet Meclisinin ilk toplantısını izleyen bir yıl sonuna kadar çıkartılır.

GEÇİCİ MADDE 9- İlk genel seçimler sonucu toplanacak Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanlık Divanı kurulduktan sonra altı yıllık süre içinde yapılacak Anayasa değişikliklerini Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderebilir. Bu takdirde Türkiye Büyük Millet Meclisinin geri gönderilen Anayasa değişikliği hakkındaki kanunu, aynen kabul edip tekrar Cumhurbaşkanına gönderebilmesi, üye tamsayısının dörtte üç çoğunluğunun oyu ile mümkün olabilir.

GEÇİCİ MADDE 10- Mahallî idare seçimleri en geç Türkiye Büyük Millet Meclisinin ilk toplantısını izleyen bir yıl içinde yapılır.

GEÇİCİ MADDE 11- Anayasanın halkoyu ile kabul edildiği tarihte Anayasa Mahkemesi asıl ve yedek üyesi olanların kadroları ile görevleri devam eder. Bunlardan Anayasa Mahkemesince belli görevlere seçilenlerin bu suretle kazanmış oldukları sıfatları saklı kalır.

Anayasa Mahkemesi asıl üye sayısı onbire ininceye kadar boşalan asıl üye kadrosuna, asıl ve yedek üye sayısı toplamı onbeşe ininceye kadar da boşalan yedek üye kadrosuna seçim yapılmaz. Anayasa Mahkemesinin yeni düzenlemeye intibakı sağlanıncaya kadar asıl üye sayısının onbirden, asıl ve yedek üye sayıları toplamının onbeşden aşağı düşmesi nedeniyle yapılacak seçimlerde bu Anayasanın kabul ettiği esasa ve sıraya uyulur.

Anayasa Mahkemesi asıl üye sayısı onbire ininceye kadar dava ve işlerde 22/4/1962 gün ve 44 sayılı Kanunun öngördüğü toplanma yeter sayısı uygulanır.

GEÇİCİ MADDE 12- 13/5/1981 gün ve 2461 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununun geçici 1 inci maddesi uyarınca Yargıtay ve Danıştaydan Kurulun asıl ve yedek üyeliğine; 1730 sayılı Yargıtay Kanununa 25/6/1981 gün ve 2483 sayılı Kanunla eklenen geçici madde uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığı ile Cumhuriyet Başsavcıvekilliğine; 6/1/1982 gün ve 2575 sayılı Danıştay Kanununun geçici 14 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Danıştay Başkanlığına, Başsavcılığına, başkanvekilliklerine ve daire başkanlıklarına, Devlet Başkanınca seçilmiş bulunanlar, seçildikleri dönem için bu görevlerine devam ederler.

6/1/1982 gün ve 2576 sayılı Kanunun geçici maddelerinin idarî mahkemeler Başkan ve üyeliklerine atamalara ilişkin hükümleri de saklıdır.

GEÇİCİ MADDE 13- Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna Yargıtaydan seçilmesi gereken bir asıl ve bir yedek üyenin seçimleri Anayasanın yürürlüğe girdiği tarihi izleyen yirmi gün içinde yapılır.

Seçilen üyeler göreve başlayıncaya kadar Kurul, toplantı yeter sayısını oluşturacak yedek üyenin katılmasıyla çalışmalarını yapar.

GEÇİCİ MADDE 14- Sendikaların gelirlerini Devlet bankalarında muhafaza etmelerine ilişkin yükümlülükleri, Anayasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç iki yıl içinde yerine getirilir.

GEÇİCİ MADDE 15- (Değişik: 3/10/2001-4709/34 md.) (Mülga: 12/9/2010-5982/24 md.)

GEÇİCİ MADDE 16- Anayasanın halkoylamasına ilişkin oy verme kütüğünde ve sandık listesinde kaydı ve oy kullanma yeterliği bulunduğu halde hukukî veya fiilî herhangi bir mazereti olmaksızın halkoylamasına katılmayanlar, Anayasanın halkoylamasını takip eden beş yıl içinde yapılacak genel ve ara seçimleri ile mahallî seçimlere ve diğer halkoylamalarına katılamazlar, seçimlerde aday olamazlar.

GEÇİCİ MADDE 17- (Ek: 10/5/2007-5659/1 md.)

Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak ilk genel seçimde, Anayasanın 67 nci maddesinin son fıkrası 10/6/1983 tarihli ve 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununun bağımsız adayların birleşik oy pusulasında yer almasına ilişkin hükümleri bakımından uygulanmaz.

GEÇİCİ MADDE 18- (Ek: 12/9/2010-5982/25 md.)

Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Anayasa Mahkemesinin mevcut yedek üyeleri asıl üye sıfatını kazanır.

Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren otuz gün içinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi bir üyeyi Sayıştay Genel Kurulunun ve bir üyeyi de baro başkanlarının gösterecekleri üçer aday içinden seçer.

Türkiye Büyük Millet Meclisinin yapacağı üye seçimi için aday göstermek amacıyla;

a) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş gün içinde, Sayıştay Başkanı adaylık başvurusunu ilân eder. İlân tarihinden itibaren beş gün içinde adaylar Başkanlığa başvurur. Başvuru tarihinin sona erdiği günden itibaren beş gün içinde Sayıştay Genel Kurulunca seçim yapılır. Her Sayıştay üyesinin oy kullanabileceği bu seçimde en fazla oy alan üç kişi aday gösterilmiş sayılır.78

b) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş gün içinde, Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı adaylık başvurusunu ilân eder. İlân tarihinden itibaren beş gün içinde adaylar Türkiye Barolar Birliği Başkanlığına başvurur. Başvuru tarihinin sona erdiği günden itibaren beş gün içinde Türkiye Barolar Birliği Başkanlığının ilânında gösterilen yer ve zamanda baro başkanları tarafından seçim yapılır. Her bir baro başkanının oy kullanabileceği bu seçimde, en fazla oy alan üç kişi aday gösterilmiş sayılır.79

c) (a) ve (b) bentleri uyarınca yapılan seçimlerin sonucunda aday gösterilmiş sayılanların isimleri seçimin yapıldığı günü takip eden gün Sayıştay ve Türkiye Barolar Birliği başkanlıklarınca Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bildirilir.

ç) (c) bendi uyarınca yapılan bildirimden itibaren on gün içinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde seçim yapılır. Her boş üyelik için yapılacak seçimde, ilk oylamada üye tamsayısının üçte iki ve ikinci oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğu aranır; ikinci oylamada salt çoğunluk sağlanamazsa bu oylamada en çok oy alan iki aday için üçüncü oylama yapılır; üçüncü oylamada en fazla oy alan aday üye seçilmiş olur.

Cumhurbaşkanı, birer üyeyi Yargıtay ve Danıştay kontenjanlarından olan ilk üyeliklerin boşalmasından sonra Yükseköğretim Kurulunun kendi üyesi olmayan yükseköğretim kurumlarının hukuk, iktisat ve siyasal bilimler dallarında görev yapan öğretim üyeleri arasından göstereceği üçer aday içinden seçer.

Anayasa Mahkemesi üyeliğine aday gösteren kurumların halen mevcut üyeleri ile kendi kontenjanlarından seçilmiş yedek üyeler, tamamlama seçiminde göz önünde bulundurulur.

Anayasa Mahkemesinde halen belli görevlere seçilmiş olanların bu sıfatları seçilmiş oldukları sürenin sonuna kadar devam eder. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte üye olanlar yaş haddine kadar görevlerine devam ederler.

Bireysel başvuruya ilişkin gerekli düzenlemeler iki yıl içinde tamamlanır. Uygulama kanununun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bireysel başvurular kabul edilir.

GEÇİCİ MADDE 19– (Ek: 12/9/2010-5982/25 md.)

Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren otuz gün içinde aşağıda belirtilen esas ve usuller dahilinde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyeleri seçilir:

a) Cumhurbaşkanı, hâkimlik mesleğine alınmasına engel bir hali olmayan; yükseköğretim kurumlarının hukuk dallarında en az onbeş yıldan beri görev yapan öğretim üyeleri ile meslekte fiilen onbeş yılını doldurmuş avukatlar arasından dört üye seçer.80

b) Yargıtay Genel Kurulu, Yargıtay üyeleri arasından üç asıl ve üç yedek üye seçer. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yedi gün içinde Yargıtay Birinci Başkanı adaylık başvurusunu ilân eder. İlân tarihinden itibaren yedi gün içinde adaylar Birinci Başkanlığa başvurur. Başvuru tarihinin sona erdiği günden itibaren onbeş gün içinde Yargıtay Genel Kurulu seçim yapar. Her Yargıtay üyesinin oy kullanabileceği seçimde, en fazla oy alan adaylar sırasıyla asıl ve yedek üye seçilmiş olur.81

c) Danıştay Genel Kurulu, Danıştay üyeleri arasından iki asıl ve iki yedek üye seçer. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yedi gün içinde Danıştay Başkanı adaylık başvurusunu ilân eder. İlân tarihinden itibaren yedi gün içinde adaylar Başkanlığa başvurur. Başvuru tarihinin sona erdiği günden itibaren onbeş gün içinde Danıştay Genel Kurulu seçim yapar. Her Danıştay üyesinin oy kullanabileceği seçimde, en fazla oy alan adaylar sırasıyla asıl ve yedek üye seçilmiş olur.82

ç) Türkiye Adalet Akademisi Genel Kurulu, kendi üyeleri arasından, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna bir asıl ve bir yedek üye seçer. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yedi gün içinde Türkiye Adalet Akademisi Başkanı adaylık başvurusunu ilân eder. İlân tarihinden itibaren yedi gün içinde adaylar Başkanlığa başvurur. Başvuru tarihinin sona erdiği günden itibaren onbeş gün içinde Türkiye Adalet Akademisi Genel Kurulu seçim yapar. Her üyenin oy kullanabileceği seçimde, en fazla oy alan adaylar sırasıyla asıl ve yedek üye seçilmiş olur.83

d) Yedi asıl ve dört yedek üye birinci sınıf olup, birinci sınıfa ayrılmayı gerektiren nitelikleri yitirmemiş olan adlî yargı hâkim ve savcıları arasından, adlî yargı hâkim ve savcıları tarafından Yüksek Seçim Kurulunun yönetim ve denetiminde seçilir. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş gün içinde Yüksek Seçim Kurulu adaylık başvurularını ilân eder. İlân tarihinden itibaren üç gün içinde adaylar Yüksek Seçim Kuruluna başvurur. Başvuru tarihinin sona erdiği günden itibaren iki gün içinde Yüksek Seçim Kurulu adayların başvurularını inceler ve aday listesini belirleyerek ilân eder. Takip eden iki gün içinde bu listeye karşı itiraz edilebilir. İtiraz süresinin sona erdiği günden itibaren iki gün içinde itirazlar incelenir, sonuçlandırılır ve kesin aday listesi ilân edilir. Yüksek Seçim Kurulunun kesin aday listesini ilân ettiği tarihten sonraki ikinci Pazar günü her ilde, il seçim kurulunun yönetim ve denetimi altında yapılacak seçimlerde, o ilde ve ilçelerinde görev yapan hâkim ve savcılar oy kullanır. İl seçim kurulları o ilde oy kullanacak hâkim ve savcıların sayısına göre sandık kurulları oluşturur. Sandık kurullarının işlem, tedbir ve kararlarına karşı yapılan şikâyet ve itirazlar il seçim kurulunca karara bağlanır. Adaylar propaganda yapamazlar; sadece, Yüksek Seçim Kurulu tarafından belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde özgeçmişlerini bu iş için tahsis edilmiş bir internet sitesinde yayımlayabilirler. Seçimlerde en çok oy alan adaylar sırasıyla asıl ve yedek üye seçilmiş olur. Kullanılacak oy pusulalarıyla ilgili diğer hususlar Yüksek Seçim Kurulu tarafından belirlenir. Yüksek Seçim Kurulu, oy pusulalarını kendisi bastırabileceği gibi gerektiğinde uygun göreceği il seçim kurulları vasıtasıyla bastırmaya da yetkilidir. Yapılacak seçimlerde, 26/4/1961 tarihli ve 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun bu bende aykırı olmayan hükümleri uygulanır.84

e) Üç asıl ve iki yedek üye birinci sınıf olup, birinci sınıfa ayrılmayı gerektiren nitelikleri yitirmemiş idarî yargı hâkim ve savcıları arasından, idarî yargı hâkim ve savcıları tarafından Yüksek Seçim Kurulunun yönetim ve denetiminde seçilir. Bölge idare mahkemelerinin bulunduğu illerde, il seçim kurulunun yönetim ve denetimi altında yapılacak bu seçimlerde, o bölge idare mahkemesinde ve yargı çevresi içerisinde kalan yerlerde görev yapan idarî yargı hâkim ve savcıları oy kullanır. Bu seçimler hakkında da (d) bendi hükümleri uygulanır.

Birinci fıkranın (a), (ç), (d) ve (e) bentleri uyarınca seçilen Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun asıl üyeleri bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonraki otuzuncu günü takip eden iş günü görevlerine başlarlar.

Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun Yargıtay ve Danıştaydan gelen asıl ve yedek üyelerinin görevleri, seçilmiş oldukları sürenin sonuna kadar devam eder. Bunlardan, Yargıtaydan gelen üyelerden görev süresini tamamlayanların yerine birinci fıkranın (b) bendi uyarınca seçilenler; Danıştaydan gelen üyelerden görev süresini tamamlayanların yerine birinci fıkranın (c) bendi uyarınca seçilenler, sırayla göreve başlarlar.

Birinci fıkranın (b) ve (c) bentleri uyarınca seçilen üyelerden, üçüncü fıkra uyarınca göreve başlayanların görev süresi, birinci fıkranın (a), (ç), (d) ve (e) bentleri uyarınca seçilen diğer Kurul üyelerinin görev süresinin bittiği tarihte sona erer.

İlgili kanunlarda gerekli düzenlemeler yapılıncaya kadar, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna seçilen asıl üyeler, Yargıtay daire başkanı için ilgili mevzuatında öngörülen tüm malî ve sosyal haklar ile emeklilik hakkından aynen yararlanırlar. Ayrıca, Kurulun Başkanı dışındaki asıl üyelerine, (30000) gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ek tazminat ödenir.

İlgili kanunlarda düzenleme yapılıncaya kadar, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu;

a) Anayasa hükümlerine aykırı olmamak kaydıyla, yürürlükteki kanun hükümlerine göre Kurul şeklinde çalışır.

b) İkinci fıkra uyarınca asıl üyelerinin göreve başladığı tarihten itibaren bir hafta içinde Adalet Bakanının başkanlığında toplanır ve bir geçici Başkanvekili seçer.

c) En az onbeş üye ile toplanır ve üye tam sayısının salt çoğunluğu ile karar verir.

ç) Sekreterya hizmetleri Adalet Bakanlığı tarafından yürütülür.

Kurul müfettişleri ile adalet müfettişleri atanıncaya kadar, mevcut adalet müfettişleri, Kurul müfettişi ve adalet müfettişi sıfatıyla görev yaparlar.

Bu madde hükümleri, ilgili kanunlarda gerekli düzenlemeler yapılıncaya kadar uygulanır.

GEÇİCİ MADDE 20- (Ek: 20/5/2016-6718/1 md.)

Bu maddenin Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edildiği tarihte; soruşturmaya veya soruşturma ya da kovuşturma izni vermeye yetkili mercilerden, Cumhuriyet başsavcılıklarından ve mahkemelerden; Adalet Bakanlığına, Başbakanlığa, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına veya Anayasa ve Adalet komisyonları üyelerinden kurulu Karma Komisyon Başkanlığına intikal etmiş yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin dosyaları bulunan milletvekilleri hakkında, bu dosyalar bakımından, Anayasanın 83 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi hükmü uygulanmaz.

Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren onbeş gün içinde; Anayasa ve Adalet komisyonları üyelerinden kurulu Karma Komisyon Başkanlığında, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığında, Başbakanlıkta ve Adalet Bakanlığında bulunan yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin dosyalar, gereğinin yapılması amacıyla, yetkili merciine iade edilir.

GEÇİCİ MADDE 21- (Ek: 16/4/2017-6771/17 md.)

A) Türkiye Büyük Millet Meclisinin 27’nci Yasama Dönemi milletvekili genel seçimi ve Cumhurbaşkanlığı seçimi 3/11/2019 tarihinde birlikte yapılır. Seçimin yapılacağı tarihe kadar Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri ve Cumhurbaşkanının görevi devam eder. Meclisin seçim kararı alması halinde, 27’nci Yasama Dönemi milletvekili genel seçimi ve Cumhurbaşkanlığı seçimi birlikte yapılır.

B) Bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren en geç altı ay içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi, bu Kanunla yapılan değişikliklerin gerektirdiği Meclis İçtüzüğü değişikliği ile diğer kanuni düzenlemeleri yapar. Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenleneceği belirtilen değişiklikler ise Cumhurbaşkanının göreve başlama tarihinden itibaren en geç altı ay içinde Cumhurbaşkanı tarafından düzenlenir.

C) Anayasanın 159 uncu maddesinde yapılan düzenlemeye göre Hâkimler ve Savcılar Kurulu üyeleri en geç otuz gün içinde seçilirler ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonraki kırkıncı günü takip eden iş günü görevlerine başlarlar. Başvurular, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş gün içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına yapılır. Başkanlık, başvuruları Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona gönderir. Komisyon on gün içinde her bir üyelik için üç adayı üye tamsayısının üçte iki çoğunluğuyla belirler. Birinci oylamada üçte iki çoğunlukla seçimin sonuçlandırılamaması halinde, ikinci ve üçüncü oylamalar yapılır; bu oylamalarda üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunun oyunu alan aday seçilmiş olur. Beşte üç çoğunluğun sağlanamaması halinde üçüncü oylamada en çok oyu almış olan, seçilecek üyelerin iki katı aday arasından ad çekme usulü ile üye belirleme işlemi tamamlanır. Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu aynı usul ve nisapları gözeterek onbeş gün içinde seçimi tamamlar. Mevcut Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyeleri, yeni üyelerin göreve başlayacağı tarihe kadar görevlerine devam eder ve bu süre içinde yürürlükteki Kanun hükümlerine göre çalışır. Yeni üyeler, ilgili kanunda değişiklik yapılıncaya kadar mevcut Kanunun Anayasaya aykırı olmayan hükümleri uyarınca çalışır. Görevi sona eren ve Hâkimler ve Savcılar Kuruluna yeniden seçilmeyen üyelerden, talepleri halinde adli yargı hâkim ve savcıları arasından seçilenler Yargıtay üyeliğine, idari yargı hâkim ve savcıları arasından seçilenler Danıştay üyeliğine Hâkimler ve Savcılar Kurulunca seçilir; öğretim üyeleri ve avukatlar arasından seçilenler ise Danıştay üyeliğine Cumhurbaşkanınca atanır. Bu şekilde yapılan seçim ve atamalarda boş kadro olup olmadığına bakılmaz, seçilen ve atanan üye sayısı kadar Yargıtay ve Danıştay kadrolarına üye kadrosu ilave edilir.

