Ana Sayfa Blog Sayfa 50

Kazakistan Cumhuriyeti Anayasası 

0
Kazakistan Cumhuriyeti Anayasası

Kazakistan Cumhuriyeti Anayasası 30 Mayıs 1995 tarihinde kabul edilmiş ve 7 Ekim 1998, 23 Nisan 2003, 21 Mayıs 2007, 2 Şubat 2011 tarihlerinde değişiklik ve ilaveler yapılmıştır. Anayasa genel olarak dünya anayasaları içinde kazuistik sınıfta yer almaktadır ve devlet sistemi detaylı bir şekilde tanımlanmıştır.

Giriş

Biz,

Ortak tarihi kaderle birleşmiş Kazakistan halkı, Ezeli Kazak toprakları üzerinde devleti kurarak,

Kendimizi özgürlük, eşitlik ve barış ideallerine adamış, barışsever ve sivil bir toplum olduğumuzun bilincine vararak,

Dünya toplumu içinde hak ettiği yeri almayı arzulayarak,

Bugünkü ve gelecek nesiller karşısında yüksek sorumluluğumuzun bilincinde olarak,

Egemenlik hakkımızdan yola çıkarak,

Bu Anayasayı kabul ediyoruz

1.KISIM

GENEL HÜKÜMLER

Madde 1

Kazakistan Cumhuriyeti, en yüksek değerleri birey, onun yaşamı, hak ve özgürlükleri olan, demokratik, dünyevi, hukuk ve sosyal bir devlet olduğunu ilan eder.

Cumhuriyetin faaliyetinin temel ilkeleri, toplumsal barış ve siyasal istikrar; tüm halkın yararına yönelik ekonomik kalkınma; Kazakistan vatanseverliği ve devlet işlerinin en önemli sorunlarının, ulusal düzeyde ya da parlamentodaki seçimler dahil demokratik yöntemlerle çözülmesidir.

Madde 2

Kazakistan Cumhuriyeti, başkanlık yönetim şekliyle üniter bir devlettir.

Cumhuriyetin egemenliği, onun bütün ülkesini kapsar. Devlet, kendi ülkesinin bütünlüğünü, ihlal edilemezliğini ve devredilemezliğini sağlar.

Cumhuriyetin idari-mülki yapısı, onun başkentinin statüsü kanunla belirlenir. Kazakistan’ın başkenti, Astana şehridir.

Kazakistan Cumhuriyeti ve Kazakistan adları aynı anlama gelir.

Madde 3

Devlet egemenliğinin tek kaynağı halktır.

Halk, egemenliğini ulusal referandum ve serbest seçimler aracılığıyla doğrudan kullanabileceği gibi egemenliğin kullanımını devlet organlarına aktarabilir.

Kazakistan Cumhuriyetinde hiç kimse iktidara el koyamaz. İktidara el koyma, kanunlarla cezalandırılır. Halk ve devlet adına hareket etme hakkı, Başkana ve Anayasayla belirlenmiş yetkiler çerçevesinde Parlamentoya aittir. Hükümet ve diğer devlet organları, kendilerine verilen yetkiler içinde yalnızca devlet adına hareket edebilir.

Kazakistan Cumhuriyetinde devlet iktidarı bütündür ve yasama, yürütme ve yargı kollarına ayrılması ilkesine ve bunların etkileşimini sağlayan fren ve denge sistemine uygun olarak Anayasa ve kanunlar temelinde kullanılır.

 Madde 4

Anayasa hükümleri, ona uygun kanunlar, diğer normatif hukuk düzenlemeleri, uluslararası antlaşmalar, Cumhuriyetin diğer taahhütleri ayrıca Anayasa Konseyi ve Cumhuriyetin Yüksek Mahkemesinin düzenleyici kararları, Kazakistan Cumhuriyetinde geçerli hukuku oluşturur.

Anayasa, en üstün hukuki güce sahiptir ve Cumhuriyetin tüm topraklarında doğrudan geçerlidir.

Cumhuriyet tarafından onaylanan uluslararası antlaşmalar, kanunlara göre önceliğe sahiptir ve bir uluslararası antlaşma, uygulanması bir kanunla yayımlanmasına bağlı olduğu durumlar hariç doğrudan uygulanır.

Bütün kanunlar ve Cumhuriyetin taraf olduğu tüm uluslararası antlaşmalar yayımlanır. Vatandaşların hak, özgürlük ve ödevleriyle ilgili normatif hukuk düzenlemelerinin resmen yayımlanması onların uygulanması için gerekli şarttır.

 Madde 5

Kazakistan Cumhuriyeti, ideolojik ve siyasal çoğulculuğu tanır. Toplumsal ve devlet kurumlarının birleştirilmesi, devlet organlarında siyasi parti örgütlerinin kurulması yasaktır.

Toplumsal birlikler kanun karşısında eşittirler. Devletin toplumsal birliklerin işlerine kanun dışı müdahalesi ve toplumsal birliklerin devlet işlerine müdahalesi, toplumsal birliklere devlet organlarının işlevlerinin yüklenilmesi yasaktır.

Anayasal düzeni zorla değiştirmeye, cumhuriyetin toprak bütünlüğünü ihlal etmeye yönelik amaç ve faaliyetler izleyen, devlet güvenliğini zayıflatan, sosyal, ırki, milli, dini, sınıfsal ve köken ayrımcılığını teşvik eden, toplumsal birliklerin kuruluşu ve faaliyeti, ayrıca izinsiz yarı askeri birimlerin kurulması yasaktır.

Kazakistan Cumhuriyetinde diğer devletlerin siyasi partilerinin ve sendikalarının, din temelinde kurulan partilerin faaliyeti, ayrıca siyasi partilerin ve sendikaların yabancı tüzel kişiler ve yabancılar, yabancı devletler ve uluslararası örgütler tarafından finansmanı, yasaktır.

Ülke sınırları içinde yabancı dini birliklerin faaliyeti, ayrıca yabancı dini merkezler tarafından ülkedeki dini birliklerin yöneticilerinin atanması, ülkenin ilgili devlet organıyla işbirliği içinde gerçekleştirilir.

Madde 6

Kazakistan Cumhuriyetinde devlet mülkiyeti ve özel mülkiyet tanınır ve eşit şekilde korunur.

Mülkiyet yükümlülük getirir, onun kullanılması aynı zamanda toplum yararına olmalıdır. Mülkiyetin sahibi ve konusu, ayrıca mülkiyet sahiplerinin kendi haklarından yararlanma kapsamı ve sınırları, onların haklarının güvencesi kanunla belirlenir.

Toprak ve yer altı kaynakları, sular, bitki ve hayvanlar alemi, diğer doğal kaynaklar devlet mülkiyetindedir. Toprak, kanunlarla belirlenen esaslar, şartlar ve sınırlar dahilinde özel mülkiyet konusu olabilir.

Madde 7

Kazakistan Cumhuriyetinde devlet dili Kazakça’dır.

Devlet kurumlarında ve yerel yönetim birimlerinde Kazakça’yla birlikte eşit şartlarda, resmi olarak Rusça da kullanılır.

Devlet, Kazakistan halkının dillerinin öğrenilmesi ve geliştirilmesi için uygun şartlar sağlar.

Madde 8

Kazakistan Cumhuriyeti uluslararası hukuk ilkeleri ve normlarına saygılıdır, devletler arasında işbirliği ve iyi komşuluk ilişkileri, eşitlik ve birbirinin iç işlerine karışmama, uluslararası sorunları barış yoluyla çözme politikası izler, silahlı kuvvetlerin öncelikli olarak kullanılmasından kaçınır.

Madde 9

Kazakistan Cumhuriyeti devlet simgesi olarak kendi Bayrağına, Armasına ve Milli Marşına sahiptir. Onların tarifi ve resmi kullanılış şekli anayasal kanunla belirlenir.

2.KISIM

İNSAN VE VATANDAŞ

Madde 10

Kazakistan Cumhuriyeti vatandaşlığı, kanuna uygun olarak edinilir veya sona erer, edinme esası ve nedenine bakılmaksızın tek ve eşittir.

Kazakistan Cumhuriyet vatandaşı hiç bir şekilde vatandaşlıktan, vatandaşlığını değiştirme hakkından yoksun bırakılamaz, ayrıca Kazakistan Cumhuriyetinden sınır dışı edilemez.

Kazakistan Cumhuriyeti vatandaşının, başka bir devlet vatandaşlığı tanınmaz.

Madde 11

Kazakistan Cumhuriyetinin taraf olduğu antlaşmalar aksini öngörmedikçe, Kazakistan vatandaşı yabancı ülkeye verilemez.

Kazakistan Cumhuriyeti, kendi vatandaşlarını yurtdışında koruyacağına ve himaye edeceğine güvence verir.

Madde 12

Kazakistan Cumhuriyetinde insan hak ve özgürlükleri Anayasaya uygun olarak tanınır ve güvence altına alınır.

İnsan hak ve özgürlükleri doğuştan itibaren herkese ait olup, mutlak ve ayrılmazdır, kanun ve diğer normatif hukuk düzenlemelerinin içerik ve uygulama şeklini belirler.

Kazakistan vatandaşı, vatandaşlığı itibariyle haklara sahiptir ve yükümlülükler taşır. Yabancılar ve vatandaşlığı olmayan kişiler, Kazakistan’da Anayasa, kanunlar ve uluslararası antlaşmalar aksini öngörmedikçe, vatandaşlarla aynı haklara sahip olur ve aynı yükümlülükleri taşırlar.

İnsan ve vatandaş hak ve özgürlüklerinin kullanılması, diğer kişilerin hak ve özgürlüklerini ihlal etmemeli, anayasal düzen ve toplum ahlakına aykırı olmamalıdır.

 Madde 13

Herkes kendisinin hak ehliyetinin tanınması hakkına sahiptir ve hak ve özgürlüklerini meşru-müdafaa dahil, kanuna aykırı olmayan tüm yollarla koruyabilir.

Herkes hak ve özgürlüklerinin yargısal korunması hakkına sahiptir.

Herkes yeterli hukuk yardımı alma hakkına sahiptir. Kanunla öngörülen durumlarda hukuki yardım ücretsiz olarak sağlanır.

Madde 14

Herkes kanun ve mahkeme önünde eşittir.

Köken, sosyal durum, görev ve mali durum, cinsiyet, ırk, milliyet, dini inanç, görüş, oturma yeri veya her hangi bir özellik nedeniyle kimseye ayrım yapılamaz.

Madde 15

Herkes yaşam hakkına sahiptir.

Hiç kimse, insanı keyfi olarak yaşamından yoksun bırakamaz. Ölüm cezası, terör suçluları ve savaş zamanında işlenen ağır suçlar bakımından, mahkumun af konusunda istemde bulunma hakkı sağlanarak, istisnai bir ceza şekli olarak kanunlarla belirlenir.

Madde 16

Herkesin kişisel özgürlük hakkı vardır.

Tutuklama ve gözaltı, sadece kanunla öngörülen durumlarda ve yalnızca kanuni mahkeme ya da savcının kararıyla, tutuklanan kişiye itiraz hakkı verilerek, mümkündür. Gözaltına alınan kişinin itiraz etme hakkı vardır. Savcının kararı olmaksızın hiç kimse yetmiş iki saatten fazla gözaltında kalamaz.

Gözaltına alınan, tutuklanan ve suç işlemekle itham edilen herkes, gözaltına alındığı, tutuklandığı veya suçlandığı andan itibaren avukat (savunucu) yardımından yararlanma hakkına sahiptir.

Madde 17

İnsan onuru dokunulmazdır.

Hiç kimse işkenceye, şiddete, diğer zalimce veya insan onurunu aşağılayıcı muameleye veya cezaya maruz bırakılamaz.

Madde 18

Herkes özel yaşamının, kişisel ve ailevi sırrının dokunulmazlığı, şeref ve onurunun korunması hakkına sahiptir.

Herkes bireysel tasarruflarının ve mevduatlarının, yazışmalarının, telefon konuşmalarının, posta, telgraf ve diğer haberleşmelerinin gizliliği hakkına sahiptir. Bu hakkın sınırlandırılmasına sadece doğrudan kanunda belirlenen durumlarda ve şekilde izin verilir.

Devlet organları, toplumsal birlikler, yetkili kişiler ve kitle iletişim araçları her vatandaşa, onun hak ve çıkarlarını ilgilendiren belgeleri, kararları ve bilgi kaynaklarını görme ve inceleme imkanı sağlamakla yükümlüdürler.

Madde 19

Herkes, kendi milliyetini, etnik, parti ve dini mensubiyetini belirtmek veya belirtmemek hakkına sahiptir.

Herkes kendi ana dilinde konuşma, kendi kültürünü yaşama, iletişim, konuşma, eğitim ve yaratıcılık dilini özgürce seçme hakkına sahiptir.

Madde 20

İfade ve yaratıcılık özgürlüğü güvence altına alınır. Sansür yasaktır.

Herkes, kanunla yasaklanmamış her türlü yolla serbestçe bilgi edinme ve yayma hakkına sahiptir. Kazakistan Cumhuriyetinin devlet sırrı kapsamına giren bilgiler listesi kanunla belirlenir.

Anayasal düzeni zor kullanarak değiştirmeye, devletin toprak bütünlüğünü ihlal etmeye, devletin güvenliğini sarsmaya, savaşa, sosyal, ırki, milli, dini, sınıfsal ve köken ayrıcalığına, ayrıca gaddarlığa ve şiddete yönelik propaganda yapmak ve teşvik etmek yasaktır.

Madde 21

Kazakistan Cumhuriyeti sınırları içinde kanuni olarak bulunan herkes, kanunlarla önceden belirlenmiş durumlar hariç, ülke sınırları içinde serbest dolaşım ve ikamet yerini serbestçe seçme hakkına sahiptir.

Herkes, Kazakistan dışına çıkma hakkına sahiptir. Kazakistan Cumhuriyeti vatandaşları engellenmeksizin ülkeye dönebilirler.

Madde 22

Herkes vicdan özgürlüğü hakkına sahiptir.

Vicdan özgürlüğü hakkının gerçekleştirilmesi, evrensel ve medeni hakların ve devlet karşısında ödevlerin sınırlandırılmasına veya bunlara şart koşulmasına yol açamaz.

 Madde 23

Kırgızistan Cumhuriyeti vatandaşları örgütlenme özgürlüğü hakkına sahiptirler. Toplumsal birliklerin faaliyeti kanunla düzenlenir.

Orduda görevde bulunanlar, milli güvenlik organları ve hukuk muhafaza organları mensupları ve hakimler parti ve sendika üyesi olamazlar, herhangi bir siyasi partiyi destekleyemezler.

Madde 24

Herkes, çalışma özgürlüğü, özgürce faaliyet ve meslek seçme hakkına sahiptir. Zorunlu çalıştırma, sadece mahkeme kararıyla yapılabilir veya olağanüstü durum yahut savaş halinde uygulanır.

Herkes, hijyen ve sağlık koşullarının uygun olduğu ortamda çalışma, herhangi bir ayrım yapılmadan emeğinin karşılığını alabilme, ayrıca işsizlik dolayısıyla sosyal güvence hakkına sahiptir.

Grev hakkı dahil, kanunlarla belirlenmiş kurallar uyarınca, bireysel ve toplu iş ihtilaflarını çözümleme hakkı tanınır.

Herkes dinlenme hakkına sahiptir. Sözleşmeli olarak çalışanlara kanunlarla öngörülen şekilde mesai süresi, tatil ve bayram günleri, yıllık ücretli izin güvence altına alınır.

Madde 25

Konut dokunulmazdır. Mahkeme kararı olmadan konuta el konulması yasaktır. Konuta giriş, arama yapma ve inceleme, sadece kanunla öngörülen hallerde yapılabilir.

Kazakistan Cumhuriyetinde vatandaşlara konut sağlamak için ortam oluşturulur. Kanunlarda belirtilen ve konut ihtiyacı bulunan vatandaş gruplarına, yine kanunlarla öngörülen normlara göre devlet konut fonundan uygun ücretle konut temin edilir.

Madde 26

Kazakistan Cumhuriyeti vatandaşları kanuni şekilde edindikleri her türlü özel mülkiyete sahip olabilirler.

Mülkiyet, miras hakkı dahil, kanuni güvence altındadır.

Hiç kimse mahkeme kararı olmaksızın kendi malvarlığından yoksun bırakılamaz. Kanun ile öngörülmüş istisnai durumlarda devlet ihtiyaçları için malvarlığının zorunlu olarak kamulaştırılması, eşdeğer tazminat şartıyla yapılabilir.

Herkes serbest girişimcilik hakkına sahiptir. Tekel faaliyetler kanunlarla düzenlenir ve sınırlanır. Haksız rekabet yasaktır.

Madde 27

Evlenme ve aile, annelik, babalık ve çocukluk devletin koruması altındadır.

Çocukların bakımı ve yetiştirilmesi ebeveynlerin doğal hakkı ve yükümlülüğüdür.

Yetişkin yaştaki çocuklar, engelli ebeveynlerine bakmakla yükümlüdürler.

Madde 28

Kazakistan Cumhuriyeti vatandaşının asgarî ücreti ve emekli maaşı ve yaşlanması, hastalanması, engelli olması ya da geçimini sağlayan kişinin kaybı durumlarında ve diğer kanuni esaslar gereğince sosyal güvenliği güvence altına alınır.

İsteğe bağlı sosyal sigorta, ek sosyal güvence şekilleri ve hayır işleri teşvik edilir.

 Madde 29

Kazakistan Cumhuriyeti vatandaşları sağlıklarının koruması hakkına sahiptirler.

Cumhuriyet vatandaşları, kanunlarla belirlenmiş ölçüde ücretsiz, güvenceli ve yaygın sağlık hizmeti alabilir.

Ücretli sağlık hizmetleri, kanunlarla belirlenen şartlar ve usullere göre, devlet ve özel sağlık kurumlarında, ayrıca özel tıbbi çalışmalar yürüten kişilerce verilebilir

Madde 30

Vatandaşların, devlet eğitim kurumlarında ücretsiz orta eğitim alma hakkı güvence altına alınır. Orta eğitim zorunludur.

Vatandaşlar, devletin yüksek eğitim kurumlarında rekabetçi bir temelde, yüksek eğitim alma hakkına sahiptirler.

Vatandaşlar kanunda belirtilen esas ve koşullarda, özel eğitim kurumlarında eğitim alma ve ödeme yapma hakkına sahiptir.

Devlet ülke genelinde zorunlu genel eğitim standartlarını belirler. Her türlü eğitim kurumunun faaliyeti bu standartlara uygun olmalıdır.

 Madde 31

Devlet, insan yaşamı ve sağlığına uygun bir çevreyi korumayı amaç edinir.

Yetkililer, kanuna göre, insan yaşamını ve sağlığını tehdit eden olayları ve koşulları gizlemekten dolayı sorumlu tutulurlar.

Madde 32

Kazakistan Cumhuriyeti vatandaşları, barışçıl ortamda ve silahsız olarak, toplanma, miting, yürüyüş, gösteri, sokak tören ve protestosu yapma hakkına sahiptirler. Bu hakkın kullanılması devlet güvenliği, kamu düzeni, sağlığın korunması ve diğer kişilerin, hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla, kanunla sınırlanabilir.

Madde 33

Kazakistan Cumhuriyeti vatandaşları, doğrudan veya kendi temsilcileri aracılığıyla devlet yönetimine katılma, kişisel olarak hitap etme, ayrıca devlet organlarına ve yerel yönetimlere bireysel ve toplu başvuruda bulunma hakkına sahiptirler.

Cumhuriyet vatandaşları, devlet organlarına ve yerel yönetimlere seçme ve seçilme, ayrıca genel referandumlara katılma hakkına sahiptirler.

Mahkeme tarafından ehliyetsizliğine hükmedilen, ayrıca mahkeme kararıyla cezaevinde hükümlü olan vatandaşlar, seçme ve seçilme, referanduma katılma hakkına sahip değildirler.

Kazakistan vatandaşları eşit olarak devlet memuriyetine girme hakkına sahiptirler. Devlet memuru olarak çalışmak isteyen adaylarda aranan koşullar, sadece görevin özellikleriyle bağlantılı olabilir ve kanunlarla belirlenir.

 Madde 34

Herkes, Anayasa ve Kazakistan Cumhuriyeti kanunlarına uymak, diğer kişilerin hak ve özgürlüklerine, şeref ve onurlarına saygı göstermekle yükümlüdür.

Herkes, Kazakistan Cumhuriyetinin devlet simgelerine saygı göstermekle yükümlüdür.

Madde 35

Kanunlarla belirlenmiş vergi, harç ve benzeri yükümlülüklerin ödenmesi herkesin ödevi ve sorumluluğudur.

Madde 36

Kazakistan Cumhuriyetini savunma, her bir vatandaşın kutsal borcu ve yükümlülüğüdür.

Kazakistan vatandaşları, kanunların öngördüğü şekil ve yöntemlerde askeri hizmetlerini yaparlar.

 Madde 37

Kazakistan Cumhuriyeti vatandaşları, tarihi ve kültürel mirası korumaya özen göstermekle, tarihi ve kültürel anıtları muhafaza etmekle yükümlüdürler.

Madde 38

Kazakistan Cumhuriyeti vatandaşları, doğayı korumak, doğal servetlere özenle davranmakla yükümlüdürler.

Madde 39

İnsan ve vatandaş hak ve özgürlükleri, sadece anayasal düzen, kamu düzeni, insan hakları ve özgürlükleri, halkın sağlığı ve ahlaki değerleri korumanın gerektirdiği derecede ve sadece kanunlarla sınırlanabilir.

Milletlerarası barışı ihlal edebilecek her türlü eylem Anayasaya aykırıdır.

Siyasi gerekçelerle hiç bir şekilde insan hakları ve özgürlükleri sınırlandırılamaz. Anayasanın 10, 11, 13-15. maddelerinde ve 16. maddesinin 1.fıkrasında, 17, 19, 22. maddelerinde, ayrıca 26. maddesinin 2. fıkrasında öngörülen hak ve özgürlükler hiç bir şekilde sınırlandırılamaz.

3.KISIM

DEVLET BAŞKANI

Madde 40

Kazakistan Cumhurbaşkanı devletin başı olup, devletin iç ve dış politikasının temel yönlerini belirleyen ve Kazakistan’ı ülke içinde ve uluslararası ilişkilerde temsil eden en yüksek yetkili kişidir.

Cumhurbaşkanı, halkın birliğinin ve devlet iktidarının, Anayasanın, insan ve vatandaşların hak ve özgürlüklerinin dokunulmazlığının, simgesi ve güvencesidir.

Cumhurbaşkanı, devlet iktidarının bütün kollarının uyum içinde çalışmasını, hakimiyet organlarının halk karşısında sorumluluğunu sağlar.

 Madde 41

Kazakistan Cumhurbaşkanı anayasal kanun uyarınca, Kazakistan Cumhuriyetinin reşit vatandaşları tarafından genel, eşit ve doğrudan seçme hakkına dayanan gizli oylamayla beş yıllık süre için seçilir.

Doğumdan Kazakistan Cumhuriyeti vatandaşı olan, en az kırk yaşını doldurmuş, Kazakistan’da son 15 yıl ikamet etmiş ve devlet dilini serbestçe kullanabilen her bir vatandaş Cumhurbaşkanı seçilebilir.

Cumhurbaşkanı olağan seçimleri Aralık ayının ilk Pazar günü yapılır ve tarih olarak Parlamento seçimleriyle aynı günde gerçekleştirilemez.

Olağanüstü başkanlık seçimleri, Cumhurbaşkanı tarafından kararlaştırılır ve Anayasal kanunla belirlenen zaman ve koşullarda yapılır

Oylamaya katılan seçmenlerin yüzde ellisinden fazlasının oyunu alan aday seçilmiş sayılır. Adaylardan hiç birisinin gereken oy miktarını alamaması durumunda tekrar oylama yapılır ve bu oylamaya en fazla oy almış iki aday katılır. Oylamaya katılan seçmenlerin çoğunluğunun oylarını alan aday seçilmiş sayılır.

Madde 42

Kazakistan Cumhurbaşkanı, halka, aşağıdaki şekilde yemin ettikten sonra göreve başlar: “Kazakistan halkına sadakatle hizmet edeceğime, Anayasaya ve Kazakistan kanunlarına titizlikle uyacağıma, vatandaşların hak ve özgürlüklerini güvence altına alacağıma, Kazakistan Cumhurbaşkanı gibi yüce bir görevden doğan yükümlülüklerimi vicdanla ve namuslu şekilde yerine getireceğime resmen yemin ederim”

Yemin töreni, Ocak ayının ikinci Çarşamba günü Parlamento milletvekilleri, Anayasa Mahkemesi üyeleri, Yüksek Mahkeme hakimleri ve Kazakistan’ın eski Cumhurbaşkanlarının katılımıyla, törensel bir ortamda, gerçekleştirilir. Anayasanın 48. maddesinde öngörülen durumda, Kazakistan Cumhurbaşkanı yetkilerini üslenen kişi, Cumhurbaşkanı yetkilerini üslendiği günden itibaren bir ay içinde yemin eder.

Cumhurbaşkanının yetkileri, yeni Cumhurbaşkanı göreve başladığı andan itibaren, ayrıca zamanından önce görevinden alınması veya uzaklaştırılması, yahut ölümü durumunda sona erer. Görevinden uzaklaştırılanlar dışında bütün eski Cumhurbaşkanları, Kazakistan Cumhuriyetinin eski Cumhurbaşkanı unvanını taşırlar.

Aynı kişi üst üste iki defadan fazla Cumhurbaşkanı seçilemez. Bu kısıtlama Kazakistan Cumhuriyetinin ilk Cumhurbaşkanı için geçerli değildir.

Madde 43

Kazakistan Cumhurbaşkanı, temsili organlarda milletvekili olamaz, diğer maaşlı görevlerde bulunamaz ve girişimcilik faaliyetini gerçekleştiremez.

 Madde 44

Kazakistan Cumhurbaşkanı:

Ülkenin durumu ve Kazakistan Cumhuriyetinin iç ve diş politikasının temel yönlerine ilişkin yıllık mesajla Kazakistan halkına yıllık hitap eder;

Cumhuriyetin Parlamentosu ve Kamaralarına olağan ve olağanüstü seçimleri belirler; Parlamentoyu ilk dönem toplantısına çağırır ve milletvekillerinin Kazakistan halkı karşısında yaptıkları yemini kabul eder; Parlamentoyu olağanüstü toplantıya çağırır; Parlamento Senatosunun sunduğu kanunu bir ay içinde imzalar ve ilan eder veya tekrar görüşülmek ve oylanmak üzere kanunu veya belli maddelerini geri gönderir;

Parlamento Meclisinde temsil edilen siyasi parti grupları ile yapılan istişareler sonrasında, Cumhuriyetin Başbakan adayını onaylanmak üzere Meclise sunar; Parlamento Meclisinin onayından sonra, Cumhuriyetin Başbakanını atar; onu görevinden alır; Başbakanın önerisi üzerine Cumhuriyet Hükümetinin yapısını belirler, Hükümet dışındaki merkezi yürütme organlarını kurar, fesheder veya yeniden yapılandırır, Cumhuriyet Hükümeti üyelerini atar; Dışişleri, Savunma, İçişleri ve Adalet Bakanlarını atar; Hükümet üyelerinin görevlerine son verir; Hükümet üyelerinin yeminlerini kabul eder; özel öneme sahip konularda, Hükümet toplantılarına başkanlık eder; Parlamento Meclisine kanun tasarısı sunması için Hükümetten istekte bulunur; Hükümetin ve vilayetlerin, büyük kentlerin ve başkentin akimlerinin düzenlemelerini tamamen veya kısmen iptal eder veya askıya alır;

Senatonun onayı ile Kazakistan Cumhuriyeti Merkez Bankası Başkanını, Başsavcıyı ve Milli Güvenlik Komitesi Başkanını göreve atar; onların görevlerine son verir;

Cumhurbaşkanına karşı doğrudan sorumlu ve hesap veren Hükümet kuruluşlarını kurar, fesheder ve yeniden yapılandırır, bu kurumların yöneticilerini atar ve görevden alır;

Cumhuriyetin diplomatik temsilciliklerinin yöneticilerini göreve atar ve geri çağırır.

Merkez Seçim Komisyonu Başkanı ve iki üyesini, Cumhuriyet bütçesi denetimine ilişkin Denetim Komitesi Başkanı ve iki üyesini beş yıllık süreyle göreve atar;

Cumhuriyetin devlet programlarını onaylar;

Başbakanın teklifi üzerine devlet bütçesi hesabında bulunan bütün organ ve kurumlarda çalışanların maaşları ve bunların finansmanı için bir bütün oluşturan sistemi onaylar;

Ulusal referandum yapılması konusunda karar alır;

Cumhuriyetin uluslararası antlaşmalarını görüşür ve imzalar; onay belgelerini imzalar; yabancı devletlerin diplomatik ve diğer temsilcilerinin güven mektuplarını ve geri çağırma belgelerini kabul eder;

Cumhuriyetin Silahlı Kuvvetlerinin Yüksek Başkumandanıdır ve Silahlı Kuvvetlerin üst düzey komutanlarını göreve atar ve görevden alır;

Cumhuriyetin devlet ödülleri, onursal ödüler, üst düzey askeri ve diğer rütbeler, sayılı unvanlar, diplomatik payeler, yeterlilik dereceleri ile ödüllendirir;

Cumhuriyetin vatandaşlığı ve siyasi sığınma verilmesi konularını karara bağlar;

Vatandaşlar için af çıkarır;

Cumhuriyetin demokratik kurumları, bağımsızlığı, toprak bütünlüğü, siyasi istikrarı, vatandaşların güvenliği ciddi ve doğrudan tehdit altındaysa ve devletin anayasal kurum ve birimlerinin normal işleyişi sürdürülemiyorsa, Cumhurbaşkanı, Kazakistan Başbakanı ve Parlamento Kamaralarının Başkanlarıyla resmi danışma ve görüşmelerden sonra, Kazakistan genelinde ve belli bir bölgesinde olağanüstü hal ilan edilmesi ve Cumhuriyetin Silahlı Kuvvetlerinin kullanılması dahil, bu konudaki kararını derhal Parlamentoya bildirmek koşuluyla, söz konusu durumun gerektirdiği her türlü önlemleri alır.

Cumhuriyete karşı saldırı veya onun güvenliğine karşı yakın dış tehlike durumunda ülkenin belirli bölgelerinde veya genelinde sıkıyönetim uygular, kısmi veya tam seferberlik ilan eder ve kararını derhal Parlamentoya bildirir;

Kendine bağlı olan Cumhuriyet Devlet Başkanlığı Koruma Hizmetini ve Cumhuriyet Muhafız Birliğini oluşturur;

Kazakistan Cumhuriyeti Devlet Sekreterini göreve atar ve görevden alır, onun statüsünü ve yetkilerini belirler; Cumhurbaşkanlığı Sekreterliğini oluşturur;

Güvenlik Kurulunu ve diğer danışma ve istişare organlarını, ayrıca Kazakistan Halkları Meclisini ve Yüksek Yargı Kurulunu oluşturur;

Anayasa ve kanunlara uygun olarak diğer yetkilerini kullanır.

Madde 45

Kazakistan Cumhurbaşkanı, Anayasa ve kanunlara dayanarak ve uygulanması için Cumhuriyet genelinde bağlayıcı olan kararname ve emirler çıkarır.

Anayasanın 53. maddesinin 4. bendinde öngörülen durumlarda, Cumhurbaşkanı kanunlar çıkarır, 61. maddenin 2. fıkrasında öngörülen durumdaysa, Cumhuriyet kanunlarının uygulanmasına yönelik kanun hükmünde kararname çıkarır.

Cumhurbaşkanınca imzalanmış Parlamento düzenlemeleri, ayrıca Hükümetin teşebbüsüyle çıkarılan Cumhurbaşkanı düzenlemeleri, bunların hukuka uygunluğunda yargısal olarak sorumlu olan, sırasıyla Parlamentonun her iki kamarasının Başkanlarınca veya Başbakanca öncelikle imzalanır.

Madde 46

Kazakistan Cumhurbaşkanı, onun şeref ve onuru dokunulmazdır.

Cumhurbaşkanı ve ailesinin geçimi, güvenliği ve korunması devlet tarafından sağlanır.

Bu madde hükümleri eski Cumhurbaşkanlarını da kapsar.

Kazakistan ilk Cumhurbaşkanın konumu ve yetkileri, Cumhuriyet Anayasası ve Anayasal kanunla belirlenir.

 Madde 47

Kazakistan Cumhurbaşkanı hastalık nedeniyle devamlı olarak görevlerini yerine getiremediği hallerde zamanından önce görevinden alınabilir. Bu durumda, Parlamento her iki kamaradan eşit sayıda üyeden ve ilgili tıp dallarında uzmanlardan oluşan bir komisyon kurar. Cumhurbaşkanın zamanından önce görevinden alınmasına ilişkin karar, Parlamento kamaralarının bileşik toplantısında söz konusu komisyon görüşü ve belirlenmiş anayasal prosedürlere uyulmasına ilişkin Anayasa Konseyinin görüşü esas alınmak suretiyle, her Kamaranın üye tam sayısının en az dörtte üç oy çoğunluğuyla kabul edilir.

Cumhurbaşkanı, sadece görevlerini yerine getirirken işlemiş olduğu eylemlerden dolayı sorumlu tutulabilir ve sadece vatana ihanet dolayısıyla Parlamento tarafından görevinden uzaklaştırılabilir. Suçlama ve ilgili tahkikat için karar, milletvekillerinin üye tam sayısının en az üçte birinin isteği üzerine Meclis milletvekilleri üye tam sayısının en az yarısından fazlasının oyuyla alınır. Suçlamayla ilgili tahkikat, Senato tarafından düzenlenir ve sonuçlar Senatonun üye tam sayısının en az yarısından fazlasının oyuyla, Parlamento Kamaralarının bileşik toplantısının görüşüne sunulur. Bu konuda nihai karar, ithamın gerekçeliliğine ilişkin Yüksek Mahkeme görüşünün ve belirlenmiş anayasa prosedürlerine uyulmasına ilişkin Anayasa Konseyinin görüşünün olması şartıyla Parlamento Kamaralarının bileşik toplantısında, her iki Kamaranın toplam üye sayısının en az dörtte üçünün oyu ile kabul edilir. Suçlama tarihini izleyen iki ay içinde nihai karar alınmadığı durumda, Cumhurbaşkanına yöneltilen itham reddedilmiş sayılır. Cumhurbaşkanının vatana ihanetle suçlanmasının her hangi bir aşamada reddi, bu konunun görüşülmesini isteyen Meclis milletvekillerinin yetkilerinin zamanından önce sona ermesi sonucunu doğurur.

Cumhurbaşkanının, Cumhuriyet Parlamentosu veya Parlamento Meclisinin yetkilerinin zamanından önce sona ermesi konusunu görüştüğü sırada, Cumhurbaşkanının görevden uzaklaştırılmasına ilişkin konu gündeme getirilemez.

Madde 48

Kazakistan Cumhurbaşkanının zamanından önce görevinden ayrılması veya uzaklaştırılması, ayrıca ölümü durumunda, Cumhurbaşkanlığı görevi, kalan görev süresi için Parlamento Senatosu Başkanına geçer; Senato Başkanının, Cumhurbaşkanı görevini üslenememesi durumunda bu görev, Parlamento Meclis Başkanına geçer; Meclis Başkanının, Cumhurbaşkanı görevini üslenememesi durumunda bu görev, Başbakana geçer. Cumhurbaşkanı yetkilerini üslenen kişi, sırasıyla Senato Başkanı, Meclis Başkanı veya Başbakan görevini bırakır. Bu durumda boşalmış devlet görevlerinin doldurulması, Anayasada öngörülen şekilde gerçekleştirilir.

Bu maddenin birinci fıkrasında öngörülen esas ve şekilde Kazakistan Cumhurbaşkanı görevini üslenen kişi, Kazakistan Cumhuriyeti Anayasasına değişiklikler ve ilaveler yapılması girişiminde bulunma hakkı yoktur.

4.KISIM

PARLAMENTO

Madde 49

Kazakistan Cumhuriyeti Parlamentosu, yasama işlevini yerine getiren, Cumhuriyetin en üst temsili organıdır.

Parlamentonun yetkileri, ilk dönem toplantısı açıldığında başlar ve yeni seçilen Parlamentonun ilk toplantısında son bulur.

Parlamentonun yetkileri, Anayasada belirlenmiş durumlarda ve şekilde zamanından önce sona erdirilebilir.

Parlamentonun oluşumu ve faaliyeti, milletvekillerinin hukuki statüleri anayasal kanunla belirlenir.

Madde 50

Parlamento, daimi esasta çalışan iki kamaradan; Senato ve Meclisten oluşur.

Senato, Anayasal kanunla belirlenen şekilde, sırasıyla her ilden (oblast), büyük şehirden ve Kazakistan Cumhuriyetinin başkentinden ikişer kişi olmak üzere, seçilen vekillerden oluşur. Senatonun on beş üyesi Cumhurbaşkanı tarafından, ulusal-kültürel ve toplumun diğer menfaatleri göz önünde bulundurularak, doğrudan atanır.

Meclis, Anayasal kanuna göre seçilen 107 milletvekilinden oluşur.

Bir Parlamento üyesi aynı zamanda iki kamarada milletvekili olamaz.

Senato milletvekillerinin görev süresi altı yıl, Meclis milletvekillerinin görev süresi ise beş yıldır.

 Madde 51

Meclis milletvekillerinin seçilmesi, doğrudan, eşit ve genel seçim hakkına dayanan gizli oylamayla yapılır. Meclisin dokuz milletvekili, Kazakistan Halklar Meclisi tarafından seçilir. Meclisin olağan seçimleri, mevcut Parlamentonun yetkilerinin sona ermesine en az iki ay kala yapılır.

Senato seçimleri gizli oylamaya dayanan, dolaylı seçimler yoluyla yapılır. Senato milletvekillerinin yarısı her üç yılda bir tekrar seçilir. Olağan seçimler ise, söz konusu milletvekillerinin yetkilerinin sona ermesine en az iki ay kala yapılır.

Parlamento veya Parlamento Meclisi milletvekillerinin olağanüstü seçimleri, mevcut Parlamento veya Parlamento Meclisi milletvekillerinin yetkilerinin zamanından önce sona ermesini izleyen iki ay içinde yapılır.

Kazakistan Cumhuriyeti vatandaşlığında olan ve son on yıldır ülkede sürekli ikamet etmiş bir kişi milletvekili olabilir. Otuz yaşına ulaşmış, yüksek öğrenim yapmış, en az beş yıl iş deneyimi olan, ilgili il, büyük şehir veya başkentte en az üç yıl ikamet etmiş her bir Kazakistan Cumhuriyeti vatandaşı Senato milletvekili seçilebilir. Yirmi beş yaşını doldurmuş vatandaşlar Kazakistan Meclisine milletvekili olarak seçilebilirler.

Cumhuriyet Parlamentosu Milletvekilleri seçimi, Anayasal kanunla düzenlenir.

Parlamento milletvekili Kazakistan halkı karşısında yemin eder.

Madde 52

Parlamento milletvekilleri, Parlamento çalışmalarına katılmakla yükümlüdürler. Parlamentoda oylama, milletvekili tarafından şahsen yapılır. Haklı bir mazereti olmaksızın Kamaraların ve onların organlarının oturumlarına üç defadan fazla bir Milletvekilinin katılmaması, ayrıca oy hakkını devretmesi, kanunla öngörülen cezaların uygulanmasına sebep olur.

Parlamento milletvekili, başka bir temsili organda üye olamaz, eğitim, bilim ve diğer yaratıcılık faaliyetleri dışında herhangi bir ücretli görevde bulunamaz, girişimcilik faaliyeti yapamaz veya ticari kurumların yönetim organı veya denetim kurulunda görev alamaz. Bu kuralların ihlali, milletvekili görevlerinin sona ermesine sebep olur.

Parlamento üyesi suçüstü yakalanma ve ağır suç işleme durumları hariç, görev süresince ilgili kamaranın izni olmaksızın, gözaltına alınamaz, tutuklanamaz, yargı kararıyla idari cezaya çarptırılamaz, hakkında suç dolayısıyla dava açılamaz.

Parlamento milletvekilinin yetkileri, istifa etmesi, ölümü, yürürlüğe girmiş bir mahkeme kararıyla yasal ehliyetsizliğinin, ölüm ya da gaipliğinin belirlenmesi ve Anayasa ve Anayasal kanunla belirlenmiş diğer durumlarda sona erer.

Parlamento milletvekilin görevi şu durumlarda sona erer

Kazakistan dışına daimi ikamet etmek için çıkması;

Bir mahkeme tarafından verilen mahkumiyet kararının yürürlüğe girmesi;

Kazakistan Cumhuriyeti vatandaşlığını kaybetmesi;

Bir Parlamento Meclis milletvekili şu durumlarda görevinden yoksun bırakılır:

Anayasal kanuna uygun olarak seçildiği bir siyasi partiden istifa etmesi ya da ihraç edilmesi;

Anayasal kanun uyarınca milletvekili seçildiği siyasi partinin fesih edilmesi. Senatoya atanan üyelerin yetkileri, Cumhurbaşkanı tarafından fesih edilebilir.

Parlamento Meclisi ve milletvekillerinin yetkileri, Parlamento veya Parlamento Meclisinin dağılması ile sona erer.

Milletvekillerine karşı uygulanacak işlemler, bu maddenin 3. fıkrasına ilişkin taleplere uyulması, milletvekilinin davranış kuralları, ayrıca, milletvekili yetkilerinin sona ermesi, yetkilerinin ve dokunulmazlıklarının ortadan kaldırılmasıyla ilgili konuların hazırlanması görevi, Kazakistan Cumhuriyeti Merkezi Seçim Komisyonu tarafından yerine getirilir.

Madde 53

Kamaraların bileşik oturumunda Parlamento:

Kazakistan Cumhurbaşkanının teklifi üzerine Anayasada değişiklik ve ilaveler yapar;

Devlet bütçesini, Hükümetin ve bütçe denetiminden sorumlu Denetim Komitesinin bütçenin uygulanmasına ilişkin raporlarını onaylar. Hükümetin ulusal bütçenin uygulanmasına ilişkin raporunun onaylanmaması, Parlamentonun Hükümete karşı güvensizliği anlamına gelir.

Cumhurbaşkanının isteği üzerine, her bir kamaranın milletvekili üye tam sayısının üçte iki oy çoğunluğuyla, yasama yetkisi azami bir yıl süreyle Cumhurbaşkanına devredilebilir;

Savaş ve barışa karar verir;

Cumhurbaşkanının önerisi üzerine uluslararası barış ve güvenliği korumaya yönelik yükümlülüklerin yerine getirilmesi amacıyla, Silahlı Kuvvetleri kullanma konusunda karar verir;

Cumhuriyette anayasal düzene uygunluğa dair Anayasa Konseyinin yıllık mesajlarını dinler;

Kamaraların ortak komisyonlarını oluşturur, onların başkanlarını seçer ve görevden alır, komisyonların faaliyetlerine ilişkin raporları dinler;

Anayasa ile Parlamentoya tanınmış diğer yetkileri kullanır.

Madde 54

Parlamento, Anayasal kanun ve diğer kanunlar dahil, sırasıyla önce Meclis, sonra Senatoda konuların ardı ardına görüşülmesi yoluyla, kamaralarının ayrı ayrı oturumlarında:

Ulusal bütçeyi onaylar, değişiklik ve ilaveler yapar;

Devlet vergi ve harçlarını belirler ve iptal eder;

Kazakistan Cumhuriyetinin idari-mülki yapısı ile ilgili sorunların çözüm yollarını belirler;

Devlet ödüllerini, onursal, askeri ve diğer unvanları, payeleri ve rütbeleri, diplomatik paye ve dereceleri, Cumhuriyetin devlet simgelerini belirler;

Devletin borçlanması ve devlet tarafından ekonomik ve başka yardım yapılması konularını görüşür;

Vatandaşlar için genel af çıkarır;

Cumhuriyetin uluslararası antlaşmalarını onaylar ve iptal eder.

Parlamento, sırasıyla önce Meclis, sonra Senatoda konuların ardı ardına görüşülmesi yoluyla, kamaralarının ayrı ayrı oturumlarında:

Ulusal bütçenin onaylanması hakkında raporu görüşür;

Cumhurbaşkanı tarafından itiraz edilen kanun veya kanun maddelerini, söz konusu itiraz tarihini izleyen bir ay içinde tekrar görüşür veya oylamaya sunar. Bu süreye uyulmaması halinde, Cumhurbaşkanının itirazları kabul edilmiş sayılır. Eğer Meclis ve Senato, daha önce kabul ettiği kararını, her kamaranın milletvekili üye tam sayısının üçte iki oy çoğunluğuyla yeniden onaylarsa, Cumhurbaşkanı, bir ay içinde kanunu imzalar. Cumhurbaşkanının itirazları kamaralardan en az biri tarafından aşılamıyorsa, kanun kabul edilmemiş veya Cumhurbaşkanının önerdiği şekliyle kabul edilmiş sayılır. Anayasal kanunların Parlamento tarafından kabul edilen hükümlerine, Cumhurbaşkanının itirazı, bu bentte öngörüldüğü şekliyle ele alınır. Parlamentonun her kamerasının üye sayısının en az dörtte üç çoğunluğu ile Cumhurbaşkanının anayasal kanunlara itirazı aşılır.

Cumhuriyet referandumu konusunda istekte bulunur.

 Madde 55

Aşağıdakiler sadece Senatonun yetkisindedir:

Kazakistan Cumhurbaşkanının önerisi üzerine Cumhuriyet Yüksek Mahkemesi Başkanını, ve Yüksek Mahkemesi hakimlerinin seçilmesi ve görevden alınması, onların yemininin kabul edilmesi;

Cumhurbaşkanı tarafından, Merkez Bankası, Başsavcı ve Milli Güvenlik Komitesi Başkanının atamasına onay verilmesi;

Cumhuriyet Başsavcısı, Yüksek Mahkeme Başkanı ve hakimlerinin dokunulmazlığının kaldırılması;

Meclisin geçici olarak çalışmalarına ara verdiği ya da görevinin erken sona ermesi durumlarında, Anayasal kanun ve kanunların kabulüne ilişkin, Cumhuriyet Parlamentosunun işlevini yerine getirmek;

Senato, Anayasa tarafından verilen diğer görevleri yerine getirir.

 Madde 56

Meclisin münhasır yetkisine aşağıdakiler girer:

Parlamentoda değerlendirilmek üzere, Anayasal kanun ve kanun taslaklarını hazırlamak ve bu taslakları görüşmek;

Senatonun milletvekillerinin çoğunluğunun oyuyla, Cumhuriyetin Başbakanının atanması için Cumhurbaşkanına onay vermek;

Cumhurbaşkanı olağan seçimlerinin ilan edilmesi;

Parlamento Meclisine Anayasa tarafından verilen diğer yetkileri kullanır.

Melis milletvekillerinin en az beşte birinin teklifiyle ve Meclis milletvekillerinin oy çokluğuyla, Hükümete güvensizlik oyu verme hakkına sahiptir.

Madde 57

Parlamentonun her bir kamarası diğer kamaradan bağımsız olarak aşağıdakileri gerçekleştirir:

Anayasa Konseyinin iki üyesini atamak; Merkezi Seçim Komisyonunun iki üyesini, Devlet bütçesinin uygulanması hakkında denetimden sorumlu Denetim Komitesinin üç üyesini, beş yıllık süre için göreve atamak;

Bu Anayasanın 47. maddesinin l. fıkrasında öngörülen durumda, Parlamentonun oluşturduğu komisyon üyelerinin yarısını göreve atamak;.

Kamaraların ortak komisyonlarının üyelerinin yarısını seçmek;

Kamaraların milletvekillerinin yetkilerini sona erdirmek, ayrıca Kazakistan Cumhuriyet Başsavcısının önerisiyle kamaraların milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılması konusunda karar almak;

Kendi yetkilerine giren konularda parlamento görüşmeleri yapmak;

Kamara milletvekilleri üye tam sayısının en az üçte birinin isteği üzerine, Hükümet üyelerinden faaliyetlerine ilişkin rapor isteyebilir. Bu raporun sonucunda, Kamara milletvekilleri üye tam sayısının üçte iki oy çoğunluğuyla, Hükümet üyesinin kanunları ihlal ettiği gerekçesiyle görevden alınmasına ilişkin Cumhurbaşkanına müracaatta bulunabilir. Eğer Cumhurbaşkanı bu müracaatı geri çevirirse, milletvekilleri ilk müracaat tarihinden altı ay sonra kamara milletvekili üye tam sayısının en az üçte iki çoğunluğuyla Hükümet üyesinin görevden alınmasına ilişkin konuyu tekrar Cumhurbaşkanının gündemine getirebilirler. Bu durumda Cumhurbaşkanı Hükümet üyesini görevden alır;

Kamaraların koordinasyon ve çalışma organlarını oluşturmak;

Kendi faaliyet içtüzüğünü ve kamaranın yapısı ve iç düzenine ilişkin konularda diğer kararları almak.

Madde 58

Kamaralar, devlet dilini akıcı şekilde kullanabilen milletvekilleri arasından, Senato ve Meclis milletvekili üye tam sayılarının çoğunluğu tarafından gizli oylamayla seçilen Başkanlar yönetir. Senato Başkanlığına adaylık, Kazakistan Cumhurbaşkanı tarafından gösterilir. Meclis Başkanı adayını kamaranın milletvekilleri belirler.

Kamara Başkanları, milletvekili üye tam sayısının oy çoğunluğu ile görevden alınabilir veya istifa edebilirler.

Parlamento kamaraları Başkanları:

Kamaraları oturuma çağırır ve oturumları yönetirler;

Kamaraların görüşüne sunulacak konuların hazırlanmasında genel gözetimde bulunurlar;

Kamaraların başkan yardımcılıklarına adaylıkları, kamaraların onayına sunarlar;

Kamaraların faaliyetlerinde iç tüzüklere uyulmasını sağlarlar;

Kamaraların koordinasyon organlarının faaliyetlerini denetlerler;

Kamaraların kabul ettikleri düzenlemeleri imzalarlar;

Anayasa Konseyine, Merkezi Seçim Komisyonuna ve Devlet bütçesinin uygulanması hakkında denetimden sorumlu Denetim Komitesine üyelik için, Kamaralara aday sunarlar.

Parlamento Tüzüğü uyarınca kendilerine verilmiş diğer görevleri yerine getirirler;

Meclis Başkanı:

Parlamentonun dönem toplantısını açar;

Kamaraların olağan bileşik oturumunu toplantıya çağırır ve kamaraların olağan ve olağanüstü bileşik oturumlarına başkanlık yapar;

Kamara başkanları yetkileri dahilinde emirler çıkartırlar.

Madde 59

Parlamento toplantıları, kamaraların bileşik veya ayrı toplantıları şeklinde düzenlenir.

Parlamentonun ilk oturumu, Kazakistan Cumhurbaşkanı tarafından seçim sonuçlarının ilanını izleyen otuz gün içinde toplantıya çağrılır.

Parlamentonun olağan dönem toplantıları Eylül ayının ilk mesai gününden başlamak üzere Haziran ayının son mesai gününe kadar yılda bir kez düzenlenir.

Parlamento toplantısı, genelde Cumhurbaşkanı tarafından açılır, Senato ve Meclisin bileşik toplantısında kapanır. Parlamentonun dönem toplantıları arasında, Cumhurbaşkanı kendi girişimiyle, kamara başkanlarının teklifi üzerine veya Parlamento milletvekilleri üye tam sayısının en az üçte birinin teklifiyle, Parlamentoyu olağanüstü oturuma çağırabilir. Bu oturumda sadece toplanmaya esas oluşturan konular görüşülebilir.

Kamaraların bileşik ve ayrı oturumları, her kamaranın milletvekili üye tam sayısının en az üçte ikisinin hazır bulunduğu durumda düzenlenebilir.

Kamaraların bileşik ve ayrı oturumları açıktır. İçtüzüklerle öngörülen durumlarda kapalı oturumlar düzenlenebilir. Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Hükümet üyeleri, Milli Banka Başkanı, Başsavcı ve Milli Güvenlik Komitesi Başkanı istediği oturuma katılabilir ve dinlenilebilir.

Madde 60

Kamaralar, her bir kamarada yediden çok olmamak üzere, daimi komiteler oluştururlar.

Kamaraların ortak faaliyetleriyle ilgili konuların çözümü için, Senato ve Meclis, eşitlik temelinde, ortak komisyonlar oluştururlar.

Komiteler ve komisyonlar, yetkilerine giren konularında kararlar alırlar.

Komite ve komisyonların oluşturulması, yetkileri ve faaliyet şekli kanunla belirlenir.

Madde 61

Yasama teklifinde bulunma hakkı, Cumhurbaşkanına, Parlamento milletvekillerine ve Hükümete aittir ve sadece Mecliste kullanılabilir.

Cumhurbaşkanı, kanun tasarılarının görüşülme önceliğini belirleme, ayrıca bir kanun tasarısının sunulmasını takip eden bir ay içinde Parlamento tarafından görüşülmesini sağlamak üzere, kanun tasarısının ivedilikle görüşülmesi gerektiğini ilan etme hakkına sahiptir. Söz konusu talebin Parlamento tarafından yerine getirilmediği durumda, Cumhurbaşkanı kanun hükmünde Kararname çıkarabilir ve bu Kararname, Anayasada öngörülen şekilde Parlamento tarafından yeni kanun kabul edilmesine kadar yürürlükte kalır.

Parlamento önemli toplumsal ilişkileri düzenleyen ve aşağıdaki konulara ilişkin temel ilke ve normları belirleyen kanunlar çıkarma hakkına sahiptir:

Gerçek ve tüzel kişilerin hak ehliyeti, kişi hak ve özgürlükleri, gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ve sorumlulukları;

Mülkiyetin koşulları ve diğer mülkiyet hakları;

Devlet organlarının ve yerel yönetim organlarının kuruluş ve faaliyetleri ile devlet ve askerlik hizmetinin esasları;

Vergiler, harçlar ve diğer zorunlu ödemelerin belirlenmesi;

Cumhuriyet bütçesi;

Yargı sistemi ve yargılama konuları;

Eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik;

İşletmeler ve varlıklarının özelleştirilmesi;

Çevrenin korunması;

Cumhuriyetin idari-mülki yapısı;

Devletin savunmasının ve güvenliğinin sağlanması. Diğer tüm ilişkiler, yasal düzenlemelere tabidir.

Mecliste görüşülen ve milletvekili üye tam sayısının oy çoğunluğu ile onaylanan kanun tasarısı Senatoya intikal eder ve burada en çok altmış gün içinde görüşülür. Senato milletvekili üye tam sayısının oy çoğunluğu ile kabul edilen tasarı, yasalaşır ve on gün içinde Cumhurbaşkanının imzasına sunulur. Senato milletvekili üye tam sayısının oy çoğunluğuyla tümüyle reddedilen tasarı Meclise iade edilir. Meclis, milletvekili üye tam sayısının üçte iki oy çoğunluğuyla aynı tasarıyı tekrar onaylarsa, tasarı tekrar görüşülmesi ve oylanması için Senatoya gönderilir. İkinci kez reddedilen tasarı aynı dönem toplantısı süresince tekrar sunulamaz.

Kanun tasarısına, Senato milletvekili üye tam sayısının oy çoğunluğuyla yapılan değişiklikler ve ilaveler Meclise gönderilir. Meclis, milletvekili üye tam sayısının oy çoğunluğuyla teklif olunan değişiklik ve ilaveleri kabul ederse, kanun kabul edilmiş sayılır. Meclis aynı oy çoğunluğu ile Senatonun önerdiği ilave ve değişikliklere karşı çıkarsa, Kamaralar arasındaki anlaşmazlık, uzlaşma yöntemleriyle giderilir.

Anayasal kanun tasarısı, Meclis üye tam sayısının en az üçte iki çoğunluğu ile görüşülüp ve onaylandıktan sonra Senatoya gönderilir ve Senato en geç altmış gün içinde bu tasarıyı ele alır. Senato milletvekillerinin en az üçte iki çoğunluğu ile onaylanan tasarı anayasal kanun haline gelir ve on gün içinde imzalanmak üzere Cumhurbaşkanına sunulur. Anayasal kanun tasarısı, Parlamentoda Meclis ve Senato üye tamsayısının oy çokluğu ile reddedilebilir.

Anayasal kanun tasarısına, Senato milletvekili üye tam sayısının en az üçte iki çoğunluğuyla yapılan değişiklikler, Meclise gönderilir. Meclis, milletvekili üye tam sayısının en az üçte iki oy çoğunluğuyla, teklif olunan değişiklik ve ilaveleri kabul ederse, kanun kabul edilmiş sayılır.

Meclis, en az üçte iki oy çoğunluğu ile Senatonun önerdiği ilave ve değişikliklere karşı çıkarsa, Kamaralar arasındaki anlaşmazlık, uzlaşma yöntemleriyle giderilir.

Devlet gelirlerinin azaltılmasını veya devlet harcamalarının artırılmasını öngören kanun tasarıları, sadece hükümetin olumlu görüşünün alınması şartıyla önerilebilir. Cumhurbaşkanının bir yasama teşebbüsü olarak, Meclise sunulan kanun tasarısı için, bu şartın varlığı gerekli değildir.

Hükümet tarafından sunulan kanun tasarısı kabul edilmemesi durumunda, Başbakan Parlamento Kamaralarının bileşik oturumunda Hükümete güvenoyu konusunu gündeme getirebilir. Bu konuyla ilgili oylama, güvenoyu konusu gündeme geldiği andan itibaren en az kırk sekiz saat sonra yapılabilir. Güvensizlik oyu teklifi, her bir kameranın oy çokluğu ile kabul edilmezse, kanun tasarısı oyla­ma­ yapılmaksızın kabul edilmiş sayılır. Fakat Hükümet bu hakkını, yılda bir defadan fazla kullanamaz.

Madde 62

Parlamento, Cumhuriyetin tamamında uygulanması zorunlu olan, Kazakistan Cumhuriyeti kanunları, Parlamento kararları, Senato ve Meclis kararları şeklinde, yasal düzenlemeler kabul eder.

Cumhuriyet Kanunları, Cumhurbaşkanı tarafından imzalandıktan sonra yürürlüğe girer.

Anayasaya değişiklikler ve ilaveler, her bir kamaranın milletvekili üye tam sayısının en az dörtte üç oy çoğunluğu ile yapılır.

Anayasal kanunlar, Anayasada belirtilen konularla ilgili olarak her bir kamaranın milletvekili üye tam sayısının en az üçte iki oy çoğunluğuyla kabul edilir.

Parlamento ve Kamaralarının yasal düzenlemeleri, Anayasada aksi öngörülmedikçe, Kamaraların milletvekilleri toplam oy sayısının çoğunluğuyla kabul edilir.

Kazakistan Cumhuriyeti Anayasasına ilave ve değişiklikler yapılmasına ilişkin görüşmelerin en az iki defa yapılması zorunludur.

Cumhuriyet kanunları, Parlamento ve Kamaralarının kararları Anayasaya aykırı olamaz. Parlamento ve kamaraların kararları kanunlara aykırı olamaz.

Kanun ve diğer normatif hukuk düzenlemelerinin hazırlanması, sunulması, görüşülmesi, yürürlüğe konması ve yayımlanması şekli özel bir kanunla, Parlamento ve kamaralarının iç tüzükleriyle belirlenir.