D) Askerî Yargıtay ve Askerî Yüksek İdare Mahkemesinden Anayasa Mahkemesi üyeliğine seçilmiş bulunan kişilerin herhangi bir sebeple görevleri sona erene kadar üyelikleri devam eder.

E) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Askerî Yargıtay, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi ve askerî mahkemeler kaldırılmıştır.

Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört ay içinde; Askerî Yargıtay ve Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin askerî hâkim sınıfından Başkan, Başsavcı, İkinci Başkan ve üyeleri ile diğer askerî hâkimler (yedek subaylar hariç) tercihleri ve müktesepleri dikkate alınarak;

a) Hâkimler ve Savcılar Kurulunca adli veya idari yargıda hâkim veya savcı olarak atanabilirler.

b) Aylık, ek gösterge, ödenek, yargı ödeneği, ek ödeme, malî, sosyal hak ve yardımlar ile diğer hakları yönünden emsali adli veya idari yargıya mensup hâkim ve savcılar, bunların dışındaki hak ve yükümlülükler yönünden ise bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihteki mevzuat hükümleri uygulanmaya devam edilmek suretiyle Millî Savunma Bakanlığınca mevcut sınıflarında, Bakanlık veya Genelkurmay Başkanlığının hukuk hizmetleri kadrolarına atanırlar. Bunlardan, emeklilik hakkını elde edenlerden yaş haddinden önce bu görevlerden kendi istekleriyle ayrılacaklara ödenecek tazminata ilişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenir.

Kaldırılan askerî yargı mercilerinde görülmekte olan dosyalardan; kanun yolu incelemesi aşamasında olanlar ilgisine göre Yargıtay veya Danıştaya, diğer dosyalar ise ilgisine göre görevli ve yetkili adli veya idari yargı mercilerine dört ay içinde gönderilir.

F) (…)85

G) (…)

H) Anayasanın 67 nci maddesinin son fıkrası hükmü, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra birlikte yapılacak ilk milletvekili genel seçimi ile Cumhurbaşkanlığı seçimi bakımından uygulanmaz.

YEDİNCİ KISIM

Son Hükümler

I. Anayasanın değiştirilmesi, seçimlere ve halkoylamasına katılma

MADDE 175- (Değişik: 17/5/1987-3361/3 md.)

Anayasanın değiştirilmesi Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte biri tarafından yazıyla teklif edilebilir. Anayasanın değiştirilmesi hakkındaki teklifler Genel Kurulda iki defa görüşülür. Değiştirme teklifinin kabulü Meclisin üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunun gizli oyuyla mümkündür.

Anayasanın değiştirilmesi hakkındaki tekliflerin görüşülmesi ve kabulü, bu maddedeki kayıtlar dışında, kanunların görüşülmesi ve kabulü hakkındaki hükümlere tâbidir.

Cumhurbaşkanı Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunları, bir daha görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderebilir. Meclis, geri gönderilen Kanunu, üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile aynen kabul ederse Cumhurbaşkanı bu Kanunu halkoyuna sunabilir.

Meclisce üye tamsayısının beşte üçü ile veya üçte ikisinden az oyla kabul edilen Anayasa değişikliği hakkındaki Kanun, Cumhurbaşkanı tarafından Meclise iade edilmediği takdirde halkoyuna sunulmak üzere Resmî Gazetede yayımlanır.

Doğrudan veya Cumhurbaşkanının iadesi üzerine, Meclis üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile kabul edilen Anayasa değişikliğine ilişkin kanun veya gerekli görülen maddeleri Cumhurbaşkanı tarafından halkoyuna sunulabilir. Halkoylamasına sunulmayan Anayasa değişikliğine ilişkin Kanun veya ilgili maddeler Resmî Gazetede yayımlanır.

Halkoyuna sunulan Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunların yürürlüğe girmesi için, halkoylamasında kullanılan geçerli oyların yarısından çoğunun kabul oyu olması gerekir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunların kabulü sırasında, bu Kanunun halkoylamasına sunulması halinde, Anayasanın değiştirilen hükümlerinden, hangilerinin birlikte hangilerinin ayrı ayrı oylanacağını da karara bağlar.

Halkoylamasına, milletvekili genel ve ara seçimlerine ve mahallî genel seçimlere iştiraki temin için, kanunla para cezası dahil gerekli her türlü tedbir alınır.

II. Başlangıç ve kenar başlıklar

MADDE 176- Anayasanın dayandığı temel görüş ve ilkeleri belirten başlangıç kısmı, Anayasa metnine dahildir.

Madde kenar başlıkları, sadece ilgili oldukları maddelerin konusunu ve maddeler arasındaki sıralama ve bağlantıyı gösterir. Bu başlıklar, Anayasa metninden sayılmaz.

III. Anayasanın yürürlüğe girmesi

MADDE 177- Bu Anayasa, halkoylaması sonucu kabul edilip Resmî Gazetede yayımlanması ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasası olur ve aşağıda gösterilen istisnalar ile bu istisnaların yürürlüğe girmesine ait hükümler dışında bütünüyle yürürlüğe girer.

a) İKİNCİ KISIM II. Bölümdeki; kişi hürriyeti ve güvenliği, basın ve yayımla ilgili hükümler, toplantı hak ve hürriyetleri,

III. Bölümdeki çalışma ile ilgili hükümler, toplu iş sözleşmesi, grev hakkı ve lokavt ile ilgili hükümler,

Bu hükümler yeni kanunları çıkarıldığında veya mevcut kanunlarda değişiklik yapıldığında ve her halde en geç Türkiye Büyük Millet Meclisi göreve başladığında yürürlüğe girer. Ancak bu hükümler yürürlüğe girinceye kadar mevcut kanunlar ve Millî Güvenlik Konseyinin bildiri ve kararları uygulanır.

b) İKİNCİ KlSIM’daki; siyasî faaliyette bulunma hakları ile siyasî partilerle ilgili hükümler, bunlara dayalı olarak yeniden hazırlanacak Siyasî Partiler Kanununun;

Seçme ve seçilme hakkı ise yine bu hükümlere dayalı olarak hazırlanacak Seçim Kanununun;

Yayımlanması ile yürürlüğe girer.

c) ÜÇÜNCÜ KISIM’daki; yasama ile ilgili hükümler;

Bu hükümler ilk milletvekili genel seçimi sonucunun ilânı ile birlikte yürürlüğe girer. Ancak bu bölümdeki Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkilerine ilişkin hükümleri, 29 Haziran 1981 gün ve 2485 sayılı Kurucu Meclis Hakkında Kanun hükümleri saklı kalmak üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi göreve başlayıncaya kadar Millî Güvenlik Konseyince yerine getirilir.

d) ÜÇÜNCÜ KISIM’daki; Cumhurbaşkanı başlığı altındaki görev ve yetkileri ile Devlet Denetleme Kurulu, Bakanlar Kurulu başlığı altındaki tüzükler, Millî Savunma, olağanüstü yönetim usulleri, idare başlığı altındaki mahallî idareler ile Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu hariç diğer hükümler ve Devlet Güvenlik Mahkemeleri hariç yargıya ilişkin bütün hükümler Anayasanın halkoylaması sonucunda kabulünün Resmî Gazetede ilânı ile birlikte yürürlüğe girer. Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kuruluna ait yürürlüğe girmeyen hükümler Türkiye Büyük Millet Meclisinin göreve başlaması ile, mahallî idareler ile Devlet Güvenlik Mahkemelerine ilişkin hükümler ise ilgili kanunların yayımlanması ile yürürlüğe girer.

e) Anayasanın halkoylaması sonucu kabulünün ilânıyla birlikte yürürlüğe girecek hükümleri ve mevcut ve kurulacak kurum, kuruluş ve kurullar için yeniden kanun yapılması veya mevcut kanunlarda değişiklik yapılması gerekiyorsa bunlara ilişkin işlemler mevcut kanunların Anayasaya aykırı olmayan hükümleri veya doğrudan Anayasa hükümleri, Anayasanın 11 inci maddesi gereğince uygulanır.

f) Kesinhesap kanunu tasarılarının görüşülme usulünü düzenleyen 164 üncü maddenin ikinci fıkrası hükmü 1984 yılından itibaren uygulanmaya başlanır.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASINA

İŞLENEMEYEN GEÇİCİ MADDELER

3/10/2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanunun geçici maddesi

GEÇİCİ MADDE- A) Bu Kanunun 24 üncü maddesi ile Anayasanın 67 nci maddesine son fıkra olarak eklenen hüküm bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak ilk genel seçimde uygulanmaz.

B) Bu Kanunun 28 inci maddesi ile Anayasanın 87 nci maddesinde yapılan değişiklik, bu Kanunun yürürlük tarihinden önce, Anayasanın 14 üncü maddesindeki fiilleri işleyenler hakkında uygulanmaz.

27/12/2002 tarihli ve 4777 sayılı Kanunun geçici maddesi

GEÇİCİ MADDE 1– Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 67 nci maddesinin son fıkrası, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 22 nci dönemi içinde yapılacak ilk ara seçimde uygulanmaz.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

Sıra No.

Kanun No.

TBMM’de Kabul Tarihi

Halkoylaması Tarihi

Değiştirilen Maddeler

Resmî Gazete

Tarih – Sayı

1  

3361

 

17/5/1987

67, 75, 175, Geçici 4
(4 değişiklik yapılmıştır.)
18/5/1987 –19464 Mükerrer

6/9/1987

Geçici 486

(1 değişiklik yapılmıştır.)

Halkoylaması Sonucu:

12/9/1987-19572

2 3913 8/7/1993

133
(1 değişiklik yapılmıştır.)
10/7/1993 – 21633
3 4121 23/7/1995

Başlangıç, 33, 52, 53, 67, 68, 69, 75, 84, 85, 93, 127, 135, 149, 171
(15 değişiklik yapılmıştır.)
26/7/1995-22355
4 4388 18/6/1999

143
(1 değişiklik yapılmıştır.)
18/6/1999-23729 Mükerrer
5 4446 13/8/1999

47, 125, 155
(3 değişiklik yapılmıştır.)
14/8/1999-23786
6 4709 3/10/2001

Başlangıç, 13, 14, 19, 20, 21, 22, 23, 26, 28, 31, 33, 34, 36, 38, 40, 41, 46, 49, 51, 55, 65, 66, 67, 69, 74, 87, 89, 94, 100, 118, 149, Geçici 15
(33 değişiklik yapılmıştır.)
17/10/2001-24556

Mükerrer

7 4720 21/11/2001

86
(1 değişiklik yapılmıştır.)
1/12/2001-24600
8 4777 27/12/2002

76, 78
(2 değişiklik yapılmıştır.)
31/12/2002-24980     3. Mükerrer
9 5170 7/5/2004

10, 15, 17, 30, 38, 87, 90, 131, 143, 160
(10 değişiklik yapılmıştır.)
22/5/2004-25469
10 5370 21/6/2005

133
(1 değişiklik yapılmıştır.)
23/6/2005-25854
11 5428 29/10/2005

130, 160, 161, 162, 163
(5 değişiklik yapılmıştır.)
9/11/2005-25988
12 5551 13/10/2006

76
(1 değişiklik yapılmıştır.)
17/10/2006-26322
13 5659 10/5/2007

Yeni Geçici 17
(1 değişiklik yapılmıştır.)
18/5/2007-26526
14 567887 31/5/2007

21/10/2007

77, 79, 96, 101, 102
(5 değişiklik yapılmıştır.)
16/6/2007-26554

Halkoylaması Sonucu:31/10/2007-26686

15 5735 9/2/2008

10, 42
(2 değişiklik yapılmıştır.)
23/2/2008-26796
16 5982 7/5/2010

12/9/2010

10, 20, 23, 41, 51, 53, 54, 74, 84, 94, 125, 128, 129, 144, 145, 146, 147, 148, 149, 156, 157, 159, 166, Geçici 15, Yeni Geçici 18 ve 19
(26 değişiklik yapılmıştır.)
13/5/2010-27580

Halkoylaması Sonucu:23/9/2010-27708

17 6214 17/3/2011

59
(1 değişiklik yapılmıştır.)
29/3/2011-27889
18 6718 20/5/2016

Yeni Geçici 20
(1 değişiklik yapılmıştır.)
8/6/2016 – 29736
19 6771 21/1/2017   16/4/2017 8, 9, 15, 17, 19, 73, 75, 76, 77, 78, 82, 87, 88, 89, 91 93, 96, 98, 99, 100, 101, 102, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 127, 131, 134, 137, 142, 145, 146, 148, 149, 150, 151, 152, 153, 154, 155, 156, 157, 158, 159, 161, 162, 163, 164, 166, 167, Yeni Geçici 21
(70 değişiklik yapılmıştır.)

27/4/2017-30050
Mükerrer

* 1982 Anayasasında günümüze kadar 19 defada, toplam 184 değişiklik yapılmıştır.


1 Bu Anayasa; Kurucu Meclis tarafından 18/10/1982’de halkoylamasına sunulmak üzere kabul edilmiş ve 20/10/1982 tarihli ve 17844 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış; 7/11/1982’de halkoylamasına sunulduktan sonra 9/11/1982 tarihli ve 17863 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yeniden yayımlanmıştır.

2 Birinci fıkrada yer alan “ve Bakanlar Kurulu” ibaresi, 6771 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile metinden çıkarılmış; değişiklik EK 1’deki yerine işlenmiştir.

3 9/2/2008 tarihli ve 5735 sayılı Kanunun 1’inci maddesiyle; bu fıkraya “bütün işlemlerinde” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve her türlü kamu hizmetlerinden yararlanılmasında” ibaresi eklenmiş ve bu ibare Anayasa Mahkemesinin 5/6/2008 tarihli ve E.: 2008/16, K.: 2008/116 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir. (R.G.: 22/10/2008, 27032)

4 Birinci fıkrada yer alan “, sıkıyönetim” ibaresi, 6771 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile madde metninden çıkarılmış; değişiklik EK 1’deki yerine işlenmiştir.

5 Dördüncü fıkrada yer alan “, sıkıyönetim” ibaresi, 6771 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile madde metninden çıkarılmış; değişiklik EK 1’deki yerine işlenmiştir.

6 Beşinci fıkrada yer alan “, sıkıyönetim” ibaresi, 6771 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile madde metninden çıkarılmış; değişiklik EK 1’deki yerine işlenmiştir.

7 Bu maddenin kenar başlığı, “I. Ailenin korunması” iken, 12/9/2010 tarihli ve 5982 sayılı Kanunun 4’üncü maddesiyle değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

8 Bu maddenin kenar başlığı, “E. Devletleştirme” iken, 13/8/1999 tarihli ve 4446 sayılı Kanunun 1’inci maddesiyle değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

9 Bu maddenin kenar başlığı, “A. Toplu iş sözleşmesi hakkı” iken, 12/9/2010 tarihli ve 5982 sayılı Kanunun 6’ncı maddesiyle değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

10 Bu maddenin kenar başlığı, “B. Sporun geliştirilmesi” iken, 17/3/2011 tarihli ve 6214 sayılı Kanunun 1’inci maddesiyle değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

11 Bu maddenin kenar başlığı, “XIII. Sosyal ve ekonomik hakların sınırı” iken, 3/10/2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanunun 22’nci maddesiyle değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

12 Bu maddenin kenar başlığı, “A. Parti kurma, partilere girme ve partilerden çıkma” iken, 23/7/1995 tarihli ve 4121 sayılı Kanunun 6’ncı maddesiyle değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

13 Dördüncü fıkrada yer alan “Bakanlar Kuruluna” ibaresi, 6771 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile “Cumhurbaşkanına” şeklinde değiştirilmiş; değişiklik EK 1’deki yerine işlenmiştir.

14 Bu maddenin kenar başlığı, “VII. Dilekçe hakkı” iken, 12/9/2010 tarihli ve 5982 sayılı Kanunun 8’inci maddesiyle değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

15 Bu madde, 6771 sayılı Kanunun 2’nci maddesi ile değiştirilmiş; değişiklik EK 2’deki yerine işlenmiştir.

16 Bu madde, başlığı ile birlikte 6771 sayılı Kanunun 4’üncü maddesi ile değiştirilmiş; değişiklik EK 2’deki yerine işlenmiştir.

17 Bu maddenin başlığı, “D. Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinin geriye bırakılması ve ara seçimleri” iken, 16/4/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16’ncı maddesiyle değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

18 İkinci fıkranın ikinci cümlesi, 6771 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile yürürlükten kaldırılmış; değişiklik EK 1’deki yerine işlenmiştir.

19 Bu maddenin kenar başlığı, “5. Üyeliğin düşmesi” iken, 23/7/1995 tarihli ve 4121 sayılı Kanunun 9’uncu maddesiyle değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

20 Bu madde, 6771 sayılı Kanunun 5’inci maddesi ile değiştirilmiş; değişiklik EK 1’deki yerine işlenmiştir.

21 Birinci fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulu ve” ile ikinci fıkrada yer alan “tasarı ve” ibareleri, 6771 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile madde metninden çıkarılmış; değişiklikler EK 1’deki yerlerine işlenmiştir.

22 6771 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile, üçüncü fıkrada yer alan “geri gönderilen kanunu” ibaresinden sonra gelmek üzere “üye tamsayısının salt çoğunluğuyla” ibaresi eklenmiş; değişiklik EK 1’deki yerine işlenmiştir.

23 Bu madde, 6771 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile yürürlükten kaldırılmış; değişiklik EK 1’deki yerine işlenmiştir.

24 İkinci fıkrada yer alan “, doğrudan doğruya veya Bakanlar Kurulunun istemi üzerine,” ibaresi, 6771 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile madde metninden çıkarılmış; değişiklik EK 1’deki yerine işlenmiştir.

25 İkinci fıkra, 6771 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile yürürlükten kaldırılmış; değişiklik EK 1’deki yerine işlenmiştir.

26 Bu madde, kenar başlığı ile birlikte 6771 sayılı Kanunun 6’ncı maddesi ile değiştirilmiş; değişiklik EK 1’deki yerine işlenmiştir.

27 Bu madde, 6771 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile yürürlükten kaldırılmış; değişiklik EK 1’deki yerine işlenmiştir.

28 Bu madde, 6771 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile yürürlükten kaldırılmış; değişiklik EK 1’deki yerine işlenmiştir.

29 Bu madde, başlığı ile birlikte 6771 sayılı Kanunun 7’nci maddesi ile değiştirilmiş; değişiklik EK 2’deki yerine işlenmiştir.

30 Bu madde, 6771 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile yürürlükten kaldırılmış; değişiklik EK 2’deki yerine işlenmiştir.

31 Bu madde, 6771 sayılı Kanunun 8’inci maddesi ile değiştirilmiş; değişiklik EK 1’deki yerine işlenmiştir.

32 Bu madde, başlığı ile birlikte 6771 sayılı Kanunun 9’uncu maddesi ile değiştirilmiş; değişiklik EK 1’deki yerine işlenmiştir.

33 Bu madde, başlığı ile birlikte 6771 sayılı Kanunun 10’uncu maddesi ile değiştirilmiş; değişiklik EK 1’deki yerine işlenmiştir.

34 Bu madde, 6771 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile yürürlükten kaldırılmış; değişiklik EK 1’deki yerine işlenmiştir.

35 Birinci fıkraya “inceleme,” ibaresinden önce gelmek üzere “idari soruşturma,” ibaresi eklenmiş, ikinci fıkrada yer alan “Silahlı Kuvvetler ve” ibaresi madde metninden çıkarılmış, üçüncü fıkrada yer alan “üyeleri ve üyeleri içinden Başkanı, kanunda belirlenen nitelikteki kişiler arasından,” ibaresi “Başkan ve üyeleri” şeklinde ve dördüncü fıkrada yer alan “kanunla” ibaresi “Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle” şeklinde değiştirilmiş; değişiklikler EK 1’deki yerlerine işlenmiştir.

36 Bu madde, 6771 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile yürürlükten kaldırılmış; değişiklik EK 1’deki yerine işlenmiştir.

37 Bu madde, 6771 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile yürürlükten kaldırılmış; değişiklik EK 1’deki yerine işlenmiştir.

38 Bu madde, 6771 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile yürürlükten kaldırılmış; değişiklik EK 1’deki yerine işlenmiştir.

39 Bu madde, 6771 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile yürürlükten kaldırılmış; değişiklik EK 1’deki yerine işlenmiştir.

40 Bu madde, 6771 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile yürürlükten kaldırılmış; değişiklik EK 1’deki yerine işlenmiştir.

41 Bu madde,  6771 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile yürürlükten kaldırılmasına rağmen söz konusu maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarının ilgaları yönünden yürürlük tarihinin “birlikte yapılan Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonucunda Cumhurbaşkanının göreve başladığı tarih” olması nedeniyle söz konusu iki fıkra madde metninde korunmuştur.

42 Bu madde, 6771 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile yürürlükten kaldırılmış; değişiklik EK 1’deki yerine işlenmiştir.

43 Bu madde, başlığı ile birlikte 6771 sayılı Kanunun 11’inci maddesi ile değiştirilmiş; değişiklik EK 1’deki yerine işlenmiştir.

44 6771 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile; ikinci fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiş, üçüncü fıkranın başına “Cumhurbaşkanınca atanan” ibaresi eklenmiş, dördüncü ve beşinci fıkralar yürürlükten kaldırılmış;  değişiklikler EK 1’deki yerlerine işlenmiştir.

45 6771 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile; birinci fıkrada yer alan “Başbakan, Genelkurmay Başkanı, Başbakan yardımcıları,” ibaresi “Cumhurbaşkanı yardımcıları,” şeklinde, “Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları ve Jandarma Genel Komutanından” ibaresi “Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri komutanlarından” şeklinde, üçüncü fıkrada yer alan “Bakanlar Kuruluna” ibaresi “Cumhurbaşkanına” şeklinde; “Bakanlar Kurulunca” ibaresi “Cumhurbaşkanınca” şeklinde,  dördüncü fıkrada yer alan “Başbakan” ibaresi “Cumhurbaşkanı yardımcıları” şeklinde,  beşinci fıkrada yer alan “Başbakanın” ibaresi “Cumhurbaşkanı yardımcısının” şeklinde, altıncı fıkrada yer alan “kanunla” ibaresi “Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle” şeklinde değiştirilmiş; değişiklikler EK 1’deki yerlerine işlenmiştir.

46 Altıncı fıkrada yer alan “kanunla” ibaresi 6771 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile “Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle” şeklinde değiştirilmiş; değişiklik EK 1’deki yerine işlenmiştir.

47 Bu madde, başlığı ile birlikte 6771 sayılı Kanunun 12’nci maddesi ile değiştirilmiş, kenar başlıkları metinden çıkarılmış; değişiklikler EK 1’deki yerlerine işlenmiştir.

48 Bu madde, 6771 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile yürürlükten kaldırılmış; değişiklik EK 1’deki yerine işlenmiştir.

49 Bu madde, 6771 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile yürürlükten kaldırılmış; değişiklik EK 1’deki yerine işlenmiştir.

50 Bu madde, 6771 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile yürürlükten kaldırılmış; değişiklik EK 1’deki yerine işlenmiştir.

51 Üçüncü fıkrada yer alan “ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak” ibaresi, 6771 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile “kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle” şeklinde değiştirilmiş; değişiklik EK 1’deki yerine işlenmiştir.

52 6771 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile; birinci fıkrada yer alan “Başbakanlık” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde, “tüzüklerin” ibaresi “Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin” şeklinde değiştirilmiş;  değişiklikler EK 1’deki yerlerine işlenmiştir.

53 6771 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile; ikinci fıkrada yer alan “Cumhurbaşkanının tek başına yapacağı işlemler ile Yüksek Askerî Şûranın kararları yargı denetimi dışındadır. Ancak,”  ile altıncı fıkrada yer alan “sıkıyönetim,” ibareleri madde metninden çıkarılmış; değişiklikler EK 1’deki yerlerine işlenmiştir.

54 6771 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile; altıncı fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulunun” ibaresi “Cumhurbaşkanının” şeklinde değiştirilmiş; değişiklik EK 1’deki yerine işlenmiştir.

55 İkinci fıkrada yer alan “ve Bakanlar Kurulunca” ibaresi, 6771 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile “tarafından” şeklinde değiştirilmiş; değişiklik EK 1’deki yerine işlenmiştir.

56 Bu maddenin kenar başlığı, “F. Radyo ve Televizyon İdaresi ve kamuyla ilişkili haber ajansları” iken, 8/7/1993 tarihli ve 3913 sayılı Kanunun 1’inci maddesiyle “F. Radyo ve televizyon kuruluşları ve kamuyla ilişkili haber ajansları” şeklinde değiştirilmiş; daha sonra, 21/6/2005 tarihli ve 5370 sayılı Kanunun 1’inci maddesiyle yeniden değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

57 Birinci fıkrada yer alan “Başbakanlığa” ibaresi, 6771 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile “Cumhurbaşkanının görevlendireceği bakana” şeklinde değiştirilmiş; değişiklik EK 1’deki yerine işlenmiştir.

58 Birinci fıkrada yer alan “tüzük” ibaresi, 6771 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile “Cumhurbaşkanlığı kararnamesi” şeklinde değiştirilmiş; değişiklik EK 1’deki yerine işlenmiştir.

59 Bu maddenin kenar başlığı, “G. Hâkim ve savcıların denetimi” iken, 12/9/2010 tarihli ve 5982 sayılı Kanunun 14’üncü maddesiyle değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

60 Bu fıkranın -6771 sayılı Kanun’la değiştirilmeden önceki hâlinde- birinci cümlesindeki, “her boş üyelik için,” ibaresinden sonra gelen “… bir üye ancak bir aday için oy kullanabilir; …” ve ikinci cümlesindeki, “yapılacak seçimde” ibaresinden sonra gelen “… de her bir baro başkanı ancak bir aday için oy kullanabilir ve …” ibareleri Anayasa Mahkemesinin 7/7/2010 tarihli ve E.: 2010/49, K.: 2010/87 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir. (R.G.: 1/8/2010 – Mükerrer 27659)

61 Bu maddenin kenar başlığı, “2. Üyeliğin sona ermesi” iken, 12/9/2010 tarihli ve 5982 sayılı Kanunun 17’nci maddesiyle değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

62 6771 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile; birinci fıkrada yer alan “, sıkıyönetim” ibaresi madde metninden çıkarılmış, birinci fıkrada yer alan “kanun hükmünde kararnamelerin” ibareleri “Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin” şeklinde, altıncı fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulu üyelerini” ibaresi “Cumhurbaşkanı yardımcılarını, bakanları” şeklinde değiştirilmiş; değişiklikler EK 1’deki yerlerine işlenmiştir.

63 6771 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile; birinci fıkrada yer alan “kanun hükmündeki kararnamelerin” ibaresi “Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin”, “iktidar ve anamuhalefet partisi Meclis grupları ile Türkiye Büyük Millet Meclisi” ibaresi, “Türkiye Büyük Millet Meclisinde en fazla üyeye sahip iki siyasi parti grubuna ve” şeklinde değiştirilmiş, fıkranın son cümlesi yürürlükten kaldırılmış; değişiklikler EK 1’deki yerlerine işlenmiştir.

64 Bu maddede yer alan “kanun hükmünde kararname” ibaresi, 6771 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile “Cumhurbaşkanlığı kararnamesi” şeklinde değiştirilmiş; değişiklik EK 1’deki yerine işlenmiştir.

65 Birinci fıkrada yer alan “kanun hükmünde kararnamenin” ibaresi, 6771 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile “Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin” şeklinde değiştirilmiş; değişiklik EK 1’deki yerine işlenmiştir.

66 6771 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile; ikinci fıkrada yer alan “kanun hükmünde kararnamenin” ibaresi “Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin”, üçüncü fıkrada yer alan “kanun hükmünde kararname” ibaresi “Cumhurbaşkanlığı kararnamesi” şeklinde değiştirilmiş; dördüncü fıkrada yer alan “tasarı veya” ibaresi madde metninden çıkarılmış; değişiklikler EK 1’deki yerlerine işlenmiştir.

67 6771 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile; ikinci fıkrada yer alan “Başbakan ve Bakanlar Kurulunca gönderilen kanun tasarıları,” ile “tüzük tasarılarını incelemek,” ibareleri madde metninden çıkarılmış; değişiklikler EK 1’deki yerlerine işlenmiştir.

68 Bu maddenin kenar başlığı, “III. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu” iken, 16/4/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 14’üncü maddesiyle değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

69Bu fıkranın -6771 sayılı Kanunun 14’üncü maddesi ile değiştirilmeden önceki hâlinde-  üçüncü cümlesindeki, “hukuk,” ibaresinden sonra gelen “… iktisat ve siyasal bilimler …” ve aynı cümledeki “öğretim üyeleri,” ibaresinden sonra gelen “… üst kademe yöneticileri …” ibareleri Anayasa Mahkemesinin 7/7/2010 tarihli ve E.: 2010/49, K.: 2010/87 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir. (R.G.: 1/8/2010 – Mükerrer 27659)

70Bu fıkranın -6771 sayılı Kanunun 14’üncü maddesi ile değiştirilmeden önceki hâlinde- birinci cümlesindeki, “her hâkim ve savcının;” ibaresinden sonra gelen “… ancak bir aday için …” ibaresi Anayasa Mahkemesinin 7/7/2010 tarihli ve E.: 2010/49, K.: 2010/87 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir. (R.G.: 1/8/2010 – Mükerrer 27659)

71 Bu madde, başlığı ile birlikte 6771 sayılı Kanunun 15’inci maddesi ile değiştirilmiş; değişiklik EK 1’deki yerine işlenmiştir.

72 Bu madde, 6771 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile yürürlükten kaldırılmış; değişiklik EK 1’deki yerine işlenmiştir.

73 Bu madde, 6771 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile yürürlükten kaldırılmış; değişiklik EK 1’deki yerine işlenmiştir.

74 Bu madde, 6771 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile yürürlükten kaldırılmış; değişiklik EK 1’deki yerine işlenmiştir.

75 Bu maddenin kenar başlığı, “I. Planlama” iken, 12/9/2010 tarihli ve 5982 sayılı Kanunun 23’üncü maddesiyle değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

76 Dördüncü fıkrada yer alan “hükümete” ibaresi, 6771 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile “Cumhurbaşkanına” şeklinde değiştirilmiş; değişiklik EK 1’deki yerine işlenmiştir.

77 İkinci fıkrada yer alan “Bakanlar Kuruluna” ibaresi, 6771 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile “Cumhurbaşkanına” şeklinde değiştirilmiş; değişiklik EK 1’deki yerine işlenmiştir.

78 Bu bendin son cümlesindeki, “Her Sayıştay üyesinin” ibaresinden sonra gelen “… ancak bir aday için …” ibaresi Anayasa Mahkemesinin 7/7/2010 tarihli ve E.: 2010/49, K.: 2010/87 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir. (R.G.: 1/8/2010 – Mükerrer 27659)

79 Bu bendin son cümlesindeki, “Her bir baro başkanının” ibaresinden sonra gelen “… ancak bir aday için …” ibaresi Anayasa Mahkemesinin 7/7/2010 tarihli ve E.: 2010/49, K.: 2010/87 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir. (R.G.: 1/8/2010 – Mükerrer 27659)

80 Bu bendin birinci cümlesindeki, “hukuk,” ibaresinden sonra gelen “… iktisat ve siyasal bilimler …” ve “öğretim üyeleri,” ibarelerinden sonra gelen “… üst kademe yöneticileri …” ibareleri ile “Cumhurbaşkanı, üst kademe yöneticileri arasından seçeceği Kurul üyesini, bakanlık, müsteşarlık, müsteşar yardımcılığı, valilik, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği, kamu kurum ve kuruluşlarında genel müdürlük veya teftiş kurulu başkanlığı görevlerini yapanlar arasından seçer.” şeklindeki ikinci cümle Anayasa Mahkemesinin 7/7/2010 tarihli ve E.: 2010/49, K.: 2010/87 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir. (R.G.: 1/8/2010 – Mükerrer 27659)

81 Bu bendin son cümlesindeki, “Her Yargıtay üyesinin” ibaresinden sonra gelen “… sadece bir aday için …” ibaresi Anayasa Mahkemesinin 7/7/2010 tarihli ve E.: 2010/49, K.: 2010/87 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir. (R.G.: 1/8/2010 – Mükerrer 27659)

82 Bu bendin son cümlesindeki, “Her Danıştay üyesinin” ibaresinden sonra gelen “… sadece bir aday için …” ibaresi Anayasa Mahkemesinin 7/7/2010 tarihli ve E.: 2010/49, K.: 2010/87 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir. (R.G.: 1/8/2010 – Mükerrer 27659)

83 Bu bendin son cümlesindeki, “Her üyenin” ibaresinden sonra gelen “… sadece bir aday için …” ibaresi Anayasa Mahkemesinin 7/7/2010 tarihli ve E.: 2010/49, K.: 2010/87 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir. (R.G.: 1/8/2010 – Mükerrer 27659)

84 Bu bentte yer alan “Bu seçimlerde her seçmen sadece bir aday için oy kullanabilir.” şeklindeki onbirinci cümle Anayasa Mahkemesinin 7/7/2010 tarihli ve E.: 2010/49, K.: 2010/87 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir. (R.G.: 1/8/2010 – Mükerrer 27659)

85 6771 sayılı Kanunun 17’nci maddesi ile eklenen bu geçici maddenin (F) ve (G) fıkralarının yürürlük tarihinin “birlikte yapılan Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonucunda Cumhurbaşkanının göreve başladığı tarih” olması nedeniyle söz konusu fıkralar metne işlenmemiş; EK 1’deki yerlerine işlenmiştir.

86 3361 sayılı Kanunun 4’üncü maddesinde Anayasanın geçici 4’üncü maddesinin yürürlükten kaldırılması ve bu hükmün halkoylamasına sunulması öngörülmüştür. Yapılan halkoylamasında Anayasanın geçici 4’üncü maddesinin yürürlükten kaldırılması kabul edilmiştir.

87 Halkoylamasına sunulan 5678 sayılı Kanunun 6’ncı maddesiyle Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına eklenen geçici 18 ve 19’uncu maddeler, 16/10/2007 tarihli ve 5697 sayılı Kanunla halkoylamasına sunulan metinden çıkarılmıştır.

 

EK 1:

 6771 SAYILI KANUN GEREĞİNCE BİRLİKTE YAPILAN TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ VE CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİ SONUCUNDA CUMHURBAŞKANININ GÖREVE BAŞLADIĞI TARİHTE YÜRÜRLÜĞE GİRECEK DEĞİŞİKLİKLER

VIII. Yürütme yetkisi ve görevi

MADDE 8- (Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.) Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir.

IV. Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması

MADDE 15- (Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.) Savaş, seferberlik veya olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlâl edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir.

(Değişik: 7/5/2004-5170/2 md.) Birinci fıkrada belirlenen durumlarda da, savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen ölümler dışında, kişinin yaşama hakkına, maddî ve manevî varlığının bütünlüğüne dokunulamaz; kimse din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz ve bunlardan dolayı suçlanamaz; suç ve cezalar geçmişe yürütülemez; suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamaz.

I. Kişinin dokunulmazlığı, maddî ve manevî varlığı

MADDE 17- Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.

Tıbbî zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbî deneylere tâbi tutulamaz.

Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tâbi tutulamaz.

(Değişik: 7/5/2004-5170/3 md.; 16/4/2017-6771/16 md.) Meşrû müdafaa hali, yakalama ve tutuklama kararlarının yerine getirilmesi, bir tutuklu veya hükümlünün kaçmasının önlenmesi, bir ayaklanma veya isyanın bastırılması veya olağanüstü hallerde yetkili merciin verdiği emirlerin uygulanması sırasında silah kullanılmasına kanunun cevaz verdiği zorunlu durumlarda meydana gelen öldürme fiilleri, birinci fıkra hükmü dışındadır.

III. Kişi hürriyeti ve güvenliği

MADDE 19- Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine sahiptir.

Şekil ve şartları kanunda gösterilen:

Mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi; bir mahkeme kararının veya kanunda öngörülen bir yükümlülüğün gereği olarak ilgilinin yakalanması veya tutuklanması; bir küçüğün gözetim altında ıslahı veya yetkili merci önüne çıkarılması için verilen bir kararın yerine getirilmesi; toplum için tehlike teşkil eden bir akıl hastası, uyuşturucu madde veya alkol tutkunu, bir serseri veya hastalık yayabilecek bir kişinin bir müessesede tedavi, eğitim veya ıslahı için kanunda belirtilen esaslara uygun olarak alınan tedbirin yerine getirilmesi; usulüne aykırı şekilde ülkeye girmek isteyen veya giren, ya da hakkında sınır dışı etme yahut geri verme kararı verilen bir kişinin yakalanması veya tutuklanması; halleri dışında kimse hürriyetinden yoksun bırakılamaz.

Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler, ancak kaçmalarını, delillerin yokedilmesini veya değiştirilmesini önlemek maksadıyla veya bunlar gibi tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunda gösterilen diğer hallerde hâkim kararıyla tutuklanabilir. Hâkim kararı olmadan yakalama, ancak suçüstü halinde veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yapılabilir; bunun şartlarını kanun gösterir.

Yakalanan veya tutuklanan kişilere, yakalama veya tutuklama sebepleri ve haklarındaki iddialar herhalde yazılı ve bunun hemen mümkün olmaması halinde sözlü olarak derhal, toplu suçlarda en geç hâkim huzuruna çıkarılıncaya kadar bildirilir.

(Değişik: 3/10/2001-4709/4 md.; 16/4/2017-6771/16 md.) Yakalanan veya tutuklanan kişi, tutulma yerine en yakın mahkemeye gönderilmesi için gerekli süre hariç en geç kırksekiz saat ve toplu olarak işlenen suçlarda en çok dört gün içinde hâkim önüne çıkarılır. Kimse, bu süreler geçtikten sonra hâkim kararı olmaksızın hürriyetinden yoksun bırakılamaz. Bu süreler olağanüstü hal ve savaş hallerinde uzatılabilir.