Madde 63

Kazakistan Cumhurbaşkanı Parlamentonun Kameralarının Başkanları ve Başbakanla görüştükten sonra, Parlamentoyu ve Parlamento Meclisini feshedebilir.

Parlamento, olağanüstü hal ve sıkıyönetim durumlarında, Cumhurbaşkanının görev süresinin son altı ayı içinde, ayrıca bir önceki Parlamento feshini izleyen bir yıl içinde, feshedilemez.

 

5.KISIM HÜKÜMET

Madde 64

Hükümet, Kazakistan Cumhuriyetinde yürütme yetkisini kullanır, yürütme organına başkanlık eder ve faaliyetlerini düzenler.

Hükümet, kolejyal bir organdır ve bütün faaliyetlerinden dolayı Cumhurbaşkanı karşısında sorumludur, ayrıca Anayasada belirtilen durumlarda Parlamento Meclisi ve Parlamento önünde sorumludur.

Hükümet üyeleri, Anayasanın 57. maddesi 6. bendinde öngörülen durumlarda Parlamentonun kamaralarına hesap verir.

Hükümetin yetkileri, kuruluş şekli ve faaliyeti anayasal kanunla belirlenir.

Madde 65

Hükümet, Kazakistan Cumhurbaşkanı tarafından Anayasada öngörülen şekilde kurulur.

Hükümetin yapısı ve oluşumu konusunda teklifler, Başbakanın atanmasından sonra on gün içinde Başbakan tarafından Cumhurbaşkanına sunulur.

Hükümet üyeleri halka ve Kazakistan Cumhurbaşkanına yemin eder.

Madde 66

Kazakistan Cumhuriyeti Hükümeti:

Devletin sosyo-ekonomik politikasının, onun savunma gücünün, güvenliğinin, kamu düzeninin sağlanmasının temel yönlerini belirler ve bunların gerçekleştirilmesini organize eder;

Devlet bütçesini ve onun uygulanmasına ilişkin raporu Parlamentoya sunar, bütçenin uygulanmasını sağlar;

Meclise kanun tasarıları sunar ve kanunların uygulanmasını sağlar;

Devlet mülkiyetinin yönetimini düzenler;

Cumhuriyetin dış politikasının yürütülmesine ilişkin önlemler alır;

Bakanlıkların, devlet komitelerinin, diğer merkezi ve yerel yürütme organlarının faaliyetlerini yönetir;

Bakanlıkların, devlet komitelerinin, devletin diğer merkezi ve yerel yürütme organlarının düzenlemelerini tamamen veya kısmen iptal eder veya yürürlüğünü durdurur;

Hükümete girmeyen merkezi yürütme organlarının yöneticilerini göreve atar ve görevden alır;

Anayasa, kanunlar ve Cumhurbaşkanının düzenlemeleri ile belirlenen diğer işlevleri yerine getirir.

Madde 67

Kazakistan Cumhuriyeti Başbakanı:

Hükümetin faaliyetini organize eder ve yönetir, onun çalışmasından dolayı şahsen sorumludur;

Hükümet kararnamelerini imzalar;

Hükümet faaliyetlerinin başlıca yönleri ve onun tüm önemli kararları hakkında rapor sunar;

Hükümetin faaliyetlerinin yönetimi ve denetimine ilişkin diğer işlevleri yerine getirir.

Madde 68

Hükümet üyeleri kendi yetki alanlarında serbestçe karar alabilir ve onlara bağlı olan devlet organlarının faaliyeti dolayısıyla Başbakan karşısında şahsen sorumludur. Hükümetin yürüttüğü politikaya karşı çıkan veya bu politikayı uygulamaktan kaçınan Hükümet üyesi istifa eder veya görevinden uzaklaştırılır.

Hükümet üyeleri, temsili organlarda vekil olamaz, eğitim, bilim ve diğer yaratıcı faaliyetler dışında herhangi bir ücretli görevde bulunamaz, girişimcilik faaliyeti yapamaz veya kanuna uygun olarak onlara verilen görevler hariç, ticari kurumların yönetim veya denetleme kurulunda görev alamazlar.

Madde 69

Kazakistan Cumhuriyeti Hükümeti kendi yetkileri çerçevesindeki konularda ülke genelinde bağlayıcı olan kararlar alır.

Başbakan, ülke genelinde bağlayıcı olan emirler verir.

Hükümetin kararları ve Başbakanın emirleri Anayasaya, kanunlara, Cumhurbaşkanının kararname ve emirlerine aykırı olamaz.

Madde 70

Hükümet, yeni seçilmiş Cumhurbaşkanı önünde yetkilerini iade eder.

Cumhuriyetin Başbakanı, yeni seçilmiş Parlamento Meclisi önünde, Hükümeti güven oylamasına sunar. Mecliste güven oylaması sırasında, Cumhurbaşkanı tarafından başka türlü karar verilmedikçe, Hükümet görevine devam eder.

Hükümet ve onun her bir üyesi kendisine verilen görevleri yapabilmesinin mümkün olmadığını düşüyorsa, Cumhurbaşkanına istifasını sunma hakkına sahiptir.

Parlamento Meclisi veya Parlamento, Hükümete güvensizlik oyu verirse, Hükümet Cumhurbaşkanına istifasını sunar.

Cumhurbaşkanı on gün içinde istifanın kabul edilmesine veya geri çevrilmesine karar verir.

İstifanın kabulü, Hükümetin veya onun ilgili üyesinin yetkilerinin sona erdiği anlamına gelir. Başbakanın istifasının kabulü tüm Hükümetin yetkilerinin sona ermesi anlamına gelir.

Hükümetin veya onun herhangi bir üyesinin istifası kabul edilemezse, Cumhurbaşkanı onu görevini sürdürmekle görevlendirir.

Cumhurbaşkanı kendi inisiyatifiyle Hükümetin yetkilerinin sona erdiğine dair karar verebilir ve Hükümetin herhangi bir üyesini görevden alabilir. Başbakanın görevden alınması bütün Hükümetin yetkilerinin sona ermesi anlamına gelir.

6.KISIM

ANAYASA KONSEYİ

Madde 71

Kazakistan Cumhuriyeti Anayasa Konseyi, görev süresi altı yıl olan yedi üyeden oluşur. Eski Cumhurbaşkanları Anayasa Konseyinin ömür boyu üyesi olma hakkına sahiptirler.

Anayasa Konseyi Başkanını Cumhurbaşkanı göreve atar ve oyların eşit dağılımı durumunda Başkanın oyu belirleyicidir.

Anayasa Konseyinin iki üyesini Cumhurbaşkanı, ikişer üyeyi sırasıyla Senato ve Meclis atar. Anayasa Konseyi üyelerinin yarısı her üç yılda bir yenilenir.

Anayasa Konseyi üyeleri ve Başkanı milletvekili olamaz, eğitim, bilim ve diğer yaratıcı faaliyetler dışında başka ücretli görevlerde bulunamaz, girişimcilik faaliyeti yapamaz veya ticari kurumlarda yönetim organı veya denetim kurulunda görev alamazlar.

Anayasa Konseyi Başkanı ve üyeleri, yetkileri süresince suçüstü yakalanma ve ağır suç işleme durumları hariç, Parlamentonun izni olmaksızın tutuklanamaz, gözaltına alınamaz, mahkeme kararıyla idari cezaya çarptırılamaz, hakkında cezai dava açılamaz.

Anayasa Konseyinin kuruluşu ve faaliyeti anayasal kanunla düzenlenir.

Madde 72

Anayasa Konseyi Kazakistan Cumhurbaşkanının, Senato Başkanı ve Meclis Başkanının, parlamentonun üye tam sayısının en az beşte birinin ve Başbakanın başvurusu üzerine:

Cumhurbaşkanı, Parlamento milletvekilleri seçimlerinin ve Cumhuriyet referandumunun yapılmasına ilişkin uyuşmazlıkları çözüme bağlar;

Parlamentoda kabul edilmiş kanunların, imzalanmadan önce, Kazakistan Anayasasına uygun olup olmadığını görüşür;

Parlamento ve onun Kamaralarının kararlarının Anayasaya uygunluğunu incelemek;

Onaylanmadan önce Kazakistan’ın uluslararası antlaşmalarının Anayasaya uygunluğu hakkında görüş bildirmek;

Anayasa normlarının resmi yorumunu yapar;

Anayasanın 47. maddesinin l. ve 2. fıkralarında öngörülen durumlarda görüş bildirir.

Anayasa Konseyi, bu Anayasanın 78. maddesinde öngörülen durumlarda mahkemelerin başvurularını görüşür.

Madde 73

Anayasanın 72. maddesinin 1. fıkrasının 1. bendinde belirtilen konularda Anayasa Konseyine müracaat edilmesi durumunda Cumhurbaşkanının göreve başlaması, Parlamentonun seçilmiş milletvekillerinin kaydı veya cumhuriyet referandumu sonuçlarının belirlenmesi durdurulur.

Anayasanın 72. maddesinin 1. fıkrasının 2. ve 3. bentlerinde belirtilen konularda Anayasa Konseyine müracaat edilmesi durumunda ilgili düzenlemenin imzalanma veya onaylanma süreleri durdurulur.

Anayasa Konseyi, başvuru tarihini izleyen bir ay içinde karar verir. Cumhurbaşkanının isteği ile acil durumlarda bu süre on güne kadar kısaltılabilir.

Anayasa Konseyi kararına tamamen veya kısmen Cumhurbaşkanı itiraz edebilir ve bu itirazlar Anayasa Konseyi üye tam sayısının üçte ikisinin oyu ile aşılır. Cumhurbaşkanının itirazı giderilmezse Anayasa Konseyinin kararı kabul edilmemiş sayılır.

Madde 74

Kazakistan Cumhuriyeti Anayasasına uygun bulunmayan kanunlar ve uluslararası antlaşmalar imzalanamaz, onaylanamaz ve yürürlüğe konulamaz.

İnsan ve vatandaş hak ve özgürlüklerini ihlal edenler dahil Anayasaya aykırılığı saptanan kanunlar ve diğer normatif hukuk düzenlemeleri iptal edilir ve uygulanamaz.

Anayasa Konseyi kararları, kabul edildiği günden yürürlüğe girer, ülke genelinde bağlayıcı ve nihai olup, itiraz edilemez.

7.KISIM

MAHKEMELER VE YARGILAMA

Madde 75

Kazakistan Cumhuriyetinde yargılama, sadece mahkemeler tarafından yerine getirilir.

Yargı yetkisi medeni, cezai ve kanunlarla belirlenmiş diğer yargılama usulleriyle kullanılır. Kanunla öngörülen durumlarda ceza yargılaması jürinin katılımıyla gerçekleştirilir.

Mahkemeler, Kazakistan Cumhuriyeti Yüksek Mahkemesi, yerel mahkemeler ve kanunla kurulan diğer mahkemelerden oluşur.

Cumhuriyetin mahkeme sistemi Anayasa ve anayasal kanunla kurulur. Herhangi bir unvan altında özel veya olağanüstü mahkemeler kurulması yasaktır.

Madde 76

Yargı yetkisi, Kazakistan Cumhuriyeti adına kullanılır ve Anayasanın, kanunların, diğer normatif hukuk düzenlemelerinin uygulanması yoluyla vatandaşların ve kurumların hakları, özgürlükleri ve kanuni çıkarlarının korunması amaçlanır ve uluslararası antlaşmaların uygulanması sağlanır.

Yargı yetkisi, Anayasa, kanunlar, diğer normatif belgeler, uluslararası antlaşmalar esasında meydana gelen her türlü dava ve antlaşmazlıkları kapsar.

Mahkemelerin kararları, hükümleri ve diğer kararları ülke genelinde bağlayıcı güce sahiptir.

Madde 77

Hakim, yargılama sırasında bağımsız olup sadece Anayasa ve kanunlara tabidir.

Mahkemenin yargılama işlevine herhangi bir müdahale söz konusu olamaz ve kanunlar gereğince sorumluluk getirir. Belli bir dava ile ilgili olarak hakimlere, hesap sorulamaz.

Kanunları uygularken hakim aşağıdaki ilkelerden hareket etmelidir:

Kişi, suçu kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla ispatlanana kadar, bir suçu işleme konusunda masum kabul edilir;

Hiç kimse, aynı suçtan dolayı iki kez cezai veya idari yargılamaya tabi tutulamaz;

Kendi rızası olmaksızın hiç kimsenin kanun gereğince davasının görüşülmesi gereken mahkeme değiştirilemez;

Herkes mahkemede dinlenilme hakkına sahiptir;

Vatandaşların sorumluluklarını belirleyen ve artıran, yeni yükümlülükler getiren veya onların durumunu kötüleştiren kanunlar geriye yürümez. Bir suç işlendikten sonra kanunla sorumluluk kaldırılmış veya azaltılmışsa, yeni kanun uygulanır;

Sanık suçsuz olduğunu ispatlamakla yükümlü değildir;

Hiç kimse kendisi, eşi ve kapsamı kanunla belirlenen yakın akrabaları aleyhinde tanıklık yapmak zorunda değildir. Din görevlileri dini ibadetler sırasında kendilerine güvenenler aleyhinde tanıklık yapmak zorunda değildir.

Kişinin suçluluğu açısından her türlü şüphe, sanığın lehine yorumlanır.

Yasadışı yolla elde edilen deliller hukuken geçerli değildir. Hiç kimse yalnız kendi ikrarına dayanılarak cezalandırılamaz.

Kıyas yapılarak ceza kanunlarının uygulanması yasaktır.

Anayasayla belirlenmiş yargılama ilkeleri, Cumhuriyet mahkemeleri ve yargıçlarının tamamı için ortak ve aynı niteliktedir.

Madde 78

Mahkemeler, Anayasada öngörülen insan ve vatandaş hak ve özgürlüklerini ihlal eden kanunları ve diğer normatif hukuk düzenlemelerini uygulamazlar. Mahkeme, uygulanması gereken kanun veya diğer normatif hukuk düzenlemesinin Anayasada öngörülmüş insan hak ve özgürlüklerini zedelediğini tespit ederse, o, davaya ilişkin yargılamayı durdurur ve bu düzenlemenin Anayasaya aykırılığının belirlenmesi için Anayasa Konseyine başvurur.

Madde 79

Mahkemeler, bağımsızlıkları Anayasa ve kanunlarla korunan daimi hakimlerden oluşur. Hakimin görevi, sadece kanunla öngörülmüş nedenlerle sona erdirilebilir veya durdurulabilir.

Hakim, suçüstü yakalanma ve ağır suç işleme durumları hariç, Cumhurbaşkanının, Cumhuriyet Yüksek Yargı Kurulu görüşüne dayanan onayı olmaksızın veya Anayasanın

3.maddesinin 3. bendinde öngörülen durumda ise Senatonun onayı olmaksızın tutuklanamaz, göz altına alınamaz, yargı yoluyla idari cezaya çarptırılamaz, hakkında ceza kovuşturulması yapılamaz.

Yirmi beş yaşını doldurmuş, yüksek hukuk eğitimi almış, en az iki yıl hukuk alanında çalışmış ve yeterlik sınavını geçmiş Kazakistan vatandaşları hakim olabilirler. Kanunlarla hakimlerde diğer şart ve özellikler aranabilir.

Hakimler milletvekili olamaz, eğitim, bilim ve diğer yaratıcı faaliyetler dışında başka ücretli görevlerde bulunamaz, girişimcilik faaliyeti yapamaz, ticari kurumların yönetim organı ve denetim kurulunda görev alamazlar.

Madde 80

Mahkemelerin finansmanı, hakimlerin konut teminatı devlet bütçesinden sağlanır ve yargının tam ve bağımsız şekilde gerçekleşmesine yeterli olmalıdır.

Madde 81

Kazakistan Cumhuriyeti Yüksek Mahkemesi, medeni, cezai ve diğer davalara ilişkin yerel ve diğer mahkemelerin üst yargı organı olup, kanunun öngördüğü usul ve kurallar gereğince mahkemelerin faaliyetlerini denetler ve mahkeme uygulamaları hakkında yorumlar yapar.

Madde 82

Yüksek Mahkeme Başkanı ve hakimleri, Cumhuriyet Yüksek Yargı Kurulunun tavsiyesi üzerine Cumhurbaşkanının önerdiği kişiler arasından Senato tarafından seçilir.

Yerel ve diğer mahkemelerin başkan ve hakimleri Yüksek Yargı Kurulunun tavsiyesi üzerine Cumhurbaşkanı tarafından atanırlar.

Anayasal kanunla öngörülen şekilde mahkemelerde, yargı kurulları oluşturulabilir. Kurul başkanlarının yetkilendirilmesin ilişkin düzen, Anayasal kanunla belirlenir.

Yüksek Yargı Kurulu, Cumhurbaşkanının atadığı Başkan ve diğer görevlilerden oluşur.

Yüksek Yargı Kurulunun yapısı ve oluşumu kanunla belirlenir.

Madde 83

Savcılık, devlet adına, kanunların ve Cumhurbaşkanı kararnamelerinin ve diğer normatif hukuk düzenlemelerinin ülke genelinde zamanında ve aynı şekilde uygulanması üzerinde, arama faaliyetinin, tahkikat ve soruşturma işlemlerinin, idari ve yürütme işlerinin yasallığı üzerinde yüksek denetimi gerçekleştirir, her türlü yasadışı işlem ve eylemlerin giderilmesi için karşı önlem alır, ayrıca, Anayasa ve kanunlara aykırı olan kanun ve diğer hukuk düzenlemelerine itiraz eder. Savcılık mahkemede ve davada devlet çıkarlarını temsil eder, ayrıca, kanunla belirlenmiş şekilde ve çerçevede ceza takibatını gerçekleştirir.

Cumhuriyet Savcılığı, alt kademe savcıların üst kademedekilere ve Cumhuriyet Başsavcısına tabi olması ilkesine dayanan tek merkezi sistemden oluşturur. O, kendi yetkilerini diğer devlet organlarından ve yetkili kişilerden bağımsız olarak gerçekleştirir ve sadece Cumhurbaşkanına karşı sorumludur.

Cumhuriyet Başsavcısı yetki süresi boyunca suçüstü yakalanma ve ağır suç işleme durumları hariç, Senatonun onayı olmaksızın tutuklanamaz, göz altına alınamaz yargı yoluyla idari cezaya çarptırılamaz, hakkında ceza kovuşturulması yapılamaz. Başsavcının görev süresi beş yıldır.

Cumhuriyet Savcılığının yetkileri, kuruluşu ve çalışma şekli kanunla belirlenir.

Madde 84

Yürürlükten kaldırılmıştır.

8.KISIM

YEREL DEVLET İDARESİ VE YEREL YÖNETİMLER

Madde 85

Yerel devlet idaresi, kendi yetki alanlarındaki durumlardan sorumlu olan, yerel temsili ve yürütme organları tarafından gerçekleştirilir.

Madde 86

Yerel temsili organlar – Maslahatlar, ilgili idari-mülki birimdeki halkın iradesini ifade eder ve genel devlet çıkarlarını dikkate alarak onun gerçekleştirilmesi için gereken önlemleri alır ve uygulanmasını denetler.

Maslahatlar, halk tarafından genel, eşit ve doğrudan seçim hakkına dayanan gizli oylamayla beş yıllık süre için seçilirler.

Yirmi yaşını doldurmuş Kazakistan Cumhuriyeti vatandaşı maslahat üyesi seçilebilir. Bir vatandaş sadece bir maslahatın üyesi olabilir.

Maslahatların yetki alanına aşağıdakiler girer:

İlgili bölgenin ekonomik ve sosyal kalkınma plan ve programlarının, yerel bütçenin ve uygulanmasına ilişkin raporun onaylanması;

Kendi yetki alanında yerel idari-mülki teşkilat konularında karar alma;

Kanunla maslahatların yetkisine bırakılmış konularda idari-mülki birimlerin yöneticilerinin raporlarını değerlendirme;

Maslahatın daimi komisyonları ve diğer çalışma birimlerini oluşturma, bunların faaliyet raporlarını değerlendirme, maslahatın çalışma düzeniyle ilgili diğer sorunları çözümleme;

Cumhuriyetin kanunları uyarınca vatandaşların hak ve kanuni çıkarlarını sağlamak üzere diğer yetkileri kullanma;

Maslahatların yetkileri, zamanından önce kanunla belirlenmiş şekilde ve esaslar gereğince Cumhurbaşkanı tarafından, ayrıca kendi kendini feshetmeğe ilişkin karar kabul etmesi durumunda sona erer;

Maslahatların yetkileri, kuruluşu ve faaliyet şekli, üyelerinin hukuki statüsü kanunla belirlenir.

Madde 87

Yerel yürütme organları, Kazakistan Cumhuriyetinin bir bütün oluşturan yürütme sistemi içinde yer alır ve ilgili bölgenin menfaat ve kalkınma talepleriyle bağlantılı şekilde yürütme organının genel devlet politikasının uygulanmasını sağlarlar.

Yerel yürütme organlarının yetki alanına aşağıdakiler girer:

Bölgede ekonomik ve sosyal kalkınma plan ve programlarının, yerel bütçenin hazırlanması ve onların uygulanmasının sağlanması;

Kamu mülkiyetinin yönetimi;

Yerel yürütme organlarının yöneticilerini göreve atama ve görevden alma, yerel yürütme organlarının faaliyetinin teşkiline ilişkin diğer konuları karara bağlama;

Yerel devlet yönetiminin çıkarları doğrultusunda Cumhuriyet kanunları ile yerel yürütme organlarına tanınan diğer yetkilerin kullanılması;

Yerel yürütme organı, Cumhurbaşkanı ve Hükümetin temsilcisi olan ilgili idari-arazi biriminin akimi tarafından yönetilir.

İllerin, büyük şehirlerin ve başkentin akimleri, sırasıyla, illerin, büyük şehirlerin ve başkentin Maslahatlarının teklifiyle Cumhurbaşkanı tarafından atanır. Diğer idari-mülki birimlerinin akimleri Kazakistan Cumhurbaşkanının belirlediği şekilde göreve atanır veya seçilirler. Cumhurbaşkanı kendi görüşü doğrultusunda akimleri görevden alabilir.

Bir akime karşı güven oylaması teklifi, Maslahat üye tam sayısının en az beşte birinin oyuyla verebilir. Bu durumda, Maslahat üye sayısının çoğunluğuyla akime güvenoyu verilebileceği gibi Cumhurbaşkanından veya bir üst akimden söz konusu akimi görevden alması talep edilebilir. İllerin, büyük şehirlerin ve başkentin akimlerinin yetkileri, yeni seçilen Cumhurbaşkanının göreve başlamasıyla sona erer.

Yerel yürütme organlarının yetkileri, kuruluşu ve faaliyet şekli kanunla belirlenir.

Madde 88

Maslahatlar, kendi yetkileri çerçevesinde kararlar alırlar, akimler ise ilgili idari-mülki birimde bağlayıcı kararlar ve emirler çıkarırlar.

Maslahatların yerel bütçe gelirlerinin azaltılmasını ve yerel bütçe giderlerinin artırılmasını öngören karar tasarıları, sadece akimin onayı ile görüşmeye sunulabilir.

Maslahatların, Anayasaya ve Kazakistan Cumhuriyeti mevzuatına aykırı olan kararları, yargı yoluyla iptal edilebilir.

Akimlerin karar ve emirleri sırasına göre, Cumhurbaşkanı, Hükümet veya ilgili üst makam akim tarafından, ayrıca yargı yoluyla iptal edilebilir.

Madde 89

Kazakistan Cumhuriyetinde yerel önem taşıyan konuların halk tarafından şerbetçe çözümlenmesini sağlayan yerel yönetimler tanınır.

Yerel yönetimler, doğrudan halk tarafından, maslahatlar veya nüfusun belli bir kısmının bir arada yaşadığı ilgili bölgeyi kapsayan diğer yerel topluluklarda diğer yerel yönetim organları aracılığıyla gerçekleştirilir.

Kanuna uygun olarak yerel makamlara, devlet işlevlerinin yerine getirilmesi aktarılabilir.

Kazakistan’da yerel yönetimin kuruluş ve faaliyet şekli, kanunla belirlenir.

Yasayla belirlenen yetkiler kapsamında yerel yönetim organlarının bağımsızlığı güvence altına alınır.

9.KISIM

NİHAİ VE GEÇİCİ HÜKÜMLER

Madde 90

Genel referandumla kabul edilen Kazakistan Cumhuriyeti Anayasası, referandum sonuçlarının resmen yayımlandığı gün, önceki Anayasanın eş zamanlı olarak yürürlükten kalkması ile yürürlüğe girer.

Cumhuriyet referandumuyla Anayasanın kabul edildiği gün, Kazakistan Cumhuriyeti Anayasa Günü olarak, devlet bayramı ilan edilir.

Madde 91

Kazakistan Anayasasına değişiklik ve ilaveler, Cumhurbaşkanının kendi teşebbüsü, Parlamento veya Hükümetin teklifi üzerine almış olduğu kararla gerçekleştirilen Cumhuriyet referandumuyla yapılabilir. Anayasa değişikliği ve ilavelerine ilişkin tasarı, Cumhurbaşkanı tarafından Parlamentonun görüşüne sunma kararı alırsa, cumhuriyet referandumuna sunulamaz. Bu durumda Parlamento, Anayasada öngörülen şekilde karar alır. Eğer Cumhurbaşkanı, Parlamentonun Anayasaya değişiklikler ve ilaveler yapılmasına ilişkin teklifini Cumhuriyet referandumuna çıkarmayı reddederse, Parlamento her bir parlamento kamarasının üye tam sayısının beşte dört çoğunluğuyla Anayasaya değişiklikler ve ilaveler yapılmasına ilişkin kanun kabul edebilir. Bu durumda Cumhurbaşkanı kanunu imzalar ve Cumhuriyet referanduma çıkarır. Bu referandum, referanduma katılma hakkına sahip vatandaşların yarıdan fazlasının oylamaya katıldığı durumda gerçekleşmiş sayılır. Cumhuriyet referandumuna çıkarılmış Anayasa değişiklik ve ilaveleri, iller, şehirler ve başkentin vatandaşlarının üçte ikisinin oylama katılması ve katılanların yarıdan fazlasının lehte oy vermesiyle kabul edilmiş sayılır.

Anayasada belirlenen devletin üniter yapısı ve toprak bütünlüğü, cumhuriyet yönetim şekli değiştirilemez.

Madde 92

Anayasal kanunlar, Anayasanın yürürlüğe girdiği tarihi izleyen bir yıl içinde çıkarılmalıdır. Anayasada anayasal kanun diye belirtilen kanunlar veya böyle bir kanun gibi geçerli olan diğer düzenlemeler, Anayasanın yürürlüğe girmesinden önce kabul edilirlerse, bu durumda Anayasaya uygun şekle getirilir ve Kazakistan Cumhuriyeti anayasal kanunu sayılırlar.

Anayasada belirtilen diğer kanunlar Parlamentonun belirlediği sürelerde ve şekilde, fakat Anayasanın yürürlüğe girdiği günü izleyen en geç iki yıl içinde kabul edilmelidir.

“Kazakistan Cumhurbaşkanına ve Yerel İdari-Mülki Birimlerin Başkanlarına Geçici Olarak Ek Yetkiler Verilmesine İlişkin” Kazakistan Cumhuriyetinin 10 Aralık 1993 tarihli Yasası uyarınca, Cumhurbaşkanının ek yetkilerini kullandığı süre içinde imzaladığı kanun hükmünde kararnameler, sadece Cumhuriyetin diğer kanunlarının değiştirilmesi, ilaveler yapılması veya iptali için öngörülen şekilde değiştirilebilir, ilaveler yapılabilir veya iptal edilebilir. Kazakistan Cumhuriyetinin 28 Ocak 1993’te kabul edilmiş Anayasasının 64. maddesinin 12.-15., 18., ve 20. bentlerinde öngörülen konularla ilgili olarak Cumhurbaşkanının ek yetkilerini kullandığı süre içinde çıkardığı kararnamelerin Parlamentoda onaylanması gerekmez.

Anayasanın yürürlüğe giriş tarihinde yürürlükte olan Kazakistan Cumhuriyeti mevzuatının Anayasa ile çelişmeyen kısımları uygulanır ve bunlar Anayasanın kabul tarihini izleyen iki yıl içinde Anayasaya uygun şekle getirilir.

Madde 93

Anayasanın 7. maddesi hükmünü gerçekleştirmek amacıyla Hükümet, yerel temsili ve yürütme organları, özel kanun uyarınca Kazakistan Cumhuriyetinin bütün vatandaşlarının devlet dilini serbestçe ve ücretsiz olarak öğrenmeleri için gereken bütün organizasyonu, maddi ve teknik ortamı oluşturmakla yükümlüdürler.

Madde 94

Anayasanın yürürlüğe giriş tarihinde yürürlükte olan kanunlara göre seçilmiş Kazakistan Cumhurbaşkanı, söz konusu Anayasanın Cumhurbaşkanına verilen yetkileri elde eder ve 29 Nisan 1995 tarihinde kabul edilmiş Cumhuriyet referandumu kararıyla düzenlenen süre içinde bu yetkileri kullanır. Kazakistan Cumhurbaşkanının rızasıyla Cumhurbaşkanının bu yetki süresi Parlamento kamaralarının bileşik oturumunda her bir kamaranın üye tam sayısının çoğunluğuyla kabul edilmiş Parlamento kararıyla azaltılabilir. Bu durumda Parlamento Meclisi bir ay içinde Kazakistan Cumhurbaşkanı seçimlerini belirler. Bu seçimler sonucu seçilen Cumhurbaşkanı, seçim sonuçlarının yayımlandığı günden itibaren bir ay içinde yemin eder ve yedi yıl sonra Aralık ayının ilk Pazar günü yapılacak olan olağan Cumhurbaşkanı seçimlerinde seçilen Cumhurbaşkanının göreve başlamasına kadar yetkilerini kullanır.

Anayasanın yürürlüğe giriş tarihinde yürürlükte oları kanunlara göre seçilmiş Cumhurbaşkanı yardımcısı seçildiği sürenin sonuna kadar yetkilerini kullanır.

Madde 94-1

Cumhurbaşkanının görev süresini belirleyen Anayasanın 41. maddesinin 1. paragrafındaki hükümler, 4 Aralık 2005 tarihindeki seçimlerde seçilen Cumhurbaşkanının yedi yıllık görev süresinin sona ermesi ile düzenlenecek olan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde seçilecek kişiye de uygulanır.

Madde 95

Anayasal kanunla belirlenmiş şekilde Senato milletvekillerinin yarısı dört yıllığına, diğer yarısı ise iki yıllığına seçilir.

Parti listeleri esasında Parlamento Meclisine milletvekili seçimlerine ilişkin Kazakistan Cumhuriyeti Anayasasının hükümleri, Parlamento Meclisinin ikinci süre için seçilen milletvekilleri seçimlerinden başlayarak uygulanır.

Madde 96

Anayasa yürürlüğe girdiği günden itibaren Kazakistan Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu, Anayasada öngörüldüğü şekilde Kazakistan Cumhuriyeti Hükümetinin hak, yükümlülük ve sorumluluğunu üzerine alır.

Madde 97

Kazakistan Cumhuriyeti ilk Anayasa Konseyi aşağıdaki şekilde oluşturulur: Cumhurbaşkanı, Parlamento Senatosu Başkanı ve Parlamento Meclisi Başkanı, Anayasa Konseyine birer üyeyi üç yıllığına, birer üyeyi de altı yıllığına atarlar. Anayasa Konseyi Başkanı, Cumhurbaşkanı tarafından altı yıllık süre için atanır.

Madde 98

Anayasada öngörülen yargı ve soruşturma organları, ilgili kanunlarla öngörülen şekilde ve sürelerde oluşturulur. Bunlar oluşturuluncaya kadar mevcut yargı ve soruşturma organları kendi yetkilerini devam ettirir.

Kazakistan Cumhuriyetinin Yüksek Mahkemesi ve Yüksek Hakem Mahkemesinin, yerel mahkemelerin hakimleri Anayasada öngörülen mahkemeler kuruluncaya kadar yetkilerini devam ettirirler. Boş görevlere Anayasanın öngördüğü şekilde hakim atanır.

Rekabet Dergisi

0
Rekabet Dergisi

Rekabet Dergisi, Rekabet Kurumu tarafından çıkarılmadır ve yayın hayatına 2000 yılında başlamıştır. Rekabet Dergisi, altı ayda bir yayımlanmaktadır ve hakemli bir dergidir. Dergi, EBSCO, Tübitak Ulakbim ve ASOS Index veri tabanlarında dizinlenmektedir.

Rekabet Dergisi’nde, rekabet hukuku, rekabet politikası ve sanayi iktisadı alanlarındaki Türkçe veya İngilizce özgün makalelere, vaka yorumları ve benzeri görüşler ile haberlere yer verilmektedir.

Rekabet Dergisi’nde makalesinin yayımlanmasını isteyenler rekabetdergisi@rekabet.gov.tr adresine yazılarını gönderebilmektedir.

Rekabet Dergisi’nde yayımlanacak her bir yazı karşılığında yazarına telif ücreti olarak 750,00 TL ödenmekte olduğu hususu kurumun resmi internet sitesinden ilan edilmiştir.

Yazısı yayınlanan yazarlara 10 adet dergi ücretsiz olarak gönderilmektedir.

Yayınlanacak yazıların daha önce başka bir yerde yayımlanmamış veya yayımlanmak üzere gönderilmemiş olması gerekmekte, gönderilen yazılar, editörler tarafından, içerik ve “Makale Yazım Kuralları” başlığı altında belirtilen kurallara uygunluk bakımından değerlendirilmektedir.

Editör incelemesinden geçen yazılar yazarın ismi gizlenerek, konu hakkında uzman iki hakeme gönderilmekte, hakemlerden gelecek raporlar doğrultusunda yazının basılmasına, reddedilmesine veya yazardan düzeltme istenmesine karar verilmekte, gerekli durumlarda üçüncü bir hakemin görüşüne başvurulmaktadır.

Rekabet Dergisinin Yönetim Yeri ve merkezi Ankara’dadır.

Rekabet Dergisini çıkaran Rekabet Kurumu

Rekabet Dergisini çıkaran Rekabet Kurumu, Anayasanın 167’nci maddesi gereğince tekelleşmeyi ve kartelleşmeyi önleme görevini yerine getirmekte,  1982 Anayasasının kendisine verdiği görevleri 1994 yılında çıkarılan 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunu kapsamında yerine getirmektedir.

Rekabet Kanunu’nun temel amacı; kartellerin ve teşebbüsler arası anlaşma, uyumlu eylem veya teşebbüs birliği karar ve eylemleri yoluyla ortaya çıkacak diğer rekabet kısıtlamalarının yasaklanması, herhangi bir piyasada hakim durumda olan bir teşebbüsün bu hakimiyetini kötüye kullanmasının engellenmesi ve bazı birleşme ve devralma işlemlerinin denetlenerek yeni tekeller yaratılmasının önüne geçilmesidir.

Rekabet Kurumu, piyasadaki rekabeti bozan, engelleyen ya da kısıtlayan teşebbüsleri cezalandırmakta, piyasalarda tekelleşmenin önüne geçmekte, kamunun terk ettiği alanlarda tekelleşmeye engel olmakta, piyasalardaki rekabeti olumsuz yönde etkileyecek ya da kısıtlayacak nitelikteki çeşitli kanunlar ve düzenlemelerle ilgili olarak ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına görüşler göndererek piyasalarda rekabet koşullarının hakim kılınmasını sağlamakta, mal ve hizmet piyasalarının serbest ve sağlıklı bir rekabet ortamı içinde oluşmasını ve gelişmesini sağlamaya çalışmaktadır. Rekabet Kurumunun görevi mal ve hizmet piyasalarındaki rekabetçi sürecin tehdit edilmesini engellemektedir.

Rekabet Dergisi ve Kurum hakkında daha detaylı bilgi almak için resmi linke TIKLAYINIZ

İstiklal Mahkemelerinde Mahkum Olanlar Hakkında Genel Af

0
1933 Genel Af Kanunu, 26 Ekim 1933 tarihinde, Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilmiş ve 28 Ekim 1933’te resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.  Bu af kanunundan sonra 1960 yılına kadar geniş kapsamlı genel af kanunu çıkarılmamıştır. Cumhuriyetin kuruluşunun 10. yılı dolayısıyla çıkarılan Genel Af Kanunu sonucunda, 5 yılı geçmeyen hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum olanlar hakkında takibat yapılmamasına ve 3 yılı geçenlerin cezasının affına ilişkin düzenleme getirilmiştir.

İstiklal Mahkemelerinde Mahkum Olanlar Hakkında Genel Af, Affı Umumi Hakkında Kanun adıyla 3527 Sayılı Kanun numarasıyla ve 29.06.1938 tarihinde çıkarılmıştır. Kanun 16 Temmuz 1938 tarihinde resmi gazetede yayınlanmıştır.

Birinci Dünya Savaşından yenik çıkan Osmanlı Devleti 30 Ekim 1918 tarihinde imzaladığı, koşulları çok ağır olan Mondros Ateşkes Antlaşmasıyla fiilen egemenliğini yitirmiş, toprakları paylaşılmaya başlanmıştır. Osmanlı Devleti yerine sınırları 28 Ocak 1920’de Osmanlı Mebusan Meclisince kabul edilen Misak–ı Milli kararı ile belirlenmiş, tam bağımsızlığı hedef alan, Mustafa Kemal Paşa önderliğinde başlatılan Kurtuluş Savaşı esnasında kurtuluş hareketini baltalamaya yönelik dernekler kurulmuş, iç ayaklanmalar çıkartılmıştır. Tüm bu engellemelere karşın Milli Mücadele başarıya ulaşmış, bu başarı 24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanan Lozan Barış Antlaşması ile sonuçlanmıştır.

150’likler ve 3527 Sayılı Af Kanunu-Son Posta Gazetesi

Lozan Barış Antlaşmasına ek olarak taraf devletlerce kabul edilen ve açıklanan, 1914 – 1922 yılları arasında işlenen savaş suçlarına ilişkin umumi af beyannamesine ek protokolde Türk Devleti bu genel aftan 150 kişiyi muaf tutacağını beyan etmiştir. Türk hükümeti Lozan Antlaşması yükümlülükleri uyarınca 26 Aralık 1923 ve 16 Nisan 1924 tarihlerinde iki defa genel af kanunu çıkartmış, 150 kişiyi bu kanunlardan muaf tutmuştur. Bu kişilerin isimleri 01 Haziran 1924 tarihli 544 numaralı hükümet kararnamesi ile belirlenmiş, 28 Mayıs 1927 tarihli 1064 sayılı yasa ile bu kişiler vatandaşlıktan çıkartılmıştır. Bu kişiler 29 Haziran 1938 tarihli 3527 sayılı af kanunu ile affedilmiştir. Bu 150 kişinin bazıları aftan önce ölmüş, bazıları yurtdışında kalmaya devam etmiş, bazıları da Türkiye’ye geri dönmüştür.

Lozan Barış Antlaşması ile öngörülen, genel aftan muaf tutulan ,150’liklerin vatandaşlıktan çıkarılması ve daha sonra bunların affedilmesine ilişkin olarak Dr. Albay Necip Yılmaz tarafından “150’likler ve 3527 Sayılı Af Kanunu” ismi ile doktora tezi yazılmıştır.

İstiklal Mahkemelerinde Mahkum Olanlar Hakkında Genel Af-3527 Sayılı Kanun

Loader Loading...
EAD Logo Taking too long?

Reload Reload document
| Open Open in new tab

İstiklal Mahkemelerinde Mahkum Olanlar Hakkında Genel Af-3527 Sayılı Kanunun Orijinal Metni

Madde 1 — İstiklal mahkemeler i kararı ile mahkum edilmiş olanlar affedilmişlerdir.

Bu af, infaz edilmemiş cezalarla mahkumiyetler infaz olunanlar hakkında bütün hukuki ve fer’i netayiç ve tesiratına şamildir .

Madde 2 — Lozanda akdolunan 24/7/192 3 tarihli umumî af beyanname ve protokolunda mevzuubahis yüz elli kişilik listede isimleri yazılı şahıslar affolunmuşlardır.

Şu kadar ki, bu şahıslara, mesbuk memuriyetlerinden dolayı tekaüd maaşı tahsis edilmez ve bu şahıslar kanunun mer’iyete girdiği tarihten itibaren sekiz sene müddetle Türk Ceza Kanununun 20 nci maddesile
diğer kanunlara göre âmme hizmetlerinden sayılan işlerde kullanılmazlar ve bulunamazlar.

Bu kanunun mer’iyetinden evvel 1064 sayılı kanunun hükümlerinden doğan bütün hukukî netice ve muameleler mahfuzdur.

Madde 3 — 25 eylül 1339 tarih ve 347 ve 26 mayıs 1926 tarih ve 854 sayılı kanunlara göre teşekkül etmiş olan Heyeti Mahsusalarca haklarında bir daha Devlet hizmetlerinde istihdam edilmemelerine karar verilen eşhasın ve 24 mayıs 1928 tarih ve 1289 sayılı kanunla Âlî karar heyeti ve 26 teşrinievvel 1933 tarih ve 2330 sayılı kanunun 12 nci maddesi mucibince Devlet Şûrası Mülkiye Dairesi taraflarından tedkik ve tasdik edilenler de dahi l olmak üzere verilmiş olan kararlar refedilmiştir.

Ancak bu suretle haklarındaki kararlar refedilmiş olanlar bu ka­nunun mer’iyetinden itibaren iki sene müddetle maaşlı memur olarak istihdam edilemezler .

Madde 4 — Birinci ve üçüncü maddeler hükmünden istifade edenler hakkında Hâkimler ve Memurin Kanunlarile bunlara müzeyyel kanunlara ve sair hususî kanunlara göre yapılmış ve yapılacak olan bütün inzibatî muamelelere ve askerlikten tard ve ihraç cezalarına ve askerî nisbetelerinin kesilmesi kararlarına affın ve refi hükmünün şümulü yoktur.

Madde 5 — Birinci ve ikinci maddelerde yazılı af ve refi hükümlerinden müstefid olan şahıslar lüzum görülürse İcra Vekilleri Heyeti kararı ile vatandaşlıktan iskat edilebilirler.

Madde 6 — 28 mayıs 1927 tarih ve 1064 sayılı kanun ilga edilmiştir .

Madde 7 —  B u kanu n neşri tarihinde n muteberdir.

Madde 8 — Bu kanunun hükümlerini icraya İcra Vekilleri Heyeti memurdur .

Bahadır Erdem

0
Bahadır Erdem

Prof. Dr. B. Bahadır Erdem, 1987 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olmuş, 1992 yılında yayınladığı teziyle İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Bölümünden Yüksek Lisans Derecesini, 1998 yılında yazdığı doktora teziyle İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Bölümünden Doktora unvanını almıştır.

 

 

 

Akademik Kariyeri

Prof. Dr. B. Bahadır Erdem, 2000 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Devletler Özel Hukuku Anabilim Dalında Yardımcı Doçent olarak çalışmaya başlamış, 2004 yılında da aynı Anabilim Dalına Doçent olarak atanmış ve 2009 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Milletlerarası Özel Hukuk Anabilim Dalında Profesör olmuş ve aynı üniversitede çalışmaya devam etmiştir.

Bahadır Erdem, 27.11.2007 tarihli ve 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un, tüm hazırlık çalışmalarında bulunmuş ve Adalet Bakanlığı Komisyonu Üyesi Kanun’un kabul edilmesine kadar aktif görev yapmıştır.

Mesleki Kariyeri

Prof. Dr. B. Bahadır Erdem 2004–2010 yıllarında Türkiye’deki üniversiteleri temsilen Türk Patent Enstitüsü Yönetim Kurulu üyeliği görevini yürütmüştür.

Profesör Erdem, Özel Hukukun Uyumlaştırılmasına İlişkin Uluslararası Enstitü’nün (UNIDROIT) Yönetim Konseyine seçilen Türkiye’nin ilk resmi üyesidir.

Prof. Erdem, hâlihazırda Aile Hukuku Derneği’nin başkanlık görevini yürütmektedir.

Bahadır Erdem, uzmanlık alanına giren konularda avukatlık, milli ve milletlerarası tahkim alanında hakemlik, arabuluculuk, danışmanlık ve bilirkişilik de yapmaktadır. Prof. Erdem, birçok ICC tahkim mahkemesinde hakemlik yapmış ve yapmaktadır.

Bahadır Erdem, Erdem/Erdem Hukuk Bürosunun kurucu ortağıdır ve İstanbul Barosu‘na kayıtlıdır.

Prof. Dr. Erdem hukukun çeşitli alanlarında, akademik ve pratiğe yönelik birçok makale kaleme almıştır. Eserlerinin büyük bir bölümü tanınmış uluslararası ve milli hukuk dergilerinde yayınlanmıştır. Erdem, ayrıca bilimsel ve pratiğe dönük çeşitli kitaplar yazmıştır.

Erdem, uluslararası özel hukuk ve kanunlar ihtilafı konuları başta olmak üzere milletlerarası tahkim, arabuluculuk, uluslararası ticari sözleşmeler, fikri mülkiyet hukuku, yabancı mahkeme ve hakem kararlarının tanınması ve tenfizi ile uluslararası çocuk kaçırma ihtilâfları, yatırım uyuşmazlıkları, doğrudan yabancı yatırımlar, vatandaşlık ve yabancılar hukuku alanlarında yüksek uzmanlığa sahiptir.

Bahadır Erdem, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde milletlerarası özel hukuk, kanunlar ihtilafı, uluslar arası bireysel davalar, uluslar arası fikri mülkiyet hukuku, Türk Vatandaşlık hukuku ve yabancılar hukuku dersleri vermektedir.

Sivil Toplum Çalışmaları

Bahadır Erdem, birçok kamu kurum ve kuruluşu ile sivil toplum kuruluşlarında görev almış ve almaktadır. Erdem, İstanbul Ticaret Odası (İTO) Tahkim Divanı Üyeliği, İstanbul Tahkim Merkezi (ISTAC) Danışma Kurulu Üyeliği, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Milletlerarası Hukuk ve Milletlerarası Münasebetler Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğü, European Law Institute ve UNIDROIT Bünyesinde Yürütülen “From Transnational Principles to European Rules of Civil Procedure”  Projesinde Danışmanlık, Türk Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu Üyeliği, Türk Eğitim Vakfı Mütevelli Heyeti Üyeliği, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Eğitim Öğretim ve Yardımlaşma Vakfı Mütevelli Heyeti Üyeliği, Melek Yatırımcılar Derneği Kuruculuğu ve Yönetim Kurulu Üyeliği, Çocuğum Olmadan Asla Platformu Kuruculuğu ve Malatya Eğitim ve Öğretim Vakfı Üyeliği yapmıştır.

Erdem, aynı zamanda Türk Eğitim Vakfı mütevelli heyeti üyesidir ve Melek Yatırımcılar Derneği yönetim kurulu üyeliğini de sürdürmektedir.

Prof. Dr. B. Bahadır Erdem’in yayınlamış olduğu eserleri

Türk Milletlerarası Usul Hukukunda Tebligat, Türkiye’den Yurt Dışına – Yurt Dışından Türkiye’ye Yapılacak Tebligat, Patent Hakkının Korunmasına ve Patent Hakkına İlişkin Sözleşmelere Uygulanacak Hukuk, Fikrî Hukukta Türk Mahkemelerinin Milletlerarası Yetkisi, Milletlerarası Özel Hukuk Sözleşmeleri, Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun, Avrupa’da Devletler Özel Hukuku ve Yeni Türk Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un Borçlar ve Ticaret Hukukuna İlişkin Hükümleri, Türk Vatandaşlık Hukuku, Milletlerarası Özel Hukuk, Uluslararası Ticari Tahkim ve Lex Mercatoria,

Makaleleri, Sunum, Bildiri ve Tebliğleri
Prof. Dr. B. Bahadır Erdem, birçok ulusal ve uluslararası sempozyum panel ve seminere katılmış; Yabancıların Taşınmaz Mal Tasarrufu, Fikri Hakların Korunmasına Uygulanacak Hukuk, Yabancı Aile Hukukuna İlişkin Mahkeme Kararlarının Tanınma ve Tenfizi, Lisans Sözleşmesine Uygulanacak Hukuk, Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Veçhelerine İlişkin Sözleşme Kapsamında Çocuk Hakları, Aile Hukuku’na İlişkin Kararlarda Tanıma ve Tenfiz, Türk Vatandaşlık Kanunu Tasarısı, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun, Türk Üniversitelerin müfredatına sınai mülkiyet eğitiminin dahil edilmesi için planlamalar, Vatandaşlık Kanunu Tasarısında Evlilik Yolu ile Türk Vatandaşlığının Kazanılması,Akdi Borç İlişkilerine Uygulanacak Hukuk,  5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’da Düzenlenen Sözleşmeden Doğan Borç İlişkilerinde Uygulanacak Hukuk, Çocuk Haklarının Korunması, Uluslararası Çocuk Kaçırma Sözleşmesi Kapsamında Çocuk Hakları, Uluslararası Tebligat Sorunları ve Uluslararası Çocuk Kaçırma, İnsan Hakları ve Anayasa, Fikri Haklar ile Koruma Altına Alınan Fikri Yaratılma Süreci: İnnovasyon, Çok Vatandaşlığa Sahip Türk Vatandaşlarının Ad ve Soyadı, Fikri Hakların Korunmasına ve Fikri Hakların Devrine İlişkin Sözleşmelere Uygulanacak Hukuk; Yabancılık Unsuru Taşıyan Sözleşmelere İlişkin Esaslar ve Karşılaşılan Sorunlar, Milletlerarası Satış Sözleşmelerinde Incoterms 2010 Kuralları, Uluslararası Hukuk ve Adli Yardımlaşma, Uluslararası Hukuk Tebligat İşlemleri, Uluslar arası Hukukta Çocukların Kaçırılması ve Alıkonulması, Anayasada Vatandaşlık Kavramı, Türk Kanunlar İhtilafı Kuralları’na Göre Satış Sözleşmelerine Uygulanacak Hukuk, Türk Hukukunda Milletlerarası Çocuk Kaçırma Mevzuatına Bakış ve Çözümlenmesi Gereken Konular, MÖHUK’ta Akdi Borç İlişkilerine Uygulanacak Hukuk; Türk Milletlerarası Tahkim Hukukunda LexMercatoria, Arbitration Cost Under the Turkish  Arbitration Law, Aile içi İlişkilerde Sorunlar ve Çözüm Arayışları, The Legal Globalization, Sosyal Ağlarda Hak İhlalleri ve Sorumluluk,Tahkim Öncesinde Başvurulacak Çözüm Yolları ve Tahkim Anlaşmasına Etkisi, Türk Hukukunda Uluslararası Çocuk Kaçırma Davaları, İnsan Hakları Bazında Mültecilere Hukuki ve Sosyal Yaklaşım, Uluslararası Çocuk Kaçırma Uyuşmazlıklarından Doğan Davalar, Toplumda Kadına Karşı Şiddet, Tahkim Uygulamaları” başlıkları ile sunum ve bildiriler yayınlamıştır.

Bahadır Erdem, mezuniyet öncesinde her yıl öğrencilerini kendi bütçesi ile toplu şekilde tiyatroya götürmesi ile bilinmektedir.

Doğuş Üniversitesi Hukuk Fakültesi

0
Doğuş Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Doğuş Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2008 yılında Bakanlar Kurulunun aldığı gerçekleşmiştir. Fakülte 2008-2009 akademik yılında öğretime başlamış ve ilk mezunlarını 2013 yılında vermiştir. Fakülte merkez binası İstanbul Anadolu yakasında, Kadıköy’ün Acıbadem semtindedir.
Doğuş Üniversitesi Binası
Doğuş Üniversitesi Hukuk Fakültesi,  hedefini, modern yaşamın gereklerini doğru algılayacak, Cumhuriyet’in ve hukuk devletinin temel ilkelerini benimsemiş, ulusal hukukumuzu ve hukukun evrensel kurallarını özümsemiş, hukuk kurallarını farklı boyutlarıyla doğru yorumlayabilecek nitelikli hukukçular yetiştirmek olarak açıklamıştır.

Doğuş Üniversitesi Hukuk Fakültesinin öğretim dili Türkçedir. Öğrenciler, hukuk fakültesinin birinci sınıfına hazırlık sınıfı olmaksızın doğrudan başlamaktadır.  Akademisyen olmak yada uluslararası örgütlerde ve uluslararası hizmet veren avukatlık bürolarında çalışmak hedefinde olan öğrenciler için isteğe bağlı olarak İngilizce Hazırlık Eğitimi alma imkanı bulunmaktadır.

Fakülte, ders programında, temel hukuk derslerine ilaveten “İnsan Hakları ve Bireysel Başvuru”, “Türk Demokrasi Tarihi”, “Tüketici Hukuku”, “Fikri Sınai Mülkiyet Hukuku”, “Avukatlık Hukuku”, “Sermaye Piyasası Hukuku”, “Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yolları” ve “Sigorta Hukuku” benzeri uzmanlık dersleri bulunmaktadır.

Fakültede, öğrenciler için kurgusal dava yarışmaları ve sanal mahkeme ortamında hukuki sorunları tartışma ve çözme olanakları sunulmaktadır. Öğrenciler, Barolar tarafından organize edilen üniversiteler arası kurgusal dava yarışmalarına hazırlanmaktadır.

Doğuş Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesinde kamu hukuku ve özel hukuk alanlarında tezli ve tezsiz yüksek lisans programları bulunmaktadır. Fakülte, öğrencilerine yüksek lisans programları ve kişisel gelişim seminerleri ile uzmanlaşma imkanı sunmaktadır.

Üniversite ve Fakültede ‘Kişisel Gelişim Seminerleri’ başlığı ile öğrencilere dönük seminer ve eğitim çalışmaları yapılmaktadır. Hukuk Fakültesi öğrencileri, yargıç ve savcılarla, akademisyenlerle ve avukatlarla tanışma ve mesleki gelişimlerini planlama imkanına sahip olmaktadır.

Kamu İhale Kurumu ve Tüketici Hukuku Enstitüsü Doğuş Üniversitesi Hukuk Fakültesi ev sahipliğinde eğitim seminerleri ve sertifika programları gerçekleştirmektedir.

Doğuş Üniversitesi Hukuk Fakültesi, ERASMUS Programı çerçevesinde öğrencilerin anlaşmalı Avrupa Üniversitelerinde öğrenim görmesine imkan sağlamaktadır.
Doğuş Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi
Fakülte, Doğuş Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisini çıkarmakta, öğrencilerin akademik standartlarda yazı yazması teşvik edilmektedir. Dergi, her yıl bir sayısını mezunlarının akademik yazılarına ayırmayı ve böylece mezunlarımızla bağını koparmamayı hedeflemektedir.

Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW)

0

Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW)’nin resmi adı ‘Organisation for the Prohibition of Chemical Weapons’ şeklindedir.

Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) merkezi Hollanda’nın Lahey kentindedir.

Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü Merkez Binası-Lahey
Örgütün Amacı

Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW), kimyasal silah kullanımı yasaklayan Kimyasal Silahlar Sözleşmesini imzalayan ülkelerin bu kurallara uygun davranmasını ve sözleşmenin uygulanmasını denetlemektedir.

Kitle imha silahlarının 21. yüzyılda sonsuza kadar ortadan kaldırılması için hazırlanan Kimyasal Silahlar Sözleşmesi, sözleşme hükümlerinin etkin bir şekilde uygulanmasını sağlamak amacıyla uygulama ve denetim mekanizması oluşturmuştur.

Kimyasal Silahların Önlenmesi Sözleşmesi (CWC) Kimyasal Silahları Yasaklama Örgütü (OPCW) tarafından uygulanmakta ve yönetilmektedir. Örgüt Birleşmiş Milletler denetiminde göreve başlamıştır ancak Birleşmiş Milletler’in bir organı değildir. Kimyasal Silahları Yasaklama Örgütü, Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası örgütlerle yakın işbirlikleri kurmaktadır. Örgütün merkezi Hollanda’nın Lahey kentindedir ve üye sayısı 192’yi geçmiş olup imza atmayan az sayıda ülke kalmıştır.

Kimyasal Silahları Yasaklama Örgütü (OPCW), kimyasal silahların taraf devletlerce geliştirilmesini, üretilmesini, satışını, stoklanmasını ve kullanılmasını engellemek ve kimyasal silahların imhasını yürütmekle görevlidir.

Büyükelçi Ahmet Üzümcü Lahey’deki Kimyasal Silahları Yasaklama Örgütü (OPCW) başkanlığına 2010 yılında seçilmiştir. Ahmet Üzümcü başkanlığındaki örgüt, Birleşmiş Milletler ile işbirliği çerçevesinde Suriye’nin kimyasal silahlarının imhasına ilişkin çalışmalar yürütmüş, bu çalışmalarından dolayı 2013 yılında Nobel Barış Ödülü’ne layık görülmüştür.
Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) Organları ve Başkanı

Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW), üç ana organdan oluşmaktadır. Bu organlardan birincisi Taraf Devletler Konferansı’dır. Ülkeler konferanslarda bir daimi temsilcisi ya da bir Büyükelçi ile temsil edilmektedir. Konferans yılda en az bir kere toplanmaktadır. İkinci organ, Yürütme Konseyi’dir ve Taraf Devletler Konferansı tarafından 2 yıllığına seçilen 41 üyeden oluşmaktadır. Yürütme Konseyi, örgüt politikasını oluşturan esas organdır ve yılda en az 5 defa toplanarak Konferans tarafından belirlenen stratejiye uygun aksiyonu yürütmektedir. Örgütün üçüncü organı Teknik Sekretarya’dır ve yürütülecek denetimleri organize ederek her türlü  yardımı temin etmekle yükümlüdür. Sekretarya, denetimlerin tüm taraf devletlerde sözleşmeye uygun standartlarla yürütülmesine yardımcı olmaktadır.

Fernando Arias, Aralık 2017’de Taraf Devletler Konferansı tarafından OPCW Başkanlığına atanmış, dört yıllık görev süresine 25 Temmuz 2018’de başlamıştır.

Fernando Arias

Örgüt, Taraf Devletler Konferans tarafından seçilen Genel Direktör tarafından yönetilmektedir. örgütün ilk direktörü olan José Bustani 1997-202 yılları arasında ve Rogelio Pfirter 2002-2010 yılları arasında görev yapmıştır.

Örgüt direktörlüğüne 2010 yılında Türkiye’den Ahmet Üzümcü seçilmiştir. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümünden mezun olan Üzümcü Suriye ve İsrail’de Büyükelçilik yapmış, 2002-2004 yıllarında NATO nezdinde Türkiye daimi temsilciliği ve 2004-2006 yıllarında Dışişleri Bakanlığı Müsteşar yardımcılığı ve 2006-2010 yıllarında Birleşmiş Milletler Cenevre Ofisi nezdinde Türkiye daimi temsilciliği görevini yaptıktan sonra Konferans tarafından Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü Genel Direktörlüğü görevine seçilmiştir.

Türkiye Gazetecilik Hak ve Sorumluluk Bildirgesi

0

Türkiye Gazetecilik Hak ve Sorumluluk Bildirgesi Gazeteciler Cemiyet tarafından kabul edilmiş prensiplerdir.