(Değişik: 3/10/2001-4709/4 md.) Kişinin yakalandığı veya tutuklandığı, yakınlarına derhal bildirilir.

Tutuklanan kişilerin, makul süre içinde yargılanmayı ve soruşturma veya kovuşturma sırasında serbest bırakılmayı isteme hakları vardır. Serbest bırakılma ilgilinin yargılama süresince duruşmada hazır bulunmasını veya hükmün yerine getirilmesini sağlamak için bir güvenceye bağlanabilir.

Her ne sebeple olursa olsun, hürriyeti kısıtlanan kişi, kısa sürede durumu hakkında karar verilmesini ve bu kısıtlamanın kanuna aykırılığı halinde hemen serbest bırakılmasını sağlamak amacıyla yetkili bir yargı merciine başvurma hakkına sahiptir.

(Değişik: 3/10/2001-4709/4 md.) Bu esaslar dışında bir işleme tâbi tutulan kişilerin uğradıkları zarar, tazminat hukukunun genel prensiplerine göre, Devletçe ödenir.

VI. Vergi ödevi

MADDE 73- Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, malî gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür.

Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır.

Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.

(Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.) Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Cumhurbaşkanına verilebilir.

3. Üyelikle bağdaşmayan işler

MADDE 82- Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Devlet ve diğer kamu tüzelkişilerinde ve bunlara bağlı kuruluşlarda; Devletin veya diğer kamu tüzelkişilerinin doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak katıldığı teşebbüs ve ortaklıklarda; özel gelir kaynakları ve özel imkânları kanunla sağlanmış kamu yararına çalışan derneklerin ve Devletten yardım sağlayan ve vergi muafiyeti olan vakıfların, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile sendikalar ve bunların üst kuruluşlarının ve katıldıkları teşebbüs veya ortaklıkların yönetim ve denetim kurullarında görev alamazlar, vekili olamazlar, herhangi bir taahhüt işini doğrudan veya dolaylı olarak kabul edemezler, temsilcilik ve hakemlik yapamazlar.

Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, yürütme organının teklif, inha, atama veya onamasına bağlı resmî veya özel herhangi bir işle görevlendirilemezler. (Mülga cümle: 16/4/2017-6771/16 md.)

Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği ile bağdaşmayan diğer görev ve işler kanunla düzenlenir.

II. Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri

A. Genel olarak

MADDE 87- (Değişik: 3/10/2001-4709/28 md.; 7/5/2004-5170/6 md.; 16/4/2017-6771/5 md.)

Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri, kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak; bütçe ve kesinhesap kanun tekliflerini görüşmek ve kabul etmek; para basılmasına ve savaş ilânına karar vermek; milletlerarası andlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunun kararı ile genel ve özel af ilânına karar vermek ve Anayasanın diğer maddelerinde öngörülen yetkileri kullanmak ve görevleri yerine getirmektir.

B. Kanunların teklif edilmesi ve görüşülmesi

MADDE 88- (Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.) Kanun teklif etmeye milletvekilleri yetkilidir.

(Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.) Kanun tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esasları İçtüzükle düzenlenir.

C. Kanunların Cumhurbaşkanınca yayımlanması

MADDE 89- Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisince kabul edilen kanunları onbeş gün içinde yayımlar.

(Değişik: 3/10/2001-4709/29 md.) Yayımlanmasını kısmen veya tamamen uygun bulmadığı kanunları, bir daha görüşülmek üzere, bu hususta gösterdiği gerekçe ile birlikte aynı süre içinde, Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderir. Cumhurbaşkanınca kısmen uygun bulunmama durumunda, Türkiye Büyük Millet Meclisi sadece uygun bulunmayan maddeleri görüşebilir. Bütçe kanunları bu hükme tâbi değildir.

(Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.) Türkiye Büyük Millet Meclisi, geri gönderilen kanunu üye tamsayısının salt çoğunluğuyla aynen kabul ederse, kanun Cumhurbaşkanınca yayımlanır; Meclis, geri gönderilen kanunda yeni bir değişiklik yaparsa, Cumhurbaşkanı değiştirilen kanunu tekrar Meclise geri gönderebilir.

Anayasa değişikliklerine ilişkin hükümler saklıdır.

E. Kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verme

MADDE 91- (Mülga: 16/4/2017-6771/16 md.)

A. Toplanma ve tatil

MADDE 93- (Değişik: 23/7/1995-4121/11 md.) Türkiye Büyük Millet Meclisi, her yıl Ekim ayının ilk günü kendiliğinden toplanır.

(Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.) Meclis, bir yasama yılında en çok üç ay tatil yapabilir; ara verme veya tatil sırasında Cumhurbaşkanınca toplantıya çağrılır.

Meclis Başkanı da doğrudan doğruya veya üyelerin beşte birinin yazılı istemi üzerine, Meclisi toplantıya çağırır.

Ara verme veya tatil sırasında toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisinde, öncelikle bu toplantıyı gerektiren konu görüşülmeden ara verme veya tatile devam edilemez.

D. Toplantı ve karar yeter sayısı

MADDE 96- (Değişik: 21/10/2007-5678/3 md.) Türkiye Büyük Millet Meclisi, yapacağı seçimler dahil bütün işlerinde üye tamsayısının en az üçte biri ile toplanır. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Anayasada başkaca bir hüküm yoksa toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar verir; ancak karar yeter sayısı hiçbir şekilde üye tamsayısının dörtte birinin bir fazlasından az olamaz.

(Mülga: 16/4/2017-6771/16 md.)

IV. Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgi edinme ve denetim yolları1

MADDE 98- (Değişik: 16/4/2017-6771/6 md.)

Türkiye Büyük Millet Meclisi; Meclis araştırması, genel görüşme, Meclis soruşturması ve yazılı soru yollarıyla bilgi edinme ve denetleme yetkisini kullanır.

Meclis araştırması, belli bir konuda bilgi edinmek için yapılan incelemeden ibarettir.

Genel görüşme, toplumu ve Devlet faaliyetlerini ilgilendiren belli bir konunun Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda görüşülmesidir.

Meclis soruşturması, Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar hakkında 106 ncı maddenin beşinci, altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca yapılan soruşturmadan ibarettir.

Yazılı soru, yazılı olarak en geç onbeş gün içinde cevaplanmak üzere milletvekillerinin, Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlara yazılı olarak soru sormalarından ibarettir.

Meclis araştırması, genel görüşme ve yazılı soru önergelerinin verilme şekli, içeriği ve kapsamı ile araştırma usulleri Meclis İçtüzüğü ile düzenlenir.

B. Gensoru

MADDE 99- (Mülga: 16/4/2017-6771/16 md.)

C. Meclis soruşturması

MADDE 100- (Mülga: 16/4/2017-6771/16 md.)

D. Görev ve yetkileri

MADDE 104- (Değişik: 16/4/2017-6771/8 md.)

Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Yürütme yetkisi Cumhurbaşkanına aittir.

Cumhurbaşkanı, Devlet başkanı sıfatıyla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil eder; Anayasanın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını temin eder.

Gerekli gördüğü takdirde, yasama yılının ilk günü Türkiye Büyük Millet Meclisinde açılış konuşmasını yapar.

Ülkenin iç ve dış siyaseti hakkında Meclise mesaj verir.

Kanunları yayımlar.

Kanunları tekrar görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderir.

Kanunların, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün tümünün veya belirli hükümlerinin Anayasaya şekil veya esas bakımından aykırı oldukları gerekçesiyle Anayasa Mahkemesinde iptal davası açar.

Cumhurbaşkanı yardımcıları ile bakanları atar ve görevlerine son verir.

Üst kademe kamu yöneticilerini atar, görevlerine son verir ve bunların atanmalarına ilişkin usul ve esasları Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenler.

Yabancı devletlere Türkiye Cumhuriyetinin temsilcilerini gönderir, Türkiye Cumhuriyetine gönderilecek yabancı devlet temsilcilerini kabul eder.

Milletlerarası andlaşmaları onaylar ve yayımlar.

Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunları gerekli gördüğü takdirde halkoyuna sunar.

Milli güvenlik politikalarını belirler ve gerekli tedbirleri alır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi adına Türk Silahlı Kuvvetlerinin Başkomutanlığını temsil eder.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanılmasına karar verir.

Sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebiyle kişilerin cezalarını hafifletir veya kaldırır.

Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisine ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilir. Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle dördüncü bölümde yer alan siyasi haklar ve ödevler Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenemez. Anayasada münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. Kanunda açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kanunlarda farklı hükümler bulunması halinde, kanun hükümleri uygulanır. Türkiye Büyük Millet Meclisinin aynı konuda kanun çıkarması durumunda, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükümsüz hale gelir.

Cumhurbaşkanı, kanunların uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilir.

Kararnameler ve yönetmelikler, yayımdan sonraki bir tarih belirlenmemişse, Resmî Gazetede yayımlandıkları gün yürürlüğe girer.

Cumhurbaşkanı, ayrıca Anayasada ve kanunlarda verilen seçme ve atama görevleri ile diğer görevleri yerine getirir ve yetkileri kullanır.

E. Cumhurbaşkanının cezai sorumluluğu2

MADDE 105- (Değişik: 16/4/2017-6771/9 md.)

Cumhurbaşkanı hakkında, bir suç işlediği iddiasıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının salt çoğunluğunun vereceği önergeyle soruşturma açılması istenebilir. Meclis, önergeyi en geç bir ay içinde görüşür ve üye tamsayısının beşte üçünün gizli oyuyla soruşturma açılmasına karar verebilir.

Soruşturma açılmasına karar verilmesi halinde, Meclisteki siyasi partilerin, güçleri oranında komisyona verebilecekleri üye sayısının üç katı olarak gösterecekleri adaylar arasından her siyasi parti için ayrı ayrı ad çekme suretiyle kurulacak onbeş kişilik bir komisyon tarafından soruşturma yapılır. Komisyon, soruşturma sonucunu belirten raporunu iki ay içinde Meclis Başkanlığına sunar. Soruşturmanın bu sürede bitirilememesi halinde, komisyona bir aylık yeni ve kesin bir süre verilir.

Rapor Başkanlığa verildiği tarihten itibaren on gün içinde dağıtılır, dağıtımından itibaren on gün içinde Genel Kurulda görüşülür. Türkiye Büyük Millet Meclisi, üye tamsayısının üçte ikisinin gizli oyuyla Yüce Divana sevk kararı alabilir. Yüce Divan yargılaması üç ay içinde tamamlanır, bu sürede tamamlanamazsa bir defaya mahsus olmak üzere üç aylık ek süre verilir, yargılama bu sürede kesin olarak tamamlanır.

Hakkında soruşturma açılmasına karar verilen Cumhurbaşkanı, seçim kararı alamaz.

Yüce Divanda seçilmeye engel bir suçtan mahkûm edilen Cumhurbaşkanının görevi sona erer.

Cumhurbaşkanının görevde bulunduğu sürede işlediği iddia edilen suçlar için görevi bittikten sonra da bu madde hükmü uygulanır.

F. Cumhurbaşkanı yardımcıları, Cumhurbaşkanına vekâlet ve bakanlar3

MADDE 106- (Değişik: 16/4/2017-6771/10 md.)

Cumhurbaşkanı, seçildikten sonra bir veya daha fazla Cumhurbaşkanı yardımcısı atayabilir.

Cumhurbaşkanlığı makamının herhangi bir nedenle boşalması halinde, kırkbeş gün içinde Cumhurbaşkanı seçimi yapılır. Yenisi seçilene kadar Cumhurbaşkanı yardımcısı Cumhurbaşkanlığına vekâlet eder ve Cumhurbaşkanına ait yetkileri kullanır. Genel seçime bir yıl veya daha az kalmışsa Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimi de Cumhurbaşkanı seçimi ile birlikte yenilenir. Genel seçime bir yıldan fazla kalmışsa seçilen Cumhurbaşkanı Türkiye Büyük Millet Meclisi seçim tarihine kadar görevine devam eder. Kalan süreyi tamamlayan Cumhurbaşkanı açısından bu süre dönemden sayılmaz. Türkiye Büyük Millet Meclisi genel seçimlerinin yapılacağı tarihte her iki seçim birlikte yapılır.

Cumhurbaşkanının hastalık ve yurt dışına çıkma gibi sebeplerle geçici olarak görevinden ayrılması hallerinde, Cumhurbaşkanı yardımcısı Cumhurbaşkanına vekâlet eder ve Cumhurbaşkanına ait yetkileri kullanır.

Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar, milletvekili seçilme yeterliliğine sahip olanlar arasından Cumhurbaşkanı tarafından atanır ve görevden alınır. Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar, 81 inci maddede yazılı şekilde Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde andiçerler. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Cumhurbaşkanı yardımcısı veya bakan olarak atanırlarsa üyelikleri sona erer.

Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar, Cumhurbaşkanına karşı sorumludur. Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar hakkında görevleriyle ilgili suç işledikleri iddiasıyla, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının salt çoğunluğunun vereceği önergeyle soruşturma açılması istenebilir. Meclis, önergeyi en geç bir ay içinde görüşür ve üye tamsayısının beşte üçünün gizli oyuyla soruşturma açılmasına karar verebilir.

Soruşturma açılmasına karar verilmesi halinde, Meclisteki siyasi partilerin, güçleri oranında komisyona verebilecekleri üye sayısının üç katı olarak gösterecekleri adaylar arasından, her siyasi parti için ayrı ayrı ad çekme suretiyle kurulacak onbeş kişilik bir komisyon tarafından soruşturma yapılır. Komisyon, soruşturma sonucunu belirten raporunu iki ay içinde Meclis Başkanlığına sunar. Soruşturmanın bu sürede bitirilememesi halinde, komisyona bir aylık yeni ve kesin bir süre verilir.

Rapor Başkanlığa verildiği tarihten itibaren on gün içinde dağıtılır ve dağıtımından itibaren on gün içinde Genel Kurulda görüşülür. Türkiye Büyük Millet Meclisi, üye tamsayısının üçte ikisinin gizli oyuyla Yüce Divana sevk kararı alabilir. Yüce Divan yargılaması üç ay içinde tamamlanır, bu sürede tamamlanamazsa bir defaya mahsus olmak üzere üç aylık ek süre verilir, yargılama bu sürede kesin olarak tamamlanır.

Bu kişilerin görevde bulundukları sürede, görevleriyle ilgili işledikleri iddia edilen suçlar bakımından, görevleri bittikten sonra da beşinci, altıncı ve yedinci fıkra hükümleri uygulanır.

Yüce Divanda seçilmeye engel bir suçtan mahkûm edilen Cumhurbaşkanı yardımcısı veya bakanın görevi sona erer.

Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar, görevleriyle ilgili olmayan suçlarda yasama dokunulmazlığına ilişkin hükümlerden yararlanır.

Bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri ve yetkileri, teşkilat yapısı ile merkez ve taşra teşkilatlarının kurulması Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenir.

G. Cumhurbaşkanı Genel Sekreterliği

MADDE 107- (Mülga: 16/4/2017-6771/16 md.)

H. Devlet Denetleme Kurulu

MADDE 108- (Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.) İdarenin hukuka uygunluğunun, düzenli ve verimli şekilde yürütülmesinin ve geliştirilmesinin sağlanması amacıyla, Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak kurulan Devlet Denetleme Kurulu, Cumhurbaşkanının isteği üzerine, tüm kamu kurum ve kuruluşlarında ve sermayesinin yarısından fazlasına bu kurum ve kuruluşların katıldığı her türlü kuruluşta, kamu kurumu niteliğinde olan meslek kuruluşlarında, her düzeydeki işçi ve işveren meslek kuruluşlarında, kamuya yararlı derneklerle vakıflarda, her türlü idari soruşturma, inceleme, araştırma ve denetlemeleri yapar.

(Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.) Yargı organları, Devlet Denetleme Kurulunun görev alanı dışındadır.

(Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.) Devlet Denetleme Kurulunun Başkan ve üyeleri, Cumhurbaşkanınca atanır.

(Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.) Devlet Denetleme Kurulunun işleyişi, üyelerinin görev süresi ve diğer özlük işleri, Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenir.

II. Bakanlar Kurulu

A. Kuruluş

MADDE 109- (Mülga: 16/4/2017-6771/16 md.)

B. Göreve başlama ve güvenoyu

MADDE 110- (Mülga: 16/4/2017-6771/16 md.)

C.  Görev sırasında güvenoyu

MADDE 111- (Mülga: 16/4/2017-6771/16 md.)

D. Görev ve siyasî sorumluluk

MADDE 112- (Mülga: 16/4/2017-6771/16 md.)

E. Bakanlıkların kurulması ve bakanlar

MADDE 113- (Mülga: 16/4/2017-6771/16 md.)

F. Seçimlerde geçici Bakanlar Kurulu

MADDE 114- (Mülga: 16/4/2017-6771/16 md.)

G. Tüzükler

MADDE 115- (Mülga: 16/4/2017-6771/16 md.)

H. Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanı seçimlerinin yenilenmesi4

MADDE 116- (Değişik: 16/4/2017-6771/11 md.)

Türkiye Büyük Millet Meclisi, üye tamsayısının beşte üç çoğunluğuyla seçimlerin yenilenmesine karar verebilir. Bu halde Türkiye Büyük Millet Meclisi genel seçimi ile Cumhurbaşkanlığı seçimi birlikte yapılır.

Cumhurbaşkanının seçimlerin yenilenmesine karar vermesi halinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi genel seçimi ile Cumhurbaşkanlığı seçimi birlikte yapılır.

Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde, Cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilir.

Seçimlerinin birlikte yenilenmesine karar verilen Meclisin ve Cumhurbaşkanının yetki ve görevleri, yeni Meclisin ve Cumhurbaşkanının göreve başlamasına kadar devam eder.

Bu şekilde seçilen Meclis ve Cumhurbaşkanının görev süreleri de beş yıldır.

İ. Millî Savunma

1. Başkomutanlık ve Genelkurmay Başkanlığı

MADDE 117- Başkomutanlık, Türkiye Büyük Millet Meclisinin manevî varlığından ayrılamaz ve Cumhurbaşkanı tarafından temsil olunur.

(Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.) Millî güvenliğin sağlanmasından ve Silahlı Kuvvetlerin yurt savunmasına hazırlanmasından, Türkiye Büyük Millet Meclisine karşı, Cumhurbaşkanı sorumludur.

(Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.) Cumhurbaşkanınca atanan Genelkurmay Başkanı; Silahlı Kuvvetlerin komutanı olup, savaşta Başkomutanlık görevlerini Cumhurbaşkanlığı namına yerine getirir.

(Mülga: 16/4/2017-6771/16 md.)

(Mülga: 16/4/2017-6771/16 md.)

2. Millî Güvenlik Kurulu

MADDE 118- (Değişik: 3/10/2001-4709/32 md.; 16/4/2017-6771/16 md.) Millî Güvenlik Kurulu; Cumhurbaşkanının başkanlığında, Cumhurbaşkanı yardımcıları, Adalet, Millî Savunma, İçişleri, Dışişleri Bakanları, Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava kuvvetleri komutanlarından kurulur.

Gündemin özelliğine göre Kurul toplantılarına ilgili bakan ve kişiler çağrılıp görüşleri alınabilir.

(Değişik: 3/10/2001-4709/32 md.; 16/4/2017-6771/16 md.) Millî Güvenlik Kurulu; Devletin millî güvenlik siyasetinin tayini, tespiti ve uygulanması ile ilgili alınan tavsiye kararları ve gerekli koordinasyonun sağlanması konusundaki görüşlerini Cumhurbaşkanına bildirir. Kurulun, Devletin varlığı ve bağımsızlığı, ülkenin bütünlüğü ve bölünmezliği, toplumun huzur ve güvenliğinin korunması hususunda alınmasını zorunlu gördüğü tedbirlere ait kararlar Cumhurbaşkanınca değerlendirilir.

(Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.) Millî Güvenlik Kurulunun gündemi; Cumhurbaşkanı yardımcıları ve Genelkurmay Başkanının önerileri dikkate alınarak Cumhurbaşkanınca düzenlenir.

(Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.) Cumhurbaşkanı katılamadığı zamanlar Millî Güvenlik Kurulu Cumhurbaşkanı yardımcısının başkanlığında toplanır.

(Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.) Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinin teşkilatı ve görevleri Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenir.

III. Olağanüstü hal yönetimi5

MADDE 119- (Değişik: 16/4/2017-6771/12 md.)

Cumhurbaşkanı; savaş, savaşı gerektirecek bir durumun başgöstermesi, seferberlik, ayaklanma, vatan veya Cumhuriyete karşı kuvvetli ve eylemli bir kalkışma, ülkenin ve milletin bölünmezliğini içten veya dıştan tehlikeye düşüren şiddet hareketlerinin yaygınlaşması, anayasal düzeni veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerinin ortaya çıkması, şiddet olayları nedeniyle kamu düzeninin ciddî şekilde bozulması, tabiî afet veya tehlikeli salgın hastalık ya da ağır ekonomik bunalımın ortaya çıkması hallerinde yurdun tamamında veya bir bölgesinde, süresi altı ayı geçmemek üzere olağanüstü hal ilan edebilir.

Olağanüstü hal ilanı kararı, verildiği gün Resmî Gazetede yayımlanır ve aynı gün Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur.

Türkiye Büyük Millet Meclisi tatilde ise derhal toplantıya çağırılır; Meclis gerekli gördüğü takdirde olağanüstü halin süresini kısaltabilir, uzatabilir veya olağanüstü hali kaldırabilir.

Cumhurbaşkanının talebiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi her defasında dört ayı geçmemek üzere süreyi uzatabilir. Savaş hallerinde bu dört aylık süre aranmaz.

Olağanüstü hallerde vatandaşlar için getirilecek para, mal ve çalışma yükümlülükleri ile 15 inci maddedeki ilkeler doğrultusunda temel hak ve hürriyetlerin nasıl sınırlanacağı veya geçici olarak durdurulacağı, hangi hükümlerin uygulanacağı ve işlemlerin nasıl yürütüleceği kanunla düzenlenir.

Olağanüstü hallerde Cumhurbaşkanı, olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda, 104 üncü maddenin onyedinci fıkrasının ikinci cümlesinde belirtilen sınırlamalara tabi olmaksızın Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilir. Kanun hükmündeki bu kararnameler Resmî Gazetede yayımlanır, aynı gün Meclis onayına sunulur.

Savaş ve mücbir sebeplerle Türkiye Büyük Millet Meclisinin toplanamaması hâli hariç olmak üzere; olağanüstü hal sırasında çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnameleri üç ay içinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülür ve karara bağlanır. Aksi halde olağanüstü hallerde çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnamesi kendiliğinden yürürlükten kalkar.

2. Şiddet olaylarının yaygınlaşması ve kamu düzeninin ciddî şekilde bozulması sebepleriyle olağanüstü hal ilânı

MADDE 120- (Mülga: 16/4/2017-6771/16 md.)

3. Olağanüstü hallerle ilgili düzenleme

MADDE 121- (Mülga: 16/4/2017-6771/16 md.)

B. Sıkıyönetim, seferberlik ve savaş hali

MADDE 122- (Mülga: 16/4/2017-6771/16 md.)

IV. İdare

A. İdarenin esasları

1. İdarenin bütünlüğü ve kamu tüzelkişiliği

MADDE 123- İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir.

İdarenin kuruluş ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır.

(Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.) Kamu tüzelkişiliği, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulur.

2. Yönetmelikler

MADDE 124-  (Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.) Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler.

Hangi yönetmeliklerin Resmî Gazetede yayımlanacağı kanunda belirtilir.

B. Yargı yolu

MADDE 125- İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır. (Ek cümleler: 13/8/1999-4446/2 md.) Kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinde bunlardan doğan uyuşmazlıkların millî veya milletlerarası tahkim yoluyla çözülmesi öngörülebilir. Milletlerarası tahkime ancak yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar için gidilebilir.

(Ek cümle: 12/9/2010-5982/11 md.) (Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.) Yüksek Askerî Şûranın terfi işlemleri ile kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayırma hariç her türlü ilişik kesme kararlarına karşı yargı yolu açıktır.

İdarî işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar.

(Değişik: 12/9/2010-5982/11 md.) Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idarî eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez.

İdarî işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idarî işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe gösterilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir.

(Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.) Kanun, olağanüstü hallerde, seferberlik ve savaş halinde ayrıca millî güvenlik, kamu düzeni, genel sağlık nedenleri ile yürütmenin durdurulması kararı verilmesini sınırlayabilir.

İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.

2. Mahallî idareler

MADDE 127- Mahallî idareler; il, belediye veya köy halkının mahallî müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları, gene kanunda gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzelkişileridir.

Mahallî idarelerin kuruluş ve görevleri ile yetkileri, yerinden yönetim ilkesine uygun olarak kanunla düzenlenir.

(Değişik: 23/7/1995-4121/12 md.) Mahallî idarelerin seçimleri, 67 nci maddedeki esaslara göre beş yılda bir yapılır. (Mülga cümle: 16/4/2017-6771/16 md.) Kanun, büyük yerleşim merkezleri için özel yönetim biçimleri getirebilir.

Mahallî idarelerin seçilmiş organlarının, organlık sıfatını kazanmalarına ilişkin itirazların çözümü ve kaybetmeleri, konusundaki denetim yargı yolu ile olur. Ancak, görevleri ile ilgili bir suç sebebi ile hakkında soruşturma veya kovuşturma açılan mahallî idare organları veya bu organların üyelerini, İçişleri Bakanı, geçici bir tedbir olarak, kesin hükme kadar uzaklaştırabilir.

Merkezî idare, mahallî idareler üzerinde, mahallî hizmetlerin idarenin bütünlüğü ilkesine uygun şekilde yürütülmesi, kamu görevlerinde birliğin sağlanması, toplum yararının korunması ve mahallî ihtiyaçların gereği gibi karşılanması amacıyla, kanunda belirtilen esas ve usuller dairesinde idarî vesayet yetkisine sahiptir.

(Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.) Mahallî idarelerin belirli kamu hizmetlerinin görülmesi amacı ile, kendi aralarında Cumhurbaşkanının izni ile birlik kurmaları, görevleri, yetkileri, maliye ve kolluk işleri ve merkezî idare ile karşılıklı bağ ve ilgileri kanunla düzenlenir. Bu idarelere, görevleri ile orantılı gelir kaynakları sağlanır.

2. Yükseköğretim üst kuruluşları

MADDE 131- Yükseköğretim kurumlarının öğretimini planlamak, düzenlemek, yönetmek, denetlemek, yükseköğretim kurumlarındaki eğitim- öğretim ve bilimsel araştırma faaliyetlerini yönlendirmek bu kurumların kanunda belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda kurulmasını, geliştirilmesini ve üniversitelere tahsis edilen kaynakların etkili bir biçimde kullanılmasını sağlamak ve öğretim elemanlarının yetiştirilmesi için planlama yapmak maksadı ile Yükseköğretim Kurulu kurulur.

(Değişik: 7/5/2004-5170/8 md.; 16/4/2017-6771/16 md.) Yükseköğretim Kurulu, üniversiteler tarafından seçilen ve sayıları, nitelikleri, seçilme usulleri kanunla belirlenen adaylar arasından rektörlük ve öğretim üyeliğinde başarılı hizmet yapmış profesörlere öncelik vermek sureti ile Cumhurbaşkanınca atanan üyeler ve Cumhurbaşkanınca doğrudan doğruya seçilen üyelerden kurulur.

Kurulun teşkilatı, görev, yetki, sorumluluğu ve çalışma esasları kanunla düzenlenir.

G. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu

MADDE 134- (Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.) Atatürkçü düşünceyi, Atatürk ilke ve inkılâplarını, Türk kültürünü, Türk tarihini ve Türk dilini bilimsel yoldan araştırmak, tanıtmak ve yaymak ve yayınlar yapmak amacıyla; Atatürk’ün manevî himayelerinde, Cumhurbaşkanının gözetim ve desteğinde, Cumhurbaşkanının görevlendireceği bakana bağlı; Atatürk Araştırma Merkezi, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu ve Atatürk Kültür Merkezinden oluşan, kamu tüzelkişiliğine sahip “Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu” kurulur.

Türk Dil Kurumu ile Türk Tarih Kurumu için Atatürk’ün vasiyetnamesinde belirtilen malî menfaatler saklı olup kendilerine tahsis edilir.

Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunun; kuruluşu, organları, çalışma usulleri ve özlük işleri ile kuruluşuna dahil kurumlar üzerindeki yetkileri kanunla düzenlenir.

J. Kanunsuz emir

MADDE 137- (Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.) Kamu hizmetlerinde herhangi bir sıfat ve suretle çalışmakta olan kimse, üstünden aldığı emri, yönetmelik, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, kanun veya Anayasa hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Ancak, üstü emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, emir yerine getirilir; bu halde, emri yerine getiren sorumlu olmaz.

Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz.

Askerî hizmetlerin görülmesi ve acele hallerde kamu düzeni ve kamu güvenliğinin korunması için kanunla gösterilen istisnalar saklıdır.

3. Görev ve yetkileri

MADDE 148- (Değişik: 12/9/2010-5982/18 md.; 16/4/2017-6771/16 md.) Anayasa Mahkemesi, kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasaya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetler ve bireysel başvuruları karara bağlar. Anayasa değişikliklerini ise sadece şekil bakımından inceler ve denetler. Ancak, olağanüstü hallerde ve savaş hallerinde çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla, Anayasa Mahkemesinde dava açılamaz.

Kanunların şekil bakımından denetlenmesi, son oylamanın, öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığı; Anayasa değişikliklerinde ise, teklif ve oylama çoğunluğuna ve ivedilikle görüşülemeyeceği şartına uyulup uyulmadığı hususları ile sınırlıdır. Şekil bakımından denetleme, Cumhurbaşkanınca veya Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin beşte biri tarafından istenebilir. Kanunun yayımlandığı tarihten itibaren on gün geçtikten sonra, şekil bozukluğuna dayalı iptal davası açılamaz; def’i yoluyla da ileri sürülemez.

(Ek fıkra: 12/9/2010-5982/18 md.) Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır.

(Ek fıkra: 12/9/2010-5982/18 md.) Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz.

(Ek fıkra: 12/9/2010-5982/18 md.) Bireysel başvuruya ilişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenir.

(Değişik: 12/9/2010-5982/18 md.; 16/4/2017-6771/16 md.) Anayasa Mahkemesi Cumhurbaşkanını, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanını, Cumhurbaşkanı yardımcılarını, bakanları, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay Başkan ve üyelerini, Başsavcılarını, Cumhuriyet Başsavcıvekilini, Hâkimler ve Savcılar Kurulu ve Sayıştay Başkan ve üyelerini görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan sıfatıyla yargılar.

(Ek fıkra: 12/9/2010-5982/18 md.) (Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.) Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları da görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divanda yargılanırlar.

Yüce Divanda, savcılık görevini Cumhuriyet Başsavcısı veya Cumhuriyet Başsavcıvekili yapar.

(Değişik: 12/9/2010-5982/18 md.) Yüce Divan kararlarına karşı yeniden inceleme başvurusu yapılabilir. Genel Kurulun yeniden inceleme sonucunda verdiği kararlar kesindir.

Anayasa Mahkemesi, Anayasa ile verilen diğer görevleri de yerine getirir.

5. İptal davası

MADDE 150- (Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.) Kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün veya bunların belirli madde ve hükümlerinin şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesinde doğrudan doğruya iptal davası açabilme hakkı, Cumhurbaşkanına, Türkiye Büyük Millet Meclisinde en fazla üyeye sahip iki siyasi parti grubuna ve üye tamsayısının en az beşte biri tutarındaki üyelere aittir. (Mülga cümle: 16/4/2017-6771/16 md.)

6. Dava açma süresi

MADDE 151- (Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.) Anayasa Mahkemesinde doğrudan doğruya iptal davası açma hakkı, iptali istenen kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya İçtüzüğün Resmî Gazetede yayımlanmasından başlayarak altmış gün sonra düşer.

7. Anayasaya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi

MADDE 152- (Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.) Bir davaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini Anayasaya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddî olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar davayı geri bırakır.

Mahkeme, Anayasaya aykırılık iddiasını ciddî görmezse bu iddia, temyiz merciince esas hükümle birlikte karara bağlanır.

Anayasa Mahkemesi, işin kendisine gelişinden başlamak üzere beş ay içinde kararını verir ve açıklar. Bu süre içinde karar verilmezse mahkeme davayı yürürlükteki kanun hükümlerine göre sonuçlandırır. Ancak, Anayasa Mahkemesinin kararı, esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar gelirse, mahkeme buna uymak zorundadır.

Anayasa Mahkemesinin işin esasına girerek verdiği red kararının Resmî Gazetede yayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda bulunulamaz.

8. Anayasa Mahkemesinin kararları

MADDE 153- Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz.

(Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.) Anayasa Mahkemesi bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez.

(Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.) Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.

(Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.) İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukukî boşluğu dolduracak kanun teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar.

İptal kararları geriye yürümez.

Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.

C. Danıştay

MADDE 155- Danıştay, idarî mahkemelerce verilen ve kanunun başka bir idarî yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme merciidir. Kanunla gösterilen belli davalara da ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar.

(Değişik: 13/8/1999- 4446/3 md.; 16/4/2017-6771/16 md.) Danıştay, davaları görmek, kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri hakkında iki ay içinde düşüncesini bildirmek, idarî uyuşmazlıkları çözmek ve kanunla gösterilen diğer işleri yapmakla görevlidir.

(Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.) Danıştay üyelerinin dörtte üçü, birinci sınıf idarî yargı hâkim ve savcıları ile bu meslekten sayılanlar arasından Hâkimler ve Savcılar Kurulu; dörtte biri, nitelikleri kanunda belirtilen görevliler arasından Cumhurbaşkanı; tarafından seçilir.

Danıştay Başkanı, Başsavcı, başkanvekilleri ve daire başkanları, kendi üyeleri arasından Danıştay Genel Kurulunca üye tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oyla dört yıl için seçilirler. Süresi bitenler yeniden seçilebilirler.

Danıştayın, kuruluşu, işleyişi, Başkan, Başsavcı, başkanvekilleri, daire başkanları ile üyelerinin nitelikleri ve seçim usulleri, idarî yargının özelliği, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.

A. Bütçe ve kesinhesap6

MADDE 161- (Değişik: 29/10/2005-5428/3 md.; 16/4/2017-6771/15 md.)

Kamu idarelerinin ve kamu iktisadî teşebbüsleri dışındaki kamu tüzel kişilerinin harcamaları yıllık bütçelerle yapılır.

Malî yıl başlangıcı ile merkezi yönetim bütçesinin hazırlanması, uygulanması ve kontrolü ile yatırımlar veya bir yıldan fazla sürecek iş ve hizmetler için özel süre ve usuller kanunla düzenlenir. Bütçe kanununa, bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz.

Cumhurbaşkanı bütçe kanun teklifini, malî yılbaşından en az yetmişbeş gün önce, Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar. Bütçe teklifi Bütçe Komisyonunda görüşülür. Komisyonun ellibeş gün içinde kabul edeceği metin Genel Kurulda görüşülür ve malî yılbaşına kadar karara bağlanır.

Bütçe kanununun süresinde yürürlüğe konulamaması halinde, geçici bütçe kanunu çıkarılır. Geçici bütçe kanununun da çıkarılamaması durumunda, yeni bütçe kanunu kabul edilinceye kadar bir önceki yılın bütçesi yeniden değerleme oranına göre artırılarak uygulanır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Genel Kurulda kamu idare bütçeleri hakkında düşüncelerini her bütçenin görüşülmesi sırasında açıklarlar, gider artırıcı veya gelirleri azaltıcı önerilerde bulunamazlar.

Genel Kurulda kamu idare bütçeleri ile değişiklik önergeleri, üzerinde ayrıca görüşme yapılmaksızın okunur ve oylanır.

Merkezî yönetim bütçesiyle verilen ödenek, harcanabilecek tutarın sınırını gösterir. Harcanabilecek tutarın Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle aşılabileceğine dair bütçe kanununa hüküm konulamaz.

Carî yıl bütçesindeki ödenek artışını öngören değişiklik teklifleri ile carî ve izleyen yılların bütçelerine malî yük getiren tekliflerde, öngörülen giderleri karşılayabilecek malî kaynak gösterilmesi zorunludur.

Merkezî yönetim kesinhesap kanunu teklifi, ilgili olduğu malî yılın sonundan başlayarak en geç altı ay sonra Cumhurbaşkanı tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur. Sayıştay genel uygunluk bildirimini, ilişkin olduğu kesinhesap kanun teklifinin verilmesinden başlayarak en geç yetmişbeş gün içinde Meclise sunar.

Kesinhesap kanunu teklifi ve genel uygunluk bildiriminin Türkiye Büyük Millet Meclisine verilmiş olması, ilgili yıla ait Sayıştayca sonuçlandırılamamış denetim ve hesap yargılamasını önlemez ve bunların karara bağlandığı anlamına gelmez.

Kesinhesap kanunu teklifi, yeni yıl bütçe kanunu teklifiyle birlikte görüşülür ve karara bağlanır.

B. Bütçenin görüşülmesi

MADDE 162- (Mülga: 16/4/2017-6771/16 md.)

C. Bütçelerde değişiklik yapılabilme esasları

MADDE 163- (Mülga: 16/4/2017-6771/16 md.)

D. Kesinhesap

MADDE 164- (Mülga: 16/4/2017-6771/16 md.)

I. Planlama; Ekonomik ve Sosyal Konsey7

MADDE 166- Ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmayı, özellikle sanayiin ve tarımın yurt düzeyinde dengeli ve uyumlu biçimde hızla gelişmesini, ülke kaynaklarının döküm ve değerlendirilmesini yaparak verimli şekilde kullanılmasını planlamak, bu amaçla gerekli teşkilatı kurmak Devletin görevidir.

Planda millî tasarrufu ve üretimi artırıcı, fiyatlarda istikrar ve dış ödemelerde dengeyi sağlayıcı, yatırım ve istihdamı geliştirici tedbirler öngörülür; yatırımlarda toplum yararları ve gerekleri gözetilir; kaynakların verimli şekilde kullanılması hedef alınır. Kalkınma girişimleri, bu plana göre gerçekleştirilir.