GİRİŞ:

Aşağıda tanımı yapıldığı üzere her gazeteci ve basın – yayın organı, gazetecinin haklarını savunmalı ve meslek ilkelerine uymalı, uyulmasını gözetmelidir. Basın – yayın organlarında, gazeteci olmadıkları halde çeşitli biçimlerde gazetecilik faaliyetine katılanlar ile dışarıdan Türkiye’ ye ve Türkiye’ den dışarıya dönük yayın yapanlar da bu sorumluluklar kapsamındadır. Basın yayın organları yöneticileri; genel yayın yönetmeni yahut müdürü, yazı işleri müdürleri yahut sorumlu müdürler, sıfatları ne olursa olsun, kuruluşlarında görevli gazeteciler ile yayınların meslek ilkelerine uygun olmasını gözetir.Gazetecinin hakları, halkın haber alma hakkının ve ifade özgürlüğünün; meslek ilkeleri ise dürüst ve doğru iletişimin temelidir. Meslek ilkeleri gazetecinin ve basın – yayın organlarının öz denetimini öngörür ve değerlendirme mercii öncelikle vicdanlardır.

A. İnsan ve yurttaş hakkı

Herkes, bilgi edinme ve haber alma, özgür düşünce, ifade ve serbest eleştiri hakkına sahiptir. Düşünce ve ifade özgürlüğünün kullanılmasının başlıca yolu olan basın ve yayın özgürlüğü temel insan haklarındandır. Bu hakların demokratik hukuk devletinde anayasal güvence altında olması esastır.

B. Gazeteci tanımı

Düzenli bir şekilde, günlük yahut süreli bir yazılı, görüntülü, sesli elektronik veya dijital basın ve yayın organında, kadrolu, sözleşmeli ya da telif karşılığı, haber alma, işleme, iletme veya görüş, fikir belirtme görevi üstlenen ve asıl işi ile başlıca geçim kaynağı bu olup, çalıştığı işletme ile ilgili yasalar karşısındaki konumu bu tanıma uygun olanlar gazetecidir. Basın ve yayın alanındaki her işletme, çalıştırdıkları gazetecileri, yasaların gazetecilere tanıdığı haklardan yararlandırmak zorundadır.

C. Gazetecinin sorumluluğu

Gazeteci, basın özgürlüğünü, halkın doğru haber alma, bilgi edinme hakkı adına dürüst biçimde kullanır. Bu amaçla her türlü sansür ve otosansürle mücadele etmeli, halkı da bu yönde bilgilendirmelidir. Gazetecinin halka karşı sorumluluğu, başta işverenine ve kamu otoritelerine karşı olmak üzere, öteki tüm sorumluluklardan önce gelir. Bilgi ve haber ile özgür düşünce, herhangi bir ticari mal ve hizmetten farklı olarak toplumsal bir nitelik taşır.

Gazeteci, ilettiği haber ve bilginin sorumluluğunu üstlenir ve paylaşır. Gazetecinin özgürlüğünün içeriğini ve sınırlarını, öncelikle sorumlulukları ile meslek ilkeleri belirler.

D. Gazetecinin hakları

1. Gazeteci tüm bilgi kaynaklarına serbestçe ulaşma ve kamu yaşamını belirleyen, halkı ilgilendiren tüm olayları izleme, araştırma hakkına sahiptir. Gazetecinin karşısına çıkarılacak gizlilik ve sır gibi engeller kamusal işlerde yasaya, özel işlerde açık ve ikna edici gerekçelere sahip olmalıdır.

2. Gazeteci, çalıştığı basın ve yayın organının kendisiyle yaptığı sözleşmede de kaydedilmiş olması gereken temel çizgisini dikkate alır. O temel çizgi dışındaki ve onunla çelişen veya orada açıkça belirtilmemiş olan tüm telkin, öneri, istek ve talimatları reddetme hakkına sahiptir.

3. Gazeteci, inanmadığı bir görüşü savunmaya veya meslek ilkelerine aykırı bir iş yapmaya zorlanamaz.

4. Gazeteciler, özellikle de yazı işleri çalışanları, basın – yayın işletmesinin işleyişini belirleyen, etkileyen önemli kararlardan haberdar edilmeli ve gereğinde kararların alınmasına katılmalıdır.

5. İşlevi ve sorumlulukları ışığında, gazeteciler örgütlenme hakkının yanı sıra görevinin maddi ve manevi güvencesini sağlayan kişisel sözleşme yapma hakkına sahiptir. Gazeteci ekonomik bağımsızlığını garanti eden toplumsal rolüne ve emeği ile yeteneğine uygun bir ücret almalıdır.

6. Gazeteci, kaynakların gizliliği ilkesi uyarınca, kaynağını açıklamaya ve tanıklık yapmaya zorlanamaz. Kaynağ izin verdiği taktirde gizlilik ortadan kalkabilir. Kaynağı tarafından açıkça yanıltıldığı durumlarda gazeteci kaynağını açıklayabilir.

E. Gazetecinin temel görevleri ve ilkeleri

1. Halkın bilgi edinme hakkı uyarınca, gazeteci, kendi açısından sonuçları ne olursa olsun, gerçeklere ve doğrulara saygı duymak ve uymak zorundadır.

2. Gazeteci; bilgi ve haber alma, yorum yapma ve eleştirme özgürlüklerini ne pahasına olursa olsun savunur.

3. Gazeteci; başta barış, demokrasi ve insan hakları olmak üzere, insanlığın evrensel değerlerini, çok sesliliği, farklılıklara saygıyı savunur. Milliyet, ırk, etnisite, cinsiyet, dil, din, sınıf ve felsefi inanç ayrımcılığı yapmadan tüm ulusların, tüm halkların ve tüm bireylerin haklarını ve saygınlığını tanır. İnsanlar, topluluklar ve uluslar arasında nefreti, düşmanlığı körükleyici yayından kaçınır. Bir ulusun, bir topluluğun ve bireylerin kültürel değerlerini ve inançlarını (veya inançsızlığını) doğrudan saldırı konusu yapamaz. Gazeteci; her türden şiddeti haklı gösterici, özendirici ve kışkırtan yayın yapamaz.

4. Gazeteci; kaynağını bilmediği bilgi ve haberleri yayınlamaz; kaynak açık olmadığında, yayınlamaya karar verdiği durumlarda da kamuoyuna gerekli uyarıları yapmak zorundadır.

5. Gazeteci; temel bilgileri yok edemez, görmezlikten gelemez ve metinlerle belgeleri değiştiremez, tahrif edemez. Yanlış, yanıltıcı ve tahrif edilmiş yayın malzemesi kullanmaktan uzak durur.

6. Gazeteci, bilgi, haber, fotoğraf, görüntü, ses, belge elde etmek için yanıltıcı yöntemler kullanamaz.

7. Gazeteci, kamuya mal olmuş bir şahsiyet bile olsa, halkın haber alma, bilgilenme hakkıyla doğrudan bağlantılı olmayan hiç bir amaç için, izin verilmedikçe özel yaşamın gizliliği ilkesini ihlal edemez.

8. Gazeteci, yayınlanmış her yanlışı en kısa sürede düzeltmekle yükümlüdür. Gazeteci, istismar edilmemesi, kötüye kullanılmaması ve kabul edilebilir boyutlar ile biçimde yapılması kaydıyla, cevap hakkına saygılı olmalıdır.

9. Gazeteci, kendisine güvenilerek verilmiş bilgilerin, belgelerin kaynaklarını, kendileri izin vermediği sürece, mesleki gizlilik ilkesi uyarınca, hiç bir şekilde açıklamaz.

10. Gazeteci, çalıntı, iftira, hakaret, lekeleme, saptırma, manipülasyon, söylenti, dedikodu ve dayanaksız suçlamalardan kesinlikle uzak durur.

11. Gazeteci, bir bilginin, haberin yayını ya da yayınlanmaması karşılığı hiçbir maddi veya manevi avantajın peşinde olamaz. Gazeteci, devlet başkanından milletvekiline, iş adamından bürokratına kadar haber kaynağı olarak da kabul edilen kişi ve kurumlarla iletişimini ve ilişkisini meslek ilkelerini gözeterek yürütür.

12. Gazeteci, mesleğini, reklamcılıkla, halkla ilişkilerle veya propagandacılıkla karıştıramaz. İlan – reklam kaynaklarından herhangi bir telkin, tavsiye alamaz, maddi çıkar sağlayamaz.

13. Gazeteci, hangi konuda olursa olsun, elde ettiği bilgileri geniş biçimde yayın konusu yapmadan kendi yararına kullanamaz. Mesleğini, ne şekilde olursa olsun, (yasaların ve yönetmeliklerin kendisine tanıdığı hakların dışında) ayrıcalıklar kazanmak amacıyla kullanamaz.

14. Gazeteci, her ne amaçla olursa olsun, tehdit ve şantaj gibi yollara başvurmaz. Gazeteci bu şekilde baskılara da karşı koyar.

15. Gazeteci her türlü baskıyı reddeder ve çalıştığı basın – yayın organındaki yöneticileri dışında kimseden işiyle ilgili talimat alamaz.

16. Gazeteci sıfatını taşımayı hak eden herkes meslek ilkelerine en yüksek seviyede uymayı taahhüt eder. Ülkesindeki yasalara saygılı olmakla birlikte, hükümet ve benzeri kurumların müdahalelerine kapalıdır. Mesleki olarak yalnızca meslektaşlarının ve kamuoyunun değerlendirmeleri ile bağımsız yargı organlarının kararlarını dikkate alır.

17. Gazeteci, devleti yönetenlerin belirlediği ulusal ve uluslararası politikalar konularında önyargılara değil, halkın haber alma hakkına dayanır. Onu mesleğin temel ilkeleri ve özgürlükçü demokrasi kaygıları yönlendirir.

GAZETECİNİN DOĞRU DAVRANIŞ KURALLARI

Haber-Yorum: Haber ile yorum ve görüş ayrımı açık yapılmalı, okurun ve izleyicinin neyin haber, neyin yorum olduğunu kolayca seçebilmesi sağlanmalıdır.

Fotoğraf – Görüntü: Fotoğraf ve görüntünün güncel olup olmadığı açık biçimde belirtilmeli, canlandırma görüntülerde de bu, izleyicinin fark edebileceği biçimde ifade edilmelidir.

Haber – İlan (Reklam): Haber ve yorum metinleri veya görüntüleri ile İlan – reklam amaçlı metinlerin ayrımı hiç bir karışıklığa yer bırakmayacak ölçüde yapılmalıdır.

Yargı: Hazırlık soruşturması sırasında soruşturmayı zaafa uğratıcı, yönlendirici biçimde haber ve yorumdan kaçınılmalıdır. Yargılama sürecinde de haberler her türlü ön yargıdan uzak ve kesinlikle doğruluğundan emin olunarak sunulmalıdır. Gazeteci yargı sürecinde taraf olmamalıdır. Yargı kararı kesinleşmedikçe, bir sanık suçlu ilan edilmemelidir. Haberlerde ve yorumlarda suçluymuş gibi değerlendirmeler yapılmamalıdır.

Çocuk: Çocuklarla ilgili suçlarda ve cinsel saldırılarda sanık, tanık ya da mağdur (maktul) olsun, 18 yaşından küçüklerin açık isimleri ve fotoğrafları yayınlanmamalıdır. Çocuğun kişiliğini ve davranışlarını etkileyebilecek durumlarda, gazeteci, bir aile büyüğünün veya çocuktan sorumlu bir başkasının izni olmaksızın çocukla röportaj yapmamalı veya görüntüsünü almaya çalışmamalıdır.

Cinsel saldırılar: Cinsel saldırı mağdurlarının fotoğrafları, görüntüleri veya kimlikleri, açık kamu yararı olmadıkça yayınlanmamalıdır.

Kimlik veya özel durum: Açık kamu yararı olmadıkça ve olayla doğrudan ilgisi, bağlantısı bulunmadıkça, bir insanın davranışı veya işlediği suç, onun ırkına, milliyetine, dinine, cinsiyetine, cinsel eğilimine, hastalığına veya fiziksel, zihinsel özürlü olup olmamasına dayandırılmamalıdır. Kişinin bu özel durumu, alay, hakaret, önyargı konusu yapılmamalıdır.

Sağlık: Sağlık konusunda sansasyondan kaçınmalı, insanları umutsuzluk veya sahte umut verecek yayın yapılmamalıdır. Tıbbi alandaki araştırmalar kesinleşmiş sonnuçlar gibi yayınlanmamalıdır. İlaç tavsiyesinde mutlaka uzmana danışılmalıdır. Hastanelerde araştırmalar yapan, bilgi ve görüntü almaya çalışan gazeteci, kimliğini belirtmeli ve girilmesi yasak bölümlere ancak yetkililerin izniyle girmelidir. Yetkilinin, hastanın veya yakınının izni olmaksızın hastane ve benzeri kurumlarda hiç bir yolla ses ve görüntü alınmamalıdır.

Hediye: Yayın Öncesi kararlarla ve yayınlarla ilgili ön yargı, kuşku yaratacak her cinsten kişisel hediye ve maddi menfaat reddedilmelidir.

Müessese Çıkarı: Gazetecinin bir basın – yayın organındaki işlevini “Hak ve Sorumluluk Bildirgesi” ndeki hakları, sorumlulukları ve görevleri belirler. Gazeteci, bu mesleki çerçeve ile yayın organının çizgisi dışında, müessese çıkarı söz konusu olsa dahi, hiçbir faaliyete gönüllü olarak veya zorla katılmamalıdır.

Özeleştiri: Gazeteci ile basın – yayın organları, tekzip ve cevap hakkı gibi zorunlulukların dışında da, yanlışları düzeltmeli ve özleştiri yapmalıdırlar.

Taraf olma: Gazeteci ve yayın organı, her ne nedenle ve her ne biçimde olursa olsun, taraf oldukları bir olaydaki konumlarını kamuoyuna açıkça belirtmelidir. Yayın organı yahut yorumcu, siyasi, ekonomik ve toplumsal tercihlerinin doğrultusunda yayın yapabilir. Bu durumda bu tavır açıkça ortaya konulmalı, ayrıca yorum ile haber – olay ayrımı kesin biçimde yapılmalıdır.

Özel hayat: Asıl olan kamu yararıdır. Özel hayatın gizliliğinin geçersiz sayılabileceği başlıca durumlar şöyle sıralanabilir:

a) Büyük bir suç yahut yolsuzluk üstüne araştırma ve yayın.

b) Toplumu kötü etkileyici bir tutumla ilgili araştırma ve yayın.

c) Toplumun güvenliğinin veya sağlığının korunması.

d) İlgili kişinin sözleri yahut eylemleri sonucu halkın yanılmasının, yanıltılmasının veya yanlış yapmasının engellenmesi.

Bu durumlarda dahi, özel hayatın kamuya açılan kesiti mutlaka konuyla doğrudan ilgili olmalı veya ilgili kişinin özel hayatının onun kamusal faaliyetini de etkileyip etkilemediği gözetilmelidir.

Bilgi-Belge: Doğrudan kamu yararı olmadıkça, sahibinin izni dışında belge, fotoğraf, ses yahut görüntü alınmamalıdır. Kamu yararı söz konusu olduğunda dahi, yukarıdakilerin başka hiçbir şekilde elde edilmeyeceğine kesin kanaat getirilmiş olması gerekir.

Haber için para: Gazeteci belge veya görüntü sağlamak amacıyla, bir suçla ilgili sanık, tanık veya onların yakınlarına para teklif etmemeli ve vermemelidir.

Sarsıcı durumlarda: Üzüntü, sıkıntı, tehlike, yıkım, felaket ya da şok halindeki insanlar söz konusu olduğunda gazetecinin olaya yaklaşımı ve araştırması insani olmalı ve gizliliklere uyularak duygu sömürüsünden kaçınılmalıdır.

Suçlu yakınları: Gazeteci, sanıkların ve suçluların akrabalarını, yakınlarını, olayla ilgileri olmadıkça veya olayın doğru anlaşılması için gereği bulunmadıkça teşhir etmemelidir.

İntihar olayları: İntihar olayları hakkında haber çerçevesini aşan ve okuyucu veya izleyiciyi etki altında bırakacak nitelikte ve genişlikte yayın yapılmamalıdır. Olayı gösteren fotoğraf, resim veya film yayınlanmamalıdır.

Ekonomik, mali bilgi: Yasalarla yasaklanmış olmasa dahi, gazeteci elde ettiği ekonomik – mali bilgileri geniş biçimde yayınlanmadan önce kendisinin yahut yakınlarının çıkarları için kullanmamalıdır. Gazeteci, kendisinde ve yakınlarında bulunan hisse senedi ve benzeri mali araçlar konusunda, yayın organındaki sorumluları bu menkul kıymet sahipliği hakkında doğru bilgilendirmediği sürece yayın yapmamalıdır. Gazeteci, hakkında haber ve yorum yazdığı ya da yazmayı tasarladığı taşınır ve taşınmaz kıymetlerin doğrudan veya dolaylı alım satımını yapmamalıdır.

Ambargo: Önceden görme – Off the record:

Gazeteci, kendi çabasıyla elde etmedikçe, bir kaynağın verdiği bilgi veya belgenin yayınlanma tarihi konusundaki isteğe uymalıdır. Gazeteci, röportaj, haber, yorum veya görüntü, yayın şekli ne olursa olsun, hazırlığını yayın organındaki sorumlular dışında, kaynağı da dahil kimseye denetlettirmekle yükümlü değildir.Gazeteci, açıklanmaması kaydıyla (off the record) verilen bilgiyi ve sarfedilen sözleri yayınlamamalıdır.

Rekabet: Gazeteci, rekabet nedeniyle de olsa, bir başka gazeteciye bilinçli ve açık, mesleki zarar vermekten kaçmalıdır. Bir meslektaşının yayınını engelleyici davranışlarda bulunmamalıdır.

Kaynak gösterme: Gazeteci, başta haber ajansları olmak üzere, bir meslektaşının ve herhangi bir yayının sunduğu bilgileri kullandığında mutlaka kaynağı belirtmelidir.

Gazeteci olmayanlar: Bir yayın organında, sürekli veya zaman zaman, gazetecilik kapsamına giren alanlarda faaliyet gösterenlerin asıl sıfatları, asli işleri uygun şekilde belirtilmeli, kamuoyu onların temel konumu hakkında bilgilendirilmelidir.

Özdeşleşme: Gazeteci, uzmanlık alanı ne olursa olsun öncelikle gazetecidir. Polis muhabiri, polis veya sözcüsü, spor muhabiri kulüp yöneticisi veya sözcüsü, herhangi bir partiden sorumlu muhabir onun üyesi veya sözcüsü gibi davranmamalı ve bu yönde, yayın yapmamalıdır.

Kişisel Verileri Koruma Kurulu Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Yönetmelik

0
Kişisel Verileri Koruma Kurulu Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Yönetmelik
Kişisel Verileri Koruma Kurumu

 

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Amaç ve kapsam

MADDE 1 – (1) Bu Yönetmelik Kişisel Verileri Koruma Kurulunun çalışma usul ve esaslarını, görevlerini, yetkilerini ve sorumluluklarını belirlemek için hazırlanmıştır.

Dayanak

MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, 24/3/2016 tarihli ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun 22 nci ve 23 üncü maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelikte geçen;

a) Başkan: Kişisel Verileri Koruma Kurumu Başkanını,

b) Kanun: 24/3/2016 tarihli ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununu,

c) Kurul: Kişisel Verileri Koruma Kurulunu,

ç) Kurum: Kişisel Verileri Koruma Kurumunu,

d) Üye: Kişisel Verileri Koruma Kurulu üyesini,

ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜM

Kişisel Verileri Koruma Kurulu

Kurul

MADDE 4 – (1) Kurul, Kurumun karar organıdır. Kurul; biri Başkan, biri İkinci Başkan olmak üzere toplam dokuz üyeden oluşur.

(2) Kurulun beş üyesi Türkiye Büyük Millet Meclisi, iki üyesi Cumhurbaşkanı, iki üyesi Bakanlar Kurulu tarafından seçilir.

(3) Kurul, Kanunla ve diğer mevzuatla verilen görev ve yetkilerini kendi sorumluluğu altında, bağımsız olarak yerine getirir ve kullanır. Görev alanına giren konularla ilgili olarak hiçbir organ, makam, merci veya kişi, Kurula emir ve talimat veremez, tavsiye veya telkinde bulunamaz.

Başkan

MADDE 5 – (1) Kurumun en üst yöneticisi olan Başkan, Kurumun genel yönetim ve temsili ile Kurul tarafından alınan kararların yürütülmesinden sorumludur.

(2) Başkan ve İkinci Başkan Kurul tarafından ayrı ayrı seçilir. Seçimde aday gösterilmez. Seçimin gizli veya açık oylamayla yapılacağı Kurulca kararlaştırılır. Sonuç bir tutanakla belirtilir ve toplantıya katılan Kurul üyelerince imzalanır.

(3) Başkanın izin, hastalık, yurt dışı görev ve diğer nedenlerle yokluğunda İkinci Başkan, Başkana vekaleteder.

Üyeler

MADDE 6 – (1) Kurul üyelerinin görev süresi dört yıldır. Süresi biten üye yeniden seçilebilir. Görev süresi dolmadan herhangi bir sebeple görevi sona eren üyenin yerine seçilen kişi, yerine seçildiği üyenin kalan süresini tamamlar.

(2) Kurul üyelerinin süreleri dolmadan herhangi bir nedenle görevlerine son verilemez. Kurul üyelerinin;

a) Seçilmek için gereken şartları taşımadıklarının sonradan anlaşılması,

b) Görevleriyle ilgili olarak işledikleri suçlardan dolayı haklarında verilen mahkûmiyet kararının kesinleşmesi,

c) Görevlerini yerine getiremeyeceklerinin sağlık kurulu raporuyla kesin olarak tespit edilmesi,

ç) Görevlerine izinsiz, mazeretsiz ve kesintisiz olarak on beş gün ya da bir yılda toplam otuz gün süreyle devam etmediklerinin tespit edilmesi,

d) Bir ay içinde izinsiz ve mazeretsiz olarak toplam üç, bir yıl içinde toplam on Kurul toplantısına katılmadıklarının tespit edilmesi,

hâllerinde Kurul kararıyla üyelikleri sona erer.

Kurulun görev ve yetkileri

MADDE 7 – (1) Kurulun görev ve yetkileri şunlardır:

a) Kişisel verilerin, temel hak ve özgürlüklere uygun şekilde işlenmesini sağlamak.

b) Kişisel verilerle ilgili haklarının ihlal edildiğini ileri sürenlerin şikâyetlerini karara bağlamak.

c) Şikâyet üzerine veya ihlal iddiasını öğrenmesi durumunda resen görev alanına giren konularda kişisel verilerin kanunlara uygun olarak işlenip işlenmediğini incelemek ve gerektiğinde bu konuda geçici önlemler almak.

ç) Veri güvenliğine ilişkin yükümlülükleri belirlemek amacıyla düzenleyici işlem yapmak.

d) Özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesi için alınması gereken yeterli önlemleri belirlemek.

e) Veri Sorumluları Sicilinin tutulmasını sağlamak.

f) Kişisel verilerin silinmesine, yok edilmesine veya anonim hâle getirilmesine ilişkin usul ve esasları belirlemek.

g) Kurulun görev alanı ile Kurumun işleyişine ilişkin konularda gerekli düzenleyici işlemleri yapmak.

ğ) Veri sorumlusunun ve temsilcisinin görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin düzenleyici işlem yapmak.

h) Yurt dışına veri aktarılabilmesi için yeterli korumaya sahip olan ve olmayan ülkeleri belirleyip ilan etmek.

ı) Kişisel verilerin korunması, işlenmesi ve güvenliği ile ilgili sektörel uygulama esaslarını belirlemek ve akreditasyon, sertifikasyon, eğitim ile rehberlik konularında usul ve esasları belirlemek.

i) Kişisel verilerin korunması ile ilgili yurt içi ve yurt dışı projeler yapmak ve yaptırmak.

j) Kişisel verilerin korunması konusunda kurum ve kuruluşları bilgilendirmek, kamuoyuna yönelik farkındalıkfaaliyetleri gerçekleştirmek.

k) Ücret tarifeleri ile ilgili çalışmalar yapmak.

l) Üniversiteler ve ilgili diğer yurt içi ve yurt dışı kurum ve kuruluşlarla işbirliği ve koordinasyon çalışmaları yürütmek.

m) Kanunda öngörülen idari yaptırımlara karar vermek.

n) Diğer kurum ve kuruluşlarca hazırlanan ve kişisel verilere ilişkin hüküm içeren mevzuat taslakları hakkında görüş bildirmek.

o) Kurumun; stratejik planını karara bağlamak, amaç ve hedeflerini, hizmet kalite standartlarını ve performans kriterlerini belirlemek.

ö) Kurumun stratejik planı ile amaç ve hedeflerine uygun olarak hazırlanan bütçe teklifini görüşmek ve karara bağlamak.

p) Kurumun performansı, mali durumu, yıllık faaliyetleri ve ihtiyaç duyulan konular hakkında hazırlanan rapor taslaklarını onaylamak ve yayımlamak.

r) Taşınmaz alımı, satımı ve kiralanması konularındaki önerileri görüşüp karara bağlamak.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Kurulun Çalışma Usul ve Esasları

Kurulun gündemi

MADDE 8 – (1) Kurul toplantı gündemleri; Başkan tarafından belirlenir.

(2) Gündem ve gündemdeki konulara ilişkin karar taslakları, karar için gerekli dokümanlar ile Kurumun görüş ve önerileri, toplantı tarihinden en az 3 gün önce İnceleme Dairesi Başkanlığı tarafından üyelere dağıtılır.

(3) Bir toplantıda, gündem maddelerinin görüşülmesi süre nedeniyle bitirilemezse; görüşülemeyen maddeler herhangi bir işleme gerek kalmaksızın bir sonraki toplantı gündemine dahil edilir.

Toplantı ve karar yeter sayısı

MADDE 9 – (1) Kurul, Başkan dâhil en az altı üye ile toplanır.

(2) Kurul, Başkanın belirleyeceği tarihte toplanır. Başkan gereken hâllerde Kurulu olağanüstü toplantıya çağırabilir.

(3) Üyelerin bütün toplantılarda bulunmaları esastır.

(4) Toplantıya katılamayacak olan üyeler, geçerli mazeretlerini yazılı olarak Başkanlığa bildirirler.

(5) Kurul, üye tam sayısının salt çoğunluğuyla karar alır. Kurul üyeleri çekimser oy kullanamaz.

(6) Toplantılar esas itibariyle Kurum merkezinde yapılır. İhtiyaç duyulması halinde Kurulca, Kurum merkezi dışındaki yerlerde de toplantı yapılabilmesine karar verilebilir.

(7) Toplantıların fiziki olarak yapılması esas olmakla birlikte ihtiyaç duyulması ve Başkanın uygun görmesi halinde gerekli güvenlik önlemleri alınarak elektronik ortamda toplantı yapılabilir ya da elektronik yollarla toplantıya katılım sağlanabilir.

Görüşmelerde usul ve oylama

MADDE 10 – (1) Kararlar, müzakere yapılarak alınır. Konular gündemdeki sıralarına göre görüşülür.

(2) Başkan, gündem maddelerinin görüşülmesinde sıra dâhilinde Kurul üyelerine söz verir. Konu üzerinde görüşmeler tamamlandıktan sonra gündem maddesi oya sunulur.

(3) Kararlar, kabul veya ret için el kaldırmak suretiyle işaretle oylanır.

(4) Kurul kararları toplantı bitiminde tutanak altına alınır.

(5) Kurul üyeleri; kendilerini, üçüncü dereceye kadar kan ve ikinci dereceye kadar kayın hısımlarını, evlatlıklarını ve aralarındaki evlilik bağı kalkmış olsa bile eşlerini ilgilendiren konularla ilgili toplantı ve oylamaya katılamaz. Bu durum karar metninde ayrıca belirtilir.

Görüşmelerin gizliliği ve toplantılara katılabilecek olanlar

MADDE 11 – (1) Aksi kararlaştırılmadıkça, Kurul toplantılarındaki görüşmeler gizlidir. Kurul toplantılarına, Başkan ve üyeler ile görüşme tutanaklarını düzenlemekle görevli personel dışında hiç kimse katılamaz. Ancak, Başkan tarafından, ihtiyaç duyulması halinde taraflar, kişiler veya temsilciler Kurul toplantısına davet edilebilir. Ancak Kurul kararları toplantıya dışarıdan katılanların yanında alınmaz.

Karar

MADDE 12 – (1) Toplantıda görüşülen gündem maddelerine ilişkin alınan kararlar tutanakla tespit edilir.

(2) Karar tutanağı toplantı esnasında toplantıya katılan tüm üyeler tarafından imzalanır.

(3) Kanunda belirtilen süreler saklı kalmak üzere, Kurul kararı, alındığı toplantı tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde gerekçeleri, varsa karşı oy gerekçeleri ile birlikte yazılır.

(4) Toplantıya katıldığı halde Kurul kararlarını süresi içinde mazeretsiz olarak imzalamayan Kurul üyeleri, ilgili toplantı tutanağındaki beyanları doğrultusunda oy kullanmış sayılır.

(5) Kurul toplantısında alınan her bir kararın yazıldığı son sayfa, toplantıya katılan üyelerin isimleri yazılmak suretiyle üyelerce imzalanır, önceki sayfalar ise imzalanır veya paraflanır.

(6) Toplantı ve karar numaraları, her yıl birden başlar ve o yılın sonuna kadar sıra numarasını takip eder.

Kararlarda bulunması gereken hususlar

MADDE 13 – (1) Şikâyet üzerine veya ihlal iddiasının öğrenilmesi durumunda resen yapılan inceleme sonucu verilen kararlar aşağıdaki hususları ihtiva eder:

a) Karar veren Kurul üyelerinin ad ve soyadları.

b) İnceleme ve araştırmayı yapanların ad ve soyadları.

c) Tarafların adı, soyadı ve unvanları ile adresleri ve sıfatları.

ç) Tarafların iddia ve beyanlarının özeti.

d) İddia ve beyanların değerlendirilmesi.

e) Kararın hukuki dayanağı.

f) Sonuç.

g) Varsa karşı oy gerekçeleri.

(2) Diğer kararlar aşağıdaki hususları ihtiva eder:

a) Karar veren Kurul üyelerinin ad ve soyadları.

b) Kararın konusu ve hukuki dayanağı.

c) Sonuç.

ç) Varsa karşı oy gerekçeleri.

Kararların saklanması

MADDE 14 – (1) Kararlar İnceleme Dairesi Başkanlığı tarafından dosyalanır. Kararların onaylı örnekleri ilgili birimlere gönderilir.

(2) Birimlere gönderilecek onaylı karar örneklerinde karşı oy gerekçeleri bulunmaz.

(3) Karar örneklerinin aslına uygunluğu İnceleme Dairesi Başkanlığı tarafından onaylanır.

Kararların açıklanması ve yayımlanması

MADDE 15 – (1) Kurul, gerekli gördüğü kararları kamuya duyurur.

(2) Kurul kararları, yazımın tamamlanmasının ardından ilgili taraflara bildirilir.

(3) Toplantılarda görüşülen konular ve alınan kararlar hakkında basın ve yayın organlarına ancak Başkan tarafından açıklama yapılabilir.

Komisyon çalışmaları

MADDE 16 – (1) Kurulda görüşülüp, kararlaştırılması gereken konuların ön incelemesini yapıp, daha ayrıntılı bir kapsam ve derinlikte Kurula sunmak üzere, üyelerden oluşan ihtisas komisyonu veya çalışma grupları Kurul kararıyla kurulabilir. Söz konusu komisyon veya çalışma gruplarında Kurul kararıyla Kurum personeli görevlendirilebilir.

Sır saklama

MADDE 17 – (1) Kurul üyeleriyle, Başkan tarafından ihtiyaç duyulması halinde Kurul toplantısına ya da hazırlık çalışmalarına katılanlar, çalışmaları sırasında ilgililere ve üçüncü kişilere ait öğrendikleri sırları bu konuda kanunen yetkili kılınan mercilerden başkasına açıklayamazlar ve kendi yararlarına kullanamazlar. Bu yükümlülük görevden ayrılmalarından sonra da devam eder.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Çeşitli ve Son Hükümler

Düzenleme yetkisi

MADDE 18 – (1) Bu Yönetmelikte yer almayan ya da açıklık bulunmayan konularda ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde karar vermeye, uygulamayı düzenlemeye ve yönlendirmeye Kurul yetkilidir.

Yürürlük

MADDE 19 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 20 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Başkan yürütür.

Türkiye Basım Yayın Meslek Birliği(TBYM)

0

Türkiye Basım Yayın Meslek Birliği(TBYM) Türkiye’de en fazla üyeye sahip olan ve en fazla eseri temsil eden yayıncı meslek birliğidir. Türkiye Basım Yayın Meslek Birliği (TBYM), 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa göre Kültür ve Turizm Bakanlığının 4 Ocak 2007 tarihli onayı ile tüzel kişilik kazanarak yayıncılık alanında faaliyetlerine başlamıştır. “Türkiye” kelimesinin unvanına eklenmesine 17.10.2012 tarihinde karar verilmiştir.

Türkiye Basım Yayın Meslek Birliği(TBYM), eser sahipleri ile bağlantılı hak sahiplerinin ortak çıkarlarını korumak, kanunla tanınmış hakların idaresini ve takibini, alınacak ücretlerin tahsilini ve hak sahiplerine dağıtımını sağlamak üzere kurulmuş Meslek Birliğidir. Birlik, Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı (WIPO), UNESCO, CERLALC gibi kurumların da temsil edildiği yayıncılık alanındaki en büyük uluslararası federasyon olan IFRRO üyesidir. Birlik, YAYFED kurucu üyesidir. Birlik Arap Yayıncılar Birliği ve Afrika Yayıncılar Birliği ile dayanışma içerisinde çalışmaktadır.

Türkiye Basım Yayın Meslek Birliği(TBYM)  Amaçları ve Faaliyet Alanı

Birlik, toplumda telif kültürünün ve bilincinin yaygınlaştırılması, korsanlıkla mücadele, yayıncılığın önündeki engellerin kaldırılması, yayıncılığın gelişmesinin ve yayınevlerinin kurumsallaşmasının sağlanması, telif sözleşmelerinin yapılmasına, uygulanmasına ve anlaşmazlıkların giderilmesine yönelik faaliyetlerde bulunmaktadır.

Fikri mülkiyet hukukunun güçlendirilmesi, yayıncıların yasalar karşısında haklarının savunulması, fikri hakların takibinin yapılması ve ihlallerinin önlenmesi, tip sözleşmelerin hazırlanması, kayıt, tescil, bandrol ve sertifika konularında sektörün yönlendirilmesi, şahsi kullanım harçlarının tahsili, lisanslama ve buralardan elde edilecek gelirlerin üyelere adil dağıtımının sağlanması, dijital yayıncılığın geliştirilmesi, üyelere eğitim verilmesi, kanun çalışmalarına katkıda bulunulması, Türk yayıncılığının dünya genelinde bir telif marketi haline getirilmesi birliğin faaliyetleri kapsamındadır.

TBYM Bünyesinde Faaliyet Gösteren Komisyonlar

Birlik bünyesinde Korsanla Mücadele Komisyonu, Telif Hakları ve Lisanslama Komisyonu, Üye İlişkileri Komisyonu, Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Komisyonu, Araştırma ve Geliştirme (Ar-Ge) Komisyonu, Kaynak Geliştirme ve Finans Komisyonu ve Uluslararası İlişkiler Komisyonu olmak üzere yedi komisyon görev yapmaktadır.

Birliğin, Uluslararası İlişkiler Komisyonu bünyesinde Avrupa, Amerika, Balkanlar, Türk Cumhuriyetleri, Arap Ülkeleri, Afrika ve Uzak Doğu ile ilişkileri takip eden alt komisyonlar yer almaktadır.

Türkiye Basım Yayın Meslek Birliği(TBYM) Faaliyetleri 

Birlik, Korsan Kitap İhbar Hattını kurmuş ve Türkiye Basım Yayım Meslek Birliği bünyesinde korsan ihbarlarını takip için 24 saat süreyle hizmet vermeye başlamıştır.

Kitap fuarlarına katılım ve korsanla mücadele hakkında bilgilendirici materyal dağıtımı yapılmış, ‘Korsan Kitaba Hayır’ temalı özel stantlar kurmuştur.

“Bu Suça Ortak Olma”, “Haksızlığa Hayır”, “Korsan Kitaba Hayır” sloganları birliğin çalışmalarında kullandığı sloganlardır. Korsanla mücadele konusunda kısa film yaptırılarak fuarlarda ve açık alanlarda yayınlanmıştır.

Birlik, Akademik Çalıştaylar, Sempozyumlar, Bilimsel Toplantılar, konferans ve paneller tertip etmiştir. Bu kapsamda, 14 Mayıs 2015 tarihinde “Meslek Birliklerinin İşleyişi Çalıştayı”, 03 Temmuz 2015 tarihinde “Telif haklarının güçlendirilmesi ve ihlallerin önlenmesi için hukuki ve teknik altyapının oluşturulması ortak akıl toplantısı”, 17-18 Eylül 2015 tarihinde “Metin ve Görsel Alanda Hakların Toplu Yönetimi Çalıştayı”, 12-13 Aralık 2015 “Yayımcılık Sektöründe Telif Hakları ve Korsanla Mücadele Çalıştayı”, 30-31 Mart 2016 tarihinde “Yayımcılıkta Telif Hakları Sempozyumu” , 30 Nisan 2016 “Fikri Mülkiyet Platformu Çalıştayı”, 04-05 Mayıs 2016 tarihinde “Kültürel Çeşitliliğin Güçlendirilmesi ve Yaratıcılığın Desteklenmesinde Meslek Birliklerinin Önemi”, 3 Haziran 2016 tarihinde “Yayımcılık Sektöründe Telif Hakları ve Korsan Kitapla Mücadele Çalıştayı” ve 09 Kasım 2016 tarihinde “Halk Kütüphanelerinde E-Yayınların Hizmete Sunulması Çalıştayı”düzenlenmiştir. 

Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) Telif Hakları Andlaşması

0
Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO

Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) Telif Hakları Andlaşması Resmi Gazetenin 14.05.2008 tarihli ve 26876 nolu sayısında yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

 Dünya Fikri Mülkiyet Hakları Örgütü (WIPO) tarafından 20 Aralık 1996 tarihinde kabul edilen;

1–2/5/2007 tarihli ve 5646 sayılı Kanunla katılmamız uygun bulunan ekli “WIPO İcralar ve Fonogramlar Andlaşması”na,

2–2/5/2007 tarihli ve 5647 sayılı Kanunla katılmamız uygun bulunan ekli “WIPO Telif Hakları Andlaşması”na katılmamız; Dışişleri Bakanlığının 8/4/2008 tarihli ve HUMŞ/397 sayılı yazısı üzerine, 31/5/1963 tarihli ve 244 sayılı Kanunun 3 üncü maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 28/4/2008 tarihinde kararlaştırılmıştır.

GİRİŞ

Âkit Taraflar,

Edebiyat ve sanat eserleri sahiplerinin haklarının mümkün olduğunca etkili ve aynı tarzda korunmasını devam ettirmeyi ve geliştirmeyi isteyerek,

Yeni uluslararası kuralların sunulması ve yeni ekonomik, toplumsal, kültürel ve teknolojik gelişmelerin oluşturduğu sorulara yeterli çözümlerin sağlanması amacıyla mevcut belirli kuralların yorumlarına açıklık getirilmesi ihtiyacını bilerek,

Edebiyat ve sanat eserlerinin yaratılması ve kullanımına ilişkin bilgi ve iletişim teknolojilerinin gelişim ve birleşiminin güçlü etkisini bilerek,

Edebiyat ve sanat alanındaki yaratıcılığın özendirilmesinde telif haklarının korunmasının ehemmiyetini vurgulayarak,

Bern Sözleşmesinde yansıtıldığı üzere, eser sahiplerinin hakları ile daha büyük kamu çıkarları arasında, özellikle eğitim, araştırma ve bilgiye erişim konularında, dengenin sürdürülmesi ihtiyacını bilerek,

Aşağıdaki hususlar üzerinde anlaşmışlardır.

             MADDE 1

             Bern Sözleşmesi ile İlişki

(1) Bu Andlaşma, Edebiyat ve Sanat Eserlerinin Korunmasına Dair Bern Sözleşmesince oluşturulan Birliğin üyesi olan Âkit Taraflar bakımından, anılan Sözleşmenin 20 nci maddesi anlamında özel bir andlaşmadır. Bu Andlaşma, Bern Sözleşmesi dışındaki andlaşmalarla hiçbir şekilde bağlantı olmayacaktır ve diğer andlaşmalarda düzenlenen haklar ve yükümlülüklere halel getirmeyecektir.

(2) Bu Andlaşmadaki hiçbir hüküm, Âkit Tarafların, Edebiyat ve Sanat Eserlerinin korunmasına ilişkin Bern Sözleşmesi altında birbirine karşı mevcut olan yükümlülüklerini ortadan kaldırmamaktadır.

(3) Burada “Bern Sözleşmesi” ifadesi ile Edebiyat ve Sanat Eserlerinin Korunmasına ilişkin Bern Sözleşmesi’nin 24 Temmuz 1971 tarihli Paris Metni ifade edilmektedir.

(4) Âkit Taraflar, Bern Sözleşmesi’nin 1 ila 21 inci maddeleri ile Ek’de öngörülen hükümlere uyacaklardır.

             MADDE 2

             Telif Hakları Koruma Kapsamı

Telif hakkının korunması, düşünceleri, yöntemleri, uygulama esaslarını ya da matematiksel kavramları değil, ifadeleri kapsar.

MADDE 3

             Bern Sözleşmesi’nin 2 ila 6 ncı Maddelerinin Uygulanması

Âkit Taraflar, gereken şekilde, bu Andlaşma ile öngörülen korumayı sağlamak üzere, Bern Sözleşmesinin 2 ila 6 ncı madde hükümlerini uygulayacaklardır.

             MADDE 4

             Bilgisayar Programları

Bilgisayar programları, Bern Sözleşmesi’nin 2 nci maddesi anlamında edebiyat eseri olarak korunur. Öngörülen koruma, hangi koşul ya da biçimle ifade edilirse edilsin bilgisayar programlarına uygulanacaktır.

             MADDE 5

             Veri Derleme (Veri Tabanı)

Hangi biçimde olursa olsun, içeriğinin seçimi ya da düzenlenmesi fikri bir yaratıcılık içeren veri ya da diğer öğelerin derlenmesi, yaratıcı düşünce olarak korunur. Bu koruma, derleme içindeki veri ya da materyaller üzerindeki mevcut telif haklarına halel getirmeyecektir ve veri ya da materyaller için genişletilmeyecektir.

MADDE 6

             Yayma Hakkı

(1) Edebiyat ve sanat eserlerinin sahipleri, eserlerinin özgün nüshaları ya da kopyalarının satılması ya da sahipliğinin el değiştirmesi yoluyla topluma sunulmasına izin verme hususunda münhasıran hak sahibidir.

(2) Bu Andlaşmadaki hiçbir hüküm, Âkit Tarafların (1) inci paragrafta öngörülen eser sahibinin izni ile eserin özgün nüshası ya da kopyası üzerindeki sahipliğin, ilk satışı ya da el değiştirmesinden sonra, son bulması koşullarını düzenleme yetkisini etkilemeyecektir.

             MADDE 7

             Kiralama Hakkı

(1) (i) Bilgisayar programlarının,

(ii) Sinema eserlerinin ve

(iii) Âkit Tarafların ulusal yasalarında tanımlandığı şekliyle fonogramlara tespit edilmiş

eserlerin, sahipleri, eserlerinin özgün nüshaları ya da kopyalarının toplumda ticari nitelikte   kamuya kiralanmasına izin verme hususunda münhasıran hak sahibidir.

(2) Aşağıdaki hallerde;

(i) Bilgisayar programları ile ilgili olarak, programın kendisi kiralamanın ana unsurunu oluşturmadığında ve

(ii) Sinema eserleri ile ilgili olarak, bu gibi ticari kiralama ile eserler üzerindeki münhasır çoğaltma hakkına maddi şekilde zarar vermeyen geniş miktarda kopyalanmasına yol açmadığında,

(1) inci paragraf uygulanmaz.

(3) (1) inci paragraf hükümlerine rağmen, 15 Nisan 1994 tarihinde, fonogramların içerdiği eserlerin kopyalarının kiralanması karşılığında eser sahiplerine hakkaniyetli bir ücret sistemi uygulayan ve uygulamakta olan Âkit bir taraf, fonogramların içerdiği eserlerin ticari olarak kiralanması, eser sahiplerinin münhasır çoğaltma hakkına maddi şekilde zarar vermedikçe, bu sistemi muhafaza edebilir.

             MADDE 8

             Kamuya İletim Hakkı

Bern Sözleşmesi’nin 11 (1) (ii), 11 Mükerrer (1) (i) ve (ii), 11 ikinci mükerrer (1) (ii) ve 14 (1) (ii) ve 14 mükerrer (1) maddeleri, hükümleri haleldar edilmeksizin, edebiyat ve sanat eserleri sahipleri, eserlerinin telli ya da telsiz ortamda, toplum üyelerinin kendileri tarafından seçilen bir yer ve zamanda bu eserlerden kişisel olarak yararlanacak biçimde topluma iletilmesine izin verme hususunda münhasıran hak sahibidir.

MADDE 9

             Fotoğrafik Eserlerin Koruma Süresi

Âkit Taraflar, fotoğraf eserleri ile ilgili olarak, Bern Sözleşmesinin 7 (4) maddesi hükümlerini uygulamayacaklardır.

MADDE 10

             Sınırlamalar ve İstisnalar

(1) Akit Taraflar, ulusal mevzuatlarında, bu Andlaşma ile edebiyat ve sanat eserleri sahiplerine tanınan haklarda, eserin olağan kullanımını engellemeyecek ve eser sahibinin meşru haklarına zarar vermeyecek bazı özel durumlarda, sınırlamalar ya da istisnalar sağlayabilir.

(2) Akit Taraflar, Bern Sözleşmesini uyguladıkları sırada, eserin olağan kullanımını engellemeyecek ve eser sahibinin meşru yararlarına zarar vermeyecek bazı özel durumlar için haklara getirilen sınırlamalar ya da istisnalar öngörebilir.

MADDE 11

             Teknolojik Tedbirlere İlişkin Yükümlülükler

Akit Taraflar, ilgili eser sahiplerine yetki veya kanunla izin verilmeyen fiillerin gerçekleştirilmesini kısıtlayan ve bu Anlaşma ve Bern Sözleşmesi ile kendilerine tanınan haklar çerçevesinde eser sahiplerince kullanılan etkin teknolojik yöntemlerin etkisiz hale getirilmesine karşı uygun yasal koruma ve etkin yasal yaptırımlar öngöreceklerdir.

MADDE 12

             Hak Yönetim Bilgilerine İlişkin Yükümlülükler

(1) Akit Taraflar, bu Andlaşma veya Bern Sözleşmesi ile öngörülen herhangi bir hakkın ihlalinin mümkün kılındığını, kolaylaştırıldığını veya saklandığını düşündürecek geçerli sebeplerle aşağıdaki fiilleri bilerek işleyenlere karşı veya hukuki tedbirlere tabi olanlar için yeterli ve etkin yasal tedbirler öngöreceklerdir.

(i) Yetkisiz olarak elektronik hak yönetim bilgilerini değiştirmek ya da ortadan kaldırmak,

(ii) Elektronik hak yönetim bilgilerinin izinsiz değiştirildiği ya da ortadan kaldırıldığı bilinen, eserleri veya eser nüshalarını yetkisiz olarak dağıtmak, dağıtmak üzere ithal etmek, radyo ve televizyonla yayınlamak ya da topluma iletmek,

(2) Bu maddede geçen “Hak yönetim bilgisi” ifadesi, bilgi öğelerinden herhangi biri eser nüshası üzerinde olduğunda veya eserin topluma iletimine bağlı olarak görüldüğünde eser, eser sahibi, eser üzerindeki herhangi bir hakkın sahibi veya eserin kullanımına ilişkin süreler ve koşullar hakkındaki bilgiler ve bu bilgileri temsil eden tüm sayı ya da kodları tanımlayan bilgiler anlamına gelmektedir.

             MADDE 13

             Uygulama Zamanı

Akit Taraflar, bu Andlaşma ile öngörülen korumanın tamamı ile ilgili olarak Bern Sözleşmesinin 18 inci maddesi hükümlerini uygulayacaktır.

             MADDE 14

             Hakların Uygulanmasına İlişkin Hükümler

(1) Akit Taraflar, bu Andlaşmanın uygulanmasını sağlayacak gerekli önlemleri kendi hukuk sistemlerine uygun olarak almayı taahhüt ederler.

(2) Akit Taraflar, bu Andlaşma ile öngörülen korumanın herhangi bir şekilde ihlaline karşı ihlalleri önleyecek ve gelecekte olabilecek ihlallerde caydırıcılık sağlayacak özgün tedbirler içeren etkin eylemlere imkan veren uygulama prosedürlerinin kendi kanunlarında bulunmasını sağlayacaklardır.

             MADDE 15

             Meclis

(1) (a) Akit Taraflar bir Meclis kuracaklardır.

(b) Her Akit Taraf, yardımcı delegeler, danışmanlar ve uzmanların yardımcı olabileceği bir delege ile temsil edilecektir.

(c) Her temsilcinin harcaması, temsilcileri atayan Akit Tarafça karşılanacaktır. Meclis, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun yürürlükteki uygulamasına uygun olarak gelişmekte olan bir ülke olarak kabul edilen ya da pazar ekonomisine geçiş dönemi içinde bulunan Akit Tarafların temsilcilerinin katılmasını kolaylaştırmak amacıyla parasal yardımda bulunulmasını Dünya Fikri Mülkiyet Örgütünden (Bundan böyle WIPO olarak anılacaktır.) talep edebilir.

(2) (a) Meclis, bu Andlaşmanın sürekliliği ve gelişimi ile işlemesi ve uygulanmasına ilişkin hususlar üzerinde görev yapacaktır.

(b) Meclis, bu Andlaşmaya bazı hükümetlerarası kuruluşların katılımı ile ilgili olarak 17 (2) madde hükümleri ile kendisine verilen görevi yerine getirecektir.

(c) Meclis, bu Andlaşmanın gözden geçirilmesi amacıyla bir diplomatik konferans üzerinde karara varacak ve böyle bir konferansın hazırlanması için WIPO Genel Müdürüne gerekli talimatı verecektir.

(3) (a) Her Akit Taraf ülke bir oya sahip olacak ve oyu yalnızca kendi adına kullanacaktır.

(b) Hükümetlerarası bir organizasyon niteliğine sahip her Akit Taraf, bu Andlaşmaya taraf olan devletler sayısına eşit oy sayısı ile üyesi bulunan devletler adına oylamaya katılabilir. Bu gibi hükümetlerarası kuruluşlar, üyesi olan devletler kendi oy haklarını kullanmak istediklerinde ya da tersi bir durumda oylamaya katılamazlar.

(4) Meclis, WIPO Genel Müdürünün çağrısı üzerine her iki yılda bir olağan toplantısını yapacaktır.

(5) Meclis, olağan toplantıların çağrı esasları, toplantı için gerekli çoğunluk miktarı ve bu Andlaşma hükümlerine uygun olarak çeşitli konularda alınacak kararlar için çoğunluk miktarını belirleyen kendi çalışma esas ve yöntemlerini düzenleyecektir.

             MADDE 16

             Uluslararası Büro

WIPO’nun Uluslararası Bürosu, bu Andlaşma ile ilgili idari görevleri yürütür.

MADDE 17

             Bu Andlaşmaya Taraf Olabilme Ehliyeti

(1) WIPO üyesi her devlet bu Andlaşmaya taraf olabilir.

(2) Meclis, bu Andlaşmada öngörülen hususlar ile ilgili olarak mevzuatının, üyesi bulunan bütün devletleri bağlayıcı bir mevzuatı olduğunu ve kendi iç prosedürüne uygun şekilde bu Andlaşmaya taraf olma konusunda tamamen yetkilendirilmiş olduğunu bildiren hükümetlerarası her kuruluşun bu Andlaşmaya taraf olarak kabul edilmesini kararlaştırabilir.

(3) Bu Andlaşmayı onaylayan Diplomatik Konferans sırasında önceki bentte belirtildiği gibi bildirimde bulunan Avrupa Topluluğu, Andlaşmaya taraf olabilir.

             MADDE 18

             Andlaşmaya Göre Haklar ve Yükümlülükler

Bu Andlaşmada ifade edilen aksine hükümler dışında her Akit Taraf bu Andlaşmada öngörülen haklardan yararlanacak ve yükümlülükleri yerine getirecektir.

MADDE 19

             Andlaşmanın İmzalanması

Bu Andlaşma 31 Aralık 1997 tarihine kadar WIPO ve Avrupa Topluluğu’na üye her devletin imzasına açık olacaktır.

MADDE 20

             Andlaşmanın Yürürlüğe Girmesi

Bu Andlaşma, otuz devletin onama ya da katılma belgelerini WIPO Genel Müdürüne sundukları tarihi izleyen tarihten üç ay sonra yürürlüğe girecektir.

             MADDE 21

             Andlaşmaya Taraf Olabilme Tarihi

Bu Andlaşma:

(i) Andlaşmanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay geçmesi ile 20 nci maddede belirtilen otuz devleti,

(ii) Belgelerini WIPO Genel Müdürüne tevdi ettikleri tarihten üç ay geçmesi ile diğer devletleri,

(iii) Onama ya da katılma belgesinin, 20 nci maddeye uygun olarak bu Andlaşmanın yürürlüğe girdiği tarihten sonra verilmesi ya da Andlaşmanın yürürlüğe girdiği tarihten önce tevdi edilmesi halinde bu Andlaşmanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay sonra Avrupa Topluluğunu,

(iv) Bu Andlaşmaya taraf olmasının kabul edilmesi üzerine katılma belgesinin tevdi edildiği tarihten itibaren üç ay geçmesi ile diğer hükümetlerarası kuruluşları bağlar.

             MADDE 22

             Andlaşmaya Çekince İleri Sürülemez

Bu Andlaşmaya hiçbir çekince kabul edilmeyecektir.

             MADDE 23

             Andlaşmanın Feshi

Bu Andlaşmayı, herhangi bir Akit Taraf WIPO Genel Müdürüne yapacağı bir bildirim ile feshedebilir. Fesih, WIPO Genel Müdürünün bildirimi aldığı tarihten bir yıl sonra yürürlüğe girecektir.

             MADDE 24

             Andlaşmanın Dili

(1) Bu Andlaşma, İngiliz, Arap, Çin, Fransız, Rus ve İspanyol dillerinde, bütün dillerdeki metinler aynı derecede geçerli olmak üzere tek, özgün bir nüsha halinde imzalanmıştır.

(2) İlgili bir tarafın isteği üzerine, WIPO Genel Müdürü, bütün ilgili taraflara danıştıktan sonra, (1) inci paragrafta belirtilen diller dışında herhangi bir dilde resmi bir metin hazırlayacaktır. Bu paragraf çerçevesinde “ilgili taraf” ifadesinden sözkonusu resmi dillerden bir veya birkaçına sahip her WIPO üyesi devleti, Avrupa Topluluğunu, bu resmi dillerden birine sahip olduğu takdirde bu Andlaşmaya taraf olabilecek herhangi bir hükümetlerarası kuruluş anlaşılır.

             MADDE 25

             Andlaşmanın Tevdii

Bu Andlaşma WIPO Genel Müdürüne tevdi edilir.

Cogito Dergisi

0
Cogito Dergisi

Cogito Dergisi, Yapı Kredi Kültür Yayınları tarafından çıkarılmaktadır. Yapı Kredi Yayınları (YKY) 1945 yılında “Doğan Kardeş” dergisi ve diğer yayınlarıyla başladığı yayıncılıkta edebiyat, sanat ve felsefeye öncelik vermiş, kitapları ve süreli yayınlarıyla ön plana çıkmıştır. Dünya edebiyatı, sanatı ve felsefesi yayınevinin ilgi alanındadır. Yayınevi, 1974 yılında “Sanat Dünyamız” dergisini çıkarmış, 1988’den sonra kendini sürekli yenilemiş; 1986 yılında “Yapı Kredi Economic Review” dergisini çıkmaya başlamıştır.

Yayınevi, 1988 yılında Yapı Kredi Yayınları (YKY) adıyla yayıncılık yapmaya başlamış ve yayınlamış olduğu binlerce kitabın yanında nihayet Cogito Dergisini yayınlamaya başlamıştır.

Cogito kelimesi toplumda yaygın olarak bilinmemesine karşın “düşün” anlamına gelen sade bir kelimedir.  Türkçede yaygın bir şekilde kullanılan ve “Düşünüyorum, öyleyse varım” anlamına gelen “Cogito; ergo sum” René Descartes’a ait olan ve Batı rasyonalizminin çıkış noktası olan önemli bir felsefi sözdür.

Cogito 1. Sayısı-Laikik

Cogito Dergisi, Yapı kredi yayınları tarafından 1994 yılından beri üç ayda bir yayımlanan ve takipçi kitlesine ulaştırdığı her sayısında özel bir konuyu kapsamlı bir dosyaya çevirerek geniş bir şekilde irdeleyen; Türkiye’nin fikir ve felsefe hayatına önemli katkıları olan düşünce dergisidir. Cogito Dergisi, yayınlandığı dönemde satılması yanında tıpkı bir kitap gibi sürekli satış halinde olan bir dergidir.

Cogito Dergisi, 1994 yılında “Laiklik” özel sayısıyla yayın hayatına başlamıştır. Her sayısı tekrar baskılar periyodik yayına sahip düşünce dergisi olarak yayımlanmakta ve düşünce hayatımızdaki saygın yerini halen korumaktadır.

Eski Sayılar ve Konuları

Cogito Dergisi, yayınlarına Aşk başlığı altındaki ilk sayısı ile başlamıştır. Sonraki sayılarda, Şiddet, Kent ve Kültürü, Mayıs 68, Yüz Yılın Psikanalizi, Cogito, Öyleyse Descartes, Bizans, Osmanlılar Özel Sayısı, Selçuklular, Nietzsche: Kayıp Bir Kıta, Wittgenstein: Sessizliğin Grameri, Adorno: Kitle-Melankoli-Felsefe, Yeni İstanbul, Kan-damardan, Şiir, Ölüm: Bir Topografya, Avrupa’yı Düşünmek, Çer-Çöp, Sonsuzluğun Sınırında: Immanuel Kant, Derrida: Yaşamı Yeniden Düşünürken, Ten: Derinden, Ezoterizm, Freud ve Kültür, Melankoli, Bellek: Öncesiz-Sonrasız, Fanatizm: Ya Bizdensin Ya Öteki, Walter Benjamin, Tragedya, İnsan Giyinir, Paul Ricœur, İroni, Feminizm, Turist: Modern Çağın Seyyahı?, Kaos ve Karmaşıklık: Düzenli Düzensizlik; Darwin Devrimi: Evrim, Dünya Gözüyle Futbol, Heidegger: Varlığın Çobanı, Cinsel Yönelimler ve Queer Kuram, Sivil İtaatsizlik, Tuhaflık ve Yaratıcılık, Tarihyazıcılığı, Dostluk, Michel Foucault, Nörobilim ve Felsefe, Aristoteles Özel Sayısı; Siyaset Felsefesi, Pierre Bourdieu, Aristotelesçilik, Annelik, Felsefede Hayvan Sorusu, Cogito Söyleşileri, Tasarım Ne Bekler?,Nancy ve Felsefe’de Eros, Mekân ve Siyaset, Gilles Deleuze: Ortadan Başlamak, Kötülük, Yaralanabilirlik, Maurice Merleau-Ponty ve Hermeneutik kapak başlıkları ile çıkmıştır.