Kalkınma planlarının hazırlanmasına, Türkiye Büyük Millet Meclisince onaylanmasına, uygulanmasına, değiştirilmesine ve bütünlüğünü bozacak değişikliklerin önlenmesine ilişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenir.

(Ek fıkra: 12/9/2010-5982/23 md.) (Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.) Ekonomik ve sosyal politikaların oluşturulmasında Cumhurbaşkanına istişarî nitelikte görüş bildirmek amacıyla Ekonomik ve Sosyal Konsey kurulur. Ekonomik ve Sosyal Konseyin kuruluş ve işleyişi kanunla düzenlenir.

II. Piyasaların denetimi ve dış ticaretin düzenlenmesi

MADDE 167- Devlet, para, kredi, sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemelerini sağlayıcı ve geliştirici tedbirleri alır; piyasalarda fiilî veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve kartelleşmeyi önler.

(Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.) Dış ticaretin ülke ekonomisinin yararına olmak üzere düzenlenmesi amacıyla ithalat, ihracat ve diğer dış ticaret işlemleri üzerine vergi ve benzeri yükümlülükler dışında ek malî yükümlülükler koymaya ve bunları kaldırmaya kanunla Cumhurbaşkanına yetki verilebilir.

GEÇİCİ MADDE 21- (Ek: 16/4/2017-6771/17 md.)

A) Türkiye Büyük Millet Meclisinin 27’nci Yasama Dönemi milletvekili genel seçimi ve Cumhurbaşkanlığı seçimi 3/11/2019 tarihinde birlikte yapılır. Seçimin yapılacağı tarihe kadar Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri ve Cumhurbaşkanının görevi devam eder. Meclisin seçim kararı alması halinde, 27’nci Yasama Dönemi milletvekili genel seçimi ve Cumhurbaşkanlığı seçimi birlikte yapılır.

B) Bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren en geç altı ay içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi, bu Kanunla yapılan değişikliklerin gerektirdiği Meclis İçtüzüğü değişikliği ile diğer kanuni düzenlemeleri yapar. Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenleneceği belirtilen değişiklikler ise Cumhurbaşkanının göreve başlama tarihinden itibaren en geç altı ay içinde Cumhurbaşkanı tarafından düzenlenir.

C) Anayasanın 159 uncu maddesinde yapılan düzenlemeye göre Hâkimler ve Savcılar Kurulu üyeleri en geç otuz gün içinde seçilirler ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonraki kırkıncı günü takip eden iş günü görevlerine başlarlar. Başvurular, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş gün içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına yapılır. Başkanlık, başvuruları Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona gönderir. Komisyon on gün içinde her bir üyelik için üç adayı üye tamsayısının üçte iki çoğunluğuyla belirler. Birinci oylamada üçte iki çoğunlukla seçimin sonuçlandırılamaması halinde, ikinci ve üçüncü oylamalar yapılır; bu oylamalarda üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunun oyunu alan aday seçilmiş olur. Beşte üç çoğunluğun sağlanamaması halinde üçüncü oylamada en çok oyu almış olan, seçilecek üyelerin iki katı aday arasından ad çekme usulü ile üye belirleme işlemi tamamlanır. Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu aynı usul ve nisapları gözeterek onbeş gün içinde seçimi tamamlar. Mevcut Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyeleri, yeni üyelerin göreve başlayacağı tarihe kadar görevlerine devam eder ve bu süre içinde yürürlükteki Kanun hükümlerine göre çalışır. Yeni üyeler, ilgili kanunda değişiklik yapılıncaya kadar mevcut Kanunun Anayasaya aykırı olmayan hükümleri uyarınca çalışır. Görevi sona eren ve Hâkimler ve Savcılar Kuruluna yeniden seçilmeyen üyelerden, talepleri halinde adli yargı hâkim ve savcıları arasından seçilenler Yargıtay üyeliğine, idari yargı hâkim ve savcıları arasından seçilenler Danıştay üyeliğine Hâkimler ve Savcılar Kurulunca seçilir; öğretim üyeleri ve avukatlar arasından seçilenler ise Danıştay üyeliğine Cumhurbaşkanınca atanır. Bu şekilde yapılan seçim ve atamalarda boş kadro olup olmadığına bakılmaz, seçilen ve atanan üye sayısı kadar Yargıtay ve Danıştay kadrolarına üye kadrosu ilave edilir.

D) Askerî Yargıtay ve Askerî Yüksek İdare Mahkemesinden Anayasa Mahkemesi üyeliğine seçilmiş bulunan kişilerin herhangi bir sebeple görevleri sona erene kadar üyelikleri devam eder.

E) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Askerî Yargıtay, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi ve askerî mahkemeler kaldırılmıştır.

Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört ay içinde; Askerî Yargıtay ve Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin askerî hâkim sınıfından Başkan, Başsavcı, İkinci Başkan ve üyeleri ile diğer askerî hâkimler (yedek subaylar hariç) tercihleri ve müktesepleri dikkate alınarak;

a) Hâkimler ve Savcılar Kurulunca adli veya idari yargıda hâkim veya savcı olarak atanabilirler.

b) Aylık, ek gösterge, ödenek, yargı ödeneği, ek ödeme, malî, sosyal hak ve yardımlar ile diğer hakları yönünden emsali adli veya idari yargıya mensup hâkim ve savcılar, bunların dışındaki hak ve yükümlülükler yönünden ise bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihteki mevzuat hükümleri uygulanmaya devam edilmek suretiyle Millî Savunma Bakanlığınca mevcut sınıflarında, Bakanlık veya Genelkurmay Başkanlığının hukuk hizmetleri kadrolarına atanırlar. Bunlardan, emeklilik hakkını elde edenlerden yaş haddinden önce bu görevlerden kendi istekleriyle ayrılacaklara ödenecek tazminata ilişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenir.

Kaldırılan askerî yargı mercilerinde görülmekte olan dosyalardan; kanun yolu incelemesi aşamasında olanlar ilgisine göre Yargıtay veya Danıştaya, diğer dosyalar ise ilgisine göre görevli ve yetkili adli veya idari yargı mercilerine dört ay içinde gönderilir.

F) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte yürürlükte bulunan kanun hükmünde kararnameler, tüzükler, Başbakanlık ve Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılan yönetmelikler ile diğer düzenleyici işlemler yürürlükten kaldırılmadıkça geçerliliğini sürdürür. Yürürlükte bulunan kanun hükmünde kararnameler hakkında 152 nci ve 153 üncü maddelerin uygulanmasına devam olunur.

G) Kanunlar ve diğer mevzuat ile Başbakanlık ve Bakanlar Kuruluna verilen yetkiler, ilgili mevzuatta değişiklik yapılıncaya kadar Cumhurbaşkanı tarafından kullanılır.

H) Anayasanın 67 nci maddesinin son fıkrası hükmü, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra birlikte yapılacak ilk milletvekili genel seçimi ile Cumhurbaşkanlığı seçimi bakımından uygulanmaz.


1 Bu maddenin “A. Genel olarak” şeklindeki kenar başlığı, 16/4/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 6’ncı maddesi ile metinden çıkarılmıştır.

2 Bu maddenin başlığı, “E. Sorumluluk ve sorumsuzluk hali” iken 16/4/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 9’uncu maddesi ile değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

3 Bu maddenin başlığı, “F. Cumhurbaşkanına vekillik etme” iken 16/4/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 10’uncu maddesi ile değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

4 Bu maddenin başlığı, “H. Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinin Cumhurbaşkanınca yenilenmesi” iken 16/4/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 11’inci maddesi ile değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

5 Bu maddenin “III. Olağanüstü yönetim usulleri” ve “A. Olağanüstü haller” şeklindeki kenar başlıkları, 16/4/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 12’nci maddesi ile metinden çıkarılmış; başlığı “1. Tabiî afet ve ağır ekonomik bunalım sebebiyle olağanüstü hal ilânı” iken değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

6 Bu maddenin başlığı, “A. Bütçenin hazırlanması ve uygulanması” iken 16/4/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 15’inci maddesi ile değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

7 Bu maddenin kenar başlığı, “I. Planlama” iken, 12/9/2010 tarihli ve 5982 sayılı Kanunun 23’üncü maddesiyle değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

 

EK 2:

6771 SAYILI KANUN GEREĞİNCE BİRLİKTE YAPILACAK İLK TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ VE CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİNE İLİŞKİN TAKVİMİN BAŞLADIĞI TARİHTE YÜRÜRLÜĞE GİRECEK DEĞİŞİKLİKLER

A. Kuruluşu

MADDE 75- (Değişik: 17/5/1987-3361/2 md.; 23/7/1995-4121/8 md.; 16/4/2017-6771/2 md.)

Türkiye Büyük Millet Meclisi genel oyla seçilen altıyüz milletvekilinden oluşur.

C. Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanının seçim dönemi1

MADDE 77- (Değişik: 21/10/2007-5678/1 md.; 16/4/2017-6771/4 md.)

Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri beş yılda bir aynı günde yapılır.

Süresi biten milletvekili yeniden seçilebilir.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde birinci oylamada gerekli çoğunluğun sağlanamaması halinde 101 inci maddedeki usule göre ikinci oylama yapılır.

I. Cumhurbaşkanı

A. Adaylık ve seçimi2

MADDE 101- (Değişik: 16/4/2017-6771/7 md.)

Cumhurbaşkanı, kırk yaşını doldurmuş, yükseköğrenim yapmış, milletvekili seçilme yeterliliğine sahip Türk vatandaşları arasından, doğrudan halk tarafından seçilir.

Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır. Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir.

Cumhurbaşkanlığına, siyasi parti grupları, en son yapılan genel seçimlerde toplam geçerli oyların tek başına veya birlikte en az yüzde beşini almış olan siyasi partiler ile en az yüzbin seçmen aday gösterebilir.

Cumhurbaşkanı seçilen milletvekilinin Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği sona erer.

Genel oyla yapılacak seçimde, geçerli oyların salt çoğunluğunu alan aday, Cumhurbaşkanı seçilir. İlk oylamada bu çoğunluk sağlanamazsa, bu oylamayı izleyen ikinci pazar günü ikinci oylama yapılır. Bu oylamaya, ilk oylamada en çok oy almış iki aday katılır ve geçerli oyların çoğunluğunu alan aday, Cumhurbaşkanı seçilir.

İkinci oylamaya katılmaya hak kazanan adaylardan birinin herhangi bir nedenle seçime katılmaması halinde; ikinci oylama, boşalan adaylığın birinci oylamadaki sıraya göre ikame edilmesi suretiyle yapılır. İkinci oylamaya tek adayın kalması halinde, bu oylama referandum şeklinde yapılır. Aday, geçerli oyların salt çoğunluğunu aldığı takdirde Cumhurbaşkanı seçilir. Oylamada, adayın geçerli oyların çoğunluğunu alamaması halinde, sadece Cumhurbaşkanı seçimi yenilenir.

Seçimlerin tamamlanamaması halinde, yenisi göreve başlayıncaya kadar mevcut Cumhurbaşkanının görevi devam eder.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin diğer usul ve esaslar kanunla düzenlenir.

B. Seçimi

MADDE 102- (Değişik: 21/10/2007-5678/5 md.) (Mülga: 16/4/2017-6771/16 md.)


1 Bu maddenin başlığı, “C. Türkiye Büyük Millet Meclisinin seçim dönemi” iken 16/4/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 4’üncü maddesi ile değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

2 Bu maddenin başlığı, “A. Nitelikleri ve tarafsızlığı” iken 16/4/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 7’nci maddesi ile değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

TBMM Seçimlerinin Yenilenmesi

0

Anayasa’da dört yılda bir gerçekleştirilmesi öngörülen seçimlerin, TBMM veya Cumhurbaşkanının kararıyla bu süre tamamlanmadan yapılması, yani erkene alınmasıdır. TBMM, istediği zaman ve gerekçeli olarak seçimlerin yenilenmesi kararı alabilir. Cumhurbaşkanının seçimleri yenileyebilmesi Anayasa’da belirtilen şartların gerçekleşmesine bağlıdır.

Buna göre Cumhurbaşkanı;

  • Yeni kurulan Bakanlar Kurulunun güvenoyu alamaması ve 45 gün içinde yeni Bakanlar Kurulu kurulamaması veya kurulduğu hâlde güvenoyu alamaması,
  • TBMM’de yapılan gensoru görüşmeleri sırasında milletvekillerinin veya siyasi parti gruplarının verecekleri gerekçeli güvensizlik önergesi üzerine yapılan oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğuyla Bakanlar Kurulunun düşürülmesi ve 45 gün içinde yeni Bakanlar Kurulu kurulamaması veya kurulduğu hâlde güvenoyu alamaması,
  • Görevi devam ederken Başbakanın TBMM’den güven istemesi ancak güvenoyu alamaması üzerine 45 gün içinde yeni Bakanlar Kurulu kurulamaması veya kurulduğu hâlde güvenoyu alamaması,
  • Başbakanın istifa etmesi üzerine 45 gün içinde Bakanlar Kurulunun kurulamaması,
  • Yeni seçilen TBMM’de Başkanlık Divanı seçiminden sonra 45 gün içinde Bakanlar Kurulunun kurulamaması hâllerinde TBMM Başkanı’na danışarak seçimlerin yenilenmesine karar verebilir (Any. m. 77, 104, 116; İçt. m. 1; 2839 sayılı Kn. m. 8).

Türkiye Büyük Millet Meclisi

0
Anamuhalefet Partisi

İDARİ TEŞKİLAT

1. Kuruluş ve Gelişim

Türkiye Büyük Millet Meclisi İdari Teşkilatı tarafından bugün yürütülmekte olan görevler, Büyük Millet Meclisinin açılış tarihi olan 23.04.1920’den Türkiye Büyük Millet Meclisi Dâhili Nizamnamesi’nin kabul edildiği 02.05.1927 tarihine kadar Meclis-i Mebusan Başkâtipliği tarafından yürütülmüş, bu tarihten itibaren ise Birimin adı Kâtib-i Umumi olarak değiştirilmiştir.

14.06.1934 tarihli ve 2512 sayılı Büyük Millet Meclisi Memurlarının Teşkilat ve Vazifeleri Hakkında Kanun’la bu kez Umumi Kâtiplik olarak düzenlenen Birim, 09.01.1950 tarihli ve 5509 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Memurları Teşkilatı Hakkında Kanun’la, Genel Kâtiplik adı altında yeniden yapılandırılmıştır. 13.10.1983 tarihinde kabul edilen 2919 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreterliği Teşkilat Kanunu’nda ismi Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreterliği olarak belirlenen bu Birim, son olarak 01.12.2011 tarihli ve 6253 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı İdari Teşkilatı Kanunu’yla İdari Teşkilat olarak düzenlenmiştir.

2.Temel İşlev ve Görevleri

Türkiye Büyük Millet Meclisi İdari Teşkilatı, Anayasa ile Türkiye Büyük Millet Meclisine verilmiş bulunan yasama yetkisinin yerine getirilmesinde Başkanlık Divanına, komisyonlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerine her türlü idari ve teknik bilgi ve belge desteğinin sağlanması amacıyla kurulmuştur.

İdari Teşkilatın bu çerçevede yerine getirmekte olduğu başlıca görevler şunlardır:

a) Genel Kurula, Başkanlık Divanına, komisyonlara, siyasi parti gruplarına ve milletvekillerine her türlü bilgi desteği ile idari ve teknik destek sağlamak.

b) Yasama uzmanları marifetiyle kanun tasarı ve teklifleri ile diğer yasama ve denetim belgelerini inceleyerek komisyonlara bilgi vermek, komisyon raporlarının hazırlanmasına yardımcı olmak ve komisyonların görev alanına giren konularla ilgili araştırma ve incelemeler yapmak.

c) Milletvekilleri için talepleri doğrultusunda kanun teklifi taslağı hazırlamak.

ç) Tutanak, çözümleme ve basım hizmetlerini yürütmek.

d) Komisyonların ve milletvekillerinin her türlü yayın, belge ve bilgi ihtiyacını karşılamak.

e) Cumhurbaşkanının Anayasada belirtilen yasama ile ilgili görevlerinin yerine getirilmesinde ve yetkilerinin kullanılmasında Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ile eş güdümü sağlamak.

f) TBMM’nin çalışmaları ile ilgili olarak Başbakanlık ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarıyla eş güdümü sağlamak.

g) TBMM’nin ve İdari Teşkilatın uluslararası kuruluşlarla ilişkilerini ve uluslararası etkinliklerle ilgili iş ve işlemlerini yürütmek.

ğ) TBMM’nin basın ve halkla ilişkiler hizmetlerini yerine getirmek ve TBMM faaliyetlerini çeşitli vasıtalarla kamuoyuna duyurmak.

h) TBMM yönetiminde bulunan saray, köşk ve kasırlar ile bunlara bağlı taşınır ve taşınmaz kültür varlıklarının tespitini, tasnifini, periyodik bakımını, muhafazasını, restorasyonunu ve tanıtımını yapmak.

ı) Evrak ve arşiv hizmetlerini yerine getirmek.

i) TBMM Başkanlığınca ve mevzuatla İdari Teşkilata verilen diğer görevleri yerine getirmek.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreteri, İdari Teşkilatın üst yöneticisi olup Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanına karşı sorumludur. Genel Sekreter, İdari Teşkilatın görevlerini mevzuata, İdari Teşkilatın amaç ve politikaları ile stratejik planına uygun olarak düzenler, yürütür ve hizmet birimleri arasında eş güdümü sağlar.

3.Organizasyon

Türkiye Büyük Millet Meclisi İdari Teşkilatı, doğrudan TBMM Başkanına ve Genel Sekretere bağlı birimler ile Yasama ve Denetim Hizmetlerinden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısına; İdari, Mali ve Teknik Hizmetlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısına; Bilgi ve Bilişim Hizmetlerinden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısına ve Milli Saraylardan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısına bağlı birimlerden meydana gelir.

Özel Kalem Müdürlüğü, TBMM Başkan başmüşavirleri, TBMM Başkan müşavirleri ve Hukuk Hizmetleri Başkanlığı görev yönünden TBMM Başkanına, idari yönden ise Genel Sekretere bağlıdır. Dış İlişkiler ve Protokol Başkanlığı, Strateji Geliştirme Başkanlığı, müşavirler ve iç denetçiler ise doğrudan Genel Sekretere bağlı olarak çalışmaktadır.

ARABULUCULUK KANUNU

0

HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK KANUNU

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam ve Tanımlar

Amaç ve kapsam

MADDE 1 – (1) Bu Kanunun amacı, hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yoluyla çözümlenmesinde uygulanacak usul ve esasları düzenlemektir.

(2) Bu Kanun, yabancılık unsuru taşıyanlar da dâhil olmak üzere, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarının çözümlenmesinde uygulanır. Şu kadar ki, aile içi şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli değildir.

Tanımlar

MADDE 2 – (1) Bu Kanunun uygulanmasında;

a) Arabulucu: Arabuluculuk faaliyetini yürüten ve Bakanlıkça düzenlenen arabulucular siciline kaydedilmiş bulunan gerçek kişiyi,

b) Arabuluculuk: Sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ve ihtiyarî olarak yürütülen uyuşmazlık çözüm yöntemini,

c) Bakanlık: Adalet Bakanlığını,

ç) Daire Başkanlığı: Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde oluşturulacak Arabuluculuk Daire Başkanlığını,

d) Genel Müdürlük: Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünü,

e) Kurul: Arabuluculuk Kurulunu,

f) Sicil: Arabulucular sicilini,

ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜM

Arabuluculuğa İlişkin Temel İlkeler

İradi olma ve eşitlik

MADDE 3 – (1) Taraflar, arabulucuya başvurmak, süreci devam ettirmek, sonuçlandırmak veya bu süreçten vazgeçmek konusunda serbesttirler.

(2) Taraflar, gerek arabulucuya başvururken gerekse tüm süreç boyunca eşit haklara sahiptirler.

Gizlilik

MADDE 4 – (1) Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça arabulucu, arabuluculuk faaliyeti çerçevesinde kendisine sunulan veya diğer bir şekilde elde ettiği bilgi ve belgeler ile diğer kayıtları gizli tutmakla yükümlüdür.

(2) Aksi kararlaştırılmadıkça taraflar da bu konudaki gizliliğe uymak zorundadırlar.

Beyan veya belgelerin kullanılamaması

MADDE 5 – (1) Taraflar, arabulucu veya arabuluculuğa katılanlar da dâhil üçüncü bir kişi, uyuşmazlıkla ilgili olarak hukuk davası açıldığında yahut tahkim yoluna başvurulduğunda, aşağıdaki beyan veya belgeleri delil olarak ileri süremez ve bunlar hakkında tanıklık yapamaz:

a) Taraflarca yapılan arabuluculuk daveti veya bir tarafın arabuluculuk faaliyetine katılma isteği.

b) Uyuşmazlığın arabuluculuk yolu ile sona erdirilmesi için taraflarca ileri sürülen görüşler ve teklifler.

c) Arabuluculuk faaliyeti esnasında, taraflarca ileri sürülen öneriler veya herhangi bir vakıa veya iddianın kabulü.

ç) Sadece arabuluculuk faaliyeti dolayısıyla hazırlanan belgeler.

(2) Birinci fıkra hükmü, beyan veya belgenin şekline bakılmaksızın uygulanır.

(3) Birinci fıkrada belirtilen bilgilerin açıklanması mahkeme, hakem veya herhangi bir idari makam tarafından istenemez. Bu beyan veya belgeler, birinci fıkrada öngörülenin aksine, delil olarak sunulmuş olsa dahi hükme esas alınamaz. Ancak, söz konusu bilgiler bir kanun hükmü tarafından emredildiği veya arabuluculuk süreci sonunda varılan anlaşmanın uygulanması ve icrası için gerekli olduğu ölçüde açıklanabilir.

(4) Yukarıdaki fıkralar, arabuluculuğun konusuyla ilgili olup olmadığına bakılmaksızın, hukuk davası ve tahkimde uygulanır.

(5) Birinci fıkrada belirtilen sınırlamalar saklı kalmak koşuluyla, hukuk davası ve tahkimde ileri sürülebilen deliller, sadece arabuluculukta sunulmaları sebebiyle kabul edilemeyecek deliller haline gelmez.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Arabulucuların Hak ve Yükümlülükleri

Unvanın kullanılması

MADDE 6 – (1) Sicile kayıtlı olan arabulucular, arabulucu unvanını ve bu unvanın sağladığı yetkileri kullanma hakkına sahiptirler.

(2) Arabulucu, arabuluculuk faaliyeti sırasında bu unvanını belirtmek zorundadır.

Ücret ve masrafların istenmesi

MADDE 7 – (1) Arabulucu yapmış olduğu faaliyet karşılığı ücret ve masrafları isteme hakkına sahiptir. Arabulucu, ücret ve masraflar için avans da talep edebilir.

(2) Aksi kararlaştırılmadıkça arabulucunun ücreti, faaliyetin sona erdiği tarihte yürürlükte bulunan Arabulucu Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenir ve ücret ile masraf taraflarca eşit olarak karşılanır.

(3) Arabulucu, arabuluculuk sürecine ilişkin olarak belirli kişiler için aracılık yapma veya belirli kişileri tavsiye etmenin karşılığı olarak ücret alamaz. Bu yasağa aykırı işlemler batıldır.

Taraflarla görüşme ve iletişim kurulması

MADDE 8 – (1) Arabulucu, tarafların her biri ile ayrı ayrı veya birlikte görüşebilir ve iletişim kurabilir. Taraflar bu görüşmelere vekilleri aracılığıyla da katılabilirler.

Görevin özenle ve tarafsız biçimde yerine getirilmesi

MADDE 9 – (1) Arabulucu görevini özenle, tarafsız bir biçimde ve şahsen yerine getirir.

(2) Arabulucu olarak görevlendirilen kimse, tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektirecek önemli hâl ve şartların varlığı hâlinde, bu hususta tarafları bilgilendirmekle yükümlüdür. Bu açıklamaya rağmen taraflar, arabulucudan birlikte talep ederlerse, arabulucu bu görevi üstlenebilir yahut üstlenmiş olduğu görevi sürdürebilir.

(3) Arabulucu, taraflar arasında eşitliği gözetmekle yükümlüdür.

(4) Arabulucu, bu sıfatla görev yaptığı uyuşmazlıkla ilgili olarak açılan davada, daha sonra taraflardan birinin avukatı olarak görev üstlenemez.

Reklam yasağı

MADDE 10 – (1) Arabulucuların iş elde etmek için reklam sayılabilecek her türlü teşebbüs ve harekette bulunmaları ve özellikle tabelalarında ve basılı kâğıtlarında arabulucu, avukat ve akademik unvanlarından başka sıfat kullanmaları yasaktır.

Tarafların aydınlatılması

MADDE 11 – (1) Arabulucu, arabuluculuk faaliyetinin başında, tarafları arabuluculuğun esasları, süreci ve sonuçları hakkında gerektiği gibi aydınlatmakla yükümlüdür.

Aidat ödenmesi

MADDE 12 – (1) Arabuluculardan sicile kayıtlarında giriş aidatı ve her yıl için yıllık aidat alınır.

(2) Giriş aidatı ve yıllık aidatlar genel bütçeye gelir kaydedilir.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Arabuluculuk Faaliyeti

Arabulucuya başvuru

MADDE 13 – (1) Taraflar dava açılmadan önce veya davanın görülmesi sırasında arabulucuya başvurma konusunda anlaşabilirler. Mahkeme de tarafları arabulucuya başvurmak konusunda aydınlatıp, teşvik edebilir.

(2) Aksi kararlaştırılmadıkça taraflardan birinin arabulucuya başvuru teklifine otuz gün içinde olumlu cevap verilmez ise bu teklif reddedilmiş sayılır.

Arabulucunun seçilmesi

MADDE 14 – (1) Başkaca bir usul kararlaştırılmadıkça arabulucu veya arabulucular taraflarca seçilir.

Arabuluculuk faaliyetinin yürütülmesi

MADDE 15 – (1) Arabulucu, seçildikten sonra tarafları en kısa sürede ilk toplantıya davet eder.

(2) Taraflar, emredici hukuk kurallarına aykırı olmamak kaydıyla arabuluculuk usulünü serbestçe kararlaştırabilirler.

(3) Taraflarca kararlaştırılmamışsa arabulucu; uyuşmazlığın niteliğini, tarafların isteklerini ve uyuşmazlığın hızlı bir şekilde çözümlenmesi için gereken usul ve esasları göz önüne alarak arabuluculuk faaliyetini yürütür.

(4) Niteliği gereği yargısal bir yetkinin kullanımı olarak sadece hâkim tarafından yapılabilecek işlemler arabulucu tarafından yapılamaz.

(5) Dava açıldıktan sonra tarafların birlikte arabulucuya başvuracaklarını beyan etmeleri hâlinde yargılama, mahkemece üç ayı geçmemek üzere ertelenir. Bu süre, tarafların birlikte başvurusu üzerine üç aya kadar uzatılabilir.

(6) Taraflar arabuluculuk müzakerelerine bizzat veya vekilleri aracılığıyla katılabilirler.

Arabuluculuk sürecinin başlaması ve sürelere etkisi

MADDE 16 – (1) Arabuluculuk süreci, dava açılmadan önce arabulucuya başvuru hâlinde, tarafların ilk toplantıya davet edilmeleri ve taraflarla arabulucu arasında sürecin devam ettirilmesi konusunda anlaşmaya varılıp bu durumun bir tutanakla belgelendirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Dava açılmasından sonra arabulucuya başvuru hâlinde ise bu süreç, mahkemenin tarafları arabuluculuğa davetinin taraflarca kabul edilmesi veya tarafların arabulucuya başvurma konusunda anlaşmaya vardıklarını duruşma dışında mahkemeye yazılı olarak beyan ettikleri ya da duruşmada bu beyanlarının tutanağa geçirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

(2) Arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz.

Arabuluculuğun sona ermesi

MADDE 17 – (1) Aşağıda belirtilen hâllerde arabuluculuk faaliyeti sona erer:

a) Tarafların anlaşmaya varması.

b) Taraflara danışıldıktan sonra arabuluculuk için daha fazla çaba sarf edilmesinin gereksiz olduğunun arabulucu tarafından tespit edilmesi.

c) Taraflardan birinin karşı tarafa veya arabulucuya, arabuluculuk faaliyetinden çekildiğini bildirmesi.

ç) Tarafların anlaşarak arabuluculuk faaliyetini sona erdirmesi.

d) Uyuşmazlığın arabuluculuğa elverişli olmadığının veya 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince uzlaşma kapsamına girmeyen bir suçla ilgili olduğunun tespit edilmesi.

(2) Arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaştıkları, anlaşamadıkları veya arabuluculuk faaliyetinin nasıl sonuçlandığı bir tutanak ile belgelendirilir. Arabulucu tarafından düzenlenecek bu belge, arabulucu, taraflar veya vekillerince imzalanır. Belge taraflar veya vekillerince imzalanmazsa, sebebi belirtilmek suretiyle sadece arabulucu tarafından imzalanır.

(3) Arabuluculuk faaliyeti sonunda düzenlenen tutanağa, faaliyetin sonuçlanması dışında hangi hususların yazılacağına taraflar karar verir. Arabulucu, bu tutanak ve sonuçları konusunda taraflara gerekli açıklamaları yapar.

(4) Arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi hâlinde, arabulucu, bu faaliyete ilişkin kendisine yapılan bildirimi, tevdi edilen ve elinde bulunan belgeleri, ikinci fıkraya göre düzenlenen tutanağı beş yıl süre ile saklamak zorundadır. Arabulucu, arabuluculuk faaliyeti sonunda düzenlediği son tutanağın bir örneğini arabuluculuk faaliyetinin sona ermesinden itibaren bir ay içinde Genel Müdürlüğe gönderir.

Tarafların anlaşması

MADDE 18 – (1) Arabuluculuk faaliyeti sonunda varılan anlaşmanın kapsamı taraflarca belirlenir; anlaşma belgesi düzenlenmesi hâlinde bu belge taraflar ve arabulucu tarafından imzalanır.

(2) Taraflar arabuluculuk faaliyeti sonunda bir anlaşmaya varırlarsa, bu anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesini talep edebilirler. Dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuşsa, anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesi, asıl uyuşmazlık hakkındaki görev ve yetki kurallarına göre belirlenecek olan mahkemeden talep edilebilir. Davanın görülmesi sırasında arabuluculuğa başvurulması durumunda ise anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesi, davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilir. Bu şerhi içeren anlaşma, ilam niteliğinde belge sayılır.

(3) İcra edilebilirlik şerhinin verilmesi, çekişmesiz yargı işidir ve buna ilişkin inceleme dosya üzerinden de yapılabilir. Ancak arabuluculuğa elverişli olan aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda inceleme duruşmalı olarak yapılır. Bu incelemenin kapsamı anlaşmanın içeriğinin arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığı hususlarıyla sınırlıdır. Anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi verilmesi için mahkemeye yapılacak olan başvuru ile bunun üzerine verilecek kararlara karşı ilgili tarafından istinaf yoluna gidilmesi hâlinde, maktu harç alınır. Taraflar anlaşma belgesini icra edilebilirlik şerhi verdirmeden başka bir resmî işlemde kullanmak isterlerse, damga vergisi de maktu olarak alınır.

BEŞİNCİ BÖLÜM

Arabulucular Sicili

Arabulucular sicilinin tutulması

MADDE 19 – (1) Daire Başkanlığı, özel hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuk yapma yetkisini kazanmış kişilerin sicilini tutar. Bu sicilde yer alan kişilere ilişkin bilgiler, Daire Başkanlığı tarafından elektronik ortamda da duyurulur.

(2) Arabulucular sicilinin tutulmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikle düzenlenir.

Arabulucular siciline kayıt şartları

MADDE 20 – (1) Sicile kayıt, ilgilinin Daire Başkanlığına yazılı olarak başvurması üzerine yapılır.

(2) Arabulucular siciline kaydedilebilmek için;

a) Türk vatandaşı olmak,

b) Mesleğinde en az beş yıllık kıdeme sahip hukuk fakültesi mezunu olmak,

c) Tam ehliyetli olmak,

ç) Kasten işlenmiş bir suçtan mahkûm olmamak,

d) Arabuluculuk eğitimini tamamlamak ve Bakanlıkça yapılan yazılı ve uygulamalı sınavda başarılı olmak,

gerekir.

(3) Arabulucu, sicile kayıt tarihinden itibaren faaliyetine başlayabilir.

Arabulucular sicilinden silinme

MADDE 21 – (1) Daire Başkanlığı, arabuluculuk için aranan koşulları taşımadığı hâlde sicile kaydedilen veya daha sonra bu koşulları kaybeden arabulucunun kaydını siler.

(2) Daire Başkanlığı, bu Kanunun öngördüğü yükümlülükleri yerine getirmediğini tespit ettiği arabulucuyu yazılı olarak uyarır; bu uyarıya uyulmaması hâlinde arabulucunun savunmasını aldıktan sonra, gerekirse adının sicilden silinmesini Kuruldan talep eder.

(3) Arabulucu, arabulucular sicilinden kaydının silinmesini her zaman isteyebilir.

ALTINCI BÖLÜM

Arabuluculuk Eğitimi ve Eğitim Kuruluşları

Arabuluculuk eğitimi

MADDE 22 – (1) Arabuluculuk eğitimi, hukuk fakültesinin tamamlanmasından sonra alınan, arabuluculuk faaliyetinin yürütülmesiyle ilgili temel bilgileri, iletişim teknikleri, müzakere ve uyuşmazlık çözüm yöntemleri ve davranış psikolojisi ile yönetmelikte gösterilecek olan diğer teorik ve pratik bilgileri içeren eğitimi ifade eder.

Eğitim kuruluşlarına izin verilmesi

MADDE 23 – (1) Arabuluculuk eğitimi, bünyesinde hukuk fakültesi bulunan üniversitelerin hukuk fakülteleri, Türkiye Barolar Birliği ve Türkiye Adalet Akademisi tarafından verilir. Bu kuruluşlar Bakanlıktan izin alarak eğitim verebilirler. İzin verilen eğitim kuruluşlarının listesi elektronik ortamda yayımlanır.

(2) İzin için yazılı olarak başvurulur. Bu başvuruda eğitim programı, eğiticilerin sayısı ve uzmanlıkları ile eğitim kuruluşu veya eğitim programının finansman kaynakları hakkında gerekçeli bilgi verilir.

(3) Başvuruda sunulan belgelere dayalı olarak, eğitimin amacına ulaşacağı ve eğitim kuruluşlarında eğitim faaliyetinin devamlılığının sağlanacağı tespit edilirse, ilgili eğitim kuruluşuna en çok üç yıl için geçerli olmak üzere izin verilir.

İzin süresinin uzatılması

MADDE 24 – (1) Sicile kayıtlı olan bir eğitim kuruluşu kayıt süresinin bitiminden en erken bir yıl ve en geç üç ay önce, sicildeki kaydının geçerlilik süresinin uzatılmasını yazılı olarak talep edebilir. Eğitim kuruluşunun 26 ncı maddeye göre sunduğu raporlardan, arabuluculuk eğitiminin başarılı şekilde devam ettiğinin anlaşıldığı ve 27 nci maddede belirtilen sebeplerin bulunmadığı hâllerde, verilmiş bulunan iznin geçerlilik süresi her defasında üç yıl uzatılabilir. Eğitim kuruluşu, süresi içinde yaptığı başvuru hakkında karar verilinceye kadar listede kayıtlı kalır.

Arabuluculuk yetki belgesi

MADDE 25 – (1) Eğitim kuruluşları, eğitimlerini başarıyla tamamlayan kişilere arabuluculuk eğitimini tamamladıklarına dair bir belge verir.

Daire Başkanlığına bilgi verme yükümlülüğü

MADDE 26 – (1) Eğitim kuruluşları, her yıl ocak ayında bir önceki yıl içinde gerçekleştirdikleri eğitim faaliyetinin kapsamı, içeriği ve başarısı konusunda Daire Başkanlığına bir rapor sunar.

Eğitim kuruluşuna verilen iznin iptali

MADDE 27 – (1) Aşağıdaki hâllerde eğitim kuruluşuna verilmiş olan izin, Bakanlığın talebi üzerine Kurul tarafından iptal edilir:

a) İzin verilebilmesi için aranan şartlardan birinin ortadan kalkmış veya mevcut olmadığının tespit edilmiş olması.

b) Eğitimin yeterli şekilde verilememesi.

c) Arabuluculuk yetki belgelerinin düzenlenmesinde sahtecilik veya önemli hatalar yapılması.

ç) 26 ncı maddedeki rapor verme yükümlülüğünün yapılan ihtara rağmen yerine getirilmemesi.

d) Eğitim faaliyetinin devamlılığının sağlanmadığının tespit edilmesi.

YEDİNCİ BÖLÜM

Kuruluş ve Görevler

Kuruluş ve teşkilat

MADDE 28 – (1) Bu Kanunda belirtilen görevleri yerine getirmek üzere, Genel Müdürlük bünyesinde Daire Başkanlığı kurulur.

(2) Arabuluculuk hizmetlerine ilişkin olarak bu Kanunda belirtilen görevleri yerine getirmek üzere, Bakanlık bünyesinde Arabuluculuk Kurulu oluşturulur.

Daire Başkanlığı

MADDE 29 – (1) Daire Başkanlığı, bir daire başkanı, yeteri kadar tetkik hâkimi ve diğer personelden oluşur.

Daire Başkanlığının görevleri

MADDE 30 – (1) Daire Başkanlığının görevleri şunlardır:

a) Arabuluculuk hizmetlerinin düzenli ve verimli olarak yürütülmesini sağlamak.

b) Arabuluculukla ilgili yayın yapmak, bu konudaki bilimsel çalışmaları teşvik etmek ve desteklemek.

c) Kurulun çalışması ile ilgili her türlü karar ve işlemi yürütmek ve görevleri ile ilgili bakanlık, diğer kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan vakıf ve dernekler ile uygun görülen gönüllü gerçek ve tüzel kişilerle işbirliği yapmak.