Cogito 89. Sayı Kapağı

Cogito Dergisi,  Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü tarafından çıkarılan “Felsefe Tartışmaları: A Turkish Journal of Philosophy”  ve Birikim dergileri ile birlikte Türkiye’de en uzun süre yayın yapan felsefe dergilerinden biridir. . 

Dergi bazı dönemlerde iki sayı birden çıkmıştır.

Cogito Dergisinin 87 sayısında dünyaca ünlü felsefeci Judith Butler ile Söyleşi yapılmıştır.

Dergiye abone olmak için idealdergi@idealkultur.com adresine mail atılabilir ya da 05559811838 – 02125288541 numaralı telefonlar aranabilir.

Houston Üniversitesi Hukuk Fakültesi

0
Houston Üniversitesi Hukuk Fakültesi

Houston Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Amerika Birleşik Devletlerinin en büyük ve en seçkin okullarından biridir. Fakülte Houston, Texas’tadır. Houston, ülkenin en büyük iş ve ticaret merkezlerinden biridir. Kent, dünyanın en büyük sağlık ve tıbbi kompleksine ev sahipliği yapmaktadır. Fortune 500 listesine giren birçok şirketin merkezi Houston’dadır.

Fakültede halihazırda 43 hukuk profesörü görev yapmaktadır.  Profesörler dışında yaklaşık 120 öğretim görevlisi eğitim hizmeti vermektedir.

Houston Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Amerika Birleşik Devletlerindeki yaklaşık 200 hukuk fakültesinin en üst sıralarında yer almaktadır. Fakülte ABD’de “En İyi 20” listesine girmektedir.

Fakülte, 2001 yılından bu yana sekiz öğretim üyesi başarı ödülü almıştır.

Fakültenin yaklaşık 15.000 mezunu bulunmaktadır ve hukuk mesleğinde yüksek başarı elde ettikleri kabul edilmektedir.

Hukuk Kütüphanesi, 570.000 ciltten fazla kitap içermektedir, elektronik ve geleneksel kaynakların geniş bir koleksiyonu kütüphanede bulunmaktadır.

Okulun, Fikri Mülkiyet, Ceza Hukuku, Çevre, Enerji ve Tabii Kaynaklar Hukuku ve Sağlık Hukunda önemli başarıları bulunmakta olup, Uygulama Klinikleri, Kriminoloji Laboratuvarları, Tüketici Hukuku Kliniği, Göçmen ve Mülteci Hukuku ve Arabuluculuk Hukuku Merkezleri bulunmaktadır.

Hukuk Fakültesi, uluslararası hukuk ve eğitim topluluklarıyla güçlü bağlantıları olan global bir okuldur. Fakültenin uluslararası etkinlikleri bulunmakta olup fakülte öğretim üyelerinin yabancı dergilerdeki yayınları ve uluslararası sempozyumlara ve konferanslara katılımları okulu dünya sıralamasında da ilk sıralara taşımaktadır.

Fakülte tarihini incelemek için tıklayınız. http://www.law.uh.edu/history/#p=16

Legal Yayıncılık

0

Legal Yayıncılık, Avukat Lütfürrahman Başöz ve Avukat Ramazan Çakmakcı tarafından 2001 yılında kurulmuştur. Legal,  avukat, hakim, savcı, akademisyen ve öğrencilerden oluşan hukukçuların ihtiyaçlarına yönelik yayıncılık yapmakta, yalnızca hukuk alanında faaliyet göstermektedir. Legal, hukukçuların ihtiyaçlarına ilişkin çözümler üretmeyi amaçlamış ve kuruluş amacını hukuka katkı olarak belirlemiştir.

Legal Yayıncılık, araştırma, tez, mevzuat, ders, uygulama ve doktrin içerikli kitaplar yayınlamak yanında hukuki seminer, sempozyum ve paneller düzenlemekte, hukukçulara yönelik etkinlikler tertip etmekte ve makale yarışmaları açmaktadır. Şirketin kuruluşundan beri yönetim ve ortaklık yapısı aynı şekilde devam etmektedir.

Legal Kitabevi, bir ilke imza atarak hukuk dünyasındaki süreli ve süresiz tüm yayınları bir araya getirmiş, tarafından aranan ya da erişilemeyen her türlü hukuk eseri hukukçular ve öğrencilerle buluşturmayı hedeflemiş, 5000’in üzerindeki kitap okuyucunun hizmetine sunulmuştur.

Legal Yayıncılık, Aile Hukuku, Anayasa Hukuku, Armağanlar, Asker Polis Silah ve Askeri Yargı Hukuku, Avrupa Birliği Hukuku, Avukatlık Hakimlik Savcılık ve Noterlik Hukuku, Bankacılık Hukuku, Basın Yayın İletişim Hukuku, Belediye Hukuku, Bilişim ve İnternet Hukuku, Borçlar Hukuku, Ceza Hukuku, Ceza Muhakemesi Hukuku, Çocuk Hukuku,Deniz Ticaret ve Deniz Hukuku, Dernekler ve Vakıflar Hukuku, Ders Kitapları,Dış Ticaret ve Gümrük Hukuku, Eşya Hukuku, Felsefe- Felsefe Tarihi- Sosyoloji, Fikir ve Sanat Eserleri Marka Patent Tasarım Hukuku, Gayrimenkul Hukuku, Hukuka Giriş, Temel Hukuk, İcra İflas Hukuku, İdare Hukuku, İktisat ve İşletme, İmar İnşaat Tapu ve Kadastro Hukuku, İnsan Hakları Hukuku, İş Hukuku, Kampanyalar, Kamu İhale Hukuku, Kamulaştırma Hukuku, Kat Mülkiyeti ve Kira Hukuku, Kıymetli Evrak Hukuku, Kişiler Hukuku, Medeni Hukuk, Medeni Usul Hukuku, Memurların İdari ve Cezai Hukuku, Mevzuat Kitapları, Milletlerarası Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku, Miras Hukuku, Orman ve Mera Hukuku, Rekabet Hukuku, Sağlık Gıda Çevre ve Turizm Hukuku, Sermaye Piyasası Borsa Finans, Sigorta Hukuku, Siyaset Demokrasi Seçim Hukuku, Sosyal Bilimler, Sosyal Güvenlik Hukuku, Sözlük, Spor Hukuku, Şirketler Hukuku, Tahkim Hukuku, Taşıma Hukuku, Tazminat ve Sorumluluk Hukuku, Tebligat Hukuku, Tıp Hukuku, Ticaret Hukuku, Tüketici Hukuku, Vergi Muhasebe Mali Hukuk ve Yabancı Dilde Hukuk Yayınları olmak üzere yaklaşık 450 kitabı yayına hazırlamıştır.

Legal Yayıncılık, yaklaşık 350 kitabı  E-kitap olarak okuyucunun hizmetine sunmakta, yayınladığı akademik ve uygulamaya yönelik hakemli hukuk dergileri ve Legalbank isimli elektronik hukuk bilgi bankası ile hizmet vermektedir.

Legal Yayınevi’nden satın alınan e-kitap ve e-dergiler Adobe DRM koruması altında okuyucuya sunulmakta, bilgisayarda, tablette ve telefonunda okunabilmektedir.

 

Legal Yayıncılık, kendi bünyesinde Hukuk Dergileri çıkardığı gibi çeşitli Hukuk Fakülteleri, Enstitü ve Kuruluşlar tarafından çıkarılmakta olan dergileri de yayına hazırlamakta, basımını yapmakta yada dağıtımını yapmaktadır. Bu kapsamda, Anayasa Hukuku Dergisi, Banka ve Finans Hukuku Dergisi, Fikri ve Sınai Haklar Dergisi, Hukuk ve Adalet Eleştirel Hukuk Dergisi, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Hukuku Dergisi, İş Hukukuna ve Sosyal Güvenlik Hukukuna İlişkin Yargı Kararları ve İncelemeleri Dergisi, Legal Hukuk Dergisi, Mali Hukuk Dergisi, Medeni Usul ve İcra ve İflas Hukuku Dergisi, Regesta Ticaret Hukuku Dergisi, Tıp Hukuku Dergisi, Uluslararası Ticaret ve Tahkim Hukuku Dergisi, Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, İdare Hukuku ve İlimler Dergisi, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi ve Deniz Hukuku Dergisi  Legal Yayıncılık tarafından basılmakta yada yayınlanmaktadır. Dergilerin önemli bir bölümü E-Dergi olarak da satılmakta, bazı dergilerin abonelik sistemi Legal tarafından yürütülmektedir. 

Legal Yayıncılık, Yargı Kararları ve Mevzuat Bankasını hukukçuların hizmetine sunmuştur. Legalbank, güncel ve geçmişe yönelik tüm hukuki belgelere internet üzerinden erişebilmeyi sağlayan bir elektronik hukuk bankasıdır ve www.legalbank.net internet sitesi üzerinden online olarak erişilebilmektedir. Legalbank, Yüksek Mahkeme Kararı, Mevzuat, Dilekçe ve Belge Örnekleri, Gerekçeler vb. bilgi ve belgeler içermektedir ve  her sabah Resmi Gazete doğrultusunda sistemin güncellendiği beyan edilmiştir.

İletişim: Bahariye Cad. No: 63 D. 6 Kadıköy- İstanbul  Tel: 0216 449 04 85   Faks: 0216 449 04 87   legal@legal.com.tr

Adana Barosu

0
Adana Baro Başkanı Veli Küçük

Adana Barosu’nun kuruluşunun gerçek tarihine dair resmi belge ve arşiv (Adalet Bakanlığı Arşiv ve Basın Yayın Dairesi, Adana Valiliği ve Adana Barosu) kayıtlarında bulunmakla birlikte değişik kaynaklardan elde edilen bilgilere göre; Adana Barosu’nun kuruluşunun Cumhuriyetin ilanı tarihi olan 1923 olduğu kabul edilmiştir. Kurulduğu yıllardan itibaren, adalet ve savunma mekanizmasını temsil eden önemli kurumlardan birisi olarak varlığını sürdürmektedir. Cumhuriyet ilan edilmeden önce de, Yağ Cami civarında mevcut bir Kadı Evi bulunduğu bilinmektedir. Adana Barosu’nun ilk başkanı, 1923 ve 1926 yılları arasında görev yapmış olan Av. Ziya Bey’dir.

                                                          Adana Baro Başkanı Veli Küçük
Avukat Ziya Bey – Adana Barosu İlk Başkanı

Bu Kadı Evlerinde İslami esaslara ve dini inançlara göre yargılama yapıldığı, Kadıların hakim olarak görev yaptığı ve savunma erkini de dava vekillerinin üstlendiği bilinmektedir. Yağ Cami civarında şu anda yıkılmış olan Tuz Hanı ve Gön Hanında dava vekillerinin yazıhanelerinin bulunduğu ve bu yazıhanelerin 1950’li yıllara kadar devam ettiği kayıtlarda görülmektedir.

Adana Barosu’nun gelişimi Adana Adliyelerinin ve Adana kentinin gelişmesine paralellik arz etmektedir. 90 yıl önce Adana kentinin nüfusu 30 bin civarındayken ortalama 30-40 avukat görev yaparken 1950’li yıllarda Adana nüfusu 300 bine ulaşmış, yeni bir adliye binası yapılması kaçınılmaz olmuş, 1946 yılında şimdi anıtsal bir yapı olan eski adliye binasının yapımına başlanmış ve 1948 yılında o devrin en ihtişamlı binası olarak kabul edilen adliye sarayı içerisinde, Adana Barosu birlikte gelişmiş ve 2000’li yıllarda kent nüfusu 2 milyona ulaşmış ve avukat sayısı da 1200 olmuştur, Halihazırda avukat sayısı 2500 civarındadır. Baronun Yumurtalık, Kozan, Ceyhan, Pozantı’ ilçelerinde baro temsilcilikleri ve baro tarafından görevlendirilmiş temsilci avukatlar bulunmaktadır.

Adana Barosu Başkanları Listesi:

Av. Ziya Bey: 1923-1926
Av. Sait Bey: 1926-1928
Av. Abdurrahman Ali Özler: 1928-1931
Av. İlhami Dinçel: 1931-1934
Av. Fevzi Oldaç: 1935-1941
Av. Şerafettin Kerimoğlu: 1941-1944
Av. M. Cemal Ergin: 1944-1950
Av. Hüsamettin Yenier: 1951-1956
Av. Kamil Tekerek: 1956-1962
Av. Turan Arun: 1962-1964
Av. İbrahim Günay: 1964-1980
Av. Necmettin Üstünalp: 1980-1983
Av. Mahmut Eroğlu: 1983-1985
Av. Muzaffer Terliksiz: 1985-1988
Av. Anibal Akdamar: 1988-1990
Av. Aydın Coşar: 1990-1994
Av. İbrahim Yenice: 1994-1996
Av. Ziya Yergök: 1996-2000
Av. Necati Erdem: 2000-2004
Av. İsmet Altuğ: 2004-2006
Av. İbrahim Gazioğlu: 2006-2008
Av. Aziz Erbek: 2008-2012
Av. Mengücek Gazi Çıtırık 2012-2016
Av. Veli Küçük 2016-

 

Freedom House

0
Freedom House (Özgürlük Evi), merkezi Amerika Birleşik Devletlerinin başkenti Washington, D.C.’de olan ve başka ülkelerde de şubeleri bulunan,  çeşitli ülkelerdeki ofislerinde 120’den fazla uzman ve aktivistin çalıştığı, kar amacı gütmeyen, hükumet dışı bir düşünce kuruluşu ve sivil toplum kuruluşudur.
Freedom House kurucularından Eleanor Roosevelt
Freedom House’un Kuruluşu 

Freedom House, 1941 yılında, aralarında Wendell Willkie, Eleanor Roosevelt, George Field, Dorothy Thompson ve Herbert Bayard Swope’in bulunduğu bir grup düşünür ve aktivist tarafından kurulmuştur. Kurucular, gazeteciler, iş dünyası, işçi liderleri, akademisyenler ve eski hükumet yetkilileri gibi çeşitli gruplardan oluşmuştur. Kuruluşun ilk liderleri arasında 1940 yılında ABD Başkan Adayı olan olan Wendell Willkie ve onu destekleyen Eleanor Roosevelt vardır.

Freedom House, Nazi tehdidine karşı bir fikir olarak ortaya çıkmış, İkinci Dünya Savaşından sonra özgürlük karşıtı devlet yada güçlere karşı mücadele etmiştir.

Örgüt, demokrasinin yayılmasının totaliter ideolojilere karşı en iyi silah olduğuna inanmış; dünya çapında özgürlüğün genişletilerek insan haklarının ve sivil özgürlüklerin güçlendirilmesi misyonunu benimsemiştir.

Freedom House’un Kuruluşu Faaliyetleri

Freedom House, İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemde Atlantik İttifakını, Marshall Planını ve NATO benzeri politika ve kurumları desteklemiştir.

Freedom House logo.svgFreedom House’un ilk liderlerinden Eleanor Roosevelt’in önderliğinde hazırlanan İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi BM Genel Kurulunda 10 Aralık 1948 tarihinde kabul edilmiştir.

Freedom House, McCarthy Dönemi olarak bilinen ve antikomünizm faaliyeti sırasında büyük düşünce özgürlüğü ihlallerinin ve cadı avının yaşandığı 1950’li yıllarda bu düşünce ile savaşmış, ırkçılıkla mücadele etmiş, eşitlik düşüncesinin savunucusu olmuştur. Kuruluş, siyahi insanların hakları için mücadele etmiş, ırkların eşitliğini savunmuş, bu mücadele içinde Martin Luther King, Siyahi İnsanların Gelişmesi İçin Ulusal Birlik hareketi içinde önemli bir liderlik yürütmüştür.

Freedom House 1970’li yıllarda, dünyanın birçok yerindeki özgürlük sorunları ve baskıcı rejimler, askeri cuntalar ve antidemokratik hareketlerle ilgilenmeye başlamış, kriz alanlarında araştırma, analiz ve özgürlük savunuculuğuna ilişkin programlar yürütmüştür. Kuruluş, 1973 yılından itibaren tüm dünyayı kapsayan, politik haklar ve sivil özgürlükler yıllık araştırması yaparak yayınlamaya başlamıştır.

2017 Dünya Özgürlük haritası

Freedom House, 2010 yılında küresel anlamda insan haklarını geliştirmek için bir eylem planı geliştirmek üzere dünya çapındaki insan hakları savunucularını bir araya getirerek zirve düzenlemiş, zirveye ABD Başkanı Barack Obama, politikacılar, medya dünyası, düşünce kuruluşu temsilcileri, üniversitelerden, STK’lardan katılım olmuş; katılımcılar kendi ülkelerindeki insan hakları sorunlarını bu zirvede dile getirmişlerdir.

Freedom House (Özgürlük Evi) Raporları

Kuruluş her yıl düzenli olarak tüm dünya ülkelerini kapsayan insan hakları raporları yayınlamakta ve ilan etmektedir. Yıllık raporlar sosyal bilimciler tarafından tasarlanan bir metodoloji ile hazırlanmakta; dünyadaki her ülkeyi bir dizi temel özgürlük göstergesine göre analiz etmekte ve değerlendirmektedir.

Freedom House raporları dünya ülkelerinin kamuoyuna, gazetecilere ve yöneticilere ülkelerin özgürlük haritasını inceleyerek insan haklarının gelişimine dair bakış açısı sağlamaktadır.

Freedom House, özgürlüklerle ilgili istatistik ve anketlerini zamanla çeşitlendirmiş; Basın Özgürlüğü, yolsuzluk ve şeffaflık, Kadın Hakları, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve internet özgürlüğü gibi konularda spesifik araştırmalar yaparak yayınlamaya başlamıştır.

Freedom House’ın 2017 yılı için düzenlediği anket ve raporlarda; bir takım demokratik devletlerde popülist ve milliyetçi güçlerin önemli kazanımlar elde ettiği belirtilmiştir. Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesinin ise en kötü puanlara sahip olduğu açıklanmıştır.

2017 sonuçlarına göre, Tunus ve Amerika Birleşik Devletleri., Brezilya, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Fransa, Macaristan, Polonya, Sırbistan, Güney Afrika, Güney Kore, İspanya dahil olmak üzere bazı ülkelerde siyasi haklar ve sivil özgürlükler alanında bazı olumsuz gelişmeler olduğuna işaret edilmiştir.

Değerlendirilen 195 ülkeden 87’si (yüzde 45) özgür, 59’u (yüzde 30) kısmen özgür ve 49’u (yüzde 25) özgür olmayan gruptadır.

Kemal Gözler

0
Prof. Dr. Kemal Gözler

Prof.Dr. Kemal Gözler, 1966 yılında Yeniçiftlik’te doğmuş, 1983 yılında Çanakkale Biga Lisesini bitirdikten sonra Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde lisans eğitimine başlamış 1987 yılında fakülteyi bitirerek Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Ana bilim dalında yüksek lisans yapmıştır. Fransızca ve İngilizce bilmektedir.

Doktora Tezi

Prof.Dr. Kemal Gözler, doktora öğrenimini Kamu Hukuku alanında Bordeaux Üniversitesi Hukuk Fakültesinde 1992-1995 yıllarında “Jürinin Tebrikleriyle Çok Onur Verici Derecede” tamamlamıştır. Gözler, daha sonra baskısı da yapılan “Le pouvoir de révision constitutionnelle” isimli doktora teziyle doktora unvanını alarak Bordeaux’tan dönmüş ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Genel Kamu Hukuku Anabilim dalında Araştırma Görevlisi olarak akademik kariyerine başlamıştır. 

Gözler, 1997-2000 yıllarında Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünde yardımcı doçent olarak; 2000-2004 yıllarında ise aynı fakültede doçent olarak görev almıştır.

Kemal Gözler, 2004-2007 yıllarında Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesinde doçent olarak görev yaptıktan sonra 2007 de profesör olmuş; Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesine atanmış, 2016 yılında emekli öğretim üyeliğinden olmuştur.

Prof.Dr. Kemal Gözler, 1999 yılında Türk Sosyal Bilimler Derneği tarafından “Hukukun Genel Teorisine Giriş: Hukuk Normlarının Geçerliliği ve Yorumu Sorunu” isimli eseri nedeniyle “Genç Sosyal Bilimciler Birincilik Ödülü” almıştır.

Gözler, 2001 yılında ODTÜ Mustafa N. Parlar Araştırma Teşvik Ödülünü kazanmıştır. Gözler, 2009 Yılında TÜBA Üniversite Ders Kitapları Telif Eser Ödülüne “İdare Hukuku Dersleri Kitabı” nedeniyle ve 2011 Yılı TÜBA Üniversite Ders Kitapları Telif Eser Ödülüne “Anayasa Hukukunun Genel Esasları Kitabı” nedeniyle layık görülmüştür.

Prof. Dr. Kemal Gözler, “Türk Anayasa Hukuku Sitesi” (www.anayasa.gen.tr) nin kurucusu ve Nisan 2004’ten itibaren editörüdür. Gözler ayrıca, “Türk İdare Hukuku Sitesi” (www.idare.gen.tr) nin kurucusu ve Nisan 2004’ten itibaren editörüdür.

Elveda Anayasa kitabı 2017 yılında yayınlanmıştır

 

 

Prof.Dr. Kemal Gözler’in Eserleri
Prof.Dr. Kemal Gözler yayınlanmış 41 adet eserin sahibidir.
Gözler, “Le pouvoir de révision constitutionnelle, Villeneuve d’Ascq”, “Hukukun Genel Teorisine Giriş: Hukuk Normlarının Geçerliliği ve Yorumu Sorunu”, “Hukuka Giriş”, “Kurucu İktidar”, “Türk Anayasaları”, “Anayasa Hukukunun Metodolojisi”, “Pouvoir constituant”, “Anayasa Normlarının Geçerliliği Sorunu”, “Hukuk Eğitiminde Sınavla”, “Kanun Hükmünde Kararnamelerin Hukuki Rejimi”, “Türk Anayasa Hukuku Dersleri”, “Türk Anayasa Hukuku”, “Cumhurbaşkanı – Hükûmet Çatışması: Cumhurbaşkanı Kararnameleri İmzalamayı Reddedebilir mi?”,  “Devlet Başkanları: Bir Karşılaştırmalı Anayasa Hukuku İncelemesi”,  “Anayasa Değişikliği Gerekli mi? 1982 Anayasası İçin Bir Savunma”, “Anayasa Hukukuna Giriş: Genel Esaslar ve Türk Anayasa Hukuku”, “Les villages pomaks de Lofça aux XVe et XVI siècles d’après les tahrir defters ottomans”, “İdare Hukukuna Giriş”, “İdare Hukuku Dersleri”, “İdare Hukuku”, “Yeniçiftlik Beldesi: Tarihi, Ekonomisi, Sosyal ve Kültürel Yapısı”, “Genel Hukuk Bilgisi (Meslek Yüksekokulları İçin)”, “Hukukun Temel Kavramları”, “Devletin Genel Teorisi”, “Anayasa Hukukunun Genel Esaslarına Giriş”, “Türk Anayasa Hukukuna Giriş”, “Judicial Review of Constitutional Amendments: A Comparative Study”, “Kısa Anayasa Hukuku”, “Anayasa Hukukunun Genel Esasları: Ders Kitabı”, “Anayasa Hukukunun Genel Teorisi”, “Kısa İdare Hukuku”, “Ramazan Çağlayan’ın İdare Hukuku ve İdarî Yargılama Hukuku İsimli Kitabı Hakkında Eleştiriler”, “Ramazan Çağlayan’ın İdarî Yargılama Hukuku İsimli Kitabı Hakkında Eleştiriler”, “Örnekleriyle Usûlsüz Alıntı Sorunu: Adnan Küçük, Ahmet Nohutçu, Bilal Canatan, Nevzat Sönmez, Ali Rıza Çoban, Serdar Özgüldür, Fatih Dikici ve Diğerlerinin Kitapları Hakkında Eleştiriler”,”Elveda Anayasa: 16 Nisan 2017’de Oylayacağımız Anayasa Değişikliği Hakkında Eleştiriler”, “Referandumdan Önce, Referandumdan Sonra: 16 Nisan 2017 Referandumu ve Bu Referandumda Oylanan Anayasa Değişikliği Hakkında Yazılar”, “İnsan Hakları Hukuku”, “İnsan Hakları Hukukuna Giriş”, “Mahalli İdareler Hukuku”, ve “Mahalli İdareler Hukukuna Giriş” isimli eserlerini Türk hukuk dünyasına armağan etmiştir.

Gözler’in, Serap Yazıcı ve Fuat Keyman ile birlikte kaleme aldıkları “Ergun Özbudun’a Armağan/Essays in Honor of Ergun Özbudun” isimli eseri Yetkin Yayınları tarafından 2008 yılında basılmıştır.

KEMAL GÖZLER’İN KİTAPLARI

Avrupa’nın En İyi 25 Hukuk Fakültesi

0
Cambridge Hukuk Fakültesi listenin ilk sırasında

Avrupa’nın En İyi 25 Hukuk Fakültesi sıralaması, dünya üniversitelerini ve üniversitelere bağlı fakülteleri objektif kriterlere göre değerlendiren QS tarafından oluşturulmaktadır.

Üniversiteler arası sıralama her yıl QS World University Rankings tarafından oluşturulurken farklı konularda ölçütler baz alınmakta ve puanlama sistemi uygulanmaktadır.

Kriterler arasında araştırma, inovasyon, sosyal sorumluluk, özel kriterler, üniversiteye kayıtlı öğrenci sayısı, dünya çapında tanınırlık, fakültenin geçmişi, üniversitede görevli akademisyenler tarafından yayınlanmış makale sayısı ve akademik kadro gibi konular bulunmaktadır.

Avrupa’nın En İyi 25 Hukuk Fakültesinin 11 tanesi İngiltere’de bulunmaktadır. Türkiye’den hiçbir hukuk fakültesi sıralamada yer almamaktadır.

Avrupa’nın En İyi 25 Hukuk Fakültesi

Hukuk Fakültesi Ülke
 University of Cambridge
İngiltere
 University of Oxford İngiltere
London School of Economics and Political Science (LSE) İngiltere
UCL (University College London İngiltere
King’s College London İngiltere
The University of Edinburgh İngiltere
Université Paris 1 Panthéon-Sorbonne Fransa
Leiden University Hollanda
Queen Mary University of London İngiltere
KU Leuven Belçika
Humboldt-Universität zu Berlin Almanya
Durham University İngiltere
University of Amsterdam Hollanda
Ludwig-Maximilians-Universität München Almanya
European University Institute İtalya
Lomonosov Moscow State University Rusya
Maastricht University Hollanda
Ruprecht-Karls-Universität Heidelberg Almanya
Sapienza University of Rome İtalya
Sciences Po Fransa
The University of Manchester İngiltere
University of Nottingham İngiltere
The University of Warwick İngiltere
The University of Dublin  İrlanda
Universidad Autónoma de Madrid  İspanya
Oxford Üniversitesi Kütüphanesi

Fakülteler arasındaki derecelendirmeler, bir çok faktörü göz önünde bulundurarak, fakülteyi dünya çapında bir eğitim kurumu haline getiren özellikler birlikte değerlendirilerek yapılmaktadır.

Göstergeler arasında, akademisyenler arasında araştırma kalitesinin değerlendirilmesi, üretkenlik, yayınlanmış bilimsel makale sayısı, yayınlanan makalelere diğer akademisyenler tarafından yapılan atıf ve referans sayısı, fakülteye ve akademisyenlere verilen ödüller bulunmaktadır. Eğitim disiplini ve akreditasyonlar kaliteyi artıran faktörlerdendir.

Kalite değerlendirmelerinde, öğrenci geri bildirimleri, ulusal öğrenci anketleri, kariyer destek hizmeti, mezunların çalışma ve iş bulma oranı, öğrenci sayısı ile akademisyen sayısının birbirlerine oranı önem taşımaktadır.

Fakültelerdeki öğrencilerin personele oranı, yabancı öğrenci oranı, Erasmus gibi değişim programlarının bulunup bulunmaması, değişim programlarına katılan öğrenci sayısı ve oranı, diğer üniversite ve hukuk fakülteleri ile kurulan uluslararası ortaklıkların sayısı ve işbirliğinin niteliği dikkate alınmaktadır.

Hukuk Fakültelerinde bulunan spor tesisleri, bilişim hizmetleri, okul kütüphanesinin olup olmaması, kütüphanedeki kitap sayısı, sağlık imkanları ve öğrenci kulüp ve toplulukları diğer göstergelerdir.

Hukuk Fakültelerinde, online ve çevrim içi hizmetlerin bulunup bulunmaması, sosyal sorumluluklara katılım, çevre ve insan haklarına karşı duyarlılık ve farkındalık projeleri dikkate alınmaktadır. Fakültenin, yenilikçi olması ve yenilikçi fikirleri desteklemesi, öğrenciler ve akademisyenler tarafından geliştirilen proje ve programları dikkate alması önem kazanmaktadır.

Hukuk fakültelerinde, düzenlenen konser ve sergi sayısı, alınan kültürel ödüller, kültür ve sanat yatırımları da kalite sıralamasında dikkate alınan kriterlerdir.

Öğrencilerin burs imkanı, engellilerin eğitime erişim imkanı, toplumsal cinsiyet eşitliği, cinsiyet dengesi ve düşük gelirli öğrencilere yapılan sosyal yardımlar diğer objektif kriterlerdir.

Tullia d’Aragona

0
Tullia d'Aragona

Tullia d’Aragona, 1510 yılında doğmuş ve 1556 yılında ölmüş olan İtalyan filozoftur. İyi bir eğitim alan İtalyan filozof Tullia d’Aragona, ünlü “Aşkın Sonsuzluğu Üstüne Diyalog” isimli eserinde Platoncu bir yaklaşım ile sonsuz aşk üzerine düşüncelerini dile getirmiştir. Cadı ve fahişe olduğu gibi suçlamalar ile karşı karşıya kalmış fakat bu gerekçeyle yargılanmamış yada zulme uğramamıştır.

Yaşamı boyunca, zamanının en iyi kadın yazar, şair ve filozoflarından biri olarak görülmüştür. Dönemindeki ve ardılları olan ünlü erkek filozoflardan birçoğunu etkileyen Tullia’nın çalışmaları, kadınların erkeklerle eşit olmasını sağlamıştır. Şöhreti ve başarısı onu Rönesans’ın önemli şairlerinden biri haline getirmiştir. Yaptığı çalışmalar, yazdıkları ve edebi yetenekleri sayesinde dönemin adamlar ve ünlü şairlerle arkadaşlık etme fırsatını yakalamıştır. 

Tullia, 30 yaşındayken Venedik’e taşınmış ve burada şair Bernardo Tasso ile arkadaşlık etmiştir.

Tullia d’Aragona, “Aşkın Sonsuzluğu Hakkında Diyaloglar” isimli eserini 1547 yılında yazmıştır. Neo-Platoncu bir kadının cinsel ve duygusal özerk iddiası olarak başlangıçta İtalya’nın Venedik kentinde yayınlanan bu roman, Rinaldina Russell ve Bruce Merry tarafından 1997’de İngilizce olarak tercüme edilmiştir. Bu felsefe kitabı, türünün ilk örneğidir. Bu çalışma, Rönesans’ın yükselişi sırasında kadınlara kısmi bir özgürlük alanı sağlanmasının ve kadınların elde ettiği bu küçük özerkliğin var olduğu dönemde ortaya çıkabilmiştir.

 

Erken dönem İtalya Rönesansının yazarlarından olan ve 1418 –1466 yıllarında Venedik’te yaşayan İsotta Nogarola‘dan sonra İtalya’da ortaya çıkan en önemli düşünürlerdendir. 

Tullia’nın yaşamı boyunca, her türlü şehvetli deneyimlerin kutsal sayıldığı düşünülüyordu ancak Tulia, çalışmalarında tüm cinsel güçlerin kontrol edilemez ve kusursuz olduğunu ve manevi ihtiyaçlarla birleştirildiğinde ahlaksız sevgiyi yarattığını savunuyordu. Aşkın onurlu olabilmesi için, bu esere göre, hem erkeklerin hem de dişilerin, vücutlarının ve ruhlarının cinsel ve manevi isteklerini kabul etmeleri ile mümkündür. Tullia, kadınları hem cinsel nitelikleri hem de akıllarıyla erkeklerle eşit seviyede tutmakta ve erkek kadın eşitliğini savunmaktadır. Bu anlamda Avrupa Aydınlanması öncesi önemli düşünürlerdendir. 

Tullia d’Aragona, Venedik ve Floransa’dan sonra doğmuş olduğu şehir olan Roma’ya dönmüş ve 1556’da Roma’da ölmüştür. Ölümünden sonra, eserleri 1552, 1694, 1864, 1912, 1974, 1975 ve 1980 yıllarında İtalyanca olarak yayınlanmıştır.

Tullia d’Aragona’nın çalışmaları, Chicago Üniversitesi’nden “Erken Modern Avrupa’daki Diğer Sesler” başlığı ile ele alınmıştır.

Rönesans dönemi kadın yazarlarından olan Tullia d’Aragona’nın metinleri, kadınların özgürleşmesinin tarihçelerinden sayılmaktadır. 

Hukuk Fakülteleri Öğrenci ve Profesör Sayıları

0
Hukuk Fakülteleri Öğrenci ve Profesör Sayılarına göre İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi en çok profesör istihdam eden fakültedir.

Hukuk Fakülteleri Öğrenci ve Profesör Sayıları, Türkiye Cumhuriyetinde eğitim ve öğretime devam eden devlet ve vakıf üniversitelerinde görev yapan profesör sayıları ile fakültelerde eğitim alan öğrenci sayılarının 28.03.2018 tarihi itibari ile Yüksek Öğretim Kurumu verilerine göre tablo halinde derlenmesi ile oluşturulmuştur.

Hukuk Fakülteleri Öğrenci ve Profesör Sayıları zaman ve eğitim dönemine göre değişkenlik arz etmektedir. Tabloya göre bünyesinde en çok profesör istihdam eden fakülte Türkiye’nin en eski hukuk fakültelerinden olan İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesidir.

Tahmini 100.000 öğrencinin bulunduğu Hukuk Fakültelerinde toplam 383 profesör görev yapmaktadır.

İlk 10 Sıra

Sıralamada ilk 10 sırada İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Marmara Üniversitesi Hukuk FakültesiAnkara Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul Ticaret Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Ege Üniversitesinde kurulan ancak daha sonra daha Dokuz Eylül Üniversitesine devredilen sonra Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Başkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi yer almaktadır.

Hukuk Fakülteleri Öğrenci ve Profesör Sayılarına göre Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrenci başına en çok profesör düşen fakültelerdendir

Hukuk Fakülteleri arasında profesör başına en çok öğrenci düşen fakülte Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi olup 1 profesörün görev yaptığı fakültede 1896 öğrenci bulunmaktadır. Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesinde 1 profesör ve 1188 öğrenci, Karadeniz Teknik Üniversitesi Hukuk Fakültesinde 1 profesör ve 1086 öğrenci, Yalova Üniversitesi Hukuk Fakültesinde 1 profesör ve 1044 öğrenci bulunmaktadır.

Öğrenci başına en çok profesör düşen okullardan Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde 9 profesör ve 296 öğrenci bulunmakta, Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesinde 8 profesör ve 332 öğrenci bulunmaktadır.

FAKÜLTE PROFESÖR SAYISI ÖĞRENCİ SAYISI
İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ 31 7110
MARMARA ÜNİVERSİTESİ 28 4619
ANKARA ÜNİVERSİTESİ 25 4349
GAZİ ÜNİVERSİTESİ 18 2393
İHSAN DOĞRAMACI BİLKENT ÜNİVERSİTESİ 15 866
İSTANBUL TİCARET ÜNİVERSİTESİ 13 1013
DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ 12 2609
BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ 12 870
YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ 11 700 Tahmini
SELÇUK ÜNİVERSİTESİ 10 3223
İSTANBUL KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ 9 1297
GALATASARAY ÜNİVERSİTESİ 9 296
ATILIM ÜNİVERSİTESİ 8 332
BAHÇEŞEHİR ÜNİVERSİTESİ 8 1186
ÇANKAYA ÜNİVERSİTESİ 8 1141
İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ 8 1057
İSTANBUL ŞEHİR ÜNİVERSİTESİ 8 806
İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ 8 383
YAŞAR ÜNİVERSİTESİ 7 Tahmini 1400
KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ 6 1366
HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ 6 952
DOĞUŞ ÜNİVERSİTESİ 6 627
KIRIKKALE ÜNİVERSİTESİ 5 1849
OKAN ÜNİVERSİTESİ 5 1736
BEYKENT ÜNİVERSİTESİ 5 1328
ÖZYEĞİN ÜNİVERSİTESİ 5 1240
AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ 5 1113
MALTEPE ÜNİVERSİTESİ 5 1005
ANKARA YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ 5 985
İSTANBUL SABAHATTİN ZAİM ÜNİVERSİTESİ 5 590
KOÇ ÜNİVERSİTESİ 5 499
İSTANBUL YENİ YÜZYIL ÜNİVERSİTESİ 5 250 Tahmini
KTO KARATAY ÜNİVERSİTESİ 4 961
İSTANBUL MEDİPOL ÜNİVERSİTESİ 4 918
ERZİNCAN ÜNİVERSİTESİ 3 1424
DİCLE ÜNİVERSİTESİ 3 1301
SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ 3 1102
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ 3 1088
ÇAĞ ÜNİVERSİTESİ 3 1008
HASAN KALYONCU ÜNİVERSİTESİ 3 1004
KADİR HAS ÜNİVERSİTESİ 3 797
İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ 3 793
MEF ÜNİVERSİTESİ 3 350 Tahmini
UFUK ÜNİVERSİTESİ 3 50 Tahmini
ANADOLU ÜNİVERSİTESİ 2 1979
ERCİYES ÜNİVERSİTESİ 2 1039
ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ 5 1021
FATİH SULTAN MEHMET VAKIF ÜNİVERSİTESİ 2 892
İZMİR EKONOMİ ÜNİVERSİTESİ 2 702
TÜRK-ALMAN ÜNİVERSİTESİ 2 243
İSTANBUL MEDENİYET ÜNİVERSİTESİ 2 184
ULUSLARARASI ANTALYA ÜNİVERSİTESİ 2 100 Tahmini
ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ 1 1896
SAKARYA ÜNİVERSİTESİ 1 1188
KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ 1 1086
YALOVA ÜNİVERSİTESİ 1 1044
GAZİANTEP ÜNİVERSİTESİ 1 955
ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ 1 906
İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ 1 877
AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ 1 403
TOBB EKONOMİ VE TEKNOLOJİ ÜNİVERSİTESİ 1 202
NECMETTİN ERBAKAN 1 100
ANTALYA BİLİM ÜNİVERSİTESİ 1 35
İBN HALDUN ÜNİVERSİTESİ 1 30
ANKARA SOSYAL BİLİMLER ÜNİVERSİTESİ 1 Veri Yok

Tablo, Yükseköğretim Bilgi Sisteminden 28.03.2018 tarihli verilere göre hazırlanmıştır. YÖK sisteminde bilgisi bulunmayan fakültelerin bilgileri ilgili fakültelerin resmi internet sitelerinden derlenmiştir.

Medeni Hukuk Meselelerinde Arabuluculuk Konusunda Tavsiye Kararı

0
Arabuluculuk Daire Başkanlığı
Avrupa Konseyi Medeni Hukuk Meselelerinde Arabuluculuk Konusunda Tavsiye Kararı

Medeni Hukuk Meselelerinde Arabuluculuk Konusunda Rec(2002) 10 Sayılı Tavsiye Kararı Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesince Bakan Vekillerinin 18 Eylül 2002 tarihli 808.toplantısında kabul edilmiştir.

Bakanlar Komitesi, Avrupa Konseyi Statüsü’nün 15.b. maddesinin hükümleri uyarınca; Adli yargıya alternatif oluşturan ihtilaf çözme yollarının geliştirilmesini memnuniyetle karşılayarak ve böyle yolların kullanımı halinde teminatlar sağlayan kuralların arzu edilir olduğunu kabul ederek;

Her yargı alanının kendine has özellikleri olduğunu göz ardı etmeden, ihtilafları çözme yöntemlerini iyileştirmeye yönelik çabaları sürdürmenin gerekli olduğunu vurgulayarak;

Bir arabulucunun, taraflara, uyuşmazlık konusu olan meseleler üzerinde görüşmeleri ve kendi ortak kararlarına varmaları konusunda yardımcı olduğu bir süreç olan arabuluculuk için belirli kurallar koymanın faydalarına inanarak;

Uygun durumlarda, medeni hukuk meselelerinde arabuluculuğun faydalarını kabul ederek;

Hukukun diğer dallarında arabuluculuğu düzenleme ihtiyacının farkında olarak;

Aile arabuluculuğu ile ilgili Tavsiye Kararı No. R (98)1’i, cezai meselelerde arabuluculuk ile ilgili Tavsiye Kararı No. R(99)19’u ve idari makamlar ile özel taraflar arasındaki uyuşmazlıkların yargı yoluyla çözümlenmesine alternatifler ile ilgili Tavsiye Kararı Rec(2001)9’u ve Avrupa Konseyi sathında ve ulusal seviyede yürütülen diğer faaliyetlerin ve araştırmaların sonuçlarını göz önüne alarak;

Özellikle, Avrupa Adalet Bakanları tarafından, 8-9 Haziran 2000 tarihinde Londra’da düzenlenen 23. Konferans’ta kabul edilen “21.Yüzyılda adaletin dağıtılması” ile ilgili 1 No.lu kararı ve özellikle Avrupa Adalet Bakanlarının, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesini, Avrupa Birliği ile işbirliği halinde, uygun olan durumlarda, mahkeme dışı ihtilaf çözümü süreçlerinin kullanılmasını teşvik eden bir çalışma programını hazırlamaya davet etmesini göz önüne alarak;

Arabuluculuğun teşvik edilmesinde mahkemelerin rolünün öneminin farkında olarak; Arabuluculuğun, mahkemelerin iş yükünün ve ihtilafların azalmasına yardımcı olmasına rağmen; etkili, adil ve kolaylıkla erişilebilen bir adli sistemin yerine geçemeyeceğini belirterek:

A. Üye devletlerin hükumetlerine:

i. Uygun olduğunda, medeni hukuk meselelerinde arabuluculuğun kullanımını kolaylaştırmalarını;
ii. Aşağıda belirtilen “Medeni hukuk meselelerinde arabuluculuk ile ilgili yol gösterici ilkeler”in tedricen uygulanması için gerekli gördükleri tüm tedbirleri, duruma göre, almalarını veya takviye etmelerini tavsiye eder.

Medeni Hukuk meselelerinde arabuluculuk ile igili yol gösterici ilkeler
I. Arabuluculuğun tanımı

Bu Tavsiye Kararı’nda, “arabuluculuk”, tarafların, bir veya daha fazla arabulucunun yardımı ile, bir anlaşmaya varmak için ihtilaf konusu meseleler üzerinde görüşme yaptıkları bir ihtilaf çözüm sürecini ifade eder.

II. Uygulamanın kapsamı

Bu Tavsiye Kararı, medeni hukuk meseleleri için geçerlidir. Bu Tavsiye Kararı’nda, “medeni hukuk meseleleri”; ticaret hukuku, tüketici hukuku ve iş hukuku kaynaklı meseleler de dahil olmak üzere medeni haklar ve yükümlülüklerle ilgili meseleleri ifade eder. İdare hukuku ve ceza hukuku meseleleri kapsam dışındadır. Bu Tavsiye Kararı, aile arabuluculuğu ile ilgili

Tavsiye Kararı No. R(98)1’in hükümleri saklı kalmak üzere geçerlidir.

III. Arabuluculuğun teşekkülü

Devletler, medeni hukuk meselelerinde arabuluculuğu, kamu veya özel sektör vasıtasıyla, en uygun şekilde kurmakta ve teşkilatlandırmakta serbesttirler.

Arabuluculuk, mahkeme süreçlerinin içinde veya dışında gerçekleştirilebilir.

Taraflar arabuluculuktan yararlansa bile, tarafların haklarının korunması için nihai teminatı teşkil ettiği için yargı yoluna başvuru mümkün olmalıdır.

Devletler, arabuluculuk sistemini kurarken, süre sınırlamasına olan ihtiyaç ve böyle sürelerin etkileri ile, hızlı ve kolayca erişilebilir arabuluculuk süreçlerinin teşvik edilmesi arasında bir denge kurmalıdırlar.

Devletler, arabuluculuğu kurarken, (i) gereksiz gecikmelere ve (ii) arabuluculuğun bir geciktirme taktiği olarak kullanılmasına yol açmaktan kaçınmaya dikkat etmelidirler. Arabuluculuk, özellikle, adli süreçlerin tek başına yetersiz kaldığı ve özellikle maliyetleri nedeniyle taraflar için daha az uygun olduğu durumlarda veya taraflar arasında diyaloğun veya temasların sürdürülmesine ihtiyaç duyulan durumlarda yararlı olabilir.

Devletler, tamamen veya kısmen ücretsiz arabuluculuk imkanı sunma veya özellikle taraflardan birinin menfaatlerinin özel koruma gerektirmesi halinde arabuluculuk için hukuki yardım sunma fırsatını gözden kaçırmamalıdırlar.

Arabuluculuğun maliyetleri olması halinde, bunlar makul ve söz konusu meselenin önemi ve arabulucu tarafından yapılan işin miktarı ile orantılı olmalıdır.

IV. Arabuluculuk süreci

Devletler, ihtilafları arabulucuya havale etme anlaşmalarının hangilerinin, tarafların dava haklarını ne kadar kısıtlayacağını değerlendirmelidir.

Arabulucular, bağımsız ve tarafsız olarak hareket etmeli ve arabuluculuk süreci esnasında, “silahların eşitliği” ilkesine uyulmasını temin etmelidirler. Arabulucunun, taraflara bir çözüm dayatma yetkisi yoktur.

Arabuluculuk sürecine ilişkin bilgiler gizlidir ve taraflarca kararlaştırılmadıkça veya iç hukuk izin vermedikçe, sonradan kullanılamaz.

Arabuluculuk süreçlerinde, taraflara, sözkonusu meseleleri ve ihtilafın diğer muhtemel  çözümlerini düşünmelerine yetecek zaman verilmelidir.

V. Arabulucuların eğitimi ve sorumluluğu

Devletler, uluslararası meselelerle ilgilenen arabulucuları da içerecek şekilde arabulucuların seçimi, sorumlulukları, eğitimi ve yeterliliği ile ilgili uygun standartların kabul edilmesine yönelik tedbirler almalıdırlar.

VI. Arabuluculukta varılan anlaşmalar 

Anlaşmanın konusunu, kapsamını ve sonuçlarını tespit etmek için, her arabuluculuk sürecinin sonunda, bir yazılı belge düzenlenmelidir ve bu belge düzenlendikten sonra ve imzalanmadan önce, taraflara, düşünmeleri için, tarafların üzerinde anlaştığı sınırlı bir süre tanınmalıdır.

Arabulucular, varılan anlaşmaların etkilerini ve taraflardan birinin veya her ikisinin anlaşmayı uygulamaya koymak istemesi halinde atılması gereken adımları taraflara bildirmelidirler.

Böyle anlaşmalar, kamu düzenine aykırı olmamalıdır.

VII. Arabuluculuk ile ilgili bilgiler

Devletler, medeni hukuk ihtilafları olan kişilere ve halka, arabuluculuk konusunda genel bilgiler vermelidirler.

Devletler, medeni hukuk meselelerindeki arabuluculuk hakkında, diğer hususların yanı sıra, arabuluculuğun maliyetlerini ve etkililiğini içeren ayrıntılı bilgileri toplamalı ve yaymalıdırlar.

Fertlerin, telefon, yazışma veya e-posta gibi yollarla, arabuluculuk hakkında tarafsız tavsiye ve bilgiler alabileceği bir bölgesel ve/veya yerel merkezler ağını, ulusal hukuka ve teamüle uygun olarak kurmak için adımlar atılmalıdır.

Devletler, adaletin işlemesi ile uğraşan profesyonellere, medeni hukuk meselelerinde arabuluculuk ile ilgili bilgiler vermelidirler.

VIII. Uluslararası hususlar

Devletler, uluslararası bir unsur içeren meselelerin çözümünde arabuluculuğun kullanılmasını teşvik edecek mekanizmaların kurulmasını desteklemelidirler.

Devletler, uluslararası arabuluculuğun kullanımını kolaylaştırmak amacıyla, medeni hukuk meselelerinde arabuluculuk ile ilgili mevcut kurumlar arasında işbirliğini teşvik etmelidirler.

Bu Tavsiye Kararı’nın takibinde, Avrupa Konseyi ile Avrupa Birliği arasında işbirliğini teşvik etmek ve özellikle, bu Tavsiye Kararı’nda bahsedilen konular ile ilgili olarak devletlerdeki kanunlara ve süreçlere ilişkin bilgileri bir internet sitesi vasıtasıyla yaymak için; ve Avrupa Birliği’ni, Avrupa Topluluğu seviyesinde kurallar hazırlanırken, bu Tavsiye Kararı’nın hükümlerini tamamlamaya veya güçlendirmeye veya burada yer alan ilkelerin uygulanmasını kolaylaştırıcı hükümler getirmeye teşvik etmek için,

Avrupa Konseyi Genel Sekreteri’ne, bu Tavsiye Kararını, Avrupa Birliğinin yetkili makamlarına iletmesi talimatını verir.

Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi

0

Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi, Aralık 1948’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilmiş ve Ocak 1951’de yürürlüğe girmiştir. Sözleşmeye taraf ülkeler, soykırım suçunu önlemek ve cezalandırmakla yükümlüdürler.

9 Aralık 1948 tarihinde Paris’te toplanan Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 260 A (III) sayılı Kararıyla kabul edilip, imza, onay ve katılıma açılmıştır.

Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi, 13. maddeye uygun olarak 12 Ocak 1951 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Türkiye  sözleşmeyi 23 Mart 1950’de onaylamış, 5630 Sayılı Onay Kanunu 29 Mart 1950 gün ve 7469 Sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır.

Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi

9 Aralık 1948

 

Sözleşmeci Taraflar, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 11 Aralık 1946 tarihli ve 96(I) sayılı kararında soykırımın, Birleşmiş Milletlerin ruhuna ve amaçlarına aykırı olan ve uygar dünya tarafından lanetlenen, uluslararası hukuka göre bir suç olarak beyan edilmesini dikkate alarak, tarihin her döneminde soykırımın insanlık için büyük kayıplar meydana getirdiğini kabul ederek, insanlığı bu tür bir iğrenç musibetten kurtarmak için uluslararası işbirliğinin gerekli olduğuna kanaat getirerek, aşağıdaki hükümlerde anlaşmışlardır:

Madde 1

Sözleşmeci Devletler, ister barış zamanında isterse savaş zamanında işlensin, önlemeyi ve cezalandırmayı taahhüt ettikleri soykırımın uluslararası hukuka göre bir suç olduğunu teyit eder.

Loader Loading...
EAD Logo Taking too long?

Reload Reload document
| Open Open in new tab

Madde 2

Bu Sözleşme bakımından, ulusal, etnik, ırksal veya dinsel bir grubu, kısmen veya tamamen ortadan kaldırmak amacıyla işlenen aşağıdaki fiillerden her hangi biri, soykırım suçunu oluşturur.

  1. a) Gruba mensup olanların öldürülmesi;
  2. b) Grubun mensuplarına ciddi surette bedensel veya zihinsel zarar verilmesi;
  3. c) Grubun bütünüyle veya kısmen, fiziksel varlığını ortadan kaldıracağı hesaplanarak, yaşam şartlarını kasten değiştirmek;
  4. d) Grup içinde doğumları engellemek amacıyla tedbirler almak;
  5. e) Gruba mensup çocukları zorla bir başka gruba nakletmek;

Madde 3

Aşağıdaki eylemler cezalandırılır:

  1. a) Soykırımda bulunmak;
  2. b) Soykırımda bulunulması için işbirliği yapmak;
  3. c) Soykırımda bulunulmasını doğrudan ve aleni surette kışkırtmak;
  4. d) Soykırımda bulunmaya teşebbüs etmek;
  5. e) Soykırıma iştirak etmek;

Madde 4

Soykırım suçunu veya üçüncü maddede gösterilen fiillerden birini işleyenler, anayasaya göre yetkili yöneticiler veya kamu görevlileri veya özel kişiler de olsa cezalandırılır.

Madde 5

Sözleşmeci Devletler, bu Sözleşmenin hükümlerine etkililik kazındırmak, ve özellikle soykırımdan veya üçüncü madde belirtilen fiillerden suçlu bulunan kimselere etkili cezalar verilmesini sağlamak için, kendi Anayasalarında öngörülen usule uygun olarak gerekli mevzuatı çıkarmayı taahhüt eder.

Madde 6

Soykırım fiilini veya Üçüncü maddede belirtilen fiillerden birini işlediğine dair hakkında suç isnadı bulunan kimseler, suçun işlendiği ülkedeki Devletin yetkili bir mahkemesi, veya yargılama yetkisini kabul etmiş olan Sözleşmeci Devletler bakımından yargılama yetkisine sahip bulunan uluslararası bir ceza mahkemesi tarafından yargılanır.

Madde 7

Soykırım fiili ve Üçüncü maddede belirtilen diğer fiiller, suçluların iadesi bakımından siyasal suçlar olarak kabul edilmez.

Sözleşmeci Devletler bu tür olaylarda kendi yasalarına ve yürürlükteki sözleşmelere göre suçluları iade etmeyi üstlenir.

Madde 8

Sözleşmeci Devletlerden her hangi biri, soykırım fillerinin veya Üçüncü maddede belirtilen her hangi bir fiilin önlenmesi ve sona erdirilmesi için gerekli gördükleri takdirde, Birleşmiş Milletlerin yetkili organlarından, Birleşmiş Milletler Şartı’na göre harekete geçmesini isteyebilir.

Madde 9

Sözleşmeci Devletler arasında, bu Sözleşmenin yorumlanması, uygulanması veya yerine getirilmesi ve ayrıca soykırım fillerinden veya Üçüncü maddede belirtilen fiillerin her hangi birinden bir Devletin sorumluluğu ile ilgili olarak çıkan uyuşmazlıklar, uyuşmazlığın taraflarından birinin talebi üzerine Uluslararası Adalet Divanı önüne götürülür.

Madde 10

Bu Sözleşmenin eşit ölçüde geçerli olan Çince, İngilizce, Fransızca, Rusça ve İspanyolca metinleri 9 Aralık 1948 tarihini taşır.

Madde 11

Bu Sözleşme 31 Aralık 1949 tarihine kadar Birleşmiş Milletler Üyelerinin ve Üye olmayıp da Genel Kurul tarafından bu Sözleşmeyi imzalamaya davet edilen Devletlerin imzasına açıktır.

Bu Sözleşme onaylanır, ve onay belgeleri Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliğine tevdi edilir.

Bu Sözleşmeye 1 Ocak 1950 tarihinden sonra Birleşmiş Milletler Üyeleri ile Üye olmayıp da yukarıda belirtildiği gibi davet edilen Devletler katılabilir. Katılma belgeleri Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliğine tevdi edilir.

Madde 12

Bir Sözleşmeci Taraf her hangi bir zamanda, Birleşmiş Milletler Genel Sekreterine hitaben göndereceği bir bildirimle, bu Sözleşmenin uygulanmasını, bu Sözleşmeci Tarafın dış ilişkileri bakımından sorumlu olduğu ülke veya ülkeler bakımından genişletebilir.

Madde 13

İlk yirmi onay veya katılma belgesinin tevdi edilmesinin tamamlandığı gün, Genel Sekreter bir tutanak düzenler ve bunun bir kopyasını Birleşmiş Milletlerin bütün Üyelerine ve on birinci maddede belirtilen Üye olmayan Devletlere iletir.

Bu Sözleşme, yirminci onay veya katılma belgesinin tevdi edilmesini izleyen doksanıncı gün yürürlüğe girer.

Daha sonraki bir tarihte tevdi edilen bir onay veya katılma belgesi, bu onay veya katılma belgesinin tevdi tarihini izleyen doksanıncı gün yürürlüğe girer.

Madde 14

Bu Sözleşme yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on yıl süreyle yürürlükte kalır.

Bundan sonraki beş yıllarda, bu sürelerin bitiminden en az altı ay önce çıkma beyanında bulunmamış Sözleşmeci Devletler bakımından yürürlükte kalmaya devam eder.

Çıkma, Birleşmiş Milletler Genel Sekreterine hitaben gönderilecek yazılı bir bildirimle yürürlük kazanır.

Madde 15

Sözleşmeden çıkmalar nedeniyle bu Sözleşmeye Taraf Devletlerin sayısı on altının altına düşerse, Sözleşme bu çıkma bildirimlerinden en sonuncusunun yürürlük kazandığı tarihten itibaren yürürlükten kalkar.

Madde 16

Sözleşmeci Taraflar Genel Sekretere hitaben gönderecekleri yazılı bir bildirim vasıtasıyla her zaman bu Sözleşmede değişiklik yapılmasını talep edebilirler.

Genel Kurul, böyle bir talep karşısında yapılması gereken işleme karar verilir.

Madde 17

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, bütün Birleşmiş Milletler Üyelerini ve on birinci maddede belirtilen üye olmayan Devletleri aşağıdaki konularda bilgilendirir:

  1. a) On birinci maddeye göre alınan imzalar, onaylar ve katılmalar;
  2. b) On ikinci maddeye göre alınan bildirimler;
  3. c) On üçüncü madde gereğince Sözleşmenin yürürlüğe girdiği tarih;
  4. d) On dördüncü maddeye göre alınan çekilme bildirimleri;
  5. e) On beşinci maddeye göre Sözleşmenin yürürlükten kalkması;
  6. f) On altıncı maddeye göre alınan bildirimler;

Madde 18

Bu Sözleşmenin orijinal metni Birleşmiş Milletler arşivinde saklanır.

Sözleşmenin onaylı bir örneği, Birleşmiş Milletler Üyelerine ve on birinci maddede belirtilen üye olmayan Devletlerin her birine iletilir.

Madde 19

Bu Sözleşmenin yürürlüğe girdiği tarih Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri tarafından kayda geçirilir.

İşkencenin ve İnsanlık Dışı ya da Küçültücü Ceza Veya Muamelenin Önlenmesine Dair Avrupa Sözleşmesi

0
Timur Demirbaş‘ın İşkence Suçu isimli eseri

İşkencenin ve İnsanlık Dışı ya da Küçültücü Ceza Veya Muamelenin Önlenmesine Dair Avrupa Sözleşmesi

Sözleşme Metni ve Açıklayıcı RaporAvrupa Antlaşmaları Serisi (ETS)- No. 126.
1 (ETS No. 151) ve 2 (ETS No. 152) No’lu Protokol hükümlerine
göre değiştirilmiş olan metin 1 Mart 2002’de yürürlüğe girmiştir.