ç) Arabuluculuk kurumunun tanıtımını yapmak, bu konuda kamuoyunu bilgilendirmek, ulusal ve uluslararası kongre, sempozyum ve seminer gibi bilimsel organizasyonları düzenlemek veya desteklemek.

d) Ülke genelinde arabuluculuk uygulamalarını izlemek, ilgili istatistikleri tutmak ve yayımlamak.

e) Arabuluculuk eğitimi verecek kuruluşlar tarafından bu amaçla yapılan başvuru ile sicildeki kaydın geçerlilik süresinin uzatılması talebinin karara bağlanmasını Bakanlığın onayına sunmak, arabuluculuk eğitimi verecek eğitim kuruluşlarını listelemek ve elektronik ortamda yayımlamak.

f) Arabulucu sicilini tutmak, sicile kayıt taleplerini karara bağlamak, 21 inci maddenin birinci ve üçüncü fıkraları kapsamında arabulucunun sicilden silinmesine karar vermek ve bu sicilde yer alan kişilere ilişkin bilgileri elektronik ortamda duyurmak.

g) Arabulucular tarafından arabuluculuk faaliyeti sonunda düzenlenen son tutanakların kayıtlarını tutmak ve birer örneklerini saklamak.

ğ) Görev alanına giren kanun ve düzenleyici işlemler hakkında inceleme ve araştırma yaparak Genel Müdürlüğe öneride bulunmak.

h) Yıllık faaliyet raporunu ve izleyen yıl faaliyet planını hazırlayarak Kurulun bilgisine sunmak.

ı) Yıllık Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesini hazırlamak.

Kurul

MADDE 31 – (1) Kurul aşağıdaki üyelerden oluşur:

a) Hukuk İşleri Genel Müdürü.

b) Daire Başkanı.

c) Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından hukuk mahkemelerinde görev yapmakta olan birinci sınıfa ayrılmış hâkimler arasından seçilecek iki hâkim.

ç) Türkiye Barolar Birliğinden üç temsilci.

d) Türkiye Noterler Birliğinden bir temsilci.

e) Yükseköğretim Kurulu tarafından seçilen özel hukuk alanından bir öğretim üyesi.

f) Adalet Bakanı tarafından seçilecek üç arabulucu.

g) Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinden bir temsilci.

ğ) Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonundan bir temsilci.

h) Türkiye Adalet Akademisi Eğitim Merkezi Müdürü.

(2) Başkan ihtiyaca göre Kurul toplantılarına uzman kişileri çağırabilir.

(3) Kurul başkanı Genel Müdürdür. Genel Müdürün bulunmadığı toplantılarda Başkanlık görevi Daire Başkanı tarafından yerine getirilir.

(4) Kurul, mart ve eylül aylarında olmak üzere yılda en az iki kez toplanır. Ayrıca, Başkanın veya en az beş üyenin talebiyle Kurul her zaman toplantıya çağrılabilir.

(5) Kurul üye tam sayısının salt çoğunluğu ile karar alır. Mazeretsiz olarak art arda iki toplantıya katılmayan üyenin üyeliği düşer.

(6) Kurulun Bakanlık dışından görevlendirilen üyelerinin görev süresi üç yıldır. Görev süresi dolan üyeler yeniden görevlendirilebilir.

(7) Başka yerden katılan Kurul üyelerinin gündelik, yol gideri, konaklama ve diğer zorunlu giderleri 10/2/1954 tarihli ve 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümlerine göre Bakanlıkça karşılanır.

(8) Kurulun çalışma usul ve esasları yönetmelikle düzenlenir.

Kurulun görevleri

MADDE 32 – (1) Kurulun görevleri şunlardır:

a) Arabuluculuk hizmetlerine ilişkin temel ilkeler ile arabuluculuk meslek kurallarını belirlemek.

b) Arabuluculuk eğitimine ve bu eğitimin sonunda yapılacak olan sınava ilişkin temel ilke ve standartları tespit etmek.

c) Arabulucuların denetimine ilişkin kuralları belirlemek.

ç) Bu Kanuna göre çıkarılması gereken ve Genel Müdürlük tarafından hazırlanan yönetmelik taslaklarına, gerekirse değişiklik yaparak son şeklini vermek.

d) Eğitim kuruluşlarının eğitim izinlerini iptal etmek.

e) 21 inci maddenin ikinci fıkrası kapsamında arabulucunun sicilden silinmesine karar vermek.

f) Arabulucuların ödeyecekleri sicile kayıt aidatını ve yıllık aidatları tespit etmek.

g) Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesini gerekiyorsa değişiklik yapmak suretiyle onaylamak.

ğ) Daire Başkanlığı tarafından yürütülecek faaliyetlerin etkinliğini artırmak üzere tavsiyelerde bulunmak.

h) Daire Başkanlığının yıllık faaliyet raporu ve plânı hakkında görüş bildirmek.

ı) Daire Başkanlığının faaliyet planında yer alan konularla ilgili kurum ve kuruluşların uygulamaya sağlayabileceği katkıları belirlemek.

SEKİZİNCİ BÖLÜM

Ceza Hükümleri

Gizliliğin ihlali

MADDE 33 – (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesindeki yükümlülüğe aykırı hareket ederek bir kişinin hukuken korunan menfaatinin zarar görmesine neden olan kişi altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Bu suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır.

DOKUZUNCU BÖLÜM

Son ve Geçici Hükümler

Kadrolar

MADDE 34 – (1) Ekli (1) ve (2) sayılı listelerde yer alan kadrolar ihdas edilerek 13/12/1983 tarihli ve 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (I) ve (II) sayılı cetvellerin Adalet Bakanlığına ait bölümlerine eklenmiştir.

Değiştirilen hükümler

MADDE 35 – (1) 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine “Hakemlik” ibaresinden sonra gelmek üzere “arabuluculuk,” ibaresi eklenmiştir.

(2) 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun;

a) 137 nci maddesinin birinci fıkrasına “sulhe” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya arabuluculuğa” ibaresi,

b) 140 ıncı maddesinin ikinci fıkrasına “sulhe” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya arabuluculuğa”, üçüncü fıkrasına “sulh” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya arabuluculuk” ibaresi,

c) 320 nci maddesinin ikinci fıkrasına “tarafları sulhe” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya arabuluculuğa” ibaresi,

eklenmiştir.

Yönetmelikler

MADDE 36 – (1) Arabuluculuk eğitimi verecek kuruluşların denetlenmesi ile eğitimin süresi, içeriği ve standartları, yapılacak olan yazılı ve uygulamalı sınavın ilke ve kurallarının belirlenmesi, arabulucular sicilinin düzenlenmesi ve arabulucularda aranacak koşullar, arabulucuların denetlenmesi ve izlenmesi ile bu Kanunun uygulanmasını gösteren diğer hususlar, Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle düzenlenir.

GEÇİCİ MADDE 1 – (1) Bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren iki ay içinde kuruluş ve teşkilatlanma tamamlanır.

(2) Bu Kanunun 31 inci maddesinde öngörülen kurum ve kuruluşlar, Kurulda görev yapacak temsilcileri Kanunun yayımı tarihinden itibaren iki ay içinde Genel Müdürlüğe bildirirler. İlk üç yıl için Adalet Bakanı tarafından seçilecek üç arabulucu yerine 31 inci maddenin birinci fıkrasının (ç), (g) ve (ğ) bentlerindeki kurumlar birer fazla temsilci bildirirler.

(3) Arabulucu yerine ilgili kurumlardan bildirilen temsilcilerin Kuruldaki görev süresi bir yıldır. Adalet Bakanlığı tarafından bu sürenin sonunda seçilecek üç arabulucu ismi Kurula bildirilir. Bu şekilde seçimi yapılan arabulucular yerlerine atandıkları Kurul üyelerinin görev sürelerini tamamlarlar.

(4) Birinci fıkrada belirtilen kuruluş ve teşkilatlanmanın tamamlanmasından itibaren üç ay içinde Kurul toplanır. Kurulun ilk toplantı tarihi, Kurul üyeleri bakımından üç yıllık görev süresinin başlangıcı olarak kabul edilir.

GEÇİCİ MADDE 2 – (1) Bu Kanunda öngörülen yönetmelikler, Kurulun ilk toplantısından itibaren üç ay içinde çıkarılır.

Yürürlük

MADDE 37 – (1) Bu Kanunun;

a) 28 ilâ 32 nci maddeleri ile geçici maddeleri yayımı tarihinde,

b) Diğer hükümleri ise yayımı tarihinden bir yıl sonra,

yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 38 – (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

Dava Hakkı

0

Bireyler arasında, özel hukuk tüzel kişileri arasında yada bunlarla devlet organları arsında ortaya çıkması muhtemel her türlü hukuki sorunun yetki ve bağımsız yargı mercileri tarafından görülmesi garantisi veren Anayasal bir haktır.

Yasaların önceden öngördüğü usul ve esaslara uygun olmak koşuluyla her türlü konu dava konusu edilebilir. Hak arama yolları konusunda zamanında yaptıkları başvurulardan ve açtıkları davalardan sonra yurttaşlara ek külfet getirmek anayasada güvence altına alınan hak arama özgürlüğüne aykırıdır. Görevsiz bir merci yada mahkemeye dahi olsa başvuruda bulunan yurttaşın davası ve müracaatı ilgili merci, makam ve mahkemeye intikal ettirilerek çözümlenmeli ve karara bağlanmalıdır.

Hukuk kültürünün yaygınlaşması ve hakkın teslimi bağlamında yerleşik uygulamaların oluşması dava hakkının doğru ve yerinde kullanımına bağlıdır.

Savunma Hakkı

0

Her birey adil yargılanma ve her türlü iddiaya karşı gerektiğinde vekil ile temsil edilmek suretiyle savunma hakkına sahiptir.

Evrensel bir hak olan savunma hakkı adil yargılanma hakkından ayrı düşünülemez. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Mahkemesinin yargılama yetkisi ile korunma şemsiyesi altına alınmış olan savunma hakkı temel bir insan hakkı olması yanında yaşayan bir sorundur.

Hak arama özgürlüğünün bireyler tarafından sıkı sıkıya takip edilmesi bu hakkın ihlalindeki sorunları da azaltacaktır.

Hak arama yolları konusunda yurttaşlara zamanında yapılmış başvurulardan sonra ek külfet getirmek anayasada güvence altına alınan hak arama özgürlüğüne aykırıdır.

Çocuklara karşı nafaka mükellefiyetine uygulanacak Kanuna dair Sözleşme

0

Çocuklara karşı nafaka mükellefiyetine uygulanacak Kanuna dair Sözleşme, 24 Ekim 1956 tarihinde La Haye’de kabul edilmiştir.

Türkiye sözleşmeyi 10 Haziran 1970 tarihinde imzalamış ve Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 9 Eylül 1971 tarihinde kabul edilmiştir. Sözleşmenin onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun Resmî Gazetenin 17 Eylül 1971 tarihli ve 13959 sayılı nüshasında yayınlanmıştır.

Çocuklara karşı nafaka mükellefiyetine uygulanacak Kanuna dair Sözleşme

İşbu Sözleşmeyi imzalayan Devletler,

Çocuklara karşı nafaka yükümlülüğüne uygulanacak kanunla ilgili müşterek hükümler tesis etmek ve,

Bu hükümlerle 24 Ekim 1956 tarihli, Çocuklara Karşı Nafaka Yükümlülüğüne Uygulanacak Kanuna Dair Sözleşme hükümleri arasında ahenk sağlamak arzusunu taşıyarak,

Bu maksatla bir Sözleşme akdetmeyi kararlaştırmışlar ve aşağıdaki hükümlerde mutabık kalmışlardır:

İşbu Sözleşmeyi imza eden devletler:

Çocuklara karşı nafaka mükellefiyetine uygulanacak kanun hakkında müşterek hükümler vazetmek arzusuyla bu mevzuda bir Sözleşme akdine karar vermişler ve aşağıdaki hükümler üzerinde mutabakata varmışlardır:

Madde 1

Çocuğun kimden ve ne nispetle nafaka talep edeceğini, çocuğun mutat meskeninin bulunduğu yer kanunu tespit eder.

Çocuğun mutat meskeninin değişmesi halinde, bu değişmenin vukuundan itibaren yeni mutat meskeninin bulunduğu yer kanunu tatbik olunacaktır.

Bahis konusu kanun, nafaka davasının kimin tarafından açılabileceği ve dava açma süresi hususlarını da düzenler.

“Çocuk” tabirinden, bu Sözleşme mucibince, nesebi sahih, nesebi gayrisahih veya evlat edinilmiş evli olmayan ve 21 yaşını doldurmamış bütün çocuklar anlaşılır.

Madde 2

Birinci madde hükümleri dışında, Akid Devletlerden her biri aşağıdaki hallerde kendi kanununun tatbik olunduğunu ilan edebilir.

a) Müracaat bu devletin bir merciine yapılmışsa,
b) Kendisinden nafaka istenen ve çocuk bu Devlet vatandaşı ise,
c) Kendisinden nafaka istenilen şahsın mutat meskeni bu Devlette bulunmakta ise,

Madde 3

Yukarıdaki hükümlerin aksine olarak, çocuğun mutat meskeninin bulunduğu mahal kanununun, çocuğa nafaka konusunda herhangi bir hak tanınmaması halinde, müracaat edilen makamın uyuşmazlıkla ilgili milli mevzuatının gösterdiği kanun uygulanır.

Madde 4

Bu Sözleşme ile uygulanacağı beyan edilen kanun, ancak tatbikatının müracaat edilen makamın bağlı bulunduğu devletin kamu düzeni ile açıkça kabili telif olmaması halinde bertaraf edebilir.

Madde 5

İşbu Sözleşme civar hısımları arasındaki nafaka ile ilgili münasebetlere uygulanmaz.

Bu Sözleşme, sadece nafaka mükellefiyetleri ile ilgili kanun ihtilaflarını halleder. İşbu Sözleşmenin tatbikatı sonucu alınmış olan kararlar, nesebe ve alacaklı ile borçlu arasındaki ailevi münasebetlere mütaallik olmayacaktır.

Madde 6

İşbu Sözleşme sadece, birinci maddede zikredilen kanunun, Akid Taraflardan birinin kanunu olması hallerinde uygulanır.

Madde 7

İşbu Sözleşme La Haye Devletler Hususi Hukuku Konferansının 8 inci oturumunda temsil edilen ülkelerin imzasına açıktır.

Sözleşme tasdik edilecek ve tasdik belgeleri Hollanda Dışişleri Bakanlığına tevdi olunacaktır.

Tevdi olunan her tasdik belgesi için bir zabıt tanzim edilecek ve bu zaptın tasdikli bir örneği diplomatik bir yolla sözleşmeyi imzalayan devletlere gönderilecektir.

Madde 8

İşbu Sözleşme, 7 inci maddenin 2 nci fıkrasında öngörülen, 4 üncü tasdik belgesinin tevdiini takip eden 60 ncı gün yürürlüğe girecektir.

Bilahare tasdik edilen her devlet için Sözleşme, tasdik belgesinin tevdi tarihini takip eden 60 ncı gün yürürlüğe girecektir.

Madde 9

İşbu Sözleşme Akid Devletlerin anavatan topraklarına bihakkın uygulanır.

Bir Akid Devlet, bu sözleşmenin diğer bütün deniz aşırı topraklarından veya milletlerarası kendisi tarafından tedvir edilen diğer mümasil denizaşırı topraklar da yürürlüğe girmesini arzu ederse, bu husustaki niyetini bir belge ile Hollanda Dışişleri Bakanlığına tebliğ edecektir. Mezkur bakanlık da, her Akid Devlete diplomatik yolla bu tebligatın tasdikli bir örneğini gönderecektir.

Sözleşme 6 ay içinde tebliğe itiraz etmemiş olan devletler, milletlerarası münasebetleri bahis konusu devlet tarafından tedvir olunup kendileri için tebligat yapılmış olan denizaşırı toprak veya topraki çin yürürlüğe girecektir.

Madde 10

Konferansın 8 inci oturumunda temsil edilmemiş olan bu devlet, Hollanda Hükümeti tarafından katılmaya dair bildirimin yapıldığı tarihten 6 aylık bir müddet için Sözleşmeyi tasdik etmiş olan bir veya daha fazla devlet itiraz etmedikçe işbu Sözleşmeye katılabilir. Katılma 7 nci maddenin 2 nci bendinde öngörülen usule tevfikan tahakkuk eder.

Madde 11

Her Akid Devlet işbu Sözleşmeyi imzalar, tasdik eder veya ona katılırken bunun evlat edinilen çocuklara uygulanmama hakkını mahfuz tutabilir.

Madde 12

İşbu Sözleşme, Sözleşmenin 8 inci maddesinin 1 inci bendinde belirtilen tarihten itibaren 5 yıl müddetle muteber olacaktır.

Bu müddet, anlaşmayı sonradan tasdik eden veya katılan ülkeler için de aynı tarihden itibaren işleyecektir.

Feshi ihbar edilmedikçe Sözleşme kendiliğinden 5 yılda bir yenilecektir.

Fesih, müddetinin bitiminden en aşağı altı ay evvel Hollanda Dışişleri Bakanlığına ihbar edilecek ve bakanlık da keyfiyetten diğer bütün Akid Devletlere bilgi vercektir.

Feshi ihbar, denizaşırı topraklara veya 9 uncu maddenin 2 nci bendi uyarınca yapılan tebliğde belirtilen bazı denizaşırı topraklara inhisar edebilir.

Feshi ihbar, ancak onu tebliğ eden devlete karşı hüküm ifade edecektir. Sözleşme diğer Akid
Devletler için yürürlükte kalacaktır.

Bunu teyiden aşağıda imzaları mevcut olup bu hususta kendilerine mahsus selahiyet verilmiş kimseler işbu Sözleşmeyi imzalamışlardır.

La Haye’de, 24 Ekim 1956’de Hollanda Hükümeti arşivine tevdi edilmek üzeer tek nüsha olarak tanzim edilmiş olup, tasdikli bir örneği diplomatik yolla La Haye Devletler Hususi Hukuk Konferansının 8 inci oturumunda temsil edilmiş olan devletlerin her birine olduğu gibi sonradan katılan devletlere de gönderilecektir.

Çocuklara karşı nafaka mükellefiyetine uygulanacak Kanuna dair Sözleşmenin onaylanmasının uygun bulunduğu hakkında Kanun

(Resmî Gazete ile yayımı : 17 . 9 . 1971 – Sayı : 13959)
No. Kabul tarihi  1482 9.9 . 1971

MADDE 1. — 24 Ekim 1956 tarihinde La Hay e ye akdedilen ve 10 Haziran 1970 tarihinde imzalanmış bulunan «Çocuklara karşı nafaka mükellefiyetine uygulanacak kanuna dair Sözleşme» nin
onaylanması uygun bulunmuştur.
MADDE 2. — Bu kanun yayımı tarihinde yiıürlüğe girer.
MADDE 3. — Bu kanunu Bakanlar Kurulu yürütür

Çocuklara karşı nafaka mükellefiyetine uygulanacak Kanuna dair Sözleşmenin onaylanmasının uygun bulunduğu hakkında Kanunun GEREKÇESİ