Aşağıda imzaları bulunan Avrupa Konseyi üyesi Devletler,İnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına Dair Sözleşme hükümlerini dikkate alarak;

aynı Sözleşmenin, ‘hiç kimse işkenceye veya gayriinsani veya küçültücü ceza veya

muameleye tabi tutulmayacaktır’ şeklindeki 3 üncü maddesini hatırda tutarak;

3. Madde ihlalinin mağdurları olduklarını iddia eden kişilerle ilgili olarak bu Sözleşmede öngörülen mekanizmanın işlemekte olduğunu kaydederek;

hürriyetinden yoksun bırakılan kişilerin işkence ve gayriinsani ya da küçültücü ceza veya muameleye karşı korunmalarının, ziyaretlere dayanan, önleyici nitelikte, adli olmayan yollarla kuvvetlendirilebileceğine kani olarak; aşağıdaki gibi anlaşmalardır:

Bölüm I

Madde 1
İşkencenin ve Gayrıinsani ya da Küçültücü Ceza veya Muamelenin Önlenmesi için bir Avrupa Komitesi teşkil olunacaktır (bundan sonra ‘Komite’ olarak anılacaktır). Komite, ziyaretler yapmak suretiyle, hürriyetinden yoksun bırakılan kişilere yapılan muameleyi, gerekli ise bu gibi kişilerin işkence ve gayrıinsani ya da küçültücü ceza veya muameleden korunmalarının kuvvetlendirilmesi amacıyla inceleyecektir.

Madde 2
Herbir Taraf, bu Sözleşmeye uygun olarak, yetkili olduğu ve bir kamu makamı tarafından hürriyetinden yoksun bırakılan kişilerin bulunduğu herhangi bir yere ziyaretler yapılmasına izin verecektir.

Madde 3
Bu Sözleşmenin uygulanmasında, Komite ve ilgili Tarafın yetkili milli makamları birbirleriyle işbirliği yapacaktır.

Bölüm II
Madde 4
1. Komite, Tarafların sayısına eşit sayıda üyelerden oluşacaktır.2.Komite üyeleri, Sözleşmenin kapsadığı alanlarda insan hakları konusunda yetkileriyle tanınan veya mesleki deneyimi olan yüksek ahlaki karaktere sahip olan kişiler arasından seçilecektir.3. Komite’nin iki üyesi aynı devletin vatandaşı olmayacaktır.4. Üyeler kendi kişisel sıfatları ile görev yapacaklar, bağımsız ve tarafsız olacaklar ve Komiteye etkin şekilde hizmet vermeye hazır olacaklardır.Madde 5 ¹
1. Komite üyeleri, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Bürosu tarafından hazırlanacak isim listesinden Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından mutlak çoğunlukla seçilecektir; tarafların Parlamenter Meclisteki milli heyetleri, asgari ikisi kendi vatandaşı olan, üç aday gösterecektir.

Komiteye Avrupa Konseyi üyesi olmayan bir ülkeden üye seçileceği zaman Parlamenter Meclis Bürosu o devletin meclisini asgari ikisi kendi vatandaşı olan üç aday göstermeye davet edecektir. Bakanlar Komitesi tarafından seçim söz konusu taraf ile istişareyi takiben gerçekleştirilecektir.

2. Arızi olarak boşalan üyelikler için aynı usul takip edilecektir.

3. Komite üyeleri dört yıllık süre için seçilecektir. Üyeler iki defa yeniden seçilebilirler. Bununla birlikte, ilk seçimde seçilen üyelerden üçünün süresi, iki yıl sonunda bitecektir. Görev süreleri ilk iki yıllık süre sonunda bitecek üyeler, Avrupa Konseyi Genel Sekreteri tarafından, ilk seçimin tamamlanmasından hemen sonra kura ile tayin olunacaktır.

4. Komite’nin üyelerinin yarısının mümkün olduğu kadar her iki yılda bir yenilenmesini sağlamak için, Bakanlar Komitesi herhangi bir seçimden önce, seçilecek bir ya da daha fazla üyenin görev süresinin, altıdan fazla ve ikiden az olmamak kaydıyla dört yıldan farklı olması yönünde karar verebilir.

5. Birden fazla görev süresinin söz konusu olduğu ve Bakanlar Komitesi’nin önceki paragrafı uyguladığı durumlarda, görev sürelerinin tahsisi hemen seçimin ardından Genel Sekreter tarafından yapılacak çekiliş ile belirlenecektir.

Madde 6

1. Komite gizli olarak toplanacaktır. Toplantı için yeterli üye sayısı Komite üyelerinin çoğunluğuna eşit olacaktır. Komite kararları, 10 uncu maddenin 2nci paragrafı saklı kalmak kaydiyle, mevcut üyelerin çoğunluğu ile alınacaktır.

2. Komite, çalışma tüzüğünü kendi hazırlayacaktır.

3. Komitenin Sekretarya hizmetleri Avrupa Konseyi Genel Sekreteri tarafından sağlanacaktır.

Bölüm III
Madde 7
1. Komite, 2nci maddede belirtilen yerleri ziyaretler düzenleyecektir. Devreyi ziyaretlerden ayrı olarak; Komite şartların gerektirmekte olduğunu gördüğü taktirde, bu nitelikte başka ziyaretler de düzenleyebilir.2. Genel bir kural olarak, ziyaretler en az iki Komite üyesi tarafından yapılacaktır. Komite, gerekli gördüğü taktirde, uzmanlardan ve tercümanlardan yararlanacaktır.Madde 8
1. Komite, ilgili Taraf Hükümetine ziyaret yapma niyetini bildirecektir. Bu
bildirimden sonra Komite, 2nci maddede belirtilen herhangi bir yeri, herhangi bir zamanda ziyaret edebilir.2. Taraf ülke, Komiteye görevini ifa etmesi için aşağıdaki kolaylıkları sağlayacaktır:
a) Ülkesine giriş ve kısıtlama olmaksızın seyahat hakkı;
b) Hürriyetinden yoksun bırakılan kişilerin bulundukları yerler hakkındaki tüm bilgilerin sağlanması;
c) Hürriyetinden yoksun bırakılan kişilerin bulunduğu her türlü yere, buralarda kısıtlama olmadan dolaşma hakkı dahil olmak üzere, sınırsız giriş;
d) İlgili tarafın elinde olup da, Komite’nin görevini yapması için gerekli olan diğer bilgilerin sağlanması. Bu gibi bilgilerin istenmesinde, Komite, milli hukuk ve mesleki ahlakın uygulanabilir kurallarını dikkate alacaktır.3. Komite, hürriyetinden yoksun bırakılan kişilerle özel olarak görüşebilir.

4. Komite, ilgili bilgi verebileceğine inandığı herhangi bir kişi ile serbestçe muhabere edebilir.

5. Komite, gerekiyorsa, ilgili tarafın yetkili makamlarına gözlemlerini derhal bildirebilir.

Madde 9
1. İstisnai şartlarda, ilgili Tarafın yetkili makamları, Komite tarafından teklif olunan belirli bir ziyaret yerine veya ziyaret zamanına karşı Komiteye girişimde bulunabilirler. Bu gibi girişimler, yalnızca, milli savunma, kamu güvenliği, kişilerin hürriyetlerinden yoksun bırakıldıkları yerlerde ciddi karışıklık, bir kişinin sağlık durumu veya ciddi bir suça taalluk eden acil bir sorgulamanın yürütülüyor olması gerekçeleriyle yapılabilir.

2. Bu gibi girişimleri takiben, Komite ve ilgili Taraf, durumu açıklığa kavuşturmak ve Komite’nin görevini süratle yerine getirmesini sağlayacak düzenlemeler üzerinde mutabık kalmak üzere hemen yekdiğeri ile danışmalara girişecektir. Bu düzenlemeler, Komite’nin ziyaret etmeyi önerdiği herhangi bir şahsın başka bir yere nakledilmesini kapsayabilir. Ziyaret yapılıncaya kadar ilgili Taraf, Komite’ye alakalı kişi hakkında bilgi sağlayacaktır.

Madde 10
1. Her ziyaretten sonra Komite, ilgili Tarafın sunabileceği gözlemleri de dikkate alarak, ziyaret sırasında tespit ettiği vakıalar hakkında bir rapor düzenleyecektir. Komite, gerekli gördüğü taktirde tavsiyelerine de yer verebileceği raporunu ilgili Tarafa gönderecektir. Komite, ilgili Taraf ile, hürriyetinden yoksun bırakılan kişilerin daha iyi korunmaları konusunda gerekli ise önerilerde bulunmak maksadıyla, danışmalarda bulunabilir.

2. İlgili Taraf işbirliği yapmadığı, ya da Komite’nin tavsiyeleri ışığında durumun iyileştirilmesini reddettiği taktirde, Komite, ilgili Tarafa görüşlerini bildirme imkanının verilmesini müteakip, üyelerinin üçte-iki çoğunluğu ile, konu hakkında kamuya bir açıklama yapılmasına karar verebilir.

Madde 11
1. Komite tarafından ziyaret ile ilgili olarak toplanan bilgiler, Komite raporu ve ilgili Taraf ile danışmalar gizli olacaktır.

2. Komite, ilgili Tarafın talep etmesi halinde, ilgili tarafın yorumları ile birlikte raporunu yayınlayacaktır.

3. Bununla birlikte, ilgili şahsın açık rızası olmaksızın hiçbir şahsi bilgi yayınlanmayacaktır.

Madde 12 
Komite, 11inci maddede yer alan gizlilik kurallarına bağlı olarak, her yıl faaliyetleri konusunda Bakanlar Komitesine bir genel rapor sunacak, bu rapor Parlamenter Meclise ve Sözleşmeye taraf olup Avrupa Konseyi üyesi olmayan devletlere de gönderilecek ve kamuya açıklanacaktır.

 Madde 13

Komite üyeleri, Komiteye yardım eden uzman ve diğer şahıslar, görevleri sırasında ve görevleri sona ermesini müteakip, görevlerinin yerine getirilmesi sırasında edindikleri bilgilerin ve öğrendikleri vakıaların gizliliğini muhafaza etmekle yükümlüdürler.

Madde 14
1. Komiteye yardım eden kişilerin isimleri, 8inci maddenin 1inci paragrafı gereğince yapılacak bildirimde belirtilecektir.

2. Uzmanlar, Komitenin talimatı ve yetkisi altında faaliyet göstereceklerdir. Bunlar, bu Sözleşmenin kapsadığı alanlarda özellikle bilgi ve deneyim sahibi olacaklar ve Komite üyeleri gibi aynı şekilde bağımsızlık, tarafsızlık ve hizmete hazır bulunma kurallarıyla bağlı olacaklardır.

3. Bir Taraf, istisnai olarak, Komiteye yardım eden herhangi bir uzman veya başka bir şahsın, ülkesinde bir yere yapılacak ziyarette yer almasına müsaade edilmeyebileceğini beyan edebilir.

Bölüm IV

Madde 15
Herbir Taraf, Hükümetine yapılacak bildirimleri almaya yetkili merciin ve tayin edebileceği herhangi bir irtibat görevlisinin isim ve adresini Komiteye bildirecektir.

Madde 16
Komite, Komite üyeleri ve 7nci maddenin 2nci paragrafında atıf yapılan uzmanlar, bu Sözleşmenin Ek’inde yer alan ayrıcalık ve bağışıklıklardan yararlanacaklardır.

Madde 17

1. Bu Sözleşme, hürriyetinden yoksun bırakılan kişiler için daha fazla koruma sağlayan iç mevzuat veya uluslar arası herhangi bir anlaşma hükmüne zarar vermeyecektir.

2. Bu sözleşmenin hiçbir hükmü, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi organlarının yetkilerini veya bu Sözleşme gereğince Taraflarca üstlenilen yükümlülükleri sınırlar veya bunlardan sapmaya imkan verir şekilde yorumlanamaz.

3. Komite, 12 Ağustos 1949 tarihli Cenevre Sözleşmeleri ve buna bağlı 8 Haziran 1977 tarihli Ek Protokoller uyarınca, himayeci Devlet veya Uluslararası Kızılhaç Komitesi temsilci veya delegelerinin müessir şekilde düzenli olarak ziyaret ettikleri yerleri ziyaret etmeyecektir.

Bölüm V
Madde 18 
1. Sözleşme, Avrupa Konseyine üye devletlerin imzasına açık olacaktır. Sözleşme, onaylama kabul veya tasvibe tabi olacaktır. Onaylama, kabul veya tasvip belgeleri Avrupa Konseyi Genel Sekreterine tevdi olunacaktır.2. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Avrupa Konseyi üyesi olmayan herhangi bir devleti Sözleşme’ye katılmaya davet edebilir.
 Madde 19 

1. Bu Sözleşme, 18inci madde hükmüne uygun olarak yedi Avrupa Konseyi üyesi devletin Sözleşme ile bağlı olduklarına dair rızalarını beyan ettikleri tarihi takip eden üç aylık sürenin dolmasını izleyen ayın birinci günü yürürlüğe girecektir.

2. Bu Sözleşme ile bağlı olduğuna dair rızasını sonradan beyan eden herhangi bir devletle ilgili olarak, Sözleşme, onaylama, kabul, tasvip veya katılım belgesinin tevdii tarihini takip eden üç aylık sürenin dolmasını izleyen ayın birinci günü yürürlüğe girecektir.

Madde 20 
1. Herhangi bir devlet, imzalama sırasında ve onaylama, kabul veya tasvib belgesini tevdi ederken Sözleşmenin uygulanacağı toprağı veya toprakları belirleyecektir.

2. Herhangi bir devlet, daha sonraki bir tarihte Avrupa Konseyi Genel Sekreterine hitaben yapacağı bir beyan ile, bu Sözleşmenin uygulanmasını, beyanında belirlediği diğer herhangi bir toprağa teşmil edebilir. Bu toprak ile ilgili olarak Sözleşme, böyle bir beyanın Genel Sekreter tarafından alındığı tarihi takip eden üç aylık sürenin dolmasını izleyen ayın birinci günü yürürlüğe girecektir.

3. Bundan önceki iki paragraf uyarınca yapılmış herhangi bir beyan, bu beyanda zikredilen herhangi bir toprak ile ilgili olarak, Avrupa Konseyi Genel Sekreterine hitaben yapılacak bir bildirim ile geri alınabilir. Geri almak, böyle bir bildirimin Genel Sekreter tarafından alındığı tarihi takip eden üç aylık sürenin dolmasını izleyen ayın birinci günü geçerli olacaktır.

¹ 1 (ETS No. 151) No’lu Protokol hükümlerine göre değiştirilmiş olan metin.Madde 21
Bu Sözleşme hükümleri ile ilgili olarak çekince konulamaz.Madde 22
1. Herhangi bir Taraf, Avrupa Konseyi Genel Sekreterine göndereceği bir bildirim ile Sözleşmenin feshini ihbar edebilir.2. Böyle bir ihbar, beyanın Genel Sekreter tarafından alındığı tarihi takip eden oniki aylık sürenin dolmasını izleyen ayın birinci günü geçerli olacaktır.Madde 23 
Avrupa Konseyi Genel Sekreteri, Avrupa Konseyine üye devletlere ve Avrupa Konseyi üyesi olmayıp Sözleşmeye taraf olan devletlere:

a) Her imza işlemini,

b)Her onaylama, kabul, tasvib veya katılım belgesinin tevdi edilmesini,

c) Bu Sözleşmenin 19uncu ve 20nci maddelerine uygun olarak yürürlüğe girdiği her tarihi,

d) Sözleşmenin 8inci ve 10uncu maddelerine uygun olarak yapılan işlem hariç olmak üzere, bu Sözleşmeyi ilgilendiren herhangi bir işlem, bildirim veya yazışmayı bildirecektir.

Yukarıdaki hükümleri kabul zımnında gereği gibi yetkili kılınmış aşağıda imzaları bulunanlar işbu Sözleşmeyi imzalamışlardır.

Avrupa Konseyi arşivlerinde saklanacak olan işbu Sözleşme, İngilizce ve Fransızca olarak ve her iki metin de aynı derecede geçerli olmak üzere, tek nüsha halinde 26 Kasım 1987 tarihinde Strasbourg’da düzenlenmiştir. Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Avrupa Konseyine üye devletlerin her birine bu Sözleşmenin aslına uygun suretlerini tevdi edecektir.

EK

Ayrıcalık ve Bağışıklıklar

(Madde 16)
1. Bu ekin maksadı bakımından, Komite üyelerine yapılan atıflar, 7 nci maddenin 2nci paragrafında söz konusu olan uzmanlara da şamil olacak şekilde anlaşılacaktır.

2. Komite üyeleri, görevlerinin ifası sırasında ve görevlerini yerine getirirken yaptıkları seyahatlerde aşağıdaki ayrıcalık ve bağışıklıklardan yararlanırlar:

a) Şahsi tutuklanma veya gözaltına alınma ve şahsi bagajlara el konmasından bağışıklık ve resmi sıfatları ile sarfettikleri yazılı veya sözlü ifadeleri ve her türlü fiilleri bakımından her türlü adli takibattan bağışıklık;

b) İkamet ettikleri ülkelerden çıkış ve bu ülkelere dönüş, görev ifa ettikleri ülkelere giriş ve bu ülkelerden çıkış sırasında hareket serbestileri üzerindeki her türlü kısıtlamadan ve görevlerini yaparken ziyaret ettikleri veya geçtikleri ülkelerde yabancıların tabi oldukları tescil işlemlerinden bağışıklık.

3. Komite üyeleri, fonksiyonlarının ifası ile ilgili seyahatleri sırasında gümrük ve döviz denetim işlemleri bakımından aşağıdaki kolaylıklardan yararlandırılacaklardır:

a) Kendi hükümetlerince, geçici resmi görev ile yurt dışına seyahat eden yüksek seviyeli yetkililere tanınan kolaylıklar;

b) Diğer Tarafların hükümetlerince, yabancı hükümetlerin geçici resmi görevlisi olan temsilcilerine tanınan kolaylıklar.

4. Komitenin belge ve evrakına, Komitenin işi ile ilgili olduğu sürece dokunulamaz.

Komitenin resmi yazışmaları ve diğer muhaberatı engellenemez veya sansüre tabi tutulamaz.

5. Komite üyeleri için tam bir konuşma özgürlüğü ve görevlerinin ifasında tam bir bağımsızlık temin etmek amacıyla, söz konusu kişilerin görevleri sona ermiş olsa dahi, görevlerinin ifası sırasındaki sözlü veya yazılı ifadeleri ve her türlü fiilleri bakımından adli takibattan bağışık tutulurlar.

6. Ayrıcalık ve bağışıklıklar, Komite üyelerine kendi şahsi çıkarları için değil, görevlerinin bağımsız biçimde ifasını güvence altına almak üzere tanınmıştır. Sadece Komite, üyelerine tanınmış olan bağışıklıklarını kaldırmaya yetkilidir. Komite, üyelerinden birinin bağışıklığından bunun adaleti engelleyici olduğu kanaatine vardığı herhangi bir halde ve bağışıklıktan, bunun tanınma maksadına zarar vermeden kaldırılabileceği hallerde, kaldırma hakkına sahiptir ve aynı zamanda bununla yükümlüdür.

Not: Bu metin Avrupa İşkencenin ve İnsanlıkdışı veya Onurkırıcı Ceza veya Muamelenin Önlenmesi Komitesi’nin resmi web sayfasından (www.cpt.coe.int) alınmıştır.

Birleşmiş Milletler

0
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu

Birleşmiş Milletler (United Nations) tabiri ilk olarak Franklin D. Roosevelt tarafından II. Dünya Savaşı sırasında müttefik ülkeler için kullanılmıştır. Birleşmiş Milletler fikri 1943 yılında Moskova, Tahran ve Kahire’de müttefiklerin toplantıları sırasında çıkmış olup Fransa, Çin, Birleşik Krallık, ABD, SSCB’nin temsilciliğiyle oluşmuştur. Kuruluş amacı, dünya barışını ve güvenliğini korumak, uluslar arasında ekonomik, toplumsal ve kültürel bir iş birliği oluşturmak, adalet, güvenlik, ekonomik kalkınma ve sosyal eşitliği tüm ülkelere sağlamaktır.

Birleşmiş Milletler, İkinci Dünya Savaşının sonunda savaşın galipleri tarafından, ülkeler arasındaki anlaşmazlığı ortadan kaldırarak ileride meydana gelebilecek ve kendi güvenliklerini tehdit edebilecek bir savaşın önüne geçebilmek ve barışı sağlayabilmek amacıyla 24 Ekim 1945 tarihinde kurulmuş, 50 ülkenin temsilcileri, San Francisco Konferansı’nda bir araya gelerek 111 maddeden oluşan Antlaşma’ya son şeklini vermiş, antlaşma oy birliği ile kabul edilmiş ve ertesi gün imzalanmıştır.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres

Birleşmiş Milletler’in merkezi New York’tadır ve örgütün üye sayısı 193’tür. Birleşmiş Milletler Antlaşması, kuvvet kullanılmasını evrensel düzeyde yasaklayan ilk antlaşmadır. Örgütün idari bölümleri, Genel Kurul, Güvenlik Konseyi, Ekonomik ve Sosyal Konsey, Yönetim Konseyi, Genel Sekreterlik ve Uluslararası Adalet Divanıdır.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri  en üst düzey kişidir. Genel Sekreterlik, Birleşmiş Milletler’in diğer organlarının çalışmaları için gerekli ortamı ve eş güdümü sağlamakta, program ve politikaları uygulamakta, barış ve güvenliği bozucu olaylar hakkında raporlar hazırlayarak Güvenlik Konseyi’ne sunmakta, Uluslararası Adalet Divanı dışındaki organlar tarafından verilen görevleri yapmaktadır.

Birleşmiş Milletlerin kuruluşundan itibaren Trygve Lie 1946-1952 arasında, Dag Hammarskjöld 1953-1961 arasında, Sithu U Thant 1961-1971 arasında, Kurt Waldheim 1972-1981 arasında Javier Pérez de Cuéllar 1982-1991 arasında, Boutros Boutros-Ghali 1992-1996 arasında, Kofi Annan 1997-2006 arasında, Ban Ki-mun 2007-2016 arasında görev yapmıştır. Mevcut genel sekreter Portekiz uyruklu António Guterres’tir

Güvenlik Konseyi on beş ülkeden oluşmakta olup, bu üyelerden beşi daimi üye statüsündedir ve mutlak veto yetkisine sahiptir. Veto yetkisine sahip ülkeler ABD, Rusya, Çin, Birleşik Krallık ve Fransa’dır. Güvenlik Konseyinin karar alabilmesi için dokuz üyenin kararı onaylaması gerekmekte ve daimi üyelerden herhangi birisinin veto yetkisini kullanmaması gerekmektedir. Güvenlik Konseyi karar alırken daimi üyelerden birinin oylamaya katılmaması kararın veto edildiği anlamına gelmemekte, çekimser oy da aynı sonucu doğurmaktadır.

Genel Kurul’un görevleri; silahsızlanma ve silah denetimi konusunda önerilerde bulunmak., barış ve güvenliği etkileyecek görüşmeler yapmak, her konuda önerilerde bulunmak ve ülkeler arasındaki iyi ilişkileri bozucu sorunların, barışçıl yollarla çözümü için önerilerde bulunmaktır.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine bağlı kuruluşlar, Ticaret ve Kalkınma Konferansı, Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), Mülteciler Yüksek Komiseri Ofisi (UNHCR), Dünya Gıda Konseyi, Dünya Gıda Programı, Eğitim ve Araştırma Enstitüsü, Kalkınma Programı (UNDP), Silahsızlanma Araştırmaları Enstitüsü, Sinaî Kalkınma Örgütü (UNIDO), Çevre Sorunları Programı, Birleşmiş Milletler Üniversitesi, Birleşmiş Milletler Özel Fonu, Sosyal Kalkınma Araştırma Enstitüsü, Kadının İlerlemesi İçin Uluslararası Araştırma ve Eğitim Enstitüsü ve Uluslararası Arama Kurtarma Danışma Grubu’dur.

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü

Birleşmiş Milletlere bağlı kuruluşlardan, Gıda ve Tarım Örgütü 1945 yılında, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu 1957 yılında, Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü 1947 yılında, Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu 1977 yılında, Uluslararası Çalışma Örgütü(ILO) 1919 yılında, Uluslararası Denizcilik Örgütü 1948 yılında, Uluslararası Para Fonu 1945 yılında, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği 1947 yılında, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü 1946 yılında, Birleşmiş Milletler Endüstriyel Gelişme Örgütü 1967 yılında, Dünya Turizm Örgütü 1974 yılında, Dünya Posta Birliği 1947 yılında, Dünya Bankası 1945 yılında, Dünya Gıda Programı 1963 yılında, Dünya Sağlık Örgütü 1948 yılında, Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü 1974 yılında ve Dünya Meteoroloji Örgütü 1950 yılında kurulmuştur. 

Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi  Genel Kurul tarafından seçilen 54 üyeden oluşmakta, ekonomik ve sosyal çalışmalarını yürütmekte ve  uluslararası ekonomik, sosyal, kültürel konularda raporlar hazırlamaktadır.

Birleşmiş Milletler’in yargı organı Uluslararası Adalet Divanıdır. Ülkeler, istedikleri davayı Adalet Divanı’na götürebilmektedir. Uluslararası Adalet Divanı, Hollanda’nın Lahey’ kentindedir.

Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Adalet Divanı Statüsü Antlaşması aşağıda sunulmaktadır.
Loader Loading...
EAD Logo Taking too long?

Reload Reload document
| Open Open in new tab

 

 

 

 

 

Atatürk İlke ve İnkılapları

0

Cumhuriyet Devrimleri, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 29 Ekim 1923’te Cumhuriyeti kurup yeni devlet sistemini tüm dünyaya ilan ettikten sonra seri bir şekilde yaptığı yasal reformların adıdır. Eski devlet sisteminden ayrı ve medeni bir devlet sistemini amaçlayan devrimler sayesinde Türkiye Devleti ve ülkesi sahip olduğu olanaklarla laik, çağdaş ve demokratik bir devlet olmayı amaçlamıştır. Atatürk’ün yaptığı bu inkılaplar, siyasal, hukuk, eğitim ve kültür, ekonomik ve toplumsal alanda yeniden yapılandırılmış bir çok mevzuatı içerir.

Atatürk ilke ve İnkılaplarının en önemlisi Cumhuriyetin ilanıdır. Cumhuriyet, seçilmiş başkanın idaresi altında bulunan devlet ve halk hakimiyetine dayanan devlet şekli anlamına gelmektedir. Cumhuriyet rejiminde egemenlik bir kişi, zümre veya guruba ait değildir, egemenlik toplumun bütün kesimlerine aittir ve tüm yurttaşlar, kadın ve erkekler eşittir.

Atatürk, demokratik cumhuriyeti benimsemiştir. Cumhuriyet, 1923 yılında o dönemde adı Teşkilatı Esasiye Kanunu olan  1921 Anayasasına eklenmiştir ve anayasanın birinci maddesidir. Anayasada Cumhuriyetin nitelikleri belirtilmiştir ve Türkiye Cumhuriyetinin, hükumet şekli Cumhuriyettir.

Cumhurbaşkanı milletvekilleri tarafından bir dönemlik seçilecektir, Cumhurbaşkanının görev süresi 4 yıldır, Cumhurbaşkanının ikinci kez seçilebilmesi mümkündür, Başbakan, Cumhurbaşkanı tarafından milletvekilleri arasından seçilecektir, Bakanlar ise Başbakan tarafından meclis üyeleri arasından seçilip, Cumhurbaşkanınca meclis onayına sunulacaktır.

Atatürk Nutuk Okurken
Cumhuriyet Devrimlerinin Kronolojik Sırası

Yönetmelik

0

Yönetmelik, yasa ile kurulmuş kamu kurum ve kuruluşlarının çalışma yöntemini ve kurallarını belirleyen, ilgili kurum ve kuruluşta çalışanların uyacakları kurallar bütününe verilen isimdir. Bakanlar Kurulu, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerince kendi görev alanlarını ilgilendiren kanun ve tüzük hükümlerinin nasıl uygulanacağını göstermek amacıyla çıkarılan düzenleyici idari işlemdir. Tüzel kişiliği bulunmayan bir kamu kuruluşunun Anayasanın ilgili maddesinde tanımlanmış hali ile yönetmelik çıkarmaya yetkisi bulunmamaktadır, tüzel kişiliği olmayan kuruluşlar bağlı bulundukları kuruluş yada bakanlığa hazırladıkları yönetmeliği sunarak yayınlanmasını sağlayabilirler.

Yönetmelik; tüzüğe, kanuna ve Anayasa’ya aykırı olamaz. Yönetmeliğin konusu kanunların ve tüzüklerin uygulanmasının sağlamak olduğundan daha alt bir norm olan yönetmelik kanun ve tüzüklere aykırı hüküm içermemelidir. Tüzüklerin çıkarılması için öncesinde Danıştay‘ın incelemesinden geçirilmesi şart olmasına rağmen yönetmelikler için böyle bir şart bulunmamaktadır.

Yönetmelikler, idari işlem niteliğinde olduğundan “idarenin her türlü eylem ve işlemi yargı denetimine tabidir” kuralı gereğince idari yargılama kapsamında denetlenmektedir. Yönetmeliklerin iptali Danıştay’da açılacak olan dava ile mümkündür.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 124. maddesine göre Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilir. Resmi Gazete’de yayınlanması gerekli olan yönetmelikler kanunda belirtilmek zorundadır. Anayasa hükmü gereğince çıkarılan bu yönetmeliklere “Uygulama Yönetmeliği” denmektedir. Birçok kanun metninde çıkarılacak yönetmelikten bahsedilerek, kanun uygulamasının çıkartılacak yönetmelikle düzenleneceği belirtilmekte, ilgili bakanlık, müdürlük, kurum, üniversite yada diğer kurumlar tarafından bu yönetmeliğin çıkartılması yasal olarak zorunlu tutulmaktadır. Yasa ile zorunlu tutulmayan durumlarda ve kurumların gerekli gördükleri konularda da zaman zaman yönetmelik çıkartılabilir, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri mevcut yönetmelikleri değiştirilebilir yada değişen koşullara göre mevcut yönetmelik kaldırılarak yenisi çıkarılabilir.

İdari kurumların kamusal faaliyetlerini düzenleyen yada personeline ilişkin kuralları belirleyen  diğer yönetmeliklere Adi Yönetmelik denilmektedir. Uygulama Yönetmeliklerinin aksine adi yönetmeliklerin tamamının Resmi Gazete’de yayınlanmasına gerek bulunmamakta, personeli ilgilendiren yönetmelikler Resmi Gazetede yayınlanmamakta, tüm vatandaşları ilgilendirenlerin ve genele hitap eden yönetmelikler yayınlanmaktadır. Milli güvenlik ile ilgili olan ve gizlilik derecesi taşıyan yönetmelikler yayımlanmamaktadır. Bir yönetmeliğin Resmi Gazetede yayımlanıp yayımlanmaması gerektiğine karar verecek olan makam Başbakanlıktır.

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun

0

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun 5651 kanun numarası ile 04.05.2007 tarihinde kabul edilmiş ve Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

Sonraki yıllarda kanun metninde önemli değişiklikler yapılmıştır.

İNTERNET ORTAMINDA YAPILAN YAYINLARIN DÜZENLEN-MESİ VE BU YAYINLAR YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARLA MÜCA-DELE EDİLMESİ HAKKINDA KANUN
 Kanun Numarası : 5651
Kabul Tarihi : 4/5/2007
Yayımlandığı Resmî Gazete : Tarih : 23/5/2007    Sayı : 26530
Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 46
Amaç ve kapsam

MADDE 1- (1) Bu Kanunun amaç ve kapsamı; içerik sağlayıcı, yer sağlayıcı, erişim sağlayıcı ve toplu kullanım sağlayıcıların yükümlülük ve sorumlulukları ile internet ortamında işlenen belirli suçlarla içerik, yer ve erişim sağlayıcıları üzerinden mücadeleye ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.

Tanımlar

MADDE 2- (1) Bu Kanunun uygulamasında;

  1. a) Bakanlık: Ulaştırma Bakanlığını,
  2. b)(Mülga: 15/8/2016-KHK-671/20 md.; Aynen kabul: 9/11/2016-6757/17 md.)
  3. c)(Değişik: 15/8/2016-KHK-671/20 md.; Aynen kabul: 9/11/2016-6757/17 md.)Başkan: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanını,

ç) Bilgi: Verilerin anlam kazanmış biçimini,

  1. d) Erişim: Bir internet ortamına bağlanarak kullanım olanağı kazanılmasını,
  2. e) Erişim sağlayıcı: Kullanıcılarına internet ortamına erişim olanağı sağlayan her türlü ger-çek veya tüzel kişileri,
  3. f) İçerik sağlayıcı: İnternet ortamı üzerinden kullanıcılara sunulan her türlü bilgi veya veriyi üreten, değiştiren ve sağlayan gerçek veya tüzel kişileri,
  4. g) İnternet ortamı: Haberleşme ile kişisel veya kurumsal bilgisayar sistemleri dışında kalan ve kamuya açık olan internet üzerinde oluşturulan ortamı,

ğ) İnternet ortamında yapılan yayın: İnternet ortamında yer alan ve içeriğine belirsiz sayıda kişilerin ulaşabileceği verileri,

  1. h) İzleme: İnternet ortamındaki verilere etki etmeksizin bilgi ve verilerin takip edilmesini,

ı) (Değişik: 15/8/2016-KHK-671/20 md.; Aynen kabul: 9/11/2016-6757/17 md.) Kurum: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunu,

  1. i) Toplu kullanım sağlayıcı: Kişilere belli bir yerde ve belli bir süre internet ortamı kullanım olanağı sağlayanı,
  2. j)(Değişik: 26/2/2014-6527/15 md.)Trafik bilgisi: Taraflara ilişkin IP adresi, port bilgisi, verilen hizmetin başlama ve bitiş zamanı, yararlanılan hizmetin türü, aktarılan veri miktarı ve varsa abone kimlik bilgilerini,(1)
  3. k) Veri: Bilgisayar tarafından üzerinde  işlem yapılabilen her türlü değeri,

______________

(1) 29/7/2020 tarihli ve 7253 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu bende “IP adresi,” ibaresinden sonra gelmek üzere “port bilgisi,” ibaresi eklenmiştir.

 

10104

  1. l) Yayın: İnternet ortamında yapılan yayını,
  2. m) Yer sağlayıcı: Hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan veya işleten gerçek ve-ya tüzel kişileri,
  3. n)(Ek: 6/2/2014-6518/85 md.)Birlik: Erişim Sağlayıcıları Birliğini,
  4. o)(Ek: 6/2/2014-6518/85 md.)Erişimin engellenmesi: Alan adından erişimin engellenmesi, IP adresinden erişimin engellenmesi, içeriğe (URL) erişimin engellenmesi ve benzeri yöntemler kullanılarak erişimin engellenmesini,

ö) (Ek: 6/2/2014-6518/85 md.) İçeriğin yayından çıkarılması: İçerik veya yer sağlayıcılar tarafından içeriğin sunuculardan veya barındırılan içerikten çıkarılmasını,

  1. p)(Ek: 6/2/2014-6518/85 md.)URL adresi: İlgili içeriğin internette bulunduğu tam internet adresini,
  2. r)(Ek: 6/2/2014-6518/85 md.)Uyarı yöntemi: İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle haklarının ihlal edildiğini iddia eden kişiler tarafından içeriğin yayından çıkarılması amacıyla öncelikle içerik sağlayıcısına, makul sürede sonuç alınamaması hâlinde yer sağlayıcısına iletişim adresleri üzerinden gerçekleştirilecek bildirim yöntemini,
  3. s)(Ek:29/7/2020-7253/1 md.)Sosyal ağ sağlayıcı: Sosyal etkileşim amacıyla kullanıcıların internet ortamında metin, görüntü, ses, konum gibi içerikleri oluşturmalarına, görüntülemelerine veya paylaşmalarına imkân sağlayan gerçek veya tüzel kişileri,

ifade eder.

Bilgilendirme yükümlülüğü

MADDE 3- (1) İçerik, yer ve erişim sağlayıcıları, yönetmelikle belirlenen esas ve usûller çerçevesinde tanıtıcı bilgilerini kendilerine ait internet ortamında kullanıcıların ulaşabileceği şekilde ve güncel olarak bulundurmakla yükümlüdür.

(2) Yukarıdaki fıkrada belirtilen yükümlülüğü yerine getirmeyen içerik, yer veya erişim sağlayıcısına Başkan tarafından iki bin Türk lirasından elli bin Türk lirasına kadar idarî para cezası verilir.(1)(2)

(3) (Ek: 6/2/2014-6518/86 md.) Bu Kanun kapsamındaki faaliyetleri yurt içinden ya da yurt dışından yürütenlere, internet sayfalarındaki iletişim araçları, alan adı, IP adresi ve benzeri kaynaklarla elde edilen bilgiler üzerinden elektronik posta veya diğer iletişim araçları ile bildirim yapılabilir.

(4) (Ek: 26/2/2014-6527/16 md.; Değişik: 10/9/2014-6552/126 md.; İptal: Anayasa Mahkemesinin 2/10/2014 tarihli ve E.: 2014/149, K.: 2014/151 sayılı Kararı ile.)(3)

(5) (Ek:29/7/2020-7253/2 md.) Bu Kanun kapsamında verilen idari para cezaları, muhatabın yurt dışında bulunması hâlinde Kurum tarafından doğrudan muhataba üçüncü fıkradaki usulle de bildirilebilir. Bu bildirim 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununa göre yapılan tebligat hükmündedir. Bu bildirimin yapıldığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebligat yapılmış sayılır.

İçerik sağlayıcının sorumluluğu

MADDE 4- (1) İçerik sağlayıcı, internet ortamında kullanıma sunduğu her türlü içerikten sorumludur.

––––––––––––––––––––––

(1)  15/8/2016 tarihli ve 671 sayılı KHK’nin 21 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Başkanlık” ibaresi “Başkan” şeklinde değiştirilmiş olup, daha sonra bu hüküm 9/11/2016 tarihli ve 6757 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.

(2)  10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı Kanunun 126 ncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “ikibin Yeni Türk Lirasından onbin Yeni Türk Lirasına” ibaresi “iki bin Türk lirasından elli bin Türk lirasına” şeklinde değiştirilmiştir.

(3)  Bu İptal Kararı 1/1/2015 tarihli ve 29223 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

 

10104-1

 

(2) İçerik sağlayıcı, bağlantı sağladığı başkasına ait içerikten sorumlu değildir. Ancak, sunuş biçiminden, bağlantı sağladığı içeriği benimsediği ve kullanıcının söz konusu içeriğe ulaşmasını amaçladığı açıkça belli ise genel hükümlere göre sorumludur.

(3) (Ek: 6/2/2014-6518/87 md.) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 8/12/2015 tarihli ve E.: 2014/87, K.: 2015/112 sayılı Kararı ile.)(1)

Yer sağlayıcının yükümlülükleri (2)

MADDE 5- (1) Yer sağlayıcı, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir.

(2) (Değişik: 6/2/2014-6518/88 md.) Yer sağlayıcı, yer sağladığı hukuka aykırı içeriği bu Kanunun 8 inci ve 9 uncu maddelerine göre haberdar edilmesi hâlinde yayından çıkarmakla yükümlüdür.

(3) (Ek: 6/2/2014-6518/88 md.) Yer sağlayıcı, yer sağladığı hizmetlere ilişkin trafik bilgilerini bir yıldan az ve iki yıldan fazla olmamak üzere yönetmelikte belirlenecek süre kadar saklamakla ve bu bilgilerin doğruluğunu, bütünlüğünü ve gizliliğini sağlamakla yükümlüdür.

(4) (Ek: 6/2/2014-6518/88 md.) Yer sağlayıcılar, yönetmelikle belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde yaptıkları işin niteliğine göre sınıflandırılabilir ve hak ve yükümlülükleri itibarıyla farklılaştırılabilirler.

(5) (Ek: 6/2/2014-6518/88 md.) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 8/12/2015 tarihli ve E.: 2014/87, K.: 2015/112 sayılı Kararı ile.)(1)

(6) (Ek: 6/2/2014-6518/88 md.) Yer sağlayıcılık bildiriminde bulunmayan veya bu Kanundaki yükümlülüklerini yerine getirmeyen yer sağlayıcı hakkında Başkan tarafından yüz bin Türk lirasından bir milyon Türk lirasına kadar idari para cezası verilir.(2)(4)

Erişim sağlayıcının yükümlülükleri

MADDE 6- (1) Erişim sağlayıcı;

  1. a) Herhangi bir kullanıcısının yayınladığı hukuka aykırı içerikten, bu Kanun hükümlerine uygun olarak haberdar edilmesi halinde (…)(3)erişimi engellemekle,(3)

––––––––––––––––––––––

(1)  Bu Kararın Resmi Gazete’de yayımlandığı 28/1/2016 tarihinden başlayarak  bir yıl sonra  yürürlüğe girmesi hüküm altına alınmıştır.

(2) 15/8/2016 tarihli ve 671 sayılı KHK’nin 21 inci maddesiyle, bu maddenin beşinci fıkrasında yer alan “Başkanlığın” ibaresi “Kurumun” şeklinde, “Başkanlığa” ibaresi “Kuruma” şeklinde, “Başkanlıkça” ibaresi “Kurum tarafından” şeklinde ve altıncı fıkrasında yer alan “Başkanlık” ibaresi “Başkan” şeklinde değiştirilmiş olup, daha sonra bu hüküm 9/11/2016 tarihli ve 6757 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.

(3)  6518 sayılı Kanunun 89 uncu maddesiyle bu bentte yer alan “ve teknik olarak engelleme imkânı bulunduğu ölçüde” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.

(4) 29/7/2020 tarihli ve 7253 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan “on bin Türk Lirasından yüz bin Türk Lirasına” ibaresi “yüz bin Türk lirasından bir milyon Türk lirasına” şeklinde değiştirilmiştir.

 

10104-2

  1. b) Sağladığı hizmetlere ilişkin, yönetmelikte belirtilen trafik bilgilerini altı aydan az ve iki yıldan fazla olmamak üzere yönetmelikte belirlenecek süre kadar saklamakla ve bu bilgilerin doğru-luğunu, bütünlüğünü ve gizliliğini sağlamakla,
  2. c) Faaliyetine son vereceği tarihten en az üç ay önce durumu Kuruma, içerik sağlayıcılarına ve müşterilerine bildirmek ve trafik bilgilerine ilişkin kayıtları yönetmelikte belirtilen esas ve usûllere uygun olarak Kuruma teslim etmekle,

ç) (Ek: 6/2/2014-6518/89 md.) Erişimi engelleme kararı verilen yayınlarla ilgili olarak alternatif erişim yollarını engelleyici tedbirleri almakla,

  1. d)(Ek: 6/2/2014-6518/89 md.)(İptal: Anayasa Mahkemesinin 8/12/2015 tarihli ve E.: 2014/87, K.: 2015/112 sayılı Kararı ile.)(1)

yükümlüdür.

(2) Erişim sağlayıcı, kendisi aracılığıyla erişilen bilgilerin içeriklerinin hukuka aykırı olup olmadıklarını ve sorumluluğu gerektirip gerektirmediğini kontrol etmekle yükümlü değildir.

(3) Birinci fıkranın (b), (c), (ç) (…)(3) bentlerinde yer alan yükümlülüklerden birini yerine getirmeyen erişim sağlayıcısına Başkan tarafından onbin Yeni Türk Lirasından ellibin Yeni Türk Li-rasına kadar idarî para cezası verilir.(2)(3)(4)

Erişim Sağlayıcıları Birliği

MADDE 6/A- (Ek: 6/2/2014-6518/90 md.)

(1) Bu Kanunun 8 inci maddesi kapsamı dışındaki erişimin engellenmesi kararlarının uygulanmasını sağlamak üzere Erişim Sağlayıcıları Birliği kurulmuştur.

(2) Birlik özel hukuk tüzel kişiliğini haizdir. Birliğin merkezi Ankara’dır.

(3) Birliğin çalışma usul ve esasları Kurum tarafından onaylanacak Tüzükle belirlenir. Tüzük değişiklikleri de Kurumun onayına tabidir.

(4) Birlik, Tüzüğünün Kurum tarafından incelenerek uygun bulunmasını müteakip faaliyete başlar.

(5) Birlik, 5/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu kapsamında yetkilendirilen tüm internet servis sağlayıcıları ile internet erişim hizmeti veren diğer işletmecilerin katılmasıyla oluşan ve koordinasyonu sağlayan bir kuruluştur.

––––––––––––––––––––––

(1)  Bu Kararın Resmi Gazete’de yayımlandığı 28/1/2016 tarihinden başlayarak  bir yıl sonra  yürürlüğe girmesi hüküm altına alınmıştır.

(2)  6518 sayılı Kanunun 89 uncu maddesiyle bu bentte yer alan “(b) ve (c)” ibaresi “(b), (c), (ç) ve (d)” şeklinde değiştirilmiştir.

(3)  Anayasa Mahkemesinin 8/12/2015 tarihli ve E:2014/87, K:2015/112 sayılı Kararı ile, bu fıkrada yer alan “..ve (d)…” ibaresi iptal edilmiş olup, Kararın Resmi Gazete’de yayımlandığı 28/1/2016 tarihinden başlayarak  bir yıl sonra  yürürlüğe girmesi hüküm altına alınmıştır.

(4)  15/8/2016 tarihli ve 671 sayılı KHK’nin 21 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Başkanlık” ibaresi “Başkan” şeklinde değiştirilmiş olup, daha sonra bu hüküm 9/11/2016 tarihli ve 6757 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.

 

10104-3

(6) Bu Kanunun 8 inci maddesi kapsamı dışındaki erişimin engellenmesi kararları erişim sağlayıcılar tarafından yerine getirilir. Kararların uygulanması amacıyla gerekli her türlü donanım ve yazılım erişim sağlayıcıların kendileri tarafından sağlanır.

(7) Bu Kanunun 8 inci maddesi kapsamı dışındaki erişimin engellenmesi kararları gereği için Birliğe gönderilir. Bu kapsamda Birliğe yapılan tebligat erişim sağlayıcılara yapılmış sayılır.

(8) Birlik, kendisine gönderilen mevzuata uygun olmadığını düşündüğü kararlara itiraz edebilir.

(9) Birliğin gelirleri, üyeleri tarafından ödenecek ücretlerden oluşur. Alınacak ücretler, Birliğin giderlerini karşılayacak miktarda belirlenir. Bir üyenin ödeyeceği ücret, üyelerin tamamının net satış tutarı toplamı içindeki o üyenin net satışı oranında belirlenir. Üyelerin ödeme dönemleri, yeni katılan üyelerin ne zamandan itibaren ödemeye başlayacağı ve ödemelere ilişkin diğer hususlar Birlik Tüzüğünde belirlenir. Süresinde ödenmeyen ücretler Birlikçe kanuni faizi ile birlikte tahsil edilir.

(10) Birliğe üye olmayan internet servis sağlayıcıları faaliyette bulunamaz.

Toplu kullanım sağlayıcıların yükümlülükleri

MADDE 7- (1) Ticarî amaçla toplu kullanım sağlayıcılar, mahallî mülkî amirden izin belge-si almakla yükümlüdür. İzne ilişkin bilgiler otuz gün içinde mahallî mülkî amir tarafından Kuruma bildirilir. Bunların denetimi mahallî mülkî amirler tarafından yapılır. İzin belgesinin verilmesine ve denetime ilişkin esas ve usûller, yönetmelikle düzenlenir. 

(2) (Değişik: 6/2/2014-6518/91 md.) Ticari amaçla olup olmadığına bakılmaksızın bütün internet toplu kullanım sağlayıcılar, konusu suç oluşturan içeriklere erişimin engellenmesi ve kullanıma ilişkin erişim kayıtlarının tutulması hususlarında yönetmelikle belirlenen tedbirleri almakla yükümlüdür.

(3) (Değişik: 6/2/2014-6518/91 md.) Ticari amaçla toplu kullanım sağlayıcılar, ailenin ve çocukların korunması, suçun önlenmesi ve suçluların tespiti kapsamında usul ve esasları yönetmelikte belirlenen tedbirleri almakla yükümlüdür.

(4) (Ek: 6/2/2014-6518/91 md.) Bu maddede belirtilen yükümlülükleri ihlal eden ticari amaçla toplu kullanım sağlayıcılarına, ihlalin ağırlığına göre yönetmelikle belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde uyarma, bin Türk Lirasından on beş bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verme veya üç güne kadar ticari faaliyetlerini durdurma müeyyidelerinden birine karar vermeye mahalli mülki amir yetkilidir.

İçeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi kararları ile yerine getirilmesi(1)

MADDE 8- (1) İnternet ortamında yapılan ve içeriği aşağıdaki suçları oluşturduğu husu-sunda yeterli şüphe sebebi bulunan yayınlarla ilgili olarak içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine karar verilir:(1)

  1. a) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;

1) İntihara yönlendirme (madde 84),

2) Çocukların cinsel istismarı (madde 103, birinci fıkra),

3) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma (madde 190),

4) Sağlık için tehlikeli madde temini (madde 194),

5) Müstehcenlik (madde 226),

6) Fuhuş (madde 227),

7) Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama (madde 228),

suçları.

____________

(1) 29/7/2020 tarihli ve 7253 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle, bu madde başlığı “Erişimin engellenmesi kararı ve yerine getirilmesi” iken metne işlendiği şekilde değiştirilmiş ve birinci fıkrada yer alan “erişimin engellenmesine” ibaresi “içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine” şeklinde değiştirilmiştir.

 

10104-4

  1. b) 25/7/1951 tarihli ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanunda yer alan suçlar.
  2. c)(Ek:25/3/2020-7226/32 md.)29/4/1959 tarihli ve 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanunda yer alan suçlar.

(2) İçeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı, soruşturma evresinde hâkim, kovuşturma evresinde ise mahkeme tarafından verilir. Soruşturma evresinde, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı tarafından da içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine karar verilebilir. Bu durumda Cumhuriyet savcısı kararını yirmidört saat içinde hâkimin onayına sunar ve hâkim, kararını en geç yirmidört saat içinde verir. Bu süre içinde kararın onaylanmaması halinde tedbir, Cumhuriyet savcısı tarafından derhal kaldırılır. (Ek cümle: 6/2/2014-6518/92 md.) Erişimin engellenmesi kararı, amacı gerçekleştirecek nitelikte görülürse belirli bir süreyle sınırlı olarak da verilebilir. Koruma tedbiri olarak verilen içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine ilişkin karara 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hü-kümlerine göre itiraz edilebilir.(5)

(3) Hâkim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısı tarafından verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının birer örneği, gereği yapılmak üzere Kuruma gönderilir.(1)(5)

(4) İçeriği birinci fıkrada belirtilen suçları oluşturan yayınların içerik veya yer sağlayıcısının yurt dışında bulunması halinde veya içerik veya yer sağlayıcısı yurt içinde bulunsa bile, içeriği birinci fıkranın (a) bendinin (2) ve (5) ve (6) ve (7) numaralı alt bentlerinde ve (c) bendinde yazılı suçları oluşturan yayınlara ilişkin olarak içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı re’sen Başkan tarafından verilir. (Değişik cümle:29/7/2020-7253/4 md.) Bu karar, ilgili içerik ve yer sağlayıcılar ile erişim sağlayıcısına bildirilerek gereğinin yerine getirilmesi istenir. (1)(2)(3)(4)(5)

––––––––––––––––––––––

(1)  15/8/2016 tarihli ve 671 sayılı KHK’nin 21 inci maddesiyle, 8 inci maddenin  üçüncü fıkrasında yer alan “Başkanlığa” ibaresi “Kuruma” şeklinde, dördüncü fıkrasında yer alan “Başkanlık” ibaresi “Başkan” şeklinde değiştirilmiş olup, daha sonra bu hüküm 9/11/2016 tarihli ve 6757 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.

(2)  6518 sayılı Kanunun 92 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “(2) ve (5)” ibaresi “(2), (5) ve (6)” şeklinde değiştirilmiştir.

(3)  7/2/2018 tarihli ve 30325 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 15/11/2017 tarihli ve E.: 2015/76, K.: 2017/153 sayılı Kararı ile;

  1. a)      Bu fıkranın birinci cümlesinde yer alan “İçeriği birinci fıkrada belirtilen suçları oluşturan ya-yınların içerik veya yer sağlayıcısının yurt dışında bulunması halinde…” ibaresi, bu Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (5) numaralı alt bendi yönünden;
  2. b)   Bu fıkranın birinci cümlesinde, 15/8/2016 tarihli ve 671 sayılı KHK’nin 21 inci maddesiyle değiştirilmesinden önce yer alan “…yayınlara ilişkin olarak erişimin engellenmesi kararı re’sen Başkanlık tarafından verilir.” ibaresi, “İçeriği birinci fıkrada belirtilen suçları oluşturan yayın-ların içerik veya yer sağlayıcısının yurt dışında bulunması halinde…” ibaresi ve bu Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (5) numaralı alt bendi yönünden;iptal edilmiş olup, söz konusu kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır.

(4) 25/3/2020 tarihli ve 7226 sayılı Kanunun 32 nci maddesiyle bu bentte yer alan “(6) numaralı alt bentlerinde” ibaresi “(6) ve (7) numaralı alt bentlerinde ve (c) bendinde” şeklinde değiştirilmiştir.

(5) 29/7/2020 tarihli ve 7253 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle, ikinci fıkranın birinci cümlesinde yer alan “Erişimin engellenmesi” ibaresi “İçeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi” şeklinde, ikinci ve altıncı cümlelerde yer alan “erişimin engellenmesine” ibareleri “içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine” şeklinde, üçüncü fıkrada yer alan “erişimin engellenmesi” ibaresi “içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi” şeklinde, dördüncü fıkranın birinci cümlesinde yer alan “erişimin engellenmesi” ibaresi “içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi” şeklinde değiştirilmiştir.

 

10105

(5) İçeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının gereği, derhal ve en geç kararın bildirilmesi anından itibaren dört saat içinde yerine getirilir.(1)(5)

(6) Başkan tarafından verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının konusunu oluşturan yayını ya-panların kimliklerinin belirlenmesi halinde, Başkan tarafından, Cumhuriyet başsavcılığına suç duyu-rusunda bulunulur.(2)(5)

(7) Soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi halinde, içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. Bu durumda Cumhuriyet savcısı, hükümsüz kalan içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararına konu internet adresini belirtmek suretiyle, kovuşturmaya yer olmadığı kararının bir örneğini Kuruma gönderir.(2)(4)(5)

(8) Kovuşturma evresinde beraat kararı verilmesi halinde, içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. Bu durumda mahkemece hükümsüz kalan içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararına konu internet adresini belirtmek suretiyle, beraat kararının bir örneği Kuruma gönderilir.(2)(4)(5)

(9) Konusu birinci fıkrada sayılan suçları oluşturan içeriğin yayından çıkarılması halinde; erişimin engellenmesi kararı, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde mah-keme tarafından kaldırılır.

(10) Koruma tedbiri olarak verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının gereğini yerine getirmeyen içerik, yer veya erişim sağlayıcılarının sorumluları, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, beş yüz günden üç bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.(3)(5)

(11) İdarî tedbir olarak verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının yerine getirilmemesi halinde, Başkan tarafından ilgili içerik, yer ve erişim sağlayıcısına, onbin Yeni Türk Lirasından yüzbin Yeni Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. İdarî para cezasının verildiği andan itibaren yirmidört saat içinde erişim sağlayıcı tarafından kararın yerine getirilmemesi halinde (…)(2) Kurum tarafından yetkilendirmenin iptaline karar verilebilir.(2)(5)

(12) Bu Kanunda tanımlanan kabahatler dolayısıyla (…)(2) Kurum tarafından verilen idarî para cezalarına ilişkin kararlara karşı, 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre kanun yoluna başvurulabilir.(2)

(13) (Ek: 5/11/2008-5809/67 md.) İşlemlerin yürütülmesi için Kuruma gönderilen hakim ve mahkeme kararlarına 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre Kurum tarafından itiraz edilebilir.(2)

––––––––––––––––––––––

(1) 10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı Kanunun 127 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “yirmi dört saat” ibaresi “dört saat” şeklinde değiştirilmiştir.

(2) 15/8/2016 tarihli ve 671 sayılı KHK’nin 21 inci maddesiyle, 8 inci maddenin altıncı ve onbirinci fıkralarında yer alan “Başkanlık” ibareleri “Başkan” şeklinde; yedinci ve sekizinci  fıkralarında yer alan “Başkanlığa” ibareleri “Kuruma” şeklinde; onüçüncü fıkrasında yer alan “Başkanlığa” ibaresi “Kuruma”, “Başkanlıkça” ibaresi “Kurum tarafından” şeklinde değiştirilmiş; onbirinci fıkrasında yer alan “ise Başkanlığın talebi üzerine” ibaresi ile onikinci fıkrasında yer alan “Başkanlık veya” ibaresi yürürlükten  kaldırılmış olup, daha sonra bu hüküm 9/11/2016 tarihli ve 6757 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.

(3) 6518 sayılı Kanunun 92 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “altı aydan iki yıla kadar hapis cezası” ibaresi “beş yüz günden üç bin güne kadar adli para cezası” şeklinde değiştirilmiştir.

(4) 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 36 ncı maddesiyle yedinci fıkraya “Cumhuriyet savcısı,”, sekizinci fıkraya “mahkemece” ibarelerinden sonra gelmek üzere “hükümsüz kalan erişimin engellenmesi kararına konu internet adresini belirtmek suretiyle,” ibaresi eklenmiştir.

(5) 29/7/2020 tarihli ve 7253 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle, beşinci fıkrada yer alan “Erişimin engellenmesi” ibaresi “İçeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi” şeklinde, altıncı fıkrada yer alan “erişimin engellenmesi” ibaresi “içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi” şeklinde, yedinci fıkranın birinci ve ikinci cümlelerinde yer alan “erişimin engellenmesi” ibareleri “içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi” şeklinde, sekizinci fıkranın birinci ve ikinci cümlelerinde yer alan “erişimin engellenmesi” ibareleri “içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi” şeklinde, onuncu fıkrada yer alan “erişimin engellenmesi kararının gereğini yerine getirmeyen” ibaresi “içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının gereğini yerine getirmeyen içerik,” şeklinde, onbirinci fıkrada yer alan “erişimin engellenmesi” ibaresi “içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi” şeklinde, “erişim sağlayıcısına” ibaresi “ilgili içerik, yer ve erişim sağlayıcısına” şeklinde değiştirilmiş, aynı fıkraya “yirmidört saat içinde” ibaresinden sonra gelmek üzere “erişim sağlayıcı tarafından” ibaresi eklenmiştir.

 

10106

(14) (Ek: 12/7/2013-6495/47 md.) 14/3/2007 tarihli ve 5602 sayılı Şans Oyunları Hasılatından Alınan Vergi, Fon ve Payların Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde tanımlanan kurum ve kuruluşlar, kendi görev alanına giren suçların internet ortamında işlendiğini tespit etmeleri hâlinde, bu yayınlarla ilgili olarak erişimin engellenmesi kararı alabilirler. Erişimin engellenmesi kararları uygulanmak üzere Kuruma gönderilir.(1)

(15) (Ek: 26/2/2014-6527/17 md.) Bu maddeye göre soruşturma aşamasında verilen hâkim kararı ile 9 uncu ve 9/A maddesine göre verilen hâkim kararı birden fazla sulh ceza mahkemesi bulunan yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenen sulh ceza mahkemeleri tarafından verilir.

(16) (Ek: 10/9/2014-6552/127 md.; İptal: Anayasa Mahkemesinin 2/10/2014 tarihli ve E.: 2014/149, K.: 2014/151 sayılı Kararı ile.)(2)

(17) (Ek:17/10/2019-7188/36 md.) Bu maddenin ikinci, dördüncü ve ondördüncü fıkraları kapsamında verilen erişimin engellenmesi kararları, ihlalin gerçekleştiği yayın, kısım, bölüm ile ilgili olarak (URL vb. şeklinde) içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle verilir. Ancak, teknik olarak ihlale ilişkin içeriğe erişimin engellenmesi yapılamadığı veya ilgili içeriğe erişimin engellenmesi yoluyla ihlalin önlenemediği durumlarda, internet sitesinin tümüne yönelik olarak erişimin engellenmesi kararı verilebilir.

Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi(3)(4)

MADDE 8/A- (Ek: 27/3/2015-6639/29 md.)

(1) Yaşam hakkı ile kişilerin can ve mal güvenliğinin korunması, millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi veya genel sağlığın korunması sebeplerinden bir veya bir kaçına bağlı olarak hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, Cumhurbaşkanlığı veya millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi veya genel sağlığın korunması ile ilgili bakanlıkların talebi üzerine Başkan tarafından internet ortamında yer alan yayınla ilgili olarak içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı verilebilir. Karar, Başkan tarafından derhâl erişim sağlayıcılara ve ilgili içerik ve yer sağlayıcılara bildirilir. İçerik çıkartılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının gereği, derhâl ve en geç kararın bildirilmesi anından itibaren dört saat içinde yerine getirilir.(3)(4)

(2) Cumhurbaşkanlığı veya ilgili Bakanlıkların talebi üzerine Başkan tarafından verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı, Başkan tarafından, yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırk sekiz saat içinde açıklar; aksi hâlde, karar kendiliğinden kalkar.(3)(4)

(3) Bu madde kapsamında verilen erişimin engellenmesi kararları, ihlalin gerçekleştiği yayın, kısım, bölüm ile ilgili olarak (URL, vb. şeklinde) içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle verilir. Ancak, teknik olarak ihlale ilişkin içeriğe erişimin engellenmesi yapılamadığı veya ilgili içeriğe erişimin engellenmesi yoluyla ihlalin önlenemediği durumlarda, internet sitesinin tümüne yönelik olarak erişimin engellenmesi kararı verilebilir.

––––––––––––––––––––––

(1)  15/8/2016 tarihli ve 671 sayılı KHK’nin 21 inci maddesiyle,bu fıkrada yer alan “Telekomünikasyon İletişim Başkanlığına” ibaresi “Kuruma” şeklinde değiştirilmiş olup, daha sonra bu hüküm 9/11/2016 tarihli ve 6757 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.

(2)  Bu İptal Kararı 1/1/2015 tarihli ve 29223 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

(3)  15/8/2016 tarihli ve 671 sayılı KHK’nin 21 inci maddesiyle, bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan “Başkanlık” ibareleri “Başkan” şeklinde değiştirilmiş olup, daha sonra bu hüküm 9/11/2016 tarihli ve 6757 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.

(4)  2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 181 inci maddesiyle bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan “Başbakanlık” ibareleri “Cumhurbaşkanlığı”şeklinde değiştirilmiştir.

 

10106-1

(4) Bu madde kapsamındaki suça konu internet içeriklerini oluşturan ve yayanlar hakkında Başkan tarafından, Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur. Bu suçların faillerine ulaşmak için gerekli olan bilgiler içerik, yer ve erişim sağlayıcılar tarafından hâkim kararı üzerine adli mercilere verilir. Bu bilgileri vermeyen içerik, yer ve erişim sağlayıcıların sorumluları, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, üç bin günden on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.(1)

(5) Bu madde uyarınca verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının gereğini yerine getirmeyen erişim sağlayıcılar ile ilgili içerik ve yer sağlayıcılara Başkan tarafından elli bin Türk lirasından beş yüz bin Türk lirasına kadar idari para cezası verilir.(15/8/2016 tarihli ve 671 sayılı KHK’nin 21 inci maddesiyle, 8/A maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “Başkanlık” ibaresi “Başkan” şeklinde değiştirilmiş; beşinci fıkrasına “yer sağlayıcılara” ibaresinden sonra gelmek üzere “Başkan tarafından” ibaresi eklenmiş olup, daha sonra bu hüküm 9/11/2016 tarihli ve 6757 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.)

İçeriğin yayından çıkarılması ve erişimin engellenmesi(Bu maddenin başlığı “İçeriğin  yayından çıkarılması ve cevap hakkı” iken 6518 sayılı Kanunun 93 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.) 

MADDE 9- (Değişik: 6/2/2014-6518/93 md.)

(1) İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden gerçek ve tüzel kişiler ile kurum ve kuruluşlar, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması hâlinde yer sağlayıcısına başvurarak uyarı yöntemi ile içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebileceği gibi doğrudan sulh ceza hâkimine başvurarak içeriğin çıkarılmasını ve/veya erişimin engellenmesini de isteyebilir.(3)

(2) İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden kişilerin talepleri, içerik ve/veya yer sağlayıcısı tarafından en geç yirmi dört saat içinde cevaplandırılır.

(3) İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik hakları ihlal edilenlerin talepleri doğrultusunda hâkim bu maddede belirtilen kapsamda içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine karar verebilir.(29/7/2020 tarihli ve 7253 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle, birinci fıkrada yer alan “içeriğe erişimin engellenmesini” ibaresi “içeriğin çıkarılmasını ve/veya erişimin engellenmesini” şeklinde, üçüncü fıkrada yer alan “erişimin engellenmesine” ibaresi “içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine” şeklinde, beşinci fıkrada yer alan “erişimin engellenmesi” ibaresi “içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi” şeklinde değiştirilmiştir.

(4) Hâkim, bu madde kapsamında vereceği erişimin engellenmesi kararlarını esas olarak, yalnızca kişilik hakkının ihlalinin gerçekleştiği yayın, kısım, bölüm ile ilgili olarak (URL, vb. şeklinde) içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle verir. Zorunlu olmadıkça internet sitesinde yapılan yayının tümüne yönelik erişimin engellenmesine karar verilemez. Ancak, hâkim URL adresi belirtilerek içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle ihlalin engellenemeyeceğine kanaat getirmesi hâlinde, gerekçesini de belirtmek kaydıyla, internet sitesindeki tüm yayına yönelik olarak erişimin engellenmesine de karar verebilir.

(5) Hâkimin bu madde kapsamında verdiği içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararları doğrudan Birliğe gönderilir.(3)

(6) Hâkim bu madde kapsamında yapılan başvuruyu en geç yirmi dört saat içinde duruşma yapmaksızın karara bağlar. Bu karara karşı 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir.

(7) Erişimin engellenmesine konu içeriğin yayından çıkarılmış olması durumunda hâkim kararı kendiliğinden hükümsüz kalır.

(8) (Değişik:29/7/2020-7253/5 md.) Birlik tarafından ilgili içerik ve yer sağlayıcılar ile erişim sağlayıcıya gönderilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının gereği derhâl, en geç dört saat içinde ilgili içerik ve yer sağlayıcılar ile erişim sağlayıcı tarafından yerine getirilir.

(9) Bu madde kapsamında hâkimin verdiği içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararına konu kişilik hakkının ihlaline ilişkin yayının (…)(1) başka internet adreslerinde de yayınlanması durumunda ilgili kişi tarafından Birliğe müracaat edilmesi hâlinde mevcut karar bu adresler için de uygulanır.(1)(3)

(10) (Ek:29/7/2020-7253/5 md.) İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik hakları ihlal edilenlerin talep etmesi durumunda hâkim tarafından, başvuranın adının bu madde kapsamındaki karara konu internet adresleri ile ilişkilendirilmemesine karar verilebilir. Kararda, Birlik tarafından hangi arama motorlarına bildirim yapılacağı gösterilir.(3)

(11) Sulh ceza hâkiminin kararını bu maddede belirtilen şartlara uygun olarak ve süresinde yerine getirmeyen içerik, yer ve erişim sağlayıcıların sorumluları, beş yüz günden üç bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.(3)

Özel hayatın gizliliği nedeniyle içeriğe erişimin engellenmesi(2)

MADDE 9/A- (Ek: 6/2/2014-6518/94 md.)

(1) İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini iddia eden kişiler, Kuruma doğrudan başvurarak içeriğe erişimin engellenmesi tedbirinin uygulanmasını isteyebilir.(2)

(2) Yapılan bu istekte; hakkın ihlaline neden olan yayının tam adresi (URL), hangi açılardan hakkın ihlal edildiğine ilişkin açıklama ve kimlik bilgilerini ispatlayacak bilgilere yer verilir. Bu bilgilerde eksiklik olması hâlinde talep işleme konulmaz.

(3) Başkan, kendisine gelen bu talebi uygulanmak üzere derhâl Birliğe bildirir, erişim sağlayıcılar bu tedbir talebini derhâl, en geç dört saat içinde yerine getirir.(2)

(4) Erişimin engellenmesi, özel hayatın gizliliğini ihlal eden yayın, kısım, bölüm, resim, video ile ilgili olarak (URL şeklinde) içeriğe erişimin engellenmesi yoluyla uygulanır.

(5) Erişimin engellenmesini talep eden kişiler, internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiğinden bahisle erişimin engellenmesi talebini talepte bulunduğu saatten itibaren yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin kararına sunar. Hâkim, internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatın gizliliğinin ihlal edilip edilmediğini değerlendirerek vereceği kararını en geç kırk sekiz saat içinde açıklar ve doğrudan Kuruma gönderir; aksi hâlde, erişimin engellenmesi tedbiri kendiliğinden kalkar.(2)

––––––––––––––––––––––

(1)  28/1/2016 tarihli ve 29607 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan  Anayasa Mahkemesinin 8/12/2015 tarihli ve E.: 2014/87, K.: 2015/112 sayılı Kararı ile bu fıkrada yer alan “…veya aynı mahiyetteki yayınların…” ibaresi iptal edilmiştir.

(2)  15/8/2016 tarihli ve 671 sayılı KHK’nin 21 inci maddesiyle, bu maddenin  birinci ve beşinci fıkralarında yer alan “Başkanlığa” ibareleri “Kuruma” şeklinde, üçüncü fıkrasında yer alan “Başkanlık” ibaresi “Başkan” şeklinde değiştirilmiş olup, daha sonra bu hüküm 9/11/2016 tarihli ve 6757 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.

(3) 29/7/2020 tarihli ve 7253 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle, dokuzuncu fıkrada yer alan “erişimin engellenmesi” ibaresi “içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi” şeklinde değiştirilmiş, maddeye dokuzuncu fıkradan sonra gelmek üzere onuncu fıkra eklenmiş, mevcut onuncu fıkra buna göre teselsül ettirilmiş ve aynı fıkrada yer alan “sorumlu kişi” ibaresi “içerik, yer ve erişim sağlayıcıların sorumluları” şeklinde değiştirilmiştir.

 

10107

(6) Hâkim tarafından verilen bu karara karşı Başkan tarafından 5271 sayılı Kanun hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir.(1)

(7) Erişimin engellenmesine konu içeriğin yayından çıkarılmış olması durumunda hâkim kararı kendiliğinden hükümsüz kalır.

(8) Özel hayatın gizliliğinin ihlaline bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde doğrudan Başkanın emri üzerine erişimin engellenmesi Kurum tarafından yapılır. (Mülga cümle: 26/2/2014-6527/18 md.)(1)

(9) (Ek: 26/2/2014-6527/18 md.) Bu maddenin sekizinci fıkrası kapsamında Başkan tarafından verilen erişimin engellenmesi kararı, (…)(1) yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırk sekiz saat içinde açıklar.(1)

İdarî yapı ve görevler(2)

MADDE 10- (1) Kanunla verilen görevler, Kurum tarafından yerine getirilir.(2)

(2) Bu Kanunla ekli listedeki kadrolar ihdas edilerek Kurumun hizmetlerinde kullanılmak üzere 5/4/1983 tarihli ve 2813 sayılı Telsiz Kanununa ekli (II) sayılı listeye eklenmiştir. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle: 15/8/2016-KHK-671/21 md.; Aynen kabul: 9/11/2016-6757/18 md.)(2)

(3) Kuruma Kanunla verilen görevlere ilişkin olarak yapılacak her türlü mal veya hizmet alımları, ceza ve ihalelerden yasaklama işleri hariç, 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ile 5/1/2002 tarihli ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu hükümlerine tâbi olmaksızın Kurum bütçesinden karşılanır.(2)

(4) Kanunlarla verilen diğer yetki ve görevleri saklı kalmak kaydıyla, Kurumun bu Kanun kapsamındaki görev ve yetkileri şunlardır:(2)

  1. a) Bakanlık, kolluk kuvvetleri, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile içerik, yer ve erişim sağlayıcılar ve ilgili sivil toplum kuruluşları arasında koordinasyon oluşturarak internet ortamında yapılan ve bu Kanun kapsamına giren suçları oluşturan içeriğe sahip faaliyet ve yayınları önlemeye, internetin güvenli kullanımını sağlamaya, bilişim şuurunu geliştirmeye yönelik çalışmalar yapmak, bu amaçla, gerektiğinde, her türlü giderleri yönetmelikle belirlenecek esas ve usûller dahilinde Kurumca karşılanacak çalışma kurulları oluşturmak.(3)

––––––––––––––––––––––

(1)  15/8/2016 tarihli ve 671 sayılı KHK’nin 21 inci maddesiyle, 9/A maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “Başkanlık” ibaresi “Başkan” şeklinde, sekizinci fıkrasında yer alan “Başkanlık” ibaresi “Kurum” şeklinde değiştirilmiş ve dokuzuncu fıkrasında yer alan “Başkanlık tarafından,” ibaresi yürürlükten kaldırılmış olup, daha sonra bu hüküm 9/11/2016 tarihli ve 6757 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.

(2)  15/8/2016 tarihli ve 671 sayılı KHK’nin 21 inci maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “bünyesinde bulunan Başkanlıkça” ibaresi “tarafından” şeklinde, ikinci ve dördüncü fıkralarında yer alan “Başkanlığın” ibareleri “Kurumun” şeklinde, üçüncü fıkrasında yer alan “Başkanlığa” ibaresi “Kuruma” şeklinde değiştirilmiş olup, daha sonra bu hüküm 9/11/2016 tarihli ve 6757 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.

(3)  6518  sayılı  Kanunun  95 inci  maddesiyle  bu  bentte yer  alan  “yayınları  önlemeye”  ibaresinden  sonra  “, internetin güvenli kullanımını sağlamaya, bilişim şuurunu geliştirmeye” ibaresi eklenmiştir.

 

10108

  1. b) İnternet ortamında yapılan yayınların içeriklerini izleyerek, bu Kanun kapsamına giren suçların işlendiğinin tespiti halinde, bu yayınlara erişimin engellenmesine yönelik olarak bu Kanunda öngörülen gerekli tedbirleri almak.
  2. c) İnternet ortamında yapılan yayınların içeriklerinin izlenmesinin hangi seviye, zaman ve şekilde yapılacağını belirlemek.

ç) Kurum tarafından işletmecilerin yetkilendirilmeleri ile mülkî idare amirlerince ticarî amaçlı toplu kullanım sağlayıcılara verilecek izin belgelerinde filtreleme ve bloke etmede kullanılacak sistemlere ve yapılacak düzenlemelere yönelik esas ve usûlleri belirlemek.

  1. d) İnternet ortamındaki yayınların izlenmesi suretiyle bu Kanunun 8 inci maddesi ile 8/A maddesinde sayılan suçların işlenmesini önlemek için izleme ve bilgi ihbar merkezi dahil, gerekli her türlü teknik altyapıyı kurmak veya kurdurmak, bu altyapıyı işletmek veya işletilmesini sağlamak.(1)
  2. e) İnternet ortamında herkese açık çeşitli servislerde yapılacak filtreleme, perdeleme ve izleme esaslarına göre donanım üretilmesi veya yazılım yapılmasına ilişkin asgari kriterleri belirlemek.
  3. f) Bilişim ve internet alanındaki uluslararası kurum ve kuruluşlarla işbirliği ve koordinasyonu sağlamak.
  4. g) Bu Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasında sayılan suçların, internet ortamında işlenmesini konu alan her türlü temsili görüntü, yazı veya sesleri içeren ürünlerin tanıtımı, ülkeye sokulması, bulundurulması, kiraya verilmesi veya satışının önlenmesini teminen yetkili ve görevli kolluk kuvvetleri ile soruşturma mercilerine, teknik imkânları dahilinde gereken her türlü yardımda bulunmak ve koordinasyonu sağlamak.

(5) (Değişik: 6/2/2014-6518/95 md.) Kurum; Bakanlık bünyesinde 26/9/2011 tarihli ve 655 sayılı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uyarınca oluşturulan İnternet Geliştirme Kurulunca internetin yaygınlaştırılması, geliştirilmesi, yaygın ve güvenli kullanılması gibi konularda yapılacak öneriler ile ilgili gerekli her türlü tedbir veya kararları alır.(1)

(6) (Ek: 6/2/2014-6518/95 md.) Kurum, ulusal siber güvenlik faaliyetleri kapsamında, siber saldırıların tespiti ve önlenmesi konusunda, içerik, yer, erişim sağlayıcılar ve ilgili diğer kurum ve kuruluşlarla koordinasyon sağlar, gerekli tedbirlerin aldırılması konusunda faaliyet yürütür ve ihtiyaç duyulan çalışmaları yapar.(1)

(7) (Ek: 6/2/2014-6518/95 md.) Kurum kanunlarla kendisine verilen görevlerin ifası amacıyla araştırma ve geliştirme merkezleri kurabilir.(1)

––––––––––––––––––––––

(1)  15/8/2016 tarihli ve 671 sayılı KHK’nin 21 inci maddesiyle, 10 uncu maddenin dördüncü fıkrasının (d) bendinde yer alan “bu Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasında” ibaresi “bu Kanunun 8 inci maddesi ile 8/A maddesinde” şeklinde; beşinci, altıncı ve yedinci fıkralarında yer alan “Başkanlık” ibareleri  “Kurum” şeklinde değiştirilmiş olup, daha sonra bu hüküm 9/11/2016 tarihli ve 6757 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.

 

10109

Yönetmelikler

MADDE 11- (1) Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin esas ve usûller, Cumhurbaşkanı tara-fından çıkarılacak yönetmeliklerle düzenlenir. Bu yönetmelikler, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört ay içinde çıkarılır.(1)

(2) Yer veya erişim sağlayıcı olarak faaliyet icra etmek isteyen kişilere, telekomünikasyon yoluyla iletişim konusunda yetkilendirme belgesi olup olmadığına bakılmaksızın, yer, erişim ve toplu kullanım sağlayıcıların yükümlülüklerine  ilişkin esas ve usûller, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Bu yönetmelik, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş ay içinde çıkarılır.(2)

İlgili kanunlarda yapılan değişiklikler

MADDE 12- (1) (4/2/1924 tarihli ve 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu ile ilgili olup yerine işlenmiştir.)

(2) (4/7/1934 tarihli ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ile ilgili olup yerine işlenmiştir.)

(3) (5/4/1983 tarihli ve 2813 sayılı Telsiz Kanunu ile ilgili olup yerine işlenmiştir.)

(4) (1/11/1983 tarihli ve 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu ile ilgili olup yerine işlenmiştir.)  

EK MADDE 1- (Ek: 5/11/2008-5809/67 md.)(3)

(1) (Mülga: 15/8/2016-KHK-671/21 md.; Aynen kabul: 9/11/2016-6757/18 md.)

(2) (Mülga: 15/8/2016-KHK-671/21 md.; Aynen kabul: 9/11/2016-6757/18 md.)

(3) (Mülga: 15/8/2016-KHK-671/21 md.; Aynen kabul: 9/11/2016-6757/18 md.)

(4) (Mülga: 15/8/2016-KHK-671/21 md.; Aynen kabul: 9/11/2016-6757/18 md.)

(5) (Ek: 6/2/2014-6518/97 md.) 8/6/1984 tarihli ve 217 sayılı Devlet Personel Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesinde sayılan kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlar kurumlarının, hâkim ve savcılar ise kendilerinin muvafakati ile aylık, ödenek, her türlü zam ve tazminatlar ile diğer mali ve sosyal hak ve yardımları kurumlarınca ödenmek kaydıyla geçici olarak Kurum emrinde görevlendirilebilir. Bu kapsamda görevlendirilen personel sayısı Kurumun kadro sayısının yüzde yirmisini geçemez. Bu personel kurumlarından izinli sayılır. İzinli oldukları sürece memuriyetleri ile ilgili özlük hakları devam eder ve bu süreler terfi ve emekliliklerinde hesaba katılır. Terfileri başkaca bir işleme gerek kalmaksızın süresinde yapılır.(3)(4)

(6) (Ek: 6/2/2014-6518/97 md.; Mülga: 15/8/2016-KHK-671/21 md.; Aynen kabul: 9/11/2016-6757/18 md.)(5)

(7) Bu Kanunla ekli (V) sayılı cetveldeki kadrolar ihdas edilerek Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı hizmetlerinde kullanılmak üzere 5651 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı listeye eklenmiştir.(5)

––––––––––––––––––––––

(1)  2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 181 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “Adalet, İçişleri ve Ulaştırma bakanlıklarının görüşleri alınarak Başbakanlık” ibaresi “Cumhurbaşkanı”şeklinde değiştirilmiştir.

(2)  6/2/2014 tarihli ve 6815 sayılı Kanunun 96 ncı maddesiyle bu fıkrada yer alan “yer veya erişim sağlayıcı olarak faaliyet icra etmesi amacıyla yetkilendirme belgesi verilmesine” ibaresi “yer, erişim ve toplu kullanım sağlayıcıların yükümlülüklerine” şeklinde değiştirilmiştir.

(3)  6518 sayılı Kanunun 97 nci maddesiyle bu maddeye dördüncü fıkradan sonra gelmek üzere beşinci ve altıncı fıkralar eklenmiş ve mevcut beşinci fıkra yedinci fıkra olarak teselsül ettirilmiştir.

(4)  15/8/2016 tarihli ve 671 sayılı KHK’nin 21 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı” ibaresi “Kurum” şeklinde değiştirilmiş olup, daha sonra bu hüküm 9/11/2016 tarihli ve 6757 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.

(5) 6518 sayılı Kanunun 97 nci maddesiyle Ek Madde 1’e dördüncü fıkradan sonra gelmek üzere beşinci ve altıncı fıkralar eklenmiş ve mevcut beşinci fıkra yedinci fıkra olarak teselsül ettirilmiştir.

 

10110

EK MADDE 2- (Ek: 6/2/2014-6518/99 md.)(1)

Kuruma verilen görevlerin yürütülmesi için, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılmasına dair hükümlerine bağlı kalınmaksızın özel bilgi ve ihtisas gerektiren konularda Kurumda sözleşmeli personel çalıştırılabilir. Bu suretle çalıştırılacakların unvanı, sayısı, süresi, ücretleri ve diğer hususlar Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulacak hizmet sözleşmesi esaslarına göre tespit edilir. Bunlara ödenecek ücret, 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) bendine göre çalıştırılanlar için uygulanmakta olan sözleşme ücreti tavanının beş katını, çalıştırılabilecek toplam sözleşmeli personel sayısı ise ikiyüzelliyi geçemez ve bu fıkrada belirtilen ücret dışında herhangi bir ödeme yapılamaz.(2)

EK MADDE 3- (Ek: 15/8/2016-KHK-671/22 md.; Aynen kabul: 9/11/2016-6757/19 md.)

(1) Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı kapatılmıştır.

(2) Diğer mevzuatta Telekomünikasyon İletişim Başkanlığına yapılan atıflar Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna, Telekomünikasyon İletişim Başkanına yapılan atıflar Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanına yapılmış sayılır.

EK MADDE 4 – (Ek:29/7/2020-7253/6 md.)

(1) Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcı; Kurum, Birlik, adli veya idari makamlarca gönderilecek tebligat, bildirim veya taleplerin gereğinin yerine getirilmesi ve kişiler tarafından bu Kanun kapsamında yapılacak başvuruların cevaplandırılması ve bu Kanun kapsamındaki diğer yükümlülüklerin yerine getirilmesini temin için yetkili en az bir kişiyi Türkiye’de temsilci olarak belirler ve bu kişinin iletişim bilgilerine kolayca görülebilecek ve doğrudan erişilebilecek şekilde internet sitesinde yer verir. Sosyal ağ sağlayıcı bu kişinin kimlik ve iletişim bilgilerini Kuruma bildirmekle yükümlüdür. Temsilcinin gerçek kişi olması hâlinde Türk vatandaşı olması zorunludur.

(2) Birinci fıkrada düzenlenen temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünü yerine getirmeyen sosyal ağ sağlayıcıya, Kurum tarafından bildirimde bulunulur. Bildirimden itibaren otuz gün içinde bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde sosyal ağ sağlayıcıya Başkan tarafından on milyon Türk lirası idari para cezası verilir. Verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren otuz gün içinde bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde otuz milyon Türk lirası daha idari para cezası verilir. İkinci kez verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren otuz gün içinde bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde Başkan tarafından Türkiye’de mukim vergi mükellefi olan gerçek ve tüzel kişilerin ilgili sosyal ağ sağlayıcısına yeni reklam vermesi yasaklanır, bu kapsamda yeni sözleşme kurulamaz ve buna ilişkin para transferi yapılamaz. Reklam yasağı kararının verildiği tarihten itibaren üç ay içinde bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde Başkan, sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde elli oranında daraltılması için sulh ceza hâkimliğine başvurabilir. Başvurunun kabulüne ilişkin hâkim kararının uygulanmasından itibaren otuz gün içinde söz konusu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde Başkan, sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde doksan oranına kadar daraltılması için sulh ceza hâkimliğine başvurabilir. Hâkim ikinci başvuru üzerine vereceği kararında, yüzde elliden düşük olmamak kaydıyla, sunulan hizmetin niteliğini de dikkate alarak daha düşük bir oran belirleyebilir. Bu kararlara karşı Başkan tarafından 5271 sayılı Kanun hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir. Hâkim tarafından verilen kararlar erişim sağlayıcılara bildirilmek üzere Kuruma gönderilir. Kararların gereği, bildirimden itibaren derhâl ve en geç dört saat içinde erişim sağlayıcıları tarafından yerine getirilir. Temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünün yerine getirilmesi hâlinde; verilen idari para cezalarının dörtte biri tahsil edilir, reklam yasağı kaldırılır ve hâkim kararları kendiliğinden hükümsüz kalır. İnternet trafiği bant genişliğine yapılan müdahalenin sona erdirilmesi için erişim sağlayıcılara Kurum tarafından bildirim yapılır.

––––––––––––––––––––––

(1)  15/8/2016 tarihli ve 671 sayılı KHK’nin 21 inci maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “Başkanlığa” ibaresi “Kuruma” şeklinde, “Başkanlıkta” ibaresi “Kurumda” şeklinde ve “yetmiş beşi” ibaresi “ ikiyüzelliyi ” şeklinde değiştirilmiş olup, daha sonra bu hüküm 9/11/2016 tarihli ve 6757 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.

(2)  2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 181 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulunca” ibaresi “Cumhurbaşkanınca”şeklinde değiştirilmiştir.

 

10110-1

(3) Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt içi veya yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcı, 9 uncu ve 9/A maddeleri kapsamındaki içeriklere yönelik olarak kişiler tarafından yapılacak başvurulara, başvurudan itibaren en geç kırk sekiz saat içinde olumlu ya da olumsuz cevap vermekle yükümlüdür. Olumsuz cevaplar gerekçeli olarak verilir.

(4) Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt içi veya yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcı, kendisine bildirilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararlarının uygulanmasına ve üçüncü fıkra kapsamındaki başvurulara ilişkin istatistiksel ve kategorik bilgileri içeren Türkçe hazırlanmış raporları altı aylık dönemlerle Kuruma bildirir. Üçüncü fıkra kapsamındaki başvurulara ilişkin rapor, kişisel verilerden arındırılmak suretiyle sosyal ağ sağlayıcının kendi internet sitesinde de yayınlanır.

(5) Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt içi veya yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcı, Türkiye’deki kullanıcıların verilerini Türkiye’de barındırma yönünde gerekli tedbirleri alır.

(6) Üçüncü fıkradaki yükümlülüğü yerine getirmeyen sosyal ağ sağlayıcıya beş milyon Türk lirası, dördüncü fıkradaki yükümlülüğü yerine getirmeyen sosyal ağ sağlayıcıya ise on milyon Türk lirası idari para cezası Başkan tarafından verilir.

(7) Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcılar hakkında 8 inci ve 8/A maddeleri kapsamında verilecek olan idari para cezaları bir milyon Türk lirası olarak, 8 inci ve 9 uncu maddeleri kapsamında verilecek olan adli para cezaları ise elli bin gün olarak verilir. Söz konusu idari para cezasını gerektiren ihlallerin bir yıl içinde her bir tekrarında cezalar bir kat artırılarak uygulanır.

(8) Hukuka aykırılığı hâkim veya mahkeme kararı ile tespit edilen içeriğin sosyal ağ sağlayıcıya bildirilmesi durumunda, bildirime rağmen yirmi dört saat içinde içeriği çıkarmayan veya erişimi engellemeyen sosyal ağ sağlayıcı, doğan zararların tazmin edilmesinden sorumludur. Bu hukuki sorumluluğun işletilmesi için içerik sağlayıcının sorumluluğuna gidilmesi veya içerik sağlayıcıya dava açılması şartı aranmaz.

(9) Bu maddenin uygulanmasında sosyal ağ sağlayıcının yükümlülükleri, içerik veya yer sağlayıcısı olmasından doğan sorumluluk ve yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz.

(10) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından belirlenir.

GEÇİCİ MADDE 1- (1) Başkanlığın kuruluştaki hizmet binasının yapımı, ceza ve ihale-lerden yasaklama işleri hariç, Kamu İhale Kanunu ve Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu hükümlerine tâbi olmaksızın Kurum bütçesinden karşılanır.

(2) Halen faaliyet icra eden ticarî amaçla toplu kullanım sağlayıcılar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde 7 nci maddeye göre alınması gereken izin belgesini temin etmekle yükümlüdürler.

(3) Halen yer veya erişim sağlayıcı olarak faaliyet icra eden kişilere, Kurum tarafından, telekomünikasyon yoluyla iletişim konusunda yetkilendirme belgesi olup olmadığına bakılmaksızın, yer veya erişim sağlayıcı olarak faaliyet icra etmesi amacıyla bir yetkilendirme belgesi düzenlenir.

GEÇİCİ MADDE 2- (Ek: 5/11/2008-5809/67 md.)

(1) Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı kadrolarında bulunan personelden ek 1 inci maddede belirtilen öğrenim şartlarını haiz olanlar; kamuda üç yıllık hizmet süresini tamamlamaları, KPDS’den en az 60 veya uluslararası geçerliliği olan sınavlardan muadili puan almaları ve hazırlayacakları tezin kabul edilmesi halinde bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren beş yıl içerisinde iletişim uzmanı kadrosuna atanabilirler. Bu personelden; diğer kamu kurum ve kuruluşlarında özel mevzuatları uyarınca yarışma sınavına tabi tutularak mesleğe alınan ve yeterlik sınavını vererek veya tezi başarılı bulunarak kariyer meslek kadrolarına atanmış olanlar yabancı dil şartını karşıladıklarında; yüksek lisans veya doktora öğrenimini tamamlamış olanlardan, hazırladıkları yüksek lisans veya doktora tezlerinin konularının Kurumun veya Başkanlığın görev alanı ile ilgili olduğunun yapılacak inceleme sonucu belirlenenlerden doktora öğrenimini tamamlamış olanlar doğrudan, yüksek lisans öğrenimini tamamlamış olanlar yabancı dil şartını karşıladıklarında, iletişim uzmanı olarak atanabilirler.

 

10110-2

(2) Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı personelinden dört yıllık fakülte mezunu olanlar, kamuda üç yıllık hizmet süresini tamamlamaları, çıkarılacak yönetmelikte öngörülen şartları taşımaları ve buna ilave olarak hazırlayacakları tezin kabul edilmesi veya tezli yüksek lisans veya doktora yapmaları halinde, bu Kanunun yayımı tarihinden beş yıl içinde öğrenim alanına göre teknik uzman veya idarî uzman kadrosuna atanabilirler.

GEÇİCİ MADDE 3- (Ek: 6/2/2014-6518/100 md.)

(1) Birliğin kuruluşu bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren üç ay içinde tamamlanır.

(2) Birlik, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla abonesi bulunan mevcut internet servis sağlayıcıları ile erişim hizmeti veren işletmecilerin en az dörtte birinin katılımıyla imzalanan Birlik Tüzüğünün Kurum tarafından incelenerek uygun bulunmasını müteakip faaliyete başlar. Birliğin kurulmasını müteakip en geç bir ay içinde hâlen üye olmayan internet servis sağlayıcıları ve erişim hizmeti veren işletmeciler üyeliklerini tamamlamak zorundadır.(1)

(3) Belirtilen sürede Birliğin kuruluşunu tamamlayamaması hâlinde, Kurum tarafından internet servis sağlayıcılarına ve internet erişim hizmeti veren diğer işletmecilere bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzde biri oranında idari para cezası uygulanır.

(4) Birliğin kurulmasını müteakip bir ay içinde üye olmayan internet servis sağlayıcılarına veya internet erişim hizmeti veren diğer işletmecilere, Kurum tarafından bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzde biri oranında idari para cezası uygulanır.

GEÇİCİ MADDE 4- (Ek: 15/8/2016-KHK-671/23 md.; Aynen kabul: 9/11/2016-6757/20 md.)

(1) Telekomünikasyon İletişim Başkanının görevi bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte sona erer ve hakkında 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 18 inci maddesi hükümleri uygulanır. Telekomünikasyon İletişim Başkanlığında görevli daire başkanlarının görevleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte sona erer. Bunlardan daha önce İletişim Uzmanı unvanını ihraz etmiş olanlar Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunda Bilişim Uzmanı kadrolarına atanmış sayılırlar.

(2) Telekomünikasyon İletişim Başkanlığında görevli olup terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmadığı değerlendirilen personelden İletişim Uzmanı ve İletişim Uzman Yardımcıları, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunda bulunan Bilişim Uzmanı ve Bilişim Uzman Yardımcısı kadrolarına, diğer personel ise Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunda bulunan aynı unvanlı kadrolara başka bir işleme gerek kalmaksızın halen bulundukları kadro derecesiyle atanmış sayılırlar. Bunların atanmış sayıldıkları tarih itibarıyla diğer kanunlardaki hükümlere bakılmaksızın ve başka bir işleme gerek kalmaksızın kadroları ihdas edilmiş ve ilgili mevzuatı uyarınca Kurum kadro cetvellerine eklenmiş sayılır. Bu şekilde atananların Uzman ve Uzman Yardımcılığında geçirdiği süreler atanmış sayıldıkları Kurum kadrolarında geçmiş sayılır.

GEÇİCİ MADDE 5 – (Ek:29/7/2020-7253/7 md.)

(1) Sosyal ağ sağlayıcılar, ek 4 üncü maddenin;

  1. a) Üçüncü fıkrası kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmek üzere bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren üç ay içinde gerekli çalışmaları tamamlar.
  2. b) Dördüncü fıkrası kapsamındaki yükümlülükleri uyarınca hazırlayacakları ilk raporlarını, 2021 yılı Haziran ayında Kuruma bildirir ve internet sitesinde yayınlar.

Yürürlük

MADDE 13- (1) Bu Kanunun;

  1. a) 3 üncü ve 8 inci maddeleri, yayımı tarihinden altı ay sonra,
  2. b) Diğer maddeleri yayımı tarihinde,

yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 14- (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

––––––––––––––––––––––

(1)  27/3/2015 tarihli ve 6639 sayılı Kanunun 30 uncu maddesiyle bu fıkrada yer alan “mevcut internet servis sağlayıcıları” ibaresi “bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla abonesi bulunan mevcut internet servis sağlayıcıları” şeklinde değiştirilmiştir.

Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi

0

Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 4142 sayılı Yasa ile 1996 yılında kurulan Yüksek Öğretim Kanunu çerçevesinde kamu tüzel kişiliği, mali ve idari özerkliği haiz bir vakıf üniversitesi olan Yeditepe Üniversitesi bünyesinde 1996 yılından bu yana hukuk eğitimi vermektedir. Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 2001 yılından bu yana Ataşehir’de bulunan 26 Ağustos Yerleşkesi ana kampüsünde eğitim faaliyetlerini sürdürmektedir.

Kampüs

Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi, çağdaş hukuk eğitiminin uygulandığı, ulusal ve uluslararası alanda saygın, mezunlarının birden fazla yabancı dile hakim olabildiği, yabancı ülkelerde doğrudan barolara kabul edilen, kadrosu bakımından en iyi üniversiteler arasında ilk sıralarda yer alan ve öğrencilerinin ideallerini gerçekleştirdikleri bir okul olmayı hedeflemektedir.

Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi, her sene tam, yarı-destek burslu ve bursuz olmak üzere toplam 150 öğrenciyi bünyesine katmaktadır. Burslu olarak alınan öğrenci sayısı, kurulduğu günden itibaren artış göstermektedir.

Fakültenin kurucu dekanı, öğretim üyesi Prof. Dr. Yaşar GÜRBÜZ’dür. 2002’de dekanlık görevinden ayrılan GÜRBÜZ’ün görevini, Prof. Dr. Halûk KABAALİOĞLU devralmıştır. 2017 yılından itibaren ise dekanlık görevi Prof. Dr. Sultan ÜZELTÜRK tarafından yürütülmektedir.

Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İngilizce ve Almancayı iyi bilen, hukukun yanı sıra sosyal bilimlerin diğer alanlarında bilgili, hukukun üstünlüğü ilkesine inanan, dürüst, ülke çıkarlarını savunan ve Türk Hukuk Sisteminin gelişmesine katkıda bulunan hukukçular yetiştirmeyi amaçlamaktadır. Hukuk Fakültesinde eğitim ve öğretimin başlangıcından itibaren, en az bir yabancı dile ileri düzeyde hakim ve uluslararası alanda çalışabilecek hukukçular yetiştirmek hedeflenmektedir. Derslerin kayda değer bir kısmı İngilizce yapılmaktadır ve yabancı dilde verilen derslerin sayısı yıllar geçtikçe artış göstermiştir.

Fakülte öğrencilerinin çeşitli akademik faaliyetlere katılımı teşvik edilmektedir. Öğrenciler her sene yaz aylarında, American Washington College of Law bünyesinde düzenlenen yaz okuluna katılmaktadır.

Fakülte öğrencileri 2010 senesinde ELSA ve Ankara Barosu tarafından Ankara Adliyesinde düzenlenen Ord. Prof. Dr. Hıfzı Veldet VELİDEDEOĞLU Kurgusal Duruşma Yarışmasında “Türkiye Birincisi” olmuşlardır. Fakülte öğrencileri, 2014 yılında JESSUP Moot Court Türkiye elemelerinde birinci olmuşlar ve Washington DC.’de yapılan uluslararası turlarda Türkiye’yi temsil etmişlerdir.

Fakülte dekanı Prof. Dr. Sultan TAHMAZOĞLU ÜZELTÜRK’tür.

Öğrencilere, okulda geniş kütüphane olanakları, toplantı ve etkinlikler, sosyal olanaklar, mezuniyet sonrası tercih önceliği vaat edilmektedir.

Yeditepe Üniversitesi Bilgi Merkezi

Yeditepe Üniversitesi Bilgi Merkezi, 1996 yılında kurulmuştur. Bilgi Merkezi, Rektörlük binası içerisinde 6000 m2 alanında, 400 kişilik oturma kapasitesiyle hizmet vermektedir. Akademisyenlerin, öğrencilerin ve araştırmacıların ihtiyaçları doğrultusunda modern kütüphanecilik çalışmaları sürdürülmektedir. Merkez, referans salonu, genel koleksiyon salonu ve hukuk salonu ile 3 ana bölümden oluşmaktadır. Ayrıca okuma salonları, multimedya birimi, serbest çalışma salonu, tez, sanat ve rezerv birimi, özel çalışma odaları ve kütüphanelerarası materyal istek birimleri mevcuttur.

194.968 kitap, 1.957 CD ve DVD, 1207 basılı dergi, 1967 ciltli dergi, 82 veritabanı, 48.398 çevrimiçi elektronik süreli yayın, 109 adet açık erişim kaynağı, 9 ayrı kategoride 300 danışma kaynağı aboneliği erişime açıktır.

Kitaplar LC (Library of Congress) sınıflama sistemine göre açık raflarda sunulmaktadır ve Bilgi Merkezi alanında kablosuz internet bağlantısı bulunmaktadır. Bilgi Merkezi haftanın 7 günü 24 saat açık olmak üzere aralıksız hizmet vermektedir. Yeditepe Üniversitesi Bilgi Merkezi’nin en dinamik bölümlerinden biri Hukuk Bölümü’dür. Hukuk kitaplığında, özel hukuk ve kamu hukuku alanlarının tamamına yönelik ders kitaplarının son baskılarının yanı sıra binlerce monografi, armağan ve şerh yer almaktadır. Hukuk kitaplığında, Anglo-Amerikan Hukuku başta olmak üzere Kıta Avrupası Hukuku üzerine İngilizce, Almanca ve Fransızca binlerce yayın mevcuttur.

Hukuk Veritabanı

Hukuk kitaplığında, Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi, Kazancı Hukuk Dergisi, Barolar Birliği Dergisi, Legal Hukuk Dergisi, Legal İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Hukuku Dergisi, Terazi Hukuk Dergisi, Legal Mali Hukuk Dergisi, Resmi Gazete, Güncel Hukuk Dergisi, Yargıtay Kararları Dergisi, Lebib Yalkın Mevzuatları, Yargıtay Dergisi, Revue Trimestrielle de Droit Commercial et Droit Economique, Yargı Dünyası Dergisi, İstanbul Barosu Dergisi, Ankara Barosu Dergisi ve Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Marmara Üniversitesi Hukuk Araştırmaları Dergisi başta olmak üzere onlarca süreli dergi aboneliği mevcuttur. Hukuk kitaplığı, Hukuk Türk Lebib Yalkın Mevbank, Legal Hukuk, Beck Online, Swisslex, Westlaw, Hein Online, Kazancı Hukuk gibi çevrimiçi veritabanlarına üyedir.

Yabancı hukuk kaynakları arasında, Türk özel hukuk araştırmacıları için büyük önem taşıyan İsviçre Şerhleri son baskılarıyla araştırmacıların erişimine sunulmuştur. Amerika Birleşik Devletleri hukukuna ilişkin yayınlar da kitaplıkta önemli bir yer kaplamaktadırlar. Son olarak “US Supreme Court Reports” başta olmak üzere tüm yargı kararları, Harvard Law Review dergisinin başlangıçtan itibaren tüm sayıları ile 12.000 ciltlik bir koleksiyon raflarda yerini almıştır.

Türkiye’nin En İyi Hukuk Fakülteleri Sıralaması

0
Türkiye Barolar Birliği

Türkiye’nin En İyi Hukuk Fakülteleri Sıralaması, Türkiye Barolar Birliği tarafından Türkiye’deki Hukuk Fakültelerinin dekanlarının katılımıyla yaklaşık 3 yıl süren çalışma sonucunda belirlenmiştir. Çalışmaya 53 fakülte katılmıştır. Çalışma sonucunda hazırlanan listede ilk sıraları devlet üniversiteleri almıştır. Hukuk Fakülteleri Giriş Puanlarındaki sıralama, Barolar Birliğinin yapmış olduğu sıralamada değişkenlik göstermektedir. Sıralamaya birçok fakülte katılmamış ve sıralamanın yapılma biçimi bilimsel çevrelerce eleştirilere muhatap olmuştur.

“Ölçme-değerlendirme” çalışmalarına 2014 yılında başlayan Türkiye Barolar Birliği, 37 hukuk fakültesi dekanının katılımıyla kurduğu komisyonda, bir hukuk fakültesinin hangi asgari standartları taşıması gerektiğine dair ölçütleri belirlemiş, çalışmaya YÖK Başkanlığı ile birlikte son şekli verilmiştir. Akademik kadro, kütüphane olanakları, eğitim-öğretim faaliyetleri gibi kriterlerin yer aldığı değerlendirme formu Türkiye’de aktif olarak eğitim veren tüm hukuk fakültelerine gönderilmiş, verilen cevaplar doğrultusunda en iyi hukuk fakülteleri listesi hazırlanmıştır.

Türkiye’nin En İyi Hukuk Fakülteleri Sıralaması hakkında TBB Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu şu değerlendirmeyi yapmıştır: “Kontrolsüz şekilde açılmış ve sayısı her geçen gün artan hukuk fakültelerinin pek çoğunun eğitim-öğretim kalitesi ne yazık ki istenilen seviyede değil. Üniversiteye girecek adaylar tercihlerini yapmadan önce önlerinde hukuk fakültelerini objektif ölçülere göre sıraladığımız cetveli bulacaklar. Bu cetvel, hukuk fakültelerinin tercih edilme sıralamasının oluşumunda en önemli etken olacak. Amacımız, üniversite adaylarının daha bilinçli tercih yapabilmelerinde yol gösterici olmak. Ayrıca hukuk fakültelerinin de eksikliklerini görerek kendilerini geliştirmelerini sağlamak.”

Sıralamanın Yapıldığı Tarihte Türkiye’nin en iyi 10 Hukuk Fakültesi
Sıralamanın Yapıldığı Tarihte Hukuk Fakültesi Olan Üniversiteler
Loader Loading...
EAD Logo Taking too long?

Reload Reload document
| Open Open in new tab
HUKUK FAKÜLTELERİNDE LİSANS EĞİTİMİ DEĞERLENDİRME ÖLÇÜTLERİ
A- Akademik Kadro

Kadrolu asgari 8 öğretim üyesi için 16 puan;

İlave her kadrolu öğretim üyesi için 2 puan

Kadrolu asgari 6 araştırma görevlisi için 8 puan;

İlave her kadrolu araştırma görevlisi için 1 puan

Her bir öğretim elemanına düşen öğrenci sayısının en fazla 40 olması durumunda 6 puan;

40’ın altındaki eksilen her beş öğrenci için ilave 2 puan

B- Kütüphane Olanakları / Fiziki Kapasite

Bağımsız hukuk kütüphanesi bulunması durumunda 2 puan

Her bir ulusal veya uluslararası hukuk veri tabanı/programı için 1 puan, azami 4 puan

Kurgusal duruşma salonuna sahip olma durumunda 2 puan

C- Eğitim Öğretim Faaliyetleri

Dahil olunan ve fiilen uygulanan her bir ulusal öğrenci/öğretim elemanı değişim programı için 1 puan, Azami 3 puan

Dahil olunan ve fiilen uygulanan her bir uluslararası öğrenci/öğretim elemanı değişim programı için 2 puan, azami 6 puan

Yabancı dilde zorunlu veya ihtiyari hazırlık eğitimi bulunması durumunda 3 puan,

Yabancı dilde açılan her bir hukuk dersi için 2 puan, azami 8 puan

Avukatlık hukuku dersinin açılması durumunda 2 puan

İnsan Hakları dersinin açılması durumunda 2 puan

Aşağıdaki derslerin açılması durumunda (her bir ders için 1 puan, azami 3 puan),

Mesleki sözlü ve yazılı dil kullanım becerisine yönelik ders,

Hukuk metodolojisi dersi,

Hukuk klinikleri (Farazi dava, ön staj, herkes için hukuk ve yurttaş kliniği gibi) dersleri

Alternatif uyuşmazlık çözümü dersleri (arabuluculuk, tahkim ve uzlaştırma vb. )

Mesleğe yönelik olmak üzere uygulamacıların verdiği her bir uygulamalı hukuk dersi için 1 puan, azami 3 puan

D- Yayınlar ve Etkinlikler
  • ULAKBİM’de taranan Türkçe fakülte dergisinin olması durumunda 4 puan;
  • ULAKBİM’de taranan yabancı dilde fakülte dergisinin olması durumunda 6 puan
  •   SSCI ve SCI-Ex., AHCI’de taranan fakülte dergisinin olması durumunda 12 puan
  • İçinde bulunulan eğitim öğretim yılında gerçekleştirdiği en az 3 akademik faaliyetini belgelemesi koşuluyla, üniversite bünyesinde hukuk alanında araştırma ve uygulama merkezi, birimi veya enstitüsüne sahip olma durumunda; her biri için 2 puan, azami 6 puan
  • İçinde bulunulan eğitim öğretim yılında tek başına veya ortak olarak ulusal ölçekte, danışma kurulu bulunan ve akademik nitelikte bildirilerin sunulduğu en az üç bilimsel toplantı düzenlenmesi durumunda 3 puan
  • İçinde bulunulan eğitim öğretim yılında tek başına veya ortak olarak düzenlenen uluslararası ölçekte, danışma kurulu bulunan, katılanların en az 1/3’ünün yurt dışından geldiği ve akademik nitelikte bildirilerin sunulduğu her bilimsel toplantı için 4 puan, azami 8 puan
  • İçinde bulunulan eğitim öğretim yılında öğrencilerinin hukuk alanında katıldığı ulusal yarışmalar için 2 puan, azami 8 puan
  • İçinde bulunulan eğitim öğretim yılında gerçekleştirdiği en az iki akademik nitelikli faaliyetini belgelemesi koşuluyla, hukukla ilgili her öğrenci kulübü veya topluluğu için 2 puan, azami 6 puan
  • Fakülte tarafından akademik denetime tabi tutulması şartıyla; öğrenciler tarafından yönetilen, makaleleri öğrenciler tarafından yazılan ve üniversite/fakülte tarafından yayımlanan basılı veya elektronik hukuk dergisi çıkarılması durumunda 2 puan

Anayasadaki Hak ve Özgürlükler

0
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası-1982

Anayasadaki Hak ve Özgürlükler

Cumhuriyetin nitelikleri

MADDE 2. – Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.

Değiştirilemeyecek hükümler

MADDE 4. – Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.

Devletin temel amaç ve görevleri

MADDE 5. – Devletin temel amaç ve görevleri, Türk Milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.

Egemenlik

MADDE 6. – Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.

Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır.

Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz.

Kanun önünde eşitlik

MADDE 10. – Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.

(Ek: 7.5.2004-5170/1 md.)Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür.

Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.

Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.

Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü

MADDE 11. – Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır.

Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz.

Temel hak ve hürriyetlerin niteliği

MADDE 12. – Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir.

Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva eder.

Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması

MADDE 13. – (Değişik: 3.10.2001-4709/2 md.) Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.

Temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılamaması

MADDE 14. – (Değişik: 3.10.2001-4709/3 md.) Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbiri, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve lâik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamaz.

Anayasa hükümlerinden hiçbiri, Devlete veya kişilere, Anayasayla tanınan temel hak ve hürriyetlerin yok edilmesini veya Anayasada belirtilenden daha geniş şekilde sınırlandırılmasını amaçlayan bir faaliyette bulunmayı mümkün kılacak şekilde yorumlanamaz.

Bu hükümlere aykırı faaliyette bulunanlar hakkında uygulanacak müeyyideler, kanunla düzenlenir.

Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması

MADDE 15. – Savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlâl edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir.

(Değişik: 7.5.2004-5170/2 md.)Birinci fıkrada belirlenen durumlarda da, savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen ölümler dışında, kişinin yaşama hakkına, maddî ve manevî varlığının bütünlüğüne dokunulamaz; kimse din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz ve bunlardan dolayı suçlanamaz; suç ve cezalar geçmişe yürütülemez; suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamaz.

Yabancıların durumu

MADDE 16. – Temel hak ve hürriyetler, yabancılar için, milletlerarası hukuka uygun olarak kanunla sınırlanabilir.
Kişinin dokunulmazlığı, maddî ve manevî varlığı

MADDE 17. – Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.

Tıbbî zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbî deneylere tâbi tutulamaz.

Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tâbi tutulamaz.

(Değişik: 7.5.2004-5170/3 md.)Meşrû müdafaa hali, yakalama ve tutuklama kararlarının yerine getirilmesi, bir tutuklu veya hükümlünün kaçmasının önlenmesi, bir ayaklanma veya isyanın bastırılması, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde yetkili merciin verdiği emirlerin uygulanması sırasında silah kullanılmasına kanunun cevaz verdiği zorunlu durumlarda meydana gelen öldürme fiilleri, birinci fıkra hükmü dışındadır.
Zorla çalıştırma yasağı

MADDE 18. – Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır.

Şekil ve şartları kanunla düzenlenmek üzere hükümlülük veya tutukluluk süreleri içindeki çalıştırmalar; olağanüstü hallerde vatandaşlardan istenecek hizmetler; ülke ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda öngörülen vatandaşlık ödevi niteliğindeki beden ve fikir çalışmaları, zorla çalıştırma sayılmaz.

Kişi hürriyeti ve güvenliği

MADDE 19. – Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine sahiptir.

Şekil ve şartları kanunda gösterilen :

Mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi; bir mahkeme kararının veya kanunda öngörülen bir yükümlülüğün gereği olarak ilgilinin yakalanması veya tutuklanması; bir küçüğün gözetim altında ıslahı veya yetkili merci önüne çıkarılması için verilen bir kararın yerine getirilmesi; toplum için tehlike teşkil eden bir akıl hastası, uyuşturucu madde veya alkol tutkunu, bir serseri veya hastalık yayabilecek bir kişinin bir müessesede tedavi, eğitim veya ıslahı için kanunda belirtilen esaslara uygun olarak alınan tedbirin yerine getirilmesi; usulüne aykırı şekilde ülkeye girmek isteyen veya giren, ya da hakkında sınır dışı etme yahut geri verme kararı verilen bir kişinin yakalanması veya tutuklanması; halleri dışında kimse hürriyetinden yoksun bırakılamaz.

Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler, ancak kaçmalarını, delillerin yok edilmesini veya değiştirilmesini önlemek maksadıyla veya bunlar gibi tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunda gösterilen diğer hallerde hâkim kararıyla tutuklanabilir. Hâkim kararı olmadan yakalama, ancak suçüstü halinde veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yapılabilir; bunun şartlarını kanun gösterir.

Yakalanan veya tutuklanan kişilere, yakalama veya tutuklama sebepleri ve haklarındaki iddialar herhalde yazılı ve bunun hemen mümkün olmaması halinde sözlü olarak derhal, toplu suçlarda en geç hâkim huzuruna çıkarılıncaya kadar bildirilir.

(Değişik: 3.10.2001-4709/4 md.) Yakalanan veya tutuklanan kişi, tutulma yerine en yakın mahkemeye gönderilmesi için gerekli süre hariç en geç kırksekiz saat ve toplu olarak işlenen suçlarda en çok dört gün içinde hâkim önüne çıkarılır. Kimse, bu süreler geçtikten sonra hâkim kararı olmaksızın hürriyetinden yoksun bırakılamaz. Bu süreler olağanüstü hal, sıkıyönetim ve savaş hallerinde uzatılabilir.

(Değişik: 3.10.2001-4709/4 md.) Kişinin yakalandığı veya tutuklandığı, yakınlarına derhal bildirilir.

Tutuklanan kişilerin, makul süre içinde yargılanmayı ve soruşturma veya kovuşturma sırasında serbest bırakılmayı isteme hakları vardır. Serbest bırakılma ilgilinin yargılama süresince duruşmada hazır bulunmasını veya hükmün yerine getirilmesini sağlamak için bir güvenceye bağlanabilir.

Her ne sebeple olursa olsun, hürriyeti kısıtlanan kişi, kısa sürede durumu hakkında karar verilmesini ve bu kısıtlamanın kanuna aykırılığı halinde hemen serbest bırakılmasını sağlamak amacıyla yetkili bir yargı merciine başvurma hakkına sahiptir.

(Değişik: 3.10.2001-4709/4 md.) Bu esaslar dışında bir işleme tâbi tutulan kişilerin uğradıkları zarar, tazminat hukukunun genel prensiplerine göre, Devletçe ödenir.

Özel hayatın gizliliği ve korunması

A- Özel hayatın gizliliği

MADDE 20. – Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.

(Değişik: 3.10.2001-4709/5 md.) Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak, usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin üstü, özel kâğıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, el koyma kendiliğinden kalkar.

B. Konut dokunulmazlığı

MADDE 21. – (Değişik: 3.10.2001-4709/6 md.) Kimsenin konutuna dokunulamaz. Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin konutuna girilemez, arama yapılamaz ve buradaki eşyaya el konulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, el koyma kendiliğinden kalkar.

C. Haberleşme hürriyeti

MADDE 22. – (Değişik: 3.10.2001-4709/7 md.) Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır.

Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, karar kendiliğinden kalkar.

İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşları kanunda belirtilir.

Yerleşme ve seyahat hürriyeti

MADDE 23. – Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir.

Yerleşme hürriyeti, suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak;

Seyahat hürriyeti, suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek;

Amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir.

(Değişik: 3.10.2001-4709/8 md.) Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, vatandaşlık ödevi ya da ceza soruşturması veya kovuşturması sebebiyle sınırlanabilir.

Vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda girme hakkından yoksun bırakılamaz.

Din ve vicdan hürriyeti

MADDE 24. – Herkes, vicdan, dinî inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir.

14 üncü madde hükümlerine aykırı olmamak şartıyla ibadet, dinî âyin ve törenler serbesttir.

Kimse, ibadete, dinî âyin ve törenlere katılmaya, dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dinî inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz.

Din ve ahlâk eğitim ve öğretimi Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Din kültürü ve ahlâk öğretimi ilk ve orta-öğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasında yer alır. Bunun dışındaki din eğitim ve öğretimi ancak, kişilerin kendi isteğine, küçüklerin de kanunî temsilcisinin talebine bağlıdır.

Kimse, Devletin sosyal, ekonomik, siyasî veya hukukî temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasî veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne suretle olursa olsun, dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz.

Düşünce ve kanaat hürriyeti

MADDE 25. – Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir.

Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.

Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti

MADDE 26. – Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir.

(Değişik: 3.10.2001-4709/9 md.) Bu hürriyetlerin kullanılması, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir.

Haber ve düşünceleri yayma araçlarının kullanılmasına ilişkin düzenleyici hükümler, bunların yayımını engellememek kaydıyla, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin sınırlanması sayılmaz.

(Ek: 3.10.2001-4709/9 md.) Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir.

Basın hürriyeti

MADDE 28. – Basın hürdür, sansür edilemez. Basımevi kurmak izin alma ve malî teminat yatırma şartına bağlanamaz.

Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır.

Basın hürriyetinin sınırlanmasında, Anayasanın 26 ve 27 nci maddeleri hükümleri uygulanır.

Devletin iç ve dış güvenliğini, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü tehdit eden veya suç işlemeye ya da ayaklanma veya isyana teşvik eder nitelikte olan veya Devlete ait gizli bilgilere ilişkin bulunan her türlü haber veya yazıyı, yazanlar veya bastıranlar veya aynı amaçla, basanlar, başkasına verenler, bu suçlara ait kanun hükümleri uyarınca sorumlu olurlar. Tedbir yolu ile dağıtım hâkim kararıyla; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunun açıkça yetkili kıldığı merciin emriyle önlenebilir. Dağıtımı önleyen yetkili merci, bu kararını en geç yirmidört saat içinde yetkili hâkime bildirir. Yetkili hâkim bu kararı en geç kırksekiz saat içinde onaylamazsa, dağıtımı önleme kararı hükümsüz sayılır.

Düzeltme ve cevap hakkı

MADDE 32. – Düzeltme ve cevap hakkı, ancak kişilerin haysiyet ve şereflerine dokunulması veya kendileriyle ilgili gerçeğe aykırı yayınlar yapılması hallerinde tanınır ve kanunla düzenlenir.

Düzeltme ve cevap yayımlanmazsa, yayımlanmasının gerekip gerekmediğine hâkim tarafından ilgilinin müracaat tarihinden itibaren en geç yedi gün içerisinde karar verilir.

Toplantı hak ve hürriyetleri

A. Dernek kurma hürriyeti

MADDE 33. – (Değişik: 23.7.1995-4121/2 md.; 3.10.2001-4709/12 md.) Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma ve bunlara üye olma ya da üyelikten çıkma hürriyetine sahiptir.

Hiç kimse bir derneğe üye olmaya ve dernekte üye kalmaya zorlanamaz.

Dernek kurma hürriyeti ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâk ile başkalarının hürriyetlerinin korunması sebepleriyle ve kanunla sınırlanabilir.

Dernek kurma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.

Dernekler, kanunun öngördüğü hallerde hâkim kararıyla kapatılabilir veya faaliyetten alıkonulabilir. Ancak, millî güvenliğin, kamu düzeninin, suç işlenmesini veya suçun devamını önlemenin yahut yakalamanın gerektirdiği hallerde gecikmede sakınca varsa, kanunla bir merci, derneği faaliyetten men ile yetkilendirilebilir. Bu merciin kararı, yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, bu idarî karar kendiliğinden yürürlükten kalkar.

Birinci fıkra hükmü, Silahlı Kuvvetler ve kolluk kuvvetleri mensuplarına ve görevlerinin gerektirdiği ölçüde Devlet memurlarına kanunla sınırlamalar getirilmesine engel değildir.

Bu madde hükümleri vakıflarla ilgili olarak da uygulanır.

B. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı

MADDE 34. – (Değişik: 3.10.2001-4709/13 md.)

Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla ve kanunla sınırlanabilir.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.

Mülkiyet hakkı

MADDE 35. – Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.

Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.

Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.

Hakların korunması ile ilgili hürriyetler

A. Hak arama hürriyeti

MADDE 36. – (Değişik: 3.10.2001-4709/14 md.) Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.

Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.

Hakların korunması ile ilgili hürriyetler

B. Kanunî hâkim güvencesi

MADDE 37. – Hiç kimse kanunen tâbi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz.

Bir kimseyi kanunen tâbi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz.

C. Suç ve cezalara ilişkin esaslar

MADDE 38. – Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.

Suç ve ceza zamanaşımı ile ceza mahkûmiyetinin sonuçları konusunda da yukarıdaki fıkra uygulanır.

Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur.

Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz

Hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz.

(Ek: 3.10.2001-4709/15 md.) Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez.

Ceza sorumluluğu şahsîdir.

(Ek: 3.10.2001-4709/15 md.) Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz.

(Değişik: 7.5.2004-5170/5 md.)Ölüm cezası ve genel müsadere cezası verilemez.

İdare, kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran bir müeyyide uygulayamaz. Silahlı Kuvvetlerin iç düzeni bakımından bu hükme kanunla istisnalar getirilebilir.

(Değişik: 7.5.2004-5170/5 md.)Uluslararası Ceza Divanına taraf olmanın gerektirdiği yükümlülükler hariç olmak üzere vatandaş, suç sebebiyle yabancı bir ülkeye verilemez.

İspat hakkı

MADDE 39. – Kamu görev ve hizmetinde bulunanlara karşı, bu görev ve hizmetin yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapılan isnatlardan dolayı açılan hakaret davalarında, sanık, isnadın doğruluğunu ispat hakkına sahiptir. Bunun dışındaki hallerde ispat isteminin kabulü, ancak isnat olunan fiilin doğru olup olmadığının anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya şikâyetçinin ispata razı olmasına bağlıdır.

Temel hak ve hürriyetlerin korunması

MADDE 40. – Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlâl edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir.

(Ek: 3.10.2001-4709/16 md.) Devlet, işlemlerin- de, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.

Kişinin, resmî görevliler tarafından vâki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.

Mustafa Topaloğlu

0
Mustafa Topaloğlu

Prof. Dr. Mustafa Topaloğlu, 1963 yılında Adana’nın Kadirli ilçesinde doğmuş, 1986 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olmuştur.  Lisans eğitimini tamamladıktan sonra Yüksek Lisansa Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk bölümünde devam etmiş, Gazi Üniversitesinde araştırma görevlisi olarak göreve başlamış, 1988 yılında lisans eğitimini tamamlamıştır.

Prof. Dr. Mustafa Topaloğlu, 1996 yılında Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde Özel Hukuk Doktoru unvanını kazanmıştır. Topaloğlu,  2002 yılında Doçentlik sınavını başararak Hukuk Doçenti olmuş, 2007 yılında Beykent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Profesörlüğüne atanmış, 2016 yılına kadar Beykent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalında öğretim üyesi ve Yönetim Kurulu üyesi olarak görevini sürdürmüştür.

Prof. Dr. Mustafa Topaloğlu, Çukurova Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Çağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Beykent Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Beykent Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve İstanbul Üniversitesinde Borçlar Hukuku, Ticaret Hukuku ve Maden Hukuku alanında lisans ve lisansüstü dersler vermiştir. Kazakistan Ahmet Yesevi Üniversitesi’nde Bilişim Hukuku dersleri veren Topaloğlu akademik kariyerine Özyeğin Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde devam etmiştir.

Prof. Dr. Mustafa Topaloğlu, Türkiye’de Maden Hukuku alanında uzmanlığı ile tanınmakta, bu alanda otorite olarak kabul edilmektedir. Maden Kanunu ve Yönetmeliklerini hazırlayan komisyonlarda yer almış, sayısız hukuki mütalaa hazırlamış ve mahkemelerde bilirkişi olarak görev yapmıştır.

Prof. Dr. Mustafa Topaloğlu, Topaloğlu Avukatlık Bürosunu 1991 yılında kurmuş, Şekerbank TAŞ Adana Bölge Hukuk Müşaviri olarak görev yapmış, 2008 yılında Ulaştırma Bakanlığı İnternet Kurulu Üyeliğinde bulunmuş, Devlet Planlama Teşkilatı’nda 9.Kalkınma Planı Fikri Haklar Komisyonunda görev almış, 2010 yılında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Tahkim Listesine hakem olarak atanmıştır.

Prof. Dr. Mustafa Topaloğlu’nun, Maden Hukuku, İpoteğe Dayalı ve İpotek Teminatlı Menkul Kıymetler, İpotekli Konut Finansmanı ve Hukuku Mortgage (Tutsat), Bilişim Hukuku, Maden ve Taşocakları Hukuku, Maden Kanunu, Bilgisayar Programları Üzerindeki Haklar ve Bu Hakların Korunması, Türk Maden Hukuku ve Yeraltı Zenginlikleri Mevzuatı isimli eserleri bulunmaktadır.

Prof. Dr. Mustafa Topaloğlu, birçok ulusal ve uluslararası seminer, konferans ve panelde konuşmacı olarak yer almış, tebliğler sunmuş, makaleleri yayınlanmıştır.

Topaloğlu Adana Barosu’na yapmış olduğu bir ziyaret sırasında Baro Başkanı Veli Küçük ile birlikte

Ruhsatsız ve İzinsiz Maden Üretim ve Sevk Fiilleri, Hukuk Yargılamasında İstinaf, Türk Maden Hukukunda Agregaların Düzenlenişi, Madencilikle Yeni Bir Sigorta Türü, Maden Çalışanları Zorunlu Ferdi Kaza Sigortası Elektronik Ödeme Sistemlerinde Tüketicinin Korunması, Maden Ruhsat Sahibi ile Taşınmaz Malikleri Arasındaki Hukuki Uyuşmazlıklar, Maden Hukuku Uygulamalarının Küresel Değerlendirilmesi, Madencilikle İlgili Yasal Düzenlemelerdeki Küresel Eğilimler ve Türkiye Uygulaması, 2012/15 Sayılı Başbakanlık Genelgesinin Yürütmesinin Durdurulması ve İlgili Danıştay Uygulaması, Yetkilendirilmiş Tüzel Kişiler, Elektronik Ticarette Ödeme Sistemleri ve Tüketicinin Korunması, Rödovans Sözleşmelerinin Şekli ve Tescili, Yeni Yasal Düzenleme ve Maden İrtifakları, Milletlerarası Mal Satımlarında Sözleşmeden Dönme, Avoidance of the Contract at  International Sales of Goods), Rödovans Sözleşmeleri ile İlgili Değişiklikler ve Yasaklamalar, Maden Çalışanları Zorunlu Ferdi Kaza Sigortası, 6592 Sayılı Kanunla Maden Hukukuna Getirilen Yeni İdari Para Cezaları, Konut Finansman Sözleşmelerinde Temerrüt, Yeni ÇED Yönetmeliği ve Hukuki Yansımaları, İnternet Yoluyla Yapılan Satışlarda Tüketicinin Korunması, Teşvik Sisteminde 09.05.2014 ve 06.08.2014 Tarihli Değişikliklerin Madencilik Sektörüne Etkileri, 6552 Sayılı Torba Yasada Maden İş Hukuku Bakımından Getirilen Değişiklik ve Yenilikler, Maden Kazaları Karşısında Maden Ruhsat Sahibinin ve Rödovansçının Hukuki Durumu, Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Viyana Konvansiyonu Bağlamında Yeni Türk Borçlar Kanunu ile Getirilen Satış ve Ticari Satışa İlişkin Yeni Hükümlerin Değerlendirilmesi, Satış ve Ticari Satış ile Mal ve Hizmet Tedarikine İlişkin Türk Hukukunda Yapılan Değişiklikler, Yeni Orman Yönetmeliği Hakkında Bazı Düşünceler, Mera Alanlarında Madencilik Faaliyetleri, Maden Haklarının Devri ve Kısıtlamaları, Konut Kredilerinde Erken Ödeme ve Yeniden Yapılandırma Ücreti,  Mortgage Kredilerinde Temerrüt ve Temerrüdün Sonuçları, Madencilik İhtisas Mahkemeleri, Genel Olarak Tahkim, Akreditif, Letter of Credit,L/C, Tahkimde Kamu Düzeninin Etkisi ve Yargıtay’ın Yaklaşımı, Tek Kişilik Anonim Şirket, Anonim Şirketlerde Yönetimin Devri ve İç Yönerge, Mücbir Sebep ve Beklenmeyen Hal Nedeniyle Geçici Tatil, Madencilik Akreditasyon Kanun Taslağı, MADAK, 6102 Sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Tek Kişilik Anonim Şirketler ve Anonim  Şirketlerin Kuruluşu, Yeni Türk Ticaret Kanunu Işığında Maden Ruhsatlarının Şirketlere Sermaye Olarak Konulması, Yeni Teşvik Sistemi Ve Değişikliklerin Madencilik Sektörüne Uygulanması, Maden İşletme Faaliyetlerinin Kapsamı ve Zenginleştirme Tesisleri, Madencilik Sektöründe Yeni Teşvik Uygulamaları, An Evaluation of Turkish and Kazakh Mining Laws from the Perspective of Sustainable Development Principle, Kamu Taşınmazları Üzerindeki Tasarrufları Başbakanlığın İznine Bağlayan 2012/15 Sayılı Genelgenin Hukuken Değerlendirilmesi, Yeni Teşvik Sistemleri ve Madencilik Sektörü, An Evaluation of Turkish Mortgage System From the Perspective of Global Economic Crisis, Maden Sevk ve Üretimine İlişkin Suçlar, Teminat Mektubu, Şekil Markaları Maden İpoteklerinin Kuruluşu ve Kapsamı,  Yeni 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’na Göre Şirkete Borçlanma Yasağı Genel Olarak  Şirkete Borçlanma, Madencilik Sektöründe Yeni Tehlike: Maden Ruhsatları ile Çalışan Hes ve Res Yatırımları, Sponsorluk Sözleşmeleri: Sponsorluk Kavramı ve Tarihi Gelişimi, Hukuki Açıdan Elektronik Ticaret, Türkiye’de Mortgage Sistemi ve Ekonomik Kriz Açısından Değerlendirilmesi, Son Yasal Gelişmeler ve Yargı Kararları Işığında Rödovans Sözleşmesi, Sermaye Piyasası Hukukuna Göre Anonim Şirketlerde Hisse Devri, Maden Ruhsatlarının Güvenilirliği Ruhsat Güvencesi, On the Impact of Regulatory Framework on Subprime Mortgage Crises: Letting the Statistics Speak, 5995 Sayılı Kanunla İlgili Genel Değerlendirmeler, Banka Kredilerinde Erken Ödeme, Mortgage Kredilerinde Erken Ödeme Ücreti (Cezası), Sermaye Şirketlerinde Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması ve Bu Konuda Ticaret Kanunu Tasarısında Getirilen Hükümler, Sermaye Piyasası Hukukuna Göre Anonim Şirketlerde Hisse Devri, Rödovansla İşletilen Maden Sahalarının İş Güvenliği Hukuku Açısından Değerlendirilmesi, Dünyada Maden Hukukuyla İlgili Yeni Yaklaşımlar ve Bu Bağlamda Türk Maden Hukukunun Gelişimi, Karayoluyla Uluslararası Eşya Taşımalarından (CMR) Doğan Hukuki Sorumluluk, Uluslararası Eşya Taşımacılığından Doğan Sorumluluk, Sürdürülebilir Kalkınma ve Madencilik, Dünyada Maden Hukukuyla İlgili Yeni Yaklaşımlar, Sustainable Development and Mining, New Approaches Relatedto Mining Law in the World, Türk Hukukunda İpoteğe Dayalı ve İpotek Teminatlı Menkul Kıymetler, Anonim ve Limited Şirketlerde Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması, İpoteğe Dayalı ve İpotek Teminatlı Menkul Kıymetler, Konut Finansman Sisteminde Mortgage Sigortası, Yeni Türk Tutsat (Mortgage) Kanununa Genel Bir Bakış, Maden İşletmelerinde İş Sağlığı ve İş Güvenliğine Aykırılıktan Doğan Hukuki Sorumluluk, İpotekli Konut Finansmanı Mortgage, Uygulamada Bilirkişilik, ABD Mortgage Uygulaması ve İpotekli Konut Finansmanına İlişkin Kanun Tasarısının Değerlendirilmesi, Bilgisayar Programları Üzerindeki Haklar ve Bu Hakların Korunması, Maden Sevkinin Hukuki Açıdan Değerlendirilmesi, Elektronik İmza, Çek Hukukunda Süreler ve Bu Sürelerin Aşılmasının Sonuçları, 5177 sayılı Maden Kanuna Göre Kamulaştırma, Banka Mevduatı Üzerinde Takas ve Hapis Hakkı, Elektronik Sözleşmeler, Rödovans Sözleşmesi , Bilgisayar Programı Lisans Sözleşmeleri Elektronik Ticaretin Hukuksal Yönü, Elektronik Ticarette Vergilendirme, Hukuksal Açıdan Spam, İnternet Alan Adlarının Hukuki Korunması, İnternette Kişisel Verilerin Korunması ve Gizlilik, Net’te Fikri Mülkiyet Hakları Meseleleri, Maden Haklarının Devri ve Şirketlere Sermaye Olarak Konulması, Karayolları Trafik Kanununa Göre İşletenin Hukuki Sorumluluğu, Medeni Usul Hukukunda Dava Arkadaşlığı Türleri, Kambiyo Senetlerinin Zıya Nedeniyle İptali, Kamu Hastanelerinde Yapılan Tıbbi Müdahalelerden Doğan Hukuki Sorumluluk, Ticari İşletme İşleten Derneklerin Hukuki Durumu, Kaçak Maden Üretiminin Hukuksal Yönü, Anonim Şirketler Hukukunda Müktesep Haklar, Limited Şirketlerde Müdürlerin Hukuki Sorumluluğu, Tüzel Kişilerin Organlarının Fiilinden Dolayı Sorumluluğu ve Madencinin Madenin İçinde Bulunduğu Taşınmazlara Verdiği Zarardan Sorumluluğu başlıkları ile makaleler yazmış ve tebliğler sunmuştur.

Ceza Hukuku

0

Suç olarak tanımlanan davranışları ve bu davranışlara karşı uygulanacak yaptırımları belirleyen hukuk kurallarının tümüne ceza hukuku denilir. Ceza hukukunun günümüzdeki amacı toplum yaşamı bakımından önemli değerleri korumaktır. Suç işlenmesini önlemek birincil hedeftir. Genel önleme, suç işleyen kimsenin cezalandırılmasıyla diğer insanlar üzerinde oluşturulan caydırıcı etkidir. Özel önleme, suç işleyen kimsenin ceza evinde tutularak tekrar suç işlemesinin önlenmesi ve suçluyu ıslah ederek yeniden topluma kazandırma ve suç işlemesinin önüne geçmektir. Masumiyet karinesi gereğince, suçluluğu bir mahkeme kararıyla sabit oluncaya kadar hiç kimse suçlu sayılamaz.

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu kanun ile ağır hapis-hapis-hafif hapis ayırımı kaldırılarak, tek tip süreli hapis cezasına yer verilmiş, ağır para cezası-hafif para cezası ayırımı kaldırılmış ve sadece adli para cezasına yer verilmiştir. Haksız tahrikte, ağır tahrik-basit tahrik ayırımı kaldırılmış, teşebbüste, eksik teşebbüs-tam teşebbüs ayırımı kaldırılmıştır. Cürüm-kabahat ayırımı kaldırılmış, kabahatler idari suç haline getirilmiş ve Kabahatler Kanununda düzenlenmiştir.

Cumhurbaşkanı Sorumsuzluğu: Cumhurbaşkanı görevi ile ilgili olan suçlardan dolayı sorumlu değildir. Cumhurbaşkanı sadece vatana ihanet halinde sorumlu tutulabilir ve yargılanabilir. Bu şekilde suçlanan Cumhurbaşkanı Yüce Divan sıfatıyla Anayasa Mahkemesinde yargılanır.

Yasama dokunulmazlığı: Yasama dokunulmazlığından milletvekilleri ve milletvekili olmayan bakanlar yararlanır. TBMM üyeleri, meclis çalışmalarındaki oy ve sözlerinden, mecliste ileri sürdükleri düşüncelerden, o oturumdaki Başkanlık Divanının teklifi üzerine başka bir karar alınmadıkça bunları meclis dışında tekrarlamak ve açığa vurmaktan sorumlu tutulamazlar .Sorumsuzluk her türlü suçu kapsamaz, milletvekillerinin sadece oy, söz ve düşünceleri ile işledikleri suçlar yönünden geçerlidir. Sorumsuzluk mutlaktır, feragat edilemez, meclis kararı ile kaldırılamaz ve üyelik sıfatı sona erdikten sonra da devam eder. Yasama sorumsuzluğu bir hukuka uygunluk nedeni değildir. Yasama sorumsuzluğu şahsi cezasızlık nedenidir.

Diplomasi dokunulmazlığı: Bazı diplomasi memurları görevli bulundukları ülkede işledikleri suçlardan dolayı dokunulmazlık hakkına sahiptirler. Bu dokunulmazlık suçu ortadan kaldırmaz. Diplomatik dokunulmazlıktan yararlanan kişi vatandaşı olduğu devlette yargılanır.

Nedensellik (illiyet) bağı: Bir suçtan failin sorumlu tutulabilmesi ve cezalandırılabilmesi için gerçekleşen suç fiili kişinin davranışından kaynaklanmış olmalıdır. Nedensellik bağı suç ve cez arasındaki en önemli bağdır. İhmali hareketle işlenen suçlarda da nedensellik bağı aranır. Fail kendisinden beklenen hareketi yapsa bile yine de netice meydana gelecekse nedensellik bağı yoktur. İhmali davranışla işlenen suçlarda failin neticeyi önleme imkanının da olması yani neticenin önlenebilir olması gerekir.

Meşru savunma:  Failin kendisine veya başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.

Temel İlkeler;

Suçta ve cezada kanunilik ilkesi,

Masumiyet Karinesi,

Kanuna aykırı deliler kullanılamaz,

Ceza sorumluluğu şahsidir,

Sözleşmeden doğan bir yükümlülüğün yerine getirilmemesi sebebiyle kişi özgürlüğü kısıtlanamaz,

Ölüm Cezası ve müsadere cezası verilemez,

İdari kuruluşlar kişi hürriyetini kısıtlayıcı yaptırımlarda bulunamaz.

 Aleyhe kanunun geçmişe uygulanması yasağı

Lehe kanunun geçmişe uygulanması ilkesi

Zamanaşımına ilişkin kuralların zaman bakımından uygulanması

 Geçici ve süreli kanunların zaman bakımından uygulanması

 İnfaz rejimine ilişkin kuralların zaman uygulanması

Ceza muhakemesi kurallarının zaman bakımından uygulanması

Ülkesellik (mülkilik) ilkesi

Faile göre şahsilik ilkesi

Evrensellik ilkesi

Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası: Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası hükümlünün hayatı boyunca devam eder, kanun ve tüzükte belirtilen sıkı güvenlik rejimine göre çektirilir.

Müebbet hapis cezası: Müebbet hapis cezası, hükümlünün hayatı boyunca devam eder.

Süreli hapis cezası: Süreli hapis cezası, bir süre infaz kurumunda çektirilen cezalardır. Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde 1 aydan az, 20 yıldan fazla olamaz. Hükmedilen 1 yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezası sayılır.

Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar: Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre;

Hapis cezasının ertelenmesi: İşlediği suçtan dolayı 3 yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkum edilen kişinin cezası ertelenebilir. Cezanın ertelenmesi suç ile oluşan zararın giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilir.Para cezaları ertelenemez. Güvenlik tedbirleri de ertelenemez.

Hapis cezasının bir kısmı ertelenemez, tamamının ertelenmesi gerekir.

Koşullu salıverilme: Hapis cezasına mahkum edilmiş mahkumun cezasının tamamını çekmeden koşullu olarak serbest kalmasıdır. Uygulanması için hükümlünün talep veya rızasına gerek yoktur. Şartları:

Adli para cezası: Adli para cezası 5 günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde 730 günden fazla olmamak üzere gün olarak verilir. Daha sonra kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri dikkate alınarak 20-100 TL arasında bir miktarla bu gün sayısı çarpılarak ceza miktarı belirlenir.

Hakim, ekonomik ve şahsi hallerini göz önünde bulundurarak, kişiye adli para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren 1 yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de karar verebilir.

Mahsup: Hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller (tutuklama, gözaltına alma, zorla getirme, gözlem altına alınma gibi) nedeniyle geçirilmiş süreler, hükmolunan hapis cezasından indirilir. Adli para cezasına hükmedilmesi durumunda, bir gün 100 Türk Lirası sayılmak üzere, bu cezadan indirim yapılır (TCK m.63/1).

Genel Af: Genel af halinde, dava açılmaz, açılmışsa kamu davası düşer, hükmolunan cezalar bütün neticeleri ile birlikte ortadan kalkar. Genel affa uğramış mahkumiyet ertelemeye engel olmayıp, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına engeldir. Genel af disiplin cezalarını etkilemez. Genel af, müsadere olunan şeylerin veya ödenen adli para cezasının geri alınmasını gerektirmez; tazminat davasının açılmasını engellemez (TCK m.74). Ancak genel af halinde yargılama giderleri sanık veya hükümlüden istenemez. Genel af kişinin kabulüne bağlı değildir, resen uygulanır.

Özel af :Özel af ile hapis cezasının infaz kurumunda çektirilmesine son verilebilir veya infaz kurumunda çektirilecek süresi kısaltılabilir ya da adli para cezasına çevrilebilir. Özel af durumunda kamu davasının düşürülmesine karar verilmez. Özel af sadece cezayı etkiler ve mahkumiyeti ortadan kaldırmaz. Cezaya bağlı olan veya hükümde belirtilen hak yoksunlukları, özel affa rağmen etkisini devam ettirir. Özel af toplu veya bireysel olabilir. Ormanları suçları hakkında özel ve genel af çıkartılamaz (Any m.169/3).

Şikayet (Şikayetten vazgeçme)

Ceza hukukunda kural suçların re’sen takibidir. Ancak istisnai olarak kanun bazı suçların takibi şikayete bağlıdır. Şikayete bağlı suçlarda şikayet hakkı 6 ay içinde kullanılmalıdır. Bu süre hak düşürücü süredir. Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. Şikayet hakkı olan birkaç kişiden birisi 6 aylık süreyi geçirirse bundan dolayı diğerlerinin hakları düşmez. Fail değil fiil şikayet edilir. Bu yüzden şikayette failin gösterilmesi şart değildir, fiilin belirtilmesi yeterlidir. Şikayet hakkı kural olarak mirasçılara geçmez. Bu kuralın istisnası hakaret suçudur. Şikayete bağlı suçlarda şikayet hakkı olan kişinin şikayetten vazgeçmesi kamu davasını düşürür. Şikayetten vazgeçme hükmün kesinleşmesinden önce yapılmalıdır. Hükmün kesinleşmesinden sonraki şikayetten vazgeçme cezanın infazına engel olmaz. Şikayetten vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı etkilemez. Yani şikayetten vazgeçme iki taraflı bir işlemdir. Şikayetten vazgeçme ve şikayetten feragat farklı kurumlardır. Şikayetten vazgeçme, yapılmış olan şikayetin geri alınması iken; şikayetten feragat, şikayet hakkı olan kişinin bu hakkı kullanmadan önce şikayetçi olmadığını beyan etmesidir. Kamu davasının düşmesi, suçtan zarar gören kişinin şikayetten vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık hukuk mahkemesinde de dava açamaz.

 Uzlaşma : CMK’da düzenlenmiştir (m.253, 254, 255). Uzlaşma, mağdur veya suçtan zarar gören kişi ile şüpheli veya sanığın anlaşmak suretiyle kamu davasının açılmasını önleyen ya da açılmış olan kamu davasını düşüren kurumdur. Soruşturma evresinde savcılık tarafından veya kamu davası açıldıktan sonra ise mahkeme tarafından uzlaşma yoluna gidilebilir. Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar uzlaşmaya tabidir. Basit ve hafif kasten yaralama (m.86/1-2), Taksirle yaralama (m.89), Konut dokunulmazlığının ihlali (m.116), Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (m.234), Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması (m.239) ve benzeri suçlar uzlaşmaya tabidir. Uzlaşma müzakereleri sonunda uzlaştırmacı, bir rapor hazırlayarak kendisine verilen belge örnekleriyle birlikte Cumhuriyet savcısına verir. Uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde, tarafların imzalarını da içeren raporda, ne suretle uzlaşıldığı ayrıntılı olarak açıklanır. Uzlaşma teklifinin reddedilmesine rağmen, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören uzlaştıklarını gösteren belge ile en geç iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar Cumhuriyet savcısına başvurarak uzlaştıklarını beyan edebilirler. Uzlaştırmanın sonuçsuz kalması halinde tekrar uzlaştırma yoluna gidilemez.

Dünyanın En iyi 50 Hukuk Fakültesi

1
Dünyanın En iyi 50 Hukuk Fakültesi

Dünyanın En iyi 50 Hukuk Fakültesi sıralaması, dünya üniversitelerini ve üniversitelere bağlı fakülteleri objektif kriterlere göre değerlendiren QS tarafından oluşturulmaktadır. QS World University Rankings  tarafından her yıl Dünyanın En İyi Hukuk Fakülteleri listesi oluşturulurken farklı konularda kriterler baz alınmakta ve puanlama sistemi uygulanmaktadır. Kriterler arasında araştırma, inovasyon, sosyal sorumluluk, özel kriterler, üniversiteye kayıtlı öğrenci sayısı, dünya çapında tanınırlık, fakültenin geçmişi, yayınlanmış makale sayısı ve akademik kadro gibi konular bulunmaktadır.

Üniversiteler arası sıralama her yıl QS World University Rankings tarafından oluşturulurken farklı konularda ölçütler baz alınmakta ve puanlama sistemi uygulanmaktadır.

Kriterler arasında araştırma, inovasyon, sosyal sorumluluk, özel kriterler, üniversiteye kayıtlı öğrenci sayısı, dünya çapında tanınırlık, fakültenin geçmişi, üniversitede görevli akademisyenler tarafından yayınlanmış makale sayısı ve akademik kadro gibi konular bulunmaktadır.

Dünyanın En iyi 50 Hukuk Fakültesi sıralamasına giren birçok fakülte ABD ve İngiltere’de bulunmaktadır. Türkiye’den hiçbir hukuk fakültesi sıralamada yer almamaktadır.

1-Harvard Üniversitesi Hukuk Fakültesi-ABD-1817

2-Oxford Üniversitesi Hukuk Fakültesi-İngiltere-1096

3-Cambridge Üniversitesi Hukuk Fakültesi-İngiltere-1209

4-Yale Üniversitesi Hukuk Fakültesi-ABD-1824

5-New York Üniversitesi (NYU) Hukuk Fakültesi-ABD-1835

6-Stanford Üniversitesi Hukuk Fakültesi-ABD-1893

7-Ekonomi ve Siyaset Bilimi London Okulu (LSE) Hukuk Fakültesi-İngiltere-1895

8-Melbourne Üniversitesi Hukuk Fakültesi-Avustralya-1857

9-California Üniversitesi,  Berkeley (UCB) Hukuk Fakültesi-ABD-1894

10-Columbia Üniversitesi Hukuk Fakültesi-ABD-1858

11-Sydney Üniversitesi Hukuk Fakültesi-Avustralya-1855

12-Chicago Üniversitesi Hukuk Fakültesi-ABD-1902

13-New South Wales Üniversitesi Hukuk Fakültesi-Avustralya-1971

14-UCL (University College London) Hukuk Fakültesi-İngiltere-1826

15-Avustralya Ulusal Üniversitesi Hukuk FakültesiAvustralya1960

16-Singapur Ulusal Üniversitesi (NUS) Hukuk Fakültesi-Singapur-1956

17-KCL (King’s College London) Dickson Poon Hukuk Fakültesi-İngiltere-1831

18-Hong Kong Üniversitesi Hukuk Fakültesi-Hong Kong-1969

19-Toronto Üniversitesi Hukuk Fakültesi-Kanada-1887

20-Paris 1 Panthéon-Sorbonne Üniversitesi Hukuk Fakültesi-Fransa-2009

21-Peking Üniversitesi Hukuk Fakültesi-Çin-1904

22-Tokyo Üniversitesi Hukuk Fakültesi-Japonya-1877

23-Monash Üniversitesi Hukuk Fakültesi-Avustralya-1963

24-Leiden Üniversitesi Hukuk Fakültesi-Hollanda-1575

25-California Üniversitesi, Los Angeles (UCLA) Hukuk Fakültesi-ABD-1949

26-McGill Üniversitesi Hukuk Fakültesi (Montreal)-Kanada-1848

27-Georgetown Üniversitesi Hukuk Fakültesi-ABD-1870

28-Edinburgh Üniversitesi Hukuk Fakültesi-İngiltere-1707

29-Pennsylvania Üniversitesi Hukuk Fakültesi-ABD-1850

30-Michigan Üniversitesi Hukuk Fakültesi-ABD-1859

31-British Columbia Üniversitesi Peter A. Allard Hukuk Fakültesi-Kanada-1945

32-Auckland Üniversitesi Hukuk Fakültesi-Yeni Zelanda-1883

33-Leuven Katolik Üniversitesi Hukuk Fakültesi-Belçika-1425

34-Cornell Üniversitesi Hukuk Fakültesi-ABD-1887

35-Queen Mary (London) Üniversitesi Hukuk Fakültesi-İngiltere-1965

36-Tsinghua Üniversitesi Hukuk Fakültesi-Çin-1995

37-Seul Ulusal Üniversitesi Hukuk Fakültesi-Güney Kore-2009

38-Şili Papalık Katolik Üniversitesi (UC) Hukuk Fakültesi- Şili-1888

39-Heidelberg Ruprecht Karls Üniversitesi Hukuk Fakültesi-Almanya-1386

40-Meksika Ulusal Özerk Üniversitesi (UNAM) Hukuk Fakültesi-Meksika-1910

41-Durham Üniversitesi Hukuk Fakültesi-İngiltere-1969

42-Kyoto Üniversitesi Hukuk FakültesiJaponya1899

43-Nottingham Üniversitesi Hukuk Fakültesi-İngiltere-1881

44-Sidney Teknoloji Üniversitesi Hukuk Fakültesi-Avustralya-1988

45-Ulusal Tayvan Üniversitesi (NTU) Hukuk Fakültesi-Tayvan-1999

46-Queensland Üniversitesi Hukuk Fakültesi-Avustralya-1936

47-Duke Üniversitesi Hukuk Fakültesi-ABD-1868

48-Münih Ludwig-Maximilian-Üniversitesi Hukuk Fakültesi-Almanya-1472

49-Bristol Üniversitesi Hukuk Fakültesi-İngiltere-1969

50-Hong Kong Çin Üniversitesi (CUHK) Hukuk Fakültesi-Hong Kong-2004

Hukuki Arabuluculuk

0

Hukuki Arabuluculuk, günümüzde dostane yollarla uyuşmazlık çözüm yöntemleri içinde en yaygın olarak bilinen ve uygulanan uyuşmazlık çözüm yöntemidir.

Arabulucu, sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getirerek onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini ve aralarında iletişim sürecinin kurulmasını sağlamaya çağlayan tarafsız üçüncü kişidir. Arabulucu, bu süreçte karar veren kişi değildir. Taraflara herhangi bir çözüm önerilmemesi temel prensiptir. Taraflar uyuşmazlığı arabulucunun kolaylaştırıcılığında kendileri uzlaşarak çözerler. Bu çözüm, Anlaşma Tutanağına bağlanır. Anlaşma Tutanağı arabuluculuk faaliyetinin tarafların anlaşmaya varması şeklinde sona ermesi halinde, üzerinde anlaşılan konuların kağıda dökülerek belgelenmesidir.

Arabulucu, tarafların aralarındaki asıl uyuşmazlığı ve menfaatlerini tespit ederek bu konularda tartışmalarını ve çözüm bulmalarını sağlamaya çalışır. Burada taraflar kendi çözümlerini kendileri üretirler ve bunu yaparken birbirlerini anlamaya çalışırlar. Karşı tarafla aranızda uyuşmazlık çıktıktan ve fakat mahkeme veya tahkime başvurmadan önce arabulucuya gidebileceğiniz gibi mahkemeye dava açtıktan sonra da arabulucuya gidebilirsiniz. Arabuluculuk ancak tarafların serbest iradeleriyle karar verebilecekleri konularda mümkündür. Daha açık bir ifadeyle; kamu düzenini ilgilendirmeyen ve sözleşme serbestisi olan tüm konularda taraflar arabulucuya gidebilirler.

Tarafların sözleşme konusu yapamayacakları konularda örneğin ceza davalarında, nüfus kaydına ilişkin davalarda veya çocukların velayetine ilişkin davalarda arabuluculuk mümkün değildir.

Dava Şartı Arabuluculuk, Adliye Arabuluculuk Bürosundan yapılmaktadır. Bu bürolar, arabuluculuğa başvuranları bilgilendirmek, arabulucuları görevlendirmek ve kanunla verilen diğer görevleri yerine getirmek üzere Bakanlıkça adliyelerde kurulan birimdir.

Suikast(The Conspirator)

0
The Conspirator(Suikast)
Suikast(The Conspirator), usta oyuncu ve yönetmen Robert Redford’un çektiği, yıldızlarla dolu hukuk içerikli aksiyon ve gerilim filmidir. Ailesini korumak için her şeyi yapmaya hazır bir kadının ve onu korumak için her şeyi riske eden bir adamın gerçek hikayesini anlatıyor. 
1865 Amerika’sında Abraham Lincoln’ün suikastini takiben yedisi erkek biri kadın sekiz kişi gözaltına alınır. Mary Surratt’ın (Penn) tek suçu planlara evini açmasıdır. 28 yaşındaki savaş kahramanı Frank Aiken (McAvoy), onun avukatlığını üstlenir. Böylece bir gizeme doğru sürükleniriz.
Abraham Lincoln suikastinden sonra, yedi adam ve bir kadın, başkanı, başkan yardımcısını ve içişleri bakanını öldürmek için komplo kurmak suçundan tutuklanır. 42 yaşındaki Mary Surratt, Abraham Lincoln suikastine yardım ve yataklık etmekten dolayı yargılanan tek kadındır. Başkanı, başkan yardımcısını ve içişleri bakanını öldürmek amacıyla komplo kurma suçundan diğer 6 sanık ile yargılanan Surratt’ın suçsuzluğuna hiç kimse inanmaz.
Aralarındaki tek kadın Mary Surratt, John Wilkes Booth ve diğerlerinin buluşup eş zamanlı saldırıları hazırladıkları pansiyonun sahibidir. Bütün ülke kendisine sırt çevirmişken, avukatlığını yeni almış olan Frederick Aiken müvekkili olan bu kadını askeri mahkeme karşıya savunmakla görevlendirilir. Henüz yeni avukat çıkmış Frederick Aiken onu askeri mahkeme karşısında savunmayı başlangıçta gönülsüzce kabul etmişken, dava ilerledikçe müvekkili Mary Surratt’ın gerçekten suçsuz olabileceğine inanır ve bir başkasını korumak için onun paravan olarak kullanıldığını fark eder.
19. yüzyıldaki Adalet sistemindeki sorunların üstüne giden eser masumların katledilmesine yol açan bürokratik sorunları tespit etmiştir. Bu duruma Robert Redford’un yönetmenliğinde Robin Wright Penn’den James McAvoy’a, Kevin Kline’dan Evan Rachel Wood’a uzanan dev bir oyuncu kadrosu eşlik edip ‘komplocu’nun kim olduğunu araştırmaya koyulur.

Adli Tıp Bülteni

0
Adli Tıp Bülteni

Adli Tıp Bülteni, adli tıp ve diğer adli bilimler alanlarına ilişkin pek çok farklı bilimsel disiplinlerden özgün katkılar yayınlamayı amaçlayan, erişime açık bilimsel bir dergidir. Dergi, Adli Tıp Uzmanları Derneğinin resmi yayın organıdır. Uluslararası danışmanlı olan dergi yılda 3 sayı yayınlamaktadır. Resmi yayın dili Türkçe ve İngilizcedir. Dergi ve İnternet Sitesinin tüm içeriği Creative Commons Attribution (CC-BY) ile ruhsatlandırılmıştır.

Adli Tıp Uzmanları Derneği 1992 yılında İstanbul’da kurulmuştur.

1992 yılında İstanbul’da adli tıp uzmanları ve asistanları arasında sosyal ve bilimsel dayanışmayı sağlamak, adli tıp alanındaki ulusal ve uluslararası bilimsel çalışmaları izlemek, konuyla ilgili bilim insanları arasında bilgi ve görgü alışverişini sağlamak amacıyla Adli Tıp Uzmanları Derneği kurulmuştur. ATUD‘un kurulmasının ardından bir bilimsel yayına ihtiyaç duyulmuş, Adli Tıp ve Adli Bilimler alanındaki bilgi birikimi ve deneyiminin paylaşılması, bilimsel çalışmaların yayınlanması amacıyla ATUD tarafından 1996 yılında Prof. Dr. Serpil Salaçin’in editörlüğünde derginin ilk sayısı yayınlanmıştır. Adli Tıp Bülteni, 1997 yılında TÜBİTAK Türk Tıp Dizinine alınmış, 2000 yılında editörlük görevini Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı devralmış, dergi kesintisiz olarak yayınlanmaya devam etmiş ancak dergi ekonomik ve sosyal sıkıntılardan olumsuz etkilenmiş, yayın sürecinde yaşanan gecikmeler derginin 2004 yılında Türk Tıp Dizininden çıkarılmasına sebep olmuştur. Adli Tıp Bülteni’nin yayın hayatına başlamasının 12. yılında Doç. Dr. Nadir Arıcan editörlük görevini devralmıştır. Adli Tıp Bülteninin online ortamda yayınlanması için çalışmalar yapılmış, 2007 yılında dergi kağıt baskının yanı sıra ATUD Web sitesinde yayınlanmaya başlamıştır.

Adli Tıp Bülteni, 2013 yılına gelindiğinde yeni bir ekiple ve Prof. Dr. Halis Dokgöz’ün editörlüğünde kendi internet sayfasında “Açık Dergi Sistemi” ile hem pdf olarak internette, hem de basılı olarak yayınlamaya başlanmış, “Açık Dergi Sistemi” ile kendi internet sitesinde makalelerin gönderilmesinden, hakemlerce incelenmesi ve yayınlanmasına kadar tüm işlemler online olarak yapılabilir hale gelmiş, her makaleye DOI (Digital Object Identifier) numarası verilerek internet üzerinde yayınlanan içeriğe kolay erişimi sağlayan numaralandırma ve erişim sistemi devreye sokulmuş, dergi yeniden TÜBİTAK Türk Tıp Dizini tarafından dizine dahil edilmiştir.

Makale Konuları

Adli Tıp Bülteni tarafından kabul edilen makale türleri, Orijinal Araştırma Makaleleri, Olgu Sunumları, Derleme Makaleler, Editöre Mektuplar ve Editörden bildirimlerden oluşmaktadır. Derginin ilgili olduğu alanlar, Klinik Adli Tıp, Postmortem Adli Tıp, Adli Patoloji ve Histokimya, Adli Toksikoloji ve Zehirlenmeler, Adli Kimya ve Biyokimya, Adli Biyoloji ve Seroloji, Adli Genetik ve DNA İncelemeleri, Adli Antropoloji, Adli Diş Hekimliği, Adli Entomoloji, Adli Psikiyatri,Adli Psikoloji, Adli Radyoloji, Adli Sanat, Adli Balistik, Adli Belge İnceleme, Parmak İzi ve Kimliklendirme, Kan Lekesi Model Analizi, Ateşli Silahlar ve Yaralar, Felaket Kurbanlarının Kimliklendirilmesi, Olay Yeri İncelemesi, Suçlu Profili, Isırık izi analizi, İşkence,  Çocuk İstismarı ve İhmali, Ölüm Araştırmaları, İntihar Davranışları, Kişiler Arası Şiddet, Yaşlı İstismarı, Aile İçi Şiddet, Cinsel Saldırı Suçları, Tıbbi Uygulama Hataları, İnsan Hakları ve Halk Sağlığı İhlalleri, Sağlık Hukuku ile Tıp ve Hukukun etkileştiği her alanlardan oluşmaktadır.

Dergide yayınlanacak yazıların değerlendirmeye alınabilmesi için tüm yazıların Dergiye ait http://www.adlitipbulteni.com adresindeki çevrimiçi sistem aracılığıyla gönderilmesi gerekmektedir. Yazıların Dergide yayınlanmak için uygun olup olmadığına, yayın kurulunun yayın politikasına dayanarak karar verilmektedir. Baş Editör, Dergiye teslim sırasına göre gerçekleştirilen değerlendirme sürecinde tam olarak yetkili kılınmıştır. Gönderilen yazılara ilk değerlendirmeyi yapmak üzere baş editör tarafından kendisi veya yardımcı editörlerden biri atanmakta, atanan sorumlu editör, yazının okunabilir, eksiksiz, doğru biçimlendirilmiş, özgün, derginin odak ve kapsamı dahilinde, bilimsel bir makale tarzında ve anlaşılır bir dille yazılıp yazılmadığı hususlarında ön değerlendirme gerçekleştirmektedir. Dergi, Crosscheck üyesi olup tüm yazılar özgünlük yönünden Crosscheck aracılığı ile taranmakta, yazı ile ilgili ciddi sorunların tespit edilmesi halinde sorumlu yazar, standart uygulama olarak sorumlu editör tarafından bilgilendirilmektedir.

Adli Tıp Bülteni, açık erişimli bilimsel bir dergidir.

Açık erişim, çalışmaların özgürce halka açılmasının bilginin küresel olarak paylaşımını arttıracağı prensibine dayanarak kullanıcı veya kurumlara ücret ödemeden tüm içeriğin serbest biçimde sunulması demektir. Dergi ve internet sitesinin tüm içeriği Creative Commons Attribution (CC-BY) lisansının şartları ile ruhsatlandırılmıştır. Creative Commons Attribution Lisansı, kullanıcıların bir makaleyi kopyalamasına, dağıtmasına ve nakletmesine, makaleyi uyarlamasına ve makalenin ticari olarak kullanılmasına imkan tanımaktadır. CC BY lisansı, yazarına uygun şekilde atfedildiği sürece açık erişimli bir makalenin ticari ve ticari olmayan mahiyette kullanılmasına izin vermektedir.Bu durum, Budapeşte açık erişim girişiminin (BOAI) açık erişim tanımı ile uyumludur. Kişiler kendilerini tanıtmadan veya kişisel herhangi bir bilgi girişi yapmadan İnternet sitesinde gezinebilir ve tüm yazıların tam metinlerine erişebilir.

Adli Tıp Bülteni, hak sahipleri olarak yazarların, makalenin kabulünden önce telif hakkı ve etik sözleşmesini imzalayarak dergiye göndermesini talep etmekte, yazarlar, çalışmalarının telif hakkını elinde tutmaya devam etmekte, Adli Tıp Uzmanları Derneğine yayınlama izni vermektedir. Bu sayede hem Dergi makaleyi yayımlama hakkına sahip olmakta hem de söz konusu çalışmanın yazarın kendi özgün çalışması olduğu ve geçerli bir araştırmaya dayandığını beyan etmesi dahil çeşitli hususların doğrulanmasına imkan vermektedir.

Dergi, yazarların makalelerinin açık erişimli bir havuzda kendileri tarafından arşivlenmesine müsaade etmektedir.

Dergide yayınlanan tüm makaleler erişime açık olup online olarak ücretsiz erişilebilmektedir. Halen, Adli Tıp Bülteni yazarlardan herhangi bir yayın değerlendirme veya basım ücreti talep etmemektedir. Bu, Adli Tıp Uzmanları Derneğinin mali desteği sayesinde mümkün olabilmektedir. Derneğin ticari bir geliri mevcut olmayıp yapılan harcamalar üyelerin aidatları ile karşılanmaktadır.

Dergi, mümkün olduğu sürece yayın ücreti almamayı hedeflemekte, yazarların, makale yayınlanmak üzere kabulü halinde DOI kaydı, baskı ve diğer masraflara katkıda bulunmak üzere makul bir ücret ödemeyi kabul etmeleri gerekmektedir.

İstanbul Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi

0

İstanbul Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1997 yılında kurulmuş, ilk mezunlarını 2000-2001 akademik yılında vermiştir. Fakültemiz, 2016-2017 eğitim-öğretim yılında on yedinci dönem mezunlarını vermiştir.  Fakülte, dört yıllık lisans programını, Kıta Avrupası Hukuk Sistemi ve Anglo-Sakson hukuk sistemlerindeki ülkelerin hukuk eğitimi programlarını Türk hukuk sistemiyle uzlaştırmaya çalışarak düzenlemeye çalışmaktadır.  Fakülte, Avrupa Hukuk Fakülteleri Birliği (European Law Faculty Association) üyesidir. Öğretim programının yüzde otuzu İngilizce derslerden oluşmaktadır. Türk hukuk uygulaması açısından esas teşkil eden bilim dalları Türkçe görülmekte, uluslararası içeriği olan dersler İngilizce verilmektedir. Özellikle uluslararası hukuk, insan hakları hukuku, Avrupa Birliği Hukuku, iktisat, uluslararası ceza hukuku, uluslararası yatırım hukuku, uluslararası tahkim hukuku, uluslararası ekonomi hukuku, uluslararası ticaret hukuku, uluslararası uyuşmazlık çözüm yolları ve uluslararası fikri mülkiyet hukuku gibi dersler İngilizcedir. İngilizce seviyesi yeterli olmayan öğrenciler Üniversite bünyesinde bulunan Yabancı Diller Yüksek Okulunda Hazırlık Sınıfı okuma imkanına sahiptir.

Fakülte, 2017-2018 Akademik yılında 20 tam burslu, 10 %50 burslu, 50  %25 burslu, 120 ücretli olmak üzere toplam 200 öğrenci kabul etmiştir. Fakülte, Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesinde Kamu Hukuku ve Özel Hukuk Bölümlerinde yüksek lisans ve doktora programları açmaktadır.

Üniversite ve Fakültenin gerçekleştirdiği ikili antlaşmalar çerçevesinde öğrenciler ERASMUS programları ile bir veya iki yarıyıl yurt dışında öğrenim fırsatına sahip olmakta, uluslararası alanda iş bulma imkanı bulmaktadır.  Fakülte, % 30 İngilizce öğrenim programıyla diğer ülke hukuk fakülteleri ile entegre olmuştur.

Fransa’dan Bretagne-Sud University,  Romanya’dan University of Bucharest, Litvanya’dan İnternational School of Law and Business, İspanya’dan Zaragoza University , Almanya’dan  Kassel University ve Universitaet Passau ile arasında üniversite arasındaki ikili anlaşma bulunmaktadır.

Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi öğretim üyelerinin ve öğrencilerin hizmetine sunulmuştur.

Fakülte dekanı Prof. Dr. Yusuf AKSAR’dır. Fakültede Prof. Dr. Etem Saba ÖZMENProf. Dr. Devrim ULUCAN ve Prof. Dr. Dilek YILMAZCAN görev yapmaktadır. 

Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencileri Abdulsamet YAYLI, Eşref ÇELİK, Gamzenur KARA ve Ümit ALTUNDAL’dan oluşan ekip, ELSA İstanbul Prof. Dr. Rona SEROZAN II. Kurgusal Duruşma Yarışması’nda Türkiye üçüncüsü olmuştur.

Oktay UYGUN

0
Oktay Uygun

Prof. Dr. Oktay UYGUN 1963 yılında Trabzon’da doğmuştur. 1985 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni biten Uygun mezun olduğu aynı okulda 1986’da Genel Kamu Hukuku Anabilim Dalında Araştırma Görevlisi olarak çalışmaya başlamış,1987 yılında Yüksek Lisans derecesi almıştır. Uygun,1991 yılında doktora derecesini almış 1992 yılında ise Yardımcı Doçent olarak öğretim üyeliği görevine atanmıştır. Aynı yıl Doçentlik tezi çalışması olan federal devlet sistemini araştırmak için altı ay süreyle McGill Üniversitesi’nde (Montreal, Kanada) bilimsel çalışmalarda bulunmuş, 1995 yılında Doçent unvanını almıştır. Oktay Uygun, 2005 yılında Genel Kamu Hukuku Anabilim Dalında Profesör olmuş, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi‘ndeki akademik kariyer sonunda bu fakülteden emekli olmuştur.

Uygun, 1999-2001 yıllarında İstanbul Üniversitesi İnsan Hakları Hukuku Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdür Yardımcılığı yapmış, 1996, 1997, 1998 yıllarında Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’nın yönetim ve denetimi altında yapılan Bosna Hersek seçimlerinde görev almıştır.

Prof. Dr. Oktay Uygun, 2009-2012 yılları arasında Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanlığı görevini yürütmüş, 2012 yılından itibaren Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde tam zamanlı öğretim üyesi olarak çalışmaya başlamıştır.

Uygun, “Türk Hakim ve Savcı Adaylarının İnsan Hakları Alanında Eğitimi ve İnsan Hakları Standartlarının İçselleştirilmesi için Yerel Kapasitenin Güçlendirilmesi” MATRA Projesinde, Avrupa Konseyi‘nin AİHS Işığında Kolluk Kuruluşlarının Denetiminde Değişik Mekanizmalar, Terörle Mücadele ve Toplantı Özgürlüğünün Yönetimi: Mülki İdare Amirleri ve Üst Düzey Polis ve Jandarma Yetkililerine Yönelik Seminer” projesinde, Türkiye Barolar Birliği’nin Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Önerisinin hazırlanması projesinde,  İstanbul Üniversitesini temsilen “Mediterranean Master’s Degree in Human Rights and Democratization” (University of Malta) programında ve “Hikayemi Dinler misin? Tanıklıklarla Türkiye’de İnsan Hakları ve Sivil Toplum” (Tarih Vakfı) projesinde ve İstanbul Üniversitesi İnsan Hakları Hukuku Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından düzenlenen “Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne Katılımı: Kopenhag Siyasi Kriterleri” konulu sivil toplum örgütleri ile meslek örgütleri mensuplarının eğitimine yönelik seminerde görev almıştır.

 

Prof. Dr. Oktay Uygun, Hukuk Teorileri isimli eserinde gerek teorisyenler ve gerekse hukuk uygulayıcılarının faydalanabilecekleri bu eserinde felsefi içerikli tartışmalar yapmış ve modern hukuk teorilerini kendine özgü bakış açısı ile ortaya koymuştur.

Toplum kurallarla var olur. Hukuk, ahlak, din, gelenek ve moda gibi sosyal davranış kuralları toplumsal yaşamın temel bileşenleridir.

Günümüzün karmaşık toplumlarında, düzenin sağlanması, uyuşmazlıkların çözümü veya toplumsal değişimin yönlendirilmesi bakımından hukuk kurallarının önemi, diğer sosyal davranış kurallarına oranla büyük ölçüde artmıştır.

Eskiden ahlak, din veya geleneklerle düzenlenen pek çok konu, artık hukuk kurallarıyla düzenleniyor. Hukuk, insan hayatının neredeyse her alanını kuşatmış durumdadır.

Hukuk kurallarının kaynağı nedir? Hangi etkenlere bağlı olarak ve nasıl ortaya çıkarlar?

Hukuk bilinçli bir yaratı ürünü müdür, yoksa zaten var olanın keşfi midir? Hukuk insanlığın tarihinde hep var mıydı, hep var olmaya devam edecek mi?

Hukuk kurallarının gerektiğinde zor kullanılarak uygulanması neden meşru görülür? Adil olma, adalete yönelme hukukun asli bir özelliği midir? Hukuk kurallarının amacı ve işlevi nedir? Farklı hukuk teorileri bu sorulara farklı yanıtlar verir.

 

Demokrasi günümüzde küresel ölçekte yaygınlaşmış ve en iyi yönetim biçimi olarak kabul görmüştür. Bu durum, demokratik rejimin niteliği hakkında görüş birliğinin oluştuğu anlamına gelmiyor. Dünya ülkelerinin yarıdan fazlası demokrasi ile yönetiliyor olsa da, “demokrasi nedir?” sorusu hala sorulmakta ve tatmin edici bir yanıt beklemektedir. Bu çalışmada demokrasi tarihsel, siyasal ve felsefi boyutları ile ele alınmıştır.

Kitabın ilk bölümünde, günümüzden 2.500 yıl önce eski Yunan sitelerinde kurulan “doğrudan demokrasiler” inceleniyor. İkinci bölümde, demokrasinin modern çağda “temsili demokrasi” olarak yeniden ortaya çıkış süreci ele alınıyor.

Üçüncü bölümde demokratik elitizm, katılımcı demokrasi, çoğunluk demokrasisi, konsensüs demokrasisi gibi günümüzde demokrasiyi açıklamayı amaçlayan kuram ya da modeller karşılaştırılarak Türkiye için hangi modelin uygun veya elverişli olduğu tartışılıyor. Dördüncü bölümde, demokrasinin nasıl bir felsefi temel üzerine inşa edilebileceği konusu ele alınıyor.

Doğaya egemen olan yasalar gibi, toplum düzeninin de evrensel bazı yasaları bulunduğu ve bu anlamda uyulması gereken mutlak siyasal doğruların varolduğu görüşü, siyasal sonuçları açısından değerlendiriliyor.

Beşinci ve son bölüm, demokrasinin en iyi yönetim biçimi olduğu yönündeki yaygın kanaatin sorgulanmasına ve demokrasinin liberal, cumhuriyetçi, müzakereci yorumlarına ayrılmıştır.

 

Devlet, gündelik hayatımızın her yönünü kuşatan bir varlık. Kişinin doğumundan ölümüne kadar her faaliyeti; evliliği, çocuk yetiştirmesi, çalışması, emekli olması, eğlenmesi, fikir veya kanaatler üretmesi ve daha pek çok eylemi devlet tarafından düzenlenir. Günümüzde, doğrudan ya da dolaylı olarak devleti ilgilendirmeyen hiç bir insani etkinlik alanı kalmamış gibidir. Bu nedenle, pek çok bilim dalı, devleti, devletin organlarını veya devletin bazı fonksiyonlarını inceler. Bütün bu kapsayıcılığına rağmen, insanlık tarihinin çok büyük bir kısmında devlet yoktu: İnsanlar her zaman toplu halde yaşamış olsa da, tarihin yalnızca küçük bir kesitini devlet çatısı altında geçirmişlerdir.

Devlet teorisinin ilk konusu, devletin ne zaman, nerede, nasıl ve niçin ortaya çıktığının incelenmesidir. Ardından devlet gücünün niteliği; bu gücün kaynağı, meşruiyeti ve sınırları tarihsel süreçte geçirdiği değişimi yansıtacak biçimde ele alınmalıdır. Devletin bu şekilde bütünsel olarak kavranması, sosyoloji, antropoloji, siyaset bilimi, kamu hukuku ve hukuk felsefesi gibi disiplinlerin devlet hakkında sağladığı verilerin değerlendirilmesi ve senteziyle mümkündür.

Devlet Teorisi, üniversitelerin bazı bölümlerinde aynı adla, hukuk fakültelerinde ise Genel Kamu Hukuku adıyla verilen bir ders konusudur.

Temel kavramların açıklandığı bir Giriş Bölümü ile sekiz ana bölümden oluşan kitabın bölüm başlıkları şöyledir: Devletin Kökeni – Kent Devleti – Feodal Devlet – Ulus Devlet – Modern Siyasal İdeolojiler – Demokrasi Teorisi – İnsan Hakları Teorisi – Siyasal Özgürlükler ve Demokrasi

 

Kamu Hukuku İncelemeleri başlığını taşıyan bu kitap, ağırlıklı olarak insan hakları, demokrasi, hukuk devleti ve egemenlik konuları etrafında kümelenen 27 adet makaleden oluşuyor.

1990–2010 yılları arasında, 20 yıllık bir zaman diliminde yazılan makalelerin çoğu daha önce yayımlanmıştır. Beş adet metin ise ilk kez bu kitapla birlikte okuyucuya ulaşıyor.

Yedi bölüm altında toplanan makalelerin bir kısmı, ele aldığı konuyu kuramsal boyutuyla, diğerleri ise geçerli hukuk kuralları yönünden incelemektedir.

İnsan Hakları: Kuramsal İncelemeler
İnsan Hakları: Pozitif Hukuk İncelemeleri
Demokrasi ve Hukuk Devleti
Siyaset Bilimi – Anayasa Hukuku İncelemeleri
Küreselleşme ve Avrupa Birliği
Kıbrıs Sorunu
Siyasal Partiler
Dizinler

Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi

0
Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi3

Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 03.07.1992 tarihli ve 3837 sayılı Kanunun 3’üncü maddesi uyarınca 1992 yılında kurulmuş ve 1994 yılında 45 öğrenci alarak eğitim ve öğretimine başlamıştır. Mezunlar avukatlık, hakimlik, savcılık gibi temel mesleki alanlarda hizmet verdikleri gibi kaymakamlık, kamu kurumlarında uzmanlık, müfettişlik, müşavirlik ve üniversitelerde öğretim elemanlığı gibi çeşitli alanlarda istihdam edilmektedir.

Gazi Hukuk, hukuk devrimi yapan Gazi Mustafa Kemal Ataürk’ün adını taşımaktadır. Fakülte, insani  değerlere saygı duyan, araştırıcı, sorgulayıcı ve çözümleyici düşünebilen, özgür ve bilimsel düşünme gücüne sahip, değişen dünya koşullarında topluma liderlik yapabilen, bilgiye ulaşarak, bilgiyi üreterek ve paylaşarak adaletin sağlanması sürecine katkıda bulunan hukukçular yetiştirmeyi amaçladığını ilan etmektedir.

Fakülte, vizyonunu, Atatürk düşünce ve devrimlerine yürekten bağlı, devletin varlığı ve bütünlüğüne, demokrasiye, laiklik ilkesine, hukuka ve insan haklarına saygılı ve koruyan, düşünen, sorgulayan ve sorunları çözen, sorun çıkmasını önleyecek bilgi ve beceriye sahip hukukçular yetiştirmek olarak açıklamıştır.

Fakülte bünyesinde 16 Prof. Dr., 12 Doç. Dr., 12 Yrd. Doç. Dr. ve 4 Arş. Gör. Dr. ile kadrolu 46 Arş. Gör., 2547 Sayılı Kanunun 35.maddesine göre görevli 35 Arş. Gör. hizmet vermektedir.  Fakülte dekanı Prof. Dr. Kadir ARICI’dır.  Geleneklerine bağlı olması ile bilinen fakültede geçmiş dönemlerde, Anayasa Hukuku, Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku, İdare Hukuku, Genel Kamu Hukuku, Milletlerarası Hukuk, Mali Hukuk, Hukuk Tarihi ve Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi anabilim dallarında Prof. Dr. Adnan TUĞ ,Prof. Dr. Kamil TURAN ,Prof. Dr. Naci KINACIOĞLU ,Prof. Dr. Kudret GÜVEN ,Prof. Dr. Rıza AYHAN ,Prof. Dr. Güven VURAL ,Prof. Dr. Kemal ÇEVİK ,Prof. Dr. Z.Sacit ÖNEN ,Prof. Dr. L. Şanal GÖRGÜN ,Prof. Dr. Turgut ÖNEN ,Prof. Dr. F.Yüksel İNAN ,Prof. Dr. Saba ÖZMEN ,Prof. Dr. Bilge TANRIBİLİR ,Prof. Dr. Cemal OĞUZ ,Prof. Dr. Levent KÖKER ,Prof. Dr. İ.Sahir ÇÖRTOĞLU ,Prof. Dr. Oğuz Kürşat ÜNAL ,Prof. Dr. Selahattin SARI ,Prof. Dr. Mehmet ÖZDAMAR ,Prof. Dr. Mertol CAN ,Prof. Dr. Zehra ODYAKMAZ ,Prof. Dr Hasan TUNÇ ,Prof. Dr. Attila ÖZER ,Prof. Dr. Yadigar İZMİRLİ ,Prof. Dr. Vahit DOĞAN ,Prof. Dr. Murat SEZGİNER, Prof. Dr. Beşir GÖZÜBENLİ, Prof. Dr. Kadir ARICI, Prof. Dr. İhsan ERDOĞAN, Prof. Dr. Cumhur ŞAHİN ve Prof. Dr. Ender Ethem ATAY görev yapmıştır.

Öğrenciler, Beşevler kampüsünde İktisadi İdari Bilimler Fakültesi ile ortak olarak kullanılan yemekhaneden istifade etmektedir. Çok sayıda kulüp bulunan fakültede, Doğa Fotoğrafçılığı Topluluğu, Hukuk ve Fikir Topluluğu, Satranç Topluluğu, Uluslararası Hukuk Topluluğu, Müzik Topluluğu ve Model Birleşmiş Milletler Topluluğu isimleri ile öğrenci toplulukları sosyal faaliyetlerde bulunmaktadır.

Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi 1997 yılından itibaren yılda 2 sayı, 2011 yılından itibaren ise yılda 4 sayı olarak yayınlanmakta olan hakemli bir dergidir. Fakültede bir adet Okuma Salonu bulunmaktadır ve üniversiteye bağlı Merkez Kütüphane öğrencilerin kullanımına açıktır.

Fakülte, ÖSYM sınavları yanında YÖS (Yabancı Uyruklu Öğrenci Sınavı)  ve TCS(Türk Cumhuriyetleri ve Akraba Toplulukları Sınavı) ile de lisans öğrencisi almaktadır. Ayrıca Dikey Geçiş Sınavı (DGS) ve Yatay Geçiş ile de öğrenci kabul edilmektedir. Fakülte öğrencileri Erasmus programından faydalanabilmektedir.

Erasmus Programı çerçevesinde Almanya’dan Konstanz Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Köln Üniversitesi Hukuk Fakültesi; Fransa’dan Caen Basse-Normandie Universitesi Hukuk Fakültesi; İspanya’dan Del Pais Vasco Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Publica De Navarra Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Yunanistan’dan Atina National and Kapodistrian Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Aristotle University of Thessaloniki Hukuk Fakülteleriyle ikili anlaşmalar bulunmaktadır.

Yüksek Öğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu

0

Yüksek Öğretim Kurumu’nun kurulduğu 1981 yılındaki Üniversite reformundan önceki yıllarda, Türk yükseköğretim sistemi beş tür kurumdan; Üniversiteler, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı akademiler, Bir kısmı diğer bakanlıklara, çoğu Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı iki yıllık meslek yüksekokulları ile konservatuvarlar, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı üç yıllık eğitim enstitüleri ve Mektupla öğretim yapan YAYKUR’dan oluşmaktaydı.

Yükseköğretimin tüm düzeyleri için etkili ve koordineli bir merkezi plânlamanın olmaması, özellikle de altmışlı ve yetmişli yıllarda yükseköğretim kurumlarının sayısı, çeşidi ve öğrenci sayıları ile başka bir çok hususta gözlenen hızlı artış nedeniyle yukarıda belirtilen yükseköğretim sistemi bir süre sonra başarısızlık ve yozlaşma işaretleri vermeye başlamıştır. Bunlara ek olarak 1960-80 arasında ortaya çıkan siyasi, sosyal ve ekonomik sorunlar, yükseköğretimdeki kötüye gidişi daha da artırmıştır. Bu nedenle yetmişli yılların sonunda köklü bir reform kaçınılmaz hale gelmiş ve sonunda 1981 reformu yürürlüğe konmuştur.

Yükseköğretim, 1981’de çıkarılan 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile akademik, kurumsal ve idari yönden yeniden yapılanma sürecine girmiştir. Bu kanunla ülkemizdeki tüm yükseköğretim kurumları Yükseköğretim Kurulu (YÖK) çatısı altında toplanmış, akademiler üniversitelere, eğitim enstitüleri eğitim fakültelerine dönüştürülmüş ve konservatuvarlar ile meslek yüksekokulları üniversitelere bağlanmıştır. Böylece, söz konusu kanun hükümleri ve Anayasa’nın 130. ve 131. maddeleriyle kendisine verilen görev ve yetkiler çerçevesinde özerkliğe ve kamu tüzel kişiliğine sahip bir kuruluş olan Yükseköğretim Kurulu, tüm yükseköğretimden sorumlu tek kuruluş haline gelmiştir.

Türk yükseköğretim sistemi 1982 yılı itibarıyla yirmiyedi üniversite ile bunlara bağlı fakülte, enstitü, yüksekokul, konservatuvar ve yüksekokullarından oluşan birleşik bir yapıya dönüştürülmüştür. Bu meyanda, YAYKUR’un işlevleri Anadolu Üniversitesi’ne devredilerek uzaktan öğretimin ülkemizde yaygınlaşması hızlandırılmıştır. Anayasa’da yer alan hükümlere uygun olarak getirilen yeni yasal düzenleme ile kar amacı gütmeyen vakıfların özel yükseköğretim kurmalarına imkan sağlanmıştır.

Yükseköğretim Kurulu, Türkiye Cumhuriyeti’nin 1982 Anayasası ile belirlenen yükseköğretim sisteminin temel esaslarına göre oluşturulan Anayasal bir kuruluştur.

Kaynak: YÖK

Loader Loading...
EAD Logo Taking too long?

Reload Reload document
| Open Open in new tab

Download [1.33 MB]

Düzeltme ve Cevap Hakkı

0

Tekzibe konu yazının nesnel bir olguya dayanması gerekmektedir.  5187 sayılı Basın Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca, düzeltme ve cevap hakkı, kişilik haklarına saldırı ve gerçeğe aykırı yayın yapılmasına karşı düzenlenmiş bir haktır. Tekzip hakkı, haber verme hakkının sınırlanmasına yol açacak yaygınlıkta kullanılamaz. Tekzip hakkını kullanan kişi somut olgu hakkında gerçeğe aykırılık iddiasını objektif ölçülere dayanarak iddia etmelidir. Düzeltme ve cevap hakkı kullanılırken suç unsuru içermeyen ve üçüncü kişilerin hukuken korunan menfaatlerine aykırı olmayan ifadeler kullanılmalıdır.

Düzeltme ve cevap hakkına konu olmaması için haber verme hakkının hukuka uygun bir biçimde kullanılması gerekmektedir, bunun için haber gerçek ve güncel olmalı, haberin verilmesinde kamu yararı bulunmalı ve haberin veriliş biçimi ile özü arasında düşünsel bir bağ bulunmalıdır.

Basın Özgürlüğü ve Tekzip:

Basın özgürlüğü, demokratik hukuk devletlerinde korunması gereken önemli değerlerden birisidir. Çünkü toplumun bilgi edinmesi ve gelişmesi bakımından ve aynı zamanda kültür, sanat, edebiyat, siyaset ve akla gelebilecek her alanında topluma mal olmuş kişilerin halka tanıtımında ve bu kişilerin toplum adına bir anlamda denetimi bakımından görev yapar. Basın, görevini yerine getirirken sonsuz bir serbestliğe sahip değildir ve sınırlamalara tabidir. Kişilerin temel hak ve özgürlüklerinin korunması basın özgürlüğünün sınırlarını çizer. Anayasa ve Basın Kanununa göre basın özgürdür ve yasal güvence altındaki basının haber verme hakkı gerçeklik, güncellik, kamu yararı, toplumsal ilgi, konu ile ifade arasında düşünsel bağlılık unsurları ile sınırlıdır. Haber verme hakkı bu sınırlar içinde kaldığı sürece hukuka uygundur.

Bu unsurlardan birini taşımayan haberin veya eleştirinin hukuka uygun olduğundan söz edilemez ve saldırıya uğrayan kişisel hak korunmaya değer bir üstünlük kazanır. Haber gerçeği yansıtsa dahi kullanılacak dil ve ifadenin, yapılacak niteleme ve yorumun haberin verilişinin gerektirdiği ve zorunlu kıldığı biçim ve ölçüde bulunmasını öngörür. Öze ilişkin koşulların varlığı durumunda da biçimsel koşullara uyulması zorunluluğu vardır. Eleştirinin yapılmasında gereksiz, yararlı olmayan beyan, niteleme ve değerlendirmelere gidilerek içerik ile uygun düşmeyen tahrik edici, yalın bir okuyucuda husumet ve kuşku yaratıcı dil ve ifade kullanılır, seçilen sözcükler aşağılayıcı, küçük düşürücü, incitici nitelikte olursa konu ile ifade arasındaki denge bozulur, haber veya eleştiri hukuka aykırı duruma gelir.Basın özgürlüğü; bilgi edinme, düşünceyi yayma, eleştirme, yorumlama ve eser yaratma haklarını da içerir. Düşünceyi açıklama ve basın özgürlüğü, onu kullananlar açısından olduğu kadar gerçekleri öğrenmek özgürlüğüne sahip kişi ve kitleler açısından da temel hak niteliğindedir. Çoğunlukçu, özgürlükçü, demokratik toplumlarda, düşünceyi açıklama özgürlüğü; sadece genel kabul gören ve zararsız veya önemsiz sayılan düşünceler yönünden değil, aynı zamanda halkın bir kısmı tarafından benimsenmeyen kural dışı, hatta rahatsız edici, endişe verici, sarsıcı düşünceler için de geçerlidir. Toplumun ve insanlığın sorunları konusunda bireyi bilinçlendirmek, doğru ve gerçeğe uygun bilgiler ile donatmak, yaşanan sorun, olay ve oluşumlar hakkında kamuoyunu nesnel bir biçimde aydınlatmak, düşünmeye yönlendirici tartışmalar açmak, yöneticileri eleştirmek, uyarmak ve bu suretle denetlemek durumunda olan basının sahip olduğu hakkı hukuka uygun bir biçimde kullandığının kabulü için; açıklama, eleştiri ve değer yargısı biçimindeki bilginin gerçek ve güncel olması, açıklanmasında kamunun ilgi ve yararının bulunması, açıklanış şekli ile konusu arasında düşünsel bağ bulunması, açıklamada küçültücü sözlerin kullanılmaması gerekmektedir. Ancak, basın özgürlüğünün bir dereceye kadar abartma hatta kışkırtmaya başvurma hakkını da içerdiği unutulmamalıdır.

Süreyya Turan

0

Hukukçu-Avukat ve Arabulucu Süreyya Turan 1964 yılında Trabzon ilinde doğmuştur. 1985 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur.

Avukatlık yaşamına İstanbul Barosu’na kayıt yaptırarak başlayan Turan, 5 yıl Prof. Dr. Selahattin Sulhi Tekinay ile birlikte çalıştı. 1992 yılından itibaren Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğünde kariyerine devam etmiş, İstanbul ve Marmara Bölgesinden sorumlu Hukuk Müşaviri olarak görev yaparak emekli olmuş, emeklilikten sonra serbest avukatlığa başlamıştır.

Turan, İstanbul Barosu Kültür Sanat Komisyonu ve Kamu Avukatları Komisyonunda görev yapmıştır. 2006-2010 döneminde Baro Meclisi Divan Üyeliği, 2010-2012 döneminde Baro Meclisi Başkan Vekilliği görevinde bulunmuştur. İki dönem Türkiye Barolar Birliği delegeliği yapmıştır. Staj Eğitim Merkezinde, Uygulamada Avukat Bölümünde avukatların görevleri sebebiyle işledikleri suçlar konusunda ve sanal yargılama konusunda uygulamalı eğitimler vermiştir.

Süreyya Turan, Avrupa Konseyi ve Türkiye Barolar Birliği’nin ortak olarak yürüttükleri Türk Avukatların Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi konularında Aşamalı Eğitimleri Projesinde eğitimci avukat olarak görev almış ve bu kapsamda İzmir, Trabzon ve İstanbul’da avukatlara eğitim vermiştir. Verdiği seminerlerle ilgili sunumlar Türkiye Barolar Birliği’nin sitesinde yayınlanmaktadır.

Sivil Toplum Çalışmaları

Süreyya Turan, Bakırköy Yerel Gündem 21 Kent Konseyi Yürütme Kurulu üyeliği, Sağlık Kurulu Başkanlığı ve Kent Konseyi Kadın Meclisi 2.Başkanlığı yapmış, 2012-2014 ve 2014-2016 dönemlerinde İstanbul Barosu Yönetim Kurulu üyeliği görevini yürütmüştür. Turan, 2012-2014 yıllarında İnsan Hakları Merkezi, İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Komisyonu, Kurum ve Kamu Avukatları Kurulu Koordinatörlüğü görevinde bulunmuştur.

Turan, Türk Hukukçu Kadınlar Derneği’nde, Yönetim Kurulu Üyesi, Genel Sekreter, Denetleme Kurulu Üyesi ve Başkan Yardımcısı olarak uzun yılar çalışmış, 2016 yılı itibariyle derneğin başkanlığına seçilmiştir. Birçok Sivil Toplum kuruluşunda kadın ve çocuk haklarının anlatılması için çalışmalar yapan Turan, Sivil Toplum çalışmalarına katılarak sosyal sorumluluk görevlerini yerine getirmiş, Türk Hukukçu Kadınlar Derneği faaliyet konuları kapsamında seminer çalışmalarına katılarak eğitimler vermiştir.

İnsan Hakları ile  Kadınlar ve Çocukların Haklarının anlatılması konusunda toplantılar düzenlemiş ve bu toplantılarda konuşmacı olarak yer almıştır. Çalışmaları nedeniyle Rotary Meslekte Üstün Hizmet Ödülü ve Gümüşhane’nin Başarılı Kadını Ödüllerini almıştır. Türk Hukukçu Kadınlar Derneği adına düzenlenen Çalıştay ve Panel sonuçları Türkiye Büyük Millet Meclisine gönderilmekte ve yasama çalışmalarına katkı sunulmaktadır.

Süreyya Turan’ın yapmış olduğu bir röportajda Türk Hukukçu Kadınlar Derneği  eski başkanı Aydeniz Alisbah Tuskan ile birlikte

2014 Yılında Beykent Üniversitesi Hukuk Fakültesinde düzenlenen Kadın Hakları Paneline ilişkin haber

 

Etem Saba Özmen

0

1974 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi‘nde başladığı lisans eğitimini 1978 senesinde mezun olmuştur. Mezuniyetini takiben Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Yüksek Lisans eğitimine devam etmiş ve eş zamanlı olarak Ankara Barosu‘nda avukatlık stajını başarıyla tamamlamıştır. 1980-1987 tarihleri arasında Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Yönetimi Özel Hukuk Bilim Dalı Programı ile Doktora unvanını kazanmış, aynı seneler içerisinde İktisadi İdari Bilimler Fakültesi ile Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde öğretim üyeliği görevi yapmıştır. 1997 ile 2001 yılları arasında Kocaeli Üniversitesi’nde Profesör unvanını kazanmış ve bu zamana kadar birçok üniversitede Medeni hukuk, Miras hukuku, Borçlar hukuku ve Eşya hukuku dersleri vermiştir.

Halen Maltepe Üniversitesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı Başkanı olarak görevini sürdüren Prof. Dr. Etem Saba Özmen iki dönem Emlak Bankası ve Toplu Konuttan Sorumlu Devlet Bakanı Danışmanlığı; Emlak Menkul Değerler Genel Müdürlüğü, TOKYAD’da (Toplu Konut Yapımcıları Derneği) hukuk müşavirliği görevlerinde bulunmuştur.

​Etem Saba Özmen’in Eserleri
  • Kat İrtifakı, Ankara 1997.

  • Türk Hukukunda Paydaşlıktan Çıkarma Davası, Ankara 1991.

  • Devre Mülk Hakkı, Ankara 1998.

  • Kat Mülkiyeti Kanunu Değişiklikleri Şerhi Ve Eleştirisi, İstanbul 2010.

  • Kat İrtifakı,5711 ile 5912 Sayılı Kanunlarla Değişik 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa ve 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanuna Göre Yenilenmiş 2.Bası Nisan 2015

  • Ön Ödemeli Konut Satış Sözleşmesi, Ocak 2016

  Etem Saba Özmen Makaleleri 
  • Nişanın Bozulmasında Cayma Akçesi Ve Cezai Şart (MK. M. 83 Değişikliği), Türkiye Barolar Birliği Dergisi, 1995, S.4.

  • Paydaşlıktan Çıkarma Davası İle İlgili Bir Hukuk Genel Kurulu Kararı Hakkında Düşünceler, Türkiye Barolar Birliği Dergisi, 1996, S. 2.

  • Kat İrtifakında Yapının Bitirilmesi Nedeni İle Sona Erme Ve Yaygın Kat İrtifakında Doğurduğu Sorunlar, Ankara Barosu Dergisi, 1992, S. 3.
  • Kat İrtifakında Geçiş Kararına Uymama Nedeni İle Paydaşlıktan Çıkarma, Türkiye Barolar Birliği Dergisi, 1993, S. 1

  • Türk Hukukunda Hacizlerin Şerhle Kazandığı Hukukî Nitelik Ve Buna Bağlı Hukukî Sonuçların İrdelenmesi, Ankara Barosu Dergisi, 1991, S. 2.

  • Türk Hukukuna Özgü Olarak Merkez Bankası Kanunu Ve Buna Dayanılarak Çıkarılan Tebliğler Karşısında Tüketicinin Korunması Açısından Taksitle Kısmen Peşin Ödemeli Satışlarda Malın Tesliminde İfa Zamanına Bağlı Sorunlar, Türkiye Barolar Birliği Dergisi, 1991, S.1.

  • Borçlar Hukuku Açısından Tüketilen Doğal Kuvvet Bedellerinin Başkası Tarafından Ödenmesinden Doğan Hukukî Sorunlar, Ankara Barosu Dergisi, 1991, S. 1.

  • Telefaks Cihazları (Faksimile) İle Gönderilen İrade Beyanlarının Medenî Hukuk Ve Usul Hukuku Açısından Sonuçları, Ankara Barosu Dergisi, 1990,S. 1.

  • Kira Bedelinin Zamanında Ödenmemesi Sebebiyle Çekilen İki Haklı İhtarın Niteliği İle Buna Bağlı Yargıtay İçtihatlarının Eleştirisi, Türkiye Barolar Birliği Dergisi, 1989, S: 6.

  • Taşınmaz Hukuku Açısından Yapı Kooperatiflerinde Amaç Gerçekleşmeden Ortaklara Arsa Dağıtabileceğine İlişkin Ana Sözleşme Hükümlerinin Değerlendirilmesi Ve Kooperatifler Kanunu İle Kat Mülkiyeti Kanunu Hükümlerinin Çatışmasından Doğan Hukukî Sorunlar, Ankara Barosu Dergisi, 1990, S.4.

  • Kooperatifler Kanunu Değişikliği Ve Yeni Örnek Ana Sözleşmeler Karşısında Türk Borçlar Ve Ticaret Hukuku Açısından Konut Yapı Kooperatiflerinde Ortaklık Payı Dışındaki Ödemelerin Niteliği İle Bu Borçlarda Temerrüdün Hüküm Ve Sonuçları, Türkiye Barolar Birliği Dergisi, 1990, S. 4.

  • Kat İrtifakında Yönetim, Adalet Dergisi
  • 3476 Sayı Son Kooperatifler Kanunu Değişiklikleri Karşısında Kooperatiflerin Taşınmaz Alımı Ve Satımı İşlemlerinin Ticaret Hukuku Ve Medenî Hukuk Açısından Değerlendirilmesi, Ankara Barosu Dergisi, 1989, S. 5.
  • Kat Mülkiyetinde Bahçenin Niteliği Ve Ortak Yer- Eklenti Ayrımı İçerisindeki Yeri, Türkiye Barolar Birliği Dergisi, 1990, S. 1.

  • Kat Mülkiyetine Bağlı Eklentiler Ve Bu Konudaki Taahhüt İşlemlerine Yönelik Hüküm Temelsizliği, Adalet Dergisi, 1990, S. 4.

  • Semenin Aralıklı Olarak Ödendiği Satım Akdinde Temerrüt Nedeniyle Fesih Sonucu Kısmi Tediyenin Satıcıda Kalacağına İlişkin Şartların Hukukî Sonuçları, Türkiye Noterler Birliği dergisi , 1990, S. 65.

  • Devre Mülk Hakkı Ve Bu Konuda Noterlerin İşlevi, Türkiye Noterler Birliği, 1989, S. 62.

  • 3476 Sayılı Son Kooperatifler Kanunu Değişiklikleri Karşısında Ana Sözleşmenin İntibakı Ve Hukukî Sonuçları, Ankara Barosu Dergisi, 1989, S: 3.

  • Arsa Payı İnşaat Sözleşmeleri Konusunda Uygulama Hataları, İstanbul Barosu Dergisi, 2013, S. 1 (Dr. Tuba Akçura Karaman İle).

  • Avukatlık Ücretine İlişkin Kamulaştırma Kanununda Yer Alan Düzenlemelere Yönelik Eleştiriler, Legal, 2013, S. 128 (Av. Sezgi Cihan Ernas İle).

  • Arsa Payının Düzeltilmesi Davasına İlişkin Hüküm Ve Sonuçlar, 2013 (Av. Berna Çakmak İle Beraber).

Türkiye’den ve Dünyadan Hukuk Fakülteleri

0
Harvard University Faculty of Law

The Negotiator- Arabulucu

0
The Negotiator

Vizyon Tarihi : 13 Kasım 1998
Yapımı           : 1998 – Almanya ,  ABD
Süre               : 140 Dak.
Yönetmen     : F. Gary Gray
Senaryo         : James DeMonaco,  Kevin Fox
Yapımcı         : Arnon Milchan,  David Hoberman
Oyuncular     : Samuel L. Jackson, Kevin Spacey, Paul Giamatti,David Morse, Dean Norris

 

Bir rehine kurtarma uzmanı olan Danny Roman hiçbir suç işlememesine rağmen polis tarafından ele geçirilmeye çalışılmaktadır. İspatlamaya çabalıyor olsa da, bir türlü suçsuzluğunu kanıtlayamamaktadır. Tek çaresi bir şekilde insanların onu dinlemesini sağlamaktadır. Bu nedenle Danny birilerini rehin almak durumundadır. Meslektaşı olan polis Chris Sabian’la görüşmek ister. Sabian, kendini her türlü sonuca gebe olan bir düşünsel çatışmanın ortasında bulur. Samuel L. Jackson, Kevin Spacey ve David Morse gibi oyuncuların başrollerinde boy gösterdiği The Negotiator’ın yönetmenliğini The Italian Job ve Law Abiding Citizen gibi filmlerle de tanınan F. Gary Gray üstleniyor. Usta yönetmen, sinematografik anlamda mükemmel bir kurgu yaparak oyuncuların övgüyü hak edecek performans sergilemelerini sağlamıştır. Aksiyon filmlerine özgü hareketli sahnelerin içine yerleştirilen insan manzaraları ve kişisel dramlar filme büyük güç katıyor. En zor zamanda bile müzakere ve diyalog kanallarının açık tutulması gerektiği ise yönetmenin bir başka mesajı. Suç, ihanet, entrika, polisiye ve dramın iç içe geçmiş halini görüyor izleyici. Usta oyunculara rollerinin gereğini tam olarak veren diğer oyuncular eşlik ediyor.

Polis helikopterleri, şehrin merkezinde, içinde Chicago Polisinin İç İlişkiler Bürosunun da bulunduğu binasının 20. Katını saralar. S.W.A.T ın adamları, ateş hattındaki İç İlişkiler Bürosunun şefi Danny Roman ve adamlarına nişan almış beklemektedir. Roman, bir rehine kurtarma uzmanıdır. İşlemediğini ispatlayamadığı bir cinayet ve zimmet suçlamasıyla hayatı alt üst olmuştur. Haklı olduğunu kanıtlayabilmesi için tek çare, en iyi bildiği yolla kendisinin dinlenmesini sağlamaktadır. Danny böylece, birilerini rehin alır. Bu durumda onu bütün dünyanın dinleyeceğini bilir. Bilir, çünkü kendisi de kurtarıcısıdır. Danny nin onu dinleyecek birine ihtiyacı vardır. Kendisi gibi saygın bir rehine kurtarıcısı ve polis olan Chris Sabian dan arabuluculuk etmesini ister. Sabian böylece, her an kontrolden çıkabilecek bu durumu değiştirmek için hazırlıklara başlar.

http://www.beyazperde.com/filmler/film-19403/

https://www.sinemalar.com/film/1704/arabulucu

Hukuk Fakülteleri Profesör Sayıları

0
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi

Hukuk Fakülteleri Profesör Sayıları

FAKÜLTE PROFESÖR SAYISI
İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ 31
MARMARA ÜNİVERSİTESİ 28
ANKARA ÜNİVERSİTESİ 25
GAZİ ÜNİVERSİTESİ 18
İHSAN DOĞRAMACI BİLKENT ÜNİVERSİTESİ 15
İSTANBUL TİCARET ÜNİVERSİTESİ 13
DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ 12
BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ 12
YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ 11
SELÇUK ÜNİVERSİTESİ 10
İSTANBUL KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ 9
GALATASARAY ÜNİVERSİTESİ 9
ATILIM ÜNİVERSİTESİ 8
BAHÇEŞEHİR ÜNİVERSİTESİ 8
ÇANKAYA ÜNİVERSİTESİ 8
İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ 8
İSTANBUL ŞEHİR ÜNİVERSİTESİ 8
İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ 8
YAŞAR ÜNİVERSİTESİ 7
KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ 6
HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ 6
DOĞUŞ ÜNİVERSİTESİ 6
KIRIKKALE ÜNİVERSİTESİ 5
OKAN ÜNİVERSİTESİ 5
BEYKENT ÜNİVERSİTESİ 5
ÖZYEĞİN ÜNİVERSİTESİ 5
AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ 5
MALTEPE ÜNİVERSİTESİ 5
ANKARA YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ 5
İSTANBUL SABAHATTİN ZAİM ÜNİVERSİTESİ 5
KOÇ ÜNİVERSİTESİ 5
İSTANBUL YENİ YÜZYIL ÜNİVERSİTESİ 5
KTO KARATAY ÜNİVERSİTESİ 4
İSTANBUL MEDİPOL ÜNİVERSİTESİ 4
ERZİNCAN ÜNİVERSİTESİ 3
DİCLE ÜNİVERSİTESİ 3
SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ 3
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ 3
ÇAĞ ÜNİVERSİTESİ 3
HASAN KALYONCU ÜNİVERSİTESİ 3
KADİR HAS ÜNİVERSİTESİ 3
İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ 3
MEF ÜNİVERSİTESİ 3
UFUK ÜNİVERSİTESİ 3
ANADOLU ÜNİVERSİTESİ 2
ERCİYES ÜNİVERSİTESİ 2
ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ 2
FATİH SULTAN MEHMET VAKIF ÜNİVERSİTESİ 2
İZMİR EKONOMİ ÜNİVERSİTESİ 2
TÜRK-ALMAN ÜNİVERSİTESİ 2
İSTANBUL MEDENİYET ÜNİVERSİTESİ 2
ULUSLARARASI ANTALYA ÜNİVERSİTESİ 2
ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ 1
SAKARYA ÜNİVERSİTESİ 1
KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ 1
YALOVA ÜNİVERSİTESİ 1
GAZİANTEP ÜNİVERSİTESİ 1
ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ 1
İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ 1
AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ 1
TOBB EKONOMİ VE TEKNOLOJİ ÜNİVERSİTESİ 1
NECMETTİN ERBAKAN 1
ANTALYA BİLİM ÜNİVERSİTESİ 1
İBN HALDUN ÜNİVERSİTESİ 1
ANKARA SOSYAL BİLİMLER ÜNİVERSİTESİ 1

Hukuk Fakülteleri Giriş Puanları 

0
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi

 2016-2017 Puan Sıralaması

ÜNİVERSİTE ADI BÖLÜMÜN ADI KON. YER. EN

KÜÇÜK

BAŞARI

SIRASI*

EN

BÜYÜK

Galatasaray Üniversitesi (İstanbul) Hukuk Fakültesi 26 26 527,11601 87 546,95863
Koç Üniversitesi (İstanbul) Hukuk Fakültesi (Tam Burslu) 20 20 521,12704 149 542,45850
İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi (Ankara) Hukuk Fakültesi (Tam Burslu) 20 20 520,86057 155 541,97821
Tobb Ekonomi Ve Teknoloji Üniversitesi (Ankara) Hukuk Fakültesi (Tam Burslu) 10 10 519,01556 178 530,71195
Yeditepe Üniversitesi (İstanbul) Hukuk Fakültesi (Tam Burslu) 18 18 509,60255 407 520,22248
İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi (Ankara) Hukuk Fakültesi (%50 Burslu) 20 20 503,18968 664 517,51772
Tobb Ekonomi Ve Teknoloji Üniversitesi (Ankara) Hukuk Fakültesi (%75 Burslu) 5 5 501,79324 739 516,34315
Bahçeşehir Üniversitesi (İstanbul) Hukuk Fakültesi (Tam Burslu) 20 20 500,67168 807 520,16302
İstanbul Şehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi (Tam Burslu) 16 16 487,08907 1.910 517,08863
İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi (Tam Burslu) 20 20 482,22822 2.520 497,69986
Özyeğin Üniversitesi (İstanbul) Hukuk Fakültesi (Tam Burslu) 20 20 480,37573 2.790 517,46951
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 667 667 469,38865 4.900 535,26245
Kto Karatay Üniversitesi (Konya) Hukuk Fakültesi (Tam Burslu) 16 16 465,80436 5.780 518,40257
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi 615 615 463,27431 6.540 517,23825
Kadir Has Üniversitesi (İstanbul) Hukuk Fakültesi (Tam Burslu) 16 16 461,73902 7.020 514,50359
Hacettepe Üniversitesi (Ankara) Hukuk Fakültesi 205 205 460,01354 7.580 498,75919
Marmara Üniversitesi (İstanbul) Hukuk Fakültesi 410 410 453,01644 10.300 477,55022
Uluslararası Antalya Üniversitesi Hukuk Fakültesi (Tam Burslu) 5 5 451,78782 10.800 514,10565
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi (İÖ) 410 410 451,05280 11.100 501,24438
Gazi Üniversitesi (Ankara) Hukuk Fakültesi 513 513 450,46294 11.400 483,22404
Başkent Üniversitesi (Ankara) Hukuk Fakültesi (Tam Burslu) 13 13 449,90664 11.700 467,59250
İzmir Ekonomi Üniversitesi Hukuk Fakültesi (Tam Burslu) 12 12 448,84063 12.200 483,95193
Marmara Üniversitesi (İstanbul) Hukuk Fakültesi (İÖ) 410 410 446,24642 13.500 457,68781
Çankaya Üniversitesi (Ankara) Hukuk Fakültesi (Tam Burslu) 20 20 446,06889 13.600 455,28137
Türk-Alman Üniversitesi (İstanbul) Hukuk Fakültesi 39 39 445,00895 14.100 463,43760
İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi (Tam Burslu) 20 20 444,26785 14.500 497,71170
Mef Üniversitesi (İstanbul) Hukuk Fakültesi (Tam Burslu) 16 16 443,54477 15.000 461,55310
Yıldırım Beyazıt Üniversitesi (Ankara) Hukuk Fakültesi 185 185 443,43977 15.000 453,97762
Dokuz Eylül Üniversitesi (İzmir) Hukuk Fakültesi 513 513 443,26324 15.100 499,21675
İstanbul Ticaret Üniversitesi Hukuk Fakültesi (Tam Burslu) 19 19 443,26307 15.100 453,22663
Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi (İstanbul) Hukuk Fakültesi (Tam Burslu) 16 16 443,18881 15.200 474,10566
Tobb Ekonomi Ve Teknoloji Üniversitesi (Ankara) Hukuk Fakültesi (%50 Burslu) 18 18 443,18624 15.200 501,13626
Koç Üniversitesi (İstanbul) Hukuk Fakültesi (Ücretli) 76 76 441,99482 15.900 520,71356
İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Hukuk Fakültesi (Tam Burslu) 13 13 441,62640 16.200 480,36965
İstanbul Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi (Tam Burslu) 20 20 441,51539 16.300 452,51503
Atılım Üniversitesi (Ankara) Hukuk Fakültesi (Tam Burslu) 20 20 441,08814 16.500 481,86481
Anadolu Üniversitesi (Eskişehir) Hukuk Fakültesi 410 410 440,41261 16.900 474,05092
Yaşar Üniversitesi (İzmir) Hukuk Fakültesi (Tam Burslu) 18 18 440,51513 16.900 474,29512
İstanbul Medeniyet Üniversitesi Hukuk Fakültesi 82 82 439,34442 17.600 448,88039
Beykent Üniversitesi (İstanbul) Hukuk Fakültesi (Tam Burslu) 19 19 439,17515 17.700 445,74477
Yaşar Üniversitesi (İzmir) Hukuk Fakültesi (%50 Burslu) 4 4 439,22937 17.700 440,40198
İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Hukuk Fakültesi (UOLP-Köln Üniversitesi) (Tam Burslu) 3 3 438,67840 18.000 473,37589
Selçuk Üniversitesi (Konya) Hukuk Fakültesi 308 308 438,28683 18.300 478,33407
Doğuş Üniversitesi (İstanbul) Hukuk Fakültesi (Tam Burslu) 9 9 437,71642 18.600 445,73867
Özyeğin Üniversitesi (İstanbul) Hukuk Fakültesi (%50 Burslu) 20 20 437,29082 18.900 485,91678
Uludağ Üniversitesi (Bursa) Hukuk Fakültesi 205 205 437,35246 18.900 458,20653
Akdeniz Üniversitesi (Antalya) Hukuk Fakültesi 205 205 437,16054 19.000 482,41797
İstanbul Aydın Üniversitesi Hukuk Fakültesi (Tam Burslu) 20 20 436,97988 19.100 442,65632
Ufuk Üniversitesi (Ankara) Hukuk Fakültesi (Tam Burslu) 20 20 436,91836 19.200 445,00684
Başkent Üniversitesi (Ankara) Hukuk Fakültesi (%50 Burslu) 19 19 436,69465 19.300 448,17394
Maltepe Üniversitesi (İstanbul) Hukuk Fakültesi (Tam Burslu) 20 20 436,01726 19.800 450,55690
İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Hukuk Fakültesi (Tam Burslu) 14 14 435,24478 20.400 441,02838
Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi 308 308 435,20465 20.400 464,66046
Yeni Yüzyıl Üniversitesi (İstanbul) Hukuk Fakültesi (Tam Burslu) 8 8 434,97493 20.600 436,88561
Yaşar Üniversitesi (İzmir) Hukuk Fakültesi (%25 Burslu) 8 8 434,62801 20.800 438,42702
Okan Üniversitesi (İstanbul) Hukuk Fakültesi (Tam Burslu) 20 20 434,34617 21.000 446,23688
İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi (Ankara) Hukuk Fakültesi (Ücretli) 120 120 433,28869 21.700 501,29480
Erciyes Üniversitesi (Kayseri) Hukuk Fakültesi 205 205 433,17598 21.800 485,54044
Çukurova Üniversitesi (Adana) Hukuk Fakültesi 205 205 433,11619 21.900 463,42453
Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 257 257 431,54533 23.100 456,35297
Kırıkkale Üniversitesi Hukuk Fakültesi 175 175 430,62430 23.800 449,70979
Selçuk Üniversitesi (Konya) Hukuk Fakültesi (İÖ) 308 308 430,21541 24.100 438,25771
Yeditepe Üniversitesi (İstanbul) Hukuk Fakültesi (%50 Burslu) 50 50 429,59188 24.600 501,40931
Yalova Üniversitesi Hukuk Fakültesi 205 205 429,22334 24.900 440,34486
Süleyman Demirel Üniversitesi (Isparta) Hukuk Fakültesi 205 205 428,58644 25.400 465,09153
İnönü Üniversitesi (Malatya) Hukuk Fakültesi 205 205 427,56478 26.300 454,22229
Karadeniz Teknik Üniversitesi (Trabzon) Hukuk Fakültesi 257 257 426,92460 26.800 468,60341
Kto Karatay Üniversitesi (Konya) Hukuk Fakültesi (%75 Burslu) 16 16 426,83886 26.900 458,30390
Afyon Kocatepe Üniversitesi (Afyonkarahisar) Hukuk Fakültesi 103 103 426,69815 27.000 445,03270
Gaziantep Üniversitesi Hukuk Fakültesi 205 205 426,23557 27.400 480,82910
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (Samsun) Ali Fuad Başgil Hukuk Fakültesi 205 205 426,15417 27.400 448,11715
Çağ Üniversitesi (Mersin) Hukuk Fakültesi (Tam Burslu) 19 19 426,14147 27.500 436,48184
Hasan Kalyoncu Üniversitesi (Gaziantep) Hukuk Fakültesi (Tam Burslu) 15 15 425,97442 27.600 464,57088
Çankaya Üniversitesi (Ankara) Hukuk Fakültesi (%50 Burslu) 40 40 425,77419 27.800 436,56077
Başkent Üniversitesi (Ankara) Hukuk Fakültesi (%25 Burslu) 20 20 425,62824 27.900 436,50282
Kırıkkale Üniversitesi Hukuk Fakültesi (İÖ) 175 175 425,44150 28.100 435,58648
Atatürk Üniversitesi (Erzurum) Hukuk Fakültesi 257 257 424,81648 28.600 482,38901
İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi (%50 Burslu) 32 32 424,27201 29.000 444,07193
Ufuk Üniversitesi (Ankara) Hukuk Fakültesi (%50 Burslu) 5 5 424,30808 29.000 425,71699
İstanbul Ticaret Üniversitesi Hukuk Fakültesi (%50 Burslu) 33 33 423,68223 29.600 441,72973
Dicle Üniversitesi (Diyarbakır) Hukuk Fakültesi 257 257 423,46129 29.800 470,19391
Kto Karatay Üniversitesi (Konya) Hukuk Fakültesi (%50 Burslu) 16 16 422,92772 30.200 426,68558
Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi (İstanbul) Hukuk Fakültesi (%50 Burslu) 27 27 422,59376 30.500 433,49576
Atatürk Üniversitesi (Erzurum) Hukuk Fakültesi (İÖ) 154 154 422,33365 30.800 444,60129
Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi 308 308 421,85824 31.200 456,76886
Ufuk Üniversitesi (Ankara) Hukuk Fakültesi (%25 Burslu) 5 5 421,87145 31.200 424,28338
Kadir Has Üniversitesi (İstanbul) Hukuk Fakültesi (%50 Burslu) 30 30 421,67308 31.400 438,52458
Doğu Akdeniz Üniversitesi (Kktc-Gazimağusa) Hukuk (Tam Burslu) 20 20 421,56151 31.500 428,34619
Hasan Kalyoncu Üniversitesi (Gaziantep) Hukuk Fakültesi (%50 Burslu) 7 7 421,36960 31.700 424,13417
Yakın Doğu Üniversitesi (Kktc-Lefkoşa) Hukuk Fakültesi (Tam Burslu) 20 20 420,60713 32.400 423,16366
İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Hukuk Fakültesi (%50 Burslu) 52 52 420,24882 32.700 439,85011
Çağ Üniversitesi (Mersin) Hukuk Fakültesi (%50 Burslu) 23 23 420,00901 32.900 425,30497
Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi (Kktc-Lefkoşa) Hukuk Fakültesi (Tam Burslu) 20 20 419,61521 33.300 427,28139
İstanbul Şehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi (%50 Burslu) 44 44 418,80802 34.000 442,79817
Girne Amerikan Üniversitesi (Kktc-Girne) Hukuk Fakültesi (Tam Burslu) 16 16 418,86213 34.000 421,76042
Lefke Avrupa Üniversitesi (Kktc-Lefke) Hukuk Fakültesi (Tam Burslu) 20 20 418,85817 34.000 422,13604
Girne Üniversitesi (Kktc-Girne) Hukuk Fakültesi (Tam Burslu) 5 5 418,36315 34.500 419,55055
İstanbul Aydın Üniversitesi Hukuk Fakültesi (%50 Burslu) 10 10 418,24037 34.600 424,03862
Maltepe Üniversitesi (İstanbul) Hukuk Fakültesi (%50 Burslu) 10 10 418,11403 34.700 433,04792
Uluslararası Antalya Üniversitesi Hukuk Fakültesi (%50 Burslu) 15 15 418,16130 34.700 433,84367
Kıbrıs Sosyal Bilimler Üniversitesi (Kktc-Lefkoşa) Hukuk Fakültesi (Tam Burslu) 12 12 416,93855 35.900 418,67358
Türk-Alman Üniversitesi (İstanbul) Hukuk Fakültesi 17 17 416,83795 36.000 452,53972
Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi (Kktc-Lefkoşa) Hukuk Fakültesi (%75 Burslu) 12 12 416,58363 36.200 418,74960
Hasan Kalyoncu Üniversitesi (Gaziantep) Hukuk Fakültesi (%25 Burslu) 15 15 415,61585 37.200 420,31019
Lefke Avrupa Üniversitesi (Kktc-Lefke) Hukuk Fakültesi (%75 Burslu) 16 16 415,46739 37.300 418,55860
Tobb Ekonomi Ve Teknoloji Üniversitesi (Ankara) Hukuk Fakültesi (Ücretli) 62 62 412,47297 40.500 438,99973
Bahçeşehir Üniversitesi (İstanbul) Hukuk Fakültesi (%25 Burslu) 40 40 411,87303 41.100 448,62792
İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi (%25 Burslu) 48 48 411,88712 41.100 423,93747
Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi (İstanbul) Hukuk Fakültesi (%25 Burslu) 65 65 411,68493 41.300 422,42589
İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Hukuk Fakültesi (UOLP-Köln Üniversitesi) (%50 Burslu) 3 3 411,48645 41.500 431,05689
Mef Üniversitesi (İstanbul) Hukuk Fakültesi (%50 Burslu) 32 32 410,06597 43.100 431,05065
Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi (Kktc-Lefkoşa) Hukuk Fakültesi (%50 Burslu) 48 48 408,63604 44.700 415,77149
İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Hukuk Fakültesi (%25 Burslu) 65 65 405,87460 47.800 420,22073
İstanbul Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi (%50 Burslu) 120 120 405,29372 48.600 440,94712
Başkent Üniversitesi (Ankara) Hukuk Fakültesi (Ücretli) 78 78 403,61262 50.500 425,15863
Okan Üniversitesi (İstanbul) Hukuk Fakültesi (%50 Burslu) 90 90 403,66154 50.500 421,37625
İstanbul Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi (Ücretli) 4 4 403,30735 50.900 403,71828
İstanbul Ticaret Üniversitesi Hukuk Fakültesi (%25 Burslu) 38 38 402,60858 51.700 423,59082
Çağ Üniversitesi (Mersin) Hukuk Fakültesi (%25 Burslu) 76 76 401,94421 52.600 419,87886
Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi (İstanbul) Hukuk Fakültesi (Ücretli) 32 32 401,51585 53.100 409,71234
İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Hukuk Fakültesi (%50 Burslu) 39 39 400,55064 54.300 416,02584
Doğuş Üniversitesi (İstanbul) Hukuk Fakültesi (%25 Burslu) 30 30 396,91606 59.100 419,32802
Çankaya Üniversitesi (Ankara) Hukuk Fakültesi (Ücretli) 130 130 396,00320 60.300 421,56422
Kto Karatay Üniversitesi (Konya) Hukuk Fakültesi (Ücretli) 112 112 395,26216 61.300 420,38545
İstanbul Şehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi (%25 Burslu) 44 44 393,27537 64.100 417,25042
Kadir Has Üniversitesi (İstanbul) Hukuk Fakültesi (%25 Burslu) 32 32 393,20101 64.300 417,89052
Uluslararası Antalya Üniversitesi Hukuk Fakültesi (%25 Burslu) 30 30 390,48173 68.100 417,32026
Yaşar Üniversitesi (İzmir) Hukuk Fakültesi (Ücretli) 154 154 388,90573 70.400 434,28851
İstanbul Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi (%25 Burslu) 56 56 388,22522 71.500 405,18338
Maltepe Üniversitesi (İstanbul) Hukuk Fakültesi (%25 Burslu) 35 35 385,94075 75.100 405,29340
Çağ Üniversitesi (Mersin) Hukuk Fakültesi (Ücretli) 67 67 385,26443 76.100 401,36686
Yeni Yüzyıl Üniversitesi (İstanbul) Hukuk Fakültesi (%25 Burslu) 70 70 383,89632 78.200 406,90600
Hasan Kalyoncu Üniversitesi (Gaziantep) Hukuk Fakültesi (Ücretli) 113 113 381,53347 82.000 412,22088
Özyeğin Üniversitesi (İstanbul) Hukuk Fakültesi (%25 Burslu) 120 120 379,89110 84.600 433,33140
Lefke Avrupa Üniversitesi (Kktc-Lefke) Hukuk Fakültesi (Ücretli) 164 164 379,43449 85.300 413,60959
Atılım Üniversitesi (Ankara) Hukuk Fakültesi (Ücretli) 180 180 377,52046 88.500 411,41884
İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi (Ücretli) 100 100 376,76097 89.700 411,75747
İzmir Ekonomi Üniversitesi Hukuk Fakültesi (Ücretli) 109 109 375,40003 92.100 428,60991
Bahçeşehir Üniversitesi (İstanbul) Hukuk Fakültesi (Ücretli) 140 84 98.000 433,36911
İstanbul Aydın Üniversitesi Hukuk Fakültesi (%25 Burslu) 50 50 371,68869 98.400 401,05588
Ufuk Üniversitesi (Ankara) Hukuk Fakültesi (Ücretli) 170 170 367,18302 107.000 414,58434
İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi (Ücretli) 180 180 366,62119 108.000 446,50419
İstanbul Ticaret Üniversitesi Hukuk Fakültesi (Ücretli) 100 100 364,77095 111.000 407,86958
İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Hukuk Fakültesi (UOLP-Köln Üniversitesi) (%25 Burslu) 9 9 364,06975 113.000 398,62978
Doğuş Üniversitesi (İstanbul) Hukuk Fakültesi (Ücretli) 49 49 363,14672 114.000 396,16681
İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Hukuk Fakültesi (%25 Burslu) 52 52 362,73735 115.000 397,09758
Okan Üniversitesi (İstanbul) Hukuk Fakültesi (Ücretli) 90 90 363,01130 115.000 402,08884
Özyeğin Üniversitesi (İstanbul) Hukuk Fakültesi (Ücretli) 40 40 362,05121 116.000 420,15408
İstanbul Aydın Üniversitesi Hukuk Fakültesi (Ücretli) 120 120 359,72943 121.000 407,26007
Beykent Üniversitesi (İstanbul) Hukuk Fakültesi (Ücretli) 171 171 358,73020 123.000 410,75638
Mef Üniversitesi (İstanbul) Hukuk Fakültesi (%25 Burslu) 112 112 358,11615 124.000 409,19447
Yeditepe Üniversitesi (İstanbul) Hukuk Fakültesi (Ücretli) 107 107 357,77940 125.000 428,95078
Kadir Has Üniversitesi (İstanbul) Hukuk Fakültesi (Ücretli) 82 82 356,91525 127.000 424,51267
Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi (Kktc-Lefkoşa) Hukuk Fakültesi (Ücretli) 120 120 352,70716 136.000 407,85340
Maltepe Üniversitesi (İstanbul) Hukuk Fakültesi (Ücretli) 135 135 350,68951 140.000 387,40992
Girne Üniversitesi (Kktc-Girne) Hukuk Fakültesi (Ücretli) 15 1 143.000 349,27116
İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Hukuk Fakültesi (Ücretli) 35 35 348,69799 145.000 357,79202
İstanbul Şehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi (Ücretli) 56 56 346,94826 149.000 392,75604
Girne Amerikan Üniversitesi (Kktc-Girne) Hukuk Fakültesi (Ücretli) 144 26 149.000 392,37831
Kıbrıs Sosyal Bilimler Üniversitesi (Kktc-Lefkoşa) Hukuk Fakültesi (%25 Burslu) 108 108 346,74600 149.000 406,54184
Doğu Akdeniz Üniversitesi (Kktc-Gazimağusa) Hukuk (Ücretli) 180 178 150.000 413,59661
Yakın Doğu Üniversitesi (Kktc-Lefkoşa) Hukuk Fakültesi (Ücretli) 180 72 150.000 395,16413

 

Kıta Avrupası Hukuk Sistemi

0

Kıta Avrupası Hukuk Sistemi, diğer adıyla Kara Avrupası Hukuk Sistemi, kaynağını Roma Hukukundan almaktadır.  Roma Hukuku, İsviçre gibi bütün Avrupa ülkelerinin hukuklarını etkilemiş, Avrupa Hukukunun oluşmasına da temel olmuştur.  Kıta Avrupası Hukuku, Anglosakson Hukuk Sisteminden farklı olarak yazılı hukuk kurallarına ve kodifikasyona dayanmaktadır.

Bahri ÖZTÜRK

0
Bahri Öztürk

Prof. Dr. Bahri Öztürk, Denizli’nin Kızılhisar ilçesinde doğmuş, 1972 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine girmiş ve Hukuk Fakültesini dereceyle bitirmiştir.

Prof. Dr. Bahri Öztürk, 31 Ocak 1977 tarihinde mezun olduğu fakültenin Ceza ve Ceza Usulü Hukuku Kürsüsüne asistan olarak tayin olmuştur.  Öztürk, 1984 yılında yardımcı doçent olarak İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi‘ne girmiştir.

Öztürk, 1983 yılında, Heidelberg Hukuk Fakültesinde hazırladığı “ Suç Muhakemesi Hukukunda Gaiplik” konulu tezi ile doktora unvanını kazanmıştır.

Öztürk, 1989 yılında Freiburg Max-Planck- Enstitüsünde yazdığı Kovuşturma Mecburiyeti (Hazırlık Soruşturması) konulu tezi ile doçent olmuş, 1994 yılında da, Uygulamalı Ceza Muhakemesi Hukuku başlıklı eseri ile profesör olmuştur.

Bahri Öztürk, Mayıs 1993- 25 Aralık 1995 tarihleri arasında DEÜ Hukuk Fakültesi Dekan Yardımcılığı, 25 Aralık 1995- Haziran 1997 tarihleri arasında ise DEÜ Hukuk Fakültesi Adalet Meslek Yüksekokulu Müdürlüğü yapmıştır.

1994 de Viyana Hukuk Fakültesinde misafir öğretim üyesi olarak çalışan Öztürk, 1996’da Avrupa Organize Suçlulukla Mücadele Grubu Üyesi olan ve aynı yıl Leipzig- Trier- İzmir ve Giessen Hukuk Fakültelerinin Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalları arasında sürekli ve somut bir işbirliğinin oluşturulmasına öncülük etmiş, 2002, 2003 ve 2004 yılında Giessen Justus Lİebig Üniversitesinde misafir öğretim üyesi olarak çalışmıştır.

Prof. Dr. Bahri Öztürk, çocuk suçluluğu konusunda oluşturulan Avrupa Birliği projesinde İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi‘ni temsil etmiş, İKÜ, Leipzig ve Giessen Hukuk Fakülteleri arasında Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku alanında genç ceza hukukçularını ve insan hakları hukukçularını destekleme programını kurmuştur.

Yeni Türk Ceza Kanunlarının hazırlanmasında katkı yapan Öztürk, İstanbul Kültür Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü müdürü olarak 2006 yılına kadar üç yıl süreyle çalışmış ve İKÜ Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku öğretim üyeliği yapmıştır.

Öztürk’ün çok sayıda yayını ve bilimsel çalışması bulunmaktadır.

Bahri Öztürk’ün Yayınlanmış Eserleri 

Ceza Muhakemesi HukundaKoruma Tedbirleri

Ceza Hukuku ve Güvenlik Tedbirleri Hukuku

Ana HatlarıylaCeza Muhakemesi Hukuku

Nazari ve Uygulamalı Ceza Muhakemesi Hukuku Ders Kitabı

UygulamalıCeza Hukuku ve Güvenlik Tedbirleri Hukuku

Bahri-Ozturk-3.-Yilinda-Yeni-Ceza-Adaleti-Sistem

Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu

0

Bu Kanunun amacı, işçi ve işveren sendikaları ile konfederasyonların kuruluşu, yönetimi, işleyişi, denetlenmesi, çalışma ve örgütlenmesine ilişkin usul ve esaslar ile işçilerin ve işverenlerin karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumları ile çalışma şartlarını belirlemek üzere toplu iş sözleşmesi yapmalarına, uyuşmazlıkları barışçı yollarla çözümlemelerine, grev ve lokavta başvurmalarına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

Kuruluşlar, bu Kanundaki kuruluş usul ve esaslarına uyarak önceden izin almaksızın kurulur. Sendikalar kuruldukları iş kolunda faaliyette bulunur. Kamu işveren sendikalarının, aynı iş kolundaki kamu işverenleri tarafından kurulması ve faaliyette bulunması şartı aranmaz.

Loader Loading...
EAD Logo Taking too long?

Reload Reload document
| Open Open in new tab

Bir iş yerinin girdiği iş kolunun tespiti Bakanlıkça yapılır. Bakanlık, tespit ile ilgili kararını Resmi Gazete’de yayımlar. Bu tespite karşı ilgililer, kararın yayımından itibaren on beş gün içinde dava açabilir. Mahkeme iki ay içinde kararını verir. Kararın temyiz edilmesi halinde Yargıtay uyuşmazlığı iki ay içinde kesin olarak karara bağlar.Yeni bir toplu iş sözleşmesi için yetki süreci başlamış ise iş kolu değişikliği tespiti bir sonraki dönem için geçerli olur. İş kolu tespit talebi ve buna ilişkin açılan davalar, yetki işlemlerinde ve yetki tespit davalarında bekletici neden sayılmaz. İş kolu değişikliği yürürlükteki toplu iş sözleşmesini etkilemez.

Fiil ehliyetine sahip ve fiilen çalışan gerçek veya tüzel kişiler sendika kurma hakkına sahiptir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve kaçakçılık suçlarından birinden mahkumiyeti bulunanlar sendika kurucusu olamaz.

Huriye Kubilay

0
Huriye Kubilay

Prof.Dr.Huriye Kubilay 21.10.1955 İzmir’de doğmuş, ilk, orta ve lise eğitimini İzmir’de tamamladıktan sonra 1972 yılında girdiği İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi‘nden 1976 yılı Haziran döneminde mezun olmuştur.

Prof.Dr.Huriye Kubilay, İzmir Barosunda avukatlık stajını tamamlayarak avukat unvanını almış, 1978 yılında, Ege Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin kurucu kadrosunda asistan olarak akademik yaşamına başlamış, 1985 yılında, Prof.Dr. Ünal Tekinalp danışmanlığında hazırladığı “Hisse Senetleriyle Değiştirilebilir Tahviller” konulu tezini başarıyla savunmuş; İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü tarafından kendisine “Ticaret Hukuku Doktoru” unvanı verilmiştir.

Akademik Kariyeri

Prof.Dr.Huriye Kubilay, 1986 yılında Yardımcı Doçent, 1992 yılında Doçent ve 2001 yılında Profesör unvanını almıştır. Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde otuziki yıl, Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Başkanlığı, Deniz Hukuku Anabilim Dalı Başkanlığı, Dokuz Eylül Üniversitesi Senato üyeliği, Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdür Yardımcılığı, Hukuk Fakültesi Dekan Vekilliği, Dekan Yardımcılığı, Fakülte Kurulu üyeliği, Yönetim Kurulu üyeliği görevlerini yapmıştır.

Prof.Dr.Huriye Kubilay, 2011 yılında İzmir Ekonomi Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne Dekan olarak atanmış olup halen bu görevini sürdürmektedir.

Kubilay, 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu Hazırlık Komisyonu üyesi olarak görev yapmış, yeni Türk Ticaret Kanunu’nun tanıtımı amacıyla Köln Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde, Ege Bölgesi ticaret odalarında ve İzmir Ticaret Odası’nda ve İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde pek çok konferans vermiştir.

Sigortacılık Tahkim Komisyonu sigorta hakemi olarak görev yapan Prof.Dr.Huriye Kubilay, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB),İstanbul ve Marmara, Ege, Akdeniz, Karadeniz Bölgeleri Deniz Ticaret Odası ve İzmir Ticaret Odası asıl hakem listesinde yer almaktadır.

Prof.Dr.Huriye Kubilay, Hazine Müsteşarlığı, Sigortacılık Eğitim Merkezi (SEGEM) eğitmeni ve Dokuz Eylül Üniversitesi Aile Araştırma ve Uygulama Merkezi (ALAUM)Danışma Kurulu üyeliği görevlerini sürdürmektedir.